Ana Sayfa Blog Sayfa 15

Celal Fırat: Suriye’de Alevilere yönelik katliamlar!

DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Suriye’deki Alevilere yönelik katliamların yıl dönümü dolayısıyla İstanbul’da protesto eylemleri düzenlediklerini açıkladı. Alevi kurumlarıyla birlikte Suriye Konsolosluğu önüne siyah çelenk bırakarak katliamı protesto ettiklerini belirten Fırat, yaşamını yitirenleri andıklarını ifade etti.

Fırat, Suriye’de bir yıl önce başlayan Alevi katliamının yıldönümünde, Alevi toplumu olarak sessiz kalmadıklarını vurguladı. Konsolosluk önünde yapılan eylemde katliamı lanetlemek ve yaşamını yitirenleri anmak amacıyla bir araya geldiklerini dile getirdi.

Alevilerin yalnızca İstanbul’da değil, Türkiye’nin birçok kentinde meydanlara çıkarak Suriye’deki saldırılara karşı tepki gösterdiğini belirten Fırat, bu eylemlerde yaşananların bir insanlık suçu olduğunun altını çizdi. Katliamların durdurulması ve sorumluların yargılanması gerektiğini ifade etti.

Celal Fırat, Suriye’deki katliamların asla unutulmayacağını ve hakikat ortaya çıkarılana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı. İnsanlığa karşı işlenen suçlara karşı sessiz kalmayacaklarını belirten Fırat, dayanışma ve adalet taleplerini her platformda dile getireceklerini söyledi.

Kölnde Alevilere Yönelik Soykırıma Karşı Protesto!

Köln’de, Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleştirilen katliamların birinci yıl dönümünde kitlesel bir protesto mitingi düzenlendi. Avrupa Arap Alevi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Demokratik Alevi Federasyonu ve diğer Alevi kurumlarının organizasyonuyla Roncalliplatz meydanında bir araya gelen yüzlerce kişi, Suriye’de yaşanan saldırıları kınadı ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.

Mitingde, Suriye’de hayatını kaybeden Aleviler anılarak, katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları sergilendi ve mumlar yakıldı. Programda, katliamları anlatan görüntülerin yer aldığı bir video gösterimi yapıldı ve bu anlar katılımcılar arasında duygusal anlara neden oldu.

Konuşmalarda, Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların bir yıldır devam ettiğine dikkat çekilerek, uluslararası toplumun sessizliği eleştirildi. Katılımcılar, “Dünya susuyor ama biz susmuyoruz” diyerek adalet talebini yineledi. Avrupa Arap Alevi Federasyonu Başkanı Süleyman Narlı, olayların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını, insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olduğunu vurguladı.

Konuşmacılar, uluslararası hukukun işleyişinin sağlanması gerektiğini belirterek, katliamların sorumlularının uluslararası mahkemelerde yargılanması çağrısında bulundu. Mitingde yapılan ortak açıklamada ise, yaşananların bireysel ihlaller değil, sistematik bir imha politikası olduğu ifade edildi.

Sonuç olarak, Alevi kurumları, Suriye’deki katliamların unutulmayacağını ve adalet talebinin devam edeceğini belirtti. Protestoya katılanlar, uluslararası toplumu, Suriye’deki saldırıların durdurulması ve sorumluların yargılanması için harekete geçmeye davet etti.

Alevi kadınlar: Kadınların yaşam hakkını savunalım!

Alevi kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle toplumu kadınların yaşam hakkını savunmaya davet etti. Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi Üyesi Şerefnaz Altınsoy, kadın cinayetlerinin artışına dikkat çekerek, yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerektiğini vurguladı. Türkiye, kadın cinayetleri açısından en yüksek oranlara sahip ülkeler arasında yer alıyor.

Saka, Türkiye’de 6284 sayılı kanunun kaldırılması ve İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından kadın cinayetlerinin arttığını söyleyerek, her gün en az üç kadının hayatını kaybettiğini ifade etti. Avustralya’da da benzer bir durum yaşandığını belirten Saka, bu sorunlara karşı etkin önlemlerin alınması gerektiğini belirtti.

Şerefnaz Altınsoy, kadın mücadelesinin tarihsel köklerine değinerek, 1857 yılında tekstil işçisi kadınların yaşadığı trajedinin bugün hala yankı bulduğunu dile getirdi. Kadınların yaşam hakkı, emeği ve kimliğinin savunulmasının sadece kadınların değil, tüm toplumun sorumluluğu olduğunu vurgulayan Altınsoy, herkesi bu mücadelede dayanışmaya davet etti.

Altınsoy, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde toplumsal cinsiyet eşitliği, iş yaşamında adalet ve aile içi şiddetin sona ermesi için birlikte hareket etmenin önemini vurguladı. Kadınların hakları için sonuna kadar mücadele etmeleri gerektiğini belirten Altınsoy, bu mücadelenin erkeklerin de katılımıyla daha etkili olacağını ifade etti.

Alevi katliamları İzmir’de protesto edildi!

İzmir’de Alevi katliamları, vatandaşlar tarafından gerçekleştirilen bir protesto ile kınandı. Etkinlik, 22 Ekim 2023 tarihinde İzmir’in Konak ilçesinde toplandı. Alevi dernekleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerini dile getirmek amacıyla bir araya geldi.

Protestoda konuşan dernek temsilcileri, Alevi toplumuna yönelik geçmişte yaşanan katliamların unutulmaması gerektiğini vurguladılar. Katılımcılar, inançları gereği maruz kaldıkları ayrımcılığa karşı birlik ve dayanışma mesajı verdiler. Etkinlikte, Alevi katliamlarının tarihsel bağlamı ve bu tür olayların toplumda yarattığı travmalar üzerine de konuşmalar yapıldı.

Protestoya katılanlar, Alevi toplumu olarak eşit haklara sahip olduklarını, inançlarının saygı görmesi gerektiğini ifade ettiler. “Artık bu tür olayların bir daha yaşanmaması için sesimizi yükseltmeliyiz” diyen bir katılımcı, tüm inanç gruplarının barış içinde yaşaması gerektiğine dikkat çekti.

Etkinlik, Alevi toplumunun yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlendi. Protesto, İzmir’de farklı kesimlerden gelen destekle, Alevi katliamlarının unutturulmaması gerektiğinin altını çizdi.

Yeter Gültekin Almanya’da Hakk’a uğurlandı mı?

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden sanatçı Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin’in bugün Almanya’nın Köln kentinde Hakk’a uğurlandığını açıkladı. Bu anlamlı veda, Gültekin’in hayatı boyunca Alevi inancının ve kültürünün savunucusu olarak bilinen bir isim olmasından dolayı büyük bir önem taşıdı.

Uğurlama töreninin ardından, ABF’nin bileşenlerinden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şubesi’nde Yeter Gültekin anısına bir anma programı düzenlendi. Bu etkinlikte, Gültekin’in hayatı ve mücadelesi konuşuldu, katılımcılar duygu dolu anlar yaşadı.

ABF, yaptığı açıklamada, Yeter Gültekin ve eşi Hasret Gültekin’in anısının her zaman yaşatılacağını belirtti. “Bugün, Sivas Şehidimiz Hasret Gültekin’in sevgili eşi, Yeter Gültekin canımız, Almanya’da Hakk’a uğurlandı. Devirleri daim, mekanları gönüller olsun” ifadeleriyle bu önemli anma etkinliğini özetledi.

Federasyon, Sivas Katliamı’nın unutulmayacağını vurgulayarak, “Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız” sözleriyle açıklamalarını sonlandırdı. Bu mesaj, Alevi toplumunun hafızasında önemli bir yer tutan Sivas Katliamı’nın anısını yaşatma kararlılığını da ortaya koydu.

Samandağ’da “Suriye’de Soykırıma Dur De” Mitingi

Hatay’ın Samandağ ilçesinde, 7 Mart 2026 tarihinde “Suriye’de Soykırıma Dur De” sloganıyla bir miting düzenlendi. Alevi kurumları ve çeşitli siyasi partilerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, Suriye’deki Alevi soykırımı ve bölgedeki insan hakları ihlallerine dikkat çekmeyi amaçladı. Mitingde, yüzlerce yurttaş bir araya gelerek, Suriye’deki katliamların durdurulması ve demokratik bir çözüm çağrısında bulundu.

Mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Suriye’deki çatışmaların sona ermesi için tek çözümün demokratik bir yönetim olduğunu vurguladı. Hatimoğulları, “Suriye’de tek çare demokratik Suriye Cumhuriyeti’dir. Bu reçete, bütün Ortadoğu için geçerlidir,” dedi. Hatay Belediye Başkanı Emrah Karaçay da, Suriye’deki sistematik katliamların uluslararası kamuoyunun sessizliğiyle desteklendiğini ifade etti.

Mitingde, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan gibi birçok konuşmacı, uluslararası toplumun ikiyüzlü tavırlarını eleştirerek, halkların dayanışma içinde olması gerektiğini belirtti. Katılımcılar, seslerini yükseltmenin ve örgütlenmenin önemine dikkat çekti.

Suriye’de yaşanan katliamların ve insan hakları ihlallerinin durdurulması amacıyla düzenlenen bu miting, Alevi toplumu ve diğer demokratik kitle örgütleri tarafından büyük bir destekle karşılandı. Katılımcılar, barış ve özgürlük için ortak mücadele çağrısında bulunarak, gelecekteki etkinliklerde daha fazla bir araya geleceklerinin altını çizdiler.

Alevi kurumları İstanbulda katliamı protesto etti!

Alevi kurumları, Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleştirilen katliamların birinci yıl dönümünde İstanbul Maçka Parkı’nda bir basın açıklaması düzenleyerek tepkilerini gösterdi. Etkinlikte, Suriye Konsolosluğu’na siyah çelenk bırakıldı. Katılımcılar, “katil Colani yargılansın” ve “Ortadoğu halkları yalnız değildir” sloganları attı. Basın açıklaması, Alevi kurumları adına Pelin Terzioğlu ve Hacı Bektaş Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Eren Yıldırım dede tarafından Türkçe ve Arapça olarak okundu.

CHP milletvekili Doğan Demir, yaptığı konuşmada uluslararası ve Türkiye’deki yetkililerin Suriye’deki Alevi katliamlarına yeterince müdahale etmediğini vurguladı. Demir, geçen yıl Dışişleri Bakanı’ndan görüşme talep ettiklerini ancak buna ulaşamadıklarını belirterek, “Katliamların devam etmesini istemeyiz” ifadesini kullandı. Demir, Alevi katliamına karşı birlik çağrısı yaparak, her ilde mitingler düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da etkinlikte yaptığı konuşmada, Suriye’de yaşanan katliam ve zulümlere dikkat çekerek halkların bir araya gelmesi gerektiğini ifade etti. Fırat, “Zalimlere karşı Aleviler, Sünniler, Türkler, Kürtler, Ermeniler; inanan ve inanmayan herkes el ele verip mücadele etmelidir” dedi. Ayrıca, eğitim alanındaki dayatmalara da dikkat çekerek, toplumun birlik içinde zulme karşı durması gerektiğini vurguladı.

Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, Suriye’deki katliamların durdurulması ve tüm halkların eşit yurttaşlık temelinde barış içinde yaşaması gerektiğini belirtti. Koç, Suriye’de mezhepçi ve ırkçı politikaların barış sağlamayacağını ifade ederek, demokratik bir düzenin kurulması gerektiğinin altını çizdi. Anma etkinliğinin ardından Alevi kurumları temsilcileri, taleplerini içeren siyah çelengi Suriye Konsolosluğu önüne bıraktı.

Ayten Kordu, Kadın Bakanlığı için kanun teklifi verdi!

Dersim Milletvekili Ayten Kordu, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınlara yönelik ayrımcılıkla mücadele amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne “Kadın Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Teklifi” sundu. Teklif, 6 Mart 2026 tarihinde TBMM Başkanlığı’na iletildi.

Kordu, kadınların yaşamın her alanında eşit, güvenli ve özgür bir şekilde var olabilmesi için yalnızca kadın sorunlarına odaklanan bir Kadın Bakanlığı’nın kurulmasını önerdi. Türkiye’nin kadın cinayetlerinin en fazla yaşandığı ülkeler arasında olduğunu vurgulayan Kordu, cinsiyet temelli şiddet ve ayrımcılığın, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucu olarak kadınları dışladığını belirtti.

Kanun teklifinde, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi, yaşam hakkının korunması ve eşitlikçi politikaların hayata geçirilmesi hedefleniyor. Kordu, İsveç, Norveç, Fransa ve İspanya gibi ülkelerin örnekleri üzerinden Türkiye’de de benzer bir yapı kurulmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

Teklifte, kurulması önerilen bakanlığın görevleri arasında kadınların istihdamını artırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini devlet politikası haline getirmek ve kadın dostu kentler ile danışma merkezleri oluşturmak yer alıyor. Ayrıca, Kadın Bakanlığı’nda görev alacak tüm kadroların kadınlardan oluşması gerektiği belirtiliyor.

Kordu, kadınların sosyal hayat, istihdam, eğitim ve sağlık gibi temel alanlarda yaşadığı ayrımcılığa dikkat çekerek, gerçek ve güçlü bir demokrasinin ancak cinsiyet eşitliği ile mümkün olabileceğini vurguladı. Kanun teklifinin TBMM komisyonlarına gelmesi ve görüşmelerin ardından Genel Kurul’a taşınması bekleniyor.

Alevi Bektaşi Kadın Meclisi’nden 8 Mart mesajı!

Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınlara yönelik şiddet, savaş politikaları ve eşitsizliklere dikkat çekerek kadın dayanışmasının önemine vurgu yaptı. Açıklamada, kadın cinayetlerinin ve cezasızlık politikalarının kabul edilemez olduğu ifade edildi ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden uygulanması talep edildi.

Federasyon Kadın Meclisi, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını, emeğin sömürüsüne, kadınlara yönelik şiddete ve eşitsizliklere karşı verilen mücadelenin simgesi olduğunu belirtti. Açıklamada, “8 Mart, tarihsel bir birikimle emeğin, direnişin ve ‘can’ olmanın kamusal alandaki ifadesidir” denildi.

Kadın cinayetlerinin ve şüpheli ölümlerin Türkiye’deki sistemsel sorunların bir parçası olduğuna dikkat çeken Meclis, “Cezasızlık pratiği faillere cesaret vermektedir. Tek bir canın dahi erkek şiddetine kurban edilmesine razı değiliz” ifadelerini kullandı. Bu bağlamda, İstanbul Sözleşmesi’nin etkin bir şekilde uygulanması gerektiği vurgulandı.

Ayrıca, savaş politikalarının kadınlar üzerindeki yıkıcı etkilerine de değinilen açıklamada, savaşların en ağır bedelini kadınların ödediği belirtildi. “Yoksulluk, göç, güvencesizlik ve sistematik şiddet her çatışmada kadınların omzuna yüklenmektedir” denildi.

Son olarak, kadınların eşit yurttaşlık ve barış mücadelesini sürdüreceği vurgulandı. “Rengine, diline, inancına bakılmaksızın tüm kadınlarla dayanışma içinde mücadelemiz sürecektir” ifadesiyle kadın dayanışmasına çağrı yapıldı.

Cemevi Başkanlığı asimilasyon üssü gibi çalışıyor!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi inancını temsil etmediğini, aksine asimilasyon politikalarını yürüttüğünü ifade etti. Erçe, bu eleştirisini Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren başkanlığın, Ankara Kızılay’da düzenlediği iftariye dağıtım etkinliğine atıfta bulunarak dile getirdi. Etkinlikte, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin’in bizzat iftariyeleri dağıtması, Erçe’ye göre bu durumun komik olduğunu vurguladı.

Erçe, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Alevilerin tarihindeki önemli olaylar karşısında sessiz kaldığını belirtti. Sivas, Çorum, Maraş, Koçgiri ve Dersim katliamları gibi olaylarla ilgili hiçbir açıklama yapılmadığını ifade eden Erçe, bu durumun Alevi toplumu için derin bir hayal kırıklığı yarattığını vurguladı.

Ayrıca, Erçe, başkanlığın insanlığa karşı işlenmiş suçlar konusunda da sessiz kaldığını belirtti. Suruç ve Roboski katliamları ile işçi sınıfına yönelik maden faciaları gibi olayların yıldönümlerinde de bir tutum sergilemediklerini söyledi. Suriye’deki gelişmelere dair de hiçbir açıklama yapılmadığını ekledi.

Erçe, Aleviliğin kadim ritüellerine dair bir değerlendirme yapılmadığını, bu durumun da Aleviliği inanç olarak yok sayan bir politikaya işaret ettiğini ifade etti. Devletin Alevilere biçtiği sınırlar içerisinde faaliyet gösteren bu başkanlığın, iktidarın ihtiyaç duyduğu asimilasyon politikalarını yerine getirdiğini savundu.