Ana Sayfa Blog Sayfa 21

Hüseyin Mat: “Di 7’ê Adarê de li Samandağê ji bo Yekîtiya Elewiyan Emê Hev Bibin”

Hevserokê Eşit ê Konfederasyona Yekîtiyên Elewiyan ên Ewropayê (AABK), Hüseyin Mat, ji bo civîna ku di 7’ê Adarê de li navçeya Samandağê ya Hatayê tê lidarxistin, hemû Elewî û dostan vexwend. Ev dîrok wekî salvegera yekem a soykirina li Sûriyeyê li dijî Elewiyan tê tomarkirin. Mat bîranîna ku di vê pêvajoyê de hezarên Elewî jiyana xwe winda kirine û gelek kes ji welat û mala xwe hatine derxistin, kir.

Mat diyar kir ku armanca çalakiyê ya 7’ê Adarê ew e ku komkujiyan were lanetkirin, canên ku jiyana xwe winda kirine bên bîranîn û ji bo parastina mafê jiyanê yê Elewiyên li Sûriyeyê deng were bilindkirin. Wî got: “Werin em hemû bi hev re dengê xwe bilind bikin û ji bo ku carek din ev êş neyên jiyan kirin, em hev bibin.”

Hevserokê Eşit ê AABK her weha diyar kir ku li gelek bajarên Ewropayê jî çalakiyên bîranîn û xwepêşandan bên lidarxistin. Mat bang li Elewiyên ku li Ewropayê dijîn kir û girîngiya beşdarbûna di her bajarekî de xêzkir. Wî got: “Bi hêza ku ji dengdanê ya hevpar tê, em li kêleka gelê xwe yê mağdur rawestin.”

Düsseldorf’ta Alevi kadınlardan ‘Kadın Yaşam Siyaset’ paneli

Düsseldorf Cemevi’nde düzenlenen “Kadın, Yaşam, Siyaset” panelinde, Alevi kadınlar dünya genelinde kadınların karşılaştığı hak ihlalleri ve mücadeleleri konuştu. Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) ve AAKB NRW Alevi Kadınlar Birliği tarafından organize edilen etkinlik, 8 Mart etkinlikleri kapsamında gerçekleştirildi. Moderatör Gülay Bektaş’ın yönettiği panele, çeşitli dernek ve partilerin temsilcileri katıldı.

Panelin açılışında Düsseldorf Cemevi Onursal Başkanı Canan Sarı, kadınların karşılaştığı sorunlara dikkat çekerek, dünya genelinde kadınların temel hakları için verdikleri mücadeleleri vurguladı. İran’daki genç kadınların özgürlük taleplerini ve Sudan ile Somali’deki savaşların kadınlara etkilerini anımsatan Sarı, kadınların eşit ve demokratik bir yaşam için direnişin öncüsü olduğunu ifade etti.

FEDA Eş Başkanı Huriye Kabayel ise konuşmasında kadınlara yönelik şiddetin her koşulda yaşandığını, kimlik ya da inanç ayrımı yapılmadığını belirtti. Alevi inancında kadının önemine vurgu yapan Kabayel, toplumun birliğini sağlamak adına farklı kimliklerin ortak sorunlarını görerek hareket edilmesi gerektiğini dile getirdi. AAKB Genel Başkanı Özgür Demir, Alevi kadınlarının çok katmanlı eşitsizliklerle karşı karşıya olduğunu ve bu eşitsizliklere karşı ortak mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

Göçmen Kadınlar Derneği Başkanı Dr. Esma Ceylan, Almanya’daki göçmen kadınların çok boyutlu gerçekliklerine dikkat çekerek, bu kadınların deneyimlerinin yalnızca mağdur hikayeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Ceylan, farklı kuşaklardan gelen kadınların deneyimlerinin çeşitliliğine vurgu yaptı.

AAKB Genel Başkanı Leyla Solmaz, 8 Mart’ın yalnızca salon etkinlikleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, kadınların her alanda görünür olması gerektiğini vurguladı. Dünyada artan krizlerin en ağır sonuçlarının kadınlar ve çocuklar üzerinde görüldüğünü belirten Solmaz, kadınların hak ve yaşam mücadelesinin önemine dikkat çekti.

Hüseyin Mat: “7 Mart’ta Samandağ’da Alevi Birliği İçin Bir Araya Geliyoruz”

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, 7 Mart’ta Hatay’ın Samandağ ilçesinde gerçekleştirilecek buluşmaya tüm Alevi ve dostları davet etti. Bu tarih, Suriye’de Alevilere yönelik soykırımın birinci yıl dönümü olarak kaydediliyor. Mat, bu süreçte binlerce Alevinin hayatını kaybettiğini ve pek çoğunun yerinden yurdundan edildiğini hatırlattı.

Mat, 7 Mart’ta düzenlenecek etkinliğin amacının katliamları lanetlemek, yaşamını yitiren canları anmak ve Suriye’deki Alevilerin yaşam haklarının güvence altına alınması için ses yükseltmek olduğunu vurguladı. “Gelin hep birlikte sesimizi yükseltelim ve bir daha bu acıları yaşamamak için bir araya gelelim” dedi.

AABK Eşit Başkanı ayrıca, Avrupa’nın birçok kentinde de anma etkinlikleri ve protesto eylemleri düzenleneceğini belirtti. Avrupa’da yaşayan Alevilere çağrıda bulunan Mat, her şehirdeki etkinliğe katılım göstermenin önemini vurguladı. “Sesimizi birlikte yükseltmenin vereceği güçle, mağdur olan halkımızın yanında olalım” ifadelerini kullandı.

Anadil özgürlüğü, barış ve eşit yurttaşlığın teminatıdır!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, anadillerin yok sayılmasının kültürel varlığı zayıflattığı ve toplumsal belleği tehdit ettiğine vurgu yapıldı. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından ilan edilen bu günün, kültürel çeşitlilik ve çok dilliliği desteklemede büyük önemi olduğu belirtildi.

Açıklamada, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığı, aynı zamanda bir halkın hafızası, kimliği ve kültürü olduğu ifade edildi. Anadili yok edilen toplumların kültürel sürekliliğinin tehdit altında olduğu, bu durumun toplumsal belleği silerek, kültürel varlığı zayıflattığı kaydedildi. Alevi toplumunun, Türkçe, Kurmancî, Kirmanckî, Arapça gibi dillerde inancını yaşattığı hatırlatılarak, bu dillerin günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.

Alevi Bektaşi Federasyonu, anadillerin özgürce kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması ve anadilinde eğitim hakkının güvence altına alınması gerekliliğini dile getirdi. Ayrıca, yok olma riski altındaki dillerin korunması için somut politikaların geliştirilmesi ve kültürel mirasın anadilleriyle birlikte yaşatılması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, dillerin sustuğunda kültürlerin de sustuğu hatırlatılarak, anadillerin özgür olduğu bir dünyanın barışın ve eşit yurttaşlığın güvencesi olduğu belirtildi. Tüm halkların Dünya Anadili Günü’nü kutladığı ve eşit, özgür bir yaşam mücadelesinin büyütüleceği mesajıyla son buldu.

Tülay Hatimoğulları: Barışın temeli demokrasi ve hukuktur!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Düsseldorf’taki panelde Türkiye’deki güncel durumu değerlendirerek, barışın temel unsurlarının özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti olduğunu vurguladı. AİHM kararlarının uygulanması ve umut hakkının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, kadınların tarihsel mücadelesine ve eşit temsil talebine dikkat çekti.

Hatimoğulları, kadınların hayatın pasif bir unsuru olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, erkek egemen zihniyetin kadınlar üzerindeki sömürü düzenine karşı durulması gerektiğini dile getirdi. Alevi inancında kadın-erkek eşitliğinin temel ilke olduğunu hatırlatan Hatimoğulları, bu eşitliğin sadece bir ideal değil, inşa edilmesi gereken bir toplumsal düzen olduğunu vurguladı.

Orta Doğu’daki kadın mücadelesine yönelik eleştirilerde bulunan Hatimoğulları, kadınların yaşadığı acıların romantize edilmesinin yanlış olduğunu ifade etti. İran’da ve diğer ülkelerde kadınların öncülük ettiği direnişlerin önemine değinen Hatimoğulları, bu katliamların durması gerektiğini söyledi.

Rojava’daki kadın direnişinin hem bölgesel hem de küresel ölçekte ilham kaynağı olduğunu belirten Hatimoğulları, dayanışma çağrısında bulundu. Ayrıca, göç ve savaşın kadınlara yönelik etkilerine dikkat çekerek, kadınların yaşadığı travmaların yalnızca fiziksel değil, ruhsal boyutları olduğunu vurguladı.

Hatimoğulları, Türkiye’deki gelişmelere de değinerek, toplumsal kaygıların farkında olduklarını ifade etti. Demokratikleşme adımlarının atılması gerektiğini belirterek, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının korunması için mücadele edeceklerini söyledi. Alevi yurttaşların özgürce ibadet edebilmesi ve anadilinde eğitim hakkının tanınması gerektiğini yineledi.

Köln’de Alevi Gençler Birliği’nin Seçimli Genel Kurulu Coşkuyla Gerçekleşti

Almanya Alevi Gençler Birliği’nin (AAGB) Seçimli Genel Kurulu, Köln’de yüzlerce delegenin katılımıyla başladı. İki gün sürecek olan bu önemli etkinlik, Alevi gençliğinin örgütlü yapısını güçlendirmek ve Aleviliği gelecek nesillere taşımak amacıyla gerçekleştiriliyor. Genel kurul, coşkulu bir atmosferde açıldı.

Delegeler, sabah saat 11.00’de kayıt işlemlerini tamamlayarak salona girdi. Saat 12.00’de ise açılış programı başladı. Açılışta, BDAJ yöneticilerinden oluşan müzik grubu sahne alarak deyişler ve türküler seslendirdi. Gençler, bu eserleri büyük bir ilgiyle dinleyerek yoğun alkışlarla karşılık verdi. Müzik grubunun ardından BDAJ Genel Sekreteri, katılımcılara selamlamak üzere kürsüye çıktı.

Kerbela’dan bugüne zalimler tarafından katledilen canların anısına bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. Dilan Güler ve Serdar Dumlu’nun konuşmalarında, Alevi inancının tarihsel hafızası ve direniş geleneği vurgulandı. Dilan Güler, kısa süre önce vefat eden Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin’i anarak, Alevi gençliğinin mücadelesinde bu anıları yaşatacaklarını belirtti.

Genel kurulda, mevcut dönem faaliyet raporları değerlendirilecek, gençlik çalışmalarının güçlendirilmesine yönelik öneriler tartışılacak ve yeni dönemin örgütlenme perspektifi belirlenecek. İkinci günde yeni yönetim seçilecek ve delegeler, Alevi gençlik hareketini temsil edecek yönetim kurulunu belirlemek üzere oy kullanacak.

AALBK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve AAKB Genel Başkanı Özgür Demir, gençlik örgütlenmesine duydukları güveni dile getirdi. Genel kurulun, Avrupa’daki Alevi kurumları açısından önemli bir süreç olduğu ifade edildi.

FEDA ve DAKB: “Anadilimiz, Geleceğimizin Temel Taşıdır”

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla yaptıkları açıklamada, anadilde eğitim hakkı, inanç özgürlüğü ve kültürel mirasın korunması gerektiğinin altını çizdi. UNESCO tarafından ilan edilen bu gün, 1952 yılında Bangladeş’te Bengalce dil hakları için hayatını kaybeden öğrencilerin anısına dayanıyor. Dillerin sadece iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda kimliği ve kültürü şekillendirdiğini vurguladılar.

Açıklamada, Türkiye’deki anadillerin eğitim hakkının yasal güvenceye sahip olmadığına dikkat çekildi. FEDA ve DAKB, Kürtçenin lehçeleri, Arapça, Süryanice, Lazca ve Abhazca gibi dillerin tehlike altında olduğunu belirtti. Anadil eğitiminin yanı sıra Alevi inancı ve ibadet özgürlüğünün de eksik kaldığı ifade edildi. Bu durumun, bireylerin kimlikleri üzerindeki olumsuz etkilerine vurgu yapıldı.

Dilin, bir halkın varlığını sürdürmesi için en önemli unsur olduğu vurgulandı. Çocukların dünyayı anadilleriyle öğrenmesinin bilişsel gelişimi desteklediği ve özgüveni artırdığı belirtildi. Devletin tüm dillere eşit mesafede yaklaşması gerektiği, çoğulcu dil politikalarının toplumsal güveni artıracağı ifade edildi.

Alevi inancı ve kültürel mirasın anadille olan bağlantısına dikkat çekilen açıklamada, Aleviliğin büyük ölçüde sözlü kültüre dayandığı belirtildi. Dillerin kaybının, inanç dilinin anlamını kaybetmesine yol açacağı, bu durumun da toplumsal aidiyeti zedeleyeceği ifade edildi.

Açıklamanın sonunda, anadil ve kültürün korunması gerektiği, eğitim hakkı ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiği vurgulandı. Farklılıkların zenginlik olduğuna dikkat çekerek, “Diller yaşasın, kültürler özgür kalsın. Anadili­miz geleceğimizdir” ifadesiyle çağrıda bulundular.

Alevi Ansiklopedisi’ne Uluslararası Kimlik: ISIL Numarası Edindi

Alevi Ansiklopedisi, Almanya merkezli Deutsche ISIL-Agentur tarafından yapılan değerlendirme sonucunda resmi başvurusunun kabul edildiğini ve uluslararası standart kurum kimliği almaya hak kazandığını duyurdu. Kurumun aldığı ISIL (International Standard Identifier for Libraries and Related Organizations) kimlik numarası DE-4607 olarak belirlendi.

Bu gelişmeyle birlikte Alevi Ansiklopedisi, uluslararası standartlara uygun kurumsal bir yapı olarak tanımlanmış oldu. Bu statü, özellikle fon başvuruları, akademik iş birlikleri ve çeşitli kurumlarla yapılacak ortak çalışmalar açısından önemli avantajlar sağlayacak.

Alevi Ansiklopedisi’nin bu başarısı, Hakikat Stiftung, Rıza Şehri Akademisi ve Dakme e.V. tarafından kamuoyuna duyuruldu. Bu yeni kimlik, Alevi kültürü ve inançlarının uluslararası düzeyde daha görünür olmasını sağlayacak bir adım olarak değerlendiriliyor.

Hamburg’da Xızır Cemi: Alevi Birliği ve Muhabbetin Kutlandığı Gecede Buluşma

Hamburg’da düzenlenen Xızır Cemi, Alevi inancının dayanışma ve paylaşım geleneğini bir araya getirerek büyük bir katılımla gerçekleştirildi. AHA Hak Evi tarafından düzenlenen etkinlikte, Üryan Xızır Ocağı’na mensup Pir Mustafa Mısır cem erkânını yürütürken, zakirlik görevini Serap Mutlu Barak üstlendi.

Cem töreninde, Xızır ayının manevi atmosferi paylaşılarak birlik, dayanışma ve paylaşma vurgusu yapıldı. Katılımcılar, lokmalarını paylaşarak cem meydanında gönül birliği oluşturdular. Hak Evi, etkinliğe katkı sunan Pir Mustafa Mısır ve zakir Serap Mutlu Barak’a teşekkür ederek, “Hak razı olsun” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, emek veren tüm canlara teşekkür edilerek, “Xızır Cem’imize emek veren, lokmasını getirip pay eden canlarımızın lokmaları Xızır’ın lokması olsun; derdimize deva, hastalarımıza şifa olsun” temennisi paylaşıldı.

Hamburg’daki Xızır Cemi, Alevi inancının özünde bulunan muhabbet ve kardeşlik duygularını bir kez daha yaşatırken, etkinlik “Aşk ile, canlar” sözleriyle son buldu.

Silifke’de Hızır Cemi: Alevi inancının derinliği bir kez daha yaşandı!

Silifke Cemevi’nde Hızır Cemi gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan yurttaşlara Hızır lokması dağıtıldı ve ardından ceme geçildi. Hızır Cemi, Baba Mansur Ocağı’ndan Gazi Kemal tarafından yürütüldü.

Cem, çerağ uyandırılmasıyla başladı. Bu özel ibadette 12 hizmet yerine getirildi, nefesler okundu ve semahlar dönüldü. Aşık Tamer Açıkalın, cemde zakirlik yaparak katılımcılara müzikle eşlik etti.

Bu anlamlı etkinlik, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık vurgusunu bir araya getirerek, Silifke’deki Alevi topluluğunun dayanışma ve birlik içinde bir araya gelmesine olanak tanıdı.