Her gün yüzlece kişinin gözaltına alınıp tutuklandığı Türkiye koşullarında yüzlerce kişi ise uzun tutukluluk süreleri ile birçok hakkından yoksun bırakılıyor
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, uzun tutsaklıkların ardından tahliye olan yurttaşların TİHV’e başvuru yapabilme olanağından da yoksun olduğunu söyledi. Cumhuriyet gazetesine konuşan Fincancı, cezaevinden çıkan yurttaşların ellerindeki tıbbi belgeler ile TİHV’e başvuru yapabileceklerini ancak bürokratik süreçlerin uzun olmasından kaynaklı bu başvruların ancak yurttaş tahliye olduktan sonra yapılabildiğini söyledi.
İşkence meşrulaştırılıyor
Yapılan başvurulara da değinen Fincancı, on 15 yılda özellikle tehdit, hakaret, dayak ve ihtiyaçların karşılanmaması olduğunu belirtti. Cezaevinde yaşanan işkencelere de dikkat çeken Fincancı,”15 Temmuz sonrası infaz koruma memurlarının mahpuslara şiddet uygulamadığında FETÖ’cü diye ihbar edildiği, veya edileceği tehdidi ile karşı karşıya kaldığı bizlere aktarılan bilgiler arasında. Ayrıca işkence yapanlara cezasızlığın yasallaşması, tek tip kıyafet uygulamasının dillendirilmesi, halen cezaevinde olsalar da işkence yapılan insanların görüntülerinin medyada yer alması düşünüldüğünde işkencenin meşrulaştırılması çabaları çok açık olarak görünmektedir” diye konuştu.
Hasta tututuklulara sürgün
Hasta tutsakların durumuna değinen Fincancı, İHD verilerine göre 1025 hasta tutsağın bulunduğunu belirterek,”Darbe girişiminden sonra tutuklandığı belirtilen binlerce kişiye yer açılması için Ankara, İstanbul, İzmir gibi belirli merkezlerde bulunan ve tedavileri zorlukla sürdürülmeye çalışılan bu kişilerin çok büyük bir çoğunluğu başka cezaevlerine sürgün edilmiş. Böylelikle tedavileri daha da zora sokulmuştur” dedi.
Cezaevleri sessizliğe gömüldü
OHAL sonrası hak ihlallerinin arttığına vurgu yapan Fincancı,”Hak arama olanaklarının sınırlandırılması, kapatılan televizyonlar, gazeteler ve tutuklanan gazetecilerle kamuoyunun bilgi alma hakkına vurulan darbe sonucunda cezaevi koşullarının duyurulamaması, cezaevlerinin sessizliğe gömülmesine yol açmıştır” diye ifade etti.