Ana SayfaGüncel HaberlerLaiklik: Çok tehlikeli bir...

Laiklik: Çok tehlikeli bir oyun!

HASAN CEMAL

Ama aynı çerçevede benim de eleştiri hakkım vardır.
Türkiye’de cumhuriyet devletinin kuruluşundan itibaren geçerli olan laiklik anlayışını ve uygulamalarını ben de eleştiriyorum.
Otoriter laiklik anlayışının demokrasiyle bağdaşmadığını söylüyorum.
Mecburi din dersi’ne karşı çıkıyorum.
Diyanet İşleri Başkanlığı’yla dinin kontrol altına alınmasını da, sadece Sünniliğin empoze edilmesini de, Aleviliğin dışlanmasını da eleştiriyorum.
Bu uygulamaların din ve vicdan özgürlüğüne darbe olduğunu söylüyorum.
Bu laiklik anlayışı çerçevesinde, yıllar yılı uygulanmış olanbaşörtüsü ve türban yasağı fırsat eşitliğine de, vicdan özgürlüğüne de aykırıydı diye düşünüyorum.
Bütün inanç ve inançsızlıklara saygılı ve eşit mesafede duran yeni bir demokratik laiklik anlayışının demokrasiyle bağdaşacağını düşünüyorum.
İşte bu noktada ayrılıyorum Meclis Başkanı’ndan.
O, laiklik çıksın anayasadan diyor.
O, dindar anayasa istiyor.
O, Allah sözü geçen anayasa istiyor.
O, mecburi din dersine devam diyor.
O, Sünni inanç adına dini kontrol altında tutacak -ve Alevileri dışlamayı sürdürecek-  Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığını savunuyor.
Böyle bir kafa bu.
Bu kafada demokratik laiklik yok.
Bu kafada demokrasi yok.
Bu kafada farklı inançlara da, farklı inançsızlıklara da saygı yok.
Peki ne var?
Bu kafa yasakçı bir kafa.
Bu kafada İslami düzen var.
Bu kafada dinci devlet özlemi var.
Uzun lafın kısası:
Bu kafada cumhuriyeti demokratikleştirmek yok, cumhuriyet parantezini kapatmak var.
Çok ilginç.
TBMM Başkanı Kahraman’ın bu sözleri, Tayyip Erdoğan’ın uzunca zamandır çektiği çizgiyle uyumlu.
Erdoğan sırtını Batı’ya dönmüyor mu?
Demokrasi ve hukukun üstünlüğünü çoktan beri boşlamadı mı?
İslam aleminin sularında yol almıyor mu?
Evet öyle.
Bu yüzden Meclis Başkanı’nın çıkışı şaşırtıcı değil, Erdoğan’la uyumlu…
Ama yine de epeyce cesur bir çıkış…
Acaba Erdoğan’dan icazetli mi?
Bilemiyorum.
Saray’daki Sultan’ın Meclis Başkanlığı’na uygun bulduğu İsmail Kahraman bir gün çıkıyor, dindar anayasa diyor.
Anayasada laiklik istemiyor.
Anayasada Allah sözü de geçsin diyor.
Belki de iyi ediyor.
Nasıl bir devlet ve toplum düzeni istediklerini olanca açıklığıyla söylüyor.
Gizlemiyor.
Peki, bundan sonra ne olacak?..
Bu soru işaretinin çengelinde çok şey düğümleniyor.
Bir nokta kesin.
Saray iktidarı, anlaşılan, Türkiye’yi biraz daha germek ve kutuplaştırmak istiyor.
Bu oyun, son derece tehlikeli bir oyun!
Yineliyorum:
Çok tehlikeli bir oyun, ‘laiklikle oynamak’!

t24.com.tr

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Yazardan Daha Fazlası

Alevi Gençliği Medya Alışkanlıklarını Tartıştı

Avrupa Alevi Gençler Birliği tarafından Frankfurt Cemevi'nde düzenlenen "Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı X Talks" etkinliğinde, gençlerin medya alışkanlıkları ve yeni medya araçlarının geleneksel medyaya göre avantajları tartışıldı. Uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Alevi med

Alevi Gençliği Siyasette Güçlü Olmalı!

Avrupa Alevi Gençler Birliği, 4 Nisan 2026'da Frankfurt Cemevi'nde düzenleyeceği "Gençlik ve Politika Oturumu" ile Alevi gençliğinin siyaset ve diplomasi içindeki rolünü tartışacak. Metinde, Alevi gençliğinin kimliğini koruması ve kültü

Akbelen Direnişine Destek: Esra Işıka Özgürlük!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Akbelen Ormanı'ndaki direnişe destek vererek, yaşam savunucularıyla dayanışma içinde olduklarını açıkladı. Ayrıca, tutuklu Esra Işık için özgürlük talep etti ve direnişin yaşam ve onur mücadelesi olduğunu vurguladı.

Alevi kurumları siyasal iktidara karşı etkisiz kaldı!

Alevi kurumlarının siyasal iktidara karşı etkisiz kaldığını belirten Ercan Kazım Özer, Alevilerin sorunlarının derinleştiğini ve temel taleplerinin göz ardı edildiğini ifade etti. Özer, cemevlerinin yasal statü talebinin yalnızca ibadethane olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı
spot_img