Rakka operasyonuna katılan YJŞ’li savaşçı Berxwedan Tolhildan, Koço köyünden kendisi gibi kaçırılan Êzidî kadınların izini yanında getirdiği fotoğraflarla sürüyor
DAİŞ çetelerinin Şengal’e saldırısının üzerinden 3 yıl geçti. 3 Ağustos 2014’te gerçekleşen saldırıda binlerce Êzidî kadın esir alınarak DAİŞ’in ‘başkent’ olarak ilan ettiği Rakka’da köle pazarlarında satıldı, işkencelerden geçirildi. Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) 6 Haziran’da Rakka’ya yönelik başlattığı operasyon kapsamında yüzlerce Êzidî kadın DAİŞ’in elinden kurtarılırken, hala çetelerin elinde binlerce esir kadının olduğu belirtiliyor.
DAİŞ’in Şengal’e saldırısının ardından Şengal Kadın Birlikleri (YJŞ) adı altında kendi özsavunmasını oluşturan Êzidî kadınlar ise, esir kadınları kurtarmak amacı ile Rakka operasyonuna katılacağını geçtiğimiz ay duyurmuş ve 2 birliğini Rakka’ya göndermişti. Operasyonlarda aktif bir şekilde rol alan YJŞ’li savaşçıların, kentte hala esir tutulan Êzidî kadınları arama çabası devam ediyor.
Rakka operasyonuna katılan Êzidî kadın savaşçılarının her birinin ise, ayrı bir hikâyesi var. Kimi 73’üncü Ferman’da DAİŞ’e esir düşmüş, kurtulmuş ve daha sonra bir savaşçı olarak Rakka’ya geri dönmüş. Kimi annesinin, kimi babasının, kimi de kardeşinin izinden Rakka’nın yolunu tutmuş. Fermanda esir düşen ve bir tanıdığı sayesinde DAİŞ’ten kurtulan Berxwedan Tolhildan (20) da o kadınlardan biri.
Bin 700 nüfuslu köy yok edildi
Tolhildan, Şengal fermanında en ağır bedeli ödeyen Koço köyünden. Bin 700 nüfusluk köy, adeta yerle bir edildi. Esir alınan tüm kadınlar köleleştirildi. Çocuklar zorla müslümanlaştırılıp savaştırılırken, erkekler ailelerinin gözleri önünde katledildi. Şengalli savaşçıların sıklıkla kullandığı felişandin (tarumar etmek), bu kırımı özetleyen en çarpıcı kelime. YJŞ’li savaşçı Tolhildan, şimdi ferman öncesinde Koço’da çekilen fotoğraflarla Rakka’da esir kadınların izini sürüyor.
Nerede olduklarını kimse bilmiyor
Bazı fotoğraflarda, sokak aralarında bulunan insanlar, bazılarında ise Tolhildan’ın yakınlarına ait düğün kareleri var. Bir karede annesi… Diğer bir karede ise halaya durmuş ve renklere bürünmüş onlarca Êzidî genç kadın… Tolhildan bu fotoğrafta duraksayarak; “Bunların çoğu katledildi. O gördüğün sarı, kırmızı ve mavi elbiseli kadınların nerede olduğunu kimse bilmiyor. Öldürülenlerin kemikleri halen Koço’nun sokaklarında” diyor.
Tarih öğrencisiydi
Koço’dan kurtulmayı başarabilmiş nadir kişilerden Tolhildan, ferman ile Musul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisiyken tanışıyor. Tolhildan’ın 8 kişilik ailesi, Şengal’e doğru gelen felaketten önceden haberdar olduğu için tedbir olarak Şengal Dağı’na sığınıyor. Ferman günü Tolhildan ve 3 arkadaşı Şengal merkeze inerken, kendilerini tanıyan Şengalli Araplar tarafından yakalanarak DAİŞ’e teslim ediliyor. İki arkadaşı Müslümanlığı kabul etmediği için gözleri önünde katlediliyor. Kendisinden koparılan diğer arkadaşına ne olduğunu ise bilmiyor.
‘Babamın arkadaşıydı’
Tolhildan ‘nasıl kurtuldun’ sorusunu ise, derin bir nefes çekerek cevaplıyor: “İşkenceciler arasında tanıdık bir yüz vardı. Onu tanıyordum, hem de çok iyi tanıyordum. Her gün evimize gelen babamın yakın dostu İsel Bedevi’ydi. Şii biriydi. DAİŞ’e zorla katılmıştı. Kimse görmeden yanıma yaklaştı. ‘Ben yediğim ekmeğe ihanet etmem’ dedi. Ben onu tanıdığım için ses etmedim. O kadar ki işkenceci beni dövmekten yorulmuş, babamın dostuna gece benimle özel olarak ilgileneceğini söylüyordu. Babamın dostu da ‘Siz onu bana bırakın ben onu nasıl yola getireceğimi biliyorum’ dedi. Bir şekilde onları ikna etti ve beni ertesi gün oradan çıkardı.” Tolhildan, İsel Bedevi’nin onlarca Êzidî çocuğu kurtardığını da belirtiyor.
YJŞ içinde tek Koçolu
Kurtulduktan sonra YJŞ’ye katılan Tolhildan’ın babası ve iki kardeşi de Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) içinde. Tolhildan, Koço köyünden YJŞ’ye katılan tek kadın savaşçı. O, bununla hem gurur duyuyor hem de büyük bir üzüntü duyuyor. Çünkü hatırladığı bütün kadınlar ya katledildi, ya da köleleştirilerek başka şehirlere götürüldü.
Nazım Daştan/Rakka-dihaber