Ana SayfaGüncel HaberlerÖlümle ve yaşam arasında...

Ölümle ve yaşam arasında yolculuk: Kolberlik…(1)

Sınırda zengin tüccarların mallarını yevmiye karşılığında taşıyan hamallar yani kolberler, ölüm ve yaşam sınırı arasında mücadele ediyor. Kolberler, ‘Bu yolda ölüp eve varamamak da var’ diyor

Kürdistan’ı bölen sınırlar başlı başına bir trajedi iken; Rojhilat ile Başûr sınırında son zamanlarda yaşanan ölümlere bakıldığında ise bambaşka bir trajedi ortaya çıkıyor. Bunun adı ise kolberlik: Sınırda zengin tüccarların mallarını yevmiye karşılığında taşıyan hamallar…..

Ölüm sınırına yolculuk

Kolberler yaşadıklarını Rojhilat sınırına giden Beritan Zagros’a anlattı. Zagros’un izlenimleri şöyle:

Kolberlerle konuşmak için sınıra yakın köylerden birkaç kişiyle bağlantı kurduktan sonra Süleymaniye’den yola çıkıyoruz. Gece sınıra yakın bir köye ulaşıyoruz. Köyde bir süre bekledikten sonra bir kişinin “Ural geliyor” demesiyle bize, “Gitme vakti geldi” demeleri bir oluyor. Ural, denilen araç, kocaman bir kamyon. İran’a geçirilecek olan mallarla dolu kamyona bindiğimizde, malın aslında şoföre ait olmadığını öğreniyoruz. Şoförle yaptığımız sohbette “Ben kesibkarlık yapıyorum” diyor. Kesibkarlık, malın taşeron tarafından teslim edildiği araç ya da at sahibi kimse.

Ölüp de eve varamamak…

Korkusunu yenerek, bize ilk konuşan Merivanlı Nasir oluyor. 40 yaşında, 3 çocuk babası olduğunu ve onlara bakmak için 6 yıldır bu işi yaptığını söylüyor. İşsizlikten dolayı bu işi yaptığı söyleyen Nasir, “Bu yola çıkınca elbete ki korkuyoruz. Bu yolda ölüp de eve varamamak büyük bir ihtimal. Ama başka bir iş olmadığı için de yapmak zorundayız” diyor. Nasir konuşurken, Merivanlı başka bir kolber Sadiq, devreye giriyor ve kolberlik yapmalarının nedenini şu sözlerle açıklıyor: “Evde benden ekmek bekleyen iki çocuğum var. Yapabileceğimiz hiçbir iş yok. İş kurmak için de para gerekiyor, paramız da olmadığı için bu işe başvurmak zorundayız. 3-4 saattir yoldayız. Tehlikeli bir iş.”

Alkollü ürünler ve makyaj malzemeleri…

Sınırdan geçirilen malların ne olduğunu sorduğumuzda ise çok ilginç bir yelpaze ile karşılaşıyoruz. Daha çok alkolü ürünler, sigara, zirai ilaçlar ve makyaj malzemelerinin İran’a geçirildiği belirtiliyor. Bu mallara İran’da çok fazla talep olduğu aktarılıyor. At ya da katırla taşıdıkları yük için 140 bin İran Tümeni (35 dolar kadar ediyor) aldıklarını söyleyen ulaktarlar, kolberlerin de bunun yarısı kadar aldığını söylüyor. “Yaşamımızın hepsi zorluklar, şanssızlık ve bu sınırlarda geçiyor” diyen Nasir , “Emeğimizin karşılığını da alamıyoruz. Ama eğer işsizlik olmasaydı bu işi yaparmıydık” diyor.

‘Ailem dönene kadar yolumu gözlüyor’

“Sen yola koyulunca ailen ne düşünüyor?” diye sorduğumuz Nasir, şu yanıtı veriyor: “Ben yola koyulunca onlar dönene kadar yolumu gözlüyorlar. En ufak bir şeyde ‘acaba ne oldu, başına bir şey mi geldi, neden gecikti’ diye endişeleniyorlar. Ama yapmak zorundayım. Bu iş olmazsa onlara nasıl bakarım…”

Sınır ne anlama geliyor?

Sadiq isimli kolbere, sınırın ne anlama geldiğini soruyoruz. Sadiq, “Sınır, yasak ve ölümü hatılatıyor bana. Ama aynı zamanda da ekmek parası…” yanıtını veriyor. Sınırları geçerken her daim ailesini düşündüğünü dile getiren Sadiq, “Başıma bir şey gelirse onlar ne yapar, diye düşünüyorum. Çocuklarımın bu işi yapmaya mahkum olmalarını istemiyorum” ifadelerinde bulunuyor.

96 kolber yaşamını yitirdi

Doğu Kürdistan (Rojhilat) İnsan Hakları Örgütü’nün verilerine göre Nisan 2016 ile Nisan 2017 aralığında Doğu ile Güney Kürdistan sınırında İran pasdarları, çığ düşmesi, uçurumdan düşme ve suya kapılma sonucu 96 kolber yaşamını yitirdi, 64 kolber ise yaralandı. Ölümle kol kola çıkılan bu yolculukta katledilen hiçbir kolberin faili hakkında tek bir soruşturma dahi İran rejimi tarafından açılmış değil. Çünkü, Kürt şair Ahmed Arif’in değimiyle İran rejiminin lügatında da onların adı çıkar “kaçakçı”ya…

Yarın: Güney Kürdistanlı kolberler ve ulaktarlar

ROJNEWS – Dosya

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Koçgîrî Katliamı: Toplumsal hafıza ve inkâr düzeni!

Koçgîrî Katliamı'nın 105. yıldönümü dolayısıyla İstanbul'da düzenlenen panelde, katliamın tarihsel ve siyasal önemi vurgulandı. Konuşmacılar, Koçgîrî'nin inkâr düzenine karşı toplumsal hafızanın canlı tutulması gerektiğini belirtti.

Konyaaltı Cemevinde ücretsiz tiyatro etkinliği

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla ücretsiz tiyatro etkinliği düzenleyerek Haldun Dormen’in "Hisseli Harikalar Kumpanyası" eserini sahneledi. Etkinlik, büyük ilgi gördü ve Alevilik kült

Köln Alevi Kültür Merkezinden Bahar Konseri Duyurusu

Köln Alevi Kültür Merkezi, 18 Nisan 2026'da Bürgerzentrum Chorweiler'de "Bahar’da Türküler" adlı bir konser düzenleyecek. Etkinlikte Alevi deyişleri ve halk türkülerinden oluşan bir repertuvar sunulacak ve toplumsal dayanışma amacıyla tüm katılımcılar dav

Kölnde Alevi Festivali İçin Katılım Çağrısı Yapıldı

Neumünster Alevi Kültür Merkezi, 30 Mayıs 2026'da Köln'de düzenlenecek “BE ONE Open Air Festival” için katılım çağrısı yaptı. Festival, Alevi toplumunun sesini duyurmayı amaçlayarak müzik, kültürel aktiviteler ve dayanışma buluşmaları ile dolu bir gün sunacak.
spot_img