Soçi’deki 3’lü zirveyi değerlendiren KNK Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Selahattin Soro, Kürtsüz hiçbir masanın çözüm olmadığını belirterek, ‘Erdoğan, yine ‘Esad kardeşim’ diyerek Kürtler üzerinden pazarlık yapabilir. Rusya ile İran’ın desteği ve Kürtlerin direnişi sayesinde ayakta kalan Esad, Kürtlere savaş açarsa Suriye parçalanır. Saddam’a olanın aynısı Esad’a olur’ dedi
Soçi’de önceki gün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan arasında Suriye üzerine gerçekleşen “3’lü zirve” sonrasında yapılan açıklamalar tartışılmaya devam ediliyor. Soçi’deki zirveyi değerlendiren Kongreya Neteviya Kurdîstan (Kürdistan Ulusal Kongresi -KNK-) Dış İlişkiler Komitesi Üyesi gazeteci Selahattin Soro, Esad rejimine destek veren Putin, Ruhani ve Suriye’deki silahlı gruplara destek veren Türkiye’nin bir araya gelmesinin ayrı bir kombinasyon oluşturduğunu ifade etti.
Kürtlerin olmadığı her masa devrilir
ABD’nin Soçi’nin dışında olduğuna dair medyada bir algının yaratılmaya çalışıldığına dikkat çeken Soro, Soçi’nin Putin ile Trump’un görüşmesi sonrası başlayan bir süreç olduğunu söyledi. MA’dan Yasin Kobulan’a konuşan Soro, “Rusya ve ABD Ortadoğu’da çok güçlü iki aktör. 20 yüzyılda İngiliz ve Fransızların oynadığı rol neyse bugünde ABD ve Rusya’nın oynadığı rol odur. Aktörler arasında savrulan Türkiye ise patlamaya hazır bir bomba gibi duruyor.Soçi’de Kürtlerin olup olmayacağı tartışmaları sürüyor ama DAİŞ’in başkentini yerle bir eden, 4 milyonluk bir iradenin çözüm masalarından dışlanması başlı başına sıkıntılı bir durum. Eğer Soçi’de Kürtler olmayacaksa, Soçi’nin olmasına gerek yok. Zaten Kürtsüz bir Cenevre, Astana ve Riyad var, yeni bir masanın kurulmasına gerek yok. Ama Kürtsüz bir çözüm de kimse beklememeli” değerlendirmesinde bulundu.
Suriye’deki denge Kürtlerdir
Esad’ın bugüne kadar Rusya ile İran desteği ve Kürtlerin direnişi sayesinde ayakta kaldığını vurgulayarak, şunları söyledi: “Esad iktidarda kalmak istiyorsa Kürtlerle anlaşmak zorundadır. Kürtlere savaş açarsa bu Suriye’nin parçalanması demektir. Kaç parçaya ayrılır bilinmez. Büyük bir yıkım içerisine girer bunu en iyi gören Esad’dır. Suriye’de Kürtler bir denge unsurudur, Kürt gerçekliğinin Suriye’deki varlığı önemlidir. Saddam neyi yaşadıysa Esad da aynı şeyi yaşayacaktır ama Esad’ın bunu yapmayacağını düşünüyorum. Önümüzdeki süreçte Türkiye Esad ile oturmayı düşünebiliyor. Ortadoğu’daki tüm güçlerin Suriye’de yeni bir pozisyon aldı. Kürtler Güney’de yeni pozisyon almak istedi ama ne var ki Güney en kötü siyasetini yürütmüş oldu. Bölgede çok ciddi yeni bir aşama söz konusu bu yeni durumlar ortaya çıkaracaktır. Suriye zemininde çok yeni gelişmeler ortaya çıkıyor. Bunun merkezinde de Kürtler var. Bu yeni avantajlar Kürtlere çok şey kazandıracağı gibi büyük kayıplarda yaşatabilir onun için kürtler daha dikkat olmalı” diye konuştu.
Türkiye OHAL’i tüm Ortadoğu’ya yaymak istiyor
Türkiye’nin Êfrîn’e yönelik olası bir saldırısını da değerlendiren Soro, şöyle devam etti: “Türkiye kendi gündemi ve ajandası olan bir ülke. Önümüzdeki süreçte Türkiye’nin hamlelerini beklemek gerekir. Esad’ı devirmek isteyen, IŞİD’i DEAŞ yapan bir ülke. Şimdi Esad ile oturmayı düşünebiliyor. Türkiye Kürtleri Fırat’ın doğusuna hapsetmek istiyor. Bunu dillendirdiler defalarca. Türkiye rejim olarak çok ciddi bir yıkımı yaşıyor. İki yıldır Kürt coğrafyasında yapılmadık vahşet kalmadı. 87’den sonra Kürdistan’da ilan edilen OHAL şimdi tüm Türkiye’de yaşanıyor. Bunu tüm Ortadoğu’ya yaymak istiyorlar. Êfrîn’e yönelik bir saldırı girişiminde bulunabilir. ABD ve Rusya’nın da bu konuda açıklamaları oldu. Kürtler bu konuda kimseye güvenecek değil. Öz dinamikleri ile bunu boşa çıkaracaklar.”