Ana Sayfa Blog Sayfa 201

Kurdistan’da sıcaklık rekoru bekleniyor

Bu yılın tüm yılların en sıcak yazı olacağı düşünülürken, Kürt coğrafyasında 49.1 olan sıcaklık rekorunun kırılması bekleniyor

Tüm dünyada 2023’ün insanlığın yaşadığı en sıcak yıl olacağı ön görüsü yapılırken, Kürt coğrafyasında 49.1 olan sıcaklık rekorunun kırılması bekleniyor. Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, 2023’ün insanlığın yaşadığı en sıcak yıl olacağını belirterek “Türkiye’de bu yıl çok büyük ihtimalle en yüksek sıcaklık rekorunu kıracağız. Şimdiye kadar 49.1 derece görmüştük, 50 derecenin üstünü çok rahat göreceğimizi düşünüyorum. Bu sene içerisinde yaklaşık 10-12 tane daha rekorlu gün yaşayacağımızı bekliyorum” dedi. En son 49.1 derecelik sıcaklık Şirnex’in (Şırnak)  Cizîr ilçesinde yaşanmıştı.

Temmuz ortasına dikkat
Özellikle Kürt coğrafyasında sıcaklıkların rekor kırması beklenirken, beraberinde kuraklığın çok daha can yakıcı boyutlara ulaşması öngörülüyor. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş ise yaşanabilecek sıcaklık artışlarıyla ilgili Cumhuriyet’e konuştu. Türkeş, Türkiye’nin temmuz ayının ortasında daha sıcak günler yaşayabileceğini belirterek, “Yüksek sıcaklık dönemlerini yaşama olasılığımız var. Özellikle Türkiye’nin güney yarısı uzun süreli ortalamalardan daha sıcak olma olasılığına sahip. Sıcak hava dalgaları özellikle kalp, damar, astım, dolaşım bozukluğu hastalarını daha çok etkiliyor. Yine kadınlar, hamileler, yaşlılar ve çocuklar etkilenebilirliği yüksek grupları oluşturuyor” dedi.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Kurdistanda #sıcaklık #rekoru #bekleniyor

Uçar’dan Esenyurt baskınına tepki: Vazgeçemedik vazgeçmeyeceğiz

Esenyurt ilçe örgütünün bütün insanların sorunlarına değebilen bir siyaset yürüttüğü için polis tarafından basıldığını belirten Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, ‘Sokaklarda halkların onurlu mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz, kazanacağız’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi(Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, korsan bir şekilde baskına uğrayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Esenyurt İlçe Örgütünü ziyaret etti. Uçar’a HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, Yeşil Sol Parti milletvekilleri Özgül Saki ve Celal Fırat da eşlik etti. İlknur Birol yaptığı konuşmada İlçe binasına yapılan baskını iktidarın kumpaslarının devamı olarak nitelendirerek, “Bunları başımız dik alnımız ak bertaraf edeceğiz. Faşist rejim ancak direnerek yenilir. Bu zihniyet bertaraf edilmedikçe hiç bir yurttaşın rahat nefes alma şansı olmayacak. Bütün yurttaşlara, toplumsal muhalefete bir görev düşüyor. Bana ne demeden el ele yan yana ve dayanışma içinde olmayı faşist atakların karşısında reddiyeci bir tutum alması gerekiyor” dedi.

Demokrasiye saldırıdır

Ardından söz alan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Hepimize geçmiş olsun. İlçe örgütüne yapılan bu hukuksuzluğun bu saldırının kendisini Türkiye’de demokrasi mücadelesinde eden bütün halkların mücadelesine yönelik bir saldırı olarak görüyoruz. Ülke ağır bir seçim sürecinde çıktı, bu seçimden niceliksel olarak başarılı çıktığını ifade eden AKP ve MHP iktidarının kendisi yeni yüzyılın ilk sözlerini kurarken adalet bakanı üzerinden bir hukuk ve kanun tanımı yaptı. Biz yeni yüzyılda özelde Kürt halkı olmak üzere genelde demokrasi mücadelesi yürüten herkesin nelerle karşı karşıya geleceğini bilen bir yerden politikalarımızı yürütmeye devam ettik. Seçime girerken yaşadığımız hukuksuzluk gereği HDP ve Yeşil Sol Parti’nin aldığı başarı parlamentoda 3’üncü büyük parti olarak duruyor. Temsiliyeti parlamentoda olan bir siyasi partinin binasına, gece yarısı, parti yetkililerimize haber vermeden yürütülen bu operasyonun kendisi hem demokratik siyasete hem de Kürt halkının mücadelesine bugüne kadar yürütülen saldırıların devamı niteliğindedir” diye belirtti.

Hukuksuzluk yapıldı

Uçar devamında şunları ifade etti: “Hukuken biliriz ki usulen ilçe başkanları haberdar edilir, birlikte arama yapılır. Burada yapılan aramadan sonra bu ilçe binasından ne çıkarıldığını buraya ne yerleştirildiğinin bilgisine haiz değiliz. Aynı zamanda ilçe başkanlarımız daha sonra ifadeye çağırılıyor. Oysa yapılması gereken şey, varsa bir durum ilçe binamızla ilgili ilçe başkanlarımız çağrılır ve ifadelerden sonra yapılırdı. Ama biz şunu biliyoruz devlet uzun bir süredir odağına aldığı şey demokratik siyasetin kendisidir. Kürt halkının mücadelesinin kendisidir. İktidara buradan söyleyelim, önceki bütün iktidarların Kürt halkıyla yürütmüş olduğu siyasetin ve siyasetsizliğin bir tarihçesine baksınklar bir de Kürt halkının mücadelesine baksınlar. 40 yıldır devlet eliyle ve iktidarlar eliyle yürütülen bu operasyonlar bitmedi ama HDP bileşenleriyle birlikte ittifakları ile birlikte var olmaya büyümeye ve Türkiye siyasetine ad koymaya devam etti.”

Kürt düşmanlığı

Bu sürecin kendisinin temel olarak Kürt sorunun çözümsüzlüğünde derinleşmeyi ifade eden bir anlayış olduğunun farkında olduklarının altını çizen Uçar, “Bundan önceki iktidarların bütün yaklaşımlarını aratır şekilde Kürt sorununa yaklaşım temel sorundur. Bakın Türkiye NATO üyelerinin seçilmesi konusunda bile merkezine aldığı başlık Kürt halkının mücadelesidir. En son İsveç’in NATO üyeliği ile ilgili getirmiş olduğu şey İsveç’te Kürt halkının oradaki demokratik kamuoyu ile yürüttüğü mücadelenin kendisi NATO Genel Sekreteri tarafından provokasyon olarak tarif edildi. Türkiye’nin dış siyasetinin rengi bu. Yine dış siyasette bütün arkadaşlarımız bilir hem Qamişlo hem de Süleymaniye’de Kürt sorunun derinleşmesini beraberinde getiren akılsızlıktan bağımsız ele alamayacağımız suikastler işleniyor” dedi.

‘Mücadeleyi büyüteceğiz’

“Ve yine aynı şekilde Kürt sorunun çözümsüzlüğünün yaratmış olduğu ekonomik krizi kimse görmezden gelmesin” diyen Uçar, şunları söyledi: “Sadece Kürt halkının sorunu değil bu sorun. Bütün Türkiye’deki insanların evine, sofrasına kadar giren bir sorun. En son zamlarla uyandık. Savaşla ekonomik krizin bağını kurmayan iktidarlar nasıl gittiyse bu iktidar da gitmeye mecburdur. Bizim nerede olduğumuzu arayan kolluk güçlerine açık ifade edelim; sokaklardayız, illerimizde, ilçelerimizdeyiz. Aynı zamanda Meclisteyiz. Sizin yok saydığınız bu siyaseti büyümeye devam etti bundan sonra da büyümeye devam edecek. Hem HDP hem Yeşil Sol Parti’nin kendisi Türkiye demokrasi mücadelesini savunan kadınlar, gençler, emekçiler bir şeyi tarif ettiler. Yeni bir Türkiye yeni demokratik bir Türkiye mümkün dediler ve bunun mücadelesini yürütüyoruz. Dolayısıyla yapılan bu saldığı hukuksuzluğu bulunduğumuz her alanda ifade etmeye devam edeceğiz ama buna müteakip de bu demokrasi mücadelesini elimizden geldiğince büyütmeye ve kazanmaya vesile olmasına da emek harcayacağız.”

‘Geri adım atmayacağız’

Esenyurt’un bir özelliği daha olduğunu aktaran Uçar, “İlçe örgütümüz bundan önceki parti isimleriyle kurulduğundan bu güne en güçlü olduğumuz yerlerden birisi. Esenyurt ilçe örgütü burada yaşayan bütün insanların sorunlarına değebilen bir siyaset yürütmeyi başardı. Burada yaşanan bütün usulsüzlüklere ses çıkarmayı başardı. Burada yürütülen siyasetin demokratik hakkının büyümesi için elinden geleni yaptı. Bedeller de ödedi. Saldırılarla da karşı karşıya kaldı ama bir adım geri atmadı. Bütün bu tablonun kendisi bu saldırılara zemin oluşturmuş durumda. Bu iktidar hem HDP’yi hem de Yeşil Sol Partiyi ve demokratik siyaseti kriminal hale getirerek kendi politikalarını meşrulaştırmaya çalışıyor. Bugüne kadar buna izin vermedik, bundan sonra buna izin vermeyeceğiz. Hem HDP hem de Yeşil Sol Parti dün olduğu gibi bugün de sokaklarda alanlarda bütün halkların onurlu mücadelesini taşımaya büyütmeye devam edecek. Vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz, kazanacağız” şeklinde konuştu.

İSTANBUL

#Uçardan #Esenyurt #baskınına #tepki #Vazgeçemedik #vazgeçmeyeceğiz

13 yaşındaki çocuk Batman Çayı’nda kayboldu

Batman çayında suyu kapılan 13 yaşındaki Fatmanur Zehra’nın bulunması için çalışma başlatıldı

Batman’ın Doluca köyü yakınındaki Batman Çayı’na pikniğe giden Fatmanur Zehra, serinlemek için suya girdi. Bir süre sonra Zehra, akıntıya kapılarak gözden kayboldu.

Haber verilmesi üzerine köye sağlık, itfaiye, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kurtarma ekipleri, Zehra’nın bulunması için çalışma başlattı.

HABER MEREKEZİ

#yaşındaki #çocuk #Batman #Çayında #kayboldu

Kayıp yakınları işkence ile katledilen Vedat Aydın’ın faillerini sordu

Amed’de Kayıp yakınları eylemlerinin 752’inci haftasında Bismîl’de katledilen Kürt siyasetçi Vedat Aydın’ın akıbetini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminin 752’inci haftasında 1991 yılında Amed’in Bismîl (Bismil) ilçesinde ifadesi alınacak denilerek, gözaltına alınan ve cenazesi bulunan Vedat Aydın’ın akıbetini sordu.

Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya gelen grup adına konuşan İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Fırat Akdeniz okudu. Akdeniz, 32 yıldır dosyada hiçbir ilerleme sağlanamayan Vedat Aydın için adaleti istemeyi hiçbir zaman bırakmayacaklarını söyledi.

Vedat Aydın’ın mücadelesi anlatıldı

Akdeniz, “Vedat Aydın, 1953 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Kürthacı köyünde dünyaya geldi. 1979 yılında Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’nden mezun olan Vedat Aydın, 12 Eylül 1980 askeri darbe döneminde tutuklanıp dört yıl hapis yatar. Vedat Aydın, 28 Ekim 1990 tarihinde Ankara’da gerçekleşen İHD 3. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı Kürtçe konuşma nedeniyle tekrar tutuklanır. Hakkında açılan soruşturma kapsamında bir süre hapiste kalan Vedat Aydın ardından 1991 yılı haziran ayında yapılan Halkın Emek Partisi (HEP) il kongresinde Diyarbakır il Başkanı olur” sözlerine yer verdi.

Akdeniz, hikâyenin devamında şu ifadeleri kaydetti: “5 Temmuz 1991 tarihinde, gece yarısı evinin kapısı çalınır. Silahlı, elinde telsiz bulunan ve kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce ‘ifaden alınacak’ denilerek evden götürülür. Ailesi ve avukatlarının girişimlerine karşılık, emniyet tarafından gözaltına alındığı kabul edilmez. 7 Temmuz 1991 tarihinde, Elazığ ili Maden ilçesi yakınlarında bir köprü altında vahşice işkence edilmiş halde cenazesi bulunur. 10 Temmuz 1991 tarihinde cenazesinin getirildiği Diyarbakır’da yüzlerce araçlık konvoy ve on binlerce kişi tarafından karşılanır. Cenazeye katılanlara yönelik karanlık güçler tarafından ateş açılır. Açılan ateş sonucunda en az 8 kişi yaşamını yitirir. Aralarında milletvekilleri ve gazetecilerin de bulunduğu yüzlerce kişi ise yaralanır.

Dosyada ilerleme sağlanamadı

Vedat Aydın cinayeti soruşturmasında faillerin kimliği tespit edilmeyip, günümüze kadar dosyada herhangi bir ilerleme sağlanmamıştır. Cinayet işlendikten tam 20 yıl sonra, Vedat Aydın’ın Eşi Şükran Aydın emniyete çağrılır. Kendisine ‘Gece eve gelenler bunlar mıydı?’ diye sorulduğunda Şükran Aydın ’20 yıl oldu, nasıl tanıyayım’ şeklinde cevap verir.

İşkenceci failler hala yargılanmadı

Cinayet, günümüze kadar halen aydınlatılmış değil. İşkenceci failler yargı karşısına çıkarılmamış ve halen cezalandırılmamışlardır. Bizler, insan hakları savunucuları ve kayıp yakınları olarak; kayıplarımızın akıbetinin ortaya çıkarılması ve failleri bulunup yargılanması talebiyle 31 Ocak 2009 tarihinden bu yana her hafta ve kesintisiz bir şekilde sürdürmüş olduğumuz adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz. 32 yıldır dosyada hiçbir ilerleme sağlanamazken Vedat Aydın için adalet istemekten asla vazgeçmeyeceğiz.”

Eylem, paylaşılan hikâyenin ardından faili meçhul şekilde katledilenler için 1 dakikalık oturma eylemiyle sona erdi.

AMED

#Kayıp #yakınları #işkence #ile #katledilen #Vedat #Aydının #faillerini #sordu

Süleymancıların Amazon’dan getirdiği çocuklar tepkiler üzerine geri gönderildi

Süleymancılar tarikatı tarafından Amazon’dan getirilen ve dini eğitimden geçirilen altı çocuk, gelen tepkiler ve başlatılan inceleme üzerine Brezilya’ya geri götürüldü

Brezilya’da Süleymancılar Cemaati adına çalışan Abdülhakim Tokdemir ve ekibinin dini eğitimden geçirip Kütahya ve Tarsus’taki cemaat yurtlarına getirdiği Amazon köylerinde yaşayan altı çocuk, gelen tepkiler üzerine ülkelerine geri gönderildi.

Artı Gerçek’te yer alan habere göre konunun Interpol tarafından incelemeye alınması ve “uluslararası insan kaçakçılığı” kapsamında değerlendirilmesi üzerine Süleymancılar Cemaati toplanarak çocukları ülkelerine gönderme kararı aldı. Çocukların Brezilya’nın Sao Paulo kentine ulaştığı belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Süleymancıların #Amazondan #getirdiği #çocuklar #tepkiler #üzerine #geri #gönderildi

Cumartesi Anneleri’ne meydana çıkarken gözaltı

Galatasaray Meydanı’na uygulanan keyfi ablukaya karşı çıkan Cumartesi Anneleri bu hafta da gözaltına alındı

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle gerçekleştirdikleri eylemlerinin 954’üncü haftasında, ellerinde taşıdıkları karanfillerle Galatasaray Meydanı’nda. Grup yeniden saldırı ile gözaltına alındı.

Cumartesi Anneleri’nin gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle gerçekleştirdikleri eylem 954’üncü haftasında Galatasaray Meydanı’nda devam ediyor. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği “ihlal” kararlarının ardından 13 hafta boyunca polis ablukası ve ters kelepçe ile gözaltına alınsalar da Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyen Cumartesi Anneleri / İnsanları ve hak savunucuları, bu hafta da ellerinde taşıdıkları karanfillerle meydana gelmek istedi.

Ancak grubun önünü kesen çok sayıda hak savunucusunu gözaltına aldı.

Ayrıntılar gelecek…

#Cumartesi #Annelerine #meydana #çıkarken #gözaltı

İran Jîna’nın babasıyla röportaj yapan gazeteciyi tutukladı

İran rejimi tarafından katledilen Jîna Emînî’nin babasıyla röportaj yapan gazeteci Nazila Maroofian, bir kez daha tutuklandı

İran’da geçtiğimiz yıl saçı görüldüğü gerekçesiyle katledilen Jîna Emînî’nin babasıyla röportaj yapan gazeteci Nazila Maroofian, bir kez daha tutuklandı.

Yaptığı röportaj nedeniyle “rejime karşı propaganda faaliyeti yürütmek”, “Jîna Emînî’nin babasıyla röportaj yapmak suretiyle kamuoyunu rahatsız etmek amacıyla yalan bilgi yaymak” iddiasıyla tutuklanarak uzun bir süre Evin Cezaevi’nde tutulan Maroofian, 2 yıl hapis cezası, 15 milyon tümen para cezasına çarptırıldı.

Geçtiğimiz hafta evine baskın yapılan Maroofian’ın elektronik eşyalarına el konulmuştu. İfade için Evin savcılığına çağrılan gazeteci Maroofian, Tahran’da tutuklandı.

DIŞ HABERLER

#İran #Jînanın #babasıyla #röportaj #yapan #gazeteciyi #tutukladı

Şenyaşar ailesi: Adaletle sağlanırsa evimize, sağlanmazsa Ankara’ya gideceğiz

Adalet mücadelelerini sürdüren Şenyaşar ailesi, duruşma öncesi adalet sağlanırsa eve, sağlanmazsa Ankara’ya gideceklerinin mesajını verdi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 838’inci güne girdi.

Hafta sonu adliyenin kapalı olmasından kaynaklı aile, nöbet eylemini Pîrsus’taki evlerinde sürdürdü.

Davaya çağrı

Aile, sanal medyadan 18 Temmuz günü görülecek davalarının 2’nci duruşmasına dikkat çekerek, “Haksızlığa karşıyız. Adalet için durmayacağız. Urfa Adliye kapısında 838 gündür asılı bulunan bu pankart (5 yıldır sadece adalet istiyoruz) 18 Temmuz’da ya Ankara’ya gidecek ya da anne alıp evine gidecek! Takdir, adaletli olacağına dair namusu ve şerefi üzerine yemin eden yargıda” mesajını paylaştı.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Adaletle #sağlanırsa #evimize #sağlanmazsa #Ankaraya #gideceğiz

Murat Nehri’ne giren çocuk hayatını kaybetti

Agirî’nin Giyadîn ilçesinde Murat nehrine giren 10 yaşındaki Rojhilatlı Arsalan D. boğularak hayatını kaybetti

Agirî’nin (Ağrı) Giyadîn Diyadin) ilçesinde Murat nehrine giren 10 yaşındaki Rojhilatlı Arsalan D. boğularak hayatını kaybetti.

Nehrin karşı tarafına geçmeye çalışan Arsalan, daha önce kum ocağının kazıları nedeniyle 8 metre derinliğindeki noktada kayboldu. Saatler süren arama-kurtarma çalışması sonucu Arsalan’ın cansız bedenine ulaşıldı. Diyadin Devlet Hastanesi’nde yapılan otopsi sonrası Arsalan’ın cenazesi Rojhilat’a gönderilecek.

AGİRÎ

#Murat #Nehrine #giren #çocuk #hayatını #kaybetti

Mücadeleye adanan bir yaşam: Xemê Akdoğan

Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden ve mücadeleyi omuzlayan 85 yaşındaki Xemê Akdoğan’ın mirasını devralan gelini ve mücadele arkadaşları, ‘Barış sağlanana kadar, herkes mücadelenin bir yerinden tutarak bu mirasa sahip çıkmalı ‘dedi

Baskı ve zulmün üç kuşak sürdüğü Kürdistan’da büyük acılar ile ilerleyen yaşına rağmen mücadelenin en ön saflarında yer alanlardan biri de önceki gün yaşamını yitiren Wan Barış Anneleri Meclisi Üyesi Xemê Akdoğandı. 100 yıllık Cumhuriyet boyunca her gelen iktidar Kürt sorununa yönelik derinleştirdiği çözümsüzlük politikası sonucu binlerce kadın çocuklarının özlemi ve hasretiyle yaşamını yitirdi, binlercesi sürgün edildi, on binlercesi hala cezaevinde.

27 yıllık özlemi…

Akdoğan, doğduğu Şirnex’ın (Şırnak) Elkê (Beytüşşebap) ilçesine bağlı Pirosa köyünden, 1985 yılında devlet baskısı sonucu göç ederek Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Dotka köyüne yerleşir. Dotka köyünde yine devletin baskıları ile karşı karşıya kalan Xemê ve ailesi 1997 yılında Wan’ın Rêya Armûşê (İpekyolu) ilçesine bağlı Xaçort (Hacıbekir) Mahallesi’ne göç etti. Kurulduğu günden bu yana Barış Annesi olarak mücadelesini sürdüren 27 yıldır barışın sağlanabilmesi için mücadele ediyordu. Akdoğan,15 gün önce kaldırıldığı Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezi‘nde önceki sabah hayata gözlerini yumdu.

Torununu sonsuzluğa uğurladı

Akdoğan’nın hikayesini, hem mücadele arkadaşı hem de gelini Xecê anlattı. Yaklaşık 27 yıldır mücadelenin içinde yer alan Akdoğan için gelini Xecê, “Ben onun sayesinde Barış Anneleri Meclisi’nde yer aldım. Kaynanamla birlikte birçok etkinliğe gittik. Uzun yıllardır verdiği mücadele ve çektiği acıların tanığıyım. O bana hep, ‘Nefes aldıkça, bir damla kanım kaldıkça bu mücadelenin içinde yer alacağım’ diyordu. Göç, sürgün ölümle çocuklarını kaybetti. En son geçtiğimiz hafta bir çatışmada yaşamını yitiren oğlum onun da torunu Mêrdîn’in Omeriya (Ömeryan) bölgesinde 12 Mart’ta gerçekleştirilen hava saldırısında hayatını kaybeden 3 HPG’liden Ali Akdoğan’ın (Deniz Helîn) cenazesi defnettik” dedi.

‘Mücadelesini ben devralacağım’

Xecê Akdoğan, “Var olduğum sürece onun bıraktığı yerden mücadeleyi sürdürme sözünü veriyorum. Onun davasına sahip çıkacağım. Ben de Barış Annesi görevini aktif olarak sürdüreceğim. Barışı görmeden yaşamını yitirdi. Tüm anneleri onun mirasına sahip çıkmaya çağırıyorum. Birbirimize, mücadelemize sahip çıkmalıyız” dedi.

‘Yıllarca yoldaşlık ettik’

Mücadele arkadaşlarından Wan Barış Annesi Meclisi üyesi Zekiye Kaya da, “Uzun yıllar arkadaşlığımız sürdü. Bizim arkadaşlığımız barışa olan özlemimizden geliyordu. Ülkede, bölgede, kentte birçok eylem etkinlikte yan yana yürüdük. Büyük bir emek sahibiydi. Ben onunla bu mücadele sayesinde tanıştım, yoldaşlık ettim. Bizler bu mücadele sayesinde yan yana durduk, bir birimizi tanıdık. Herhangi bir etkinlikte elini tuttuğumuzda ‘elimi tutmayın, ben yürüyebiliyorum!’ sözleriyle tepki gösteriyordu. Onun hem sağlık sorunları ve hem de ilerleyen yaşından dolayı bazen ona ‘sen gelme ana’ derdik. Ancak o ‘Neden gelmeyecekmişim?, bana ne yapabilirler ki?’ ifadeleriyle tepki gösteriyordu. Katıldığımız her etkinlikte bizi kanatları altına alırdı” ifadelerini kullandı.

Haber: Zelal Tunç / JINNEWS

#Mücadeleye #adanan #bir #yaşam #Xemê #Akdoğan