Bir yıl boyunca DAİŞ esareti altında yaşayan Wetha’nın hikayesi, bir kaçışın yanı sıra ‘gerçeğini arama’ yolculuğu. İsmi Arapça’da ‘gerçeklik’ anlamına gelen Wetha, çetelerden kurtulur kurtulmaz YPJ’ye katılıyor ve ‘Asıl şimdi kendimi tanıyabiliyorum’ diyor
Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) Rakka’nın özgürleştirilmesine dönük başlattığı operasyon kapsamında, DAİŞ’in zulmü altında bulunan yüzlerce sivil ve esaret altında tutulan yüzlerce kadın kurtarıldı. Kurtarılan kadınlardan biri de, 22 yaşındaki Wetha. Wehta’nın hikayesi esaretin yanı sıra bir ‘gerçeğini’ bulma yolculuğu…
Wetha’nın ismi Arapça’da “gerçeklik” anlamına geliyor. Dêra Zor’un Meyedan köyünden olan Wetha, bir yıl DAİŞ çetelerinin esaretinde kalıyor. Babası Wetha’yı DAİŞ’e satıyor.
‘Üç ayrı emire satıldım’
Yaşadıklarını “DAİŞ ve kadın gerçekliği” sözleri ile tanımlayan Wetha, 4 kadınla birikte günlerce bir evde tutuluyor. “Babamın beni sattığı DAİŞ çetesi tarafından üç ayrı Emire daha satıldım” diyen Wetha, satıldığı emirler dışında yüzleri kapalı 12 erkeğin daha tecavüzüne maruz bırakıldığını söylüyor. Wetha, “Karanlık dolu günlerden kurtulmanın her fırsatta yolunu aradım. Bir gün gizlice anahtarı aldım ve diğer kadınların kilitli tutulduğu kapıları da açtım. Ben ve diğer üç kadın hiç arkamıza bakmadan oradan kaçtık” sözleri ile anlatıyor kaçışını.
‘Asıl şimdi kendimi tanıyorum’
Wetha, 4 kadınla birlikte kaçarken çok fazla uzaklaşamadan farkedildiklerini ve birlikte kaçtığı 3 kadının yakalandığını anlatıyor. Kalabalığın içine karışarak, birkaç aylık bir yolculuğun sonunda QSD savaşçılarının bulunduğu güvenli alanlara ulaşmayı başarıyor Wetha. Özellikle kadın savaşçıların kendisi ile çok ilgilendiğini söyleyen Wetha, anlatımına şu sözlerle devam ediyor: “Daha sonra Kobanê’de bulunan YPJ savaşçılarının yanına geldim. Geldiğimde buradaki kadınlara da Şam’a gitmek istediğimi söyledim. Günlerdir bu kadınların arasındayım. Yaptıkları ile adeta bana yeniden yaşam verdiler. Bu beni çok etkiledi. Kararımı değiştirmeme neden oldu. En son onlarla oturup konuştum. ‘Eğer kabul ederseniz YPJ’ye katılmak istiyorum. Yüreğimdeki ateşi ancak bu karanlık zihniyet ile savaşarak söndürebilirim’ dedim. Bana yardımcı oldular. Asıl şimdi kendimi tanıyabiliyorum.”
KOBANÊ/ŞÛJIN