Ana Sayfa Blog Sayfa 1027

Avukatlar eylemdeydi: Biz tehlikedeysek siz de tehlikedesiniz

24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü dolayısıyla  Amed, Wan ve Ankara’da alanlara çıkan avukatlar, ‘Biz tehlikedeysek siz de tehlikedesiniz’ dedi

Hukukçular, 24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü dolayısıyla Amed, Wan ve Ankara’da açıklama gerçekleştirdi.

Amed

Amed Barosu, gün dolayısıyla baro binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Merkez Yürütme Kurulu üyesi Behlül Barlık, Kurdistan’daki barolara kayıtlı avukatlara yönelik bir yıl içerisinde 41 şiddet eyleminin gerçekleştiğini aktararak, bu şiddet eyleminin yüzde 38’inin polis tarafından yapıldığını açıkladı. Tehlike Altındaki Avukatlar Günü’nün 24 Ocak 1977 tarihinde İspanya’da Franco yanlısı bir grubun 4 avukatı öldürmesi nedeniyle ilan edildiğini hatırlatan Barlık, bugünün 2013 ve 2019’da ise Türkiye’deki meslektaşlarına ithaf edildiğini söyledi. Avukatlara yönelik baskı ve şiddet olaylarına dikkat çeken Barlık, ülkede avukatlara yönelik yargı tacizi, baskı, tehdit ve tacizin gün geçtikçe arttığını kaydetti.

Wan

Wan Barosu, adliye binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Avukata yönelen her türlü tehlike toplumun savunma hakkına müdahaledir” pankartının açıldığı açıklamaya, Baro Başkanı Sinan Özaraz, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi ve çok sayıda avukat katıldı. Açıklamayı yapan Baro Başkanı Özaraz, şunları belirtti: “Hak arama özgürlüğünün teminatı ve yargının kurucu unsuru olan avukatlar; hukuksuzluklara, hak ihlallerine ve savunma hakkının yok edilmesine direnirken tehdit ediliyoruz, darp ediliyoruz, duruşmalardan atılıyoruz, kolluk kuvvetlerin şiddetine maruz kalıyoruz, tutuklanıyoruz ve dahası Tahir Elçi, Şevket Epözdemir olup öldürülüyoruz. Türkiye’de zor koşullar altında mesleğimizi yapmaya çalışıyoruz. Meslektaşlarımıza yönelik saldırılara, baskı ve tehditlere rağmen, hukuk ve adalet mücadelemizi sürdürüyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun hak savunucusu tüm meslektaşlarımızla dayanışma içerinde olacağımızı bir kez daha belirtiyoruz. Hukuk mücadelesinde yitirdiğimiz meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz.”

Ankara

Ankara Barosu üyesi avukatlar da, gün dolayısıyla Sıhhiye Adliyesi’nden Ankara Barosu’na yürüyüş düzenledi. “Savunma susmadı, susmayacak”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atılan yürüyüşün ardından baro önünde yapılan açıklamada Baro Başkanı Mustafa Köroğlu konuştu. Avukatların işsizliğe ve ekonomik bunalıma sürüklendiğini belirten Köroğlu, ses çıkaranların ise hedef haline getirildiğini söyledi.

Köroğlu, şunları söyledi: “Toplumsal bozulmuşluktan, cezasızlık politikalarından, adalete olan güvenini kaybetmiş halka sorumlu olarak hep avukatlar gösterildi. Müvekkilleriyla özdeşleştirilen avukatlar, kolayca hedef kitle haline getirildi. Ama biz mücadelemizden vazgeçmedik. Bizler sadece onurlu bir şekilde yaşamak ve yaşanmasını sağlamak istiyoruz. Baskıcı iktidarlar ise dünyanın her yerinde olduğu gibi mesleğimizin özgürlük alanını ellerinden geldikleri kadar daraltmaya, avukatlık mesleğini yok etmeye ve buna dair yasalar çıkarmaya, bizleri tehdit etmeye devam ettiler. Baroları bölmeye çalışıp, numaralı barolar yaratıp avukatı avukata hedef gösterdiler. Buraya Afganistan yönetimini uluslararası avukat hakları normlarına saygılı davranmaya çağırmak için toplandık ama dünyanın tam ortasında o normlara, uluslararası sözleşmelere imza atmış ülkemiz yönetimini de bu normlara ve hukuka saygılı olmaya çağırıyoruz”

HABER MERKEZİ

#Avukatlar #eylemdeydi #Biz #tehlikedeysek #siz #tehlikedesiniz

Ev baskınıyla gözaltına alınan Hazine Oruç tutuklandı

Hezex’te gözaltına alınan 50 yaşındaki Hazine Oruç, 1 yıl 8 ay hapis cezasının onanması nedeniyle tutuklandı

Şirnex’in Hezex ilçesine bağlı Hespîst köyünde oturan 50 yaşındaki Hazine Oruç, askerler tarafından evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Oruç’un daha önce kesinleşmiş 1 yıl 8 ay hapis cezası gerekçesiyle gözaltına alındığı öğrenildi. Şırnak adliyesine götürülen Oruç, kararın yüzüne okunması ardından tutuklanarak, Şırnak T Tipi Cezaevi’ne gönderildi.

HABER MERKEZİ

#baskınıyla #gözaltına #alınan #Hazine #Oruç #tutuklandı

Şengal’de tecrit yürüyüşü: Hiçbir güç fikirlerin önüne geçemez

Êzidî Kadınlar Özgürlük Hareketi öncülüğünde bir araya gelen kadınlar, Şengal’de bir yürüyüş düzenleyerek PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridi kabul etmeyeceklerini vurguladı

İmralı Cezaevi’nde 24 yıldır ağır tecrit altında bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın durumuna dikkat çekmke ve bilgi almak için eylem ve etkinlikler sürüyor. Bu amaçla, Şengal – Şengalli kadınlar da Êzidî Kadınlar Özgürlük Hareketi (TAJÊ) öncülüğünde bir yürüyüş düzenledi.

Fiziki özgürlüğü için mücadele edeceğiz

Seytera Sinunê’de başlayan yürüyüş Mam Zekî Dörtyol’a kadar sürerken, grup adına burada konuşan TAJÊ üyesi Edul Şemo, “Önder Apo felsefesi ile halkların yaşamı insanlık tarihine damgasını vurdu. Bu yüzden Önder Apo komplocu taraflar tarafından tutsak edildi. Ancak insanlık düşmanları şunu bilsinler ki; Önder Apo’nun özgür, eşit ve demokratik yaşamı ifade eden düşünceleri tohum gibi dünyaya yayılmış durumda. Bugün bu tohumlar dünyanın her yerinde Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için mücadele ediyor. Mücadelemiz sonuçlanıncaya kadar durmayacağız” dedi.

Tecridi kabul etmiyoruz

TAJÊ üyesi Meyan Nasir de, “Şengal’den İmralı Zindanına kadar Önder Apo’ya selamlarımızı gönderiyoruz. Êzidî kadınları ve toplumu olarak hiçbir zaman tecridi kabul etmiyoruz. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan gibi bir kişiliğe ağırlaştırılmış tecrit uygulanması kabul edilir gibi değil. Özgürlüğü özgürlüğümüz olduğu için fiziki özgürlüğü için her şeyi yapacağız” dedi.
Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride dair değerlendirme yapan TAJÊ üyesi Feho Silêman, “ Önder Apo ile görüşmelerin yapılması gerekir. Önder Apo’nun düşüncelerini özgür bir şekilde dünya ve halkına ulaştırması gerekir. Hiçbir güç Önder Apo’nun özgür düşüncelerinin önüne geçemez” dedi.

HABER MERKEZİ

 

#Şengalde #tecrit #yürüyüşü #Hiçbir #güç #fikirlerin #önüne #geçemez

Agirî’de kaza: 2 asker hayatını kaybetti

Agirî’nin Bazîd (Doğubeyazıt) ilçesinde askeri aracın şarampole devrilmesi sonucu ağır yaralanan 2 askerin hayatını kaybettiği belirtildi

Türkiye-İran sınır hattında bulunan güvenlik duvarının yanındaki yolda arama tarama faaliyeti yapan askeri aracın kar ve buzlanma nedeniyle şarampole devrildiği belirtildi.

Yaşanan kazada ağır yaralanan 2 asker kaldırıldıkları Doç. Dr. Yaşar Eryılmaz Doğubayazıt Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

Olayla ilgili Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

AGIRÎ

#Agirîde #kaza #asker #hayatını #kaybetti

‘Karne hediyesi et’ haberini yapan muhabir işten çıkarıldı

Habertürk TV, ‘Karne hediyesi et alan çocuk’ başlıklı haberi tartışma konusu olan muhabirin işine son verildiğini açıkladı

Habertürk TV, “Karne hediyesi et alan çocuk” başlıklı haber için başlattığı kurum içi soruşturmanın sonucunda, haberi yapan muhabirin işine son verildiğini açıkladı.

Kurum açıklamasında, haberin ham görüntülerinin incelendiği, muhabirden savunma alındığı belirtildi. Açıklamada “Neticede incelenen ham kayıtların açıkça gösterdiği üzere; muhabirimizin haberde konuşan çocukla gazetecilik ilke ve kurallarına tümüyle aykırı olarak, çocuğa nasıl konuşacağına ilişkin dikte edici ve yönlendirici nitelikte ön konuşma yaptığı ve çocuğun bu yönlendirme doğrultusunda konuştuğu maalesef tespit edilmiştir” denildi.

Özür
Habertürk TV açıklamada şu sözlerle özür diledi: “Başta haberde konuşturulan çocuk olmak üzere haberden etkilenen tüm kişilerden ve değerli izleyicilerimizden muhabirimizin kabul edilemez bu görev ihlali nedeniyle açıkça özür diliyoruz”

Ne olmuştu?

Habertürk’te Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) piyasaya taze karkas et satışı yapmayı planlaması üzerine yapılan haberde, bir çocuğun “Annem karne hediyesi et aldı” sözleri gündem oldu. Sosyal medyada çokça paylaşılan görüntüler üzerinden muhalefet partileri de hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.

Yayında “Karne hediyesi kasap abisinden 3 kalem pirzola” diyerek eti çocuğa uzatan kasap ise daha sonra olayı reddedip “Aile kasap dükkanıma yakın bir evde oturur. Evleri arabaları var muhtaç insanlar değiller” dedi. Annenin durumu yalanladığı öne sürüldü.

Tartışmaların odağındaki Habertürk’ten de olayla ilgili açıklama geldi ve kurum içi soruşturma başlatıldığı açıklandı.

HABER MERKEZİ

#Karne #hediyesi #haberini #yapan #muhabir #işten #çıkarıldı

Çemço ve Sîda bölgelerine kimyasal silah saldırısı

Türkiye’nin Federe Kurdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıları sürerken, Çemço ve Sîda bölgelerine 12 kez kimyasal silah, 2 kez de yasaklı bombalarla saldırı düzenlendiği belirtildi 

Türkiye’nin, Federe Kurdistan Bölgesi’nin Zap, Metîna ve Avaşîn bölgelerine yönelik saldırıları devam ediyor. Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yer alan HPG açıklamasında, Amediyê ilçesinin Çemço bölgesi ve Sîda köyünün kırsalı 2 kez yasaklı ve 12 kez de kimyasal silahla bombalandığı belirtildi.

Açıklamada, ayrıca  onlarca kez obüs, tank ve ağır silahların da kullanıldığı belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Çemço #Sîda #bölgelerine #kimyasal #silah #saldırısı

Kılıçdaroğlu: YSK’ye güvenmiyoruz, bu kadar açık

Meclis’te konuşan Kemal Kılıçdaroğlu YSK’ye dair sözleri ile ilgili ‘Yargıya, Yüksek Seçim Kurulu’na güvenmiyoruz; bu kadar açık’ ifadelerini kullandı

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhuriyet Halk partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeminde geçtiğimiz günlerde Yüksek Seçim Kurulu’na ilişkin söylediği sözler vardı.

Kılıçdaroğlu YSK’nin güvenirliğinin kalmadığını ifade ederek “YSK’nın hangi olaylarda nasıl karar vereceğini hepimiz biliyoruz. Sanki biz başvuracağız, YSK hukuka uygun karar verecek. Akıl var mantık var. İradesini saraya ipotek eden adama hâkim denmez! Hala öğrenmediniz mi ya!” dedi.

Kılıçdaroğlu sözlerinin devamında ise ‘Yüksek Seçim Kurulu’na güvenmiyoruz; bu kadar açık’ dedi

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

Özgür medya istiyoruz

” Havuz medyası değil, özgür medya istiyoruz; kalemini satmayan gazeteci istiyoruz. TV’lere çıkıp gazeteci kisvesiyle iktidarın yanlışlarını savunanlara gazeteci demiyoruz, kalemini satanlara gazeteci denmez.  Orhan Erinç’i uğurladık. Basın camiasına başsağlığı diliyoruz. Her birimiz kaçınılmaz olarak o yolculuğa bir gün çıkacağız. Önemli olan arkada bıraktığımız güzel şeylerle anılmak.

YSK tartışmaları

YSK ile söylediğim bir şey tartışılıyor. YSK’na güvenmediğimi sağır sultan duydu! YSK’nın hangi olaylarda nasıl karar vereceğini hepimiz biliyoruz. Sanki biz başvuracağız, YSK hukuka uygun karar verecek. Akıl var mantık var. İradesini saraya ipotek eden adama hakim denmez! Hala öğrenmediniz mi ya!

YSK’ye güvenmiyoruz

İstanbul seçimleri… Aynı zarfın içine 4 oy pusulası konuyor. Bu beylere talimat gelmiş… 3’ü geçerli, 1’i geçersiz… Bazıları bu kararı aldılar. Ben de bunlar YSK’daki çetelerdir dedim. Yasadışı bir işlemi yapmak için bir araya gelenlere çete denir. YSK değişti evet, eskiden 3 4 kişi vardı iradesini satmayan, vicdanını dinleyen, şimdi onları da büyük ölçüde temizlediler. YSK’ya güvenseydik özel olarak sandık güvenliği için çalışmazdık. Yargıya, Yüksek Seçim Kurulu’na güvenmiyoruz; bu kadar açık!

ANKARA

#Kılıçdaroğlu #YSKye #güvenmiyoruz #kadar #açık

Rojhilatlı sanatçı ‘Çav Bela’ klibi nedeniyle gözaltına alındı

Rojhilatlı sanatçı Şaho Huseyin, protestoları desteklemek için çektiği ‘Çav Bela’ klibi gerekçe gösterilerek gözaltına alındı

Rojhilat ve İran’da halkın protestoları devam ederken rejim güçleri protestoları bastırmak için her yolu deniyor.

RojNews’in aktardığına göre Rojhilat’ın Pawe kentinden olan sanatçı Şaho Huseyin, ‘Jin, Jiyan, Azadî’ isyanını desteklemek amacıyla çektirdiği ‘Çav Bela’ klibi gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.

HABER MERKEZİ

 

#Rojhilatlı #sanatçı #Çav #Bela #klibi #nedeniyle #gözaltına #alındı

Kobanê; ‘3’e 10 kala’ zaferi

IŞİD için sonun başlangıcı olan Kobanê’in özgürleştirilmesi, YPG’li bir savaşçının ‘Kobanê rizgar bû. Saet 3 kêm 10 deqe’ sözleriyle tüm dünyaya müjdelendi. O günden bu yana Kobanê halkların güvenli limanı oldu

Suriye’de iç savaşın patlak vermesi sonrası irili ufaklı birçok silahlı örgüt türedi. Bunların en tehlikelisi, kökenleri 1990’lı yılların sonlarına dayanan ve çeşitli tarihlerde isim değiştiren IŞİD oldu. Suriye’de bir çok kenti ele geçiren IŞİD’in son hedefi, iç savaş sonrası rejim ve karşısındaki güçlere karşı 3’üncü Yol çizgisinin hayata geçirildiği ve 19 Temmuz 2012’de rejim kontrolünden çıkarılan Kuzey ve Doğu Suriye kentleri oldu. IŞİD, Kuzey ve Doğu Suriye’deki devrimin tohumlarının atıldığı Kobanê kentine bağlı köylere 15 Eylül 2014’te saldırmaya başladı. DAİŞ, diğer bölgelerde olduğu gibi Kobanê’yi de kısa bir sürede işgal etmeyi hedefliyordu. Ayrıca Kuzey ve Doğu Suriye’nin Efrîn ve Cizîr kantonları arasındaki bağı keserek, daha önce işgal ettiği Grê Spî, Cerablus ve Reqa gibi kentler arasında kesintisiz irtibat ve lojistik destek sağlamayı hedefliyordu.

Arîn Mîrkan eylemi

IŞİD, aynı yılın 17 Eylül’ünde Fırat Nehri üzerinde bulunan ve kritik öneme sahip olan köprüyü kontrol altına alarak, köylerde Kobanê kent merkezine doğru ilerlemeye başladı. Saldırılar, Irak ordusunun ardından bıraktığı ağır silahlarla yapılırken, tank, roket, ve havan toplarıyla Kobanê merkez vurulmaya başlandı. Tarihler 2 Ekim’i gösterdiğinde IŞİD , Kobanê çevresinde bulunan 354 köyün 350’sini işgal etmişti. IŞİD, 5 Ekim’de Miştenûr Tepesi’ne ulaştı. Ancak burada büyük bir direnişle karşı karşıya kaldı. Kadın Savunma Birliği (YPJ) komutanlarından Arîn Mîrkan ve Rîvana, bedenlerini siper ederek DAİŞ’in ilerleyişini burada durdurmayı başardı. 7 Ekim’den itibaren kent merkezine sızmaya çalışan DAİŞ, Ekim ortası itibariyle kentin yarısını işgal etti.

Seferberlik çağrısı

Bir yanı Türkiye, diğer 3 yanı ise IŞİD’in hakimiyetinde olan kentteki durum, her geçen gün daha da kritik bir hal almaya başladı. Diğer kantonlardan herhangi bir destek sağlanamazken, YPG ve YPJ ağır silahlara karşı ferdi silahlarla mücadele verdi. Yapılan destek çağrıları ise, Türkiye tarafından engellendi.

Kobanê için kritik saatlere girilirken, İmralı F Tipi Kapalı Cezaevi’nde HDP heyetiyle görüşen PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan “seferberlik” çağrısı geldi. Öcalan, “Bu ölüm çetelerine kolaylık sağlayanlar, meydan verenler ve kullanmaya çalışanlar bu tutumlarının bölge barışı başta olmak üzere halkların geleceğini tehlikeye atmakta olduğunu bilmelidir” diye kaydetti.

Kobanê Serhildanı

Kürdistan Birlik Partisi (YNK) pêşmergeleri ise, Kobanê’ye geçmek için Türkiye’den koridor açılmasını talep etti. Türkiye, ilk başlarda koridor açılmasına izin vermedi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Dîlok kentinde yaptığı konuşmada, “Şu anda Ayn-el Arab da, diğer adıyla Kobani de, buyrun, düştü düşüyor” açıklaması yaptı. Edoğan’ın bu sözleri sonrası Kobanê’ye destek eylemleri başladı. HDP dönük kapatma davası ile Kürt siyasetçilerin yargılanmasına gerekçe yapılan ve “Kobanê Serhildanı” olarak tarihe geçen 6-9 Ekim protestoları kısa bir sürede 35 il ve 96 ilçeye yayıldı. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) raporuna göre, 7-12 Ekim 2014 tarihleri arasında Kobanê eylemlerinde ülke genelinde 46 kişi yaşamını yitirdi, 682 kişi yaralandı ve 323 kişi tutuklandı. Ölümlerin büyük bölümü, polis ve askerlerin açtığı ateş sonucu yaşandı. Eylemler, Öcalan’ın çağrısıyla durdu. Daha sonra pêşmergelerin Türkiye üzerinden Kobanê’ye geçişine izin verildi.

Sonun başlangıcı

Tüm dünyada devam eden protestoların büyümesi üzerine ABD öncülüğünde kurulan ve 6 Arap ülkesinin de içerisinde yer aldığı koalisyon güçleri, havadan IŞİD mevzilerini havadan vurmaya başladı. Kasım 2014’te YPG, kritik Miştenur Tepesi’ni IŞİD’ten temizledi. YPG, IŞİD’in Reqa ve Grê Spî kentlerine lojistik sevkiyatı yaptığı Helinç yolunu da alarak, IŞİD’e mühimmat desteğinin azalmasını sağladı. Her gün darbe alan IŞİD, bu sefer Türkiye üzerinden Kobanê’ye yeni bir saldırı dalgası başlattı. Dönemin Kobanê Eşbaşbakanı Enver Müslim, saldırılara dair, “IŞİD üyeleri bu sabah Türkiye üzerinden Kobanê’ye girdi ve saldırıya geçtiler. Bomba yüklü bir aracı Türkiye’den Kobanê’ye sokup patlattılar” açıklaması yaptı. Bu saldırının da boşa çıkarılmasından sonra artık IŞİD için “sonun başlangıcı” başladı. IŞİD, YPG/YPJ güçleri karşısında her gün mevzi kaybetmeye başladı. Kobanê köyleri tek tek IŞİD hakimiyetinden çıkarıldı.

IŞİD’in yenilgisi ve tarihi Kobanê zaferinin müjdesi ise, kentin savunmasında yer alan YPG’li bir savaşçı tarafından tüm dünyaya verildi. YPG’li savaşçı, saldırılardan 134 gün sonra, 26 Ocak 2015’te, “26’ê meha Çile 2015. Kobanê rizgar bû. Saet 3 kêm 10 deqe (26 Ocak 2015. Kobanê özgürleştirildi. Saat 3’e 10 kala” sözleriyle Kobanê zaferini duyurdu.

Büyük bir direniş ruhu

Kobanê’de 134 gün süren direniş sırasında kentte gazetecilik yapan Dicle Ahmed, tüm dünyaya mal olan sürece dair tanık olduklarını anlattı. YPG/YPJ savaşçılarının sadece keleş ve el bombalarıyla ağır silahlara karşı direndiğini ifade eden Ahmed, “O savaşçılar fedai bir ruhla mücadele ederek, IŞİD’in Kobanê’ye girmemesi için her şeyi yaptılar. ‘Bir hafta içinde Kobanê’yi alıp bayram namazını orada kılacağız’ diyen DAİŞ, savaşçıların sarsılmaz iradesi karşısında yenildi. Her gün YPG/YPJ savaşçılarından ağır darbeler alıyorlardı. DAİŞ, Kobanê’ye girdiğinde korkuyla ilerliyordu. Çünkü DAİŞ’e karşı tarihi bir direniş sergileniyordu. DAİŞ zorlandıkça YPG/YPJ’li savaşçıların iradelerini kırmak ve onları korkutmak için bombalı araçlarla saldırı düzenliyordu” dedi.

Saldırıların şiddetlenmesiyle birlikte YPG/YPJ’nin elinde birkaç sokak kaldığını aktaran Ahmed, o dönem kentin tüm evleri, sokakları ve caddelerinin savaş alanı olduğunu ifade etti. Ahmed, şöyle devam etti: “Eline silah alamayacak olan kişiler, savaşçılar için yemek yapıyordu. Yaralılara bakıyorlardı. 4 parça Kürdistan’dan ve yabancı ülkelerden çok sayıda genç, Kobanê savunması için buraya geldi. Çok sayıda genç daha Kobanê’nin suyunu bile içemeden yaşamını yitirdi. Kürtler, sınırda canlı kalkan oldu. Büyük bir direniş ruhu sergilenerek, Kobanê kazanıldı.”

Haber: Ömer Akın /  MA

#Kobanê #kala #zaferi

HDP İzmir il örgütü: Kadın yöneticilerimiz tehdit ediliyor

HDP İzmir İl Örgüt yaptığı basın açıklaması ile üye, yönetici ve çalışanlarına dönük tehdit, şantaj ve ajanlaştırma faaliyetlerine hız verildiğini belirterek, özellikle kadın üyelerine yönelik tehditler bulunduğunu belirtti

Seçim startı verilirken, Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik saldırılar da artmaya başladı. HDP İzmir İl Örgütü de, üye, yönetici ve çalışanlarına dönük tehdit, şantaj ve ajanlaştırma faaliyetlerine yönelik parti binasında basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda konuşan HDP İl Eşbaşkanı Berna Çelik, HDP seçilmişleri, üye ve yöneticilerine dönük geliştirilen özel savaş politikalarının bugün 90’lı yılları aratmayacak şekilde devam ettiğini belirtti. Çelik, “HDP İzmir İl Başkanlığımız, uzunca bir süredir bu tip saldırıların neredeyse ana merkezlerinden biri olmuştur.17 Haziran 2021 tarihinde Deniz Poyraz yoldaşımız bu binada paramiliter tetikçi, çete artığı Onur Gencer tarafından katledildi. Kapının önünde her gün kimin gelip çıktığını kayda alan kolluğun gözü önünde gerçekleşti bu katliam. O tarihte il binamıza girerek Deniz yoldaşımızı katledenler, bugün yine İzmir’de farklı hesaplar içinde olduğunu bir kez daha göstermektedir” dedi.

Kadınlara tehdit

HDP İzmir il, ilçe yöneticileri, parti meclis üyeleri, kadın ve gençlik meclisi üyelerinin uzunca bir süredir doğrudan ya da dolaylı olarak baskı, tehdit ve şantajların hedefi olduğunu aktaran Çelik, “Tümüyle yasadışı ve gayri-meşru görüşme taleplerini kabul etmeyen arkadaşlarımız, aileleri üzerinden tehdit ediliyor. Kadın yöneticilerimize ‘elimizde fotoğrafların var, görüşmeyi kabul etmezsen bunları eşine veririz’ denilerek yürüttükleri onurlu mücadelelerinden vazgeçirilmeye, işbirliği adı altında yalan beyanlar verilmeye zorlanıyor. Açılan sahte sosyal medya hesapları ile arkadaşlarımız üzerinden algı operasyonları oluşturuluyor” diye belirtti.

Baskılarla sindirmezsiniz

Bu duruma karşı yapılan suç duyurularına dair soruşturma başlatılmadığını ve kendilerine sadece “numaraların emniyet mensuplarına ait olmadığı” yanıtının verildiğini belirten Çelik, “Kendilerine resmi veya gayri-resmi görev çıkaran bu çete bozuntularına sizler aracılığıyla bir kez daha sesleniyoruz; böylesi baskı, tehdit, şantajlarla bizleri haklı mücadelemizden alıkoyamayacaksınız. Baskı, tehdit, işkencelerle partimizi sindirmeye, partimize yönelik algı operasyonları ile yalnızlaştırma hesapları görenler şunu çok iyi bilsin ki; HDP halkların bir arada özgür yaşamının adresidir. HDP kadınların partisidir. Gençlerin geleceğidir. Ne baskı ve zulüm politikalarınız, ne özel savaş yöntemleriniz, ne de beslenen paramiliter güçleriniz bu fikriyatın büyüyüp gelişmesi önünde engel olamayacaktır” dedi.

İZMİR

#HDP #İzmir #örgütü #Kadın #yöneticilerimiz #tehdit #ediliyor