Ana Sayfa Blog Sayfa 182

Kılıçdaroğlu tutuklu vekil Atalay’ı ziyaret etti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ı ziyaret etti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) 28. Dönem Hatay Milletvekili seçilen ve buna rağmen halen tutuklu bulunan Can Atalay’ı Silivri Cezaevi’nde ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklama yapan Kılıçdaroğlu, Atalay’ı dinlediğini ve Atalay’ın cezaevinden çıktıktan sonra ilk yapmak istediği işin Hatay’a gitmek ve deprem bölgesindeki depremzedeleri ziyaret etmek olduğunu söylediğini aktardı.

Kılıçdaroğlu, “Atalay daha hükümlü değil. Bunu tüm milletimizin bilmesi lazım. Milletvekili seçilmek için dilekçesini veriyor. İlgili savcılıktan sabıka kaydı alıyor ve hiçbir sabıkasının olmadığı yönünde Cumhuriyet savcılığından aldığı yazıyı Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) götürüyor. YSK’dan 11 yargıç, sayın Atalay’ın seçime katılmaya hakkının olduğunu onaylıyorlar. Ardından milletvekili olarak seçiliyor. Şimdi Meclis’e gelip yemin etmesi lazım. Meclis’te ismi okunuyor ama kendisi orada olmadığı için, yemin edemiyor. Can Atalay daha sonra tüm milletvekillerin oyları ile İnsan Hakları Komisyonu’na seçiliyor. Yaw Allah aşkına; bu nasıl bir uygulama, bu nasıl bir yargıdır. Bu nasıl bir demokrasi anlayışıdır” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL

#Kılıçdaroğlu #tutuklu #vekil #Atalayı #ziyaret #etti

Yeşil Sol Parti’den Zîlan Katliamı için ‘hakikat komisyonu’ kurulsun önergesi

Yeşil Sol Parti, 15 bin kişinin katledildiği Geliyê Zîlan Katliamı’nın aydınlatılması için hakikat komisyonu kurulmasını istedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Wan Milletvekilli Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Geliyê Zîlan Katliamı’nın (Zilan Deresi Katliamı) aydınlatılması için Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi.

Önergede, 13 Temmuz 1930 tarihinde Wan’ın Erdîş (Erciş) ilçesinde “Gelîyê Zîlan” olarak bilinen bölgede büyük bir katliam gerçekleştiği kaydedildi.

İktidar yüzleşmeden uzak duruyor

Önergede, çocuk, kadın, erkek ve genç demeden orada bulunanların makineli tüfeklerle katledildiği, katliamlarda kurtulanların ise mal varlıklarına el konularak sürgün edildiği belirtilerek, “Katliamın izlerinin ve insan kemiklerinin olduğu bir bölgenin korunmaması, siyasi iktidarın yüzleşmeden uzak olduğunu göstermektedir”denildi.

Araştırma komisyonu kurulsun

Önergede, Geliyê Zîlan Katliamı’nın araştırılması için Meclis’te bir hakikat komisyonunun kurulması gerektiğinin altı çizilerek şunlar dile getirildi: “Özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tarihsel trajediler konusunda rol alması anlamlı ve yararlı olacaktır. Bu nedenle toplumsal kucaklaşmanın sağlanması ve kalıcı bir barışın inşa edilmesi için Zilan Katliamı hakkında detaylı araştırmaların yapılıp kamuoyunun doğru bir şekilde bilgilendirileceği mekanizmaların kurulması ve süregelen mağduriyetlerin tespit edilerek gerekli adımların atılması amacıyla Meclis araştırma komisyonu kurulması gerekmektedir.”

ANKARA

#Yeşil #Sol #Partiden #Zîlan #Katliamı #için #hakikat #komisyonu #kurulsun #önergesi

Kadınlar ortak sergiyle 19 Temmuz Devrimi’ni kutlayacak

19 Temmuz Devrimi’nin yıl dönümü yaklaşması vesilesiyle Federe Kürdistan’ın Silêmaniyê kentinde bugün, Kuzey ve Doğu Suriye ile Federe Kürdistanlı kadın tasarımcıların ortak sergisi açılacak

19 Temmuz Devrimi’nin yakınlaşması vesilesiyle Kuzey ve Doğu Suriye Kültür Kurulu, Hîlala Zêrîn Hareketi ve  Federe Kürdistan’ın “Heft Reng” Merkezi sponsorluğunda bugün Süleymaniye’de “Çok renklilik” başlığıyla sergi açılacak.

Sergiye Kuzey ve Doğu Suriye’nin farklı bölgelerinden 13 kadın, Federe Kürdistan’dan ise 8 kadın tasarımcı katılıyor.

Süleymaniye Ulusal Müzesi’nde akşam saat 18:00’da açılacak olan sergiye Kuzey ve Doğu Suriye’den gelen tasarımcılar 35 eseriyle katılacak.

Konuya ilişkin konuşan Sergi Hazırlık Komitesi Üyesi Yara Hisko, “Sergi hazırlıklarına 4 ay öncesinden başladık. Kuzey ve Doğu Suriye ile Başurê Kurdistan’dan 21 kadın tasarımcı katılacak. Sergilenecek resimlerin temaları ve sanat okulları açısından zengindir. Resimlerin çoğu kadın meselesiyle konuludur” şeklinde konuştu.

Serginin amacına da değinen Yara, “Biz şunu anlatmaya çalışıyoruz. Siyasetin böldüğünü sanat birleştirir. Siyasi eğilimler ve coğrafi bağlantı ne olursa olsun, önemli olan sanat aracılığıyla bir araya gelmektir” dedi.

Sergi 3 gün devam edecek.

Kaynak: ANHA

#Kadınlar #ortak #sergiyle #Temmuz #Devrimini #kutlayacak

Muğla Milas’ta yangın

Muğla Milas’ta otlukta çıkan yangın ormanlık alana sıçradı. Yangına, havadan ve karadan müdahale devam ediyor

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Boğaziçi Mahallesi ile Bodrum Güvercinlik Mahallesi arasındaki otlukta saat 15.00 sıralarında yangın çıktı.

Kısa sürede büyüyen alevler, ormana sıçradı. Dumanı fark edenler, durumu orman ekiplerine bildirdi. Yangına, havadan ve karadan müdahale sürüyor.

MUĞLA

#Muğla #Milasta #yangın

Çin’de sel: 40 binden fazla kişi tahliye edildi

Çin’in Sichuan bölgesinde şiddetli yağışlar felakete sebep oldu, 40 binden fazla kişi tahliye edildi

Son günlerde dünyanın birçok yerinde yaşanan yoğun yağışlar Çin’in bazı bölgelerini de etkiledi. Çin’in Sichuan bölgesinde yaşanan sel felaketi nedeniyle 40 binden fazla kişi tahliye edildi.

Son haftalarda Çin’in birçok yerinde sel ve toprak kayması nedeniyle evler hasar gördü, altyapı çöktü ve çok sayıda insanın yaşamını yitirdiği belirtildi.

Ülkenin resmi haber ajansı Xinhua’ya göre, yağmurların yarına kadar sürebileceği konusunda uyarılar var.

DIŞ HABERLER

#Çinde #sel #binden #fazla #kişi #tahliye #edildi

Türk Toraks Derneği: Aşırı sıcaklar ölümlere neden olabilir

Türk Toraks Derneği, aşırı sıcakların ölümlere neden olacağı uyarısında bulundu. 

Türk Toraks Derneği, aşırı sıcakların insan sağlığına etkileriyle ilgili yazılı açıklama yayımladı. Dünya’da ortalama sıcaklıklar aynı hafta içerisinde 3 kez üst üste rekor kırdığı aktarılan açıklamada, 6 Temmuz 2023’ün kaydedilen en sıcak gün olarak kayıtlara geçtiği belirtildi.

İklim değişikliği ile birlikte aşırı sıcakların kalıcı bir hale geldiğini ve ölümlere neden olduğu vurgulanan açıklamada, “Güneş enerjisi, yoğun betonlaşmanın yaşandığı kentlerde yeterli doğal ve yeşil alan olmadığı için, gereğince soğurulamamakta, sonuçta kentlerde sıcaklıklar daha da artmakta ve burada yaşayanlar daha çok risk altında kalmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 1998-2017 yılları arasında, sıcak hava dalgaları nedeniyle 166 binden fazla insan öldüğünü bildirmiştir. 2004-2017 yılları yaz aylarında İstanbul’da yaşanan sıcak hava dalgalarını inceleyen bir çalışma, aşırı sıcaklar nedeniyle 4 bin 281 fazladan ölüm gerçekleştiğini ortaya koymuştur” denildi.

Risk gruplarına uyarı

50 yaş üstü insanların risk altında bulunduğu uyarısı yapılan açıklamada, akciğer hastalıkları bulunanların yanı sıra evsizler ya da inşaat, temizlik, ulaşım gibi açık alanda çalışanların da risk altında bulunduğu kaydedildi. Bu gruplarda sıcak çarpmasının etkili olabileceğine dikkat çekilen açıklamada, bol su içilmesi, şeker, kafein gibi içeceklerden uzak durulması, sıcak saatlerde dışarı çıkılmaması, sık duş alınması gibi önlemler alınması uyarısında bulunuldu.

İSTANBUL

 

 

#Türk #Toraks #Derneği #Aşırı #sıcaklar #ölümlere #neden #olabilir

Hindirin Aydoğan katledilmesi protesto edildi

Qoser’de Hindirin Aydoğan’ın katledilmesine tepki gösteren TJA, DBP, Yeşil Sol Parti ve HDP üyesi kadınlar, ‘Yaşadığımız müddetçe bu zihniyete karşı mücadele edeceğiz’ dedi

Tevgera Jinên Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Kadın Meclisi üyeleri, 10 Temmuz’da Mêrdîn’in (Mardin) Qoser (Kızıltepe) ilçesinde evli olduğu Zeki Aydoğan tarafından katledilen Hindirin Aydoğan için açıklama yaptı. H. Finci Aldemir taziye evi önünde yapılan açıklamaya, Yeşil Sol Parti Mêrdîn Milletvekili Kamuran Tanhan, parti yöneticileri, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mardin Şubesi üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı.

‘Kadın karşıtı zihniyet sistemleşiyor’

Açıklamada konuşan TJA aktivisti Ayşe Bozan, yıllardır erkek egemen iktidarın kirli zihniyetini kadınlara karşı kullandığını belirterek, “Kadın katilleri affediliyor. Kadın karşıtı zihniyet sistemleşiyor. Bu doğrultuda Qoser’de de bir kadın katledildi. Ailenin ifade ettiğine göre, kadın günlerce işkence görmüş. İstanbul Sözleşmesi kaldırıldığından beri kadın kazanımlarını hedef alan iktidar tarafından yeni bir sistem inşa edilmeye çalışılıyor. Yaşadığımız müddetçe bu zihniyete karşı mücadele edeceğiz” dedi.

Katledilen Hindirin Aydoğan’ın akrabası olan Qoser eski Belediye Başkanı Cihan Sincar ise, “Bu kirli zihniyet toplum içinden çıkana kadar buna karşı direneceğiz. Buna karşı hep mücadele verdik ve vermeye devam edeceğiz. Adı, dini ne olursa olsun bu katilleri koruyanlar bilsin ki karşılarında olacağız” diye konuştu.

MÊRDÎN

#Hindirin #Aydoğan #katledilmesi #protesto #edildi

Karataş: Türkiye’nin en önemli sorun tecrit

İHD Wan Şubesi 12’nci Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Kurulda konuşan Şube Başkanı Mehmet Karataş, Türkiye’deki en önemli sorunun tecrit olduğunu belirtti

İnsan Hakları Derneği (İHD) Wan Şubesi, 12’nci Olağan Genel Kurulu’nu Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) Konferans Salonu’nda gerçekleştirdi. Cumartesi Anneleri’ne adanan kurula, delegelerin yanı sıra kentteki sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Saygı duruşuyla başlayan konferansta, ilk önce mali ve faaliyet raporları okundu.

Ardından açılış konuşmasını yapan Şube Yöneticisi Hamdi Bayhan, Cumartesi Anneleri’nin direnişini selamlayarak, “Türkiye’de faşizm kurumsallaştı. Muhalifler bastırılıyor, hak savunucuları hapis cezalarıyla cezalandırılıyor. Bu nedenle insan hakları alanı terk edilmeyecek bir alandır. Bu ülkenin kurtuluşu demokrasi ve insan haklarıdır” diye belirtti.

‘Türkiye’nin en önemli sorunu tecrit’

Ardından konuşan Şube Başkanı Mehmet Karataş da şunları belirtti: “İHD, Kurdistan ve Türkiye’deki çalışmalarına devam ediyor. Birçok sorun yaşanıyor, cezaevlerindeki tecritten tutun yaşam hakkı ihlaline kadar. Kurdistan’da birçok kirli politika yürütülüyor. İmralı’da Sayın Öcalan ve diğer tutuklular üzerinde yürütülen tecrit en önemli sorundur. Çünkü bu tecrit Kurdistan’da günlük hak ihlali olarak yansıyor. Türkiye ve Kurdistan halkları için mücadelemizi sürdürdük ve sürdüreceğiz. Kazanacağımıza inanıyoruz.”

Karataş’ın konuşmasının ardından kurul, katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.

Konuşmaların ardından tek listeyle gidilen seçimde avukat Fırat Durmaz yeni şube başkanı olarak seçildi.

WAN

#Karataş #Türkiyenin #önemli #sorun #tecrit

Mezopotamya Dinler ve İnançlar Platformu: Nefes almamızı Öcalan’a borçluyuz

Nefes almamızı Öcalan’a borçluyuz diyen Mezopotamya Dinler ve İnançlar Platformu, ‘Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü bizim için hayati konu olmaktadır’ diyerek, İmralı’da tecrit ve işkence uygulandığını belirtti

Mezopotamya Dinler ve İnançlar Platformu, PKK lideri Önderi Abdullah Öcalan’a dönük tecride karşı yazılı açıklama yaptı. Avukatların, ailelerin görüşme başvurularının sayısızca reddedildiğine dikkat çekilen açıklamada, “Anlaşılacağı üzere Sayın Abdullah Öcalan üzerinde tam bir izolasyon ve tecrit söz konusudur. Bunun uluslararası literatürde işkence olduğunu herkes gibi biz de çok iyi biliyoruz. Buna rağmen başta Avrupa Konseyi ve CPT olmak üzere uluslararası meşru kurumlar sorumluluklarının gereğini yerine getirmiyor, Türk devletinin hukuk dışı keyfi yaklaşımını idare etmektedirler” denildi.

‘Nefes almamızı Öcalan’a borçluyuz’

Yapılan açıklamada, “Halbuki Sayın Abdullah Öcalan tarihte ilk kez kadim Mezopotamya coğrafyasındaki halklar ve inançlar arasında ortak ve birlikte yaşamı savunmakla kalmamış, ilk kez barışa giden yolun mimarı olmuştur. Bu nedenle Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış bu ağır tecridi ve işkenceyi Mezopotamya Dinler ve İnançlar Platformu olarak şiddetle reddediyor, kabul etmiyoruz. Yıllardır yaşadığımız coğrafyada uğradığımız katliam ve soykırımlardan sonra ilk kez nefes aldığımız ve barış içinde birlikte yaşamanın haklı onurunu yaşıyor olmayı Sayın Abdullah Öcalan’a borçluyuz. Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü bizim için hayati konu olmaktadır. Asuri- Süryani, İslam, Êzidî, Alevi, Yarsan, Feyl ve Kakai inancından insanlar başta olmak üzere Mezopotamya’da yaşayan halklar ve inançlar olarak Türk devletini bu hukuk dışı uygulamalarından vazgeçmeye, Avrupa Konseyi’ni ve CPT’ yi de görev ve sorumluluklarının gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz” denildi.

Kaynak: RojNews

#Mezopotamya #Dinler #İnançlar #Platformu #Nefes #almamızı #Öcalana #borçluyuz

Oluç: Kopenhag Kriterleri yerine Ankara kriterleri ilan ettiniz

Gündemdeki gelişmelere dair basın toplantısı düzenleyen Yeşil Sol Parti Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, ‘İktidar, ‘AB üyeliği NATO’dan geçer’ gibi bir siyasi anlayışa savruldu’ diyerek, AKP’nin Kopenhag Kriterleri yerine Ankara kriterleri ilan ettiğini belirtti

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Oluç, Türkiye’nin dış politikasında yaşanan gelişmelerle konuşmasına başladı.

Halklar için önemli bir durum

Türkiye-Ukrayna ilişkileri ve Zelenski ziyareti ile NATO tartışmaları ve AB üyelik sürecine ilişkin konuşan Oluç, “Zelenski ziyareti ve sonrasında konuşulan bir mesele son derece ciddi bir meseledir. Bu konudaki yaklaşımın gayri ciddi olduğunu düşünüyoruz. O da Ukrayna’nın NATO üyeliği meselesidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Ukrayna NATO üyeliğini hak ediyor’ açıklaması yaptı. Bu sıradan geçiştirilecek bir durum değildir. Bu sadece Ukrayna ve Rusya için değil, Türkiye ve Avrupa halkları için ve onların geleceği açısından son derece kritik bir açıklamadır” diyerek tartışılması gerektiğini vurguladı.

NATO ile Rusya’nın savaşması demek

Ukrayna’nın NATO’ya dahil edilmesinin NATO ile Rusya’nın savaşa tutuşması demek olduğunu kaydeden Oluç, “Bakın Vilnius Zirvesi’nin sonuç bildirgesi açıklandı. Bildiride NATO-Ukrayna ilişkileri ile ilgili olarak şöyle bir cümle var: ‘Ukrayna NATO’ya üye olabilir ama bu, bugün NATO’ya üye olabilir anlamına gelmiyor.’ Nitekim o bildirgeye tepki Zelenski’den geldi. Zelenski NATO’yu eleştirdiği tweetinde ‘Hem zaman çerçevesi belirlenmeden hem davet hem de üyelik eşi görülmemiş bir saçmalıktır. Aynı zamanda Ukrayna’nın daveti için belirsiz koşullar bekleniyor’ şeklinde tepki gösterdi. Görünen o ki ne Ukrayna’nın NATO’ya üyeliği ne de ittifaka dahil edilmesi için hazırlık var” şeklinde ifadeler kullandı.

Oluç’un açıklamalarının satır başları şu şekilde:

Şimdi mi geldi aklınıza

“Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan Zelenski ziyaretinde, Zelenski’nin ağzına bir parmak bal çalmak için bu lafı ettiyse, bu sorumsuzluktur. Bugünkü savaş koşullarında Ukrayna’nın NATO’ya dahil edilmesi demek, NATO’nun 5’inci maddesi gereği doğrudan doğruya NATO ile Rusya’nın savaşa tutuşması demektir.

Diğer konu İsveç’in NATO’ya üyeliği ve bununla ilgili tartışmalar. İktidar, ‘AB üyeliği NATO’dan geçer’ gibi bir siyasi anlayışa savruldu. Çok ilginç. Türkiye kaç yıldır NATO üyesi, neden AB’ye üye olamadı? Şimdi mi aklınıza geldi. Erdoğan alakası olmayan bir konuyu İsveç’in NATO’ya üyeliği konuşulurken ortaya attı. Biz bunun İsveç’e ilişkin söylenenlerde bir U dönüşü olduğunu, U dönüşü yapılırken de kamuoyunda bir kazanım hikayesi yaratabilir miyiz hevesiyle yapıldığını biliyoruz. Bu gerçekçi bir politika değil.

Kopenhag Kriterleri yerine Ankara kriterleri ilan ettiniz

Şimdi çok açık bir şekilde şunların konuşulması gerekiyor; AB’ye üyelik mi istiyorsunuz? Evet biz istiyoruz. O zaman yapmanız gereken şey, Kopenhag Kriterleri”ni yerine getirmektir. Peki siz ne yaptınız? Kopenhag Kriterleri yerine Ankara kriterleri ilan ettiniz. ‘Biz Ankara kriterlerini uygulayacağız’ dediniz. 2017 yılında burada Meclis’in açılışında Erdoğan dedi ki; ‘Bizim AB üyeliği gibi bir beklentimiz yok.’ Şimdi Kopenhag Kriterleri’ni yerine getirmemiş bir iktidarla karşı karşıyayız. Fasıllar açılmıyor, açılamayan fasıllar kapanmıyor ve adım atılmıyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Mesela AB Kopenhag Kriterlerini yerine getirin derken size kayyım mı atayın dedi ya da Venedik Komisyonu ile bu nedenle çelişkiye mi düşün dedi. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi ile çelişkiye mi düşün dedi. AB İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymayın mı dedi. Siyasi nedenlerle cezaevlerini doldurun mu dedi.? Gazetecileri hapse mi atın dedi. RTÜK aracılığıyla televizyonları cezaya boğun, televizyoncuları tutuklayın mı dedi. Cumartesi Anneleri’ne saldırılara devam edin, yetmedi HDP’yi kapatın, Kürt halkının siyasi temsilini demokratik siyasette engelleyin mi dedi?

Gerekli adımlar atılırsa destek veririz

Adım atmak mı istiyorsunuz? Bir önerimiz var. Dışişleri Bakanlığı’na bağlı AB Başkanlığı var. Gelin AB Bakanlığını yeniden tesis edin ve yerine AB Bakanlığı’nı kurun. Müzakerelerin derli toplu yürütülmesi, adımların atılması, reformların yapılması için ciddi bir odak oluşturun. Ama size şunu söyleyelim, bir kez daha AB Parlamentosu’nda yeni ilerleme raporu çıkacak. Bu yeni ilerleme raporundaki olumsuzluklar ‘artık AB ile Türkiye imtiyazlı üyelik noktasına gelinmelidir’ diye bir fikir çıkarsa, bu sizin bugüne kadar yapmadıklarımızdan dolayı ödenecek bedeldir. Dolayısıyla Türkiye’yi bir imtiyazlı ortaklık tartışmasına sürüklemek istemiyorsanız, o zaman Kopenhag Kriterleri’yle ilgili adım atmaya başlamanız gerekiyor. Atılması gereken adımları herkes biliyor, o adımlar atılırsa biz de destek veririz.

Fedakarlığı emekçiden istiyorlar

Meclis gündemine dair Plan Bütçe Komisyonu’na bir torba yasa geldi ve iktidar çoğunluğuyla kabul edildi. Eleştiriler doğrultusunda herhangi bir değişiklik yapılmadı. İktidar bu torba yasasını milli dayanışma paketi olarak sunuyor. Emeğiyle geçinen yurttaşlara yeni vergiler getiren, buna karşı sermayeye kolaylıklar sağlayan bir şey dayanışma modeli olabilir mi? İktidar dayanışma ve fedakarlığı hep emekçilerden istiyor. Bunun bir milli dayanışma modeliyle alakası yoktur.

Yurttaşın cebinden alacaklar

Bu ülkede yurttaşlar bu iktidarın yanlış ekonomik tercihleri ve politikalarından dolayı hayat pahalılığı yaşıyor ve her gün gelen zamlarla astronomik kiralarla devasa bir enflasyonla mücadele etmek zorunda kalıyor. Şimdi yeni vergilerle karşı karşıya kalıyoruz. Bu Torba Yasa’nın en büyük sıkıntısı budur. Hükümet ek bütçe istiyor. Bütçe yetmediği için 1 Trilyon 200 Milyar lira daha para istiyor bu iktidar. 6 ayda 2023 bütçesi batmış vaziyette.

Nereden toplayacak bu parayı? Yurttaşın cebinden alacak. Dolaylı vergilerden alacak. Bu ek bütçeyle yaklaşık 750 milyar lira dolaylı vergi gelirinden söz ediliyor. “

ANKARA

#Oluç #Kopenhag #Kriterleri #yerine #Ankara #kriterleri #ilan #ettiniz