Ana SayfaGüncel Haberlerİslam düşmanı şiddetin kronolojisi

İslam düşmanı şiddetin kronolojisi

Yeni Zelanda, 2019: İki camiye silahlı saldırı

Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde iki camiyi hedef alan terör saldırılarında en az 49 kişi hayatını kaybederken 20 kişi de yaralandı. Saldırgan, Cuma namazı sırasında camiye girerek etrafa ateş açtı. Yeni Zelanda polisi, araçlarında patlayıcı madde bulunan dört saldırganı gözaltına aldı. Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern saldırıyı sert bir dille kınadı. Yaptığı kısa açıklamada olayın gerçekleştiği günü ülkesinin tarihindeki “en karanlık günlerden biri” olarak nitelendiren Ardern, bu tür eylemlere “Yeni Zelanda’da yer olmadığını” ifade etti. Kurban yakınlarına taziye dileklerini ileten Başbakan, “Yeni Zelanda sizin memleketinizdir. Kendinizi burada güvende hissediyor olmalıydınız. Bu çok açık bir biçimde bir terör saldırısıdır” diye konuştu.

Bottrop’taki saldırının ardından

Almanya, 2019: Bottrop ve Essenda saldırı

2018’i 2019’a bağlayan yılbaşı gecesinde 50 yaşındaki Andreas N., Almanya’nın batısındaki Ruhr bölgesinde otomobilini kasıtlı olarak göçmenlerin üzerine sürdü. Saldırı sonucunda dört kişi yaşamını yitirirken, 20’yi aşkın kişi de yaralandı. Fail, Bottrop’ta çocuklu bir Suriyeli ve Afgan aileyi hedef aldı. Essen’da da aracını otobüs durağında bekleyen yayaların üzerine sürdü. Birçok insan saldırıdan kurtulmayı başardı. Saldırgan, eylemini ırkçı sözlerle savundu. Saldırı, Alman makamları tarafından terör saldırısı olarak sınıflandırıldı.

Kanada, 2017: Quebec’te cami saldırısı

Kanada’nın Quebec bölgesindeki İslami kültür merkezinde bulunan altı kişi akşam namazı sırasında silahlı bir saldırıda katledildi, 18 kişi ise yaralandı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, saldırıyı “ibadet sırasında Müslümanlara düzenlenmiş bir terör saldırısı” olarak tanımlayarak kınadı. Başbakan, “Müslüman Kanadalılar bizimulusal dokumuzun önemli bir parçasıdır ve bu tür manasız eylemlerin toplumumuz, kentlerimiz ve ülkemizde yeri yoktur” dedi.

Charlottesville’de aşırı sağcı eylemciler

ABD, 2017: Charlottesville’de aşırı sağcı eylemler

ABD’nin Virginia eyaletinde bulunan Charlottesville kentindeki sağcı bir eylemde bir otomobil karşıt görüşlü eylemcilerin arasında daldı. Saldırı sonucunda bir kişi hayatını kaybetti, 33 kişiyse yaralandı. Saldırgan 20 yaşında bir Ohiolu idi. Charlottesville’deki eylemler, Neonaziler ve Ku Klux Klan mensupları gibi aşırı sağcı ve ırkçı grupların mevcudiyetiyle akıllara kazındı.

İngiltere, 2017: Finsbury’de camiye saldırı

19 Haziran 2017 tarihinde 47 yaşındaki bir kişi, Londra’nın kuzeyindeki Finsbury Park Camii yakınlarında araçlı saldırı düzenledi. Saldırı sonucunda bir kişi yaşamını yitirirken, 10 kişi de yaralandı. Sözü edilen kişilerin tamamı, Ramazan dolayısıyla teravih yolunda olan Müslümanlardı. BBC’ye konuşan bir görgü tanığı, saldırganın “Müslümanları öldürmek istediğini” söylediğini kaydetti. Daha sonra saldırı gerekçesi olarak da “İslam nefreti” tabirini kullandı. Saldırgan ömür boyu hapse mahkum edildi.

Finsbury saldırısının ardından

Almanya, 2016: Münih’te AVM saldırısı

Münih’teki Olympia Alışveriş Merkezi’nde düzenlenen saldırıda en az on kişi hayatını kaybetti. 18 yaşında bir öğrenci olan saldırgan, saldırının ardından intihar etti. 22 Temmuz 2016 tarihinde düzenlenen saldırıda saldırganın 60 el ateş ettiği belirlendi. Polis, saldırganın daha önce birçok yabancı düşmanı ve ırkçı ifadeler kullandığını kaydetti.

Chapel Hill kurbanları

ABD, 2015: Chapel Hill’de suikast

Üç öğrenci, North Carolina eyaletindeki Chapel Hill’deki evlerinde 46 yaşındaki komşuları tarafından vurularak öldürüldü. Saldırgan Craig H.’nin, kendisini Facebook sayfasında din karşıtı olarak tanımladığı ve bir silah fotoğrafı paylaştığı belirlendi. Öldürülen iki kadının babası Muhammed Ebu Salha, “Kızlarımızın dinlerinden ötürü saldırıya uğradığından eminiz” açıklamasında bulundu. Büyük tepki çeken saldırı sonrasında sosyal medyada #MuslimLivesMatter (Müslüman Hayatlar Önemlidir) hashtag’i ile paylaşımlar yapıldı

Norveç’teki saldırılardan iki yıl sonra

Norveç, 2011: Breivik katliamı

Aşırı sağcı Norveçli terörist Anders Breivik, 22 Temmuz 2011 tarihinde düzenlediği iki saldırıda 77 kişiyi öldürdü. Breivik’in kurbanları ağırlıklı olarak gençlerdi. Sözkonusu saldırı, İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa tarihindeki en kanlı saldırılardan biri olarak tarihe geçti. Hükümet binalarının bulunduğu bölgede bombalı saldırı düzenleyen Breivik, Utoya adasında da gençleri hedef aldı. Saldırılarını titiz bir biçimde planlayan Breivik, manifestosunda çokkültürlülüğü ve “Avrupa’nın İslamlaşmasını” sona erdirmek istediğini yazdı. Breivik, 21 yıl hapse mahkum edildi.

Merve el Şerbini ve eşi, 2009

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Aşık Veyselin mirası İzmirde yaşatıldı!

Aşık Veysel, 30 Mart 2026'da İzmir'de düzenlenen bir etkinlikle anıldı; etkinlikte onun insan sevgisi, kardeşlik vurgusu ve toplumsal adalet konusundaki duruşu ön plana çıkarıldı. PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevilik inancının tanınması ve ceme

Colaninin Berlin Daveti Aleviler Tarafından Kınandı!

Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Heyet Tahrir el-Şam lideri Colani’nin Berlin’de ağırlanmasını kınayarak, Suriye'deki insan hakları ihlalleri ve azınlıklara yönelik saldırılar göz önünde bulundurulduğunda bu davetin kabul edilemez olduğunu belirtti. Federasyon, davetin geri çek

Gazi Cemevinden Baskılara Son Verilmesi Çağrısı

PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi, yöneticileri ve üyelerine yönelik baskı ve sistematik taciz iddialarına karşı açıklama yaparak, bu uygulamaların hukuk dışı olduğunu ve Alevilere yönelik hasmane bir tutum sergilendiğini belirtti. Cemevi, keyfi uygulamalara son verilmesi çağrısında bulunarak

Colaninin Almanya Ziyareti İnsanlığa Tehdit!

Demokratik Alevi Federasyonu ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, HTŞ lideri Ebu Muhammed el-Colani'nin Almanya'da devlet protokolüyle karşılanmasını sert bir şekilde eleştirerek, bu durumun insanlığa ve insan haklarına karşı bir tutum olduğunu vurguladı. Açıklamada, Colani'nin geçmişte
spot_img