Ana Sayfa Blog Sayfa 143

CHP Genel Başkanı Özel’den DEM Parti’ye ziyaret-

0

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ile biraraya geldi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatımoğulları Oruç ile biraraya geldi.

CHP Genel Başkanı Özel’i DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz ile Mehmet Rüştü Tiryaki karşıladı.

Özgür Özel’e Genel Başkan Yardımcıları Gökhan Zeybek, Gül Çiftçi ve Selin Sayek Böke eşlik etti.

Balgat’taki DEM Parti Genel Merkezinde yapılan görüşme sonrası iki parti yöneticilerinin basın açıklaması yapması bekleniyor.

PİRHA/ANKARA

CHP ile DEM Parti Eş Genel Başkanlarından ortak açıklama

0

PİRHA – CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile DEM Parti Eş Genel Başkanları Bakırhan ve Hatimoğulları ortak açıklama yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları Oruç ile bir araya geldi.

Yaklaşık 1,5 saatlik görüşme ardından ortak açıklama yapıldı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Çok verimli bir görüşme oldu” diyerek “Ümit ediyoruz ki biz böylesi bir tabloyu hep birlikte Türkiye’deki bütün siyasi partiler ve Türkiye’deki demokrasi gücünün vicdanı olan yapılarla birlikte bu konuda yol alırız. Bu kadar yoğun krizin olduğu süreçte muhalefet partilerinin daha çok diyaloğa ihtiyacı var. Bizler katılımınızdan dolayı değerli basın emekçileri sizlere teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“ÇOK VERİMLİ, ÇOK YAPICI BİR GÖRÜŞME”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de görüşmeden ötürü memnuniyetini belirterek şunları söyledi:

“Sayın eş genel başkanlara, heyetimize göstermiş oldukları misafirperverlik için teşekkür ediyoruz. DEM Partisi’ni yeni ismiyle genel merkezinde ziyaret ettik. Daha önce mecliste görev yaptığım her aşamada da şunu vurgulamıştım; siyasi partilerin arasındaki diyalog hem o ülkenin demokrasisi açısından hem o parlamentonun üretkenliği açısından hem de o ülkedeki toplumsal barış açısından en önemli temel taşlardan biridir. Bu olmazsa olmaz. Biz kurultayımızı yaptık. Kurultayımızı yaptıktan sonra sayın eş genel başkanlarım arayarak kutlamışlardı. Sonra takvime baktığımda onlar da bizden hemen önce kurultaylarını yapmışlardı. Bizim kurultay yoğunluğumuz içinde bir hayırlı olsun ziyareti gerçekleşmemişti. Ben bugün heyetimizle birlikte o ziyareti gerçekleştirdim. Tabi görevlerinde başarılar diledik, karşılıklı bu başarı dileklerini ifade ettik. Sayın Eş Genel Başkanın da ifade ettiği gibi bir araya gelmişken yapmamız gereken bir şeyi yaptık; Türkiye’yi değerlendirdik, dünyayı değerlendirdik ve önümüzdeki süreci değerlendirdik. Çok verimli, çok yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiğimizi ifade etmek isterim. Bundan sonraki süreçlerde de diyaloğumuz, karşılıklı görüşmelerimiz sürecek. Biz bu diyaloğun, bu görüşmenin Türkiye demokrasisine çok önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Ben bir kez daha kendilerine ve DEM Genel Merkezi’nde bizleri ağırlayan hem tüm siyasilere hem de emekçilere Cumhuriyet Halk Partisi adına teşekkür ediyorum.”

“DİYALOG YOLUNUN AÇIK OLMASI ÖZLEDİĞİMİZ BİR ŞEY”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise ” Türkiye’deki krizleri birlikte değerlendirdik” diyerek şöyle devam etti:

“İki parti de peş peşe kongrelerini gerçekleştirmiş oldu genel seçimlerden hemen sonra. Bir nezaket ve hayırlı olsun ziyaretiydi bu. Biz de kendilerine buradan, sizlerin huzurunda bir kez daha hayırlı olsun dileklerimizi iletiyoruz, başarılar diliyoruz yeni yönetime de. Her iki başkanımızın da ifade ettiği gibi bugün bizler bir araya gelmişken Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği süreci, siyasal süreci, iktisadi krizi, Türkiye’de yaşanan demokrasi krizini hep birlikte değerlendirdi. Gerçekten demokrasiye model olması gereken Türkiye’deki bütün siyasi partilerin esasen Türkiye’nin sorunlarını görüşmek ve konuşmak üzere ve hep birlikte çözüm üretmek üzere diyalog yolunun açık olması özlediğimiz bir şeydir. Ne yazık ki Türkiye tarihine dönüp baktığımızda bu konuda siyasi partilerin tarihi çok zengin deneyimlere sahip değil.”

PİRHA/ANKARA

Alevi kadın örgütlülüğü büyüyor ELİF SONZAMANCI

Alevi toplumu tarihten bu yana baskı ve zulmün cenderesinde inancını, kültürünü yaşatmak adına büyük bir mücadele yürüttü/yürütüyor. Kırdan kente göçün yoğunlaşması ile birlikte kapitalist sistemin garabetine de uğrayan Alevi toplumu hem inancına hem de kültürüne yönelik büyük darbeler aldı. Ocak sistemine dayanan, iktidar ile bağı olmayan, kendi mahkeme sistemini geliştiren Alevilere yönelik sindirme ve baskı politikalarının yanında, kentte göçle birlikte, temel değerlerinden büyük kopuş yaşandı, bu çerçevede Alevi inancının özünü oluşturan pir talip ilişkisi büyük zarar gördü.

Bir başka göç yolu da bildiğiniz üzere diaspora…

Alevilerin önemli bir kısmı yaşanan baskı ortamı ve ekonomik nedenlerden dolayı, başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerine göç etmek zorunda kaldı. Almanya’da 900 bin civarında Alevi yaşadığı tahmin ediliyor. Bu rakam daha fazla da olabilir, elimizde buna yönelik net bir araştırma yok.

Diasporada yaşayan ve toprakları ile bağı tam olarak kesilmeyen Aleviler, coğrafyalarına gidip gelerek kültürel hafızalarını bir şekilde canlı tutmaya, kendinden sonraki nesile de aktarmaya çalışıyor. Dolayısıyla ülkede olan gelişmeler, değişimler, inkar ve asimilasyon politikalarından birebir etkileniyor. Zira AKP iktidarı son sürat asimilasyon politikalarını devreye koyarak inancın kalan son kırıntılarını da yok etmeye çalışıyor.

Burada bir kaç güncel durumu da hatırlatmakta fayda var.

Alevi kurumlarının çağrısıyla 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mottosuyla bir miting düzenlenecek. Mitingin ilk ayağı özellikle Eğitim-Sen ve Alevi örgütlerinin çağrısıyla “Laik Eğitim, Laik Yaşam” sloganıyla 16 Eylül’de İzmir’de düzenlenmişti.

Ne laik bir düzenden bahsedebiliriz, ne insanca bir yaşam olduğunu söyleyebiliriz, ne de demokratikleşme adımları atılıyor. İktidar kendine benzemeyeni yoketme üzerine kurulu uygulamalarını sürdürürken, bu kapsamda Alevi toplumu da büyük bir tehlike altındadır. Yaşamın her alanına müdahaleyi prensip edinen iktidar, halkların nasıl inanacağına, nasıl davranacağına, neler konuşacağına, nasıl giyineceğine, hatta ne yiyeceğine bile müdahale ediyor. Son olarak kısa adı ÇEDES olan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” projesi ile okullara imam atanmasının önü açıldı, böylelikle eğitimin dinselleştirilmesi planları hızlı adımlarla ilerliyor.

AKP iktidarı devraldığı inkar ve asimilasyon politikalarını kurduğu Alevi ve Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı projesiyle devam ettirmek istiyor, cemevi başkanlığı yetkilileri köy köy gezerek bünyesinde maaşlı dedeler toplamak istiyor. Benzer örneği Almanya başta olmak üzere Avrupa’ya gönderdiği gri dedelerden biliyoruz.

Bu nedenle Alevilerin bu tehlikeler karşısında örgütlenmesi hayati önemdedir.

Alevi toplumu mümkün olan her araçla asimile edilmeye çalışırken, Alevi kadınlara da önemli roller düşüyor. İnancın özünde kadının yeri her daim önemle vurgulanırken, bunun toplumsal karşılığını bir kez daha sorgulamak zorundadır.

Alevi meclislerinde kadına yönelik ayrımcılık yoktur. Erkekler kadar kadınlarda posta oturarak cem’i yürütebilir. Fakat Alevilerde “herkes candır, kadın da bir erkek de bir” düsturunun günümüze taşınan karşılığı bir çok nedenden dolayı çok zayıftır. Kadını ikinci cins olarak gören ataerkil kapitalist sistem hayatlarımıza, devletin asimilasyon politikaları kadar sirayet etmiş durumda.

9-10 Aralık tarihleri arasında Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Almanya’nın Dortmund kentinde 4. Kongresini gerçekleştiriyor. Alevi kadınların hak arayışı ve özgün örgütlenmesi de bir o kadar önemlidir.

Alevi kadınlar özün gereklerinin neden günümüzde karşılığı olmadığını sorgulamak istiyor. Çünkü inançlarının gereği eşitlik olgusunun, şu anda toplumsal karşılığının olmadığının farkındalar.

özgür politika

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi 30’uncu yılını coşkuyla kutladı

0

Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, Britanya’da 30’uncu yılını görkemli bir gece ile kutladı. Gecede yapılan konuşmalarda Aleviliğin Anadolu’dan Avrupa’ya ve dünyanın birçok yerine kök salıp yayıldığı ifade edildi.

9 Mayıs 1993 yılında İngiltere’de kurulan İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi (İAKM) 30’uncu yıl dönümünü Londra’nın kuzeyinde Wood Green’deki Dominion Center’da “30 Yıl Semaha Durduk” adlı müzikalle kutladı. Geceye İAKM yöneticileri, üyeleri ve çok sayıda Alevi yurttaşı katıldı.

Müzikalden önce İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Eşit Başkanları Dilek İncedal ile Müslüm Dalkılıç, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanları Hüseyin Mat ile Nevin Kamilağaoğlukonuşma yaptı.

İBRAHİM HAS: DURMADAN YOLA DEVAM ETTİK

Gecede ilk olarak konuşma yapan İAKM Başkanı İbrahim Has, sözlerine kuruculara ve emek verenlere teşekkür ederek başladı. Has, “30 yıl önce fedakar birkaç insanımız Alevi toplumunun sorunlarını dert edindiler. 30 yıl önce kurduk ilk cemevimizi, 2013 yılında çatı kurumumuz olan Britanya Alevi Federasyonu’nu kurduk. Durmadık, yola devam ettik büyümeye ve kök salmaya. Kadınlar birliğimizle, gençler birliğimizle, çocuklarımızla eğitim derslerinden sanat kurslarına, cemevlerimizde akıl, yol, gönül birliği verdik” dedi.

İAKM olarak yapılan faaliyetleri aktaran Has, şunları dile getirdi:

“Yıllardır Aleviler vardır, Alevilik haktır diye anlattık. Bu 30 yılda pek çok şey yapıldı. Cemevi çoğaldı, federasyon ve konfederasyon oldu. İngiltere’ye, Aleviliğin kendine özgü bir inanç olduğu tanıtıldı. Okullarda Alevilik özgür bir inanç olarak kabul gördü. 2011 yılında Prince of Wales okulunda ilk Alevilik dersimizi verdik. 2015 yılında ise resmen tanındık. Canlarımızın birçok kademede yer almalarına merdiven olundu. Canlara yalnız olmadıkları duygu sağlandı. 30 yıl sonra Maraş Katliamında yitirdiğimiz canlarımızın Maraş’ta anılmasına ön ayak olundu. Bu hizmetler ve daha fazlası devam ediyor ve edecek de. Nice nice 30 yıllara.”

“ALEVİLİĞİMİZLE KÖK SALIYORUZ HER YERE”

BAF Eşit Başkanı Müslüm Dalkılıç, Alevilik öğretisiyle her yere kök saldıklarını ve uluslararası arenada Alevilerin toplumsallaştığını söyledi.

Dalkılıç “30 yıl önce Britanya’da yeniden yandık. Alevilerin uyanışı diye tarihe geçti. İnancımızla, kültürümüzle, acılarımızla, sevgimizle kök salıyoruz. Sadece 30 yıl önce değil, asırlar öncesinden köklerimizi saldık. Sürüldüğümüz, göç ettiğimiz Mezopotamya’dan, Horasan’dan, Anadolu’dan Avrupa’ya, Britanya’ya inkara inat Aleviliğimizle kök salıyoruz. Bugün Britanya’yı saran 18 cemevi ve kültür merkezlerimize yol açan o çınarın altındaki 30 yılımız. Kurucuları, tohum ekeni, tuğla koyanı, emek vereni, gülbeng söyleyeni, semah döneni minnetle anıyoruz” diye konuştu.

AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise 30 yıla çok şey sığdırıldığını söyleyerek tüm bu yıllarda yöneticilik yapan, kadınıyla genciyle fedakarlık yapan herkesin çok büyük emeği olduğuna dikkat çekti.

ALEVİ KADINLARININ VERDİĞİ MÜCADELE ÖNE ÇIKTI

BAF Eşit Başkanı Dilek İncedal ve AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, yaptıkları konuşmada Alevi kadınlarının emeğini ve önemini vurguladı. İncedal, “Dünümüzü, bugünümüzü, 30 yılımızı birlikte kutluyoruz. Kadın erkek birlikte semaha duruldu. Kadınların yüce emekleriyle, kadınların yaratan, üreten kerametiyle geldik bugünlere. Yol ehli kadınlarımız kitaplarda, muhabbetlerde yok sayılan kadınlar olarak üretiyoruz. Hakikatin eşitlik tohumlarını ekiyoruz. Yeşersin, büyüsün, kadın hakkı ve emeği görülsün diye. İnkar edilmiş kimliğimiz, inancımız, haklarımızla, tarih kitaplarından silinen isimlerimizle, ne kadın cinayetleri ne de yakılmaları kadınların sözlerini, türkülerini yok edemedi. Semahımız sevgi ve kardeşlik için dönüldü 30 yıldır. Bağlamamız barış ve özgürlük için çalındı. Elbet bir gün inşa edeceğiz eşit ve güzel bir dünyayı” dedi.

Kamilağaoğlu ise kadınlar olmadan Alevi mücadelesinin ilerlemeyeceğine değinerek,“Bu toplumda en çok kadınlar acılar çekti. Koçgiri’deki anaların bir asırdır üzerlerinden çıkarmadıkları kara giysileri, ağıtları, yaşadıkları acının büyüklüğünü gösteriyor. Dersim’deki anaların acıları bugün Munzur’da yankı yapıyor. Maraş Katliamında katledilen kadınlarımızın sayısı da 17’ydi. Bugün burada örgütümüz tüm kadrolarıyla birlikte kadınlarla, kız çocuklarıyla semaha duruyor. Tüm bu acılara rağmen önemli kazanımlar elde ettik. Adları geçmeyen ve olmazsa olmaz olan kadınların emekleri önünde saygıyla eğiliyorum. Kadınlar olmazsa örgütlü mücadelemiz ilerlemez. Fatma Ana’nın Zeynep Ana’nın, Kadıncık Ana’nın artçıları olan kadınların emeklerine aşk olsun” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Cihan Çelik, Suna Alan, Dodan, Dertli Divani, Belgin Cetin, Orhan Bilgen, Ozbi, Paul Dwyer, Seher Ağbaba, Vedat Yıldırım ve Gülseven Medar sahneye çıktı. İAKM’deki birçok kursiyer de sanatçılarla birlikte sahneye çıkarak semah döndü.

PİRHA/ İNGİLTERE

Binler Kadıköy’den seslendi: Karanlığa teslim olmayacağız

0

PİRHA- “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” şiarıyla yapılan mitinge binlerce yurttaş katıldı. Mitinge yapılan ortak açıklamayı okuyan AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz ve PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe “Ülkemizi karanlığa sürükleyen bu anlayışa karşı birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yoktur. Faşizme geçit vermeyeceğiz. Karanlığa teslim olmayacağız” dedi.

Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” şiarıyla yapılan miting öncesi kurumlar, siyasi parti ve sendikalar, Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelerek, kortejler halinde boğa heykelinin önünden miting yapılacağı İskele Meydanı’na giriş yaptı.

Mitinge, HEDEP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Arslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanları Kadriye Doğan ve Musa Kulu, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı (HVAKV) Ercan Geçmez, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, HEDEP Dersim Milletvekili Ayten Kordu, HEDEP İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ve Celal Fırat, HDP önceki donem milletvekilleri Alican Önlü, Ali Kenanoğlu, Kemal Bülbül katıldı.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan açılış konuşması yaptı. Aslan, “Biz Aleviler olarak demokrasisi için buradayız. Biz cumhuriyetİn demokratikleşmesi için mücadele ediyoruz. Biz diyoruz ki herkes bu ülkede herkes kendi dilini, inancını yapabildiği bir çiçek tarlasına çevirelim. Eğitim Laik ve bilimsel olsun diyoruz iktidar okulların tümünü medreseler çeviriyor. Diyanet Eğitim Bakanlığı gibi çalışıyor. Her sokakta mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Sadece Kadıköy’de bir araya gelmedik. Başka illerde de bir araya geleceğiz. Tekci, inkarcı iktidarının göndermek için alanlarda olacağız. Biz Alevi kurumlarının birlik olmasını istiyoruz. AKP kendi Alevisini yaratmaya çalışıyor buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Kurumlar adına ortak açıklamayı AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz ve PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe okudu. Yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Tarih boyunca zulme boyun eğmemiş, zalime biat etmemiş, hak ve hakikat mücadelesinden hiçbir koşulda vaz geçmemiş, dönen dönse de yolundan dönmemiş, bu toprakların aydın yüzlü insanları Alevi canlar merhaba…

Her sabah güneşi yeniden doğurup,  günü aydınlatan, dünyayı sırtında taşıyan, kadınlar. Her türlü baskıya, ayrımcılığa, şiddete, cinayetlere, tacize, tecavüze karşı amansız mücadele eden onurlu kadınlar merhaba…

Bu toprakların özgürleşmesi, halkarın eşitliği, özgürlüğü ve emeğin iktidarı mücadelesinde bedel ödemekten geri durmayan halkın onurlu evlatları, devrimcileri sosyalistleri merhaba. Laik, demokratik Cumhuriyet için mücadele eden yurtseverler merhaba…

İnkar ve imha politikalarına, asimilasyoncu, kutuplaştırıcı, ayrımcı, ve ötekileştirici siyasete karşı, herkesin özgürce ve barış içinde bir arada yaşadığı, kimsenin dilinin, kültürünün, inancının yasaklanmadığı özgür ve demokratik bir düzen isteyen, bu toprakların kadim halkları  cümlenize Merhaba;

Her sabahın seherinde, bir dilim ekmek için, yollara düşen, elleri nasırlı, işçiler, emekçiler, alın terleri çalınan, açlığa, sefalete mahkum edilmiş kardeşlerimiz merhaba. Güvencesiz, sendikasız çalıştırılanlar, grev hakları ellerinden alınanlar, işsiz bırakılanlar, Türkiye işçi sınıfı hepinize merhaba.

Bu kenti güzelleştiren can analarımız bakın işte on binlerce evladınız olup size geldik. İnatla, sabırla, kararlılıkla yıllardır Galatasaray meydanında mücadele eden ve her türlü yasaklamaya karşın onurluca direnen Cumartesi anneleri ve barışı haykıran anneler… Merhaba…

Eğitimde fırsat eşitliğinden, haksız ve adaletsiz sınav sistemi altında eğitim haklarından mahrum bırakılan, barınma ve beslenme hakları ellerinden alınan, KPSS ve mülakat sınavları ile gelecekleri çalınan Üniversite öğrencileri, gençler merhaba…

Zulme ve zorbalığa boyun eğmeyen, tüm farklılıkları ile bugün Kadıköy Meydanını dolduran canlar ve yüreği burada atan milyonlar merhaba…

Laik Eğitim, İnsanca Yaşam Demokratik Türkiye çağrımız, biz Alevilerin özlemini çektiği ve uğrunda sayısız bedeller ödediğimiz, yüreğimizden taşan yüz yıllık çağrımızdır. Laik ve demokratik bir ülkede insanca yaşam için, gelin canlar bir olalım, yoksulun hakkını alalım çağrımıza kulak verip bu meydana gelen canlar, sizler bugün 72 millete bir nazarla bakan Alevilere mihman oldunuz. Bizimle birlikte cem oldunuz, siz can dostlarımızla gönülleri birledik. Hoş geldiniz yarenler… hoş geldiniz yarenler…

Ülkeyi yöneten ve milyonları açlığa, sefalete, işsizliğe mahkûm edenlere, toplumu kutuplaştıranlara, halkları ayrıştıranlara, inkarcılara, asimilasyonculara karşı bugün burada hep birlikte itiraz ediyoruz. Çerağlarımızı uyandırıp topluma ışık tutuyoruz. Birliği, beraberliği, kardeşliği, barışı haykırıyoruz.  inancından, kimliğinden, cinsel yöneliminden ve politik görüşünden dolayı ötekileştirilenler olarak AKP/MHP hükümetinin ve tekçi ve inkarcı siyasal iktidarın baskılarına boyun eğmiyor ve karanlığa  teslim olmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz . Omuz omuzayız. Zulmün zorbalığın, yobazlığın, gerici, şeriatçı, ırkçı politikaların… Faşizmin tam karşısındayız.

AKP ve ırkçı faşist ortaklarının tekçi, dayatmacı, yobaz ve inkarcı politikalarını ancak omuz omuza vererek durdurabiliriz. Ülkemizi karanlığa sürükleyen bu anlayışa karşı birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yoktur. Ülkemiz dört bir yandan abluka altına alınmış durumdadır. Suriye başta olmak üzere etrafımız savaş çemberinin tam ortasındadır. Ülkemiz hızla bir Ortadoğu ülkesi haline dönüştürülmektedir. Emperyalizm destekli İsrail Siyonizmi ile gerici ve şeriatçı Hamas arasında süren savaşın yükünü ve acısını yoksul ve mazlum Filistin halkı çekmektedir. Filistin halkının onurlu özgürlük mücadelesi bu iki gerici güç tarafından gölgelenmiştir. Biz Aleviler dünyanın neresinde olursa olsun, amasız, fakatsız mazlumun yanında zalimin karşısındayız. Bu nedenle Filistin topraklarında süren kirli savaşa bir an önce son verilmesini talep ediyoruz. Çocukların, kadınların yani mazlumların ölümüne seyirci kalan ve sözde İsrail’i kınayan ama onunla her türlü askeri, ekonomik anlaşmasını devam ettiren bölge hükümetlerini hamasi nutuklardan vaz geçip göreve çağırıyoruz.

Söğütlücayi Sular Altında

0

Tüm bölgemizi etkisi altına alan yoğun yağışlardan dolayı taşkın riski olan tüm alanlarda Kaymakamlığımız koordinasyonunda çalışma gerçekleştirildi.
Sahada yürütülen çalışmaları inceleyen ve değerlendirmede bulunan Kaymakam ATAMAN, alınan kış tedbirleri sayesinde konteyner kentlerimizde sürecin kontrol altında tutulduğunu, ihtiyaç halinde yer değiştirme işlemlerinin gerçekleştirildiğini, taşkın riski olan alanlarda ve kırsal mahallelerimizde de ilgili kurumlardan gerekli planlamaların yapılarak müdahale edildiğini ifade etti.

Asrın felaketinin kırsalda açtığı iz aylar sonra görüntülendi

0

Asrın felaketi olarak nitelendirilen Elbistan ve Pazarcık merkezli depremlerin Kızılöz köyü yakınlarında oluşturduğu kilometrelerce uzunluktaki heyelanın izleri aylar sonra görüntülendi.

Elbistan ve Pazarcık merkezli iki büyük deprem 11 ili etkilerken binlerce kişi hayatını kaybedip, milyonlarca kişi de evsiz kaldı. Göksun yakınlarında bulunan Kızılöz köyü yakınlarında ise depremin izi aylar sonra görüntülendi.

Deprem sırasında heyelan olduğu görüntülendi. Heyelanı görüntüleyen Fatih Emre Asya, “Bazı noktalarda 2 metre açıklıkta izler mevcuttu. Kızılöz köyüne yaklaşık 3-5 kilometre uzaklıkta da fay hattı var” dedi.

Elbistan sular altında kaldı: Vatandaş KASKİ’ye isyan etti

0

Elbistan’da dün gece saatlerinden itibaren etkili olan aşırı yağışlar sonrasında KASKİ’nin altyapı yetersizliği iddiası ile vatandaşlar isyan etti.

Elbistan’da etkili olan aşırı yağışların ardından birçok nokta adeta göle döndü.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve AFADtarafından geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş ve ilçelerine yönelik sağanak yağış uyarısı yapılmıştı. Uyarının ardından etkili olan sağanak yağış, yaşamı olumsuz etkiledi. Kimi caddeler adeta göle dönerken ulaşımda hem yaya hem araç olarak aksamalar yaşanıyor.

Yağış nedeniyle göle dönen yollarda zor anlar yaşayan vatandaşlar KASKİ’ye isyan ederek, Bu yağışlar bekleniyordu zaten heryer göle döndü KASKİ’nin araçları yok mu? Arıyoruz yetişemiyoruz diyorlar Büyükşehir araç göndersin o halde insanları mağdur ediyorlar” dedi.

KAYNAK ELBiSTAN OLAY

Cumartesi Anneleri 976. kez bir araya geldi: İbrahim Demir ve Agit Akipa için adalet istiyoruz-

0

PİRHA-Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 976’ıncı haftasında Galatasaray Meydanı’na kayıplarının fotoğrafları ve karanfilleri ile geldi. Kayıp yakınları tüm kayıplar için meydana karanfiller bıraktı.

Cumartesi Anneleri, 1995 yılından bu yana gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya geliyor.

700. haftada gözaltına alınmaları ile başlayan ve 5 yıldan uzun bir süre boyunca süren müdahalelerin ardından abluka altında tutulan Galatasaray Meydanı’na gelen Cumartesi Anneleri İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın akıbetini sordu.

Geçtiğimiz haftalarda 10 kişinin katılımıyla sınırlanan eylemde bu hafta da katılımcı sayısı aynıydı.

976.Haftada yapılan açıklamayı Cumartesi Anneleri adına metni İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu. Yoleri’nin okuduğu metinde şu ifadelere yer verildi:

“Yarın 10 Aralık her bireyin özgür ve eşit olarak insan hak ve onuruna yaraşır bir şekilde yaşamasını öngören İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilişinin 75.yılı. 10 Aralık İnsan Hakları Günü vesilesiyle bir kez daha temel hak ve özgürlüklerin gerçek anlamda korunduğu bir ülke umudumuzu ve insan hakları değerlerini savunma kararlılığımızı ifade ediyoruz.

976.haftamızda, tüm insan hakları değerlerinin ve uluslararası hukukun ihlal edilerek cezasız bırakılan İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyasını kamuoyu ile paylaşıyoruz.

ŞÜPHELİLERİN YARGILANMASI ENGELLENDİ

36 yaşındaki İbrahim Demir ve 39 yaşındaki Agit Akipa, Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çukurlu Köyü’nde yaşıyordu. Agit Akipa aynı zamanda köyün muhtarıydı. 12 Aralık 1991 tarihinde İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın İdil’den evlerine dönmek için  köylülerle birlikte bindikleri traktör, yolda askerler tarafından durduruldu.İbrahim Demir ve Agit Akipa Dargeçit Anıtlı Tabur Komutanlığı’na bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı ve askerleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma karakoluna giden ailelere, karakol komutanı “Onları hiç görmedik” dedi.Bir asker gizlice aileleri “mağaralara gidin” diye yönlendirdi.Aileler köylülerle birlikte askerin işaret ettiği bölgeyi karış karış aradı.13 Aralık 1991 günü girişi taşla örülerek kapatılmış bir mağarada, kayıpların işkence görmüş, gözleri ve elleri bağlanmış haldeki cansız bedenlerine ulaşıldı. Olay hakkında başlatılan soruşturmada İdil Cumhuriyet Başsavcılığı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı Üsteğmen ve ilgili er ve erbaşların “adam öldürme” suçundan şüpheli olduğuna kanaat getirdi. Ancak, Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu, savcılığa soruşturma izni vermedi, bu da şüphelilerin yargılanmasını engelledi.

 “KAYIPLARIMIZ İÇİN ADALET ARAMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

2011 yılında aileler, avukatları Tahir Elçi aracılığıyla İdil Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar suç duyurusunda bulundu. Yeni bir soruşturma başlatan Savcılık, dosyaya ulaşmak için ilgili kurumlara başvurdu. Ancak bütün kurumlar, arşivlerinde herhangi bir dosya, bilgi veya belgeye rastlamadıklarını bildirdi.Bunun üzerine İdil Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı kaybeden Dargeçit Kaymakamlığı görevlileri hakkında “görevi kötüye kullanmak”tan soruşturma başlattı.Ancak, yürütülen soruşturmalardan bir sonuç alınmadı; dosya zamanaşımı gerekçe gösterilerek kapatıldı. Gözaltında kaybedilişlerinin 31.yılında İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyasındaki cezasızlığa son verilmesi için yetkilileri sorumluluk almaya çağırıyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin; İbrahim Demir ve Agit Akipa için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

“BURASI BİZİM DERTLEŞME MEKANIMIZDIR”

İbrahim Demir’in kızı Deniz Demir “31 yıldır biz adalet istiyoruz. Faillerin cezalandırılmasını istiyoruz. Galatasaray Meydanı’mızı sadece bir iki aile değil tüm aileler ile burada oturmak istiyoruz. Burası bizim dertleşme mekanımızdır. Burayı geri almak istiyoruz. Adalet istiyoruz.” dedi.

“ADALET YÜRÜYÜŞÜMÜZ DEVAM EDECEK” 

Agit Akipa’nın oğlu Fehmi Akipa şunları söyledi:

“Tüm işkenceyle gözaltında kayıplarımız için adalet istiyoruz. Kanımızın son damlasına kadar adalet yürüyüşümüz devam edecek.”

Dilan Şimşek- Eren Göktepe / İSTANBUL

Bakırhan, Garip Dede Dergahı’nda ADFE’yi ziyaret etti: Alevilerle birlikte mücadele edeceğiz

0

PİRHA-HEDEP Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Garipdede Dergahı’nda bulunan Alevi Dernekleri Federasyonu’nu ziyaret etti. 10 Aralık’ta Alevilerle birlikte olacaklarını vurgulayan Bakırhan, “Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı kabul edilinceye, cemevleri yasal ibadethane statüsüne kavuşuncaya kadar birlikte  mücadele edeceğiz” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Garip Dede Dergahı’nı ziyaret etti. Bakırhan’ı HEDEP İstanbul milletvekilleri Celal Fırat ve Kezban Konukçu, ADFE Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Üryan Hızır Ocağı piri Veli Büyükşahin, karşıladı.

Tuncer Bakırhan, Garip Dede Dergahı’nda bulunan türbeyi, aşevini ve cemevini ziyaret ettikten sonra Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) yönetimi ve bileşenleri ile bir araya gelerek toplantı yaptı. Toplantıya HEDEP Şırnak Milletvekili Zeki İlmek, HEDEP İstanbul İl Eşbaşkanı Gonca Yangöz ve HEDEP İstanbul İl Örgütü de katıldı.

ADFE BAŞKANI KOÇ: HEDEP’TEN BEKLENTİMİZ BÜYÜK

Açılış konuşmasını yapan Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, “Türkiye’de hiçbir zaman olmadığı kadar karanlık bir dönem yaşıyoruz. Bizler Aleviler olarak taleplerimiz için alanlarda olacağız. HEDEP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın ziyareti bizim için çok kıymetli. Ülke demokrasinin daha iyi bir yere gelmesi ve eşit yurttaşlık hakkı için HEDEP’ten beklentimiz çok. HEDEP’in dışındaki diğer muhalefet partileri tam olarak görevlerini yerine getiremiyor. Aslında yarın yapacağımız miting bizlerin değil de muhalefet partilerinin düzenleyip bizimde oraya katılımcı olmamız gerekirken laikliği savunmak sadece Alevi örgütlerine ve sivil toplum örgütlerine kaldı” ifadelerini kullandı.

BAKIRHAN: ALEVİLERLE BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kurulan Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı’na eleştiri yönelten HEDEP Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Memleketin en güzel değerlerini soldurma çalışıyorlar. Devlet, Alevi inancını Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlamak için çaba içerisinde. Cemevlerinin ibadethane olarak kabul etmiyorlar, Alevi inancını bitirmek istiyorlar. Devlet Kürtleri ve Alevileri asimile etmeye çalışıyor ama unutuyorlar ki biz Seyit Rızaların, Pir Sultanların geleneğinden geliyoruz. Demokrasi, özgürlük ve laikliği savunan en önemli parti biziz. Şimdiye kadar hep Alevilerin yanında yer aldık 10 Aralıkta da Alevilerin yanında yer alacağız. Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı kabul edilinceye, cemevleri yasal ibadethane statüsüne kavuşuncaya kadar birlikte  mücadele edeceğiz. Bu sistemi birlikte mücadele edersek yenebiliriz. Biz artık kandırılacak toplumlar değiliz, haklarımız için mücadele edeceğiz ve artık acılar yaşamak istemiyoruz. Alevilerin talepleri ve isteklerine en uygun seçeneği destekleyecek ve onunla birlikte yürüyeceğiz. Biz sadece izleyen, destekleyen değil yerel seçimlerde Alevi canlarımızın da güçlü bir şekilde yerel yönetimlerde temsil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

FIRAT: KADIKÖY’DE YASADIĞIMIZ HAKSIZLIKLARI HAYKIRACAĞIZ”

HEDEP İstanbul Milletvekili Celal Fırat ise, “Yarın Kadıköy’e milyonlarca insan yaşadığı haksızlığı haykıracak. Bugün halen Aleviler, cemevlerimiz ibadethanemiz ve zorunlu din dersleri kaldırılsın denilip halen çözüme kavuşturulmadıysa bu durum devletin ayıbıdır. Hepimizin omuzlarında büyük bir sorumluluk var. AKP insanları ayrıştırıyor ama biz bu durumu izleyecek durumda değiliz. Her gün katliam anması yapıyoruz ama artık cumhuriyetin ikinci yüzyılında katliamlarla yüzleşilmesi gerektiğini söylüyoruz” şeklinde konuştu.

Toplantıya gelen cemevi başkanları ve yöneticilerinin görüş ve önerileriyle toplantı sona erdi.

PİRHA/İSTANBUL