Arakan’dan göç ettirilerek Bangladeş’e geçen mülteciler, zor koşullarda yaşıyor. BM, aralarında bebeklerin, çocukların olduğu mülteciler için acil tıbbi yardıma ihtiyaç olduğuna dikkat çekti
Binlerce Arakanlı Müslüman Myanmar’dan Bangladeş’e kaçarken, yeterli kamp ve yeterli tıbbi malzeme olmaması trajediyi büyütüyor. Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu (ARSA) ile Myanmar odusu arasındaki çatışmaların 25 Ağustos’ta şiddetlenmesi sonrası, ordunun köyleri yakmasıyla göç edenlerin sayısı 90 bine yaklaştı. 87 bin Arakanlı Müslüman Bangladeş’e geçtiği kaydediliyor. Mülteciler, 1990’lardan kalma 3 kampa yerleştirildi. Binlerce mülteci ise açık alanlarda ya da bölgedeki kasabalarda yaşam savaşı veriyor.
Birleşmiş Mülletler Mülteciler Dairesi sözcüsü Vivian Tan, acil tıbbi yardıma ihtiyaç olduğunu belirtti. Tan, “Bu insanlar günlerdir yürüyor. Evlerinden ayrıldıklarından bu yana neredeyse yemek yemediler. Birçoğunun tıbbi yardıma ihtiyacı var. Tükenmiş durumdalar. Bebekler, yeni doğanlar var” dedi. ARSA ile ordu-polis 25 Ağustos’ta çatışmış, çok sayıda karakol basılmıştı. Ordu “Bunlar terörist” diyerek, geniş çaplı operasyonlar başlatmıştı. Türkiye’de iktidarın operasyon yaptığı yerlerle ve yapılarla ilgili argümanların benzerini Mayanmar cuntası da kullanıyor. Myanmar cuntası, direnişçileri kendi evlerini yakmakla ve Budistleri öldürmekle suçluyor.
Aung San Suu Kyi’ye eleştiri
Bu arada Birleşmiş Milletler’in insan hakları raportörü NOBEL ödüllü Myanmar lideri Aung San Suu Kyi’yi eleştirdi.
Raportör Yanghee Lee Arakan’daki durumun çok kötü olduğunu ve Suu Kyi’nin duruma dahil olmasının zamanının geldiğini söyledi. Aung San Suu Kyi, Myanmar Devlet Başkanı Danışmanı ve Dışişleri Bakanı koltuğunda. 15 yıl ev hapsinde kalan Aung San Suu Kyi, 1991’de ‘demokrasi ve insan hakları için verdiği şiddetten uzak mücadele’ nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. Bu arada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Aung San Suu ile telefon görüşmesi yaptı. Erdoğan, insan hakları ihlallerindeki artışın başta İslam ülkeleri olmak üzere, tüm dünyada derin endişeye yol açtığını vurguladı. Benzer şiddet döngüsü Türkiye’de ve Kürdistan’da uygulanırken, Erdoğan’ın “orantısız güç kullanımından uzak durulması ve sivil halkın zarar görmemesi için azami hassasiyet gösterilmesi gerektiğini” söylemesi dikkat çekti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de, Myanmar hükümetine durumu kontrol altına almaları için çağrıda bulundu. Malezya ise, memnuniyetsizliği ifade etmek için Myanmar Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.