Ana Sayfa Blog Sayfa 234

Madımak’ta katledilenler anıldı: Karanlık odaklar ortaya çıkarılsın

İzmir’de Madımak Katliamı yıldönümünde yaşamını yitirenler anılarak katliam arkasındaki odakların açığa çıkarılması istendi

Emek ve Demokrasi Güçleri ve İzmir’de bulunan Alevi kurumları Madımak’ta katledilenleri anmak üzere Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Demokratik Alevi Derneği (DAD), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ile çok sayıda parti ve sivil toplum örgütünün katıldığı açıklamada “Her yer Madımak, her yer yanıyor” yazılı pankart taşındı. Basın metnini kitle adına Alevi Bektaşi Federasyonu Ege Bölge Sorumlusu Gülbahar Kaplan okudu.

Katliam arkasındaki odaklar açığa çıkarılsın

Devletin diğer katliamlarda olduğu gibi 2 Temmuz ile de yüzleşmediğini ifade eden Kaplan, katliamın arkasındaki odakları açığa çıkarmanın ve adaletin sağlanmasının devletin yükümlülüğünde olduğunu belirti. Katliamın hazırlıkları günler, haftalar öncesinden başladığını civar illerden yüzlerce şahsın Sivas’a getirildiğini hatırlatan Kaplan, “Camilerde, mahallelerde bildiriler dağıtılmış, gazetelere manşetler atılarak Aleviler hedef gösterilmiştir. Tüm bunlar devam ederken, ne devletin istihbaratı ne de polisi hiçbir önlem almamış ve sessiz kalarak bu hazırlıkları izlemiştir. Eğer gerçek bir yüzleşme yaşanacaksa, özellikle 1993 yılında Sivas ve civar illerdeki istihbarat ve güvenlik şefleri sorgulanmalı ve katliamın arkasındaki odaklar açığa çıkarılmalıdır” dedi.

2 Temmuz bozuk olan demokraside kırılma noktası

2 Temmuz 1993 gününün Türkiye Cumhuriyeti devletinin “bozuk olan demokrasi sicilinde” bir kırılma noktası olduğunu vurgulayan Kaplan, “Hatırlayalım, oteli kuşatan güruh ‘Kahrolsun laiklik, cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak’ diye bağırırken güvenlik güçleri sadece izliyordu. Yani aslında Madımak’ta bizimle birlikte laikliği de yaktılar. O günün Başbakanı ‘Çok şükür otel dışındakilere bir şey olmadı’ demişti. Bugünün cumhurbaşkanı ise ‘Hayırlı olsun’ diyor. Biz Aleviler biliyoruz ki ülkede gerçek anlamda bir laiklik olsaydı bunları yaşamayacaktık” şeklinde konuştu.

Madımak davasına sahip çıkmanın karanlık zihniyetlere karşı çocukların geleceğine sahip çıkmak olduğuna dikkat çeken Kaplan, 30’uncu Yılında zamanaşımına uğratılmak istenen Madımak katliamı davası insanlığa karşı işlenmiş bir suçun davası olduğunu söyledi.

Yeni Madımak katliamlarının önünü açmak

Açıklamada “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) projesine değinen Kaplan, “Okullara imam gönderenlerin asıl hedefinde çocuklarımızın geleceği vardır. Dindar ve kindar nesiller yetiştirmek isteyenler, yeni Madımak katliamlarının da önünü açmaktadır” dedi.

Kaplan son olarak 2 Temmuz’da Sivas’ta gerçekleşecek olan anmaya çağrı yaptı. Açıklama slogan ve alkışlarla sona erdi.

Ankara Barosu: İnsanlığa karşı suçlar zamanaşımına uğramaz

Ankara Barosu ise, Madımak Katliamı’nın 30’uncu yılında Kızılay’daki baro binasına pankart astı. Davanın 30’uncu yılında zamanaşımına uğrayacağına dikkat çekilen pankartta “İnsanlığa karşı suçlar zamanaşımına uğramaz” ifadeleri yer aldı.

Kaynak: JinNews

 

#Madımakta #katledilenler #anıldı #Karanlık #odaklar #ortaya #çıkarılsın

İdama Karşı Dayanışma İnisiyatifi’nden Dağ ve Er için çağrı

İsviçre’de kurulan İdama Karşı Dayanışma İnisiyatifi, Hewlêr Cezaevi’nde açlık grevini sürdüren Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er’in durumuna dikkati çekti

İsviçre’de kurulan İdama Karşı Dayanışma İnisiyatifi, Federe Kurdistan Bölgesi’nde tutuldukları Hewlêr Cezaevi’nde idam cezasına çarptırılan Mazlum Dağ ve Abdurahman Er’in 18 Mayıs’tan bu yana sürdürdüğü açlık grevine dair açıklama yaptı. İnisiyatif tarafından yapılan yazılı açıklamada, Dağ ve Er’in insani taleplerinin karşılanması çağrısı yapıldı.

Durumları kötüleşiyor

Yapılan açıklama da Hewlêr Cezaevi’ndeki tutsaklar Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er’in İşkence/kötü muamele ile tekli hücre uygulamasına son verilmesi ve tek tip kıyafet dayatmasından vazgeçilmesi talepleriyle başlattıkları süresiz, dönüşümsüz açlık grevi 44. gününe girildiği hatırlatıldı. Açlık grevi yapan Er ve Dağ’ın sağlık durumlarının kötüleştiği belirtilen açıklama da “Açlık grevinde olanlara verilmesi gereken B1 Vitaminin verilmediğini, kilo kayıplarının çok arttığını ve artık ayağa kalkmakta zorlandıklarını ifade eden Er ve Dağ’ın yakınları herhangi bir cezaevi yetkilisine ulaşamadıklarını ve avukatların girişimlerinden de herhangi bir sonuç alamadıklarını belirtiyorlar” denildi.

Duyarlılık çağrısı

Cezaevinde bulunan tutsakların can güvenliğinin sağlanması ve insanca muamele görmelerinin en temel insan hak olduğu vurgulanan açıklamada, “İdam Karşıtı Komite olarak Cezaevi ilgililerinden, Er ve Dağ üzerindeki kötü muamele ve hak ihlallerine son vermelerini; böylece hayati tehlike arz etmeye başlayan açlık grevinin tutsakların taleplerinin kabul edilerek son bulmasını sağlamalarını talep ederken kamuoyunu da konu hakkında duyarlı olmaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Kaynak: MA

#İdama #Karşı #Dayanışma #İnisiyatifinden #Dağ #için #çağrı

Berivanları taşıyan minibüs devrildi: 15 kişi yaralandı

Gever ilçesine bağlı Mêrgezer alanında berivanları taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu 15 kişinin yaralandı

Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Doskî vadisinde bulunan Mêrgezer alanında, yayladan koyun sağımından dönen berivanları taşıyan araç kaza yaptı. İlk bilgilere göre berivanları taşıyan aracın yayla yolundan döndüğü esnada hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole yuvarlandığı öne sürüldü.

Yaşanan kaza sonucu bölgeye çok sayıda ilk yardım ekibi sevk edilirken, ilk belirlemelere göre araç şoförüyle birlikte 15 yurttaşın yaralandığı belirtildi. Yaşanan kaza sonrası yaralılar bölgeye gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Yüksekova Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kaynak: MA

#Berivanları #taşıyan #minibüs #devrildi #kişi #yaralandı

Hacettepe Üniversitesi’nden deprem raporu: Binalar elle ufalanabiliyor

Hacettepe Üniversitesi’nin Mereş merkezli depremlere dair inceleme raporunda, binaların el ile ufalanabilecek kadar düşük kalitede beton dayanımına sahip oldukları belirtildi 

Hacettepe Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, 6 Şubat Mereş depremlerinden etkilenen illerde yaptığı yapı stokları incelemelerine dair raporunu yayımladı. Raporda Hatay ile ilgili, depremde kentte büyük yıkım meydana geldiği ve fazla sayıda betonarme binanın yıkıldığı kaydedildi.

Yıkılan binaların çoğunlukla şehir merkezinde ve 4 katlı olduğuna dikkat çekilen raporda, “Enkazda yapılan incelemelerde binaların el ile ufalanabilecek kadar düşük kalitede beton dayanımına sahip oldukları, düz donatıların sıyrıldıkları ve yetersiz sıklıkta ve çapta kullanılan etriyeler arasında burkuldukları gözlenmiştir. Ayrıca yıkılan binaların çevresinde benzer yapısal özelliklerdeki binaların kimi zaman yapısal hasarsız olarak depremi atlatabildikleri görülmüştür. Bunun temel sebepleri arasında görece olarak az hasar almış binalarda, yapısal kusurların azlığı, işçilik ve yapım kalitesinin daha iyi olması, tasarım gerekliliklerinin daha fazlasının yapısal sisteme eklenmiş olması sıralanabilmektedir” şeklinde belirlemeler yer aldı.

Yumuşak kat düzensizliği

Hatay’da hasarlı binaların dışarıdan yapılan ilk incelemelerinde göze çarpan problemlerin yumuşak kat düzensizliği ve ağır çıkmaların olduğuna dikkat çekilen raporda, özellikle giriş katları iş yeri olarak kullanılan birçok binada, bu durumun daha sık gözlendiği ifade edildi. Raporda, bu tip binaların giriş katlarında kat yüksekliklerinin fazla olması ve dış cephelerde dolgu duvar bulunmamasının “yumuşak kat” olarak adlandırılan düzensizliğin oluşmasına yol açtığı vurgulandı.

Güçlü kiriş-zayıf kolon sorunu

Raporda Semsûr için yıkılan binaların büyük bölümünün 1999 öncesi yapılan eski yapılar olduğu kaydedilirken, normal betonarme binalarda “zayıf kiriş-güçlü kolon” tasarımının önemine dikkat çekildi. Raporda, “Burada kolon, kiriş ve döşeme betonlarının beraber döküldüğünü düşünecek olursak, kiriş güçlü olduğu eksende döşemeyi de güçlendirmektedir. Üstelik bazı büyük döşeme açıklıklarını geçmek için döşeme ve kiriş derinlikleri artırılmaktadır. Bu şekilde ‘güçlü kiriş-zayıf kolon’ sorunu ortaya çıkmaktadır. Kahramanmaraş merkezli bu depremlerde, bu durumun yıkıcı bir sorun olduğu gözlenmiştir” denildi.

Düşük kalite beton

Dîlok’da ise Hatay’da olduğu gibi yıkılan binaların düşük kalitede beton dayanımına sahip olduğu, düz donatıların sıyrıldıkları, kolonlarındaki düz donatının oranının yetersizliği, yetersiz sıklıkta ve çapta kullanılan etriyeler sonucu kolonlarında burkulmaların gözlemlendiği bulguları yer aldı.

Sıvılaşma sonucu çökmeler

Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesindeki yapılarda ise “asmolen döşeme” kullanımının çok yaygın olduğu belirtildi. Bu döşemelerin, 1999 depreminde dolgularının yuvalarından çıkarak daire içindeki insanların ölümlerine neden olması sonrasında yasaklandığına dikkat çekilen raporda, “Depremden etkilenen diğer illerde yapılan incelemelerde de benzer sorunlara rastlanıldı. Ayrıca inceleme yapılan tüm bölgelerde sıvılaşma kaynaklı çökmeler ve yapısal hasarlara rastlanıldı” diye vurgulandı.

Her yapının dijital ikizi olsun

Raporda yapı denetim sistemine yeni bir bakış açısı getirilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, “Yapı denetim sisteminde her bina için bir dokümantasyon tutulması ve bu dokümantasyonda bina inşaatının her aşamasındaki ilerlemenin fotoğraf ve videolarla belgelenip, toplanan verilerin yapıya ait dijital ikizin oluşturulması aşamasında kullanılması gerekiyor” diye belirtildi. Raporda, zemin etkisinin özellikle binaların deprem sırasındaki performansları üzerinde oldukça yüksek olduğu belirtildi. Raporda, “Bu durum gerek yerleşim yerlerinin seçilmesi gerekse de yapı temellerinin tasarımı sırasında ayrıntılı zemin etüdü yapılması ve zemin etkilerinin (örneğin olası sıvılaşabilir tabakaların) mutlaka göz önüne alınması gerekliliğini bir kez daha açık bir şekilde göstermiştir” denildi.

Kaynak: MA

 

 

 

 

 

 

#Hacettepe #Üniversitesinden #deprem #raporu #Binalar #elle #ufalanabiliyor

Qubin ve Hênî de çıkan yangında: 900 dönüm yandı

Qubin’de ormanlık alanda çıkan yangında 750 dönüm, Hênî de ise buğday tarlasında çıkan yangında 150 dönüm yandı

Êlih’in Qubîn (Beşiri) ilçesinin Kıra Dağı mevkisindeki mesire alanına yakın ormanda, öğleden sonra yangın çıktı. Rüzgarın da etkisi ile alevler, kısa sürede yayıldı. Yangına, 10 itfaiye aracı ve 20 personel ile müdahale edildi. 2,5 saat süren çalışmanın ardından yangın, kontrol altına alındı.

Soğutma çalışmalarının sürdüğü bölgede, 750 dönüm alan zarar gördü. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.

Hênî de 150 dönüm arazi yandı

Amed’in Hênî (Hani) ilçesinde ise buğday ekili tarlalarda yangın çıktı. İlçe girişindeki buğday tarlasında başlayan yangın kısa sürede yayıldı. Yurttaşlar yangına önce kendi imkanlarıyla müdahale ederek söndürmeye çalıştı. Rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyen yangın, ekipler ve çevredekilerin yardımıyla 6 saatte kontrol altına alarak söndürüldü.

Yangında, yaklaşık 150 dönümde ekili buğdayın yandığı öğrenildi. Yangının atılan izmaritten çıktığı tahmin ediliyor.

HABER MERKEZİ

#Qubin #Hênî #çıkan #yangında #dönüm #yandı

Cizîr’de iki aile arasında kavga: Bir kişi yaşamını yitirdi

Cizîr’de iki aile arasında çıkan kavgada bir kişi yaşamını yitirdi

Şirnex’in Cizîr ilçesine bağlı Nur mahallesinde iki aile arasında çıkan kavgada İbrahim Özkan (50) yaşamını yitirirken, Muhammed Özkan ise yaralandı. Özkan’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Yaşamını yitiren Özkan’ın cenazesi Cizre Devlet  Hastanesi morguna kaldırıldı. Aile fertleri hastaneye toplanırken, ilçede gerginlik ise sürüyor.

Kaynak: MA

#Cizîrde #iki #aile #arasında #kavga #Bir #kişi #yaşamını #yitirdi

Hindistan’da sıcaktan 150 kişi yaşamını yitirdi

Hindistan’da sıcak havalardan dolayı Haziran ayında 150 kişi hayatını kaybetti

Hindistan’da aşırı sıcaklar nedeniyle Haziran ayı içerisinde 150 kişi yaşamını yitirdi. Ülke genelinde güneş çarpması hızlı ölümlere neden olurken uzun süren sıcak havalar sağlık sorunları olan Hintler için de ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.

Uzmanlara göre; küresel ısınma Hindistan gibi Güney Asya ülkelerinde can kayıplarıyla sonuçlanan sıcak hava dalgalarının görülme olasılığını 30 kata kadar artırıyor.

DIŞ HABERLER

 

#Hindistanda #sıcaktan #kişi #yaşamını #yitirdi

Fransa’da öfke dinmiyor: Toplu taşıma seferleri durduruldu

Fransa’da 17 yaşındaki Nahel M.’nin, Paris’in Nanterre banliyösünde polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle vurularak öldürülmesi sonrası başlayan olaylar devam ederken Fransa’da gece toplu taşıma seferleri durduruldu

17 yaşındaki Nahel M.’nin, Paris’in Nanterre banliyösünde polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle vurularak öldürülmesinin ardından başlayan halk ayaklanması artarak devam ediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Nael M. Adlı 17 yaşındaki sürücünün, polisin açtığı ateşle öldürülmesinin ardından başlayan ve şiddetlenen protestolarla ilişkin konuşarak çözümün daha fazla polis ile çözüleceğini söyledi.

Macron: Daha fazla polis konuşlanacak

Macron, İçişleri Bakanlığı’nda ülkede çıkan olaylarla ilgili yapılan kriz birimi toplantısında yaptığı açıklamada, “Yaşadığımız son iki gece, kabul edilemez ve savunulamaz bir durumun parçası. Hiçbir şey şiddeti meşrulaştıramaz. Özellikle de bu şiddet kamu binalarına, belediye binalarına, karakollara, okullara saldırmaktan, dükkanları yağmalamaktan geçiyorsa.” diye konuştu.Yaşananları ‘şiddet olayları’ olarak tanımlayan Macron, bunların meşru bir tarafı olmadığını savundu, İçişleri Bakanı Gerald Darmanin’in sahada ek önlemler alacağını belirtti, “Sokaklara daha fazla polis konuşlandırılacak” dedi.

Gözaltı sayısı 875 oldu

Reuters, 200’den fazla polisin yaralandığı olaylarda gözaltına alınanların sayısının 875’e çıktığını aktardı. İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, dün gece 79 polis karakolunun yanı sıra 34 belediye binası ve 28 okul içinde olmak üzere 119 kamu binasının saldırıya uğradığını duyurdu.

Toplu ulaşım yasaklandı

Halkın öfkesini dindiremeyen Fransa, yasakçı politikalara başvururken İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamaya göre, ülke genelinde saat 21.00’dan itibaren otobüs ve tramvay seferleri durdurulacak. Fransa’nın ikinci büyük şehri olan güneydeki Marsilya kentinde de; yetkililer cuma günü bütün gösterileri yasaklarken, tüm toplu taşıma araçlarının yerel saatle 19.00’da durdurulması talimatını verdi.

DIŞ HABERLER

 

 

 

#Fransada #öfke #dinmiyor #Toplu #taşıma #seferleri #durduruldu

Kerboran ve Bêrecûk’ta 3 kişi suda boğuldu

Kerboran’da Ilısu Baraj Gölüne düşen 17 yaşındaki Ayşegül Seyhan, Bêrecûk’ta ise Fırat nehrine giren Baran Yavuz ve Müslüm Yavuz hayatını kaybetti

Havaların ısınması ile suda boğulma vakaları da arttı. Kerboran ve Bêrecûk ilçelerinde 3 kişi yaşamını suda boğularak yaşamını yitirdi. Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesine bağlı Amara (Temelli) kırsal mahallesinde 17 yaşındaki Ayşegül Seyhan, iddiaya göre dengesini kaybederek Ilısu Baraj Gölüne düştü. Yakınlarının haber vermesi üzerine olay yerine arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Yapılan aramalar sonucunda Ayşegül Seyhan’ın cenazesine ulaşıldı.

Seyhan’ın cenazesi otopsi işlemleri için Midyat Devlet Hastanesine kaldırıldı. Ardından aileye teslim edilen cenaze Amara kırsal mahallesinde defnedildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Bêrecûk’ta iki kişi boğuldu

Riha’nin Bêrecûk (Birecik) ilçesi kırsalındaki Ziyaret Mahallesi’ne bayram ziyaretine gelen Yavuz ailesinden beş kişi serinlemek için Fırat Nehri’ne girdi. Boğulma tehlikesi geçiren beş kişi, çevredekilerin yardımıyla sudan çıkarılarak 112 Acil Servis ekiplerince Birecik Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınanlardan Baran Yavuz ve Müslüm Yavuz yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı, diğer üç kişinin ise tedavileri devam ediyor.

HABER MERKEZİ

 

 

#Kerboran #Bêrecûkta #kişi #suda #boğuldu

Bismil’de aileler arasında barış girişimi

DBP, HDP, Yeşil Sol Parti, ve TJA oluşturdukları heyet ile Bismil’de 9 kişinin yaşamını yitirdiği Alyamaç ve Taş aileleri arasında kalıcı barış için ziyarette bulundu

Amed’in Bismil ilçesine bağlı Şidada Mahallesi’nde 15 Haziran’da arazi anlaşmazlığı nedeniyle Alyamaç ve Taş aileleri arasında çıkan kavgada, 9 kişi yaşamını yitirdi. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Saliha Aydeniz ve Keskin Bayındır ile Kürt siyasetçi Ahmet Türk’ün de yer aldığı Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) heyeti, Taş ve Alyamaç ailelerine ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarete, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri ve Barış Anneleri Meclisi üyeleri de katıldı.

İlk olarak Şidada Mahallesi’nde 5 kişinin yaşamını yitirdiği Almayaç ailesi ziyaret edildi. Burada konuşan Türk, kendi ailesinin daha önce yaşadığı bir kavgayı hatırlatarak, kavga sonucunda bir günde 13 kişinin yaşamını yitirdiğini, 30 yıl sonra aileler arasında barışın sağlandığını belirtti. Barış sağlanınca da ailelerin  “Keşke 10 yıl önce barışsaydık” dediğini hatırlattı.

Bunun büyümesine izin vermeyeceğiz

“İnsanın vicdanı böyle şeyleri kaldırmıyor” diyen Türk, “Bugün bizim vazifemiz bu olanların sürmesini engellemektir. Bütün halkımız artık bu olayın sürmesini istemiyor. Sonuçta bu büyük bir felakettir, ne desek acınız hafiflemez. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Siyasetimiz, partimiz, birlik için mücadele ediyor. Barış için mücadele ediyor. Bizler durdurmalıyız bunları. Bizler bu kötülüğün önünü kapatmalıyız. Bunun büyümesine izin vermeyeceğiz. Bu bitmelidir.”

Aileler arasında ölümle sonuçlanan kavganın sonlanması için harekete geçtiklerini dile getiren Türk, sorunu çözmeye talip olduklarını söyledi.

Kadınlar daha çok barış ve birlik istiyor

DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ise, yaşanan kavgayla Kürt halkının büyük bir acı yaşadığını ifade ederek, “Olay bugünden sonra büyümemeli. Bu aşamada büyük rol ve misyon annelere ve kadınlara düşüyor. Kadınlar daha çok barış ve birlik istiyor. Olayın daha erken sonuçlanmasını istiyor. Bu acıyı en çok çeken kadınlar ve annelerdir. Bu nedenle olayın büyümemesi içim kadınlar olarak devreye girmeliyiz. Yan yana gelip nasıl çözeceğimizi konuşmalıyız. Barışı sağlamak için bugün buradayız. Bizler adalet için varız. Bu adaleti kendi içimizde de sağlamamız lazım. Bugünden itibaren sizde istiyorsanız, bu olayı çözelim. Biz parti olarak bu sulh için hazırız. Bu acılarımızı ancak bizler dindirebiliriz. Partimiz yıllardır barış için mücadele ediyor. Bunu da barışla sonlandıracağız” şeklinde konuştu.

Kürt halkı olarak bu zulme son vermemiz lazım

Aile adına konuşan bir kadın da, “Biz barıştan, hak ve hukuktan yanayız. Biz de kan dökülsün istemiyoruz. Bu 5 canı da sizin adaletinize bırakıyoruz. Çocuklarımız yetim kaldılar. Bir daha bu zulüm olmasın. Kürt halkı olarak bu zulme son vermemiz lazım. Keşke olmasaydı” sözleri ile tavırlarının barıştan yana olduklarını söyledi.

Bu düşmanlığın uzamasını istemiyoruz

Ardından heyet, Sarıhüseyin Mahallesi’nde Taş ailesini ziyaret etti. Aile bireyleriyle görüşen heyet adına açıklama yapan Ahmet Türk. büyük bir acının yaşandığını ifade ederek, “Böyle bir olay, umarım bir daha yaşanmaz. Vazifemiz bunun büyümesini önlemek. Bu nedenle buraya geldik. Bu düşmanlığın uzamasını istemiyoruz. Kardeşini, arkadaşını kayıp edenler oldu. Bir daha bu kayıpların olmaması için hassasiyet gösteriyoruz. Meselenin eski olduğunu biliyoruz ama böyle kalmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Aile bireyleri de kavga nedeniyle pişmanlık duyduklarını belirterek, kalıcı barışın sağlanmasını istedi.

Kaynak: MA

 

 

#Bismilde #aileler #arasında #barış #girişimi