Ana Sayfa Blog Sayfa 225

Türkiye Amêdiyê kırsalını bombalandı

Türkiye’nin Amêdiyê’nin Berçi köyü kırsalını bombaladığı belirtildi

Türkiye, Duhok’un Amêdiyê ilçesine bağlı Berçi köyü kırsalını bombaladı.

Bombardıman sonuçlarına dair detaylı bilgiye ulaşılamadığı belirtildi.

Kaynak: Rojnews

#Türkiye #Amêdiyê #kırsalını #bombalandı

TTB: Beyaz göç için rekor başvuru

TTB verilerine göre, doktorların yurt dışına gidebilmek için aldığı ‘İyi Hal Belgesi’ne başvurular 2023’te rekor kırdı. Buna göre, 2023’ün ilk altı ayında 1361 doktor başvurdu

Türk Tabipleri Birliği (TTB) yurt dışına gidebilmek için doktorların aldığı ‘İyi Hal Belgesi’ne 2023’teki başvuru sayılarını açıkladı. Başvuru sayısı 2023’te rekor kırdı.

TTB’den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“TTB’ye ‘İyi Hal Belgesi’ başvuru sayısı; Haziran ayında 242, 2023’ün ilk 6 ayında 1361 oldu. Deprem bölgesindekiler başta olmak üzere tüm meslektaşlarımızın çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadeleye devam!”

 HABER MERKEZİ

#TTB #Beyaz #göç #için #rekor #başvuru

Gergerlioğlu: 6 ayda cezaevlerinde en az 26 kişi hayatını kaybetti

Gergerlioğlu, bu yılın ilk altı ayında cezaevlerinde en az 26 kişinin öldüğünü belirterek, ‘İntiharların kameralardan izlendiği ve müdahale edilmediği yönünde önemli bilgiler ediniyoruz’ dedi

Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, bugün yaptığı açıklamada, 2023 yılının ilk altı ayında cezaevlerinde en az 26 kişinin hayatını kaybetti. Gergerlioğlu, cezaevinde hayatını kaybeden 26 kişiden 15’nin şüpheli şekilde öldüğünü ve 11 kişinin de hastalığı olmasına karşın tahliye edilmemesi sonucu vefat ettiğini belirtti.

‘Ölümler intihar olarak açıklanıyor’

Gergerlioğlu, “Şüpheli ölümler dikkat çekici. Bir kısmı intihar olarak açıklanıyor. Biz, bu ölümlerin nasıl olur da intiharla sonuçlandığı noktasında önemli soru işaretleri taşıyoruz. Çünkü cezaevinde bir mahpusun intihar etmesinin önüne geçilmeye çalışıyor. Bunun için güya önlemler alınır. Bütün bu şartlar altında bir mahpus nasıl intihar ediyor?” dedi.

‘Hak ihlalleri tespit edildi’

Gergerlioğlu, “Bu, önemli bir soru işareti. İntihar girişiminde bulunan mahpusların uzun bir süre ölümünün cereyan ettiği, kameralardan izlendiği ve müdahale edilmediği yönünde önemli bilgiler ediniyoruz. Bir kısmı da gerçekten intihar mı, başka şekilde ölüm mü, tam olarak bilinmiyor. Yapılan açıklamalar bu şekilde. Zaten bu ölümleri açıklama konusunda cezaevleri çok istekli değil. Ancak avukatları ve yakınları kanalı ile bu bilgileri edinebiliyoruz.

Hasta mahpus ölümleri de son derece dikkat çekici. Bu ölümleri dinlediğimiz zaman sağlığa ulaşmada ve sağlık hakkı elde etmede çok sıkıntılar yaşandığını görüyoruz. Hemen hepsinde ağır hasta hakları ihlalleri tespit etmiş durumdayız” diye belirtti.

ANKARA

#Gergerlioğlu #ayda #cezaevlerinde #kişi #hayatını #kaybetti

AKP’li Tatvan Belediye Başkanı Geylani sahnede yuhalandı

Tatvan Belediye Başkanı AKP’li Mehmet Emin Geylani, belediyenin düzenlediği fuarda sahnede olduğu sırada yuhalandı

Kendisi hakkında haber yapmasının ardından iki koruması tarafından gazeteci Sinan Aygül’e geçen gün yapılan saldırı ile gündeme gelen AKP’li Tatvan Belediye Başkanı Mehmet Emin Geylani, ilçede 55’incisi düzenlenen Doğu Anadolu Fuarı’nın 3’üncü gününde, sahneye çıkarak etkinliğe gelenlere seslendi. Geylani dinleyiciler tarafından yuhalandı.

Aygün paylaştı

Gazeteci Aygül o anları sanal meyda hesabından, “Geylani yuhlanıyor… Kendi düzenlediği etkinlikte üç gün art arda, her ağzını açtığında yuhlanan kişiye Mehmet Emin Geylani denir. Saygınlığını yitiren kişiye de müptezel denir” notuyla paylaştı.

Ne olmuştu?

Gazeteci Sinan Aygül, AKP’li Tatvan Belediye Başkanı Mehmet Emin Geylani’nin silahlı korumaları tarafından saldırıya uğramıştı. Aygül, Tatvan Belediyesi ile ilgili yolsuzluk ve arazi satışları haberleri yapmıştı.

HABER MERKEZİ

#AKPli #Tatvan #Belediye #Başkanı #Geylani #sahnede #yuhalandı

Kürt ve Anadolu Aleviliğine doğru yaklaşmak

  • Anadolu’daki ile Kurdistan’daki Aleviler arasındaki köprüler çok rahatlıkla kurulabilir. Ulusal farklılıkları bir engel değil, tam tersine birbirlerini güçlendiren, yani birbirlerine müttefik olma gibi bir konuma hizmet ederler. Yeter ki bunu doğru işlemesini bilelim.

Kürt Alevilerinin, şimdi Kurdistan sorunu diye bir sorunları vardır. Meseleyi doğru koymak gerekir. İster her sınıftan başkaldırı, ister mezhepsel başkaldırı olsun günümüzde bir ulusal amacı da göz önüne getirmek zorunda. Elbette Kurdistan’ın bir Alevilik sorunu yoktur, fakat Alevilerin bir Kurdistan sorunu vardır. Bugün bir Elbistan, Pazarcık’ı düşünelim. Oralar Alevi katliamından ötürü boşaltılmıştı, neden? Çünkü orada Kurdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi gelişiyordu.

Demek ki Alevilikle, Kurdistan Ulusal Kurtuluşu arasında çok önemli bir ilişki vardır. Hem Alevi, hem Kürt olmaları Kurdistan ulusal sorunu açısından onların durumunu daha da yakıcı kılmaktadır. Çünkü sorunu en derinden yaşayan onlardır. Dolayısıyla, kim diyor ki; “Alevilerin bir Kürt sorunu yoktur” bu en büyük bir çarpıtmadır. Belki de Hakkari Kürtlerinden daha fazla -ki onlar için de günümüzde önem kazanmıştır- Mardin’den daha fazla Alevilerin bir Kürt sorunu var. Çünkü boşaltılan, en çok baskıya ve katliama uğrayan yerler oralardır. Salt mezhep özelliklerinden dolayı değil, ulusal özelliği onları tarih boyunca hedef durumuna getirmiştir.

Alevilik; Zerdüştlüğe bağlıdır! Onun geleneklerini epey esas almıştır. O da ulusal bir özelliktir. Dolayısıyla; Kurdistan Aleviliği veya Kürt Alevilerinin, Kurdistan diye bir sorunu var mıdır konusunu tartışırsanız, birazcık Alevilik geleneğine bağlı olan birisi varsa, bundan sonra bu sorunu çok daha amansız ve son derece etkileyici bir biçimde rahatlıkla kabul eder. Ve hatta öncü rol oynar. Şimdi Türk Aleviliği, Anadolu Aleviliği söz konusu olduğunda bu konuda da hiçbir çatışma olamaz. Bunu bu gün, bu kesimlerin içinden hızla saflarımıza gelenlerin de niteliğinden anlamaktayız. İbrahim Kaypakkaya Çorum Alevi’sidir, ama Dersim’de eylem organizesini yaptı. Hatta Kurdistan devrimini ve Kürt milli meselelerini Kaypakkaya en çok işleme gereğini, belki de en ileri düzeyde duydu. Bu tesadüf değildir. O, en iyi Anadolu Alevi’sidir. Benim bilebildiğim, en büyük direnen, ‘ser verip sır vermeyen’ diye tabir edilen bir kişiliktir. O, Kurdistan meselesini işledi. Cumhuriyette hiç kimsenin cesaret edemeyeceği kadar işledi.

O zaman bu neyi gösteriyor? Her kim ki, “Kürt sorunu, Kurdistan sorunu Alevileri ilgilendirmez” veya “Türk Alevileri buna karşı” diyorsa o, en büyük yalanı söylüyor demektir. Hiç kimse, İbrahim Kaypakkaya gibi ne Alevi geleneğine bağlıdır, ne ondan gelir, ne de onun kadar bilinçlidir. Buna benzer bildiğimiz birçok direnişçi var. Kurdistan’ı esas alıyorlar, Kurdistan’a geliyorlar. Demek ki; Türkiye Anadolu Aleviliğinin de, Kurdistan ve Kürt sorununa doğru yaklaşmaya oldukça ihtiyaçları var. Çünkü kurtuluşları orayla bağlantılıdır. Tarih boyunca bu böyle olduğu gibi, günümüzde de bu kesin böyledir. Nitekim günümüzde birçok Anadolu Türkmen Alevi’si saflarımıza geliyorlar.

Tabii bu özel savaşın MHP diye bir kolu var, bunlar erkenden İç Anadolu Türkmenlerinin üzerinde oyun düzenlediler. Şimdi daha da yaygın uyguluyorlar, o özel savaşın bir çalışmasıdır. Biz bunu iyi biliyoruz. Türkmenler yoğunluklu olarak İç Anadolu, Toroslar’da ve Karadeniz’de yaşarlar. MHP, onlar üzerinde özel etkileme yöntemlerini geliştirmiştir. Devrimciler bu konuda çalışmalarını fazla geliştirmemişlerdir. Onlar daha çok kent, aydın ve işçileriyle uğraşmışlardır. Türkmen ve Alevi sahasını ihmal etmişlerdir ama bu şimdi geliştirilecektir.

Dolayısıyla biz, Anadolu Aleviliğini kendi doğal bir müttefikimiz olarak değerlendiriyoruz. Kürt Aleviliği ise; bundan sonra bu sorunla daha derin uğraşmak zorunda. Burada söz konusu olan; “Aleviliğin pek fazla ulusallığı yoktur” deniliyor. Hayır, hem Kürt Aleviliğinin çok önemli bir ulusal sorunu vardır, hem de Anadolu ve Türkmen Alevi’sinin çok önemli bir ulusal sorunu vardır. Örneğin söylediğim gibi, katliama en çok uğrayan Kürt Aleviliğidir, yine Türkiye’de de baskılara en çok uğrayan ve başkaldıranlar Alevi kökenlilerdir ve onlar da ulusal sorunla en fazla ilgilenen kesimdir.

Propaganda ile Kürt ve Türk Aleviler arasında çelişkiler çıkarılamaz. Anadolu’daki ile Kurdistan’daki Aleviler arasındaki köprüler çok rahatlıkla kurulabilir. Ulusal farklılıkları bir engel değil, tam tersine birbirlerini güçlendiren, yani birbirlerine müttefik olma gibi bir konuma hizmet ederler. Yeter ki bunu doğru işlemesini bilelim.

Aleviliğin tarihi özünde Baba İshak, İbrahim Kaypakkaya gibi örnekler var. Baba İshak Adıyaman’dan girdi, Çorum ve Tokat’tan çıktı. Aynı rejim tarafından Amasya’da derisi yüzüldü. İbrahim Kaypakkaya Çorum’dan çıktı, Dersim’de büyük eylemini koydu, Diyarbakır’da ser verip sır vermedi, en büyük eylemi orda koydu ve şahadete ulaştı. Aleviliğin özü, tarihsel gelişmesi budur ve devrimci tarzı da bu biçimdedir.

Aleviliğin özünü ve devrimci biçimlenmesine ilişkin tarihi ve güncel örnekleri gösterdim. İbrahim Kaypakkaya’yı, Zeynep Kınacı’yı anlatım. Bunlar, kutsal değerlerdir, anılarına saygıyla bağlı kalmak gerekir. Kesinlikle bunlar büyük, tarihi örneklerdir. Her zaman ben de bunlara büyük saygı duyuyorum. Biz, PKK eylemini de dediğimiz gibi hem bunları ortaya çıkaranlar olarak, hem de anılarına en çok sahip çıkanlar olarak değerlendiriyoruz. Ve kimsenin kem gözlerle veya sahtekarca tavırlarla, ne Alevilik adına, ne Türklük adına, ne de Kürtlük adına bunu zedelemeye ne hakkı vardır, ne de buna fırsat veririz. Büyük değerlere sadece büyük bağlı kalmak görevi onların ardıllarına düşer.

Bir defa devletin Aleviliğe el atışı iyi görülüp değerlendirilmelidir.

İkincisi, Alevilere, Aleviliğin sorunları doğru götürülmemiştir.

Dediğim gibi, Kaypakkaya’nın çalışmaları gittikçe daha çok yozlaştırıldı. Ulusal soruna en güçlü yaklaşımı o gösterdi ama daha ardılları Kaypakkaya’nın tezlerini hiç geliştirmediği gibi, uygulamadı da. Ardılları bunu yapmamıştır. Belirttiğim gibi, Alevilik bir kültürel olay oldu sanki ve Avrupa’da onun en yozlaşmış ifadesi yaşandı.

Alevilere, Aleviliğin sorunları doğru götürülmemiştir. Bana göre, Türk Aleviciliğindeki sorun bilimsel olarak tanımlanmıştır. Eskiden Kürtçülük nasıl ki dar ilkel milliyetçilerin işiyse, devrimcilerin bu sorunla ilgisi olmayacaksa ki 1970’lerde iyi biliyorsunuz “Kürt meselesi eşittir, Kürtçülerin meselesi” “sosyalizm meselesi de eşittir, sosyalistlerin meselesi” olarak ifade ediliyordu. Türk faşistleri, Türk milliyetçiliğini aldılar, götürdüler solculara fazla bir şey kalmadı. Kürtlerde de Kürt meselesine ilkel milliyetçiler sahip çıktılar. İkisi de yurtsever olamazlar, doğru bir yurtseverliğe ulaşamazlar. Dar bir şovenizmi gerçekleştireceklerdi, nitekim günümüzde bunlar gerçekleşti. Ama sol, ne Kürt sorununa beklenen bir yaklaşımı gösterdi, ne de Türkiye’de de bu Türk milliyetçiliğine karşı doğru yaklaşımı, Türk yurtseverliğini geliştirebildi.

Türk Milliyetçiliğine MHP daha fazla sahip çıktı. Kürtlerde de ilkel milliyetçilik; “Kürt meselesi benimdir” dedi. Bunu bozan yalnız biziz. Ben açıkça söyleyeyim, ben bu tehlikeyi o zaman da sezdim, hatta Kemal PİR’lerin bir sözü de vardı; “Bizim solu da hizaya getirmek için, Kürt ulusal kurtuluşçuluğunu geliştirmemiz gerekir” diyordu. Zaten Kemal Pir’lerin katılımlarının temel nedeni buydu ve bu doğru bir yaklaşım. Nitekim günümüzde ürünlerini verdiği çok açık. Kürt yurtseverliği, bizim Önderliğimizde muazzam bir gelişme kaydetmiştir.

yeni özgür politika

İsrail’den Batı Şeria’ya hava saldırısı: 5 ölü

İsrail’in Batı Şeria’da düzenlediği hava saldırısında 5 kişi hayatını kaybetti, 20’den fazla kişi yaralandı

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Cenin kentinde Filistinlilere ait bir evi füzeyle hedef aldı. Hava saldırısının ardından İsrail ordusu, Cenin Mülteci Kampı’nı ablukaya alarak, bazı evlere baskın düzenledi. Cenin Tugayı’nın da hedef alındığı duyurulurken, Filistinli sağlık yetkililerinden yapılan açıklamaya göre, en az 5 kişi yaşamını yitirdi, 20’den fazla kişi yaralandı.

Açıklamada, Cenin kentine yönelik hava saldırısında 4, El-Bire kentinde askerlerin açtığı ateş sonucu ise 1 kişinin başından vurularak, yaşamını yitirdiği belirtildi. Bazıları ağır olmak üzere 20’den fazla kişinin yaralandığı duyuruldu.

‘İsrail ordusundan açıklama’

Öte yandan İsrail ordusu, Cenin saldırısına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Cenin’e düzenlenen hava saldırısında, “Cenin Tugayı” adlı Filistinli direnişçilere ait bir “ortak operasyon odasının hedef alındığı” belirtildi.

‘Cenin Tugay’ından açıklama’

Filistinli El Fetih, Hamas ve İslami Cihad gruplarının çatı örgütü olan Cenin Tugayı ise, “İşgal güçleriyle son nefesimize ve kurşunumuza kadar savaşacağız ve tüm gruplardan ve askeri oluşumlarla birlikte ve birlik içinde çalışacağız” açıklaması yaptı.

İsrail’in, Batı Şeria’daki baskınları ve abluka altındaki Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırıları ile yılbaşından bu yana katlettiği Filistinli sayısı 180’i aştı.

DIŞ HABERLER

 

#İsrailden #Batı #Şeriaya #hava #saldırısı #ölü

Dîlok’ta kavga: 3 ölü, 2 yaralı

Dîlok’ta iki taraf arasında çıkan kavgada 3 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi ise yaralandı

Dîlok’un (Antep) Şehitkamil ilçesine bağlı Nurtepe Mahallesi’nde, aralarında daha önceden husumet bulunan iki taraf arasında çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüştü.

Çıkan kavgada, İzzet Karakoç, Selman Çevik ve Şahin Erşan hayatını kaybetti. İsimleri öğrenilemeyen 2 kişi ise ağır yaralandı.

Olayda yaralananlar hastaneye kaldırdı.

DÎLOK

#Dîlokta #kavga #ölü #yaralı

Katledilen oğlu için adalet arayan Şirpişe’ye cezaevinde işkence

İran’da Aban Katliamı sırasında katledilen oğluna adalet istediği için tutuklu buluna Nahid Şirpişe’ni adli tutukluların saldırısına uğradığı ve cezaevi personelinin ise müdahale etmediği belirtildi

Aban Katliamı sırasında katledilen oğluna adalet istediği için tutuklanan Nahid Şirpişe, cezaevinde adli tutuklular tarafından işkence uğradı. Şirpişe’nin kızı Mona Bahtiyar sanal medya hesabı twitter üzerinden paylaşımda bulunarak, annesinin can güvenliğinden endişe duyduğunu söyledi.

Cezaevi görevlileri izledi

Mona Bahtiyar paylaşımında şunları belirtti: “Bu kez annemi ziyarete gittiğimde annemin hücre hapsine alındığını öğrendim. Psikolojik olarak kötüydü ve fiziksel olarak yaralıydı. Annem ‘bağımsız ve kiralık tutuklular’ tarafından dövülmüş. Şiddet sırasında cezaevi görevlileri de müdahalede bulunmamış. Görevliler kameraların bozuk olduğunu ve şiddet anına dair görüntülerin ellerinde bulunmadığını iddia ediyorlar.”

5 yıl hapis cezası verilmişti

1998 Aban Katliamı sırasında katledilen oğlu için hak arayışı mücadelesini sürdüren Nahid Şirpişe, birçok kez baskı altına alınıp tutuklandı. Şirpişe, Karaj Devrim Mahkemesi 1’nci Şubesi tarafından 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Kaynak: NuJINHA

#Katledilen #oğlu #için #adalet #arayan #Şirpişeye #cezaevinde #işkence

Avukatı ezmeye çalışan polis yine tutuklanmadı

Avukat Serkan Karakaş’ı aracıyla ağır yaralayan polis amiri Sırrı Erdoğan hakkında açılan davada, avukatlıların tutuklanma talepleri yine ret edildi

Şirnex Barosu’na kayıtlı olan avukat Serkan Karakaş’ı aracıyla ezen polis amiri Sırrı Erdoğan hakkında “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan açılan davanın üçüncü duruşması Şırnak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Babası silahıyla girmeye çalıştı

Duruşmaya, sanık Erdoğan ile tarafların avukatları hazır bulundu. Sanık Erdoğan’ın babasının, duruşma salonuna silahla girmek istemesi üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. Karakaş’ın avukatlarının itirazı üzerine mahkeme heyeti, sanığın silahını dışarıda bıraktıktan sonra duruşma salonuna girmesine izin verdi.

Kasti yapmadığını iddia etti

Duruşmada iddia makamı mütalaasında, Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) gelecek raporun beklenmesini, tanığın dinlenmesini ve sanığa uygulanan adli kontrol şartının sürmesini talep etti. Sanık Sırrı Erdoğan ise, daha önce verdiği ifadesinin geçerli olduğunu belirterek, kasti yapmadığını iddia etti.

Söz konusu Şirnexli yurttaş olunca…

Karakaş’ın avukatı Samet Ataman da, mütalaaya katılmadıklarımı belirterek, “Bu dosyada çok da adil bir yargılamanın yapıldığını düşünmüyoruz. Basit bir şüpheden bile insanların nasıl gözaltına alındığını, tutuklandığını biliyoruz. Ama maalesef ki bu dosyada her şey açık bir şekilde ortada olmasına rağmen sanık tutuklanmıyor. Sanığın tutuklanmaması için hiç bir gerekçe yok. Ancak konu Şırnaklı bir vatandaş olunca yaklaşım da bu oluyor. Meslektaşımızı kasten öldürmeye teşebbüs etti. Sanığın bu dosyadan dışarıda serbest dolaşması başka olaylara davetiye çıkartıyor” diyerek sanığın tutuklanmasını talep etti.

Sanık yine tutuklanmadı

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, daha önce başka birinin malına zarar verdiği için sanık hakkında ayrı açılan davanın birleştirme talebini reddetti. ATK’den gelecek raporun beklenmesine karar veren mahkeme, sanığın tutuklanma yönündeki talepleri de reddederek duruşmayı 4 Ekim’e erteledi.

ŞIRNEX

#Avukatı #ezmeye #çalışan #polis #yine #tutuklanmadı

Kayyumun ‘Cilo Fest’i bitti geriye çöpü kaldı!

‘Hakkari’de hayat var’ sloganıyla düzenlenen ‘Cilo Fest’ organizasyonundan geriye kalan çöpler temizlenmedi

Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesinde Cumhurbaşkanı kararıyla 26 Eylül 2020’de “Milli Park” ilan edilen ve 3 bin 400 rakımıyla bölgenin en yüksek ikinci dağı olan Cilo Sat Dağları ve Sat Buzul Gölü’ne girişler halen “izne” bağlı.

Ziyaretçiler izin alamadan bölgeye giremezken, Hakkari Valiliği ve Yüksekova Kaymakamlığı ortaklığında bu yıl buzul göllerin olduğu alanda “5. Cilo Fest” organizasyonu düzenlendi.

“Hakkari’de hayat var” sloganıyla düzenlenen organizasyonun ardından geriye çöp yığını kaldı. Küresel ısınma nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya olan buzul gölün etrafındaki birçok çöp toplanmadı. Seyyar tuvaletlerin atıkları da olduğu gibi bölgede bırakıldı.

 COLEMÊRG

#Kayyumun #Cilo #Festi #bitti #geriye #çöpü #kaldı