Ana Sayfa Blog Sayfa 229

İHD’den Madımak açıklaması: Tüm sorumlulardan yargı önünde hesap sorulmalı

İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımının söz konusu olamayacağını aktaran İHD, “Madımak Oteli utanç müzesi olmalı’ ve ‘2 Temmuz ‘İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü’ olarak kabul edilmelidir’ açıklaması yaptı

İnsan Hakları Derneği (İHD), 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Etkinlikleri için Madımak Oteli’nde kalan 33 Alevi aydının katledilmesinin yıldönümüne dair açıklama yayınladı. Açıklamada, 30 yıldır süren davanın 2012 yılında zaman aşımına uğratıldığı hatırlatılarak, insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımının olmayacağı belirtildi.

‘İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı yoktur’

15 bin saldırganın olduğu davada sadece 124 sanık hakkında dava açıldığı hatırlatılan açıklamada, “15 bin saldırgan olduğu söylenirken sadece 124’ ü hakkında dava açıldı. Dava sanıklarından Ali Kurt ve Mevlüt Atalay pişmanlık yasasından yararlanmak için mahkemeye yaptıkları başvurularında olayda Hizbullah, İslami Hareket Teşkilatı ve Kaplancılar gibi örgüt bağlantılarını anlattılar, ancak mahkeme ‘olayda örgüt yok’ dedi. Olay sonrası tutuklanan 124 saldırgandan birçoğuna hafif cezalar verilerek, ağır tahrik indirimleri uygulandı. 33 sanık hakkında idam cezası verildi ancak bu ceza, sonrasında müebbet hapse çevrildi. İdam cezası alan sanıklardan 8’i 1997 yılında tahliye edildi ve bir daha yakalanmadılar. Mahkeme 2012 yılında, yakalanmayan 7 saldırgan hakkında zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verdi ve dosyayı kapattı. Davada firari üç sanık yurtdışında olduğu için dosya kapatılamadı; dava Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam ediyor. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı söz konusu değildir” denildi.

‘Tüm sorumlulardan yargı önünde hesap sorulmalı’

Açıklamada, İHD’nin 2 Temmuz gününü “İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü” olarak ilan ettiği belirtilerek, şunlar kaydedildi. “Unutmamak ve unutturmamak için, adalet için, yeni katliamların önlenebilmesi için defalarca dile getirdiğimiz taleplerimizi Sivas/ Madımak Katliamında katledilen canlarımızı 30. yılında anarak, bir kez daha yineliyoruz. Türk Ceza Kanunu’nda yer alan İnsanlığa Karşı Suçlara ilişkin yasa maddesi ‘hangi tarihte gerçekleştiğine bakılmaksızın insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı söz konusu edilemez’ şeklinde yeniden düzenlenmelidir. Sivas Katliamı davası yeni baştan ele alınmalı, cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, emniyet müdürü, vali dahil tüm sorumlulardan yargı önünde hesap sorulmalı, adalet sağlanmalıdır. Devletin ve toplumun geçmişle yüzleşmesinin sağlanması bakımından Hakikat Komisyonu kurularak katliamın bağlantılarını da içeren gerçeğin açığa çıkarılması sağlanmalıdır. Madımak Oteli ‘Utanç Müzesi’ yapılmalıdır. Gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı ve 2 Temmuz günü ulusal düzeyde ‘İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü’ olarak kabul edilmelidir. İHD olarak hakikatin ortaya çıkarılması mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade ediyoruz.”

HABER MERKEZİ

#İHDden #Madımak #açıklaması #Tüm #sorumlulardan #yargı #önünde #hesap #sorulmalı

Seferihisar’da makilik alanda yangın

Seferihisar’da, makilik alanda çıkan yangın, ekipler tarafından kontrol edilmeye çalışılıyor

İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı Doğanbey Payamlı beldesindeki makilik alanda bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı ekipler sevk edilirken, yangına 2 uçak, 2 helikopter ve 4 arazöz ile müdahale ediliyor.

HABER MERKEZİ

#Seferihisarda #makilik #alanda #yangın

Adıgüzel Erbaş Dede Hakk’a yürüdü

Seyit Sultan Söylemezoğlu Ocağı pirlerinden Adıgüzel Erbaş Hakk’a yürüdü. Erbaş, solunum ve böbrek yetmezliği nedeniyle Çorum Erol Olçuk Eğitim ve Araştırması Hastanesi’nde tedavi görüyordu.

Seyit Sultan Söylemezoğlu Ocağı pirlerinden Adıgüzel Erbaş, sağlık sorunlarıyla nedeniyle tedavi gördüğü Çorum Erol Olçuk Eğitim ve Araştırması Hastanesi’nde öğleden sonra Hakk’a yürüdü.

Adıgüzel Erbaş Dede’nin cenazesi, yarın saat 11.00’de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Cemevinde yapılacak erkan sonrasında Alaca ilçesindeki Karatepe köyünde toprağa sırlanacak.

PİRHA/İSTANBUL

Milletvekili Celal Fırat: Aleviler, katliamın aydınlatılmasını istiyor

Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat, Sivas Katliamına ilişkin adalet talebini yineleyerek, “Madımak Oteli’nde yaşananlar katliamdır ve Aleviler bu katliamın aydınlatılmasını istiyor” dedi.

Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Celal Fırat, 2 Temmuz Sivas Katliamına dair sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Fırat, Alevilerin adalet bekleyişinde olduklarını belirtti.

Celal Fırat, “Biz Aleviler adalet istiyoruz. Ancak bizim istediğimiz adalet Yezidin zıtlıklarına, fikirlerine, eylemlerine hayal ve hırslarına bulaşan dalet değil. Dil, din, renk ve ırk sınırlarını da aşan Pir Sultan’ın adaletidir. Sivas Madımak Otelinde yaşananlar bir katliamdır. Aleviler bu katliamın aydınlatılmasını ve adaletin yerini bulmasını istiyor, bunu bekliyor” ifadelerini kullandı.

(HABER MERKEZİ)

17. Cogi Baba Kültür Festivali yoğun katılımla gerçekleşiyor

17’inci Cogi Baba Kültür Festivali, Sivas İmranlı’da çok sayıda yurttaşın katılımıyla başladı. Festivalde, 2 Temmuz günü Madımak Oteli önünde gerçekleşecek anmaya katılım çağrısı yapıldı.

Sivas İmranlı’da 17’inci Cogi Baba Kültür Festivali, ‘Lokmanı Al Gel Bölüşelim, Bağlamanı Al Gel Söyleşelim” şiarıyla gerçekleşiyor.

Festivale Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez’in yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

17’inci Cogi Baba Kültür Festivali’nin açılışı Dertli Divani’nin çerağ uyandırarak gülbenk vermesi ile başladı.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından güvenlik gerekçesi bahane gösterilerek engellenen Cogi Baba Festivali ancak 2022 yılında yeniden yapılabildi. 

“DİZ ÇÖKMEZ, BOYUN EĞMEZ İRADEYE SAHİPSİNİZ”

Festivale katılan Alevi kurum başkanları Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için yapılacak anmaya çağrıda bulundu.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, herkesi 2 Temmuz günü Madımak Oteli önünde gerçekleşecek anma programına davet ederken, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ise, “Diz çökmez, boyun eğmez bir iradesiniz. Bu iradeyi selamlıyorum. Bütün canları Madımak’ta gerçekleşecek anmaya sazları ile bekliyoruz” diye konuştu.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez de, ülkenin demokrasiye ihtiyacını olduğunu ifade ederek, “Böyle bir festivalin gerçekleşmesi çok değerli. Bir olmak, iri olmak, diri olmak en çok ihtiyacımız olan şeydir. Türkiye’nin Alevilere, demokrasiye, laikliğe, hukuka ihtiyacı var. Bu çeşitliliği koruyacakta sizlersiniz” dedi.

Festival sanatçıların eserlerini seslendirmesiyle devam ediyor.

PİRHA/SİVAS

Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler İstanbul’da anılacak

Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için yarın İstanbul Sarıgazi Mahallesi’nde anma etkinliği düzenlenecek. 

Aydın, yazar, gazeteci ve sanatçıların da aralarında olduğu 33 kişinin katledildiği Sivas Katliamı’nın 30’uncu yıl dönümünde siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri, “Unutma unutturma” şiarıyla İstanbul’da anma etkinliği gerçekleştirecek.

Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emek Partisi (EMEP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Türkiye Komünist Partisi (TKP), HALKEVLERİ, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Kaldıraç, Partizan, Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği (AKA-DER) gibi siyasi parti ve STÖ’lerin olacağı anma etkinliği, 2 Temmuz saat 18.00’de Sancaktepe ilçesinde bulunan Sarıgazi Mahallesi’nde yapılacak.

YÜRÜYÜŞ YAPILACAK

Toplanma yeri Vatan İlkokulu olarak belirlenen etkinlikte, Demokrasi Caddesi’nden yürüyüş gerçekleştirilecek.

ANMAYA ÇAĞRI

Etkinliğe katılım çağrısı yapan tertip komitesi, “Gericiliğe, baskı ve sömürüye, şovenizme, cinsiyetçi ve ayrımcı politikalara karşı örgütlen. 30’uncu yılında Sivas Katliamı’nı unutma, unutturma. Katliamın yıl dönümünde unutmadığımızı bir kez daha haykıracağız” açıklaması yaptı.

(HABER MERKEZİ)

Alevi kurum başkanlarından çağrı: 2 Temmuz’da bütün canları Sivas’a bekliyoruz

Alevi kurum başkanları, 30. yılında Madımak Katliamı’nı lanetlemek ve yakılarak katledilen canları anmak için herkesi Sivas’a, Madımak Oteli önünde yapılacak anmaya çağırdı. Yapılan çağrıda, “Sivas Katliamı’nı unutmamak ve unutturmamak adına herkesi 2 Temmuz günü bağlamalarıyla Madımak önüne bekliyoruz” denildi.

2 Temmuz 1993’te radikal İslamcı güruhun Madımak Oteli’ni ateşe vererek 33 insanı katletmesinin üzerinden 30 yıl geçti. Alevi kurumları, Sivas Katliamı’nın 30. yılında hayatını kaybedenleri anmak için katliamın yapıldığı Madımak Oteli önünde kitlesel anma yapacak.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez 30. yılında Madımak Katliamı’nı lanetlemek ve yakılarak katledilen canları anmak için herkesi Sivas’a, Madımak Oteli önünde yapılacak anmaya çağırdı.

“HERKESİ 2 TEMMUZ’DA MADIMAK ÖNÜNE BEKLİYORUZ”

ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Sivas Madımak Katliamı’nın 30. yılında bu topraklarda yeniden acılar yaşanmaması için hesap sormak, unutmamak ve unutturmak adına herkesi 2 Temmuz günü bağlamalarıyla Madımak önüne bekliyoruz” dedi.

2 Temmuz 1993 yılında Sivas’ta Türkiye tarihinin en büyük katliamlarında birisinin yapıldığını söyleyen AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “33 aydın ve sanatçı Madımak’ta diri diri yakıldı. 30. yılında Madımak Katliamı davasında zaman aşımı tehlikesiyle karşı karşıyayız. 2 Temmuz’da Sivas Katliamı’nı unutmamak ve unutturmamak için bağlamanı al Sivas’a gel, sen yoksan bir eksiğiz” diye belirtti.

“İNSANLIĞA KARŞI İŞLENMİŞ SUÇLARDA ZAMAN AŞIMI OLMAYACAĞINI HAYKIRALIM”

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bağlamanı al gel. Sivas için adalet, herkes için adalet demeye devam edelim. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımı olmayacağını haykıralım. Laiklik, demokrasi ve özgürlük için gelin canlar bir olalım” diye ifade etti.

HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ise, “Bu topraklarda yaşanan en büyük katliamlardan biri olan Sivas Madımak Katliamı’nı unutmamak için bu yıl da Sivas’ta olacağız. 2 Temmuz’da bütün canları Sivas’a bekliyoruz” diye konuştu.

PİRHA/İSTANBUL

Hasta tutuklular için duyarlılık çağrısı yapıldı

Hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla İstanbul ve Ankara’da yapılan eylemlerde hasta tutuklular Süleyman Ayaz ve Şeyhmus Koç’un durumuna dikkat çekildi. Tutuklular için duyarlılık çağrısı yapıldı

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri “F Oturumu” eyleminin 588’incisini dernek binası önünde gerçekleştirdi.

Bu haftaki eylemde Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ağır hasta tutuklu Süleyman Ayaz’ın sağlık durumuna dikkat çekildi.

Tecrit bir işkence yöntemi

Açıklamada konuşan İHD İstanbul Şubesi yöneticisi Cüneyt Yılmaz, cezaevleri ve ülke genelinde hak ihlallerinin artarak devam ettiğini belirtti. Yılmaz, ilk olarak PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridi eleştirdiği için gazeteci Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına değindi. Yanardağ’ın tutuklanmasının yalnızca düşünce ve ifade özgürlüğüne dönük bir baskı olmadığına dikkat çeken Yılmaz, “Yanardağ’ın tutuklanması aynı zamanda Türkiye’deki İmralı tecrit sistemi ve nedenleri yanında, hapishanelerde yaygın uygulanan bir işkence yöntemi olan tecrit hakkında toplumun bilgilenmesini ve tartışmasını da engelleme çabasıdır” dedi.

Ayaz te kişilik hücrede tutuldu

Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ağır hasta tutuklu bulunan Ayaz’ın ileri derecede kemik erimesi ve astım hastası olduğunu söyleyen Yılmaz, Ayaz’ın 6 Şubat depremlerinin ardından Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden tek kişilik hücre yapısına sahip olan Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiğini söyleyen Yılmaz, Ayaz’ın, buradaki cezaevi koşullarına bağlı olarak nefes darlığı başta olmak üzere şikayetlerinin arttığını ve ciddi kilo kaybı yaşadığı bilgisini paylaştı.

Ayaz’ın cezaevine sevk edilmesinin ardından ailesinin ekonomik nedenlerden dolayı görüşlere gitmekte zorlandığını belirten Yılmaz, Ayaz’ın annesi ile vasisinin aktarımlarına dikkat çekti.

Kamuoyuna duyarlılık çağırısı

Ayaz’ın gereken tedavi, bakım ve yaşam olanaklarına erişemeden cezaevinde geçirdiği her günün yaşamında daha fazla tehdit oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, “Hasta tutuklu Süleyman Yılmaz ve bütün ağır hasta, engelli ve yaşlı tutukluların serbest bırakılarak, sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz” dedi.

Koç’un durumuna dikkat çekildi

Ankara’da ise Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 460’ncı haftasında İnsan Hakları Derneği (İHD) Şube önünde basın açıklaması düzenledi. İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut, bu hafta Giresun\Espiye L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan ağır hasta tutuklu Şeyhmus Koç’un durumuna dikkat çekti.

Bedeninde şarapnel parçaları var

Turgut, Koç’un 2016 yılından bu yana tutuklu bulunduğunu, ilk olarak Tokat T Tipi Kapalı Cezaevine, oradan da Bafra T Tipi Kapalı Cezaevine sevk edildiğini belirterek, “Parmaklarında kopukluklar var, kollarında ve göğsünde şarapnel parçaları bulunmaktadır. Ayrıca astım ve migren hastasıdır. Şeyhmus Koç’un yaşamını en zorlayan hastalıkların başında yaşamış olduğu psikolojik rahatsızlıkları gelmektedir. Ailesi tarafından yapılan ziyaretlerde ve telefon görüşmelerinde durumunun ağırlaştığının görünür hale geldiği ifade edilmiştir” dedi.

Koç’a 2 yıl önce Anksiyete bozukluğu teşhisi konulduğunu dile getiren Turgut, “Ailesine çok uzak bir hapishanede tutulması da sağlık durumunu daha ağırlaştırıyor. Ailesi ziyarete gidemiyor bu da psikolojik açıdan aile desteğini engelliyor” diye konuştu. Turgut, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Uzman doktorlar tarafından tam teşekküllü hastanede tedavi edilmesini, hastalığının tam olarak tedavisi için rutin kontrollerinin yapılmasını ve iyileşme sağlanacak şekilde tedavilerinin aksatılmadan gerçekleştirilmesini talep ediyoruz. ”

İSTANBUL/ANKARA

#Hasta #tutuklular #için #duyarlılık #çağrısı #yapıldı

KNK’den açlık grevinde olan Dağ ve Er için çağrı

KNK, 45 gündür açlık grevinde olan Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er’e ilişkin Hewlêr yönetimine çağrıda bulunarak,  her iki gencin de cezaevindeki diğer tutuklularla eşit haklara sahip olması gerektiğini belirtti

Hewlêr cezaevinde tutuklu bulunan Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er, KDP’nin baskı politikalarına, tek tip elbise dayatmasına ve kötü muamelelere karşı açlık grevi eylemleri 45’inci gününde devam ederken sağlık durumları da gün geçtikçe kötüye gidiyor. Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er’e ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er isimli İki Kürt genci 45 gündür açlık grevinde ve gün geçtikçe sağlık durumları kötüye gidiyor. Hewlêr’deki Türk büyükelçiliği yetkilisini öldürmekle suçlanan iki Kürt genç tutuklandı. Öldürülen kişi ise Güney Kürdistan’da ajanlaştırma çalışmaları yürüten Türk MİT’i üyesiydi. Ellerinde birçok Kürt yurtseverin kanı vardı.

Her iki genç, 2019’un yaz ayında Hewlêr yönetimi tarafından tutuklanarak idam cezasına çarptırıldı. Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er, tutuklandıkları günden bu yana temel haklarının ihlal edilmesiyle gündeme geliyor. Dağ ve Er kendilerine yönelik kötü muamelelere karşı 18 Mayıs 2023’te süresiz açlık grevine başladı. Dağ ve Er’in açlık grevi eylemleri 45’inci gününde devam ediyor. Sağlık durumları ise gün geçtikçe kötüleşiyor.

Tutuklu hakları konusunda Hewlêr yönetimi başta olmak üzere parti, örgüt, kurum ve bu konuda yetki ve söz sahibi olanlara çağrımız, her iki gencin de cezaevindeki diğer tutuklularla eşit haklara sahip olması gerektiğidir. Eğer aynı prensip ile her iki gence sahip çıkamaz ve onların sesi olamazsak kötü sonuçlar ortaya çıkacaktır.

Cezaevinde tutuklu bulunan her iki gencin haklarını savunmayı insani bir görev olarak görüyor ve insan haklarına inanan herkesin gençlerin haklarına sahip çıkması gerektiğine inanıyoruz.”

Kaynak: RojNews

#KNKden #açlık #grevinde #olan #Dağ #için #çağrı

Manisa’da bir kamyonda yangın çıktı: Bin 500 tavuk öldü

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde seyir sırasında alev alan kamyondaki bin 500 tavuk yanarak öldü

Denizli’den İzmir yönüne giden, canlı tavuk yüklü bir kamyon, saat 05.30 sıralarında Alaşehir-Sarıgöl kara yolu Çataltepe mevkisinde lastiklerinden alev aldı.

Kısa sürede alevler, tüm dorseyi sararken, yangını fark eden sürücü, aracı yol kenarına çekip, dorseyi kamyon kasasından ayırdı. İhbar sonrası gelen itfaiye ekipleri, alevleri söndürdü. Ancak bin 500 tavuk yanarak hayatını kaybetti.

MANİSA

#Manisada #bir #kamyonda #yangın #çıktı #Bin #tavuk #öldü