Ana Sayfa Blog Sayfa 141

Selçuk Güzel – Alevilikte Eşik ve Niyaz

Eşik, alevi geleneğinde önemli bir kavramdır ve kapının girişi, evin içine girilen kutsal bir mekandır.

Alevilerde eşik ve niyaz,
inançsal ve ritüel olarak önemli bir yer tutar. Eşik, alevi geleneğinde önemli bir kavramdır ve kapının girişi, evin içine girilen kutsal bir mekandır. Eşiğe basılırken adım atılır ve bu adım, geçmişe ve geleceğe yapılan bir bağlantı olarak görülür. Eşik geçit noktası olarak kabul edilir ve bu nedenle önemlidir. Niyaz ise alevi inancında Allah’a yakarış anlamına gelir. Aleviler niyazda bulunarak Allah’tan yardım, af ve güç istemektedirler. Eşik ve niyaz, alevi inancının temel ritüellerindendir ve topluluk içinde birlik ve dayanışmayı simgeler. Bu ritüeller, inançsal ve toplumsal bağlarını güçlendirmeye yardımcı olur.

Alevi inancında eşik kutsal bir semboldür çünkü bir geçişi, dönüşümü ve içsel arınmayı simgeler. Eşik, maddi ve manevi dünya arasındaki geçişi temsil eder. Alevi inancında eşik, kişinin ruhsal bir dönüşüm geçirmesi, olgunlaşması ve içsel arınma sürecine girmesi anlamına gelir.

Alevilikte eşik aynı zamanda ruhsal bir direniş, kendi özünü bulma ve toplumsal adalet için mücadele etme simgesidir. Alevi geleneğine göre, eşik üzerinden geçen kişi, toplumsal sorumlulukları, adaleti ve sevgiyi içselleştirmiş olmalıdır.

Bu nedenlerle Alevi inancında eşik kutsal bir sembol olarak görülür ve toplumsal, ruhsal ve manevi anlamlar içerir. Aleviler için eşik, içsel arınma, dönüşüm, güçlenme ve adaletin simgesidir.
Fiziksel ve metafiziksel dünya arasındaki geçiş noktası olarak görülür. Alevi inancında eşik, iki dünya arasındaki sınırı temsil eder ve bu nedenle kutsal bir alan olarak kabul edilir. Eşik, ruhsal bir geçiş noktası olarak görülür ve duaların, ibadetin ve ruhsal uygulamaların gerçekleştirildiği bir mekandır. Alevi inancına göre, eşikte başkalarına karşı saygılı olunmalı, adımlarınız dikkatli atılmalı ve ruhsal bir temizlik ve saygıyla yaklaşılmalıdır. Bu nedenle eşik, kutsal bir alan olarak Alevi inancında önemli bir yer tutar.

Alevi inancında eşik, ibadet ve spiritüel temizliğin bir ifadesidir. Eşik, bir tür sınır veya ayrımı temsil eder ve bu durum ruhsal olarak temizlenmeyi, zihinsel odaklanmayı ve ibadet için uygun bir ortamı sağlamayı simgeler. Bu nedenle Alevi inancında eşik kuralı bulunmaktadır.

Niyaz ise Alevi inancında önemli bir ibadet ve dua biçimidir. Niyaz, Tanrı’ya yakarışta bulunmak, isteklerini dile getirmek ve yardım talep etmek anlamına gelir. Aleviler niyaz kavramını önemser ve önemli ibadetlerinden biri olarak kabul ederler. Aleviler, niyazı dua ederken, topluluk olarak bir araya gelirken veya dini törenlerde gerçekleştirirler.

Alevi inancına göre eşik, fiziksel ve manevi dünya arasında bir geçiş noktasıdır. Bu nedenle eşik kutsal kabul edilir ve bu geçiş noktasında adaklar sunulur, dualar edilir ve niyazlar dilenir.

Eşik, bir evin girişinde, bir mezarın başında veya bir mürşidin önünde olabilir. Aleviler, eşikte bulundukları zaman bir geçiş döneminde olduklarını ve bu nedenle kutsal bir alanın içine girdiklerini düşünürler. Bu nedenle eşik, ibadet ve dua için önemli bir ortam olarak kabul edilir.

Niyaz ise Alevi geleneğinde dua etmek ve dilekte bulunmak anlamına gelir. Aleviler, eşikte bulundukları zaman niyaz ederek dileklerini ifade ederler. Niyazlarında genellikle Allah’tan yardım, sabır, sevgi ve barış gibi evrensel değerleri dile getirirler.

Bu uygulamalar Alevi inancının temel ritüellerindendir ve manevi bir bağlamda önemli bir yer tutar. Eşikte niyazlar edilmesi, Alevilerin inanç ve dualarını yaşadıkları mekana ve anın kutsallığına bağlı olarak ifade etmelerine yardımcı olur.

Eşikte durup dergahı çektiğim,
Gönülde açılan bir rıza bekliyorum.
Dualarla niyazlarımı sunuyorum,
Kâbe’m sensin, eşikteyim yalvarıyorum.

KAYNAK CIGLIK MEDYA ERZiNCAN

Can Atalay: Ortada devlet krizi var, krizin çözülmesi herkesin sorumluluğudur

0

PİRHA-AYM’nin hak ihlali kararına rağmen tahliye edilmeyen TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer aracılığıyla gönderdiği mesajında, “Bir kırılma anındayız. Demokrasiden yana olanların mutlaka ortak tutum alması tarihsel bir sorumluluktur” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Gezi Parkı davası kapsamında tutuklanan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, işadamı Osman Kavala ile şehir plancısı Tayfun Kahraman’ı İstanbul’un Silivri ilçesindeki Marmara Cezaevi’nde ziyaret etti.

“AYM, İKİ KEZ HAK İHLALİ OLDUĞU YÖNÜNDE KARAR ALDI”

Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklama yapan Çakırözer, “Hatay Milletvekili Can Atalay, seçilmesinden bu yana 7 ay geçmesine rağmen Silivri Cezaevi’nde tutuluyor. Anayasa Mahkemesi iki kez karar aldı hak ihlali olduğu yönünde. Maalesef Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelip görevine başlayabilmiş değil. Bugün kendisiyle görüştüm. Dün Anayasa Mahkemesi’nin kararı sonrasında mahkeme onunla ilgili kararı Yargıtay’a gönderdi” dedi.

CAN ATALAY: ORTADA BİR DEVLET KRİZİ VAR

Can Atalay ise Çakırözer aracılığıyla gönderdiği mesajında, şu ifadeleri kullandı:

“Ortada bir devlet krizi var ve bu devlet krizinin çözülmesi iktidarıyla, muhalefetiyle memlekete karşı sorumluluk duyan herkesin sorumluluğudur. Bir kırılma anındayız. Zaten yoğun bakımda olan, demokrasimizden yana olan, hukuk düzeninin zerresine sahip çıkmak isteyen tüm politik ve toplumsal kesimlerin ayrı ayrı ama mutlaka ortak tutum alması tarihsel bir sorumluluktur.”

(HABER MERKEZİ)

Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda Gağand coşkuyla kutlandı

0

PİRHA- Dersim merkezde Gağand kutlamaları davul zurnalı Gağand ekibinin kenti sokak sokak dolaşmasıyla başlarken, öğlen saatlerinde ise Seyit Rıza Meydanı’nda etkinlik yapıldı.

Dersim merkezde davul zurnalı Gağand ekibinin kenti sokak sokak dolaşarak yaptığı gösteriler ve esnaf ziyareti ile başlayan Gağand kutlamaları, Seyit Rıza Meydanı’ndaki etkinlikle devam etti.

Yapılan konuşmalarda inanç açısından Gağand’ın önemi vurgulanırken dualar okundu, lokmalar dağıtıldı ve coşkulu Gağand gösterileri yapıldı.

Konuşmalar ve dualar Kırmancki (Zazaca) olarak yapıldı.

PİRHA/DERSİM

DAD: Roboski’de katledilenlerin anıları önünde dardayız, unutturmayacağız!

0

PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Roboski Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak, Türkiye’nin geçmişi izle yüzleşmeden toplumsal barışın kurulmasının mümkün gözükmediğini belirtti. Açıklamada, “Resmi ideolojinin Roboski öncesi ve sonrası katliamları ile yüzleşmesi için demokrasi mücadelesi verenlerin birleşmesi gerekiyor” denildi.

Bugün Roboski Katliamı’nın 12. yılı. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, yazılı yaptığı açıklamada Roboski Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Açıklamada Koçgiri, Zilan, Dersim, Çorum, Maraş, Sivas, Suruç katliamlarını yapan zihniyetin Roboski’de aynı katliamı uyguladığı ifade edilerek, hakikat ve adalet çağrısı yapıldı.

12 yıl önceki TSK bombardımanında 34 yurttaşın katledildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, “Aradan geçen zamana rağmen adalet arayışına ait hakikati dile getirecek ne resmi bir söylem ne de adalet tecelli etti. Her zaman olduğu gibi kendi “ötekilerinin” adalet talebine “takipsizlik kararı veren resmi zihniyet, demokrasi mücadelesi verenlere, adalet ve barışı haykıranlara karşı ise devamlı “takipte olma” halindedir” denildi.

“RIZKINI EMEĞİ İLE KAZANANLARIN YÜREĞİNE ATEŞİN DÜŞTÜĞÜN MEKANDIR ROBOSKİ”

Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

“Gökten hayırlı rahmetler değil  savaş uçakları ile bombaların yağdığı, yere ölümün soğuk yüzünün düştüğü yerin ismidir Roboski. Bir çocuğun anasına “bir daha gitmeyeceğim bu son gidişim” dediği ve “son gidiş “olan yerin ismidir Roboski. Anaların havarlarının arş- ı âlaya ulaştığı, yurttaş olanların kanlarının toprağa düştüğü yerin ismidir Roboski. İnsan cesetlerinin hayvan etlerine yapıştığı, çocukluk hatıralarının traktör arkasında kaldığı yerin ismidir Roboski. Doğumdan kaynaklı bir hak olan “doyum hakkının” engellediği, “kaçakçılık” olarak tanımlandığı, geçmişteki katliamların devriye halinde olduğu mekanın ismidir Roboski. Koçgiri, Zilan, Dersim, Çorum, Maraş, Sivas, Suruç katliamlarını yapan zihniyetin görev başında olduğu tarihin ismidir Roboski. Ortak vatanda eşit ve özgür yurttaş talebini haykıran, demokratik siyaseti görünür kılan, ahlaki – politik yaşayan, rızkını emeği ile kazananların yüreğine ateşin düştüğü mekanın ismidir Roboski.

“ANILARI ÖNÜNDE DARDAYIZ”

Alevi inancında her can Hakk’ın varlığının delilidir, deryanın damlasıdır. Hakkı gönül kafesinde taşır. Doğmak, yaşamak, görünür olmak, doymak Hakkın emri rızasıdır. Bu rıza hallerini baskı, kontrol, denedim altına almak Nahak anlayıştır. İnancımız “Nahak anlayışa karşı Hakkı, Savaşa karşı barışı, Ölüme karşı yaşamı” kutsal saymış, bu anlayışın mücadelesini vermeyi düstur olarak kabul etmiştir. Resmi ideolojinin Roboski öncesi ve sonrası katliamları ile yüzleşmesi için demokrasi mücadelesi verenlerin birleşmesi gerekiyor. Sistemin “ötekisi” olan bütün demokrasi güçlerinin demokrasi mücadelesi, dincilik ve milliyetçilik üzerine kurulu resmi zihniyete geri adım attıracaktır. Roboski Katliamı’nda Hakk’a yürüyen canları özlem ve saygı ile anıyoruz. Anılarının önünde dardayız. Roboskiyi unutma, unutturma. Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz değildir.”

PİRHA/İSTANBUL

Yılın ilk karından sonra Munzur dağlarının etekleri muhteşem –

0

 

Yılın ilk karından sonra Munzur dağlarının etekleri muhteşem -VİDEO

PİRHA-Ovacık yılın ilk karından sonra beyaza büründü. Oldukça soğuk geçen kış mevsimi, burada yaşayanlar için zorlu geçse de, doğa tutkunları açısından muazzam güzellikte görüntüler sunuyor. 

Dersim’in Ovacık ilçesi yılın ilk karından sonra beyaza büründü. İlçe merkezinde 30 santimetreyi geçen kar kalınlığı yüksek rakımlara doğru çıkıldıkça yarım metreyi aşıyor. Havaların oldukça soğuk geçtiği kış mevsimi, burada yaşayanlar için zorlu geçse de, Dersim’in eşsiz coğrafyası beyaza büründüğünde de doğa tutkunları açısından muazzam güzellikte görüntüler oluyor.

Mercan yolu üzerindeki Munzur Dağlarının eteklerinden, doğa fotoğrafçısı Akın Gedik’le beraber köylere ve dağlara doğru drone uçurduk.

Eyüp HANOĞLU/DERSİM

 

DEM Parti Grup Başkanvekilleri belli oldu

0

PİRHA- DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli oldu.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yaptığı Meclis Grubu toplantısında partinin yeni grup başkan vekillerini belirledi. Alınan karara göre, DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Muş Milletvekili Sezai Temelli yeni grup başkanvekilleri oldu.

(HABER MERKEZİ)

Asgari ücret 17 bin 2 TL oldu

0

PİRHA- Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yaptığı görüşmeler sonucunda asgari ücret 17 bin 2 lira oldu.

Yaklaşık 7 milyon insan başta olmak üzere toplumun genelini ilgilendiren asgari ücret belirlendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, asgari ücret zammını görüşmek için işçi, işveren ve hükümet yetkililerinden oluşan Asgari Ücret Belirleme Komisyonu ile bir araya geldi. Yapılan görüşmenin ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan açıklama yaparak asgari ücretin 17 bin 2 lira olarak belirlendiğini duyurdu.

(HABER MERKEZİ)

Engin Nurşani’yi özlemle anıyoruz

0

Türkülerin ölümsüz sesi, milyonların severek dinlediği Engin Nurşani, vefatının ikinci yıldönümünde hasretle, özlemle, saygıyla anılıyor.

ALEVİNET 25 Ara 2022

Sev-Der kurulunda ‘katliama karşı örgütlenmeliyiz’ vurgusu!-VİDEO

0

PİRHA- Sevdilli ve Çevre Köyleri Yardımlaşma ve Kültür Derneği’nin (Sev-Der), genel kurulunda örgütlenerek yaşam alanlarında buluşmanın Maraş Katliamına cevap olacağını kaydedildi. 

Maraş merkezli olan ve İstanbul’da çalışmalarını yürüten Sevdilli ve Çevre Köyleri Yardımlaşma ve Kültür Derneği (Sev-Der), genel kurulunu gerçekleştirdi. Dernek binasında gerçekleşen kurula AK-EL Vakfı Başkanı Mustafa Şahin ve üyeler katıldı.

Genel kurulda konuşan Sev-Der Başkanı Salman Gümüş, “Maraş’ta yitirdiğimiz canları saygı ile anıyorum. Tarihin her döneminde kimileri mücadeleyi büyütürken kimileri de onlara karşı bir soykırım içerisinde olmuştur. Ama buna dur diyen, hakikat mücadelesi yürüten olmuştur. Biz Sev-Der olarak sürekli haklıdan, adaletten yana koyduk. İnancımızda bizim burada durmamızı istiyor. Derneğimize sahip çıkıldığı ölçüde, örgütlendiğimiz ölçüde Maraş Katliamına cevap olacağız. Tarihin her döneminde bizlere bu katliamları dayatanlara da cevap olacağız” dedi.

Faaliyet, denetleme ve mali raporun oylamaya sunulması sonrasında tek liste ile gidilen kurulda yönetime seçilen isimler şöyle:

1 – Salman Gümüş
2 – Bekir Gür
3 – Bülent Bakır
4 – Kemal Demir
5 – Sevil Karakuş
6 – Hacı Kaya
7 – Bayram Karpuz
8 – Mehmet Kaya
9 – Hüseyin Çul
Yedek üyeler
1 – Mustafa Kemal Bakır
2 – Ali Gilgil
3 – Ali Durak
4 – Umut Karagöz
5 – İbrahim Yıldırım
6 – İsmet Polat
7 – Ayfer Taş
8 – Erol Ateş
9 – Hüseyin Öz
Denetim kurulu Asil üyeler
1 – Mehmet Kıraç
2 – Ulaş Karakuş
3 – Kaya Durmaz
Yedek üyeler
1 – Hüseyin Alhas
2 – Sevim Demir
3 – Sinan Özdemir

PİRHA/İSTANBUL

Maraş Katliamı Ülkemizin Acı Bir Gerçeğidir

0

19 -26 Aralık 1978 tarihinde maraş ilinde alevi yurtdaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırılarda yüzlerce insanımız maalesef hayatını kaybetti.

Maraş Katliamı , Ülkemizin Acı Gerçeğidir…

Maraş katliamı, 45 yıldır hala içimizde derin bir acıya neden olmaktadır. Her Aralık ayında bu kötü günleri hatırlamak, toplum olarak bizi derinden etkilemektedir. Ancak asıl acı veren şey, bu acılar üzerinden siyaset yapılmasıdır. Ne yazık ki, her iki tarafta da bu cehaletin ve kinin esiri olan insanlar bulunmaktadır. Bir taraf, cana kıydığı için gurur duyarken diğer taraf ise insanların öldüğü olayları siyasi malzeme olarak kullanmaktadır.

Bu acıları hatırlayarak ve empati kurarak, hayatlarını kaybedenleri saygıyla anmak gerekmektedir. Sivas, Çorum, Maraş ve çeşitli diğer olaylar ülkemizin acı gerçekleridir. Aleviler ve Sünniler olarak gerçekle yüzleşmeli ve bu acıların tekrar yaşanmaması için her bireyin çocuklarına iyilik ve hoşgörü değerlerini aşılaması gerekmektedir.

Ülkemizin yeni acılar yaşamasına dayanacak gücü yoktur. Bu nedenle barış, hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünü geliştirmemiz gerekmektedir. Umarım gelecekte bu acıları yaşamayacak, huzur ve kardeşlik içinde bir ülkede yaşarız. Bu konuda hepimiz sorumluluk sahibi olmalıyız.

Maraş katliamı gerçekten de 45 yıllık bir acıdır ve her aralık ayında bu acıları tazelemek gerçekten çok zor. Ancak bu tür acı olayların siyasi malzeme haline getirilmesi, gerçekten de çok üzücüdür. Bunu kimin yaptığı veya hangi tarafın suçlu olduğu değil, o dönemde yaşanan insanlık dışı olayların hatırlanması ve bu tür şeylerin tekrarlanmaması için ders çıkarılması önemlidir.

Maraş, Sivas, Çorum ve benzeri acı olayları yaşayan insanlar olarak, gerçekle yüzleşmeli ve bu tür olayların tekrarlanmaması için herkesin elinden geleni yapması gerekmektedir. Alevi, Sünni, Kürt, Türk demeden, herkese karşı hoşgörülü olmalı ve birbirimizi anlamalıyız.

Ülkemizin gücü, birlik ve beraberliğimizden gelmektedir. Yeni acıları kaldıracak gücümüz yok, bu yüzden geçmişte yaşanan acıları hatırlamalı ve gelecek nesillere bu tür olayların bir daha yaşanmaması için örnek olmalıyız. Her birimiz, iyilik ve hoşgörü tohumunu aşılamalı ve birlikte yaşamanın önemini vurgulamalıyız. Bu, ülkemizin geleceği için çok önemlidir. Umarım bir gün acılar yerine barış, huzur ve kardeşlik hakim olur ülkemizde.

Selçuk GÜZEL CIGLIK MEDYA ERZİNCAN