Ana Sayfa Blog Sayfa 234

Buldan: Eylül’de değişim başlayacak, belediye seçimlerinde her yerde aday çıkaracağız

Wan’da bayramlaşma programına katılan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Eylül ayından kongreye gideceklerini belirterek, ‘Yeni bir süreç başlayacak’ dedi ve belediye seçimlerinde her yerde aday çıkaracaklarını söyledi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, bayram ziyaretleri kapsamında dün geldiği Wan’da halk buluşmalarına katılıyor. Bugün sabah saatlerinde Erdîş (Erciş) ilçesine geçen Buldan, buradaki bayramlaşma programına katıldı.

Buldan, bayramın ülkeye barış ve özgürlük getirmesi temennisinde bulunarak, “Çünkü ülkenin barışa ve özgürlüklere ihtiyacı var. Mevcut yönetimden kaynaklı baskıların, şiddet ve inkar politikasının devam ettiği bir dönemi yaşıyoruz. Bu anlayışı, zihniyeti değiştirmek, bu ülkeye barışı ve özgürlükleri getirmek mücadeleyle sağlanır. Mücadelemizi kaldığı yerden devam ettirmek gibi bir sorumlulukla karşı karşıyayız. 2023 seçimleri önümüzde büyük bir fırsattı. Bu fırsatı değerlendirmek üzere büyük bir çalışma yürüttük ancak karşımızdaki AKP-MHP iktidarı devletin bütün olanakları ve imkânlarını kullanarak iktidar oldular. Devletin bütün imkânlarını diyoruz, çünkü seçim çalışmalarında bunu gördük” diye konuştu.

‘Eksikliklerimiz oldu’

AKP-MHP’nin seçimlerde devletin imkanlarını kullanmanın yanında muhalefete ve özellikle de HDP’ye yönelik büyük bir haksızlık ve hukuksuzluk yaptığını kaydeden Buldan, “HDP’nin kapatma davasını askıda bırakarak bizim seçimlere HDP adıyla girmeyip Yeşil Sol Parti’yi tercih etmemizde elbette ki AKP’nin büyük bir payı var. Çünkü HDP, kapatma davasıyla karşı karşıya olan bir partiydi. HDP ile seçimlere girmiş olsaydık biliyoruz ki; HDP’yi anında kapatacaklardı ve bizi seçime sokmama yönünde bir karar alacaklardı. Ancak biz, halkımıza verdiğimiz söz doğrultusunda, ‘halkımızı tercihsiz bırakmayacağız’ dedik ve Yeşil Sol Parti’yi tercih ettik. Elbette eksikliklerimiz var. İstediğimiz sonucu elde edemedik. Bunda hem Yeşil Sol ile girmenin hem aday belirleme yöntemi gibi birçok faktörün olduğunu ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘Eylül’de kongreye gideceğiz’

Seçimden sonra yaşanan eksiklikleri toplantılarında ele aldıklarını dile getiren Buldan, “Bu konuda yeni kararlar aldık. Bu kararlarla birlikte kongreye gideceğimizi ifade ettik. Kongrede, yeni bir planlama ve yeni bir anlayışla yeni yüzlerle, yeni canlarla bu süreci karşılamak üzeri bir değişim ve dönüşümü başlatmak üzere bir süreç başlayacak. Muhtemelen Eylül ayı gibi kongremizi gerçekleştirip, HDP ile mi yola devam edeceğiz, Yeşil Sol’la mı devam edeceğiz, Yeşil Sol’un ismi mi değişecek? bütün bunlar şu an tartışma konusu. Bir komisyon kurduk. Bu komisyonumuz çalışmalarını sürdürüyor” şeklinde konuştu.

‘Her yerde aday çıkaracağız’

Eylül’de gerçekleştirecekleri kongreden sonra yeni bir seçim sürecinin başlayacağına dikkat çeken Buldan, “Yerel seçimler elbette ki hepimiz açısından önemli. İktidar bir kez daha devletin bütün imkanlarını kullanmaya çalışacak. Biz de, bütün illerimizde büyükşehirler başta olmak üzere her yerde adaylarımızı çıkararak bu mücadelenin içerisinde varlığımızı ve mücadelemizi bir kez daha ispat etmek üzere, bu seçimlerde iyi bir çalışma temposuyla büyük bir başarı elde etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından Bêgirî’ye (Muradiye) ilçesine geçen Buldan, burada da halka seslendi. Halkın bayramını kutlayan Buldan, ardından Ebex (Çaldıran) ilçesine giderek parti binası önünde halkla buluştu.

Buldan, yarın da Qelqelî (Özalp) ve Serav (Saray) ilçelerinde halk buluşmalarına katılacak.

WAN

#Buldan #Eylülde #değişim #başlayacak #belediye #seçimlerinde #yerde #aday #çıkaracağız

‘Öcalan üzerindeki tecrit hukuk katliamıdır’

İstanbul’da halkla bayramlaşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin hukuk katliamı olduğunu belirtti

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, partisi ile Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) İstanbul İl Örgütü’nün Kurban Bayramı vesilesiyle il binalarında düzenlediği bayramlaşma programına katıldı. Bayramlaşma programına demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin yakınları, partilerin yöneticileri ile yurttaşlar katıldı.

Bayramlaşma sonrası konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılçgün Uçar, ülkede temel hak ve özgürlükler başta olmak üzere tarihsel birçok sorunun varlığına dikkat çekti. Mevcut AKP iktidarı ile bu sorunların daha da derinleşerek artacağını belirten Uçar, “Türkiye’de yaşayan halklar ve inançların kimliği ile anadil hala inkar edilirken, ne yazık ki inançlar hala istediği gibi yaşam bulamıyor. Dolayısıyla seçime doğru giderken, var etmiş oldukları yüzyılın başlangıcında bile sorunun değişmeyeceğini, tam tersine bütün toplum açısından daha da tehdit içeren bir dönemle karşı karşıyayız” diye belirtti.

‘Bu ülkedeki herkes bu büyük resmi görmelidir’

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridi eleştirdiği için gazeteci Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına değinen Uçar, Yanardağ’ın tutuklanmasının ülkedeki hukuksuzluğun bir örneği olduğuna işaret etti. Uçar, “Ama bizim açımızdan en önemli olan şey Sayın Öcalan’ın yaşamış olduğu hukuksuzluktur ki bu bir hukuk katliamıdır. Dolayısıyla biz sadece Kürtler açısından değil, bu ülkede yaşayan herkesin tecritteki büyük resmi görmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu hukuk katliamı ile baş etmediğimiz sürece bugün Merdan Yanardağ, yarın başka insanlar bu hukuksuzluğu yaşamaya devam edecek” dedi.

‘Daha güçlü mücadele’

Uçar, iktidarın Kürtlere ve Kürtlerin değerlerine yönelik bir nefret tutumu içerisinde olduğunu ve bu durumun bayram döneminde de sürdürdüğünün altını çizerek, yeni dönemde iktidara karşı daha güçlü mücadele edeceklerini belirtti.

İSTANBUL

 

#Öcalan #üzerindeki #tecrit #hukuk #katliamıdır

İstanbul Sözleşmesi iptal edileli 2 yıl oldu: En az 600 kadın katledildi

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin üzerinden 2 yıl geçti. Kadın örgütlerinin verilerine göre, kadına yönelik şiddet ve katliamlarda büyük artışlar yaşandı 

İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nin AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla yürürlükten kaldırılmasının üzerinden 2 yıl geçti. Türkiye 1 Temmuz 2021’de İstanbul Sözleşmesi’nden resmen çekilmiş oldu. AKP iktidarının kadınlara ve kazanımlarına dönük politikalarının bir parçası olan sözleşmenin kaldırılması, kadına yönelik şiddetin artmasına neden oldu.

Şüpheli ölümler de yükseldi

Meclis Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi Candan Yüceer’in 8 Mart 2023 tarihli komisyon toplantısında açıkladığı rapora göre; AKP iktidarı boyunca 7 bin 990 kadın erkekler tarafından katledildi. Nitekim bu sayı, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından arttı. Sözleşmenin kaldırılmasının üzerinden geçen 2 yılda kadın örgütleri ve haber ajanslarının verilerine göre; en az 600 kadın katledildi, en az 400 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

Faillerin önü açıldı

Jinnews’in şiddet çetelesine göre, iki yıllık süreçte 692 kadın katledildi, 408 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) verilerine göre; sözleşmenin kaldırıldığı 1 Temmuz 2021 ile 2023 yılının Mayıs ayına kadar olan süreçte, 608 kadın erkekler tarafından katledildi, 463 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

Şiddetten Ölen Kadınlar için Dijital Anıt’ın verilerine göre, sözleşmenin kaldırılmasından sonra geçen süreçte 610 kadın katledildi.

Hesap verecekler

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin üzerinden geçen iki yılda yaşananları ve kadınların buna karşı mücadelesini Kadınlar Birlikte Güçlü’den Özengül Ergün, Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Esra Solin Dal’a değerlendirdi.

İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediklerini söyleyen Ergün, “İstanbul Sözleşmesi’ni kaldıran, haklarımıza, kazanımlarımıza saldıran, her gün kadın düşmanı söylemlerle erkekliği yeniden üreten iktidar, yaygınlaşan erkek şiddetinin sorumlusudur. Hesap verecekler, düşmanlaştırıcı politikalar için, akladıkları failler için, kaybettiğimiz kadınlar için hesap verecekler” dedi.

Meydanları terk etmeyeceğiz

İstanbul Sözleşmesi’nin ardından 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu’nun hedef alınmasının da erkek şiddetini arttıracağını vurgulayan Ergün, son olarak şöyle dedi: “Bizler haklarımıza sahip çıkarak, sokakları da meydanları da duruşma salonlarını da terk etmeyeceğiz. Eşit ve özgür bir dünya isteğimizden, hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

İSTANBUL/MA

 

 

#İstanbul #Sözleşmesi #iptal #edileli #yıl #oldu #kadın #katledildi

Taliban cesur olduğumuzu hatırlamalı

Taliban’ın kız çocuklarına okulu yasaklaması üzerine okulu bırakmak zorunda kalan 9 yaşındaki Aişa Axagol, şimdi yeğenlerine okuma yazma öğretiyor: Taliban, onların hayal ettiklerinden daha cesur olduğumuzu hatırlamalı. 

Taliban’ın yönetime el koyduğu 2021 yılında 9. sınıf öğrencisi olan Aişa Axagol, sonrasında köyündeki diğer kız çocukları gibi okulu bırakmak zorunda kalanlardan. NûJinha’dan Baharin Lehib’e konuşan, ailesiyle birlikte tarlada çalışan Aişa Axagol şunları söyledi: “Taliban, biz kızların okula gitmesini engelledi. Ama ben evde yeğenlerim ve kuzenlerime ders veriyorum. Bildiğim her şeyi onlara öğretiyorum. İngilizce bilen yeğenim bize İngilizce öğretiyor.”

Kadınlara örnek oldular

Aişa Axagol’un ve yeğenlerinin evde birbirlerini eğitmeleri diğer kadınlara da örnek olur ve başka evlerde de eğitimler yapılmaya başlanır. Eğitimine devam etmek istediğini anlatan Aişa Axagol bu konuda kadınların verdiği mücadeleyi de yakından takip ediyor.

Pes etmemeyi öğrendim

“Kadınlar tarafından birçok eylem yapıldı. Taliban kadınlara saldırdı” sözleriyle süreci özetleyen Aişa Axagol son olarak şöyle söyledi: “Taliban, onların hayal ettiklerinden daha cesur olduğumuzu hatırlamalı. Ülkemin mücadeleci kadınlarından ve İranlı kardeşlerimden pes etmemem gerektiğini öğrendim. Bu da yasaklara rağmen hayatım için bir rota oluşturmamı sağladı.”

KABİL

#Taliban #cesur #olduğumuzu #hatırlamalı

Boşanmak istediği erkek tarafından vurulan kadın hayatını kaybetti

Adana’da boşanma aşamasındaki eşinin silahla yaraladığı kadın hayatını kaybetti

Adana’da bir hafta önce boşanma aşamasındaki eşinin tabancayla yaraladığı kadın, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Merkez Seyhan ilçesi Fevzipaşa Mahallesi’ndeki evinde boşanma aşamasındaki eşi Erhan Arslan (25) tarafından tabancayla vurulan Nuriye Arslan (30), tedavi gördüğü Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki yaşam mücadelesini kaybetti.

Kadının cenazesi, otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Erhan Arslan, boşanma aşamasındaki eşi Nuriye Arslan’ı 23 Haziran’da tabancayla yaralayıp aynı silahla intihar etmişti.

ADANA

#Boşanmak #istediği #erkek #tarafından #vurulan #kadın #hayatını #kaybetti

Meksika’da aşırı sıcaklar nedeniyle 112 kişi hayatını kaybetti

Meksika’da aşırı sıcakların neden olduğu ölümler artarken, Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador, kendi yönetimine karşı yürütülen olumsuz  bir medya kampanyası olarak niteledi

Meksika Sağlık Bakanlığı, ülkede son iki haftada bazı bölgelerdeki hava sıcaklıklarının 50 dereceye yaklaşması nedeniyle en az 100 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Bakanlığın açıklamasında, ölümlerin üçte ikisinin 18-24 Haziran tarihleri arasında, geri kalanının ise bir önceki hafta meydana geldiği belirtildi.

Euronews’te geçen habere göre, Meksika Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador aşırı sıcaklardan ölümlerin arttığına dair haberlerin gerçek dışı olduğunu öne sürerek bunun kendi yönetimine karşı yürütülen bir olumsuz medya kampanyası olduğunu iddia etti

Sıcaklar rekor seviyeye ulaştı

Ulusal medya bunaltıcı hava dalgasının ülkenin kuzeybatısı ile güneydoğusunu etkisi altına aldığı ve rekor seviyeye ulaşan sıcaklıklar nedeniyle can kayıplarının en az 112 olduğunu aktardı.

Geçen yılın aynı döneminde sıcaklığa bağlı sadece bir ölüm vakası kaydedilmişti.

Hayatını kaybedenlerin 45 ila 64 yaş aralığında olduğu ve vakaların büyük bir kısmının sıcak çarpmasına bağlı olarak yaşamını yitirdiği bir kısmının ise vücuttaki su kaybı ile bağlantılı olduğu bilgisi paylaşıldı.

Kuzeydeki şehirlerde sıcaklıklar hala çok yüksek seviyelerde seyrederken Sonora eyaletine bağlı Aconchi kasabası çarşamba günü 49 santigrat dereceyi görmüştü.

Bakanlık tarafından gecikmeli olarak açıklanan rapor, son iki haftada sıcaklığa bağlı ölümlerde önemli bir artış olduğunu da gösteriyor.

DIŞ HABERLER

 

 

#Meksikada #aşırı #sıcaklar #nedeniyle #kişi #hayatını #kaybetti

Fransa’da protestolar devam ediyor

Fransa’da polis ateşi sonucu ölen genç için ‘intikam’ isteyen eylemciler üçüncü gece yaptıkları eylemlerde araçları, binaları ve çöp bidonlarını ateşe verdi

Fransa’nın başkenti Paris’te çarşamba günü 17 yaşındaki Kuzey Afrika kökenli bir gencin polis tarafından vurularak öldürülmesi sonrası patlak veren gösteriler üçüncü gününde de devam etti.

Macron’dan kriz toplantısı

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dinmeyen gösterilerle ilgili olarak bakanlarla yeniden kriz toplantısı düzenleyeceğini duyurdu. Euronews’te geçen habere göre, Avrupa Birliği zirvesine katılmak için Brüksel’de bulunan Macron, bugün yerel saatle 13.00’te başlayacak toplantı için ziyaretini erken kesecek.

667 kişi gözaltına alındı

İçişleri Bakanı Gerald Darmanin dün gece yaşanan olaylarda ülke çapında 667 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.  Fransız Le Figaro gazetesi tutuklananların çoğunun yaşları 14 ile 18 arasında değişen gençler olduğunu yazdı. Ülke çapında en az 40 bin polis memurunun görevlendirildiği göstericileri dağıtmaya çalışan çevik kuvvet ekipleri, eylemcilere panzerler ve biber gazıyla müdahale etti.

İçişleri Bakanlığı olaylar sırasında 249 polis ve jandarma erinin yaralandığını duyurdu. Ancak hükümetin müdahalesi ve şiddetin durması için yaptığı çağrılar protestocuların öfkesini bastırmaya yetmedi.

‘Beyaz Yürüyüş’

Cezayir ve Fas kökenli Nael M.’nin öldürüldüğü Paris’in batısındaki banliyölerden Nanterre’de gencin ailesi tarafından gencin anısına barışçıl bir anma yürüyüşü düzenlendi. Nael M.’in ailesi tarafından düzenlenen “Beyaz Yürüyüş” olarak adlandırılan anma eylemine binlerce kişi katıldı. Eylemcilerin birçoğu üzerlerine “Nael için Adalet” ifadeleriyle birlikte gencin ölüm tarihinin yazılı olduğu tişörtler giydi.

‘Nael için intikam’

Barışçıl yürüyüşün ardından başlayan gösterilerde binalara “Nael için intikam” yazan protestocular, karanlığın çökmesiyle birlikte yeniden harekete geçti. Protesto eylemlerinde kalabalık gruplar havai fişek patlatarak araçları, kamu binalarını, bir banka ve çöp bidonlarını ateşe verdi.

Protestocular tarafından çıkarılan yangınlara müdahale etmek için görevlendirilen itfaiye, kent sakinlerinden acil bir durum olmadığı sürece yangın söndürme ekiplerini çağırmamalarını istedi.

Paris’teki bir banka gösteriler sırasında yağmalandı.Paris’in merkezinde bir spor mağazasına giren 14 kişi çaldıkları ürünlerle birlikte gözaltına alınırken, Rivoli caddesindeki mağazaların camlarını indiren 16 gösterici de yakalandı.

Eylemler bir çok kente sıçradı

Ülkeyi savaş alanına çeviren olaylar, başkent Paris’le sınırlı kalmadı ve Lyon, Marsilya, Lille, Toulouse gibi birçok büyük kente sıçradı. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Paris’teki bir otobüs deposu ile Lyon’daki bir tramvay deposu ateşe verildiği görüldü.

Marsilya’da turistik eski limanda gösteriler yapan gençler kafe ve mağazaları hedef aldı. Polis, göstericilere göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

Belçika sınırı yakınındaki Roubaix’de bir mini süpermarketin ateşe verilmeden önce yağmalandığı, Nantes’da da bir süpermarkete arabayla dalan kişilerin yağmalama yaptığı bildirildi.

Bazı kentlerde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Söz konusu yasağın 3 Temmuz’a kadar devam edeceği bildirildi.

Fransa’da polis şiddeti sonucu ölümler

Şiddet dolu gösteriler, büyük kentlerin çevresinde yaşayan daha düşük gelirli, ırksal olarak karışık banliyölerde ve insan hakları örgütlerinden gelen “polis şiddeti” ve “kolluk kuvvetleri içindeki sistematik ırkçılıkla” ilgili devam eden şikayetleri yeniden gündeme getirdi.

Nael M.’yi  trafik kontrolü sırasında silahla ateş açarak öldüren polis memuru, çıkarıldığı mahkemece ‘kasten adam öldürmek’ suçundan tutuklandı.

Olay, polisin silah kullanımını düzenleyen koşulların silbaştan gözden geçirilmesi çağrılarını da beraberinde getirdi.

Polis kayıtlarına göre, geçen yıl trafik kontrolü için durma talimatına uymadığından dolayı 13 kişi polis tarafından açılan ateş sonucu öldü.

Aynı koşullarda ölen kişi sayısı ise bu yıl Nael de dahil üç olarak açıklandı.

Polisin silah kullanma yetkisini genişleten yasa, ülkede meydana gelen bir dizi terör saldırının ardından 2017 yılında kabul edilmişti.

DIŞ HABERLER

#Fransada #protestolar #devam #ediyor

İddia: Soylu ekibi için Bahçeli devreye girdi

Gazeteci Tolga Şardan, Mustafa Çalışkan’ın Emniyet Genel Müdürü olmasına kesin gözüyle bakılırken, Bahçeli’nin devreye girdiğini belirtti

Seçimin ardından Emniyet Genel Müdürlüğü koltuğuna ilişkin atamada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin belirleyici olduğu öne sürüldü. Atamanın perde arkasını yazan T24 yazarı Tolga Şardan, şu kulis bilgisini aktardı:

“İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın atanmasıyla birlikte Süleyman Soylu ve ekibiyle ters düşen Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan’ın Emniyet Genel Müdürü olarak göreve getirilmesine kesin gözüyle bakılıyordu. En büyük aday Çalışkan’dı.

Çalışkan’ın bu göreve getirilmesi, Soylu’nun halen görevdeki ekibi için hiç iyi sonuçlar vermeyecekti. Gerçek bir tasfiye süreci başlayacaktı. Hatta usulsüz işlemlere imza attıkları bilinen kimi polis müdürlerinin cezaevine girmesi kaçınılmazdı.

Ancak, süreç farklı işledi. Çalışkan’ın adının geçtiği makama Eskişehir Valisi Erol Ayyıldız atandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Çalışkan üzerinde karar kıldığı herkesin malumu.

Bir ekleme yapayım, geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım Büyüteç’te, Soylu’nun ekibinin tasfiye fırtınasından kurtulmak için Cumhurbaşkanlığı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli nezdinde girişimde bulunduğunu dile getirdim.

Girişimlerden olumlu yanıt alamayan ekip, bu kez Soylu’yu devreye sokarak Bahçeli ile temas kurmasını sağladı. Bahçeli’nin Erdoğan’la on gün önce yaptığı görüşmeye kadar Çalışkan Emniyet Genel Müdürü olarak görünüyordu.

O güne kadar ‘İşlerine karışmayacağız’ diyen Bahçeli ile Erdoğan’ın görüşmesinin ardından Çalışkan devre dışı kaldı. Anlaşılan Bahçeli, Soylu’nun ekibinin korunması konusunda devreye girdi.

Sonrası zaten biliniyor. Çalışkan, Ankara’dan uzaklaştırılmak için vali yapılıyor!”

HABER MERKEZİ

#İddia #Soylu #ekibi #için #Bahçeli #devreye #girdi

Dağ ve Er’in açlık grevi eylemi 44’üncü gününde

Hewlêr cezaevinde tutuklu bulunan Mazlum Dağ ile Abdurrahman Er, KDP’nin dayattığı tek tipleştirme politikaları ile kötü muameleye karşı 44 gündür açlık grevindeler

Türkiye’nin Hewlêr Büyükelçiliği diplomatlarından Osman Köse’ye yönelik 17 Temmuz 2019’da silahlı bir saldırı düzenlendi. Saldırıda Köse, Irak yurttaşı Nerîman Osman ve Hewler’den Beşdar Ramazan hayatını kaybetti. Mazlum Dağ ile Abdurrahman Er bu saldırıların faili olarak tutuklanmıştı. Dağ ve Er, o tarihten bu yana Hewlêr cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er, kötü muamele ve tek tip elbise dayatmasına karşı 18 Mayıs’ta açlık grevine girdi. Talepleri hala karşılanmadığı için eylemleri 44’üncü gününde devam ediyor.

Mazlum Dağ, 23 Haziran’da ailesi ile yaptığı telefon görüşmesinde; durumlarının kötü olduğunu, hastanede doktor ve ilaç olmadığını, 10 gündür kendilerini kimsenin ziyaret etmediğini ve Er’in 20 kilo kendisinin ise 10 kilo kaybettiğini belirtmişti.

Her iki tutuklu, verilmeyen sözler, artan baskı ve hak ihlallerine karşı 13 Şubat 2022 tarihinde açlık grevinin bir üst aşaması olan ölüm orucuna girmişti. Kendilerine cezaevi idaresi tarafından koşullarının düzeltileceğine dair verilen sözden sonra 22 Şubat’ta eylemlerini sonlandırmışlardı.

Ancak Dağ ve Er, Cezaevi idaresi tarafından verilen sözlerin tutulmaması üzerine 28 Mayıs 2022 tarihinde tekrar açlık grevi eylemi başlatmışlardı. Talepleri idare tarafından kabul edilince eylemlerini 14’üncü günde sonlandırmışlardı.

DIŞ HABERLER

#Dağ #Erin #açlık #grevi #eylemi #44üncü #gününde

İranlı gazeteci Gûran: İranlı kadınların kaybedecekleri hiçbir şey yok

Gazeteci Şilêr Gûran, ‘jin Jiyan Azadî’ felsefesi İran halklarına ışık olduğunu, rejimin ‘Örtü ve İffet Yasası’nda yaptığı değişikliklerin kadın mücadelesini etkileyemeyeceğini söyledi

İran rejimi tarafından Kürt kadın Jîna Emînî’nin katledilmesinin ardından “Jin jîyan azadî” sloganıyla Rojhilat’ta başlayan ve dünyaya yayılan direniş, 9’uncu ayını geride bıraktı. Kadın öncülüğünde büyüyen direnişi kıramayan İran rejimi, yargı yoluyla yeni yaptırımları devreye koydu. İran rejiminin ‘Örtü ve İffet Yasası’nda yaptığı yeni değişiklikle, halka açık yerlerde başörtüsünü çıkaran her kadına ilk aşamada uyarı mesajı gönderilecek, örtü kurallarının ikinci kez ihlal edilmesi durumunda para cezası uygulanacak, ödeme yapılmaması durumunda bu ceza iki katına çıkarılarak banka hesabından kesilecek.

İranlı gazeteci Şilêr Gûran, kadın öncülüğünde süren direnişi ve İran rejiminin baskılarına dair Mezopotamya Ajansı’ndan Berivan Kutlu’ya değerlendirmelerde bulundu.

‘Kadınlar yıllardır hedefte’

İran’ın İslam Cumhuriyeti’ne dönüşmesinden sonra kadınların yıllardır hedef olduğunu dile getiren Gûran, bu durumun ekonomik baskılarla da sürdürüldüğünü söyledi. Gûran, İran rejiminin kadınların çalışma hayatında yer almasını başörtüsü şartına bağladığını belirterek, rejimin kadınları toplumdan dışlama ve baskı altına alma taktikleri geliştirdiğini kaydetti.

‘İran kadınlarının kaybedecek bir şeyleri yok’

İranlı kadınların yıllardır aile ve rejim kıskacında var olmaya çalıştığını ifade eden Gûran, “İranlı kadınların kaybedecek hiçbir şeyleri yok, en temel haklarından yıllardır mahrum bırakıldılar. Son 40 yılda, özellikle Jîna Emînî’nin katledilmesinden sonraki aylarda gördüğümüz gibi, iktidar hiçbir zaman rakip istemedi ve kadınların iradesine saygı göstermedi. Birçok kadın öldürüldü, hapsedildi ve dövüldü ancak kadınlar alandan ayrılmadı. İktidar kadınları rakip olarak görüyor ve bu yüzden bu yasayı çıkarttı. Kadın mücadelesinde aksamalar olsa da kesinlikle yeni iffet ve başörtüsü yasasının kadın mücadelesinin gidişatına bir etkisi olmayacak” diye konuştu.

‘Her gün kadınlar katlediliyor’

İranlı kadınların temel hedefinin eşitlik olduğunu vurgulayan Gûran, “Bu ülkede ‘namus’ adı altında her gün bir kadınlar katlediliyor, kadına yönelik şiddet her yıl onlarca kadının hayatına mal oluyor. Kamusal alanları kullanmada bile erkeklerle eşit değiller. İran’ın ataerkil hükümetinin yasası bu konularda kadınlara yaşama fırsatı tanımıyor ve her zaman erkekleri destekler. İranlı kadınlar, bu dindar ve anti-feminist hükümetin gölgesinde asla eşitliğe ulaşamayacaklarının bilincindeler” diyerek, kadınların rejimin değişmesi için mücadele ettiğini söyledi.

 ‘Jin Jiyan Azadî felsefesi ışık oldu’

Jîna Emînî’nin katledilmesinden sonra “Jin jiyan azadî” felsefesinin İran halklarına ışık olduğunu dile getiren Gûran, Bu slogan ve felsefe, geçmişten farklı olarak kadınları protestoların ön saflarına taşıdı. Jin jiyan azadî sloganı, toplumun özgürlüğünün kadının özgürlüğünden geçtiğini ifade ediyor. İran dışındaki kadınların İranlı kadınların eşitlik arzusunun sesi olmalarını istiyor. Çünkü bu kadınların sesleri yıllardır duyulmuyor” diye konuştu.

WAN

 

 

#İranlı #gazeteci #Gûran #İranlı #kadınların #kaybedecekleri #hiçbir #şey #yok