Ana Sayfa Blog Sayfa 169

Ağlayan Kayalar’ın ‘ağlanılası’ hali!

0

PİRHA-Pülümür Vadisi boyunca onlarca kutsalın olduğu yol üzerinde Dersim’in acısını sembolize eden ve her Dersimlinin suyun her damlasında yitip giden onbinlerin acısını hissettiği Ağlayan Kayalar da, “görsel şölen”, “buz gibi suyu”, “donan suyunun oluşturduğu sarkıtlar hayranlık uyandırıyor” ifadeleriyle hikayesinden uzaklaştırılıp tüketim objesine dönüştürülmeye çalışılırken, etrafıda ‘piknikçiler’ tarafından kirletiliyor.

 

 

Dersim’in taşı toprağı kutsallarla dolu. Özellikle Dersim Katliamı sonrası yurttaşlar acılarını taşa, suya, ateşe, ziyaretlerine, ocaklarına, ağacına, kuşuna anlatır olmuş. Dersim’in kayıp kızlarından Huriye Aslan’ın “Taş olsaydım erirdim, toprak oldum dayandım” sözleriyle acılarını, Dersim’e, anasına, yurduna, toprağına olan özlemini anlatmıştı.
Hardo Dewreş Dersim, son yıllarda kutsal topraklardan çok turistik gezilerin merkezi haline gelmiş durumda. Pirlerin, rayberlerin, taliplerin ayakkabılarını toprağı kirlenmesin diye çıkartıp yalın ayak gittiği, nefesini tuttuğu kutsallar birer turizm objesi haline getirilmeye çalışılıyor.

Pülümür Vadisi boyunca onlarca kutsalın olduğu yol üzerinde Dersim’in acısını sembolize eden ve her Dersimlinin suyun her damlasında yitip giden onbinlerin acısını hissettiği Ağlayan Kayalar da, “görsel şölen”, “buz gibi suyu”, “donan suyunun oluşturduğu sarkıtlar hayranlık uyandırıyor” ifadeleriyle hikayesinden uzaklaştırılıp tüketim objesine dönüştürülüyor.

Pülümür Vadisi’ndeki Ağlayan Kayalar yol kenarında duraksayıp hatıra fotoğrafı çeken yurttaşlarla dolarken, ne yazık ki Ağlayan Kayalar’ın hikayesinin hüznü ve öfkesine eşlik edenlerin sayısı giderek azalıyor. Diğer tarafta ise bölgeyi ziyarete gelen “piknikçiler” tarafından bırakılan çöpler, trajik bir hal oluşturuyor.

Diren KESER-Ferhat GÜRGEN/DERSİM

Milletvekili Mahmut Dindar, kayyum uygulamasını TBMM gündemine taşıdı

0

PİRHA-Belediyelere, üniversitelere ve özel işletmelere kadar uzanan kayyum uygulamasının sonlandırılması, açığa çıkan kamusal zararın tespiti ve sorumlulardan hesap sorulması amacıyla konuyu TBMM gündemine taşıyan Yeşil Sol Parti Milletvekili Mahmut Dindar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından cevaplandırılması üzere soru önergesi verdi.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Van Milletvekili Mahmut Dindar, devam eden kayyum uygulamalarını meclis gündemine taşıdı. Milletvekili Dindar, denetimsizlik nedeniyle kayyumların önemli bir bölümünün veya yakınlarının mal varlığında ciddi artışlar yaşandığı ve bazı kayyumların yolsuzluk iddiası ile görevden alındığı, uzaklaştırıldığı, ihraç edildiğine dikkat çekti.
“KAYYIMLAR DEFALARCA DEĞİŞTİRİLDİ”
Mahmut Dindar, kayyum uygulamasının halk iradesinin gaspı olduğunun altını çizerek, “Yeni atanan kayyumlar halkın oylarıyla seçilmiş belediye meclisini de fiilen feshetmiştir. Halkın denetimine kapalı olan ve seçilmiş iradeye hesap vermeyen mevcut hukuk dışı yapı belediyenin borçlarını tahsil etmemekte, belediyenin kiraladığı yerlerin kirasını toplamamakta ve yerel seçimlere giderken belediyeyi bir enkaz haline dönüştürmektedir” dedi.
“İNCELEME VEYA SORUŞTURMA PLANLANMIŞ MIDIR?”
Yeşil Sol Parti Milletvekili Mahmut Dindar, verdiği soru önergesinde şu sorulara cevap istedi:
“1)2016 yılında 1. Kayyım İbrahim Taşyapan atandığında Belediye’nin toplam borç miktarı ne kadardı? 1. Kayyım İbrahim Taşyapan, 2. Kayyım Murat Zorluoğlu, 3. Kayyım M. Emin Bilmez ve 4. Kayyım Ozan Balcı kendi dönemlerinde belediyeyi ne kadar borçlandırmıştır?
2)2016-2023 kayyımları döneminde net borçlanma ne kadar olmuştur? 2023 yılı ağustos ayı itibariyle Van Büyükşehir Belediyesinin toplam borcu ne kadardır?
3)2016-2023 kayyum dönemlerinde belediyenin hangi taşınmazları borç gerekçesi ile satış veya devir işlemine tabi tutulmuştur?
4)2016-2023 döneminde Van Büyükşehir Belediyesi’nde harcanan toplam bütçe ne kadar olmuştur?
5)2016-2023 kayyımları döneminde “doğrudan temin yöntemiyle” harcanan bütçe ne kadardır?
6)2016-2023 yılları arasında Van Büyükşehir Belediyesine ait olup diğer kamu kurumlarına devredilen, satılan, kiralanan gayrı menkul listesi nedir? Bu işlemlerin hukuki gerekçeleri nelerdir?
7)Kayyımlar döneminde borçlanma, bütçe kullanımı, gayrı menkul satım ve kiralama işlerindeki usulsüzlükler için bir denetim, inceleme veya soruşturma planlanmış mıdır?
8)Belediyeye ait taşınmazların seçilmiş belediye meclisine danışılmadan satış ve devri hukuka uygun mudur? Devir ve satış işlemlerinin kamuoyu ve hukuki denetimi nasıl sağlanacaktır?
9)Van büyükşehir belediyesinin VOTAŞ’tan alması gereken alacaklar tahsil edilmiş midir?
10)Park AVM için bugüne kadar belediyeye aktarılan kira geliri ne kadardır? Olması gereken kira geliri ne kadardır? Kira gelirlerinin belediyeye aktarılmama gerekçeleri nelerdir?
11)Halka hesap vermeyen kayyımların halkın kullanımında olması gereken belediye mülklerini satması hangi yasalar çerçevesinden açıklanmaktadır?
12)Van’da yolsuzluk, irtikap, rüşvet ve diğer suçlar nedeniyle görevden alınan meslekten ihraç edilen kayyum sayısı kaçtır?
13)Kayyumlar ve 2. Dereceye kadar yakınlarının mal varlığı artışları denetlenmekte midir? Görevden atılan veya uzaklaştırılan kayyumların bu işlem için gerekçeleri nelerdir?”
PİRHA/ANKARA

İngiltere Cemevinde kültür-sanat ve spor kursları başlıyor

0

PİRHA- İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi eğitim, kültür, sanat ve spor çalışmalarına yönelik kurslarına yeniden başlıyor.

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi 2023-2024 eğitim yılında halk oyunlarından müziğe, semah eğitiminden dil kurslarına, bağlama kursundan santranca, tiyatrodan resim kursuna kadar birçok kişiye kurs verecek.

Kayıtların yeniden açıldığı kurslarda müzik, semah, bağlama, bale, piyano, matematik, İngilizce, tiyatro, spor, zeka oyunları ve izcilik kampı gibi bir çok alanda eğitim verilecek.

PİRHA/İNGİLTERE

Dilber Alınak’ı katletmek isteyen fail tutuklandı: Akıl sağlığına bakılacak

0

PİRHA- Digor’da Dilber Alınak’ı katletmeye çalışan fail Ekrem Aybi tutuklandı. Fail erkeğin akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair rapor alınması için Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildiği öğrenildi.

Kars’ın Digor ilçesinde 9 Ağustos günün, Dilber Alınak isimli kadın,  Ekrem Aybi isimli erkek tarafında saldırıya uğrayarak katledilmek istendi. Söz konusu olay günü gözaltına alınan fail Ekrem Aybi, emniyet işlemlerinin ardından savcılığa sevk edildi. Savcılıkta failin, “akli dengesinin yerinde olmadığı” iddiasıyla kendini savunduğu belirtildi. Savcılıktaki işlemlerinin ardından tutuklama kararıyla Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen fail erkek, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

FAİL ELAZIĞ’A SEVKEDİLDİ

Öte yandan fail Ekrem Aybi’nin “aki dengesinin yerinde olup olmadığını” belirlemek üzere 10 Ağustos günü Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildiği kaydedildi.

ALINAK’IN DURUMU AĞIR

Kars Devlet Hastanesi’nde yoğun bakım bölümünde tedavi altında olan Dilber’in hayati tehlikesi ise devam ediyor. Doktorların Dilber’i Pazartesi uyandırması bekleniyor.

(HABER MERKEZİ)

 

Alevi Kürt bir öğrencinin yaşam serüveni “Sekvan’ın Ardından” romanı çıktı!

0

PİRHA – Yazar Mehmet Bayram’ın “Sekvan’ın Ardından” isimli romanı okuyucuya ulaştı.

Mehmet Bayram’ın ilk romanı olan “Sekvan’ın Ardından” adlı eseri 5 Ağustos itibariyle Vesta Yayınları tarafından raflardaki yerini aldı.

Alevi Kürt bir tıp öğrencisi olan Rıza’nın, yaşam serüvenine odaklanan roman, Maraş Katliamı’ndan da kesitleri okuyucuya sunuyor.

Romanın başkahramanı olan Rıza’nın üniversite yolculuğu ile başlayan kitap, Kürt kadınını temsil eden Sekvan ile kurulan arkadaşlık sonrasında sorgulama sürecini de beraberinde getiriyor. Rıza böylelikle, benliğini tanıyarak kendisi ve ailesinin de geçmişini zihninde canlandırıyor.

Romanda ayrıca Maraş Katliamını hem bir doktor olan Xece’nin, hem de tanıkların gözüyle anlatılması esere tarihsel bir yön de kazandırıyor. Maraş Katliamının edebiyatta yer bulduğu ender yapıtlardan biri olan “Sekvan’ın Ardından” katliamın günümüzde süren etkilerine de ışık tutuyor.

(HABER MERKEZİ)

2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali üçüncü gün etkinlikleri tamamlandı-

0

PİRHA- AKD’nin 9-13 Ağustos tarihleri arasında düzenlediği 2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin üçüncü gün etkinlikleri, ‘Karpuzun İçindeki Masal’ çocuk tiyatrosuyla başladı. Etkinlik, Mektebi İrfan Zakirleri’nin deyişleri ve ‘Aleviliğin Güncel Sorunları ve Çözüm Yolları’ paneliyle son buldu.

Alevi Kültür Dernekleri’nin (AKD), Balıkesir’in Altınoluk ilçesinde bu yıl ikincisini düzenlediği Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin üçüncü günü ‘Karpuzun İçindeki Masal‘ isimli çocuk tiyatro oyunu ile başladı. Alevilik inancının ‘Rıza Şehri’ kavramını konu alan oyun izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Festival, Mektebi İrfan Zakirleri’nin okuduğu deyişler ile devam etti. Üçüncü günün son etkinliği ise Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) önceki dönem vekili Mehmet Tüm moderatörlüğündeki ‘Alevilerin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri’ paneli oldu.

“KADINLARIN HATRINA BU İNANÇ YÜRÜYOR”

Panelde ilk olarak söz alan Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Öyle bir inanç içine doğuyoruz ki insana baktığımızda cinsiyet görmüyoruz. Onlara can diye bakıyoruz. Asimilasyon politikalarını en derin hissettiğimiz gündemimiz kadın. Bu haliyle şöyle bir yorum yapabiliriz; Aleviliğin kadınla bir problemi yok ama Alevilerin var. Kadınların hatrına bu inanç yürüyor. Bir cemevinin içinden kadını çıkarıp aldığınızda hiçbir hizmet dört dörtlük yürümez” dedi.

“TÜM OKULLAR MEDRESEYE ÇEVRİLİYOR”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe de, “Laiklik elden gidiyor gibi söylemler içerisine düşüyoruz. Ancak laikliğin özellikle eğitim içerisinde kurumsallaşmadığını görüyoruz. Uygulamalara baktığımızda gericiliğin, akıl ve bilimden uzak eğitim sisteminin yerleştiğini görüyoruz. Eğitimi tüm yönleriyle değerlendirdiğimizde mevcut olan eğitim sisteminin ırkçı, gerici, ayrımcı, asimilasyoncu, halkları birbirine düşmanlaştırıcı bir sistem olduğunu görmemiz mümkün” dedi.

Erçe, ÇEDES projesi adı altına okullara imam atanmasına tepki göstererek “Tüm okullar imam hatiplere, tüm dersler din dersine çevrilmişti şimdi yetmedi tüm okullar medreseye çevriliyor” diyerek tepki gösterdi.

Milli Eğitim Bakanı’nın karma eğitim karşıtı sözlerine dikkat çeken Erçe, “Bütün bu gerekçelerle Alevi kurumları boş duramaz. Bir kez daha görev üstlendiler. Eğitim sendikalarıyla, veli dernekleriyle ve diğer demokratik kitle örgütleriyle görüşerek bu projenin geri püskürtülmesi için bir eylemlilik dizisi kararın aldı” diye konuştu.

“ASİMİLASYON SADECE TÜRKİYE’DE DEĞİL AVRUPA’DA DA VAR”

Panelden konuşan bir diğer isim olan Avrupa Alevi Birlikler Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat konuşmasında şunları ifade etti:

“Asimilasyon sadece Türkiye’de değil bütün egemen kültürün alt kültürleri asimile ettiği bir gerçeklikten yola çıkarsak bu sorun Avrupa’da da var. Buna rağmen Almanya’da hemen hemen bütün anayasal haklarımızı elde etmiş durumdayız. En son almış olduğumuz kamu tüzel kişilik statüsü Almanya’da bir inanç toplumunun alabileceği en üst statüdür. Avrupa’da bir kaygımız var o da elde ettiğimiz haklarımızın içini nasıl dolduracağımız.”

“ALEVİLER CEMEVLERİNİ HERKESE AÇTI”

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez panelde deprem konusunu ele aldı. Geçmez, “Dünyanın ve doğanın devamı için deprem olmazsa olmazdır. Deprem dünyanın her yerinde oluyor ama bununla mücadele etmek çok kolaydır. Çünkü bilim bunu rahatlıkla çözmüştür. Ancak deprem bölgesinde insanların çaresizliğini gördük. Devletin her türlü imkanlarından faydalanan kamuya ait binaların nasıl yıkıldığını gördük. Bütün insanların nasıl cemevlerine sığındığına şahit olduk. Nerede bir cemevi varsa depremden etkilenen insanlar cemevi aramaya başladılar. Aleviler cemevlerine herkese açtılar” dedi.

“ALEVİLERİN BÜTÜN TALEPLERİ SİYASİ TALEPLERDİR”

Panelde son olarak Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Yardımcısı Aydın Deniz konuştu. Deniz, “Alevilerin bütün talepleri siyasi taleplerdir. Yaklaşık 35 yıllık mücadelede taleplerimiz oldu. Şimdi de Alevilere kültür ve daire başkanlığı biçildi. Yeni taleplerimizden bir tanesi daire başkanlığının kaldırılması. Söylemlerimizi, isteklerimizi yüksekten dillendirmemize rağmen her zaman olduğu gibi hükümetin bir kulağından girdi ötekinden çıktı” diyerek Alevi daire başkanlığına tepkisini dile getirdi.

Festivalin üçüncü gün etkinlikleri soru-cevapla son buldu.

Dilan ŞİMŞEK- Rozerin TEK/ BALIKESİR

Mezitli Cemevin’de aşure lokması paylaşıldı

0

PİRHA- Mezitli Cemevin’de paylaşılan aşure lokmasında günümüz Kerbelalarına dikkat çekildi.

Alevi toplumu ve kurumları aşure lokmalarını paylaşmaya devam ediyor. Mezitli Cemevi tarafından lokma paylaşımında bulundu. CHP ve Yeşil Sol Parti Milletvekilleri ve belediye başkanlarını yanı sıra onlarca yurttaşın katıldığı lokma paylaşımı Kazım Açıktepe Dedenin gulbangıyla çerağ uyandırıldı.

Yapılan konuşmalarda günümüzde Kerbelaların yaşandığına dikkat çekilerek, Alevilerin talepleri sıralandı.

PİRHA/MERSİN

Ana Fatma Cemevi’nde aşure lokması paylaşıldı

0

PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi, Ana Fatma Cemevi’nde devletin, belediyelerin yardımlarıyla değil hak lokmalarıyla aşure yaptıklarına vurgu yaparak aşure lokmasını paylaştı.

Muharrem orucunun sona ermesiyle birlikte Alevi toplumu aşure paylaşmaya devam ediyor. Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi’nin lokma paylaşımına Alevi kurumları ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

“İKTİDAR ALEVİLERİ ASİMİLE EDEREK YOK ETMEYE ÇALIŞIYOR”

DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudakaşure lokmasından önce yaptığı konuşmada devletin ve belediyelerin yardımlarıyla aşure lokması yapmadıklarına vurgu yaparak, “Aşure bizim için çok anlamlı ve değerlidir. Yaptığımız aşure iyi günlere, barışa vesile olsun diyoruz. Alevi kurumları işin biraz kolayına kaçıyor, belediyelerle birlikte aşure yapıyor. Biz bunu doğru bulmuyoruz. Aşure hak lokmasıdır. Siyasal iktidar geçmişten bugüne baktığımızda dün Alevileri katlediyordu bugün asimile ederek yok etmeye çalışıyor” dedi.

Zakir Nimet Yıldız ve Zakir Hızır Çelebi’nin seslendirdiği deyişler sonrasında pişirilen aşure lokması paylaşıldı.

Buse Nehir Demir/ ANKARA

ABF’den, Diyanetin o çağrısına yanıt: Ali Erbaş, aslında şeriat çağrısı yapmaktadır!

0

PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, okul ve çalışma saatlerinin cuma namazına göre ayarlanması gerektiği yönündeki açıklamasını eleştirdi. Yapılan açıklamada “Diyanet, farklı inanç ve toplumları yok sayarak aslında şeriat çağrısı yapmaktadır” denildi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 4 Ağustos tarihli cuma hutbesinde yer alan “İşyerlerimizdeki mesai saatlerini, okullarımızdaki ders programlarını cuma namazının vaktine göre düzenleyelim” ifadelerine bir tepkide ABF’den geldi.

“ANAYASA KARŞITI BİR KURUM”

ABF tarafından yazılı yapılan açıklamada “Diyanet İşleri Başkanlığı, kuruluş amacından uzaklaşmış siyasal İslamcıların hedeflerini gerçekleştirmek için en büyük araç olmuş, Alevileri asimile etmenin merkezi olmuş, şeriatçı odakların en önemli destekçisi olmuş, Hanifi yaşam biçimini dayatan ve kadro sayısı ile devasa bir kuruma dönüştürülmüştür. Halka sınav veriyorsunuz diye fakirliği öven, cennet vaadinde bulunanlar, milyonlarca liralık Mercedes’lerinden taviz vermeyenlerdir” ifadeleri kullanıldı.

“ANAYASA KARŞITI BİR KURUM”

Açıklamanın devamında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yetkilerini aşarak Anayasa’ya aykırı eylemelerde bulunduğu vurgusu yapıldı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, şeriat çağrısı yaptığı ifade edilerek, açıklamada şu cümlelere yer verildi:

“Anayasanın demokratik, laik, sosyal hukuk devleti maddesini, laiklik acısından toplumsal yaşamın dini kurallara göre düzenlenemeyeceği gerçeğine aykırı hareket eden DİB, Anayasanın 136. Maddesinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yetkileri belirtilmiş olmasına rağmen son yıllarda anayasa karşıtı bir kurum haline geldiği görülmektedir.

Milyonlarca insanı açlığa mahkum eden sistem hakkında tek kelime etmeyen Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, okulların ve çalışma saatlerinin Cuma namazına göre ayarlanması gerektiği yönünde yaptığı açıklama ülkede çağdaş, modern ve laik yaşamak isteyenleri, farklı inanç ve toplumları yok sayarak aslında şeriat çağrısı yapmaktadır. Ülkemizde gerek kamu, gerek ise özel sektörde çalışanların Cuma namazına gitmek istediğinde engellenmediğini biliyoruz. İnsanların inançlarını sömürü çarkının merkezine koyarak milyonları açlığa mahkum edenleri, Ortadoğu ülkelerinden biliyoruz. AKP, sömürü sistemini artık devletleştirmek istiyor. Çünkü şeriat demek, alttakine din iman, üsttekine han hamam demektir. Kadına şiddet, çocuk evlilikleri, açlığa mahkum edilen milyonlar demektir.

Alevi Bektaşi Federasyonu olarak laik ve demokratik cumhuriyetin inşası için mücadeleye devam edeceğiz. Bu ülkede gerçek demokrasiden yana olanlar ile yoldaş, cumhuriyetin kuruluş ayarları ile oynamaya çalışanlara karşı duruş olacağız.

Her kesimin ciddi rahatsızlık duyduğu Diyanet İşleri Başkanlığının artık kaldırılması ve ülkenin aydınlık geleceğinin önü açılması gerekmektedir.”

PİRHA/ANKARA

CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu

0

Televizyonlarda, gazete köşe yazılarında herkes bir CHP değişimini konuşuyor, yazıyor.

Değişim dedikleri Alevi Kemal beyin gitmesini istemekten öte bir şey değil aslında ama bunu açık dile getiremiyorlar. Kemal bey istifa ettiğinde CHP değişecek algısını yayıyorlar.

Daha ileri giderek CHP’yi Alevi bir klik yönetiyor söylemleri, içlerindeki ideolojinin dışa vurumunun tam da kendisi. Türk tipi faşistlik dediğimiz benzetmeye kanıt örneklerden birisinin daha yeni örneği. Hem bölgeci, hem mezhepçi, hem de laik olduklarını söylüyorlar da bu dünyada örneği olmayan bir şey.

CHP’de bir siyasi çizgi olmadığı için, Mevlana misali herkese gel diyen ama gelenlerin hiçte CHP’li olmadığını görmekten yoksunlar veya işlerine öyle geliyor. Neymiş; CHP hem solcu, hem muhafazakar, hem milliyetçi bir partiymiş. Yesinler aklınızı…

Hem milletvekili hem Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu durumu çok açık gördük.

Örneğin, CHP İlce Başkanı olan yerlerdeki x.. Partililer, gönüllü hem de gerçek CHP üyesi arkadaşları allem, kallem etti sandıklara yaklaştırmadılar. Bu durumu hepiniz biliyorsunuz.
Muhafazakar dediğiniz yerlerde 22 Bin sandıkta Kemal beye tek oy çıkmadı.

Neden?

Milliyetçi dediğiniz yerler de Aldığınız oy sayısı belli.

Neden?

Demek ki her türlü siyaset olma işi kandırmacadan öte bir şey değilmiş. CHP tüzüğünde sosyal demokrat olduğunu yazıyorsa, bu partinin Başkanı, yönetimleri, kadroları da sosyal demokrat olmalıymış.

Bu durum değişmediği süre içinde yüz seçime daha girilmiş olsa bu sandıklarda görevli görünen CHP’liler yine oy vermezler. Çünkü onların başka yerlerin insanları olduğu daha nasıl anlaşılacak?

Evet, CHP değişmeli, hem de baştan aşağı değişmeli. Gerçek Sosyal Demokrat kimliği kabul eden bir değişim olmalı bu.

İşin bir de öteki yüzü var. Kemal beyin Alevi kimliği. Gerçi laikçi geçinen ulusalcıların genel başkan seçildiği günden başlayan Alevifobisi gazete ve televizyon arşivlerinde duruyor. Kemal beyin aday olması, partisin ve 6’lı masacıların büyük çoğunluğunun hiçte laik falan olmadıklarını ortaya çıkardı. Bunları görünce “iyi ki seçimleri kazanmamışlar” diyesi geliyor insanın. İlk başta değişim diye ortalığı velveleye verenler sahte laik, sahte sosyal demokrat mı olacaklar buna bir karar vermeliler. Hem Alevi düşmanı, hem laik, hem sosyal demokrat olunmaz. Olunursa Türk tipi olur. Ülkenin dağını, deresini, ovasını satan Türk dinciliği, Türk milliyetçiliği gibi ne olduğu karanlık bir ideoloji.

Son söz olarak söyleyim, Kemal beyin bu istekler üzerine istifa etmesi bir tek sarayın işine gelecektir.

Alevi düşmanı bu beylere bir de hatırlatma yapayım; hani milletvekili seçilecek kadar aldığınız oylar var ya, o oylar Alevilerin, Kürtlerin ve solcuların oyları. Gözünüze dursun, zehir zıkkım olsun.

Bir de, şehirlerde dönen büyük ratlar var ki kim kiminle dost, kim kiminle iş çekiyor insanın aklı duruyor.

Onu da başka bir gün konuşalım.