Ana Sayfa Blog Sayfa 200

Tutuklu gazeteci Ertaş’ın oda değişikliği talebi tehlikeli bulundu!

Gazeteci Mehmet Ali Ertaş’ın aynı cezaevinde kalan gazeteci Aziz Oruç’un odasına geçmek için yaptığı başvuru İnfaz Hakimliği kararına rağmen Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’nca ikinci kez reddedildi. Kararda oda değişikliğinin tehlike yaratabileceği iddia edildi

Diyarbakır 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Xwebûn gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş, 2 Haziran’da gazeteci Aziz Oruç’un bulunduğu odaya geçmek için Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’na müracaatta bulundu. Yapılan başvuru İdare ve Gözlem Kurulu tarafından reddedildi.

Hakimlik kararına rağmen reddedildi

Bunun üzerine Ertaş, 16 Haziran’da Diyarbakır İnfaz Hakimliği’ne itirazda bulundu. İnfaz Hakimliği, 19 Haziran’da verdiği kararda Ertaş’ı haklı buldu. Ertaş, itirazın kabul edilmesi üzerine kararı Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’na sunarak, değişiklik talebinin yerine getirilmesini istedi. Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 2 gün önce Ertaş’ın oda değişikliği talebi ikinci kez reddedildi.

Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu İnfaz Hakimliği ret kararını, “Talep etmiş olduğu odaya verilmesi halinde örgütlenmenin daha kolay olabileceği, bu durumların telafisi mümkün olmayacak olaylara sebebiyet verebileceği ve mevcut odanın dolu olduğu” gibi gerekçelere dayandırdı.

Kaynak: MA

 

#Tutuklu #gazeteci #Ertaşın #oda #değişikliği #talebi #tehlikeli #bulundu

‘Önce Mihyaz’ı katlettiler sonra delilleri yok ettiler’

İHD, 1994 yılında katledilen Tüm Bel-Sen İzmir Onursal Başkanı İkram Mihyaz’ın dosyasındaki zaman aşımının kaldırılmasını istedi. Yapılan açıklamada Mihyaz’ın katledildiği gün üzerinde olan beyaz gömleğin de zaman içinde dosyada kaybettirildiği belirtildi

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, 2 haftada bir “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle gerçekleştirdiği eylemi bu hafta da sürdürdü. Açıklamada, “Kayıplar vicdandır sahip çık” ve “Failler belli kayıplar nerede?” pankartları açıldı. Bu hafta, 5 Temmuz 1994’de kaçırılıp katledilen Tüm Belediye ve Yönetim Hizmetleri Sendikaları (Tüm Bel-Sen) İzmir Şubeleri Onursal Başkanı İkram Mihyaz’ın akıbeti soruldu.

Açıklamaya Mihyaz’ın ailesi, çalışma arkadaşları, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi Üyesi Hacay Yılmaz, HDP İzmir İl Örgütü yöneticileri katıldı. Açıklamada basın metnini okuyan İHD İzmir Şube Yöneticisi Caner Canlı, aradan 29 yıl geçmesine rağmen İkram Mihyaz’ın katillerinin bulunamadığını, dosyasının ise 20 yıllık zaman aşımı nedeniyle kapatıldığını aktardı.

Kanlı gömleği ailesine verilmedi

Mihyaz’ın 5 Temmuz 1994’de Balçova Belediyesi’ndeki işine giderken kaçırıldığını anımsatan Canlı, “İkram kaçırıldığı gün; beyaz bir Tempra’ya bindirilmiş ve bir yere kadar götürülmüş sonra mavi bir Tempra’ya aktarılmış ve Manisa yolu Çiçekli köyündeki köylüler İkram’ın öldürülüşünü görmüşler. Öldüren kişiler İkram’ı orada bırakıp gitmişlerdi. İkram Mihyaz, Yaka köyünde ormanlık alanda, yakın mesafeden sıkılan 4 kurşunla katledilmiş olarak bulundu. Mihyaz’ın üzerinden çıkan kanlı gömleği ve diğer giysilerinin ‘ekonomik değere sahip olmamaları’ ve zaman aşımı dolmuş olması nedeniyle, karar kesinleştikten sonra imha edileceği de belirtildi. Ailesinin ve avukatının tüm çabalarına karşın o beyaz gömlek de imha edildi” diye konuştu.

İnsanlığa karşı işlenen suçlarda ve yaşam hakkı ihlallerinde zaman aşımının olmayacağını vurgulayan Canlı, İkram Mihyaz davasında da zaman aşımı kararının kaldırılmasını ve davanın yeniden açılmasını istediklerini söyledi.

Açıklama, yapılan oturma eyleminin ardından son buldu.

İZMİR

 

 

 

 

 

#Önce #Mihyazı #katlettiler #sonra #delilleri #yok #ettiler

Çevirmen: Hasta tutuklular tekli ringlerle sevk edilmeli

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi bu haftaki eylemlerinde Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutuklular Özge Özbek, Rihan Kavak Özbek, Selver Yıldırım ve Pınar Tikit’in durumlarına dikkat çekti

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi eylemlerinin 461’nci haftasında Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde hasta tutsak kadınların durumuna dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube binası önünde yapılan açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Eşbaşkanı, İHD üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada, “Tedavi haktır engellenmez hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açıldı. Açıklamayı, İHD Merkez Yürütme Kurulu (MY) üyesi Nuray Çevirmen okudu.

Acil Tahliye olması gerekiyor

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutuklular Özge Özbek, Rihan Kavak Özbek, Selver Yıldırım ve Pınar Tikit’in durumlarına dikkat çeken Çevirmen, tutukluların yaşadıkları sağlık sorunlarına değindi.

Hastaların tekli ring araçları ile değil ambulans tipi araçları ile sevklerin yapılması gerektiğine dikkat çeken Çevirme, kadın hasta tutukluların tekli ring araçları ile sevk edilmemesi, yaşamsal riskler içerdiğini kaydetti. Çevirmen, “Hastaların tetkik ve tedavileri eksiksiz olarak yapılmalı, sağlık hakları korunmalıdır. Hapishanede kalamayacak durumda olanların acil olarak tahliyeleri gerçekleştirilmelidir” diye belirtti.

ANKARA

#Çevirmen #Hasta #tutuklular #tekli #ringlerle #sevk #edilmeli

Kayyum usulsüzlük yaptı valilik ise üstünü kapattı

Wan Büyükşehir Belediyesi’nde parklara kurulmak üzere alınan malzemelerin birçoğunun kurulmadığı ve eksik kurulduğu ortaya çıktı. Savcılığa intikal eden usulsüzlüklerle ilgili valiliğin soruşturma izni vermemesi nedeniyle dosya kapatıldı 

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerinin 2018 yılında kayyımla yönetilen Wan Büyükşehir Belediyesi’nde yaptığı incelemede, birçok usulsüzlük tespit edildi. Yapılan usulsüzlükler için Van Cumhuriyet Savcılığı Memur Suçları Bürosu, kişiler hakkında soruşturma başlattı. Ancak tüm suç duyurularına rağmen Van Valiliği, kişiler hakkında soruşturma izni yapılmasına izin vermedi. Bunun üzerine savcılık, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurarak, valiliğin bu kararına itiraz etti. Mahkeme ise itirazı reddederek dosyayı kapattı.

Malzemeleri almış gibi gösterdiler

Kayyımla yönetilen Wan Büyükşehir Belediyesi’nde 21 Ağustos 2018 tarihinde parklara kurulmak üzere oyun, fitness grupları, çöp konteynerleri ve piknik kamelyalarının da içerisinde olduğu bir ihale yapıldı. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı tarafından yapılan ihaleyi, 1 milyon 975 bin 500 TL’ye İ.B.T. adlı firma aldı. İhalenin üzerinden 3 yıl geçtikten sonra 16 Mart 2021 tarihinde İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından görevlendiren müfettişler, belediyede inceleme yaparak bir rapor hazırladı. Hazırlanan raporla, alınan malzemeler ile malzemelerin depo giriş-çıkışlarında usulsüzlükler olduğu, sözü edilen birçok malzemenin belirlenen yerlere kurulmadığı, kimi malzemelerin ise ihalede belirlenen miktarda olmadığı ortaya çıktı.

Usulsüzlüklerin yer aldığı raporda şu tespitlere yer verildi:

* İhalede belirtilen klasik çöp kutusunun 200 adet teslim alındığı, bununla birlikte 250 adet çöp kutusu için ödeme yapıldığı,

* Düzenlenen ambar talep formu ile 4 adet sekizgen ahşap kamelyanın Kocaeli Parkı’na gönderilmek üzere çıkışının yapıldığı ancak bu kamelyaların Kocaeli Parkı’na hiç kurulmadığı ve şuanda da parkta bulunmadığı,

* Düzenlenen ambar talep formaları ile 2 adet fitness grubunun Milli Egemenlik Parkı’na gönderilmek üzere çıkışının yapıldığı ancak bu fitness gruplarının da Milli Egemenlik Parkı’na hiç kurulmadığı ve halan de bulunmadığı,

* Ambar talep formları ile 10 adet dümenli piknik masasının Kent Park’ına gönderilmek üzere çıkışının yapıldığı ancak Kent parkına hiç kurulmadığı ve halen de bulunmadığı,

* 27 adet olarak teslim alınan oyun gruplarının 21 adetinin çeşitli tarihlerde düzenlenen ambar talep formları ile çıkışlarının yapıldığı 3 adetinin ise depoda bulunduğu ancak 3 adet oyun grubunun mevcut olmadığı tespit edilmiştir.

* 200 adet klasik çöp kutusu alınmasına rağmen 250 adet klasik çöp kutusu bedelinin ödendiği, teslim alınmayan 50 adet çöp kutusu bedelinin yüklenici firmaya fazla ödeme yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği,

*Ayrıca Kocaeli Parkı’na gönderilmek üzere çıkışı yapılan 4 adet sekizgen 3×3 ahşap kamelyanın Milli Egemenlik Parkına gönderilmek üzere çıkışı yapılan 2 adet fitness grubunun, Kent Parka gönderilmek üzere çıkışı yapılan 10 adet dümenli piknik masasının hiç kurulmadığı ve şu anda bu parklarda bulunmadığı, 27 adet olarak teslim alınan oyun gruplarının 3’ünün mevcut olmadığı tespit edilmiştir.

Haber: MA / Ruken Polat

 

 

#Kayyum #usulsüzlük #yaptı #valilik #ise #üstünü #kapattı

İran’da karakola saldırı: Bir polis hayatını kaybetti

İran’ın güneydoğusundaki Sistan-Belucistan eyaletinin Zahidan kentinde bir karakola saldırı düzenlendiği ve bir polisin hayatını kaybettiği açıklandı

Halk protestolarının sürdüğü İran’ın güneydoğusundaki Sistan-Belucistan eyaletinin Zahidan kentinde bir karakola düzenlenen silahlı saldırıda bir polisin hayatını kaybettiği açıklandı.

Çatışmalar sürüyor

İran resmi ajansı IRNA’dan aktardığına göre, Zahidan Savcısı Mehdi Şemsabadi konuya ilişkin yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde silahlı bir grubun Zahidan’da 16 Numaralı Polis Karakolu’na saldırı düzenlediğini kaydetti. Olayın ardından çıkan çatışmanın devam ettiğini belirten Şemsabadi, bir polisin hayatını kaybettiğini aktardı.

Farklı açıklamalar yapıldı

Reuters’ın aktardığına göre, İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı da sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda saldırganlardan ikisinin intihar eylemcisi olduğunu ve üzerlerindeki bombayı patlattıklarını yazarken, İran’ın devlet televizyonuna konuşan üst düzey güvenlik yetkilisi Alireza Marhemati, “İçeri girmek için el bombası kullandılar; intihar eylemi değildi” diyerek söz konusu iddiaları reddetti.

DIŞ HABERLER

#İranda #karakola #saldırı #Bir #polis #hayatını #kaybetti

Kurdistan’da sıcaklık rekoru bekleniyor

Bu yılın tüm yılların en sıcak yazı olacağı düşünülürken, Kürt coğrafyasında 49.1 olan sıcaklık rekorunun kırılması bekleniyor

Tüm dünyada 2023’ün insanlığın yaşadığı en sıcak yıl olacağı ön görüsü yapılırken, Kürt coğrafyasında 49.1 olan sıcaklık rekorunun kırılması bekleniyor. Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, 2023’ün insanlığın yaşadığı en sıcak yıl olacağını belirterek “Türkiye’de bu yıl çok büyük ihtimalle en yüksek sıcaklık rekorunu kıracağız. Şimdiye kadar 49.1 derece görmüştük, 50 derecenin üstünü çok rahat göreceğimizi düşünüyorum. Bu sene içerisinde yaklaşık 10-12 tane daha rekorlu gün yaşayacağımızı bekliyorum” dedi. En son 49.1 derecelik sıcaklık Şirnex’in (Şırnak)  Cizîr ilçesinde yaşanmıştı.

Temmuz ortasına dikkat
Özellikle Kürt coğrafyasında sıcaklıkların rekor kırması beklenirken, beraberinde kuraklığın çok daha can yakıcı boyutlara ulaşması öngörülüyor. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş ise yaşanabilecek sıcaklık artışlarıyla ilgili Cumhuriyet’e konuştu. Türkeş, Türkiye’nin temmuz ayının ortasında daha sıcak günler yaşayabileceğini belirterek, “Yüksek sıcaklık dönemlerini yaşama olasılığımız var. Özellikle Türkiye’nin güney yarısı uzun süreli ortalamalardan daha sıcak olma olasılığına sahip. Sıcak hava dalgaları özellikle kalp, damar, astım, dolaşım bozukluğu hastalarını daha çok etkiliyor. Yine kadınlar, hamileler, yaşlılar ve çocuklar etkilenebilirliği yüksek grupları oluşturuyor” dedi.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Kurdistanda #sıcaklık #rekoru #bekleniyor

Uçar’dan Esenyurt baskınına tepki: Vazgeçemedik vazgeçmeyeceğiz

Esenyurt ilçe örgütünün bütün insanların sorunlarına değebilen bir siyaset yürüttüğü için polis tarafından basıldığını belirten Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, ‘Sokaklarda halkların onurlu mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz, kazanacağız’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi(Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, korsan bir şekilde baskına uğrayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Esenyurt İlçe Örgütünü ziyaret etti. Uçar’a HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, Yeşil Sol Parti milletvekilleri Özgül Saki ve Celal Fırat da eşlik etti. İlknur Birol yaptığı konuşmada İlçe binasına yapılan baskını iktidarın kumpaslarının devamı olarak nitelendirerek, “Bunları başımız dik alnımız ak bertaraf edeceğiz. Faşist rejim ancak direnerek yenilir. Bu zihniyet bertaraf edilmedikçe hiç bir yurttaşın rahat nefes alma şansı olmayacak. Bütün yurttaşlara, toplumsal muhalefete bir görev düşüyor. Bana ne demeden el ele yan yana ve dayanışma içinde olmayı faşist atakların karşısında reddiyeci bir tutum alması gerekiyor” dedi.

Demokrasiye saldırıdır

Ardından söz alan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Hepimize geçmiş olsun. İlçe örgütüne yapılan bu hukuksuzluğun bu saldırının kendisini Türkiye’de demokrasi mücadelesinde eden bütün halkların mücadelesine yönelik bir saldırı olarak görüyoruz. Ülke ağır bir seçim sürecinde çıktı, bu seçimden niceliksel olarak başarılı çıktığını ifade eden AKP ve MHP iktidarının kendisi yeni yüzyılın ilk sözlerini kurarken adalet bakanı üzerinden bir hukuk ve kanun tanımı yaptı. Biz yeni yüzyılda özelde Kürt halkı olmak üzere genelde demokrasi mücadelesi yürüten herkesin nelerle karşı karşıya geleceğini bilen bir yerden politikalarımızı yürütmeye devam ettik. Seçime girerken yaşadığımız hukuksuzluk gereği HDP ve Yeşil Sol Parti’nin aldığı başarı parlamentoda 3’üncü büyük parti olarak duruyor. Temsiliyeti parlamentoda olan bir siyasi partinin binasına, gece yarısı, parti yetkililerimize haber vermeden yürütülen bu operasyonun kendisi hem demokratik siyasete hem de Kürt halkının mücadelesine bugüne kadar yürütülen saldırıların devamı niteliğindedir” diye belirtti.

Hukuksuzluk yapıldı

Uçar devamında şunları ifade etti: “Hukuken biliriz ki usulen ilçe başkanları haberdar edilir, birlikte arama yapılır. Burada yapılan aramadan sonra bu ilçe binasından ne çıkarıldığını buraya ne yerleştirildiğinin bilgisine haiz değiliz. Aynı zamanda ilçe başkanlarımız daha sonra ifadeye çağırılıyor. Oysa yapılması gereken şey, varsa bir durum ilçe binamızla ilgili ilçe başkanlarımız çağrılır ve ifadelerden sonra yapılırdı. Ama biz şunu biliyoruz devlet uzun bir süredir odağına aldığı şey demokratik siyasetin kendisidir. Kürt halkının mücadelesinin kendisidir. İktidara buradan söyleyelim, önceki bütün iktidarların Kürt halkıyla yürütmüş olduğu siyasetin ve siyasetsizliğin bir tarihçesine baksınklar bir de Kürt halkının mücadelesine baksınlar. 40 yıldır devlet eliyle ve iktidarlar eliyle yürütülen bu operasyonlar bitmedi ama HDP bileşenleriyle birlikte ittifakları ile birlikte var olmaya büyümeye ve Türkiye siyasetine ad koymaya devam etti.”

Kürt düşmanlığı

Bu sürecin kendisinin temel olarak Kürt sorunun çözümsüzlüğünde derinleşmeyi ifade eden bir anlayış olduğunun farkında olduklarının altını çizen Uçar, “Bundan önceki iktidarların bütün yaklaşımlarını aratır şekilde Kürt sorununa yaklaşım temel sorundur. Bakın Türkiye NATO üyelerinin seçilmesi konusunda bile merkezine aldığı başlık Kürt halkının mücadelesidir. En son İsveç’in NATO üyeliği ile ilgili getirmiş olduğu şey İsveç’te Kürt halkının oradaki demokratik kamuoyu ile yürüttüğü mücadelenin kendisi NATO Genel Sekreteri tarafından provokasyon olarak tarif edildi. Türkiye’nin dış siyasetinin rengi bu. Yine dış siyasette bütün arkadaşlarımız bilir hem Qamişlo hem de Süleymaniye’de Kürt sorunun derinleşmesini beraberinde getiren akılsızlıktan bağımsız ele alamayacağımız suikastler işleniyor” dedi.

‘Mücadeleyi büyüteceğiz’

“Ve yine aynı şekilde Kürt sorunun çözümsüzlüğünün yaratmış olduğu ekonomik krizi kimse görmezden gelmesin” diyen Uçar, şunları söyledi: “Sadece Kürt halkının sorunu değil bu sorun. Bütün Türkiye’deki insanların evine, sofrasına kadar giren bir sorun. En son zamlarla uyandık. Savaşla ekonomik krizin bağını kurmayan iktidarlar nasıl gittiyse bu iktidar da gitmeye mecburdur. Bizim nerede olduğumuzu arayan kolluk güçlerine açık ifade edelim; sokaklardayız, illerimizde, ilçelerimizdeyiz. Aynı zamanda Meclisteyiz. Sizin yok saydığınız bu siyaseti büyümeye devam etti bundan sonra da büyümeye devam edecek. Hem HDP hem Yeşil Sol Parti’nin kendisi Türkiye demokrasi mücadelesini savunan kadınlar, gençler, emekçiler bir şeyi tarif ettiler. Yeni bir Türkiye yeni demokratik bir Türkiye mümkün dediler ve bunun mücadelesini yürütüyoruz. Dolayısıyla yapılan bu saldığı hukuksuzluğu bulunduğumuz her alanda ifade etmeye devam edeceğiz ama buna müteakip de bu demokrasi mücadelesini elimizden geldiğince büyütmeye ve kazanmaya vesile olmasına da emek harcayacağız.”

‘Geri adım atmayacağız’

Esenyurt’un bir özelliği daha olduğunu aktaran Uçar, “İlçe örgütümüz bundan önceki parti isimleriyle kurulduğundan bu güne en güçlü olduğumuz yerlerden birisi. Esenyurt ilçe örgütü burada yaşayan bütün insanların sorunlarına değebilen bir siyaset yürütmeyi başardı. Burada yaşanan bütün usulsüzlüklere ses çıkarmayı başardı. Burada yürütülen siyasetin demokratik hakkının büyümesi için elinden geleni yaptı. Bedeller de ödedi. Saldırılarla da karşı karşıya kaldı ama bir adım geri atmadı. Bütün bu tablonun kendisi bu saldırılara zemin oluşturmuş durumda. Bu iktidar hem HDP’yi hem de Yeşil Sol Partiyi ve demokratik siyaseti kriminal hale getirerek kendi politikalarını meşrulaştırmaya çalışıyor. Bugüne kadar buna izin vermedik, bundan sonra buna izin vermeyeceğiz. Hem HDP hem de Yeşil Sol Parti dün olduğu gibi bugün de sokaklarda alanlarda bütün halkların onurlu mücadelesini taşımaya büyütmeye devam edecek. Vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz, kazanacağız” şeklinde konuştu.

İSTANBUL

#Uçardan #Esenyurt #baskınına #tepki #Vazgeçemedik #vazgeçmeyeceğiz

13 yaşındaki çocuk Batman Çayı’nda kayboldu

Batman çayında suyu kapılan 13 yaşındaki Fatmanur Zehra’nın bulunması için çalışma başlatıldı

Batman’ın Doluca köyü yakınındaki Batman Çayı’na pikniğe giden Fatmanur Zehra, serinlemek için suya girdi. Bir süre sonra Zehra, akıntıya kapılarak gözden kayboldu.

Haber verilmesi üzerine köye sağlık, itfaiye, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kurtarma ekipleri, Zehra’nın bulunması için çalışma başlattı.

HABER MEREKEZİ

#yaşındaki #çocuk #Batman #Çayında #kayboldu

Kayıp yakınları işkence ile katledilen Vedat Aydın’ın faillerini sordu

Amed’de Kayıp yakınları eylemlerinin 752’inci haftasında Bismîl’de katledilen Kürt siyasetçi Vedat Aydın’ın akıbetini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminin 752’inci haftasında 1991 yılında Amed’in Bismîl (Bismil) ilçesinde ifadesi alınacak denilerek, gözaltına alınan ve cenazesi bulunan Vedat Aydın’ın akıbetini sordu.

Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya gelen grup adına konuşan İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Fırat Akdeniz okudu. Akdeniz, 32 yıldır dosyada hiçbir ilerleme sağlanamayan Vedat Aydın için adaleti istemeyi hiçbir zaman bırakmayacaklarını söyledi.

Vedat Aydın’ın mücadelesi anlatıldı

Akdeniz, “Vedat Aydın, 1953 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Kürthacı köyünde dünyaya geldi. 1979 yılında Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’nden mezun olan Vedat Aydın, 12 Eylül 1980 askeri darbe döneminde tutuklanıp dört yıl hapis yatar. Vedat Aydın, 28 Ekim 1990 tarihinde Ankara’da gerçekleşen İHD 3. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı Kürtçe konuşma nedeniyle tekrar tutuklanır. Hakkında açılan soruşturma kapsamında bir süre hapiste kalan Vedat Aydın ardından 1991 yılı haziran ayında yapılan Halkın Emek Partisi (HEP) il kongresinde Diyarbakır il Başkanı olur” sözlerine yer verdi.

Akdeniz, hikâyenin devamında şu ifadeleri kaydetti: “5 Temmuz 1991 tarihinde, gece yarısı evinin kapısı çalınır. Silahlı, elinde telsiz bulunan ve kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce ‘ifaden alınacak’ denilerek evden götürülür. Ailesi ve avukatlarının girişimlerine karşılık, emniyet tarafından gözaltına alındığı kabul edilmez. 7 Temmuz 1991 tarihinde, Elazığ ili Maden ilçesi yakınlarında bir köprü altında vahşice işkence edilmiş halde cenazesi bulunur. 10 Temmuz 1991 tarihinde cenazesinin getirildiği Diyarbakır’da yüzlerce araçlık konvoy ve on binlerce kişi tarafından karşılanır. Cenazeye katılanlara yönelik karanlık güçler tarafından ateş açılır. Açılan ateş sonucunda en az 8 kişi yaşamını yitirir. Aralarında milletvekilleri ve gazetecilerin de bulunduğu yüzlerce kişi ise yaralanır.

Dosyada ilerleme sağlanamadı

Vedat Aydın cinayeti soruşturmasında faillerin kimliği tespit edilmeyip, günümüze kadar dosyada herhangi bir ilerleme sağlanmamıştır. Cinayet işlendikten tam 20 yıl sonra, Vedat Aydın’ın Eşi Şükran Aydın emniyete çağrılır. Kendisine ‘Gece eve gelenler bunlar mıydı?’ diye sorulduğunda Şükran Aydın ’20 yıl oldu, nasıl tanıyayım’ şeklinde cevap verir.

İşkenceci failler hala yargılanmadı

Cinayet, günümüze kadar halen aydınlatılmış değil. İşkenceci failler yargı karşısına çıkarılmamış ve halen cezalandırılmamışlardır. Bizler, insan hakları savunucuları ve kayıp yakınları olarak; kayıplarımızın akıbetinin ortaya çıkarılması ve failleri bulunup yargılanması talebiyle 31 Ocak 2009 tarihinden bu yana her hafta ve kesintisiz bir şekilde sürdürmüş olduğumuz adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz. 32 yıldır dosyada hiçbir ilerleme sağlanamazken Vedat Aydın için adalet istemekten asla vazgeçmeyeceğiz.”

Eylem, paylaşılan hikâyenin ardından faili meçhul şekilde katledilenler için 1 dakikalık oturma eylemiyle sona erdi.

AMED

#Kayıp #yakınları #işkence #ile #katledilen #Vedat #Aydının #faillerini #sordu

Süleymancıların Amazon’dan getirdiği çocuklar tepkiler üzerine geri gönderildi

Süleymancılar tarikatı tarafından Amazon’dan getirilen ve dini eğitimden geçirilen altı çocuk, gelen tepkiler ve başlatılan inceleme üzerine Brezilya’ya geri götürüldü

Brezilya’da Süleymancılar Cemaati adına çalışan Abdülhakim Tokdemir ve ekibinin dini eğitimden geçirip Kütahya ve Tarsus’taki cemaat yurtlarına getirdiği Amazon köylerinde yaşayan altı çocuk, gelen tepkiler üzerine ülkelerine geri gönderildi.

Artı Gerçek’te yer alan habere göre konunun Interpol tarafından incelemeye alınması ve “uluslararası insan kaçakçılığı” kapsamında değerlendirilmesi üzerine Süleymancılar Cemaati toplanarak çocukları ülkelerine gönderme kararı aldı. Çocukların Brezilya’nın Sao Paulo kentine ulaştığı belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Süleymancıların #Amazondan #getirdiği #çocuklar #tepkiler #üzerine #geri #gönderildi