‘Çözüm süreci’ boyunca devlet tarafından sürekli bir pazarlık konusu haline getirilen hasta tutsaklar sorunu dün bir kez daha acı bir biçimde gündeme geldi. Ağır hasta tutsak Mehmet Yıldızbakan kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi; hem de tahliyesinden bir gün önce!
Cezaevlerinde tutulan yüzlerce hasta tutsaktan biri olan ve İskenderun M Tipi Kapalı Cezaevi’nde 2012 yılından bu yana tutulan Mehmet Yıldızbakan (65), önceki gün kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Kalp, şeker, göz hastası olan ve sürekli rahatsızlanan Yıldızbakan, 3 gün önce yine rahatsızlanarak, İskenderun Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanedeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitiren Yıldızbakan’ın cenazesi, defnedilmek üzere Antakya’nın Dörtyol ilçesine getirildi.
Yıldızbakan, PKK’li oğlu Kenan Yıldızbakan’ın Mersin’de yakalanması ardından yakını Feride Arbuz, eşi Nazire Yıldızbakan, gelini Nuray Yıldızbakan, oğlu Lütfi Yıldızbakan ve kayınbiraderi Nevzat Topalel ile birlikte 2012 yılında tutuklandı. “Örgüte yardım ve yataklık” suçlamasıyla cezaevine gönderilen Yıldızbakan, yaşamını yitirmeseydi dün (27 Mart 2017) tahliye olacaktı.
2012 yılında kendisi ile aynı cezaevinde tutulan gazeteci Seyithan Akyüz’e verdiği demeçte Yıldızbakan, yaşadıklarını anlatmıştı. Yıldızbakan, “Devlet Kürtleri sürekli inkar etti. Yok saydı. ‘Varım buradayım’ diyenlere ise düşman gibi yaklaştı. Maalesef bu yaklaşım günümüzde de değişik bir biçim alarak devam ettiriliyor. 2009 yılından bu yana yapılan siyasi soykırım operasyonlarıyla tutuklanıp cezaevine konulan binlerce insan, bu yaklaşımın sonucu olarak bugün zindanlardadır. Sudan gerekçelerle sırf Kürt oldukları için tutuklanan çocuk, kadın, genç, yaşlı bunca insanın bu durumunu başka türlü izah etmek mümkün değildir. Açık ki bu yaklaşımla Kürt sorunu dediğimiz gerçeklik çözülemez” ifadelerini kullanmıştı.
Evine kilit vuruldu
2010 yılında karakola çağrıldığını ve resmi gösterilen oğlunun teslim olması için kendisiyle irtibat kurması istenildiğini kaydeden Yıldızbakan, “2 yıl sonra oğlum Mersin’de tutuklanınca evimize baskın yapıp hepimizi gözaltına aldılar. Evde sadece 4 yaşındaki torunum kaldı. Şu anda evimize kilit vurulmuş durumda. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi hepimizi ayrı ayrı cezaevlerine koyarak ikinci kez mağdur ettiler. Oğlumun biri Adana Cezaevi’nde diğeri ise kayınbirader ile Silifke M Tipi Cezaevi’nde” şeklinde konuşmuştu.
İHD: Kaç ölüme sessiz kalacaksınız
İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu ise , Yıldızbakan’ın ölümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Mehmet Yıldızbakan cezasını tamamlayıp denetimli serbestlikten tahliye edilmesi gerektiği halde tahliye edilmemiştir” denilen açıklamada “Daha kaç insanın ölümü karşısında sessiz kalacaksınız. Size rakamlardan değil insandan bahsediyoruz. Bir insanın yaşamından bahsediyoruz”denildi.
700 hasta tutsak var
Hasta tutsakların durumu devlet tarafından sürekli pazarlık konusu haline geldi. Çözüm sürecinde de hasta tutsakların durumu müzakerelerin ana konusu olmuş fakat bir çözüme ulaştırılamamıştı. İnsan Hakları Derneği (İHD) “Dünya Hasta Hakları Günü” dolayısıyla güncellediği hasta tutsak listesini İHD Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında 700 olarak açıklamıştı. Bu tutsaklarında 323’ünün ağır hasta olduğu kaydedilmişti.
HABER MERKEZİ