Ana Sayfa Blog Sayfa 205

Patnos Belediyesi’ne yeni eşbaşkan seçildi

Panos Belediye Eşbaşkanları Emrah Kılıç ve Müşerref Geçer’in tutuklanmasının ardından yapılan meclis toplantısında yeni eşbaşkan seçildi

Agirî’nin Panos (Patnos) Belediye Eşbaşkanları Emrah Kılıç ve Müşerref Geçer’in 12 Haziran’da tutuklanmasının ardından Temmuz Ayı Meclis Toplantısı yapıldı. Meclis toplantısına 18 meclis üyesi katıldı ve yeni eşbaşkan için oylama yapıldı. Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) adayı Şahin Savcı 14, AKP adayı Çetin Taşdemir ise 4 oy aldı. Böylece HDP’li Şahin Savcı yeni eşbaşkan olarak seçildi.

HABER MERKEZİ

#Patnos #Belediyesine #yeni #eşbaşkan #seçildi

KCK: Dağ ve Er’in can güvenliğinden KDP sorumludur

KCK, açlık grevindeki Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er’in can güvenliklerinin olmadığını belirterek ‘Onların yaşamından ve can güvenliğinden bizzat KDP sorumludur’ sorumludur

Federe Kurdistan Bölgesi’nde 2019 yılında tutuklanan Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er, tutuklu bulundukları Hewlêr Cezaevi’nde hak ihlallerine karşı açlık grevi eyleminde. Dağ ve Er, keyfi arama, fiziki şiddet, hakaret ve tek tip elbise dayatmasının sona ermesini talep ediyor. İki ismin bu talepler için 18 Mayıs’ta başlattığı açlık grevi eylemi 51’inci gününde.

‘Olayla ilgileri yoktur’

Dağ ve Er’in eylemleri sürerken, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı’ndan konuya dair açıklama yapıldı. Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yer alan açıklamada, Dağ ve Er’e dair kamuoyuna yansıyan bazı bilgilerin yanlış olduğuna işaret edildi. Açıklamada, Dağ ile Er’in, 17 Temmuz 2019 tarihinde Türkiye’nin Hewlêr Başkonsolosluğu’nda görevli diplomat Osman Köse ile Irak vatandaşı Neriman Osman ve Beşdar Ramazan’a yönelik saldırıdan doğrudan bir ilişkileri olmadığı ve saldırıda yer almadıkları belirtildi.

‘Sorumlusu KDP olacaktır’

MİT tarafından örgütlenen bazı kişilerin cezaevinde Dağ ve Er’i öldürmek istendiğine dikkat çekilen açıklamada, böylesi bir durumdan KDP’nin sorumlu olacağı kaydedildi. Açıklamada, “Onların yaşamından ve can güvenliğinden bizzat KDP sorumludur. Onlara yönelik gelişecek her şeyden KDP sorumlu olacaktır, bunun herkes tarafından bilinmesi gerekmektedir” denildi. Açıklamada, tutuklularla görüşülmesi ve içerisinde bulundukları durumun dinlenilmesi çağrısına yer verildi.

HABER MERKEZİ

#KCK #Dağ #Erin #güvenliğinden #KDP #sorumludur

Türkdoğan: Savaş politikası devam ederse ekonomik kriz derinleşir

Barış Nöbeti’nde konuşan Öztürk Türkdoğan, ekonomik krizin Kürt sorunu ile olan bağına dikkati çekerek, ‘Siz savaş ortamında rant politikası izlerseniz ekonomik kriz giderek derinleşir’ dedi

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) her ayın ilk Cuma günü gerçekleştirdiği Barış Nöbeti eylemi sürüyor. İHD şubelerinde sürdürülen nöbete çok sayıda hak savunucusu katıldı.

Ankara

İHD Ankara Şube’sindeki nöbette İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut söz aldı. “İnsan hakları savunucuları yargılanamaz” diyerek sözlerine başlayan Turgut, çok sayıda İHD yöneticisi hakkında onlarca dava açıldığını belirtti.

Turgut, sözlerini şöyle sürdürdü:

“MYK üyemiz ve Siirt Şube eski Başkanımız Vetha Aydın Yüksel, İHD çatısı altında yürüttüğü faaliyetlerinden dolayı yargılandı, işini kaybetti. Üyemiz şair Ahmet Telli’ye ise 2017 yılında katıldığı bir basın açıklamasında, ‘Dövüşen Anlatsın’ kitabından bir şiirini okuması nedeniyle, ‘terör örgütü propagandası’ yapmak suçlamasıyla 10 ay hapis cezası verildi. Son derece trajikomik olan bu iki dava bile, yargının bütünüyle siyasal iktidarın vesayetinde olduğunun ifşası niteliğini taşıyor.

Barış Nöbeti’mizi bugün; insan hakları mücadelesinde bedel ödeyen tüm yol arkadaşlarımız için, tüm baskılara rağmen hakikat ve adalet arayışından bir an olsun vazgeçmeyen Cumartesi Anneleri için tutuyoruz.”

Ahmet Telli: Cezalandırılan ben değilim

Ardından söz alan İHD üyesi şair Ahmet Telli, 4 Temmuz’da görülen duruşmasında 10 aylık bir ceza aldığını söyledi. Suçun şahsiliğine dikkat çeken Telli, “Bunu şahsi olmaktan çıkararak gözdağı haline getirmek isteyen konjonktürel bir durumla karşı karşıyayız. Buradaki dostluğun arkadaşlığa, arkadaşlığın yoldaşlığa, yoldaşlığın da dayanışma ve direnmeye dönüştüğünün farkında olan egemen güçler cezalandırma güdüsüyle beni böyle bir cezaya çarptırdı. Yani cezalandırılan ben değilim” ifadelerine yer verdi.

Ekonomik kriz savaşla bağlantılı

İHD eski Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise, Kürt sorunun demokratik çözümü için uzun soluklu bir mücadele yürüttüklerini ve yürüteceklerini belirterek şunları kaydetti: “Bu ülkeye barış gelmeden bu ülkenin demokratikleşmesi beklenmemeli. Herkes ekonomik krizi konuşuyor. Bunlar savaşla bağlantılıdır. Siz savaş ortamında rant politikası izlerseniz ekonomik kriz giderek derinleşir. İşkenceye karşı mücadele, ifade özgürlüğü mücadelesi veriyorsak ekonomik haklar için de mücadelemizi sürdüreceğiz. Ama tüm bunlar barış talebini açığa çıkardı. 8 yıldır kesintisiz bir çatışma ve savaş hali devam ediyor. İktidar baskı politikalarıyla bu süreci yürütse de bizler barış demeye devam edeceğiz.”

Amed

İHD Amed Şubesi de eylemi dernek binasında sürdürdü. Nöbete, dernek üyeleri ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Açıklamayı, İHD Amed Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi avukat Jiyan Ormanlı okudu.

Barış Nöbeti’nin dokuzuncusunu gerçekleştirdiklerini söyleyen Ormanlı, “Barış, hiçbir zaman ve dönemde salt bir tercih olarak kabul edilerek tesis edilmemiş, kaçınılmaz bir mecburiyet olarak yaşam bulmuştur” dedi.

Barışın inşa edilmesi gerektiğinin altını çizen Ormanlı, “Toplumsal barışın sağlanması ancak hakikatin doğru anlaşılmasıyla mümkündür. Türkiye’de hakikatin anlaşılmamasının veya anlaşılmak istenmemesinin başat nedeni Kürt meselesine yönelik yok sayma ve inkâr etme zihniyetidir. Kürt meselesinin çözümsüzlüğü, ülkede yürütülmekte olan antidemokratik uygulamaların, binlerce faili meçhul cinayet ve zorla kaybettirmenin, hapishanelerdeki hukuk dışı muamelelerin, toplumsal refahın indiği seviyenin ve mevcut ekonomik kriz ve işsizlik sorununun asli nedenidir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: MA

#Türkdoğan #Savaş #politikası #devam #ederse #ekonomik #kriz #derinleşir

Hak ihlalinde sınır yok: Şalvar yasak, ziyaretçi yasak

Diyarbakır Kampüs Cezaevi’ni ziyaret eden ÖHD, İHD ve TUAY-DER hazırladıkları raporu açıkladı. Buna göre, keyfi uygulamaların yaygınlaştığı cezaevinde kelepçeli muayeneden, kıyafet yasağına kadar birçok hak ihlali yaşanıyor

Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Amed Barosu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) ziyaret ettikleri Diyarbakır Kampüs Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu sundu.

Dayanışmaya izin yok

Amed Barosu Adli Yardım Binası’nda yapılan açıklamada rapora dair bilgi veren Amed Barosu İnsan Hakları Merkezi Cezaevi İzleme Komisyonu Başkanı Adile Salman, Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaşananlara dair, kadınların kendi aralarında yardımlaşmalarına engel olduğunu ifade ederek, “İhtiyaçlarının karşılanmasına izin verilmeyerek mağduriyete yol açıldığı, birçok odada buzdolabı, televizyon vb. eksikliklerin bulunduğu ve bu ihtiyaçları karşılamaya maddi olarak imkânlarının el vermediğini, keyfi olarak da depolarda eşyaların tutuluyor” dedi

Avukat adıl altında istihbarat ile görüş

Tutukluların avukat adı altında istihbarat üyeleri oldukları iddia edilen kişilerle görüştürüldüğünü ifade eden Salman, “İstihbarattan gelen kişilerle görüşmeyi kabul etmediklerini idareye bildiren mahpuslara ‘avukatınız geldi’ şeklinde yanıltıcı bilgi verilerek zorla görüşme dayatılıyor. Kurum müdürüne sorunlarını koğuş olarak aktarmak için talepte bulunulmasına karşın tek kişi ile görüşmenin kabul edildiğini ve bu uygulama taleplerin iletilmesinde eksikliklere sebebiyet veriyor” dedi.

Kelepçeli muane dayatılıyor

Koğuşlarda yapılan genel aramalarda tutsakların insan onuruyla bağdaşmayacak muamelelere maruz bırakıldığına dikkat çeken Salman, tutukluların revire çıkmakta dahi sorun yaşadığını ifade ederek, tutukluların aktarımını şu şekilde iletti: “Hastane sevklerinin geç yapıldığı, jandarma birimleri tarafından tedavi için hastaneye götürülen mahpuslara çift kelepçe uygulandığı belirtildi. Mahpusların sığamayacağı darlıkta olan tekli ring aracı ile sevkleri yapılıyor, hastanelerde ve revirde kelepçeli muayene yapılıyor, sevk esnasında tacize varan aramalara maruz kaldıkları, itiraz etmeleri sebebiyle de mahpusların disiplin cezası aldıkları kaydedildi.”

Belli gazeteler veriliyor

Kitap ve gazetelerin tutuklulara verilmediğini belirten Salman, sadece belli gazetelere izin verildiğini ve gazetemiz Yeni Yaşam ile Evrensel gibi gazetelere erişimin engellendiğini vurguladı.

Cezaevinde şalvar yasaklı!

“Aile görüşlerinde cezaevine ait fotoğraf makinesiyle çekilen fotoğrafların görüş esnasında ailelere verilmesine izin verilmediğini” belirten Salman, “Şalvarın cezaevinde yasaklı kıyafet olarak belirlendiği… Posta yolu ile mahpuslara gönderilen kıyafetlerin teslim alınabilmesi için eski kıyafetlerin aileye görüş esnasında teslim edilmesi gerektiği; eski kıyafetlerin depoya bırakılmasına izin verilmediği bu sebeple görüşe ailelerin gelmemesi durumunda yeni kıyafetlerin kendilerine teslim edilmediğini” ve yine özellikle kantin fiyatlarının çok yüksek olduğunu belirtti.

Ziyaretçi bebeğin tişörtüne yasak

Yine tutukluların 3’üncü kişi olarak 3 kişilik sahip oldukları ziyaretçi haklarına rağmen ziyaretçi kabul edilmediğini belirten Salman devamında şunları dile getirdi: “Ziyarete gelen ailelerin arama sırasında keyfiyete varacak şekilde zorluklar çıkarıldığı, bu sebeple aynı anda görüşe gelemedikleri, kimisinin görüş bitimine az bir süre kala girebildiği belirtilmiştir. Görüşçülerin kıyafetlerine renk kısıtlamasının getirildiğini aktaran mahpuslar, 4 aylık bebeğin bir daha yeşil renk tişört ile getirilmesi halinde görüşüne izin verilmeyeceği uyarısına belirttiler. Ağır hasta mahpuslar, hastalıkları sebebiyle yaşamlarını tek başlarına idame edememelerine rağmen ATK’nin hazırladığı raporlar gerekçe gösterilerek tahliye edilmediği ifade edilmiştir. Şefika Kandar isimli 63 yaşındaki mahpusun ayaklarında platin olduğu, alzhemer hastalığının olduğu, merdivenleri dahi tek başına çıkamadığı belirtilmiştir. ”

Raporun devamına buradan ulaşılabilir.

https://ihddiyarbakir.org/Content/uploads/88f171c8-a21e-4b59-8436-ea93c35875d8.pdf

AMED

#Hak #ihlalinde #sınır #yok #Şalvar #yasak #ziyaretçi #yasak

Colemêrg’te sınıra askeri sevkiyat

Federe Kurdistan Bölgesi sınırında bulunan Çelê ilçesinde, askeri üs bölgeleri ve karakollara çok sayıda asker ve askeri teçhizat sevk edildi

Türkiye’nin KDP ortaklığıyla Federe Kurdistan Bölgesi’nde bulunan Avaşîn, Zap ve Metîna bölgelerine yönelik saldırıları 17 Nisan 2022 tarihinden bu yana sürürken, sınır hattındaki hareketlilik arttı.

Sınır hattında bulunan Colemêrg’in (Hakkari) Çelê (Çukurca) ilçesinde son günlerde yoğun askeri hareketlilik yaşanıyor. Gever (Yüksekova), Şemzînan (Şemdinli) ve Rûbarok (Derecik) ilçelerinden her gün sınıra askeri sevkiyat yapılıyor. Van’da bulunan askeri karakollardan da son günlerde Çelê sınırına çok sayıda asker taşındı.

Askerlerin, sınırda bulunan Serê Sevê, Ertuş ve Bilêcan köylerinde kurulan askeri üslerde konuşlandırıldığı öğrenildi. Ayrıca sınır hattına TIR, kamyon ve nakliye araçlarıyla askeri teçhizat taşınıyor. Öte yandan bölgedeki koruculara “operasyon” için yazı gönderildiği ifade edildi. Yeni bir saldırıya hazırlık olarak söz konusu hazırlıkların yapıldığı belirtiliyor.

Kaynak: MA

#Colemêrgte #sınıra #askeri #sevkiyat

Stoltenberg: Türkiye ile İsveç arasında anlaşılamayan konular var

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, ‘Türkiye ile İsveç arasında hala üzerinde anlaşılamayan konular olduğunu’ açıklaması yaptı

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Belçika’nın başkenti Brüksel’de bir basın toplantısı düzenledi. Stoltenberg, İsveç’in henüz onaylanmayan NATO üyelik başvurusu ve bu bağlamda Türkiye ile devam eden görüşme ve müzakerelere değindi.

Reuters’ın haberine göre, Stoltenberg, açıklamasında, “İttifaka üyelik konusunda Türkiye ile İsveç arasında hâlâ üzerinde anlaşılamayan konular bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Rusya-Ukrayna savaşının 24 Şubat 2022’de başlamasının Rusya’nın sınır komşusu Finlandiya ile birlikte 18 Mayıs 2022’de resmen NATO üyeliğine başvuran İsveç’in başvurusu, Macaristan ve Türkiye dışında tüm NATO ülkeleri tarafından kabul edildi.

Üyelik başvurusu kapsamında Türkiye, Finlandiya, İsveç ve NATO heyetlerinin imzaladığı üçlü mutabakat uyarınca oluşturulan Daimi Ortak Mekanizma’nın dördüncü toplantısı 14 Haziran’da Ankara’da yapıldı. Toplantı sırasında Brüksel’de bulunan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’deki görüşmelerde İsveç’in NATO üyeliği konusunda “ilerleme kaydedildiğini” söyledi.

11-12 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde Türkiye ve İsveç, Belçika’nın başkenti Brüksel’de üst düzey bir toplantıda tekrar bir araya geldi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye, Finlandiya ve İsveç arasında İsveç’in NATO üyeliği başvurusu hakkında yapılan beşinci toplantının ardından Vilnius’taki NATO Zirvesi öncesinde AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’un görüşeceği bilgisini paylaştı.

DIŞ HABERLER

#Stoltenberg #Türkiye #ile #İsveç #arasında #anlaşılamayan #konular #var

HDP Kadın Meclisi: Saray kadınları yoksulluğa mahkum ediyor

Yapılan zamlara karşı açıklama yayınlayan HDP Kadın Meclisi, krizlerden en çok kadınların etkilendiğini belirterek, kadınları yoksulluğa muhtaç hale getiren Saray’a karşı direneceklerini belirtti

Sabah saatlerinde peş peşe yapılan zamlara tepkiler sürüyor. Bu amaçla yazılı bir açıklama yapan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi iktidarın krizin faturasını halka kestiğini belirtti.

Açıklamada kadınların yaşadığı yoksulluğa değinilerek, ” Yapısal bir sorun haline gelen kadın yoksulluğu, zamlarla birlikte katmerleşerek büyüyor” denildi.

Krizin asıl mağduru kadınlar

Derin bir emek sömürüsünü yaşandığı vurgulanan açıklamada, “Geçim derdi ve zamlar kadınları istismara ve şiddete daha açık hale getiriyor” denilerek bunun nedenlerine şu şekilde yer verildi: “Çünkü; evlerde yoksulluk kadınların yükünü artırıyor. Kiralardan, fiyat artışlarından kaynaklı yaşanan zorunlu evliliklerin en büyük mağduru yine kadınlar oluyor. İlk işten atılanlar kadınlar oluyor. Erkek egemen aile ve cinsiyetçi toplumsal iş bölümü bakış açısı gereğince güvenceli işlerde erkekler istihdam ediliyor. Kadınlar aileleriyle birlikte yaşamak zorunda bırakılıyor, okuyorsa okulu bırakmak, yalnız yaşıyorsa ailesinin yanına yerleşmek zorunda kalıyor.”

Düşük maddi destekler kadını aileye hapsediyor

Birçok kadının bu yüzden boşanmak yerine şiddet ortamında kalmayı “tercih” ettiği vurgulanan açıklamada, “Parça başı olarak evlere iş alan kadınlar, giderler karşılanmadığından işin miktarını artırarak, yani daha fazla çalışarak zamların ve bu devasa pahalılığın üstesinden gelmeye çalışmak zorunda kalıyor. Evde bakım politikaları ile sosyal yardım adı altında verilen oldukça düşük maddi destekler kadını aileye hapsediyor” denildi.

Yoksulluğa karşı panzehrimiz örgütlenmek

Kadınlar açıklamalarında kadınları yoksulluğa muhtaç hale getiren Saray’a karşı direneceklerini belirterek, “Zamlara ve kadın yoksulluğuna karşı panzehirimiz, erkek egemen iktidara ve politikalara karşı daha fazla örgütlenmek, daha fazla yan yana olmak, daha fazla dayanışmak olacaktır.

Tüm kadın örgütlerine, kadın kurumlarına çağrımızdır: Krize, yoksulluğa, güvencesizliğe karşı isyanımızla, öfkemizle yan yana gelerek yaşamak istediğimiz eşit, özgür, sömürüsüz bir yaşam için mücadelemizi büyütelim” denildi.

ANKARA

 

#HDP #Kadın #Meclisi #Saray #kadınları #yoksulluğa #mahkum #ediyor

Ailesinden 4 kişiyi öldüren Özel Hareket Polisi: Şarjörü üzerinize boşaltacağım

Kurdistan’da yürütülen savaşta görev alan ve Bursa’da yaşayan annesi, iki kardeşi ve yengesini öldüren Özel Harekat Polisi Adem Ergüner’in, katliam öncesi aile bireylerine ‘şarjörü üzerinize boşaltacağım’ dediği ortaya çıktı

Bursa’da, annesi Bedriye, ağabeyleri Mehmet ve Remzi ile yengesi Fatma Ergüner’i tabancayla öldüren ve hakkında 4 kez ağırlaştırılmış hapis cezası istemiyle dava açılan Özel Harekat Polisi Adem Ergüner’in (29), tutuklu yargılandığı davanın duruşması 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada ifade veren Ergüner, psikolojik tedavi gördüğünü, bir sonraki celsede ifade vermek istediğini belirterek susma hakkını kullandı.

Mahkemede sanık olarak dinlenen Ergüner’in kız kardeşi Songül I., okulların sömestir tatiline girmesi nedeniyle ailesini görmek için Orhangazi’ye geldiğini, burada ailesinin moralinin çok bozuk olduğunu fark ettiğini söyleyerek, “Olay günü yeğenim Efecan, babası ile ağabeyim Mehmet’in sanıkla çok şiddetli şekilde telefon görüşmesinde tartıştıklarını ve sanığın Orhangazi’ye dolu olarak geldiğini bana söyledi. Onlara, ‘Sizi gelip öldüreceğim, şarjörü size boşaltacağım’ şeklinde tehdit içerikli sözler söyledi” dedi.

Kurdistan’da yürütülen savaşta görev alan sanık Ergüner’in Çewlig’te (Bingöl), Genç İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde özel harekat polisi olarak çalıştığı, bu sırada, ağabeyi Mehmet Ergüner ile tartışıp Bursa’ya geldiği belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Ailesinden #kişiyi #öldüren #Özel #Hareket #Polisi #Şarjörü #üzerinize #boşaltacağım

Kurdistan’da sıcaklar 45 derecenin üzerine çıktı

Kurdistan’ın birçok ilinde sıcaklıklar 45 derecenin üzerine çıktı

Kurdistan’da artan sıcaklar yaşamı zorlaştırmaya devam ediyor. Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, dün bölgede gerçekleşen en yüksek sıcaklıklar, Amed’in Bismil ilçesinde 45, Şırnax’ın Cizir ilçesinde 46, Merdîn’in Nisebîn ilçesinde 46, Qoser ilçesinde de ise  45 derece olarak ölçüldü.

Bugün de Amed’de öğle saatlerinde sıcaklığın 46 dereceye ulaştığı, hissedilen sıcaklığın ise 49 dereceye ulaştı. Sıcakların yarından itibaren normale dönmesi bekleniyor.

Bismil’de bugün en yüksek sıcaklığın 46, yarın 41, Cizir’de bugün 46, yarın 41, Nisebin’de bugün 43, yarın 39, Qoser’de bugün 44, yarın 41 olacağı tahmin ediliyor.

HABER MERKEZİ

#Kurdistanda #sıcaklar #derecenin #üzerine #çıktı

Xîzan’da sokağa çıkma yasağı kaldırıldı

Xîzan ilçesinde 5 gündür devam eden sokağa çıkma yasağı kaldırıldı

Bedlîs’in (Bitlis) Xîzan (Hizan) ilçesine bağlı Hûzeran, Akûnis, Govan, Lanîlan, Xûlepûr, Kekulan, Sûreh, Pertawan, Kuran ve Mezra Pisyan kırsalında 2 Temmuz’da ilan edilen sokağa çıkma yasağı kaldırıldı.

5 gün süren sokağa çıkma yasağına ilişkin Bitlis Valiliği, “2 Temmuz 2023 Pazar günü saat 21.00’den itibaren ilan edilen sokağa çıkma yasağı, 6 Temmuz 2023 Perşembe günü saat 21.00’dan itibaren kaldırılmıştır” açıklaması yaptı.

Öte yandan operasyon süresince birçok köye baskınlar olurken, yurttaşlar evlerinden çıkmasına da izin verilmemişti.

BEDLÎS

 

#Xîzanda #sokağa #çıkma #yasağı #kaldırıldı