Halkların Köprüsü Derneği üyesi Dilan Taşdemir, Suriyeli kadın ve çocuklara dönük saldırıların artarak devam ettiği belirterek, ‘güvenli yaşam politikası’nın hayata geçirilmesini istedi
Suriye savaşı ile gelen 3 milyonu aşkın mültecinin yüzde 44’ü 18 yaş altındaki çocuk ve gençlerden oluşuyor. Suriyelilerin yüzde 75’i ise özel koruma ihtiyacı olanlardan oluşurken, Suriyeli kadın ve çocuklar son günlerde çeşitli yöntemlerle öldürülüyor. Halkların Köprüsü Derneği üyesi Dilan Taşdemir, her türlü ayrımcılık, eşitsizlik, cinsel istismar ve saldırıya maruz kalan Suriyeli kadın ve çocuklar için öncelikli ihtiyacın “güvenli yaşam politikası” olduğunu belirtti.
Hem mülteci hem kadın…
Devletin mültecilere yönelik bir politika ortaya koymadığını ifade eden Taşdemir, “Nerede bir iktidar faşizme evriliyor ilk olarak kadına, ötekiye ve mülteciye baskı artıyor. Bir anlamda Suriyeli kadın dediğimiz de hem mülteci hem de kadın yani çifte öteki. Dezavantajlı gurup. İktidar 2011 krizinden bu yana mültecilere dair her hangi bir planlanmış, yapılandırılmış bir politika izlemiyor” dedi
Zulmün altında devlet politikası var
Suriyeli kadınlara uygulanan şiddetin arkasında devlet politikasının olduğunu vurgulayan Taşdemir, 2011’den bu yana kamplarda, sokaklarda kız çocuklarına uygulanan şiddet, cinsel istismarın önüne geçilemediğini hatırlattı. Urfa’da, Kilis’te, Antep ve Hatay’da kadınların, küçük kızların ikinci ve üçüncü eş olarak alınıp satıldığına dikkat çeken Taşdemir, bu durumun Türkiye’nin her yerinde yaşandığını ifade etti. Çocukların yaşları ve boyutlarına göre pazarlanıp satıldığını sözlerine ekleyen Taşdemir, şunları söyledi: “Biz bunları birinci ağızlardan hep öğreniyorduk. Devlet kamplara girmemizi istemiyordu. Devlet, Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşlarına doğru düzgün izin vermiyor. Sadece kendi tekeline almış durumda, devletin bunlara yönelik bir soruşturma, inceleme altına almadığını da biliyoruz. Göz yumdukları bu durumun açığa çıkmasından korkuyorlar fakat her şey açık ortada. Bu nedenlerle Suriyeli ve diğer mülteci kadın ve çocuklar için yaşam politikasının bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor.”