Ana SayfaGüncel Haberler‘KCK Basın’ davasında ikinci...

‘KCK Basın’ davasında ikinci kez pasaportlar iptal

“KCK Basın” adı altında yargılanan 46 gazetecinin pasaportu ikinci kez iptal edildi. Mahkemenin bir önceki heyetinin daha önce pasaportlara el koyma kararı yeni atanan heyet tarafından yinelendi.

“KCK Basın” adı altında 46 gazetecinin yargılandığı davanın duruşması İstanbul 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmaya yargılanan gazeteciler Davut Uçar, Ertuş Bozkurt, Mazlum Özdemir, Çağdaş Kaplan, Sadık Topaloğlu, Turabi Kişin, Evrim Kepenek, Ayşe Oyman, Selahattin Aslan, Güneş Ünsal, Sibel Güler, Hamza Sümeli ve Çağdaş Ulus hazır bulunurken, müdafiler ve Özgürlükçü Hukukçular Platformu avukatları duruşmada hazır bulundu.

Önceki mahkeme heyetinin gazetecilerin pasaportlarının iptal edilmesine yönelik kararı olmasına rağmen yeni heyet İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazarak, gazetecilerin pasaportlarını Kanun Hükmünde Kararname kapsamında iptal edilmesini istedi. Mahkeme heyetinin duruşmadan bir gün önce bu yönlü karar alması dikkat çekti.

Duruşmada söz alan Avukat Sinan Zincir, “Önceki duruşmada adımı tutanaktan çıkarmıştınız, umarım bu defa yapmazsınız” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Siz iyi niyetle hareket etmiyorsunuz” demesi dikkat çekti.

Mahkeme heyeti, dosyanın vasıf ve kapsamı ile heyet değişikliği nedeniyle dosyanın incelenmeye alınmasına karar vererek, duruşmayı 13 Ekim gününe erteledi.

DAVA HAKKINDA

20 Aralık 2011 yılında Dicle Haber Ajansı, Özgür Gündem, Azadiya Welat, Demokratik Modernite ve Fırat Dağıtım gibi Kürt basınına yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 46 gazeteciden 32’si 24 Aralık’ta tutuklanmıştı. Yaptıkları röportajlar, çektikleri fotoğraflar, takip ettikleri basın açıklamaları, notları, haber kaynakları ile konuşmaları ve telefonlarında bulunan haber kaynaklarının isimlerine kadar birçok gazetecilik faaliyeti iddianamede suç delili olarak yer aldı. 32 tutuklunun 17’si iki yıl süren yargılama boyunca tahliye edilirken, geriye kalan tutuklular ancak Özel Yetkili Mahkemeler kaldırıldıktan sonra tahliye edildi.

İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi 27 Mart 2014’te Mazlum Özdemir, Seyhmus Fidan, Hüseyin Deniz, Nevin Erdemir, Semiha Alankuş, Kenan Kırkaya, M. Emin Yıldırım ve Haydar Tekin’in tutuklu kaldıkları süre ve mevcut delil durumunu dikkate alarak serbest bırakılmasına karar verdi.

Ardından 12 Mayıs 2014’te de gazeteciler Mikail Barut, Nurettin Fırat, Ertuş Bozkurt, Turabi Kişin, Ramazan Pekgöz, Yüksel Genç ve Davut Uçar hakkında tahliye kararı çıktı. Gazetecilerin tümü serbest kalırken, gazeteci Mikail Barut hakkında başka bir davadan hüküm bulunduğu gerekçesiyle serbest bırakılmadı.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevi Gençliği Medya Alışkanlıklarını Tartıştı

Avrupa Alevi Gençler Birliği tarafından Frankfurt Cemevi'nde düzenlenen "Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı X Talks" etkinliğinde, gençlerin medya alışkanlıkları ve yeni medya araçlarının geleneksel medyaya göre avantajları tartışıldı. Uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Alevi med

Alevi Gençliği Siyasette Güçlü Olmalı!

Avrupa Alevi Gençler Birliği, 4 Nisan 2026'da Frankfurt Cemevi'nde düzenleyeceği "Gençlik ve Politika Oturumu" ile Alevi gençliğinin siyaset ve diplomasi içindeki rolünü tartışacak. Metinde, Alevi gençliğinin kimliğini koruması ve kültü

Akbelen Direnişine Destek: Esra Işıka Özgürlük!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Akbelen Ormanı'ndaki direnişe destek vererek, yaşam savunucularıyla dayanışma içinde olduklarını açıkladı. Ayrıca, tutuklu Esra Işık için özgürlük talep etti ve direnişin yaşam ve onur mücadelesi olduğunu vurguladı.

Alevi kurumları siyasal iktidara karşı etkisiz kaldı!

Alevi kurumlarının siyasal iktidara karşı etkisiz kaldığını belirten Ercan Kazım Özer, Alevilerin sorunlarının derinleştiğini ve temel taleplerinin göz ardı edildiğini ifade etti. Özer, cemevlerinin yasal statü talebinin yalnızca ibadethane olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı
spot_img