Ana Sayfa Blog Sayfa 214

5 yıldır süren yağma: Bu kez Barzani vakfı Efrîn’de ‘kültür merkezi’ açtı

Yıllardır Türkiye ve bağlı grupların denetiminde olan Efrîn’de insanlık suçları işlenirken, son olarak Barzani Yardım Vakfı tarafından kentte ‘kültür merkezi’ açılışı yapıldı

Türkiye ve bağlı paramiliter grupların 18 Mart 2018 tarihinden bu yana kontrol altında tuttuğu Efrîn’de 5 yıldır ağır suçlar işleniyor. Kentin demografik yapısı değiştirilirken, kadınlara tecavüz ediliyor, doğa talan ediliyor.

KDP ve ENKS göz yumuyor

Türkiye ve bağlı gruplar, Kürtçe eğitimi yasaklarken, bütün yerlerin isimlerini Türkçeleştirdi ve Türk bayrakları ile AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın posterleriyle donattı. KDP ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) de yaşananlara karşı göz yumarak, bizzat bu politikaların merkezinde yerini alıyor.

Almanya’dan destek

Dün ise Barzani Yardım Vakfı, Efrîn’de “kültür ve sanat merkezinin” açılışını yaptı. Rûdaw’ın servis ettiği haberin görüntülerinde, söz konusu merkezin kırmızı ve beyaz renkli balonlarla süslendiği ve bazı çocuklara da aynı renkte elbiseler giydirildiği görülüyor. Konuya dair konuşan vakfın Efrîn sorumlusu Rewac Hacî, merkezi Almanya’dan aldıkları destekle açtıklarını kaydetti.

5 yıldır her alana saldırı

Saldırıların başladığı 2018 yılından beri kentte asimilasyon çalışmalarına hız verilirken, bir yandan da kentin doğası, doğal kaynakları, talan edildi, tarihi yok edildi.

300 binden fazla göç

Saldırıların sürdüğü dönemde 300 binden fazla kişi Efrîn’i terk etmek zorunda kalırken, saldırılar öncesi yüzde 98 olan Kürt nüfusu, saldırılar sonrası yüzde 20’lere geriledi. Suriye-Efrîn İnsan Hakları Örgütü’nün geçtiğimiz yılın verilerine göre, Kürtlerden boşalan yerlere paramiliter güçler ve aileleri yerleştirildi. Efrîn’in köy ve ilçelerine 5 yılda 450 binden fazla kişi yerleştirdi.

Her yerin Kürtçe isimleri değiştirildi

Türkiye, tüm kurum ve kuruluşlarda Kürtçeyi ortadan kaldırırken, kent merkezinde bulunan Azadî Meydanı’nın ismi Atatürk Meydanı; Newroz Kavşağı’nın ismi Selahattin Kavşağı; Wetani Kavşağı’nın ismi 18 Mart Kavşağı; Kawayê Hesinkar Kavşağı’nın ismi ise Zeytin Dalı olarak değiştirdi. Qestela Miqdad köyünün ismi Selçuk Obası; Kotana köyünün ismi Zafer Obası; Kurzêlê köyünün ismi ise, Cafer Obası olarak değiştirildi.

9 bini aşkın kişi kaçırıldı

Türkçeleştirme politikalarının yanı sıra 5 yıllık süreçte birçok insanlık dışı uygulamalar yaşandı. Bugüne kadar 9 bini aşkın kişi kaçırıldı. Kaçırılan kişilerden bazıları katledildi ve ağır işkencelerden geçirildi. Yine yüzlerce kadın bu süreçte taciz ve tecavüze maruz kaldı. Sadece son 6 ayda 12 kişi katledildi, 173 kişi kaçırıldı.

Efrîn’de 13 yaşındaki çocuk tecavüze maruz bırakıldı.

17 bin zeytin ağacı yakıldı

Sadece insana karşı değil doğaya karşı da büyük bir talan yaşandı. 5 yılı aşkın bir sürede en az 368 bin zeytin ağacı ve farklı ağaç türleri kesildi. Kesilen ağaçlardan elde edilen odunlar pazarlarda satıldı. 17 binden fazla zeytin ağacı ise yakıldı. Bununla birlikte 12 bin hektarlık ağaçlık alan ateşe verildi.

28 tarihi yer yerle bir edildi

Göç etmek zorunda kalan on binlerce sivilin evine el konuldu. Birçok ev cezaevine dönüştürüldü ya da paramiliter güçlerin karakolu haline getirildi. Tarihi yerler de yağmadan nasibini aldı. 28’den fazla tarihi yer ve ambar yerle bir edildi, 15’ten fazla mezarlık talan edildi. Bir mezarlık da hayvan pazarına dönüştürüldü.

Mezarlık ve cenazelere saldırı

Saldırılar sırasında yaşamını yitiren YPG’lilerin bulunduğu Avesta Mezarlığı’nda bulunan cenazeler çıkarıldı. Anadolu Ajansı (AA), buradan çıkarılan cenazeleri YPG’nin infaz ettiği kişilere ait olduğunu iddia edilerek, “Toplu mezar” şeklinde servis etti.

Yakılan, yıkılan ve el konulan yerler ise ya cezaevlerine ya da karakollara dönüştürüldü.

Kaynak : MA

#yıldır #süren #yağma #kez #Barzani #vakfı #Efrînde #kültür #merkezi #açtı

Kolombiya’da hükümet ile Ulusal Kurtuluş Ordusu ateşkeste anlaştı

Kolombiya’da hükümet ile Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) ateşkes anlaşması konusunda uzlaştı

Kolombiya’da mücadele eden Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) hükümet ateşkes konusunda anlaştı. Altı ay sürecek antlaşma resmen 3 Ağustos’ta başlayacak. Kolombiya Savunma Bakanı, silahlı kuvvetlere operasyonları durdurma talimatı verdi.

Öte yandan ELN, ordu ya da diğer silahlı grupların herhangi bir saldırısı durumunda kendilerini savunacaklarını açıkladı.

Ülkedeki son aktif silahlı örgütle imzalanan ateşkes, hükümetin neredeyse 60 yıl süren çatışmaların ardından barışa yönelik son adımı oldu. Ateşkes anlaşması uygulanırsa, ELN’nin Kolombiya devletine karşı silahlı mücadeleye başladığı 1964 yılından bu yana çatışmalardaki en uzun süreli ara olacak.

DIŞ HABERLER

 

#Kolombiyada #hükümet #ile #Ulusal #Kurtuluş #Ordusu #ateşkeste #anlaştı

Yeşil Sol Parti milletvekilleri Mêrdin’de çiftçi ve esnafı ziyaret etti

Yeşil Sol Parti Mêrdin milletvekilleri, hasat döneminin devam ettiği kentte çiftçileri ziyaret etti, çiftçilerin sorunlarını dinledi

Seçim sonrası saha çalışmalarına hız veren Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ( Yeşil Sol parti) kent kent temaslarda bulunmaya başladı. Bu kapsamda Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı ve aynı zamanda Yeşil Sol Parti Mêrdin milletvekili olan Saliha Aydeniz, yine Yeşil Sol Parti Milletvekili Beritan Güneş’inde arasında olduğu heyetle birlikte Qoser’de (Kızıltepe) çiftçilerin sorunlarını dinledi. Kızıltepe Hububat Merkezi’nde heyeti, Kızıltepe Zahireciler Derneği Başkanı Şerif Öter karşıladı.

Çiftiler mağduriyetlerini anlattı

Esnaf ve çiftçiler; sorunlarını anlatarak, Tarım Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) kendilerine yaşattığı mağduriyetlerden söz etti. TMO’dan randevu alamadıklarını dile getiren esnaf ve çiftçiler, gübre, ilaç, tohum ve mazot fiyatlarının yüksek olduğuna dikkat çekerken, buğday satamadıklarını kaydetti.

Sorunlara dair bilgi aldılar

Çiftçi ve esnaflarla sohbet eden Aydeniz, sorunun çözümünün birlikte mücadele ile mümkün olduğunu belirterek, çiftçi ve esnafın sorunlarını dile getirmeye devam edeceklerini kaydetti. Ardından Zahireciler Dernek Başkanı ile görüşen Aydeniz ve beraberindeki heyet, dernek başkanı Öter’den çiftçiler ve esnafın sorunlarına dair bilgi aldı.

Ziyaretler sürüyor

Heyet daha sonra ilçede bulunan ikinci Buğday Pazarı’na geçti. Burada da Buğday Pazarı Derneği Başkanı Ahmet Kılıç ile görüşen heyet, ardından Qoser ilçesinde Kızıltepe Çiftçiler Derneği Başkanı Mikail Erbeyi ile görüşerek, çiftçilerin sorunlarına dair bilgi aldı.

MÊRDÎN

#Yeşil #Sol #Parti #milletvekilleri #Mêrdinde #çiftçi #esnafı #ziyaret #etti

Cinsiyetçi cepheye karşı kadınlar: Vardık varız varolacağız

Seçimlerden sonra cinsiyetçi ve dinci cephenin daha da güçlendiğini söyleyen kadınlar, bu cepheye karşı dün olduğu gibi bugünde alanda olacaklarını ifade ederek, ‘Vardık, varız, var olacağız’ dedi

Milletvekilli ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra AKP, MHP, YRP ve HÜDA PAR’ın Meclis’e girmesiyle toplumdaki dinci, milliyetçi ve cinsiyetçi cephenin giderek güçlendi. Her gün ortalama 4 kadının katledildiği Türkiye’de kadın düşmanı politikaların her geçen gün daha da meşrulaştırılmaya çalışıldığını söyleyen kadınlar, çözümün birlikte mücadele ve örgütlüğü büyütmek olduğunu söyledi.

Fetvalarla meşrulaştırma

Kadın katliamlarında cezasızlık politikasının, katliamlardaki artışın birinci nedeni olduğunu söyleyen Yeşil Sol Parti MYK üyesi Nevin Aytekin, HÜDA-PAR ve Yeniden Refah Partisi’nin kadınlara bakış açısıyla saldırıların daha da artacağına dikkat çekti. Aytekin, “Özellikle kadınlar ve LGBTİ+’lar için saldırıları başlattılar zaten son günlerde de görüyoruz. Bunun yanı sıra kadınlar artık 12-13 yaşında evlenebilir diye fetvalar vermeye başladılar. Kadını daha çok hiçleştirmeye ve kadını yok saymaya yönelik bir ortam oluşmaya başladı” dedi.

Muhalif kadınları sindirme

Kadın örgütlerinin mücadelelerine yönelik engellemelere değinen Aytekin, “Son dönemlerde gerçekten kadınlar üzerindeki baskı, şiddet çok fazla arttı. Bu sadece bir kişinin bir kadını öldürmesi değil artık devlet bizzat sesini çıkartan kadınlara, muhalif olan bütün kadınlara baskı uyguluyor ve bütün kadınları yok etmeye, susturmaya, sindirmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Örgütlü mücadele güçlenmeli

Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu (KBG) üyesi Mehtap Alişan da, kadınları bu eril iktidara karşı daha fazla örgütlenmesi gerektiğini vurguladı. Mehtap, “Kadın mücadelesi kendi benliğini ve mücadele dilini tekrardan örmeye başladı. Bu dil öfkeyi ve motivasyonu daha güçlü bir yerden kurmaya çalışıyor. Merkezden yerele, yerelden mahalleye alan açabildiğimiz her yerde kadınlarla iletişime geçip örgütlü mücadele içerisinde daha güçlü olduğumuzu hissettirmek ve birlikte hareket etmek için bir takım planlarımız var” diye belirtti.

Varız buna alışın

Alişan devamında birlikte mücadelenin önemini vurgulayarak, “Biz birlikte olduğumuz sürece ve örgütlü mücadeleyi büyüttüğümüz sürece kadının özne olduğu ve haklarına sahip çıktığı bir yerden hayatı örmeye başlayacağız. Kadınlar yüzyıllardır sokakta, kendilerini ifade etmek için her zaman alandaydı. Bugün de alanda olmaya devam edecek. Vardık, varız, var olacağız. Buna alışın” dedi.

Kaynak: JinNews

#Cinsiyetçi #cepheye #karşı #kadınlar #Vardık #varız #varolacağız

Tepkiler dinince kayyum mahalleyi yeniden satışa çıkardı


Kayyum atanan Yenişehir Belediyesi, Dokuzçeltik Mahallesi’nin 49 bin 879 metrekarelik alanın bir kısmını yeniden satışa çıkardı

Kayyum yönetiminde olan Yenişehir Belediyesi, Dokuzçeltik Mahallesi’nin 49 bin 879 metrekarelik kısmını satışa çıkarması ardından gelen tepkiler sonucu geri adım atmıştı. Belediye Başkanlığı binasının önünde bulunan ve imarsız yapılaşmaya sahip mahallede yüzlerce ev, iş yeri ve bir cami bulunuyordu. 20 Eylül 2022’de ihaleye çıkarılan mahalle, ihaleye kimse katılmayınca iptal edilmişti.

20 Temmuz’da ihale edilecek

Yenişehir Belediyesi, yaklaşık 10 ay sonra mahallenin bir bölümünü yeniden satışa çıkardı. 49 bin 879 metrekarelik kısmın 30004 ada 3 parsel, 30004 ada 2 parsel, 30006 ada 2 parsel ve 30007 ada 1 parseli yeniden satışa çıkarıldı. 20 Temmuz Perşembe günü yapılacak ilan ile satışa çıkarılacak parsellerin bedeli 90.613 TL olarak belirlendi.

Dayanak Cumhurbaşkanlığı kararnamesi

Belediye, satış gerekçesini, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile alınan kentsel dönüşüm kararına binaen Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17 Kasım 2021’de alınan ‘Dokuzçeltik Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı‘ kararına dayandırdı.

HABER MERKEZİ

#Tepkiler #dinince #kayyum #mahalleyi #yeniden #satışa #çıkardı

Gazetecilerin davasındaki gizli tanık ‘Devlet adına faaliyette’ bulunmuş!

Mayıs ayında tahliye edilen gazeteciler hakkındaki davanın ikinci duruşmasında dinlenen gizli tanık ‘K8Ç4B3L1T5’, ‘devlet adına faaliyette’ bulunduğunu belirterek, gazeteciler hakkında tutarsız bilgiler verdi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 25 Ekim 2022’de işkence ile gözaltına alındıktan sonra 29 Ekim’de tutuklanan ve 16 Haziran’da tahliye edilen 9 gazeteci hakkında açılan davanın ikinci duruşması görüldü.

Ülkenin siyasetinden bağımsız değil

Tutuksuz yargılanan Mezopotamya Ajansı (MA) Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan, Ceylan Şahinli, Deniz Nazlım, Emrullah Acar, Hakan Yalçın, Selman Gözelyuz ve Zemo Ağgöz, JINNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer ile bir süre MA Ankara bürosunda stajyer olarak çalışan Mehmet Günhan hakkında açılan davanın duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada ilk olarak söz alan Zemo Ağgöz, haklarında açılan davanın Türkiye’nin siyasi atmosferinden bağımsız olmadığını belirtti. Ağgöz, “Gazeteciliğimiz bomboş iddialarla kriminalize edilmek isteniyor” dedi.

Yaptığım haber için para aldım

Ablasıyla yaptığı telefon görüşmelerin suçlama konusu yapıldığına dikkati çeken Ağgöz, bu durumun suç vasfı taşımadığını söyledi. MASAK raporlarında yer alan para alışverişinin “hayatın olağan akışında” olduğunu vurgulayan Ağgöz, “Haber yaptım, bunun parasını aldım. Almayayım mı?” diye sordu.

Hakimden ilginç soru

Sonrasında gizli tanık “K8Ç4B3L1T5” dinlenildi. Gizli tanık, savcılık sorgusunda verdiği ifadeyi tekrarladı. “K8Ç4B3L1T5”, gazeteci Deniz Nazlım’ın üniversite yıllarında yürüttüğü öğrenci faaliyetlerini illegalize etmeye çalıştı. Mahkeme başkanının, bu sırada “Nazlım’ın DİHA’nın ardından MA’da çalışmasını Abbas kod adlı Murat Kalkan’ın ve bağlı örgüt üyelerinin talimatıyla mı oluyor” şeklinde soru sorması dikkat çekti.

Wan’da çalışmamış gazeteciye orda çalıştı dedi

“K8Ç4B3L1T5”, bugüne kadar Wan’da çalışma yürütmeyen gazeteci Gözelyuz’in Wan’da çalıştığını iddia ederken, gazeteci Ceylan Şahinli’nin ise Ankara’da çalışan bir muhabir olduğunu söyledi. “K8Ç4B3L1T5″, gazeteci Habibe Eren hakkında “net bir bilgiye sahip olmadığını” belirterek, “örgüt üyesi olduğunu düşünüyorum” dedi. Ardından gizli tanığın savcılık sorgusundaki ifadeleri okundu.

Bilgileri herkes bilirmiş

Gazeteciler ve avukatların ilk defa duyduğu ifadelerde de gazeteciler hakkındaki “bilgilere” MA’da çalıştığı için elde ettiğini iddia ederken, ifadeleri için “MA’da çalışan herkesin bileceği şeyler” dedi. Gizli tanık, mahkeme başkanının, “MA’da ne kadar süre çalıştın” sorusunu ise yanıtsız bıraktı.

Devlet için yapmış

Daha sonra gazeteci Diren Yurtsever’in avukatı Özgür Erol konuştu. Erol, “Okuduğunuz ifadeyi ilk kez dinledik” dedi. Erol, gizli tanığa, “İfadeyi hangi tarihte verdiniz” diye sordu. Gizli tanık “hatırlamıyorum” dedi. Gizli tanık, “Bu ifadeyi hakkınızda yürütülen bir soruşturmaya binaen mi verildi” sorusuna “hayır” cevabını verdi.

Erol, “İfadede bu hususlar herkes bilir’ dediniz. Bu kadar örgütsel olan faaliyetleri herkesin bilmesi doğal mıdır?” diye sordu. Gizli tanık, “doğaldır” cevabı verdi. Erol’un Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin (DFG) “örgüt talimatıyla” kurulduğuna dair somut bilgisini sorduğu gizli tanık, somut bilgisinin olmadığını ve duyuma dayandırdığını söyledi.
Erol, daha sonra “Bu faaliyetlerde devlet adına mı bulundun?” diye sordu. Gizli tanığın yanıtı ise, “evet” oldu. Gizli tanık, “Kamu görevlisi misin” sorusunu ise, “hayır” şeklinde yanıtladı.

Hak odaklı habercilik yapıyoruz

MA İmtiyaz Sahibi gazeteci Ferhat Çelik ise, SEGBİS aracılığıyla tanık olarak dinlenildi. Ajansa başlayan gazetecilere sözleşme imzaladıklarını belirten Çelik, yargılanan birçok gazetecinin ise ajansı devralmadan önce işe başladığını belirtti. Görevlendirmelerin “örgüt talimatıyla” yapıldığı iddiasını yalanlayan Çelik, “Bizim bir haber merkezimiz var. Doğal olarak muhabirlere de ihtiyaç doğrultusunda danışırız. Urfa’da ihtiyacımız olduğu için Emrullah’ı da oraya gönderdik. Kimseden talimat almadık” dedi. Mahkeme başkanı, “Neden hep bir minvalde haber yapıyorsunuz?” diye sordu. Çelik, hak odaklı bir habercilik yaptıklarına işaret etti.

 

İnsanların iradesi yokmuş gibi davranılıyor

Gazeteci Günhan ise tanık beyanlarına dair konuştu. Günhan, “Manisa’da bir davada insanların düğünlerde altın takmasını örgüt bağlantısı üzerinde kurmuşlardı. Yapılan her şey örgüt talimatıyla yapılmış gibi gösteriliyor. Türkiye’de insanların iradesi yokmuş gibi bir durum var. Bugün de basın için benzer bir durum söz konusu. Herhangi bir örgütsel çalışmaya rastlamadım. Tanık ifadesinde okunan şeylerin yüzde birini bile bilmiyorum” dedi.

Mahkeme başkanı, “Tıp fakültesini 12 yılda bitirememişsin. Bu durum hayatın olağan akışına aykırı değil mi?” diye sordu. Günhan, “Ben 12 yıllık sürede sadece 6 ay basın faaliyeti yürüttüm. Geri kalan zamanlarda tarlada bile çalıştım. Bu durumu nasıl bağdaştırabilirsiniz” yanıtı verdi.

MA AA’dan daha meşhur

Gazeteci Gözelyuz, haklarındaki adli kontrol kararının kaldırılmasını ve el konulan dijital materyallerin iade edilmesini talep etti. Gözelyuz, “MA, AA’dan daha meşru bir ajanstır. Bizi ve MA çalışanları kriminalize etmek istiyorsunuz” dedi.

Tanıklar dinlenecek

Mahkeme, kısa bir aranın ardından açıkladığı kararında, adli kontrol şartının devamına, dijital materyallerin iade edilmesine dair talebin ise reddine karar verdi. Ayrıca Özgür Baran ve Hüseyin Dorudeniz’in tanık olarak dinlenilmesine karar verildi.

Bir sonraki duruşma 26 Ekim’e ertelendi.

ANKARA

 

#Gazetecilerin #davasındaki #gizli #tanık #Devlet #adına #faaliyette #bulunmuş

Halide Dündar Amed’de zılgıtlarla toprağa verildi

Kalp yetmezliği nedeniyle tedavi edildiği hastanede hayatını kaybeden DDKAD Yöneticisi Halide Dündar’ın cenazesi Yeniköy Mezarlığı’nda kadınların omuzlarında sloganlarla defnedildi

İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliği nedeniyle 61yaşında hayatını kaybeden Devrimci Demokratik Kadınlar Derneği (DDKAD) Yöneticisi Halide Dündar’ın cenazesi zılgıtlarla defnedildi.

Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verilen cenazeye Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed İl Eşsözcüsü Pınar Sakık Tekin, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İstanbul Şube Yöneticileri, Tevgera Jinên Azad (TJA), Rosa Kadın Derneği, Birleşik Kürt Kadın Platformu ile Dündar’ın yakınları ve sevenleri katıldı.

Baskılardan korkmazdı

Dini vecibelerin yerine getirilmesinin ardından Dündar’ın cenazesi toprağa verildi. Mezarı başında konuşan arkadaşı Rahime Kesici, “Halide, çok şakacı biriydi. Adına birçok dava açıldı. Tutuklandığında bile bize bunu şakayla karışık anlatır gülerdi. Baskılardan korkmazdı. Tüm baskılara rağmen yılmadan büyük bir mücadele içinde yürüdüğü yolda kendinden emin bir şekilde ilerliyordu. Bize örnek olabilecek davranışlar sergilerdi” dedi.

Seni unutmayacağız

Kürt ve kadın kimliğiyle en çok bedel ödeyenlerden Dündar’ın arkadaşı Methiye Azbay da, “Çalışkanlığınla, verdiğin mücadelenle kendinden emin bir şekilde yürüyordun. Unutulmayacak mücadelelere imza attın. Seni ne biz ne de başkası unutacak” dedi.

Cenaze töreni okunan dualarla sona erdi.

AMED

#Halide #Dündar #Amedde #zılgıtlarla #toprağa #verildi

Lavrio kampına baskın: 50 Kürt ve siyasi mülteci gözaltına alındı

Çoğunluğu Kurdistanlı ve Türkiyeli yurttaşların kaldığı Lavrio kampına, Yunan polisi tarafından baskın yapıldı. Baskında 50 Kürt mülteci başka kamplara gönderilmek üzere gözaltına alındı

Yunanitan’ın Lavrio kentinde ağırlıkta Kürt mültecilerin yaşadığı kampta, sabah saatlerinde Yunanistan polisi tarafından basıldı.

Kapı ve pencereleri kırdılar

Kapı ve pencereleri kırarak kampa giren polisler, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 50’den fazla Kürt mülteciyi kamptan zorla çıkararak başka kamplara nakledilmek üzere gözaltına aldı.

Türkiye’ye ‘jest’

NATO toplantısı öncesi gerçekleşen bu baskın, Yunan hükümetine bağlı medya tarafından ise, siyasi Kürt mülteciler “terörist” olarak nitelendirilerek, Türkiye’ye bir “jest” gibi servis edildi.

Kurumlardan yalanlama

Öte yandan Yunanistan İltica ve Göç Bakanlığı’nın Mültecilerin Lavrio’daki mülteci kampını gönüllü olarak boşalttıkları yönündeki açıklamasını yalanlayan Yunanistan Demokratik Kürt Kültür Merkezi bugün bir protesto çağrısında bulundu. Kamptaki mülteciler ve Yunanistan’daki Demokratik Kürt Kültür Merkezi ise, Yunan polisi ile Yunanistan İltica ve Göç Bakanlığı’nın bu eylemini kınayarak önümüzdeki günlerde ayrıntılı bir açıklama yapacak. Yine bugün saat 17.00’da Akademia Atina önünde Kürtler, Yunanistan polisinin bu tavrını protesto edecek.

Kaynak: MA

#Lavrio #kampına #baskın #Kürt #siyasi #mülteci #gözaltına #alındı

İran’da 6 ayda çoğu Kürt ve Beluc en az 20 tutuklu hayatını kaybetti

Hengaw’ın açıkladığı verilere göre, 2023’ün ilk 6 ayında İran cezaevlerinde en az 20 tutuklu hayatını kaybederken, tutukluların çoğunun Kürt ve Beluc olduğu belirtildi

Hengaw İnsan Hakları Örgütü, 2023 yılının ilk yarısına ilişkin cezaevleri ölüm raporunu yayınladı. Buna göre, İran’da en az 20 tutuklu cezaevlerinde hayatını kaybetti.

4 tutuklu işkence sonucu öldü

Tutukluların ölümlerine ilişkin bilgilerin de yer aldığı rapora göre, en az 4 tutuklu işkencesi sonucu, 7 tutuklu hastaneye nakillerinin yapılmaması, 3 tutuklu zehirlenme nedeniyle hayatını kaybederken, 4 tutuklunun ise gardiyanlarla çıkan kavgalarda hayatını kaybettiği kayıtlara geçti.

Hayatını kaybedenlerin çoğu Kür ve Beluc

Raporda, son 3 ayda Bukan, Zahedan ve Gachsaran şehirlerinde Jîna Emînî’nin katledilmesinin ardından başlayan eylemlerde tutuklanan 3 tutuklunun rejim güçleri tarafından işkenceyle öldürüldüğü belirtildi. Raporda, cezaevlerinde hayatını kaybeden tutuklulardan 13’ünün Kürt, 4’ünün ise Beluci olduğu bilgilerine yer verildi.

Gizli gözaltı merkezlerine dikkat çekildi

Raporda, rejimin bağımsız uluslararası insan hakları kurumlarının cezaevlerini ziyaret etmesine engel olduğuna yer verilerek, cezaevlerinin denetime açılması talep edildi. Raporda ayrıca gizli gözaltı merkezlerine de dikkat çekilerek, “Asıl endişe, Cezaevleri Teşkilatı’nın resmi cezaevi listesine bile kayıtlı olmayan ve ağırlıklı olarak herhangi bir adli veya idari kontrol olmaksızın güvenlik-askeri kurumların denetiminde yönetilen gizli güvenlikli gözaltı merkezleri ve cezaevleri ile ilgilidir” denildi.

DIŞ HABERLER

#İranda #ayda #çoğu #Kürt #Beluc #tutuklu #hayatını #kaybetti

Merdan Yanardağ’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi eleştirdiği için hakkında dava açılan ve tutuklanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi.

Ayrıntılar geliyor…

 

#Merdan #Yanardağın #tutukluluğuna #yapılan #itiraz #reddedildi