Ana Sayfa Blog Sayfa 114

Aleviler, Cemevi Başkanlığı’na Siyah Çelenk Bırakacaklar

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi toplumunun iradesini yok sayarak inançlarını denetim altına alma çabalarına karşı tepkisini artırıyor. ABF, 28 Ağustos’ta gerçekleştirilecek “istişare” toplantısına katılmayacaklarını duyurarak, 26 Ağustos’ta saat 12.30’da söz konusu kurumun kapısına siyah çelenk bırakacaklarını ilan etti.

Federasyon, bu eylemi Alevi toplumunun inanç değerlerini devlete teslim etmeyeceklerinin bir göstergesi olarak nitelendiriyor. ABF, “İkrar verdik, ikrarımızdan dönmeyeceğiz” mesajını yineleyerek, tarih boyunca karşılaştıkları baskılara ve asimilasyon politikalarına karşı durduklarını vurguladı.

26 Ağustos’ta bırakılacak siyah çelengin, Alevi toplumunun iradesini yok sayan ve inanç alanına müdahale eden anlayışa karşı bir direniş sembolü olacağı ifade edildi. ABF, bu çelengin, inançlarını devlet güdümüne sokmak isteyen anlayışa karşı bir itiraz ve direniş olarak değerlendirildiğini belirtti.

Federasyon, aynı günde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı tanımadıklarını ve asimilasyon politikalarını reddettiklerini kamuoyuna duyuracaklarını açıkladı. “Alevi ve Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nı tanımıyoruz, inancımızı asimile etmeye yönelik tüm girişimleri reddediyoruz” diyerek, Alevi inancının özgürlüğüne ve eşit yurttaşlık haklarına vurgu yaptılar.

Hamzababa Anması: Alevi inançları ve toplumsal barış vurgusu yapıldı

31. Geleneksel Hamzababa Anma Etkinlikleri, İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde gerçekleştirildi. Bu yılki etkinlikte Alevi toplumunun inançsal ve kültürel değerlerini yaşatma mesajı ön plandaydı. Anmada Alevilerin onurlu barışın yanında olduğu vurgulandı.

Etkinliğe Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Federasyonu Ege Bölge Sorumlusu Mehmet Bozkurt, Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen ve çeşitli Alevi kurum temsilcileri katılım sağladı. Katılımcılar, sabahın erken saatlerinde Hamzababa Türbesi’ni ziyaret ederek niyazda bulundu ve lokmalarını paylaştı.

Hamzababa Amfitiyatro Sahnesi’nde saygı duruşu ile başlayan etkinlikte, Seher Şengünlü Yılmaz, Hacıbektaş Dergahı’ndaki anmaya yapılan müdahaleye tepki gösterdi. Aleviliğin bir folklor olarak algılanmasına karşı çıktığını belirten Yılmaz, Alevilerin talep ve haklarının anayasal güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.

Yılmaz, “Dergahlarımız işgal altında ve gerçek sahiplerine teslim edilmesini istiyoruz. Aleviler olarak onurlu barışın yanındayız. Barışın yolu, Hacıbektaş’tan ve Hamzababa’dan geçer,” dedi. Anma etkinliğinde Dertli Divani, Aşık Yorguni ve Nebi Yaşar’ın nefesleri seslendirilirken, katılımcılar semahlar döndü.

Suriye’deki gerginlik Alevi toplumu için endişe verici gelişmeler doğuruyor

Suriye’deki mevcut siyasi durum, Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara’nın merkeziyetçi devlet yapısını güçlendirme çabalarıyla daha da karmaşık bir hal alıyor. Özellikle Dürzi, Alevi ve Kürt toplulukları arasında artan güvensizlik, bu politikaların yarattığı tepkilerin bir yansıması olarak ortaya çıkıyor. Bu gruplar, güvenliklerinin tehdit altında olduğuna ve siyasi haklarının yok sayıldığına dair endişelerini dile getiriyor.

13 Temmuz’da IŞİD ve HTŞ’nin Süveyda’ya düzenlediği saldırılarda 1,653 kişi hayatını kaybetti. Bu saldırılar sonucunda, 725 sivilin yanı sıra 51 kadın ve 15 çocuğun yargısız infaz edildiği bildiriliyor. Bu durum, Dürzi toplumu içinde özerklik taleplerinin güçlenmesine neden oldu.

Birleşmiş Milletler’in yayımladığı raporlara göre, Alevilere yönelik saldırılar da yaygın ve sistematik bir şekilde devam ediyor. Özellikle Lazkiye ve Tartus gibi kıyı kentlerinde yaşanan olaylar, Alevi toplumunu daha da savunmasız hale getiriyor. Bu bağlamda, Alevilerin güvenliği ve haklarının korunması için uluslararası kamuoyunun daha aktif olması gerektiği vurgulanıyor.

Öte yandan, 10 Mart’ta Demokratik Suriye Güçleri ile Şara yönetimi arasında imzalanan mutabakatın uygulanmasındaki gecikmeler, özerklik talepleri konusunda anlaşmazlıkları derinleştiriyor. 8 Ağustos’ta düzenlenen Ortak Tutum Konferansı’nda, farklı etnik ve inanç gruplarından temsilciler, merkezi yönetimin baskıcı politikalarını eleştirerek ademi merkeziyetçi bir yönetim çağrısı yaptı.

Uzmanlar, El Şara’nın politikalarının toplumsal bölünmeleri derinleştirdiğini ve bileşenlerin devletle olan ilişkisini kopma noktasına getirdiğini ifade ediyor. Bu bağlamda, kapsayıcı bir anayasa ve eşit yurttaşlık talepleri, Suriye’nin geleceği için kritik bir öneme sahip.

Alevi sanatçılar, geleceğe umutla bakıyorlar

Alevi örgütleri tarafından Gimgim’a (Varto) bağlı Qûrçik köyünde ilk defa “Doğa, Kültür ve İnanç Festivali” düzenledi. Qûrçik Köyü Cem ve Kültür Evi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABF) tarafından düzenlenen ve bu gün sona erecek olan festivale katılan Alevi sanatçılar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Aleviler için de önemli oluğunu dile getirdi.

Festivalin Qûrçik’te düzenlenmesinin Aleviler için inançsal boyutu nedeniyle önemli olduğunu söyleyen sanatçı Burhan Karakaş, festivalin asimilasyona karşı önemini vurguladı. Bin yıllardır bu topraklarda yaşayan Alevilerin her zaman barıştan yana olduğunu dile getiren Karakaş, Barış ve Demokratik Çözüm Süreci’ne dikkati çekerek, “Biz bu süreci çok önemli buluyoruz. Barış gelirse herkese huzur gelir. Alevilerin beklentisi her zaman barıştı. Biz umut ediyoruz ki bu süreç başarıya ulaşsın” dedi.

Sürece inan kesim kadar inanmayan kesimlerin bulunduğunu ve sürecin baltalanmaya çalışıldığını ifade eden Karakaş, bu kesimin savaştan beslenenler olduğunun altını çizdi.

‘ALEVİLER ASİMLASYONA KARŞI DİRENMELİ’

Alevilerin Osmanlı’dan bu yana sürekli asimilasyonla karşı karşıya kaldığını ifade eden Karakaş, bir yandan süreç yürütülürken bir yandan Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının devam ettiğine belirterek, “Alevileri Kültür Bakanlığı’na bağlamak istiyorlar. Asimilasyon budur. Bunun için de diyoruz ‘İnsanlar buna direnmeli.’ Eğer direniş olmazsa asimile olunur. Munzur bizim için önemli bir noktada. Munzur Baba, Düzgün Baba, ziyaretgahlarımız, inancımız için önemlidir. Tabii ki asimilasyon olunca her yönden saldırı oluyor. Gerçek sanatçılar barıştan yanadır. Biz de barıştan kardeşlikten yanayız. Bugün dil, inanç, insanlar yan yana durabiliyor. Bizim isteğimiz barışın güzellikler gerçekleşmesi. Hepimiz bir arada yaşamımızı sürdürelim” ifadelerini kullandı.

Karakaş, asimilasyona karşı inancın yaşatılması ve sürdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

‘ALEVİLİK YÜZYILLARDIR VAR’

Festivale katılan sanatçılardan Erencan Çelik de festivalin gerekli olduğunu, hatta inanç için geç kalınmış bir çalışma olduğunu söyledi. Alevilik inancı üzerindeki asimilasyonu işaret eden Çelik, devletin her dönem azınlıklara yönelik bu politikalarının devrede olduğunu ifade etti. Bu politikaların yanlış olduğunu, insanları ayrıştırdığını söyleyen Çelik, bu politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti. Aleviler olarak hiçbir inanca ve oluşuma karşı olmadıklarını aktaran Çelik, “İstediğimiz inancımıza saygılı olmaları. Biz ‘Aleviliği tanısınlar, etsinler’ demiyoruz. Yüzyıllardır zaten Alevilik var. Sadece bize karışmasınlar, uzak dursunlar. Biz bir şekilde zaten inancımızı yürütüyoruz” diye konuştu.

‘ÖCALAN’IN DA İSTEDİĞİ SİLAH DEĞİL BARIŞ’

Savaşın hiçbir kazanımının olmayacağını belirten Çelik, yürütülen sürecin memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Abdullah Öcalan’ın da isteğinin silah değil, barış olduğunun altını çizen Çelik, “Bu barış süreci, umarım hem Türk hem Kürt halkına çok büyük bir kazanım elde ettirir. Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmişte kurulması da Türk halkı ile Kürt halkının birlikteliği ile oldu. Umarım barışı sağlayabilirler. Bunu tek taraflı değil, tabii ki çift taraflı olması lazım” diye belirtti.

Alevilerin geçmişte canlarıyla şimdi ise inançları ile mücadeleye bayrak tuttuklarını söyleyen Çelik, Alevilik için hiçbir başkanlığın, oluşumun gerekli olmadığını, Alevilerin kendi inançlarını, ibadethanelerini inşa edebildiklerinin altını çizdi.

Varto’da İnanç Festivali’nde Cem Geleneği Yaşatıldı

Varto’ya bağlı Qûrçik (Görgü) köyünde düzenlenen ‘Doğa, Kültür ve İnanç Festivali’nin ikinci günü, cem erkanının icra edilmesiyle devam etti. Festival, Görgü Köyü Cem ve Kültür Evi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Türkiye Alevi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu tarafından organize edildi. Etkinliğe, Alevi örgütlerinin yanı sıra çevre köylerden ve ilçelerden katılım sağlandı.

Festivalin ikinci gününde, yerel sanatçılar Serkan Özdem, Erencan Çelik, Burhan Karakaş, Bilge Uygun ve Mürsel Fırat sahne aldı. Konserde Serkan Özdem, Cumartesi Anneleri için yazılan bir eseri seslendirdi. Konser boyunca Alevilik inancına vurgu yapılarak, asimilasyon politikalarına karşı birliğe çağrılar yapıldı. Coşkulu bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte, katılımcılar davul zurna eşliğinde halaylar çekti.

Cem erkanına geçildiğinde, Kureyşan Ocağı’ndan Pir Derviş İsmail cem yürütme görevini üstlendi. Cem sırasında, 12 hizmet icra edilerek nefesler okundu ve semahlar döndü. Çerağların sırlanmasının ardından lokmalar pay edildi. Festivalin son günü ise Varto’ya bağlı Hamurpet Gölü’ne düzenlenecek bir gezi ve davul zurna etkinliği ile sona erecek.

Tunceli Valiliği toplantısına Dersim pirleri katılmadı, sessizlik sürdü.

Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Munzur Gözeleri’nde açılan mescite yönelik tepkilerle ilgili olarak Dersim’deki dedeler ve cemevi temsilcileriyle bir toplantı düzenledi. Ancak toplantıya katılan dedeler, Ovacık AKP İlçe Başkanı Hüseyin Yıldız’ın yer almasına tepki göstererek, toplantıyı terk etti.

Munzur Gözeleri, Alevi toplumu için önemli bir kutsal alan olup, burada açılması planlanan mescit, toplumsal huzursuzluğa neden oldu. Toplantıya katılan bazı dedeler, bu durumu protesto etmek amacıyla toplantının başında salondan ayrıldılar.

Toplantıya katılanlardan Pir Hasan Öztürk, toplantının konusunun Munzur Gözeleri’nde açılan mescit olduğunu orada öğrendiğini belirtti. Öztürk, “Kutsal yerlere mescit yapılacaksa ben bu toplantıda bulunmam dedim ve protesto ederek toplantı başlamadan ayrıldım” ifadelerini kullandı.

Vali Aygöl’ün, toplantıda Munzur Gözeleri’ne açılan mescite ilişkin yapılacak açıklamaya katılım sağlanmaması için katılımcılara çağrıda bulunduğu iddia ediliyor. Bu durum, toplumda daha fazla tartışmaya yol açmayı sürdürüyor.

Alevilerin Barış ve Demokrasi Süreci’ne katılımı şarttır!

Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, Türkiye’de yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair önemli açıklamalarda bulundu. Alevilerin bu süreçte yer almasının elzem olduğunu vurgulayan Çığlık, “Aleviler bu sürecin dışında kalırsa, kendimizi dışlanmış hissederiz. Bu ülkenin eşit yurttaşları olarak hem inancımızla hem de dilimizle bu sürecin içinde olmak istiyoruz” dedi.

Çığlık, barış sürecinin inandırıcı olabilmesi için Alevi açılımının şart olduğunu belirtti. “Barışın kalıcı olabilmesi için sadece bir bölgenin ya da bir kesimin değil, tüm inanç ve kimliklerin sürece katılması gerekiyor. Aleviler bu süreçte yer almazsa bu halkın vicdanı yara alır” ifadelerini kullandı.

Dil özgürlüğü talebine de dikkat çeken Çığlık, Türkiye’de yaşayan herkesin kendi ana diliyle yaşama hakkına sahip olması gerektiğini söyledi. “Türkçe ortak dil olabilir ama bizim ana dilimiz değil. Herkes kendi dilini rahatlıkla konuşabilmeli” şeklinde konuştu.

Yıllardır süren çatışma ortamının acı sonuçlarına da değinen Çığlık, barışın ertelenemeyeceğini vurguladı. “Anneler ağlamasın, kardeş kardeşi vurmasın. Eğer bu süreç herkesin katılımıyla yürütülürse başarılı olur. Biz Dersimliler olarak, Aleviler olarak savaşın hiçbir tarafında olmadık, olmayacağız da” dedi.

Cemevi başkanlığının toplantısına Alevi kurumlarından sert tepki!

Alevi kurumları, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın 28 Ağustos’ta düzenleyeceği ‘İnanç Önderleri ve Cemevi Başkanları İstişare Toplantısı’na katılmayacaklarını duyurdu. Alevi Bektaşi Federasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve diğer birçok Alevi kurumu, bu toplantıyı reddettiklerini belirterek, “Bu başkanlığın hiçbir çağrısına katılmayacağız” ifadesini kullandı.

Alevi kurumları, tarih boyunca maruz kaldıkları zulümlere atıfta bulunarak, mevcut iktidarın asimilasyon ve inkâr politikalarının devam ettiğini vurguladı. Açıklamada, Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın, Alevi toplumu üzerinde baskı kurma amacı güttüğü ve bu başkanlığın Alevilikle bağdaşmadığı kaydedildi. “Bu başkanlık, Aleviliği ortadan kaldırma hedefinde,” denildi.

Alevi kurumları, geçmişteki açılımların başarısızlıkla sonuçlandığını hatırlatarak, bu tür girişimlerin güven vermediğini ifade etti. Ayrıca, cemevlerine yönelik asimilasyon politikalarına karşı durulması gerektiği, bu tür girişimlerin Alevi toplumunu bölmeyi amaçladığı vurgulandı.

Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın davet ettiği toplantıda yer almayacaklarını açıklayan Alevi kurumları, tüm Alevi bireylerine ve kurumlarına bu çağrıya uymama çağrısında bulundu. “Bu başkanlık, bizi temsil edemez” ifadesiyle, Alevi toplumu üzerindeki baskılara karşı birlik ve dayanışma mesajı verildi.

Duisburg Cemevi’nde Eğitim Yılı Coşkuyla Açıldı

Alevitische Gemeinde Duisburg-Nord e.V., yeni eğitim yılına sevgi ve umutla başlamak amacıyla aileleri ve çocukları 29 Ağustos 2025 Cuma günü saat 18.00’de Duisburg-Marxloh’daki Cemevi’ne davet ediyor. Bu anlamlı etkinlik, topluluk içindeki dayanışmayı pekiştirmek için önemli bir fırsat sunuyor.

Etkinlik kapsamında inanç kurulu, çocukların başarı, sağlık ve zihin açıklığı için Gülbanklar okuyacak. Ayrıca, yönetim kurulu tarafından öğrencilere özel okul hediyeleri takdim edilecek. Bu uygulama, çocukların eğitim hayatına yönelik destek sağlamayı amaçlıyor.

Ailelerin etkinliğe lokma ile katılmalarının teşvik edildiği belirtilirken, çocukların birlikte vakit geçirerek dostluk bağlarını güçlendirmeleri hedefleniyor. Bu tür etkinlikler, Alevi toplumu için önemli bir dayanışma ve paylaşım ortamı sunuyor.

Etkinliğin detayları şu şekildedir:

  • Tarih: 29 Ağustos 2025
  • Saat: 18.00
  • Yer: Alevitische Gemeinde Duisburg-Nord e.V., Wiesenstr. 44, 47169 Duisburg Marxloh

Cemevi yönetimi, tüm aileleri ve çocukları bu anlamlı etkinliğe katılmaya davet ediyor. Katılımın yüksek olması, toplumsal dayanışmanın artmasına katkı sağlayacaktır.

Berlin, 13 Eylül’de Alevi Kültür Festivali’ne kapılarını açıyor

Berlin Alevi Toplum-Cemevi, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, Arap Aleviler Birliği ve birçok Alevi derneği tarafından düzenlenen 1. Berlin Alevi Kültür Festivali, 13 Eylül 2025 tarihinde Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleşecek. Bu etkinlik, Alevi kültürü, inancı ve sanatının bir araya geleceği önemli bir buluşma olma niteliği taşıyor.

Festival, sabah 11.00’den gece 22.30’a kadar Waterloo-Ufer 7, 10961 Berlin adresinde düzenlenecek. Katılımcılar, Alevilik dersleri, karne şöleni ve çocuk oyun alanlarının yanı sıra çeşitli etkinliklerle buluşma fırsatı bulacak. Festivalde, Suavi, Grup Bajar, Töre Anadolu, Erdal Kaya, Halit Çelik gibi ünlü sanatçılar sahne alacak.

Etkinlikte, Cansel Kızıltepe, Clara Herrmann, Hüseyin Mat, Ufuk Çakır, Dr. Yüksel Özdemir ve Kemal Karabulut gibi önemli isimler konuşmalar yapacak. Bu konuşmalar, Alevi toplumunun hakları ve kültürünün önemi üzerine odaklanacak.

Festivalin organizasyonunu üstlenen kurumlar arasında Berlin Alevi Toplumu-Cemevi, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu ve Arap Aleviler Birliği gibi birçok dernek yer alıyor. Katılımın tamamen ücretsiz olduğu bu etkinlik, Berlin’de yaşayan Aleviler ve dostları için önemli bir kültürel buluşma noktası olacak.