Ana Sayfa Blog Sayfa 215

İsrail Cenin’den geri çekildi

İsrail ordusu Cenin’de başlattığı operasyonu sonlandırdığını duyurdu. Ordu, operasyonda bir askerinin ölüdüğünü de açıkladı

İsrail ordusu, 3 Temmuz günü işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Cenin Mülteci Kampı’na başlattığı operasyonunu sonlandırdığını ve tüm askerlerin kamptan ayrıldığını açıkladı. Çatışma sırasında kampı terk eden binlerce Filistinli de dün yeniden Cenin Mülteci Kampı’na dönmeye başladı. Cenin sakinleri operasyonun altyapıya ve binalara büyük zarar verdiği kamptaki zararı inceledi.

Gazze’ye roket atıldı

İsrail ordusu güçlerinin geri çekilmeye başlamasından birkaç saat sonra Gazze Şeridi’ndeki Filistinli militanların İsrail’in güneyine beş roket fırlattığını söyledi. Roketler engellendi ve bir can kaybı yada yaralanma yaşanmadı. İsrail savaş uçakları da Beyt Lahya ve Gazze kentlerinde Filistinli gruplara ait bazı askeri mevzileri bombaladı. Saldırılar sonucu bölgeden alev ve dumanlar yükseldi.

İsrail: Bir askerimiz öldü

Öte yandan İsrail ordusu, operasyonda bir İsrail askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Ordu açıklamasında, “dün geç saatlerde Cenin kampına düzenlenen operasyonda görevli bir astsubay gerçek kurşunla öldürüldü” ifadelerine yer verildi.

Ne olmuştu?

İsrail ordusu, 3 Temmuz Pazartesi gece saatlerinde işgal altındaki Batı Şeria’da yer alan Cenin kenti ile Cenin Mülteci Kampı’na baskın düzenlemiş ve bölgeyi kuşatma altına almıştı. İsrail güçlerinin havadan ve karadan yaklaşık 48 saat süren şiddetli saldırılarında 4’ü çocuk, 12 Filistinli öldürülmüş, 30’u ağır yaklaşık 140 kişi yaralanmıştı.

DIŞ HABERLER

 

#İsrail #Ceninden #geri #çekildi

Dünyada sıcaklık 4 Temmuz’da rekor kırdı

Küresel ortalama sıcaklığın 17,18 derece ölçüldüğü 4 Temmuz, kayıtlardaki en sıcak gün olurken, El Nino sıcaklık artışlarının hızlanabileceğini belirtti

ABD meteoroloji servisi NCEP verilerine göre, küresel ortalama sıcaklığın 17,01 derece ölçüldüğü 3 Temmuz, en sıcak gün olarak kayıtlara geçmişti.

Dünyadaki sıcaklık rekoru 24 saat içinde tazelendi ve 4 Temmuz’da küresel ortalama sıcaklık 17,18 dereceye ulaştı.

Hava sıcaklıkları insan faaliyetleri kaynaklı iklim değişikliği etkilerinin yoğunlaşmasıyla artarken, bilim insanları, sıcaklık rekorlarının özellikle gelecek 6 hafta boyunca yeniden görülebileceği uyarısında bulunuyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü de dün El Nino koşullarının başladığını ve sıcaklık artışlarının hızlanabileceğini belirtmişti.

Küresel ortalama sıcaklık, daha önce Ağustos 2016’da 16,9 derece ölçülmüştü.

DIŞ HABERLER

 

#Dünyada #sıcaklık #Temmuzda #rekor #kırdı

Biliga’da ağaç kıyımına tepki gösteren köylülere tehdit

Şırnex’in Silopiya ilçesine bağlı Biliga köyünde asker gözetiminde ağaç kesimi devam ediyor. Buna tepki gösteren köylüler ise ‘Köye girişleriniz yasaklanır’ şeklinde tehdit ediliyor

Kurdistan’da ağaç kıyımı devam ediyor. Şirnex’in (Şırnak) Besta, Cudî, Gabar ve Cilênimêja bölgelerinde askerlerin gözetiminde korucuların eliyle başlatılan ağaç kıyımı aylardır sürüyor.

Tepki gösteren köylülere tehdit

Ağaç kıyımının başladığı alanlardan biri de Silopiya ilçesine bağlı Biliga köyü. Jandarma tarafından “güvenlik” adı altında binlerce ağacın kesildiği köyde halk jandarmaya tepki gösterdi. Ağaç kesimine engel olmaya çalışan köylüler jandarma tarafından, “Zorluk çıkarırsanız köye girişlerinizi yasaklarız” şeklinde tehdit edildi.

Ağaçlar başka yere taşınıyor

Öte yandan Silopiya’nın Cudî eteklerinde bulunan Asuri köyü Hesana köyünde başlatılan ağaç kesimi sürüyor. Kesilen ağaçlar kamyonet kasalarına yüklenerek şehir dışına çıkarılıyor.

ŞIRNEX

#Biligada #ağaç #kıyımına #tepki #gösteren #köylülere #tehdit

AB’ye sığınma başvuruları 2022’de 1 milyonu buldu

Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın, açıklamasına göre, AB’ye sığınma başvurusu yapanların sayısı 2022’de yüzde 53 artı ve bu sayıya Ukrayna’daki savaştan kaçan 4 milyon kişi dahil değil

Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın (EUAA) salı günü yaptığı açıklamada 2022’de üye ülkelere yapılan sığınma başvurularının yaklaşık 1 milyon olduğu belirtildi.

Avrupa Birliği İltica Ajansı, geride bıraktığımız yılda sığınma başvurularının 996 bin olduğunu ve bunun 2021’e göre yüzde 53 daha fazla olduğunu kaydetti.

Alman haber kanalı DW’nin aktardığına göre; Suriye, Afganistan, Türkiye, Venezuela ve Kolombiya’dan gelenler sığınma başvurusunda bulunan en büyük gruplar arasında yer aldı.

Almanya, 244 bin ile en fazla başvuru alan ülke olurken; bu ülkeyi sırasıyla Fransa, İspanya, Avusturya ve İtalya takip etti.

Öte yandan Ukrayna’daki savaştan kaçan yaklaşık 4 milyon kişinin Avrupa Birliği’nde (AB) yaşadığı, bu kişilerin geçen yıl yapılan sığınma başvuruları sayısına dahil edilmediği kaydedildi. Ajans, sığınmacı sayısının, “Birçok ülkede halihazırda zor durumda olan kabul merkezleri üzerinde ciddi bir baskı yarattığını” belirtti.

AB’nin planı

Rapor, AB liderlerinin özellikle yasal bir yol olmaksızın Avrupa kıyılarına ulaşanlar için yeni bir göç planını tartıştığı bir dönemde geldi. Kısa bir süre önce, devletlerin belirli sayıda göçmeni kabul etmelerine ya da reddettikleri her kişi için 20 bin Euro’ya kadar ödeme yapmalarına izin veren bir plan üzerinde anlaşmıştı. Macaristan ve Polonya, plana itiraz etmiş; Macaristan Başbakanı Viktor Orban, geçen hafta devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, planı uygulamayacaklarını söylemişti.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz ise plana olan güvenini dile getirerek, planın üye ülkelere çeşitli seçenekler sunduğunu söyledi.

AB’nin planı, üye ülkelere sığınmacıları bekleme merkezlerinde aylarca tutabilmesi imkanı verdiği için eleştirilerek insan hakları ihlalinin yasalaşacak hali olarak değerlendiriliyor.

DIŞ HABERLER

#ABye #sığınma #başvuruları #2022de #milyonu #buldu

IHR Direktörü: İran idamlarla eylemleri bastırmak istiyor, dünya sessiz

İdamların arttığı İran’da yaşananlara dair değerlendirmelerde bulunan IHR Direktörü Amiry-Moghaddam, rejimin eylemleri bastırmak için idamları arttırdığını dile getirdi ve uluslarası kurumları ses çıkarmaya çağırdı

Halka yönelik ve baskı politikalarıyla sık sık gündeme ile İran’da 6 ayda en az 354 kişi idam edildi. İdam edilenlerin büyük kısmı ise geçen yıl katledile Kürt kadın Jîna Emînî’nin ardından başlayan eylemlere öncülük eden Kürtler ve Beluciler oldu.

İdam edilen çoğu Kürt ve Beluc

Verilere göre, şimdiye kadar en az 77 Kürt, en az 71 Beluci idam edildi. Yine İran rejiminin açıklamalarına göre, idam edilenlerin 206’sı uyuşturucuya bağlı suçlardan infaz edildi.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Berivan Kutlu’ya İran’daki idamları ve yargılanma sürecini değerlendiren Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHR) Direktörü Amiry-Moghaddam, idamların eylemlerle arttığına vurgu yaparak, uluslarası kurumların ise sessiz kaldığını ifade etti.

İdamlar yüzde 36 arttı

Oslo Üniversitesi’nde profesör olan, aynı zamanda Nörobilim uzmanı Amiry-Moghaddam, yıllar önce rejim baskısı nedeniyle gitmek zorunda kaldığı Norveç’te 17 yıl önce İran İnsan Hakları Örgütü’nü kurarak, yaşanan hak ihlallerini raporlaştırdı. İran’daki idamların bir yıl öncesinin verilerine göre oldukça arttığına dikkat çeken Amiry-Moghaddam, “İdamlar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’dan fazla artış gösteriyor ve aynı zamanda uyuşturucu bağlantılı infazların sayısında çarpıcı bir artışın olduğu da rakamlara yansıyor” diye belirtti.

Hem topluma hem eylemcilere gözdağı veriliyor

Rejimin idamlarla mesaj verdiğini belirten Amiry-Moghaddam, “Rejim bununla bir mesaj veriyor. İnsanlara, ‘Biz canınızı alabiliriz ve bunu yapıyoruz’ diyor. İran yargısı bağımsız bir yargı sistemi değildir. İran’daki baskıcı mekanizmanın bir parçası ve insanların çoğunun tutuklandıktan sonra avukata erişimleri yok, neredeyse herkes ölüm cezasına çarptırıldı ve idam edildi” şeklinde konuştu.

İdamlarla bir amacın da protestoları engellemek olduğunu belirten Amiry-Moghaddam, “İnfazlara devam etmelerinin sebebi, o cezanın toplumda korku yaymanın ve daha fazla protestoyu önlemenin en önemli aracı olmasıdır. Birkaç yıllık araştırmamızda şunu gördük; İran’daki infazların zamanlaması protestolarla paralellik gösteriyor. Siyasi olaylar başlayınca bu tarz idamlar devreye giriyor. Hiçbir totaliter sistem sonsuza kadar süremez, İran İslam Cumhuriyeti de totaliter bir sistemdir, sonsuza kadar hükmedemeyeceklerini de biliyorlar. Sadece baskıcı değiller, aynı zamanda insanların günlük sorunlarını çözmekten de acizler” dedi.

Uluslararası kurumlara çağrı

İran’ı “ölüm makinesine” benzeten Amiry-Moghaddam, “Uluslararası toplumun şimdiye kadarki tüm infazlara tepki vermemesiyle, bu yıl İran’da her gün bir ila iki kişi idam edildi ve bunun uluslararası toplum tarafından tolere edilmemesi gerektiğini düşünüyorum” diye vurguladı. Uluslararası kurumların ve kamuoyunun her infaza aynı şekilde yaklaşmadığını belirten Amiry-Moghaddam, “İranlı yetkililer şimdiye kadar 7 protestocuyu idam etti ve her infazda uluslararası toplum sert tepkiler gösterdi. Ancak yaklaşık 350 diğer infazlarda herhangi bir tepki almadı” dedi.

DIŞ HABERLER

 

#IHR #Direktörü #İran #idamlarla #eylemleri #bastırmak #istiyor #dünya #sessiz

Tehdit edilen kadın gazeteci saldırıya uğradı

Rusya’da tanınan muhalif gazetecilerden biri olan Elena Milaşina, Çeçenistan’da saldırıya uğradı

İnsan hakları örgütü Memorial açıklamasında; Elena Milaşina ve avukatın Çeçenistan Özerk Yönetimi lideri Ramazan Kadirov’a muhalif eski bir hakimin eşi olan Sarema Musayeva’nın davasında karar duruşmasını yerinde izlemek için Çeçenistan’ın başkenti Grozni’ye gittiği esnada aracı maskeli ve silahlı kişilerce durduruldu. Elena Milaşina’ya ait olan belgeler ve gazeteciye ait teknik ekipmana zarar verilirken, gazeteci ile yanındaki avukat şiddetli bir biçimde darp edildi. Gazetecinin bütün vücudunda ezikler bulunduğu ve birkaç kez bilinç kaybı yaşadığı belirtildi.

Tehdit edilmişti

Elena Milaşina, hükümete yönelik eleştirel haber yapan nadir medya kuruluşlarından olan Novoya Gazeta’ya dava hakkında kapsamlı haberler yapmış ve dosyalar hazırlamıştı. Gazeteci Elena Milaşina, 2020 yılında Çeçenistan Özerk Yönetimi lideri Ramazan Kadirov tarafından, korona pandemisiyle mücadelede alınan sert tedbirler hakkında yaptığı eleştirel bir haberden sonra ölümle tehdit edilmişti.

Kaynak: NuJinha

 

 

 

 

#Tehdit #edilen #kadın #gazeteci #saldırıya #uğradı

Halk AKP’li Tuşba Belediyesine isyan etti: Kentimiz pislik içinde

AKP’li Tuşba Belediyesi’nin sorumluluk alanında olan ve Wan Gölü kıyısında bulunan park, bakımsızlık nedeniyle çöplüğe dönüştü. Yurttaşlar, ‘Kentimiz pislik içinde’ diyerek yetkililere seslendi

Wan’ın merkez Tuşba ilçesinde 2018 yılında “Büyük hizmet” adı altında açılışı yapılan “15 Temmuz Şehitleri Parkı”, bakımsızlıktan çöplük yuvasına dönüştü. Tuşba Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi tarafından 90 dönümlük alanda 9 milyon TL’ye mal olan bir park yapıldı. “İskele Sahil Rekreasyon 1. Etap Projesi” kapsamında yapılan parkın girişine İstanbul Köprüsü’nün maketi yapılarak, “15 Temmuz Şehitler Parkı” ismi verildi.

Yurttaşlar yetkililere seslendi

Parkın içinde yapılan çardaklar, banklar, çocuk oyun alanları, çimenler ve sahil kısmında biriken çöpler, hem görsel kirlilik yaratıyor hem de hastalıkların yayılmasına neden oluyor. Mezopotamya Ajansı’na konuşan yurttaşlar, parkın çöp içerisinde olduğuna dikkat çekerek, yetkililere seslendi.

‘Kentimiz pislik içinde’

“Buradaki pislik bizim rezilliğimizdir” diyen Ömer Şengüller, parkın görüntüsünün kent için çok kötü bir imaj yarattığını söyledi. Belediyenin parka sahip çıkmadığını ifade eden Şengüler, “Buralar cennet gibi bir yer. Suyun kenarında güzel bir yer ama pislikten dolayı gelemiyoruz. Buralıyım ama iş için Eskişehir’de yaşıyorum. Eskişehir’de bir parkı asla böyle göremezsiniz. Oradaki parklara gidince dinleniyor ve mutlu oluyorsun. Her parkın temizliğinden sorumlu çalışanları var. 10 gündür buradayım, daha bu parkta çalışan kimseyi görmedim. Kentimiz pislik içerisinde” diye konuştu.

‘Parklar denetimsiz ve bakımsız’

Parkın yapıldığı günden beri denetimsiz ve bakımsız olduğunu dile getiren Emir Görüş ise, “5-6 yıldır bu parktaki kirlilik devam ediyor. Bugüne kadar hiç el atılmadı. Eğer belediye burayı temizleseydi, bu park o kadar çöp içinde olmazdı. En kısa sürede buranın denetlenmesi ve gerekli temizliğin yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Parkın içerisinde olduğu durumun hem kentte yaşayanlar için hem de farklı kentlerden Wan’ı ziyaret edenler için çok kötü bir görüntü yarattığına değinen Görüş, “Bu görüntü bizler çok rahatsız ediyor. Farklı kentlerden insanlar buraları gezmeye, görmeye geliyor. Fakat bu kirli manzara ile karşılaşıyorlar. Buraların temiz olmasını ve dışardan gelen misafirlerimizin burayı temiz görmesini istiyoruz ama maalesef bu parkta sadece ‘çocuk kayboldu’ anonsu var. Onun dışında hiçbir şey yok” şeklinde konuştu.

Parkın belediye tarafından kaderine terk edildiğini anlatan Ali Çalışkan da, “Sahilimiz çok güzel ama park çok kirlidir. Burada denetleme ve temizlik yok. İnsanlar buraya ailece geliyor, çöpünü bırakıp gidiyor ama belediye de temizlemiyor. Burada bir gün olsun bir belediye temizlik görevlisini görmedim” dedi.

WAN

#Halk #AKPli #Tuşba #Belediyesine #isyan #etti #Kentimiz #pislik #içinde

Gazeteci Sedat Yılmaz için AYM’ye başvuru

MLSA Hukuk Birimi, tutuklanan MA Editörü Sedat Yılmaz adına Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma çerçevesinde Nisan ayında Amed’de gözaltına alınan ve 3 Mayıs’ta “örgütü üyeliği” iddiasıyla tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Sedat Yılmaz adına Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) dün başvuruda bulundu.

Başvuruda, gazeteciliği doğrudan ilgilendiren bir ifade özgürlüğü davası olduğu belirtilerek, ivedilikle ve öncelikli olarak incelenmesi istendi. Yılmaz’ın gözaltı işlemlerinde Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile getirilen “işkence ve kötü muamele” yasağının ihlal edildiği belirtilen başvuruda, Yılmaz’ın Amed’den Ankara’ya teslim edildiğinde uğradığı saldırıya yer verildi.

Ne olmuştu?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı bir soruşturma gerekçe gösterilerek, 15 ayrı kentte evlere düzenlenen baskınlarda 29 Nisan’da Diyarbakır’da gözaltına alınan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu, Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Sedat Yılmaz ve eşi Selma Yılmaz ile İstanbul’da gözaltına alınan Sedat Yılmaz’ın kardeşi Filiz Yılmaz Ankara’ya getirilmişti.
Dosyaya getirilen 24 saatlik avukat görüş kısıtlamasının ardından avukatlarıyla görüşen Yılmaz ve Müftüoğlu, Ankara’ya otobüsle getirilirken 15 saat boyunca kelepçe ile tutulduklarını, 24 saat boyunca da aç bırakıldıklarını söylemişti.

Yılmaz, Sincan 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulurken, DFG Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu ise Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor.

AMED

#Gazeteci #Sedat #Yılmaz #için #AYMye #başvuru

Çiftyürek: Tecrit konusunda Adalet Bakanlığı açıklama yapmalı

Yeşil Sol Parti Wan Milletvekili Sinan Çiftyürek, Adalet Bakanlığı’nı İmralı tecridine ilişkin açıklama yapmaya çağırdı

Yeşil Sol Parti Wan Milletvekili Sinan Çiftyürek, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki haksız ve hukuksuz tecridin bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.

ANF’ye konuşan Çiftyürek, yasal hakkı olmasına rağmen avukatları ve ailesiyle görüştürülmeyen Abdullah Öcalan’ın tecrit altında tutulduğunu belirterek, hükümetin açıklama gereği bile duymadığını söyledi.

Sadece birkaç ayda bir “Disiplin cezası verildi” denildiğini, bunun da gerçekçi olmadığını belirten Çiftyürek, “Tecrit içinde tecrit uygulanıyorsa bunu ailesine ve avukatlarına açıklamak zorundalar ama söylemiyorlar” dedi.

Öcalan, ailesi ve avukatlarıyla görüşme hakkına sahiptir

“Hükümet ne yapmak istiyor, tecritte ısrar niyedir?” diye soran Çiftyürek, hükümetin, bu tecridi toplumu germe aracı olarak kullandığını, gerektiğinde toplum tecrit nedeniyle gerildiğini, bundan medet umduğunu söyledi.

Öcalan ve diğer tutukluların ailesine, avukatlarına ve onların aracılığıyla görüşlerini öğrenmek isteyen kamuoyuna mağduriyet yaşatıldığına dikkat çeken Çiftyürek, “Bir siyasetçinin içeride olsa da dışarıdaki siyasetini takip etmesi gerekiyor. Bu tecrit bütün kamuoyunu ilgilendiriyor. Bu haksız hukuksuz tecridin bir an önce sona erdirilmesi gerekiyor. Adalet Bakanı tecridin nedenini kamuoyuna açıklamalıdır. Öcalan, ailesi ve avukatlarıyla görüşme hakkına sahiptir. Adalet Bakanlığını bu açıdan bir açıklama yapmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#Çiftyürek #Tecrit #konusunda #Adalet #Bakanlığı #açıklama #yapmalı

Afganistan’da kadın aktiviste gözaltında tecavüz

Afganistan’da geçen yıl gözaltına alınan kadın hakları aktivisti Elaha Delawarzai, Taliban İçişleri Bakanlığı eski Sözcüsü Kari Saeed Khosti’nin kendisine tecavüze ettiğini ve köle olarak kullanmaya zorladığını açıkladı

Afganistan’ın yönetimini 2021 yılında ele geçiren Taliban’ın kadınlara yönelik saldırı ve baskıları devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında bir eylemden sonra gözaltına alınan Kadın Hakları Aktivisti Elaha Delawarzai, gözaltında tecavüze uğradığını açıkladı.

Tecavüzden sora beni zorla evlendirdi

Sanal medya hesaplarından konuya ilişkin açıklama yapan Delawarzai paylaşımında şu sözleri dile getirdi: “Ben cesaret tanrıçasıyım. Taliban İçişleri Bakanlığı eski sözcüsü ve Hakkani Ağı yetimhanelerinin şu an ki başkanı Kari Saeed Khosti, tecavüzden sonra beni zorla evlendirdi, işkence yaptı, dövdü ve en kötü şekilde tehdit etti. Onun kölesi olmak istemedim ama Taliban sesimi susturmak için beni hapse attı. Kasım 2022’den Nisan 2023’e kadar Taliban 40. Müdürlüğü İstihbarat Hapishanesi’nde bana işkence yaptı ve elektrik verdi ve beni zorla itirafa zorladı. Taliban üyeleri ve komutanları, iktidarı ele geçirdikleri 15 Ağustos 2021’den sonra binlerce kadın ve kızı zorla evlendiriyor. Ve kadınlar en kötü şekilde eziliyor. Taliban zalim kanunlarını sadece savunmasız Afganistan halkına uyguluyor ve Taliban komutanlarına herhangi bir ceza verilmiyor. Ancak dünya hala kırmızı halıyı Taliban’ın ayaklarının altına seriyor.”

DIŞ HABERLER

#Afganistanda #kadın #aktiviste #gözaltında #tecavüz