Ana SayfaGüncel HaberlerKemal Kurkut’u vurduğu iddia...

Kemal Kurkut’u vurduğu iddia edilen polis hakkında tutuklama talebi

Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’u öldüren polis hakkında başlatılan soruşturma 7 ay sonra tamamlanarak davaya dönüştü. Sanık polis Y.Ş., hakkında “Olası kastla öldürme” suçundan müebbet hapis cezası istenmesine rağmen tutuksuz yargılanıyor.

Tutuklama talebi
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Kurkut ailesinin avukatı Reyhan Yalçındağ, üzerine atılı suç nedeniyle kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, kasten öldürme eylemine ilişkin kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, eylemin CMK’nin 100/3 maddesinde sayılan suçlardan olması, başta tanıklar olmak üzere delilleri karartma ihtimalinin yüksek oluşu, kaçma şüphesi ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı hususları dikkate alınarak, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sanık polis Y.Ş.’nin tutuklanması yönünde talepte bulundu.

Yalçındağ tarafından mahkemeye sunulan talep dilekçesinde, olaya ilişkin dinlenmesi gereken tanıklar arasında 60 polisin bulunduğu ve polislerin sanığın meslektaşları olmasından kaynaklı aralarında dayanışma olacağı ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Dilekçede, kaçma şüphesi ve davanın ciddiyetine de dikkat çekilerek, sanık polis hakkında tutuklama kararının verilmesi talep edildi.

‘Mahkeme tutuklama kararı vermelidir’
Mahkemeye verdiği dilekçeyi değerlendiren Avukat Yalçındağ, sanığın adli kontrol şartları ve yurt dışı yasağıyla serbest bırakılmasının ardından Başsavcılık tarafından tutuklanmasına yönelik mahkemeye yapılan itiraz başvurusuna rağmen tutuklanmadığını hatırlatarak şöyle konuştu:

“HDP’li vekiller ve gazetecilerle alakalı sayısız tahliye ve serbest bırakma kararlarına karşı itirazların gerçekleşmesiyle birlikte kişiler kendilerini cezaevlerinde buldular. Oysa burada kasten insan öldürme suçundan söz ediyoruz. Suçun üst ve alt sınırı belli, olayla ilgili hazırlanan bir iddianame var. Mahkemenin yapması gereken, tensiple birlikte tutuklama kararı vermesidir”

‘Birden fazla tutuklama nedeni var’
Yalçındağ, “Genellikle daha alt maddelerden iddianameler hazırlanır. Sanık müebbetle yargılanacağını bildiği için kaçma şüphesi var. Milletvekilleri, gazeteciler, muhalifler, hukukçular için kes-kopyala-yapıştır şablonuna dönen tutuklama gerekçeleri, Kemal Kurkut dosyasında zaten var. Ama birden fazla tutuklama nedeni olduğu halde sanık hakkında tutuklama kararı çıkarılmıyor” diye belirtti.

Taleplerine henüz cevap verilmediğini aktaran Yalçındağ, sanık polisin tutuklu yargılanması için hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini dile getirdi. Kemal Kurkut cinayeti davasının ilk duruşması 14 Aralık’ta görülecek.

Kaynak: Yolculuk Gazetesi

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevi Gençliği Medya Alışkanlıklarını Tartıştı

Avrupa Alevi Gençler Birliği tarafından Frankfurt Cemevi'nde düzenlenen "Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı X Talks" etkinliğinde, gençlerin medya alışkanlıkları ve yeni medya araçlarının geleneksel medyaya göre avantajları tartışıldı. Uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Alevi med

Alevi Gençliği Siyasette Güçlü Olmalı!

Avrupa Alevi Gençler Birliği, 4 Nisan 2026'da Frankfurt Cemevi'nde düzenleyeceği "Gençlik ve Politika Oturumu" ile Alevi gençliğinin siyaset ve diplomasi içindeki rolünü tartışacak. Metinde, Alevi gençliğinin kimliğini koruması ve kültü

Akbelen Direnişine Destek: Esra Işıka Özgürlük!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Akbelen Ormanı'ndaki direnişe destek vererek, yaşam savunucularıyla dayanışma içinde olduklarını açıkladı. Ayrıca, tutuklu Esra Işık için özgürlük talep etti ve direnişin yaşam ve onur mücadelesi olduğunu vurguladı.

Alevi kurumları siyasal iktidara karşı etkisiz kaldı!

Alevi kurumlarının siyasal iktidara karşı etkisiz kaldığını belirten Ercan Kazım Özer, Alevilerin sorunlarının derinleştiğini ve temel taleplerinin göz ardı edildiğini ifade etti. Özer, cemevlerinin yasal statü talebinin yalnızca ibadethane olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı
spot_img