Ana Sayfa Blog Sayfa 229

Kanarya Adaları’nda mülteci botu battı, 51 kişi hayatını kaybetti

Kanarya Adaları’na giden bir botun batması sonucu 51 mülteci hayatını kaybetti. Botta bulunan 4 kişi kurtarıldı

Kuzey Afrika kıyılarından çıkıp İspanya’nın Kanarya Adaları’na doğru giden mülteci botunun batması sonucu 51 kişi yaşamını yitirdi. Batan botta bulunan sadece 4 kişi kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Botun Fas’ın güneyindeki Tan Tan kenti kıyılarından yola çıktığı ve ölen 51 kişiden 11’inin kadın, 3’ünün çocuk olduğu belirtti.

Caminando Fronteras adlı sivil toplum kuruluşunun (STK) temsilcilerinden Helena Maleno, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Kanarya Adaları’na doğru giderken batan bir bot 51 mültecinin hayatına mal oldu” ifadesini kullandı.

Kanarya Adaları’nın 80 mil kadar açığında 22 Haziran’da da mültecileri taşıyan tekne batmış, 39 mülteci hayatını kaybetmişti.

DIŞ HABERLER

#Kanarya #Adalarında #mülteci #botu #battı #kişi #hayatını #kaybetti

Romanya, Rus diplomat ve büyükelçilik çalışanlarını sınır dışı etti

Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya ile arasındaki ilişkiler kötüleşen Romanya, 40 Rus diplomat ve büyükelçilik personelini sınır dışı etti

Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ardından Romanya 11 Rus diplomatı sınır dışı etmişti. Bükreş tarafından alınan yeni sınır dışı kararı ile de Rusya Büyükelçiliği’ndeki personel sayısının yarıdan fazla azalmasına neden oldu.

Rusya ile arası kötüleşen Romanya bu kez 40 Rus Diplomat ve büyükelçilik çalışanını sınır dışı etti.

Personel ve aileleri Rus yetkililer tarafından organize edilen özel bir uçakla Bükreş’ten ayrıldı.

DIŞ HABERLER

#Romanya #Rus #diplomat #büyükelçilik #çalışanlarını #sınır #dışı #etti

Katledilen Nael M’.nin arkadaşı konuştu: Polis diğer polise ‘vur onu’ dedi

Fransa polisinin katlettiği 17 yaşındaki Nael M’nin son anlarına dair bir görgü tanığı konuştu

Fransız basını, Fransa polisinin, 27 Haziran’da 17 yaşındaki Nael M’yi öldürdüğü olayasilahla  ilişkin bir ses kaydı yayımladı. Nanterre kentinde, Nael M. isimli genç sürücünün polis ateşiyle öldürülmesinin ardından, araçtaki bir yolcunun olay anını anlattığı ses kaydının olduğu video, farklı sanal medya platformlarında çıktı.

Fransız kanalı yayınladı

Fransız BFMTV kanalı, söz konusu videonun doğruluğunun teyit edildiğini belirterek, ismi belirtilmeyen yolcunun ses kaydının da yer aldığı görüntülü haberi sundu.

Görgü tanığı anlattı

Ses kaydında söz konusu yolcu, “Bu videoyu gerçeği ortaya çıkarmak için yapmak istedim, çünkü sosyal medya ağlarında arkadaşım Nael’in ölümü hakkında çok fazla yanlış şey dönüyor. Size olayı A’dan Z’ye anlatacağım” diye konuştu.

‘Alkol ve uyuşturucu almadık’

Yolcu, 27 Haziran’da sabah yerel saat ile 08.00 sularında, 2 arkadaşıyla buluşarak ödünç aldıkları araçla Nanterre’de gezmeye çıktılarını ve alkol veya uyuşturucu kullanmadıklarını söyleyen yolcu, araçla otobüs yolunda ilerledikleri sırada motorları üzerindeki 2 polisin kendilerini takip ettiğini fark ettiğini kaydetti.

‘Motoru durdur yoksa seni vururum’

Görgü tanığı yolcu, memurların sireni çalıştırdığını ve ardından Nael’in aracı durduğunu anlattı. Polislerden birinin Nael’e aracın camını açmasını söylediğini, arkadaşının da bu komuta uyduğunu anlatan yolcu, polis memurunun Nael’e, “Motoru durdur, yoksa seni vururum” dediğini belirtti.

Polislerden biri ‘vur’ dedi

Yolcu, polislerin Nael’e silahlarının kabzasıyla vurduğunu söyledi. Polislerden birinin, Nael’in şakağına silah doğrultarak, “Kıpırdama yoksa kafana bir kurşun sıkarım” dediğini anlatan yolcu, diğer polisin ise meslektaşına “vur onu” diye konuştuğunu belirtti.

Korktuğum için kaçtım

Yolcu, polisten aldığı üçüncü silah kabzası darbesiyle Nael’in ayağının fren pedalından çekildiğini ve aracın hareket ettiğini anlattı. Arabanın ön camı hizasındaki polisin ateş açmasıyla vurulan arkadaşının ayağının gaza değmesiyle aracın ilerlediğini ifade eden yolcu, “(Nael’in) Can çekiştiğini gördüm, titredi. Sonra bariyere çarptık. Ben de korktuğum için araçtan inip, kaçtım” ifadelerini kullandı.

Olayın görgü tanığı yolcu, polislerin kendisini de vurabileceğini düşündüğünü, bu nedenle koştuğunu belirtti. Yolcu, “Polislerin gözlerimin önünde arkadaşıma yaptıkları karşısında şoke oldum” diye konuştu.

Yarın ifade verecek

Haberde, olay günü çekilen amatör kamera kayıtları, olayın ardından basının kaza noktasında çektiği görüntüler, olay günü genç sürücünün takip ettiği güzergahı gösteren harita yer aldı.

Fransız basını, söz konusu görgü tanığının 3 Temmuz’da polise ifade vereceğini aktardı.

DIŞ HABERLER

 

#Katledilen #Nael #M.nin #arkadaşı #konuştu #Polis #diğer #polise #vur #onu #dedi

Konya’da toplu taşıma ve taksiye zam

Konya’da otobüs ve taksi ücretlerine zam yapıldı

Konya Büyükşehir Belediyesi toplu ulaşım ücretlerine yüzde 88 zam yaptı. UKOME toplantısında alınan kararın ardından 2,50 lira olan öğrenci bileti 4 liraya, 4,50 lira olan tam bilet ise 8,50 liraya yükseldi.

Yeni tarife yarın (3 Temmuz) günü yürürlüğe girecek.

Öte yandan Konya’da dolmuş ve taksi ile ulaşım ücretlerine de zam geldi. Konya Minibüsçüler ve Umum Servis Araçları Esnaf Odası ve KONESOB Başkanı Muharrem Karabacak alınan kararla minibüs indi- bindi ücretinin 8,5 lira, mesafesine göre ise 10-11 liraya yükseldiğini söyledi. Taksiler de ise açılış 10 liraya, kilometre fiyatı ise 15 TL liraya çıktı.

KONYA

#Konyada #toplu #taşıma #taksiye #zam

Avukat Atmaca: Kadın ölümleri şüpheli değil fail belli

Avukat Meryem Atmaca, Colemêrg de artan şüpheli kadın ölümlerine ilişkin konuştu. Atmaca, ‘Kadınlara toplum içerisinde devlet tarafından uygulanan ve son süreçle beraber tehlikeli bir boyuta ulaşan baskının bir tezahürü olarak değerlendirebiliriz’ dedi

Kurdistan ve Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve katliamlar günden güne artarken günde en az 4 kadının en yakınındaki erkekler tarafından katlediliyor. Kurdistan’da üniformalılar tarafından işlenen ve bir devlet politikası haline gelen kadın katliamlarının faili belli olmasına rağmen bir yaptırım uygulanmaması erkekleri daha fazla cesaretlendiriyor. Öte yandan birçok kadın da “şüpheli” bir şekilde en yakını tarafında katlediliyor. Katliamların faili belli olmasına rağmen birçok dosyada detaylı soruşturma yapılmadan kapatılıyor. “Şüpheli” kadın katliamlarının gerçekleştiği kentlerden biri de Colemêrg (Hakkari).

Colemêrg Barosu Kadın Hakları Merkezi’nde yer alan Avukat Meryem Mıraz Atmaca, kentte yaşanan kadın katliamları ve “şüpheli” kadın ölümlerine ilişkin JINNEWS’tem Rabia Önver’e değerlendirmelerde bulundu.

Öğretilen şiddet

Colemêrg de Şüpheli kadın ölümleri ve şiddetin son dönemde artış gösterdiğine dikkat çeken Atmaca, “Kadınlara toplum içerisinde devlet tarafından uygulanan ve son süreçle beraber tehlikeli bir boyuta ulaşan baskının bir tezahürü olarak değerlendirebiliriz şüpheli kadın ölümlerini. Bilhassa bu tezahürün bir sonucu olarak psikolojik, fiziksel, cinsel ve her türlü şiddete maruz kalan kadınlar bir de devlet eliyle erkekler tarafından intihar veya kaza süsü verilerek öldürülmektedir” dedi.

Yargı cesaretlendiriyor

Colemêrg’deki şiddettin bir devlet yansıması olduğunu ifade eden Atmaca, cezasızlık politikasının bu şiddette yansıma biçimine ilişkin şunları söyledi: “Bunun en önemli sebebi tabi ki daha önce hem bölgemizde hem de Türkiye’ de kadın cinayetlerine ilişkin yargı makamlarının uyguladığı cezasızlık politikasıdır. Bu politika tüm Türkiye’de olduğu gibi Hakkari ve ilçelerinde de kadınları öldürmek için erkeklere cesaret vermektedir. Devlet tarafından korunan erkekler kadınları öldürmekte herhangi bir beis görmemekte. Bu ölümleri de intihar ve kaza gibi onlar dışında gerçekleşen ölümler olarak ele almamızı istemektedir. Fakat biz biliyoruz ki gerçek anlamda yaşanan kadın intiharlarının arkasında da erkek egemen devlet yer almaktadır.”

Jet hızıyla kapatılıyor

Kadına yönelik geliştirilen hem fiziki hem de psikolojik şiddete karşı başlatılan soruşturmaların jet hızıyla kapatıldığını dile getiren Atmaca, “Soruşturmalar açılıyor ve soruşturmalar etkili bir denetim mekanizması olmadığı için olabildiğince hızlı bir şekilde kapatılmaya çalışılıyor. Etkili bir soruşturmanın gerektirdiği, en ufak bir şüphe ihtimalinin değerlendirilmesi ve delillerin olabildiğince hızlı toplanması hususu maalesef gerçekleşmemektedir. Yeni diyebileceğimiz bir zaman diliminde kurulan Kadın Hakları Merkezi olarak bu şüpheli ölümlerin soruşturma süreçlerinin etkili olarak yürütülebilmesi için elimizden gelen en büyük gayreti göstereceğiz” dedi.

Örnek Şule Çet

Kaza şeklinde yansıyan bütün kadın ölümlerine şüpheli ölüm olarak yaklaştıklarını söyleyen Atmaca, Colemêrg’de bu tür ölümlerin yansıyan şekliyle gerçekleşmediği ve bu ölümlerin cinayet olduğu birçok ölümün mevcut olduğunu belirtti. Atmaca, “Bunlardan en bilineni Şule Çet’in ölüm olayıdır. Bir eşik olarak değerlendirebileceğimiz bu ölüm olayı kamuoyuna ve bize yansıyan şekliyle intihar denilerek üstü kapatılmaya çalışılmıştır. Sonra öncelikle ailenin sonrasında da kamuoyunda oluşan baskı sebebiyle ölüm olayının bir cinayet olduğu ortaya çıkmıştır. Bu vahim ve korkunç olay bize şunu göstermektedir ki, kadın ölümleri intihar ve kaza süsü verilerek kapatılmaya çalışılacaktır. Bundan dolayı Türkiye’de olduğu gibi Hakkari özelinde de bize yansıyan her kadın ölümü şüphelerimiz doğrultusunda cinayet ihtimali üzerinde yoğunlaşmakta. Sonrasında elde edilen delillerle diğer ihtimaller araştırılmaktadır. Yaşanan intihar olaylarını sadece münferit intihar olayı olarak değerlendirmemekte devlet ve toplum eliyle kadınların itildiği cinayetler olarak ele almaktayız” ifadelerine yer verdi.

Kadınlara özsavunma eğitimleri

Atmaca, Hakkari Barosu Kadın Hakları Merkezi şiddette uğradığından ve sonrasında kadınları ne yapması gerektiği konusunda birçok STK ile işbirliği yapmak istediklerini söyleyerek, “Kadınların erkekler tarafından mahkum bırakıldıkları ve onlar tarafından uğradıkları her türlü şiddete karşı başvurabilecekleri bir kurum olarak kendimizi görünür kılmak istiyoruz. Hakkari ve ilçelerinde; Hakkari Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak kadın hakları alanında çalışan bölge STK’larıyla işbirliği içinde kadınlara haklarına yönelik eğitimler vermek ve kadınları güçlü kılmak istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki biz kadınlar birlikteyken çok güçlüyüz. Aynı zamanda mevcut şüpheli kadın ölümlerine ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların etkili yürütülmesi için yargı mekanizmalarına merkez olarak baskı kurarak bu suçun faillerinin cezalandırılmasını sağlamak istiyoruz” diye konuştu.

İntihar değil cinayet

Yaşanan şüpheli kadın ölümlerinin intihar olarak ele almanın oldukça eksik bir değerlendirme olacağını kaydeden Atmaca, son olarak şunları söyledi: “Nitekim bu olaylar devlet ve toplum eliyle gerçekleşmiş cinayetlerdir. Kadınların maruz kaldıkları her türlü şiddetin sonucu olarak kendi yaşamlarından vazgeçiyor olması vahim bir durumdur. Hakkari Barosu Kadın Hakları Merkezi’nde yer alan avukatlar olarak kadınların mecbur bırakıldıkları ve maruz kaldıkları her türlü haksız durum için bize başvurmalarını kendilerini yalnız hissetmemeleri için merkez olarak burada olduğumuzu söylemek isterim. İtildikleri şiddet sarmalından kurtulmak için mücadele eden bu şiddet sarmalından dolayı hayatına son veren bütün kadınlar yürüteceğimiz mücadelemiz de en büyük isyanımız olacaktır.”

COLEMÊRG

#Avukat #Atmaca #Kadın #ölümleri #şüpheli #değil #fail #belli

SOHR: Türkiye bir hafta içerisinde 390 mülteciyi sınır dışı etti

SOHR, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de demografik yapıyı değiştirme politikaları çerçevesinde son bir hafta içerisinde 390 mülteciyi sınır dışı ettiğini duyurdu

Suriye İnsan Hakları Gözleme Evi (SOHR), Türkiye’nin dün, gün içerisinde 90 Suriyeli mülteciyi, belgelerinin eksik olması gerekçe gösterilerek Bab El Selame sınır kapısından sınır dışı ettiğini belirtti.

SHOR’a göre, son bir hafta içerisinde aynı sınır kapısında sınır dışı edilen Suriyeli mülteci sayısı, 390’ı aştı.

Türkiye uzun süredir, Kuzey ve Doğu Suriye’de denetimine aldığı alanlara, Türkiye’den sınır dışı ettiği Sünni-Arap aileleri yerleştiriyor.

SOHR, 27 Haziran’da yaptığı başka bir açıklamada da, Türkiye’nin 72 saat içerisinde 300 Suriyeli mülteciyi, Türkiye’den sınır dışı ederek denetimindeki alanlara yerleştirdiğini duyurmuştu.

DIŞ HABERLER

#SOHR #Türkiye #bir #hafta #içerisinde #mülteciyi #sınır #dışı #etti

Kontrolden çıkan minibüs Wan Gölü’ne uçtu: 11 yaralı

Westan’da yoldan çıkan minibüs Wan Gölü’ne uçtu. Kazada 1’i ağır 11 kişi yaralandı

Wan’ın Westan (Gevaş) ilçesinde bir minibüs kontrolden çıkarak Wan Gölü’ne uçtu. 1’i ağır 11 kişi yaralandı.

Kaza yerine 112 Acil Sağlık, UMKE, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 11 kişi, sağlık ekiplerince kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.

Yaralılardan birinin hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.

WAN

#Kontrolden #çıkan #minibüs #Wan #Gölüne #uçtu #yaralı

İsrail’de halk yeniden sokaklara çıktı

İsrail’de binlerce kişi, yargının yetkilerini sınırlayan düzenleme ve sağ politikalara karşı bu hafta da protesto gösterilerine devam etti

İsrail’de, Başbakan Binyamin Netanyahu öncülüğündeki koalisyon hükümetinin yargının yetkilerini sınırlayan düzenlemesi ve sağ politikalarına karşı her hafta cumartesi akşamı kitlesel protestolar düzenleniyor.

Rojnews’in geçtiği habere göre, dün akşam Tel Aviv merkezinde toplanan binlerce kişi hükümetin yargı düzenlemesini protesto etti. Yedioth Ahronoth gazetesindeki habere göre; İsrail polisi Tel Aviv’deki protesto gösterilerinde 2 göstericiyi gözaltına aldı. Muhalefet lideri eski Başbakan Yair Lapid de Tel Aviv’de gösteriye katıldı.

Tel Aviv dışında ülkenin diğer birçok bölgesinde de hükümetin yargı reformu düzenlemesine karşı gösteriler düzenlendi. Polis protestolar nedeniyle bazı yolları kapattı.

5 Ocak’ta duyurulan söz konusu yargı reformu, Yüksek Mahkemenin yetkilerini sınırlandırma ve iktidarın yargı atamalarında söz sahibi olması gibi değişiklikleri içeriyor. Binyamin Netanyahu, 27 Mart’ta ülke çapında giderek artan kitlesel protestolara ve grevlere neden olan yargı düzenlemesini ertelediğini açıklamış ancak 2023-2024 bütçesinin Meclisten geçmesinin ardından yargı düzenlemesini tekrar Meclise getireceklerini duyurmuştu.

DIŞ HABERLER

#İsrailde #halk #yeniden #sokaklara #çıktı

Riha’da seyir halindeki trambüs çöktü

Urfa Büyükşehir Belediyesi tarafından 3 ay önce hizmete sunulan trambüslerden biri seyir halindeyken çöktü

Urfa Büyükşehir Belediyesi’nin “Büyük proje olarak” lanse ettiği ve Nisan ayında hizmete sunulan trambüslerden biri seyir halindeyken çöktü. Yolcu sirkülasyonun en yoğun olduğu Balıklıgöl güzergahında sefer yapan trambüs arızalanıp çöktü. Trambüsün, yolcu ağırlığına dayanamayarak çöktüğü belirtilirken, yaşananlara tanıklık eden yurttaşlar, tepki gösterdi.

Olay sonrası bölgede trafik saatlerce kitlendi.

RIHA

#Rihada #seyir #halindeki #trambüs #çöktü

Barış Anneleri’nden suikastlara tepki: Kürtler saldırılara karşı birlik olmalı

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye ile Federe Kurdistan’a dönük SİHA  saldırılarına tepki gösteren Barış Anneleri saldırılarda ihanet ve işbirlikçiliğe dikkat çekerek çatışmaların son bulması çağrısında bulundu

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu ve Federe Kurdistan’a yönelik saldırıları hız kesmeden devam ediyor. Kurdistan’da yürütülen özel savaş politikaları ile Kuzey ve Doğu Suriye’de ile Güney Kurdistan’da yaşayan Kürtler hedef alınarak katlediliyor. En son 9 Haziran’da Güney Kurdistan’da Hüseyin Arasan suikast sonucu katledilirken 20 Haziran’da da Türkiye’ye ait SİHA’ların Kuzey ve Doğu Suriye’nin Qamişlo kentinde bir aracı bombalayarak Qamişlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş, yardımcısı Leyman Şiwêş ve aracın şoförü Fırat Tuma katledildi.

Nisêbîn’de (Nusaybin) bulunan Barış Annesi Meclisi üyeleri Afife Yıldırım ile Rahime Aksu, Türkiye’nin saldırılarına ilişkin JiINNEWS’ten Öznur Değer’e  değerlendirmelerde bulundu.

Barzani’nin işbirliğine tepki

“Kürt her yerde Kürt’tür” ifadeleriyle sözlerine başlayan Barış Annesi Afife Yıldırım, savaşın son bulması için ulusal birliğe vurgu yaptı. Güney Kurdistan’da yönetimi elinde bulunduran Barzani ailesine çağrıda bulunan Yıldırım, “Giydiğin o ulusal kıyafetlere yazık. O kadar genci şehit düşürüyorsun. Toprağını düşmanına satıyorsun. Düşmandan dost olmaz” dedi.  Kürtçe “Ger em şîv bin, hûn jî paşîv in- Şimdi hedef biz isek sonrasında da siz hedef olursunuz” anlamına gelen sözleri hatırlatan Yıldırım, devamla “yazıktır, günahtır” diyerek Barzanî ailesinin Türkiye ile yaptığı işbirliğine tepki gösterdi.

‘İhanete son verin’

Halklara da yaşanan zulmü kabul etmemeleri mesajı veren Yıldırım, zulmün açlık ve ölüm getirdiğine işaret etti. Yaşanan şiddet ve savaşın büyük bir yanlış olduğunu vurgulayan Yıldırım, “İhanetin bitmesini istiyorum. İlerlediğiniz yanlış yoldan dönün. İhanete son verin. Özellikle Barzani Ailesi’nin bu ihanete son vermesi, toprağını satmaması gerekiyor. Düşmanın Kürtlere yönelmesine sebep olmaktan vazgeçmeliler” ifadelerini kullandı.

‘Ölüm istemiyoruz’

Kürtlerin barış ve birlik istediğine dikkat çeken Yıldırım, Kürtlerin topraklarını başkalarına peşkeş çekmeyi, satmayı bırakması gerektiğini belirtti. Yıldırım, “Anneler her zaman acı çekiyor. O nedenle anneler barış istiyor. Ölüm çare değildir. Biz ölüm istemiyoruz. Çare ölümde değil barış ve birliktedir. Ölüm kimden ve nereden gelirse gelsin yaşanmasını istemiyoruz” dedi. Savaş politikaları doğrultusunda ölüm ve tutuklamaların arttığını ifade etti.

‘Türkiye’nin Rojava’ya girme hakkı yok’

Barış Annesi Rahime Aksu ise artık savaşın durmasını istediklerini vurgulayarak, Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılara işaret etti. Aksu, Türkiye’nin Rojava’ya girmeye hakkı olmadığını dile getirirken, Türkiye’nin Efrîn’e yönelik saldırılarını hatırlattı. Aksu, şöyle devam etti: “Zeytin ağaçlarımızı yıkıp yaktılar, doğamızı katlettiler. Bunu yapmaya hakları yok. Artık başkalarının toprağını istila etmeyi bıraksınlar. Efrîn’i mahvettiler. Oradaki insanlar göç etmek zorunda kaldı. Her gün uçaklarla bombalar yağdırıyorlar ve insanları katlediyorlar. Daha yeni Qamişlo’da üç insan katlettiler. Bu nedenle tüm Kürtlerin bir olması gerekiyor. Savaşın bir an önce durması lazım. Savaş insanları öldürdüğü gibi yoksullaştırıyor da.”

MÊRDÎN

 

#Barış #Annelerinden #suikastlara #tepki #Kürtler #saldırılara #karşı #birlik #olmalı