Ana Sayfa Blog Sayfa 196

KDP ve YNK arasında tüm konularda anlaşma sağlandı

YNK Genel Başkanı Bafil Talabani, KDP ve YNK arasında gerçekleşen toplantı ardından tüm konularda anlaştıklarını ancak açıklama yapılması konusunda bir anlaşmaya varamadıklarını duyurdu

Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) ile Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), bugün Hewlêr’de seçim gündemiyle bir araya geldi.

Toplantı ardından basın mensuplarına konuşan YNK Genel Başkanı Bafil Talabani, “Sorumsuz açıklamalar bizleri etkilemez. Halkımızın çıkarları için uzlaşma sağlama yönünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. YNK’nin bir tarihi ve gücü vardır. YNK’nin şehitleri vardır. Artık sessiz kalmayacağız. Bugünden sonra sessiz kalmayacak ve gelişecek olan her şeye cevabımızı vereceğiz” dedi.

KDP Politbüro Sekreteri Fazıl Mirani ise şunları söyledi: “Bu temelde bir uzlaşmamız yoktu. Bir kardeşimiz, YNK’nin hoşuna gitmeyen bir açıklama yapmıştır. Bizler YNK’nin güçsüz olduğunu ifade etmedik. Böyle bir söylem KDP’nin resmi bir açıklaması değildir. KDP ve Mesut Barzani, Kürdistan Bölgesi’nin içerisinden geçtiği durumu göz önünde bulundurmaktadır. Hiçbir zaman zoru (gücü) kullanarak görüş alış verişinde bulunulmamıştır. Siyaset, kapalı bir kapı değildir. İlerleyen zamanlarda gerçekleşecek olan toplantılarda bu sorunlar çözülecektir.”

HABER MERKEZİ

#KDP #YNK #arasında #tüm #konularda #anlaşma #sağlandı

Çiçek: Tecride karşı toplumun tepkisi yetersiz

HDP Gençlik Meclisi etkinliğinde konuşan Çiçek, ‘Sayın Öcalan şahsında Kürt halkının özgürlük mücadelesinden intikam alınmak istenmektedir. Ama bu gerçeğin karşısındaki en büyük yoldaşlık önce kendi üzerimizdeki tecridi kırmaktır’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi, iki yılı aşkın bir süredir hiçbir şekilde haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki yürütülen tecride ilişkin, “Gençler tecridi tartışıyor” başlıklı bir etkinlik düzenledi. HDP Bağcılar İlçe Örgütü’nde düzenlenen etkinliğe HDP Gençlik Meclisi üyelerinin yanı sıra Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Dayanışma Derneği (MATUHAYDER), Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ve Riha Milletvekili Ömer Öcalan katıldı.

Etkinlikte ilk olarak söz alan Yeşil Sol Parti Riha Milletvekili Ömer Öcalan PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit ve Kürt halkına yönelik baskılara değindi. Kürtlerin Ortadoğu’da yıllarıdır süregelen bir var olma mücadelesi verdiğini belirten Öcalan, Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununda özgürlük mücadelesine öncülük ettiğini söyledi. Abdullah Öcalan’ın bu misyonundan dolayı yaklaşık 28 aydır ağırlaştırılmış tecrit koşulları altında olduğunu söyleyen Öcalan, “Abdullah Öcalan’dan hiçbir şekilde haber alınamıyor. Ne ailesi ne de avukatlarıyla görüştürülmesine hiçbir şekilde izin verilmiyor. Bu haber alamama durumuna ilişkin siyasette de olmak üzere özellikle seçim sürecinde birçok spekülasyonlar ortaya atılıyor. Devlet bu tecrit ile var olan Kürt sorunu görmezden gelirken, sorunun baş aktörü olan Abdullah Öcalan’ı ise sorunun çözülmemesi için sessiz bırakmak istiyor. Buradan da anlamak gerekiyor ki Türkiye’de hukuk kalmamıştır” diye belirtti.

‘Tecridin boyutunun hala farkında değiliz’

Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi “Bir halk lideri kaderiyle baş başa bırakılmıştır” sözüyle özetleyen Öcalan, “Bunun karşısında biz ne yapacağız? Gerçekliklerimizi görüp bu noktada tartışmalar yürütmeli, birbirimizi eleştirmeliyiz. Bu süreçte yapılması gereken budur. Bu süreç bir eleştiri ve özeleştiri sürecidir. Hepimiz üzerine düşeni yapmalı ve yapıcı, pozitif bir dille eleştirilerimizi yapmalıyız. Bu dava büyük bir dava ve bu davayı, bu mücadeleyi yüreğinizde hissetmediğimiz sürece yol alamayız. Sayın Öcalan üzerinde yürütülen tecridin boyutunun hala farkında değiliz. Kimse Sayın Öcalan’ın tecrit durumuna karşı konuşamıyor şuanda. Devlet Kürt halkı için hassas olan neyse saldırıyı da ona yönelerek yapıyor. Bu nedenle de sürekli olarak Sayın Öcalan’a, onun hareketine ve paradigmasına saldırıyor. ” diye belirtti.

‘Öcalan’ın paradigması’

Abdullah Öcalan üzerinde yürütülen tüm bu tecrit politikalarına rağmen toplumun ana gündemine aldığı şeyin ise daha farklı olduğuna dikkati çeken Öcalan, “Kurdistan’da bir yandan HDP ve Yeşil Sol Parti’nin Türkiye partisi haline dönüştüğü eleştirisi yaygınlaşırken, bir yandan bazı demokrasi güçleri ise tam tersine bu partilerin yalnızca Kürt partisi olduğu tartışması yapılıyor. Ancak şunu belirtmeliyim ki bu tartışmanın hiç kimseye bir faydası yoktur ve olamaz. Bu parti elbette Kürtlerin partisidir ve Kürt halkının özürlüğünün partisidir. Elbette parti olarak Kürt halkının değerlerine diline, kültürüne yönelik mücadele edeceğiz. Aynı zamanda da diğer tüm halkların da bu partinin şemsiyesi altında toplanarak sorunlarının çözümü için bu partide yer almasını sağlayacağız. Çünkü Sayın Öcalan’ın paradigması budur ve Sayın Öcalan’ın bu paradigmasının istikameti de değişmemelidir” ifadelerini kullandı.

Çiçek: Eleştiri ve özeleştiri sürecindeyiz

Öcalan’ın ardından söz alan Yeşil Sol Parti İstanbul milletvekili Cengiz Çiçek’te sürecin eleştiri ve özeleştiri süreci olduğunu belirterek bu süreçte İmralı’da yürütülen tecrit başta olmak üzere iktidarın savaş politikaları karşısında Kürt halkının özgürlük mücadelesine daha kararlı bir şekilde durması gerektiğini vurguladı. Çiçek, “Eğer özeleştirimizi vereceksek tam da buradan vermeliyiz. Çünkü uzun yıllardır bunu yapmıyoruz. Sayın Öcalan İmralı sürecinde sık sık ‘Benim için idam anlık ve en kolay şeydir ama ben burada zamana yayılmış bir ölüm koridorunun içerisindeyim ve her anım ölüm ve işkencedir. Buna rağmen her anı ölüm olan İmralı tecrit koşullarına dayanmanın tek bir nedeni var. O da Kürt halkının özgürlük mücadelesi ve hak ettiği statüye kavuşmasıdır. Yaşamımız ancak bu mücadele ile doğru orantılı olarak kurulduğunda anlamlıdır. O yüzden sağlıklı bedenler ve zihinler olarak Kurdistan özgürlük mücadelesinin bulunduğumuz her yerde neferi olacağız. Beni bu koşullarda en çok ayakta tutan duygu ve bağlılık budur. Bunu gerçekleştirebildiğin oranda benim üzerimdeki tecritte kalkacak’ diyordu” diye belirttiğinin altını çizdi.

‘Önce kendi durumumuzu tespit edeceğiz’

Çiçek, Abdullah Öcalan üzerinde yürütülen tecridin hukuk dışı olduğunu ve 1999’dan beridir sürdürüldüğünü söylerken son 2 yıldır ise haber alamama durumundan dolayı tamamen ağırlaştırıldığını belirtti. Tecride karşı toplumda gösterilen tepkilerin yetersiz olduğunu söyleyen Çiçek bundan kaynaklı tecridin İmralı sınırlarını aştığına işaret ederek, “Devlet söz konusu önderlik ve Kürt halkının özgürlük mücadelesi olduğunda her zaman yasadışıydı. Peki bu sınırları aşmış bir yapı karşısında mücadele yürüten bizlerin yasallığa takılma lüksü var mıdır? Kendi yasalarını bile uygulamayan bir yapı karşısında tecritle İmralı gerçekliğiyle kurduğumuz bağı sadece klasik basın açıklamaları ve böyle toplantılarla sınırlandırabilir miyiz? O yüzden önce kendi durumumuzu tespit edeceğiz. Kendi durumumuz ise şudur; İmralı’da yüz yıllık sömürgeci anlayışın bütün birikimleri telakuz edilmektedir. Tarihsel ve güncel olarak Sayın Öcalan şahsında Kürt halkının özgürlük mücadelesinden intikam alınmak istenmektedir. Ama bu gerçeğin karşısındaki en büyük yoldaşlık önce kendi üzerimizdeki tecridi kırmaktır. Yani tecrit altında olan bizleriz” ifadelerini kullandı.

‘Özgürlük mücadelesi HDP’den ibaret değil’

Toplumda, kendi hakikatlerinden uzaklaşma sorununun ortaya çıktığını ve bu nedenle de Kürt özgürlük mücadelesinin HDP’den ibaret görülmeye başlandığına dikkati çeken Çiçek, ”Kendimizi HDP ile o kadar sınırlandırmışız ki sanki bu mücadeleyi buraya yalnızca HDP getirmiş gibi. Evet HDP’nin katkıları var elbette ama bizim dünyanın dört bir yanında mücadele yürüten gerçekliğimizi Türkiye ve HDP sınırlarının içerisine hapseden her yaklaşım tecrit karşısında da eli mahkum yaklaşımdır. Kürt özgürlük mücadelesinin karşısında da gerçekten kopmuş ve sapmış bir zihniyettir” belirlemesinde bulundu.

Çiçek’in ardından konuşan Gençlik Meclisi üyeleri de tecride değinerek, tecrit karşısında verilecek mücadelenin önemine değindi. Daha sonra ise Abdullah Öcalan’ın İmralı’da kaleme aldığı bir mektubu okudu.

Etkinlik, katılım gösteren yurttaşlar ve milletvekillerinin arasındaki soru cevap bölümüyle sonlandırıldı.

HABER MERKEZİ

#Çiçek #Tecride #karşı #toplumun #tepkisi #yetersiz

Bartın’da sel: Sanayide mahsur kalan işçiler helikopterle kurtarıldı

Onlarca ev ve işyerini, caddeleri sel sularının bastığı Bartın’daki sanayi sitesinde mahsur kalan 70 işçi helikopterle kurtarıldı

Bartın’da hayatı felç eden sağanağın ardından meydana gelen sel nedeniyle sular altında kalan sanayi sitesindeki işçiler helikopterle kurtarılıyor.

Dün gece saatlerinden itibaren etkisini artıran kuvvetli yağışın ardından Bartın-Zonguldak kara yolu Gecen köyü mevkisindeki sanayi sitesi sular altında kaldı.

Sitedeki iş yerlerinde mahsur kalan 70 işçinin kurtarılması için Sahil Güvenlik Komutanlığı çalışma başlattı.
İşçiler gruplar halinde helikopterle alınarak güvenli bölgelere götürüldü. Bazı işçilerin iş yerlerinin çatılarına çıktığı bölgeden tahliye, yaklaşık 2 saat süren çalışmaların ardından tamamlandı. Bölgeye sevk edilen ekipler, sanayi sitesinde temizlik çalışmalarına başladı.

HABER MERKEZİ

#Bartında #sel #Sanayide #mahsur #kalan #işçiler #helikopterle #kurtarıldı

Halk buluşmalarında yurttaşlardan ‘öze’ dönme vurgusu

HDP ve Yeşil Sol Parti’nin halk buluşmalarında HDP’nin özüne dönmesi gerektiğini belirten yurttaşlar, yerelden örgütlenmenin başlaması ve mahalle meclislerinin kurulması önerisinde bulundu

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Yeşiller Sol ve Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), yeni dönem yapılanma süreci kapsamında başlattığı halk toplantıları devam ediyor. Bu kapsamda İstanbul’un Ümraniye ilçesinde bulunan Bingöl Adaklı Kamışgölü Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği ve Bingül Kiği Hasbağlar Köy Derneği’ne ziyaret gerçekleştirildi. Birçok yurttaşın da katılım gösterdiği buluşmada, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Meclis Üyesi Tekin Kaya, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Meclis Üyesi Attila Özdoğan, HDP İstanbul il yöneticisi Hüseyin Bulut, Ümraniye İlçe Eşbaşkanları Zülfiye Hazar, Fikri Baş katıldı.

DBP Meclis üyesi Atilla Özdoğan, buluşmanın amacı ve içeriğine dair halkı bilgilendirmelerde bulunduktan sonra sözü halka bıraktı.

Yurttaşlardan ‘öze’ dönme talebi

Söz alan yurttaşlar, HDP’nin “öze” ve halka dönmesi gerektiğini belirtti. HDP’nin kitle partisi olduğunu vurgulayan yurttaşlar, yeni sürecin inşa edilmesinde yerelden örgütlenmenin esas alınması, halkın talepleri, eleştirilerini dikkate alan bir yerden halkla birlikte bu süreci yürütmesi gerektiği vurgulandı. Özellikle yaklaşan yerel seçimlerde seçilecek kişilerin yerelden halkın benimsediği kişilerden seçilmesi gerektiği vurgulandı. Halk toplantılarının beli periyotlarla devamlı yapılması gerektiği talebinde bulunan yurttaşlar, partinin büyük bedeller ödeyerek bazı değerleri yarattığını, kimsenin buna zarar vermeye hakkının olmadığı altı çizilerek, siyasetçilerin ve yöneticilerin buna göre hareket etmesi istendi. Yapılan tüm eksikliklere rağmen partilerinin yanında olduklarını dile getiren yurttaşlar, sistem partilerini kastederek “Bizim için akdeniz, karedeniz fark etmiyor. Ama herkes şapkasını önüne koysun” denildi.

Mahalle komisyonları önerisi

Yeni süreçte özellikle Mahalle komisyonlarının kurulması gerektiği önerisinde bulunan bir yurttaş, yöneticilerle birlikte halkın tek tek kapısı çalınarak mücadeleye davet edilmesi önerisini sundu. Söz alan başka yurttaş ise PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit sistemine dönük sessizliği eleştirerek cezaevlerine dönük sonuç alıcı politikalarının üretilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca tutuklu yakınlarının yalnız bırakılmasını da eleştiren yurttaş, ailelerin ziyaret edilerek gönüllerinin alınması gerektiğini dile getirdi.

‘Halkımızla birlikte yeniden başlayacağız’

Toplantının ardından gelen eleştiri ve önerilere dair kısa bir konuşma yapan DBP Meclis Üyesi Attila Özdoğan, yapılan eksikliklerin göz önünde bulundurarak hareket edeceklerini söyledi. Lozan anlaşmasının yüzüncü yılına hatırlatan Özdoğan, emperyalist güçlerin Lozan’ı yeniden yaşatmak istediklerini altını çizdi. Lozan Antlaşması’nın Kürtlerin imha projesi olduğunu vurgulayan Özdağ, egemen güçlerin bu yüzyılda bu imha projesini yeniden hayata geçirmek istediklerinin altını çizdi. Egemenlerin imha projesine karşısı ulusal birliğini sağlaması gerektiğini kaydeden Özdağ, “Bu anlamda eksikleri yaşanabilir. Ama önemli olan bizim bu eksiklilerimiz gören bir yerden bakarak halkımızla birlikte yeniden başlamak gerekir” dedi.

HABER MERKEZİ

#Halk #buluşmalarında #yurttaşlardan #öze #dönme #vurgusu

Adana’da LGBTİ+ açıklamasında 18 kişi gözaltına alındı

Adana’da LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi’nin açıklamasına müdahale eden polis, aralarında avukatların da olduğu 18 kişiyi darp ederek gözaltına aldı

Adana LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi, Atatürk Parkı’nda açıklama yapmak istedi. Adana Emniyeti ise, Adana Valiliği’nin 3 ay boyunca aldığı eylem ve etkinlik yasağını gerekçe göstererek, açıklamaya izin vermedi. Polislerce etrafları sarılan kitleye polis sert bir şekilde müdahale etti. Müdahalede basın mensupları da engellenmeye çalıştı. Kitle içerisinde bulunan Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca polislerce darp edilerek, gözaltına alınmak istendi. Polis müdürünün Koca’ya müdahale ederek, gözaltına almakla tehdit etmesi dikkat çekti.

Polisler, aralarında HDP Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya, avukatlar Zelal Demiray, Umay Büyükdağ ve Baran Taygun Metin olduğu 18 kişiyi darp ederek gözaltına aldı. Yaşananlara gözaltı aracı önünde tepki göstermek isteyen Koca, polislerce engellendi. Koca daha sonra olay yerinden ayrılarak, Adana Adli Tıp Kurumu’na darp raporu almak için gitti.

Gözaltına alınan 18 kişinin Adana Adli Tıp Kurumu’na götürüldüğü, burada darp rapor aldıkları ve ifadeleri ardından serbest bırakacakları öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#Adanada #LGBTİ #açıklamasında #kişi #gözaltına #alındı

İHD Ankara Şubesi yeni yönetimini seçti

İHD Ankara Şubesi’nin 20’nci Olağan Kongresi’nde Kürt sorununda Ankara İl Eşbaşkanlığına Öbmer Faruk Yazmacı ve Aslı Saraç seçildi

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, 20’nci Olağan Genel Kurulu’nu Mülkiyeler Birliği Lokali’nde gerçekleştirdi. Kurula birçok STK ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

Kurulun açılış konuşmasını yapan İHD Ankara İl Eş Başkanı Fatin Kanat, “Varlığını, bekasını, kazancını Kürtlerin yokluğuna adamış bir rejimle muhatabız” dedi. Türkiye’deki derin yoksulluk ve “çürüme” haline dikkat çeken Kanat, “Kendi yasalarını ve uluslararası sözleşmeleri yok sayan Kürtlerin temsilcilerini rehin alan bir iktidar pratiğinin yön verdiği eşit ve adil olmadığı saptanan son seçim zaferiyle daha saldırganlaşacağı hepimizin malumu. Farklı isimlerle lanse edilen sınır ötesi operasyonlarının, siyasi arenada boy gösteren birçok figürün Kürt paranoyasını ve Kürt’ün en ufak hak kırıntısına dair tahammülsüzlüğünün giderek artacağının delaleti sayabiliriz” dedi.

Suriye’ye dönük saldırıların Kürtleri yerinden etme amacı güttüğünü ifade eden Kanat, “Bu hedeften vazgeçilmiş değildir. Kürtlerden arındırılmış topraklara Suriyeli göçmenleri yerleştirme sağlanmış olacaktır. Kürtler ile birlikte Emek ve özgürlük güçleriyle sürdürülen mücadele daha zor olacaktır. Hak mücadelesi ve insan hakları mücadelesi daha zorlayıcı bir sürece girmiştir. Bu gerici gidişata LGBTİ+ düşmanlığı da eklenmiş durumda. HÜDA-PAR’ın tekrar diriltilmesi basit bir seçim iş birliği politikası değildir. Derin devletin bir gereğidir. Sekülerleşen ve sola kayan Kürtlerin korkusundandır” diye belirtti.

Sayısız hak ihlali

Cezaevlerinde sayısız hak ihlallerinin yaşandığını belirten Kanat, “Ağır baskı ve tecridin sıradanlaştığı bir dönemdeyiz. Demokrasi ve insan hakları mücadelesi cezaevlerindeki hali de düzeltebilir. Biz hak savunucuları olarak mücadeleyi daha etkin ve donanımlı kılmanın mücadelesi içinde olacağız” ifadelerini kullandı.

Kanat son olarak yeni yönetime dilek ve temennilerini sundu.

‘Ülkeyi demokratik bir Anayasa’ya kavuşturamadık’

Divanın oluşturulmasının ardından bir dakikalık saygı duruşuyla devam eden genel kurul, İHD eski Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın konuşmasıyla devam etti. Bugüne kadar çalışmalarıyla katkılar sunan yönetim kuruluna teşekkür eden Türkdoğan, “İHD’nin 37’nci yılında hakkın kurtuluşu için mücadele ediyoruz. İktidarın ne kadar baskıcı olduğunu gösteriyor. Biz hakkın taşıyıcısıyız. Haklarımızın olduğunu ve yerine getirilmesi noktasında daha fazla mücadele etmemiz gerektiğini vurgulamak istiyorum. İHD bu ülkede insan hakkı bilincinin oluşmasında çok önemli katkılar sundu ancak hala bu ülkeyi demokratik bir Anayasa’ya kavuşturamadık. Dolayısıyla bu dönem insan hakları savunucuların işi daha zor. Yüz yıl önceki resmi ideolojiye dayanarak 21’inci yüzyılda bunu devam ettiremezsiniz. Dünya çok değişti. Demokrasi mücadelesinin bilincindeyiz. Türkiye’nin yeni döneminde daha fazla sivilleşmek gerekiyor. Resmi ideolojiyi kafalarından atmamış siyasi yapılarla bu toplumun değişmesi, dönüşmesi çok zor” dedi.

“Bizler çoğunluğuz” diyen Türkdoğan, iktidara itiraz eden çoğunluğun örgütlenmesi gerektiğini ifade ederek, “Kesinlikle çok daha iyi günler göreceğimize inanıyorum. Bir karamsarlık var ama bu ülkenin devlet aklı 14 Mayıs’ta sandığa el koymuş olsa da bu ülkenin halkı büyük oranda itiraz ediyor” diye konuştu.

Daha sonra Devrimci 78’liler Federasyonu adına söz alan şair Ahmet Telli, insan hakları kuruluşlarıyla dayanışmaya devam edeceklerini belirtti. Söz alan ÇHD Üyesi Nergiz Görnaz da genel kurula başarılar diledi. Bu sırada ÇHD eski Eş Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’ya salondan alkışlarla selam gönderildi.

HDP Hukuk Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Özdoğan, “İHD 12 Eylül darbesi sonrası insan hakları ve özgürlük mücadelesinde ısrar edenlerin bıraktığı bir armağan. Bu haksızlığın, hak alanına dönük saldırıları bertaraf etmenin yolu ısrar ve inattı” diye ifade etti ve ortak mücadele vurgusu yaptı.

Genel kurul, konuşmaların ardından yönetim kurulu faaliyet ve mali raporların okunması ve ayrı ayrı ibra edilmesiyle devam etti. Sonrasında denetleme kurulu raporu kabul edilirken, derneğin yeni yönetimi için tahmini bütçe görüşüldü.

Yeni yönetim

Dernek yeni dönem organ seçimleriyle süren genel kurulda İHD Ankara İl Eşbaşkanları Öbmer Faruk Yazmacı ve Aslı Saraç oldu.

Belirlenen yönetim listesi şöyle: “Aslı Saraç, Ömer Faruk Yazmacı, Nuray Çevirmen, Sevinç Koçak, Hüseyin Demirton, Havva Özcan, Serdar Kadıoğlu, Halil İbrahim Vargün, Barbaros Hayrettin Yılmaz, Saliha Şahin, Neylan Yılmaz, Nilay Nayman, Tanju Gündüzalp, Mehmet Baytekin, Dilek Yıldız, Derya Cebecioğlu, Enes Beyaz, İlker Kalın, Ziya Özder, Haydar Aslan.”

Kaynak: MA

#İHD #Ankara #Şubesi #yeni #yönetimini #seçti

Marmara Cezaevi’nde parası olmayan aç kalıyor

Marmara Cezaevi’nde bulunan tutuklular aileleriyle yaptıkları açık görüşte, sağlıksız ve yetersiz beslendiklerini belirterek, ‘Paramız olmasa açlıktan ölürüz. Parası olan doyuyor, olmayan ise aç kalıyor’ dedi

Marmara 5 No’lu L Tipi Cezaevi’nde bulunan tutuklular sağlıklı yemeğe erişemiyor. Son iki aydır öğünlerin yetersiz verildiğinden şikayetçi olan tutuklular, aileleriyle yaptıkları son açık görüşte, yemeklerin yenemeyecek derecede kötü olduğu bilgisini verdi.

Tutuklular ailelerine şu mesajı iletti: “Paramız olmasa açlıktan ölürüz. Parası olan doyuyor, olmayan ise aç kalıyor. Elimizden gelen bir şey yok.” Ailelerin konuya dair “tutuklular olarak dilekçe yazın” tavsiyesine karşın tutuklular, idarenin çözüm üreteceği konusunda ümitsiz.”

Öte yandan Mezopotamya Ajansı’na(MA) konuşan tutuklu yakınları ise açık görüşlerde gardiyanlar tarafından taciz edildiklerini ifade etti.

HABER MERKEZİ

#Marmara #Cezaevinde #parası #olmayan #aç #kalıyor

4 gündür elektrik verilmeyen Wêranşarlılar DEDAŞ’ı protesto etti

Mahallelerine 4 gündür elektrik vermeyen DEDAŞ’ı protesto eden yurttaşlara polis TOMA ile saldırdı, en az 20 kişi gözaltına alındı

Riha’nın Wêranşar (Viranşehir) ilçesinde yaşayan yurttaşlar, Dicle Elektrik Dağıtım AŞ.’nin (DEDAŞ) 4 gündür elektriklerini kesmesini protesto etti. DEDAŞ’ın 10’un üzerinde mahallenin elektriğini kesmesi sebebiyle 4 gündür tarlalarına su gitmeyen yurttaşlar, DEDAŞ Viranşehir İşletme Şefliği binası önüne gelerek yolları kapattı. 300’e yakın yurttaş burada ıslıklar, alkışlarla durumu protesto etti.

Protesto yaptıkları alanda TOMA saldırısına uğrayan yurttaşlardan 20’sinin gözaltına alındığı öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#gündür #elektrik #verilmeyen #Wêranşarlılar #DEDAŞı #protesto #etti

Rojava’da binler tecride karşı alanlara çıktı

Kuzey ve Doğu Suriye’nin birçok kentinde tecride karşı alanlara çıkan binlerce kişi, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için mücadeleyi yükseltme çağrısı yaptı

Kuzey ve Doğu Suriye kentlerinde binlerce kişi, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit koşullarında tutulan ve 28 aydır haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a özgürlük için alanlara çıktı. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok’un, İmralı idaresinin Abdullah Öcalan’a isimsiz ve adressiz tehdit mektupları gönderdiği yönündeki açıklamasının ardından tepkiler yükseldi.

Qamişlo

Qamişlo kent merkezindeki Soni Kavşağı’nda bir araya gelen binlerce kişi, “Şehit Rubar Qamişlo Kavşağı”na yürüdü. “Bê Sêrok jîyan nabe” sloganının atıldığı yürütüşün ardından Demokratik Birlik Partisi (PYD) Cizre Bölgesi Parti Meclisi Eşbaşkanı Mistefa Ehmed kitle adına açıklama yaptı. Abdullah Öcalan’ın insanlık ve demokrasiyi temsil ettiğini belirten Ehmed, onun şahsında halkların iradesinin kırılmak istendiğini söyledi. “İşgalci Türk devletinin politikalarına karşı devrimci mücadele devam edecek” diyen Ehmed, “Önder Abdullah Öcalan’ın felsefesi özgürlüğün tek yoludur. Bugün Kürt, Arap, Çerkez, Süryan ve Türkmenlerin meydanlarda Önder Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve demokratik ulus projesinin inşası için haykırdığını görüyoruz” dedi.

Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele ve Cezayı Önleme Komitesi CPT ve ilgili uluslararası kurumlara tepki gösteren Ehmed, “Önder Abdullah Öcalan’ın durumu ile ilgili sorumluluğunuzu yerine getirin” çağrısında bulundu.

Hesekê

Hesekê Kantonu’na bağlı Til Hecer Mahallesi İtfaiye Kavşağı’nda binlerce kişinin katılımıyla başlayan yürüyüş, Asuri Kilisesi Kavşağı’nda yapılan açıklamayla sona erdi. Burada açıklamayı yapan Hesekê Kantonu Meclisi Eşbaşkan Yardımcısı Faruq Tozo, şunları belirtti: “Komplocuların amacı özgürlük ve demokrasi hareketlerini imha etmektir. İşgalci Türk devleti Önder Abdullah Öcalan’ın fikirlerini kendi sonu olarak görüyor. Ancak mücadelemizi yükselterek imha politikasını boşa çıkaracağız.”

Hesekê Şehit Aileleri Meclisi Üyesi Zozan Gul ise, Türkiye’nin bölgeye yönelik saldırılarını kınayarak, “Önderliğimizin yaşamı tehlikeye girerse, dünyayı cehenneme çevireceğiz. Önderliksiz yaşam olamaz, Önderliğimiz etrafında ateşten çember oluşturacağız” dedi.

Dêrik

Hesekê Kantonu’na bağlı Dêrik kentinde, binlerce kişi Özgürlük Meydanı’ndan çarşı merkezine yürüyüş düzenledi. “Bê Serok jîyan nabe” ve “Azadiya Rêber Apo azadiya gelan e” sloganlarının atıldığı yürüyüşün ardından açıklamayı PYD üyesi Hisên Elî, yaptı. Elî, “Halkların düşmanları iyi bilmeli ki Önder Abdullah Öcalan’ın felsefesi temel ilkemizdir. Önderliğin fiziki özgürlüğü sağlanıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Ardından konuşan Kongra Star üyesi Şadiya Yûsif, uluslararası toplumun İmralı işkence ve tecrit sistemi karşısındaki sessizliğine tepki göstererek, mücadeleyi yükselteceklerini söyledi.

Til Birak

Cizîrê Kantonu’na bağlı Til Birak kentinde, Ali Ekmek Fırını önünde başlayan yürüyüş, ilçe merkezine kadar devam etti. “Azadî û edalet ji Rêber Abdullan Öcalan re” pankartının taşındığı yürüyüşün ardından açıklamayı İlçe Meclisi Üyesi Yemame Mehmûd yaptı. Mehmûd, tecride karşı uluslararası sessizliği kınayarak, “Önderliğin fiziki özgürlüğü sağlanıncaya kadar mücadeleyi yükseltelim” çağrısında bulundu.

Daha sonra konuşan Til Birak Eğitim Komitesi Üyesi Mihemed Zêdan, tecride karşı halkların ortak mücadelesine dikkat çekerek, “Kalemimizle Önderliğimiz üzerinde yürütülen özel savaş politikalarına karşı duracağız” dedi.

Til Temir

Hesekê Kantonu’na bağlı Til Temir ilçesinde, Til Temir Şehit Aileleri Meclis binası önünde başlayan yürüyüş Şehîd Sîdar Mahallesi’nde son buldu. Burada kitle adına açıklama yapan Til Temir Meclisi Eşbaşkanı Mihemed Seîd ve Kongra Star Yöneticisi Ayhan Yûnis, Abdullah Öcalan üzerindeki ağır tecrit ve tehdit mektuplarına sert tepki göstererek, mücadeleyi yükseltme çağrısında bulundu.

Dirbêsiyê

Cizîrê Kantonu’na bağlı Dirbêsiyê kentinde, Hac Sultan Camii önünde başlayan yürüyüş çarşı merkezine kadar devam etti. PYD Dirbesiye İlçe Eşbaşkanı Mihemed Xelef, yaptığı açıklamada, “Önderliğimizin sağlığına karşı uzanacak her eli keseceğiz. Bedeli ne olursa olsun Önderliğimizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Kongra Star üyesi Hojîn Hêrez de, tecride karşı sürekli alanlarda olacaklarının altını çizdi.

Girkê Legê

Cizîrê Kantonu’na bağlı Girkê Legê’de, “Şehid Xebat Meydanı”nda açıklama yapıldı. İlçe Meclisi tarafından yapılan açıklamada Girkê Legê Okul Yönetimleri Eşbaşkanı Lema Hisên Kürtçe, İlçe Meclisi Sağlık Komitesi Üyesi Ebdurezaq Şehade El Salim de Arapça konuşma yaptı. Uluslararası sessizliğe tepki gösterilen konuşmalarda Kuzey ve Doğu Suriye halklarına Abdullah Öcalan etrafında kenetlenme çağrısı yapıldı.

Şedadê

Hesekê Kantonu’nun Hol, Deşîşa, Mergede, Şedadê ilçelerindeki halk da, Şedade’de düzenlenen yürüyüşte tepkilerini dile getirdi. İlçe Meclisi binası önünde başlayan yürüyüş ilçe merkezinde sona erdi. Yürüyüşün ardından konuşan Kongra Star Üyesi Emîr Seed, halkların özgür iradesinin teslim alınamayacağını belirtti.

PYD üyesi Fadil El Ehmed ise, “Gün Önder Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü sağlama günüdür” diyerek mücadele çağrısında bulundu.

Til Hemis

Cizîrê Kantonu’na bağlı Til Hemis ilçesinde de, Til Hemis İlçesi Kültür Merkezi önünde açıklama yapıldı. Burada açıklamayı yapan PYD İlçe Eşbaşkanı Xalib Sedûn, Lozan Antlaşması’nın yüzüncü yıldönümüne dikkat çekerek, İmralı idaresi tarafından Abdullah Öcalan’a gönderildiği belirtilen tehdit mektuplarına dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Bu da Önderliğin yaşamının tehlikede olduğunu gösteriyor. Önderliğe yönelik baskılar aynı zamanda Kuzey ve Doğu Suriye halklarına yöneliktir. Uluslararası hukuk ve insan hakları kurumlarına tecride karşı durmaları çağrısında bulunuyoruz.”

HABER MERKEZİ

#Rojavada #binler #tecride #karşı #alanlara #çıktı

15 kent için sağanak yağış uyarısı

AFAD, sağanak yağışlara dair, ‘Şu anda 15 ilimize turuncu uyarı vermiş durumdayız’ açıklaması yaptı

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Yunus Sezer, sağanak yağışın hasarlara neden olduğu Ordu’da konuştu. Sezer, Ordu’da yaşanan taşkında herhangi bir can kaybının yaşanmadığını söyledi. Sezer, sağanak nedeniyle bine yakın heyelan olduğunu ifade ederek, “Yaklaşık 130 kilogram yağış alındı. Büyük bir yağış Karadeniz’de. Buna bağlı olarak da bine yakın heyelan ve toprak kayması var” dedi.

Sezer, “Şu anda 15 ilimizi turuncu uyarı vermiş durumdayız. Meteoroloji ile beraber anlık olarak takip ediyoruz” açıklamasında bulundu.

HABER MERKEZİ

#kent #için #sağanak #yağış #uyarısı