Ana Sayfa Blog Sayfa 235

Bismil’de aileler arasında barış girişimi

DBP, HDP, Yeşil Sol Parti, ve TJA oluşturdukları heyet ile Bismil’de 9 kişinin yaşamını yitirdiği Alyamaç ve Taş aileleri arasında kalıcı barış için ziyarette bulundu

Amed’in Bismil ilçesine bağlı Şidada Mahallesi’nde 15 Haziran’da arazi anlaşmazlığı nedeniyle Alyamaç ve Taş aileleri arasında çıkan kavgada, 9 kişi yaşamını yitirdi. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Saliha Aydeniz ve Keskin Bayındır ile Kürt siyasetçi Ahmet Türk’ün de yer aldığı Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) heyeti, Taş ve Alyamaç ailelerine ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarete, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri ve Barış Anneleri Meclisi üyeleri de katıldı.

İlk olarak Şidada Mahallesi’nde 5 kişinin yaşamını yitirdiği Almayaç ailesi ziyaret edildi. Burada konuşan Türk, kendi ailesinin daha önce yaşadığı bir kavgayı hatırlatarak, kavga sonucunda bir günde 13 kişinin yaşamını yitirdiğini, 30 yıl sonra aileler arasında barışın sağlandığını belirtti. Barış sağlanınca da ailelerin  “Keşke 10 yıl önce barışsaydık” dediğini hatırlattı.

Bunun büyümesine izin vermeyeceğiz

“İnsanın vicdanı böyle şeyleri kaldırmıyor” diyen Türk, “Bugün bizim vazifemiz bu olanların sürmesini engellemektir. Bütün halkımız artık bu olayın sürmesini istemiyor. Sonuçta bu büyük bir felakettir, ne desek acınız hafiflemez. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Siyasetimiz, partimiz, birlik için mücadele ediyor. Barış için mücadele ediyor. Bizler durdurmalıyız bunları. Bizler bu kötülüğün önünü kapatmalıyız. Bunun büyümesine izin vermeyeceğiz. Bu bitmelidir.”

Aileler arasında ölümle sonuçlanan kavganın sonlanması için harekete geçtiklerini dile getiren Türk, sorunu çözmeye talip olduklarını söyledi.

Kadınlar daha çok barış ve birlik istiyor

DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ise, yaşanan kavgayla Kürt halkının büyük bir acı yaşadığını ifade ederek, “Olay bugünden sonra büyümemeli. Bu aşamada büyük rol ve misyon annelere ve kadınlara düşüyor. Kadınlar daha çok barış ve birlik istiyor. Olayın daha erken sonuçlanmasını istiyor. Bu acıyı en çok çeken kadınlar ve annelerdir. Bu nedenle olayın büyümemesi içim kadınlar olarak devreye girmeliyiz. Yan yana gelip nasıl çözeceğimizi konuşmalıyız. Barışı sağlamak için bugün buradayız. Bizler adalet için varız. Bu adaleti kendi içimizde de sağlamamız lazım. Bugünden itibaren sizde istiyorsanız, bu olayı çözelim. Biz parti olarak bu sulh için hazırız. Bu acılarımızı ancak bizler dindirebiliriz. Partimiz yıllardır barış için mücadele ediyor. Bunu da barışla sonlandıracağız” şeklinde konuştu.

Kürt halkı olarak bu zulme son vermemiz lazım

Aile adına konuşan bir kadın da, “Biz barıştan, hak ve hukuktan yanayız. Biz de kan dökülsün istemiyoruz. Bu 5 canı da sizin adaletinize bırakıyoruz. Çocuklarımız yetim kaldılar. Bir daha bu zulüm olmasın. Kürt halkı olarak bu zulme son vermemiz lazım. Keşke olmasaydı” sözleri ile tavırlarının barıştan yana olduklarını söyledi.

Bu düşmanlığın uzamasını istemiyoruz

Ardından heyet, Sarıhüseyin Mahallesi’nde Taş ailesini ziyaret etti. Aile bireyleriyle görüşen heyet adına açıklama yapan Ahmet Türk. büyük bir acının yaşandığını ifade ederek, “Böyle bir olay, umarım bir daha yaşanmaz. Vazifemiz bunun büyümesini önlemek. Bu nedenle buraya geldik. Bu düşmanlığın uzamasını istemiyoruz. Kardeşini, arkadaşını kayıp edenler oldu. Bir daha bu kayıpların olmaması için hassasiyet gösteriyoruz. Meselenin eski olduğunu biliyoruz ama böyle kalmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Aile bireyleri de kavga nedeniyle pişmanlık duyduklarını belirterek, kalıcı barışın sağlanmasını istedi.

Kaynak: MA

 

 

#Bismilde #aileler #arasında #barış #girişimi

Emine Şenyaşar: 6 bayramdır adliye önündeyim

Adalet Nöbeti’ni sürdüren Emine Şenyaşar, 6 bayramdır adliye önünde olduklarını belirterek, faillerin cezalandırılmasını talebini yineledi

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 830’uncu gününde devam ediyor. Aile Kurban Bayramının 3’üncü gününü de adliye önünde nöbet tutarak geçirdi. Anne Şenyaşar, “Şenyaşar ailesi Adalet Köşesi” olarak bilinen alana gelerek adliyenin ilerisinde bulunan bariyerlere “5 yıldır sadece adalet istiyoruz” ve “Şenyaşar ailesi için adalet herkes için adalet” pankartlarını astı.

6 bayramı da adliye önünde geçirdim

Aralıksız bir şekilde adliye önünde adalet mücadelesi verdiklerini söyleyen Şenyaşar, 6 bayramı da adliye önünde geçirdiklerini belirtti.  Şenyaşar, “Hastane içerisinde ailemi öldürdüler. Kayıtları saklıyorlar. Bir hükümet nasıl kayıtların saklanmasına göz yumar? Onları çıkardıklarında gerçekler de ortaya çıkacaktır. 3 yıldır bu duvarın önüne gelerek adalet diye ağlıyorum. Bunları neden görmüyorlar?” “diyerek ailesini katleden faillerin bir an önce cezalandırılması talebini yineledi.

Kaynak: MA

 

 

#Emine #Şenyaşar #bayramdır #adliye #önündeyim

Dêrsîm Katliamı’nın tanığı Hıdır Güneş yaşamını yitirdi

Dêrsîm Katliamı’nın tanığı Hıdır Güneş, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi 

Dêrsîm Katliamı’nın tanığı ve mağdurlarından biri olan 92 yaşındaki Hıdır Güneş, 10 gündür tedavi gördüğü Tunceli Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisi’nde yaşamını yitirdi. Güneş’in cenazesi, yarın Pulur (Ovacık) ilçesine bağlı Kızık köyünde toprağa verilecek.

Dêrsîm’de 1937-38 yılları arasında gerçekleştirilen katliama yedi yaşında tanıklık eden ve köyünden 12 kişi ağır makineli silahlarla kurşuna dizilerek katledilen Güneş’in, nenesi de gözlerinin önünde katledilmişti. Güneş ve ailesi üç ay boyunca ormanda saklanmıştı. Sürgün edildikleri Manisa’da dokuz yıl kalan Güneş ailesi, geri dönerek Dêrsîm’e yerleşmişti.

 Kaynak: MA

 

 

 

#Dêrsîm #Katliamının #tanığı #Hıdır #Güneş #yaşamını #yitirdi

Silah bırakan eski FARC üyesi silahlı saldırıda öldürüldü

Eski FARC üyesi Angel Miguel Ariza, Tame kasabasındaki çiftliğinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti

Güney Amerika ülkesi Kolombiya’nın kuzeyinde, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri’nin (FARC) eski üyesi ve toplum lideri silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Ulusal basında çıkan habere göre, Arauca yönetim bölgesine bağlı Tame kasabasında, toplum lideri Angel Miguel Ariza’ya silahlı saldırı düzenlendi.

Kolombiya Kalkınma ve Barış Çalışmaları Enstitüsü (Indepaz) açıklamasında, Ariza’nın çiftliğinin önünde saldırıya uğradığı belirtildi.

Silah bırakan eski FARC üyelerine saldırılar arttı

Ombudsman Ofisi de saldırıyı kınayarak, toplum liderleri ve silah bırakan eski Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) mensuplarına yönelik cinayet, adam kaçırma, tehdit ve huzursuzluğun arttığı uyarısında bulunarak, yetkililere güvenlik çağrısında bulundu. Olay yerine sevk edilen güvenlik güçlerinin, bölgede operasyon başlattığı bildirildi.

Bölgede birçok silahlı grubun faaliyetlerinin bilindiği ve bu örgütlerin kendi aralarında da güç mücadelesi verdiği bilgisi paylaşıldı.

Indepaz verilerine göre, yıl başından bu yana ülkede 45 toplum lideri, suikasta kurban giderken, Kasım 2016’dan bu yana ise sayının 1340’ı aştığı kaydedildi.

DIŞ HABERLER

#Silah #bırakan #eski #FARC #üyesi #silahlı #saldırıda #öldürüldü

Hayata kalan göçmenler: Kaza değildi, Yunan sahil güvenlik bizi kurtarmak istemedi

Yunanistan’da yüzlerce göçmenin kaybolduğu gemide hayatta kalanlar, Yunan sahil güvenlik birimlerinin kendilerini kurtarmak istemediklerini söylediler

14 Haziran’da batan gemi ile birlikte onlarca göçmenin yaşamını yitirdiği olaya ilişkin Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, 29 Haziran Perşembe günü Brüksel’de yaptığı açıklamada, “Asıl sorumluluk, tekneyi çaresiz insanlarla (…) onlara can yeleği bile vermeden dolduran suç çetelerinindir” demişti.

‘Bizi kurtarmak istemediler’

Ancak hayatta kalan göçmenler, Yunan sahil güvenlik birimlerinin kendilerini kurtarmak istemediğini söyledi.

Avrupa sınır kurumu Frontex de, Yunanistan’da en az 82 kişinin öldüğü ve yüzlerce kişinin kaybolduğu tekne faciasında Yunanistan makamlarının yardım teklifini görmezden geldiğini belirtmişti.

Hayatta kalan göçmenlerden beşi AFP’ye konuştu. Atina’nın kuzeyindeki Malakasa mülteci kampında tutulan 26 yaşındaki Suriyeli mülteci Hassan, öfkesini gizlemeyerek “Yunan sahil güvenliğinin bizi kurtarmak istediğine dair hiçbir izlenimim yoktu” dedi.

Hayatta kalanların tanıklıklarına göre gemide 600 ile 750 arasında kişi vardı. Bunlar arasında kadın ve çocuklar da bulunuyordu. Sadece 104 kişi kurtarılmıştı.

27 yaşındaki Suriyeli Ahmed ise, “Tam olarak kaç kişi olduklarını bilmiyorum ama feryatlarını duyduk” dedi.

‘Kaza değildi!’

Hayatta kalan beş kişiye göre, sahil güvenlik görevlileri tarafından tehlikede olan teknelerine onları çekmek için iki kez halat atıldı. İlk sefer, ip düştü.

28 yaşındaki Suriyeli Salim, ikinci kez, “İp, aniden çok hızlı bir şekilde zikzaklar çizerek dalgalar oluşturan askeri tekne tarafından pruvaya bağlandı. İşte o zaman tekne alabora oldu” diyor.

Diğerleri gibi can güvenliğinden korktuğu için kimliğinin açıklanmasını istemeyen bu mülteci, sahil güvenliği kasten hareket etmekle suçladı: “Kaza değildi!”

Mülteciler Konseyi’ne (GCR) göre hayatta kalan 35 ila 40 kişi, sahil güvenliğin tekneyi halatla çekmesiyle ilgili aynı olayları anlattı.

GCR direktörü Lefteris Papagiannakis “Tekneyi neden çektiler? Soruşturmanın sonuçlarını beklememiz gerekiyor” derken, ancak kurtarma operasyonunda bariz bir gecikme olduğunu kaydetti.

DIŞ HABERLER

 

 

#Hayata #kalan #göçmenler #Kaza #değildi #Yunan #sahil #güvenlik #bizi #kurtarmak #istemedi

Buldan: Eylül’de değişim başlayacak, belediye seçimlerinde her yerde aday çıkaracağız

Wan’da bayramlaşma programına katılan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Eylül ayından kongreye gideceklerini belirterek, ‘Yeni bir süreç başlayacak’ dedi ve belediye seçimlerinde her yerde aday çıkaracaklarını söyledi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, bayram ziyaretleri kapsamında dün geldiği Wan’da halk buluşmalarına katılıyor. Bugün sabah saatlerinde Erdîş (Erciş) ilçesine geçen Buldan, buradaki bayramlaşma programına katıldı.

Buldan, bayramın ülkeye barış ve özgürlük getirmesi temennisinde bulunarak, “Çünkü ülkenin barışa ve özgürlüklere ihtiyacı var. Mevcut yönetimden kaynaklı baskıların, şiddet ve inkar politikasının devam ettiği bir dönemi yaşıyoruz. Bu anlayışı, zihniyeti değiştirmek, bu ülkeye barışı ve özgürlükleri getirmek mücadeleyle sağlanır. Mücadelemizi kaldığı yerden devam ettirmek gibi bir sorumlulukla karşı karşıyayız. 2023 seçimleri önümüzde büyük bir fırsattı. Bu fırsatı değerlendirmek üzere büyük bir çalışma yürüttük ancak karşımızdaki AKP-MHP iktidarı devletin bütün olanakları ve imkânlarını kullanarak iktidar oldular. Devletin bütün imkânlarını diyoruz, çünkü seçim çalışmalarında bunu gördük” diye konuştu.

‘Eksikliklerimiz oldu’

AKP-MHP’nin seçimlerde devletin imkanlarını kullanmanın yanında muhalefete ve özellikle de HDP’ye yönelik büyük bir haksızlık ve hukuksuzluk yaptığını kaydeden Buldan, “HDP’nin kapatma davasını askıda bırakarak bizim seçimlere HDP adıyla girmeyip Yeşil Sol Parti’yi tercih etmemizde elbette ki AKP’nin büyük bir payı var. Çünkü HDP, kapatma davasıyla karşı karşıya olan bir partiydi. HDP ile seçimlere girmiş olsaydık biliyoruz ki; HDP’yi anında kapatacaklardı ve bizi seçime sokmama yönünde bir karar alacaklardı. Ancak biz, halkımıza verdiğimiz söz doğrultusunda, ‘halkımızı tercihsiz bırakmayacağız’ dedik ve Yeşil Sol Parti’yi tercih ettik. Elbette eksikliklerimiz var. İstediğimiz sonucu elde edemedik. Bunda hem Yeşil Sol ile girmenin hem aday belirleme yöntemi gibi birçok faktörün olduğunu ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘Eylül’de kongreye gideceğiz’

Seçimden sonra yaşanan eksiklikleri toplantılarında ele aldıklarını dile getiren Buldan, “Bu konuda yeni kararlar aldık. Bu kararlarla birlikte kongreye gideceğimizi ifade ettik. Kongrede, yeni bir planlama ve yeni bir anlayışla yeni yüzlerle, yeni canlarla bu süreci karşılamak üzeri bir değişim ve dönüşümü başlatmak üzere bir süreç başlayacak. Muhtemelen Eylül ayı gibi kongremizi gerçekleştirip, HDP ile mi yola devam edeceğiz, Yeşil Sol’la mı devam edeceğiz, Yeşil Sol’un ismi mi değişecek? bütün bunlar şu an tartışma konusu. Bir komisyon kurduk. Bu komisyonumuz çalışmalarını sürdürüyor” şeklinde konuştu.

‘Her yerde aday çıkaracağız’

Eylül’de gerçekleştirecekleri kongreden sonra yeni bir seçim sürecinin başlayacağına dikkat çeken Buldan, “Yerel seçimler elbette ki hepimiz açısından önemli. İktidar bir kez daha devletin bütün imkanlarını kullanmaya çalışacak. Biz de, bütün illerimizde büyükşehirler başta olmak üzere her yerde adaylarımızı çıkararak bu mücadelenin içerisinde varlığımızı ve mücadelemizi bir kez daha ispat etmek üzere, bu seçimlerde iyi bir çalışma temposuyla büyük bir başarı elde etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından Bêgirî’ye (Muradiye) ilçesine geçen Buldan, burada da halka seslendi. Halkın bayramını kutlayan Buldan, ardından Ebex (Çaldıran) ilçesine giderek parti binası önünde halkla buluştu.

Buldan, yarın da Qelqelî (Özalp) ve Serav (Saray) ilçelerinde halk buluşmalarına katılacak.

WAN

#Buldan #Eylülde #değişim #başlayacak #belediye #seçimlerinde #yerde #aday #çıkaracağız

‘Öcalan üzerindeki tecrit hukuk katliamıdır’

İstanbul’da halkla bayramlaşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin hukuk katliamı olduğunu belirtti

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, partisi ile Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) İstanbul İl Örgütü’nün Kurban Bayramı vesilesiyle il binalarında düzenlediği bayramlaşma programına katıldı. Bayramlaşma programına demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin yakınları, partilerin yöneticileri ile yurttaşlar katıldı.

Bayramlaşma sonrası konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılçgün Uçar, ülkede temel hak ve özgürlükler başta olmak üzere tarihsel birçok sorunun varlığına dikkat çekti. Mevcut AKP iktidarı ile bu sorunların daha da derinleşerek artacağını belirten Uçar, “Türkiye’de yaşayan halklar ve inançların kimliği ile anadil hala inkar edilirken, ne yazık ki inançlar hala istediği gibi yaşam bulamıyor. Dolayısıyla seçime doğru giderken, var etmiş oldukları yüzyılın başlangıcında bile sorunun değişmeyeceğini, tam tersine bütün toplum açısından daha da tehdit içeren bir dönemle karşı karşıyayız” diye belirtti.

‘Bu ülkedeki herkes bu büyük resmi görmelidir’

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridi eleştirdiği için gazeteci Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına değinen Uçar, Yanardağ’ın tutuklanmasının ülkedeki hukuksuzluğun bir örneği olduğuna işaret etti. Uçar, “Ama bizim açımızdan en önemli olan şey Sayın Öcalan’ın yaşamış olduğu hukuksuzluktur ki bu bir hukuk katliamıdır. Dolayısıyla biz sadece Kürtler açısından değil, bu ülkede yaşayan herkesin tecritteki büyük resmi görmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu hukuk katliamı ile baş etmediğimiz sürece bugün Merdan Yanardağ, yarın başka insanlar bu hukuksuzluğu yaşamaya devam edecek” dedi.

‘Daha güçlü mücadele’

Uçar, iktidarın Kürtlere ve Kürtlerin değerlerine yönelik bir nefret tutumu içerisinde olduğunu ve bu durumun bayram döneminde de sürdürdüğünün altını çizerek, yeni dönemde iktidara karşı daha güçlü mücadele edeceklerini belirtti.

İSTANBUL

 

#Öcalan #üzerindeki #tecrit #hukuk #katliamıdır

İstanbul Sözleşmesi iptal edileli 2 yıl oldu: En az 600 kadın katledildi

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin üzerinden 2 yıl geçti. Kadın örgütlerinin verilerine göre, kadına yönelik şiddet ve katliamlarda büyük artışlar yaşandı 

İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nin AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla yürürlükten kaldırılmasının üzerinden 2 yıl geçti. Türkiye 1 Temmuz 2021’de İstanbul Sözleşmesi’nden resmen çekilmiş oldu. AKP iktidarının kadınlara ve kazanımlarına dönük politikalarının bir parçası olan sözleşmenin kaldırılması, kadına yönelik şiddetin artmasına neden oldu.

Şüpheli ölümler de yükseldi

Meclis Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi Candan Yüceer’in 8 Mart 2023 tarihli komisyon toplantısında açıkladığı rapora göre; AKP iktidarı boyunca 7 bin 990 kadın erkekler tarafından katledildi. Nitekim bu sayı, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından arttı. Sözleşmenin kaldırılmasının üzerinden geçen 2 yılda kadın örgütleri ve haber ajanslarının verilerine göre; en az 600 kadın katledildi, en az 400 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

Faillerin önü açıldı

Jinnews’in şiddet çetelesine göre, iki yıllık süreçte 692 kadın katledildi, 408 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) verilerine göre; sözleşmenin kaldırıldığı 1 Temmuz 2021 ile 2023 yılının Mayıs ayına kadar olan süreçte, 608 kadın erkekler tarafından katledildi, 463 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

Şiddetten Ölen Kadınlar için Dijital Anıt’ın verilerine göre, sözleşmenin kaldırılmasından sonra geçen süreçte 610 kadın katledildi.

Hesap verecekler

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin üzerinden geçen iki yılda yaşananları ve kadınların buna karşı mücadelesini Kadınlar Birlikte Güçlü’den Özengül Ergün, Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Esra Solin Dal’a değerlendirdi.

İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediklerini söyleyen Ergün, “İstanbul Sözleşmesi’ni kaldıran, haklarımıza, kazanımlarımıza saldıran, her gün kadın düşmanı söylemlerle erkekliği yeniden üreten iktidar, yaygınlaşan erkek şiddetinin sorumlusudur. Hesap verecekler, düşmanlaştırıcı politikalar için, akladıkları failler için, kaybettiğimiz kadınlar için hesap verecekler” dedi.

Meydanları terk etmeyeceğiz

İstanbul Sözleşmesi’nin ardından 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu’nun hedef alınmasının da erkek şiddetini arttıracağını vurgulayan Ergün, son olarak şöyle dedi: “Bizler haklarımıza sahip çıkarak, sokakları da meydanları da duruşma salonlarını da terk etmeyeceğiz. Eşit ve özgür bir dünya isteğimizden, hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

İSTANBUL/MA

 

 

#İstanbul #Sözleşmesi #iptal #edileli #yıl #oldu #kadın #katledildi

Taliban cesur olduğumuzu hatırlamalı

Taliban’ın kız çocuklarına okulu yasaklaması üzerine okulu bırakmak zorunda kalan 9 yaşındaki Aişa Axagol, şimdi yeğenlerine okuma yazma öğretiyor: Taliban, onların hayal ettiklerinden daha cesur olduğumuzu hatırlamalı. 

Taliban’ın yönetime el koyduğu 2021 yılında 9. sınıf öğrencisi olan Aişa Axagol, sonrasında köyündeki diğer kız çocukları gibi okulu bırakmak zorunda kalanlardan. NûJinha’dan Baharin Lehib’e konuşan, ailesiyle birlikte tarlada çalışan Aişa Axagol şunları söyledi: “Taliban, biz kızların okula gitmesini engelledi. Ama ben evde yeğenlerim ve kuzenlerime ders veriyorum. Bildiğim her şeyi onlara öğretiyorum. İngilizce bilen yeğenim bize İngilizce öğretiyor.”

Kadınlara örnek oldular

Aişa Axagol’un ve yeğenlerinin evde birbirlerini eğitmeleri diğer kadınlara da örnek olur ve başka evlerde de eğitimler yapılmaya başlanır. Eğitimine devam etmek istediğini anlatan Aişa Axagol bu konuda kadınların verdiği mücadeleyi de yakından takip ediyor.

Pes etmemeyi öğrendim

“Kadınlar tarafından birçok eylem yapıldı. Taliban kadınlara saldırdı” sözleriyle süreci özetleyen Aişa Axagol son olarak şöyle söyledi: “Taliban, onların hayal ettiklerinden daha cesur olduğumuzu hatırlamalı. Ülkemin mücadeleci kadınlarından ve İranlı kardeşlerimden pes etmemem gerektiğini öğrendim. Bu da yasaklara rağmen hayatım için bir rota oluşturmamı sağladı.”

KABİL

#Taliban #cesur #olduğumuzu #hatırlamalı

Boşanmak istediği erkek tarafından vurulan kadın hayatını kaybetti

Adana’da boşanma aşamasındaki eşinin silahla yaraladığı kadın hayatını kaybetti

Adana’da bir hafta önce boşanma aşamasındaki eşinin tabancayla yaraladığı kadın, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Merkez Seyhan ilçesi Fevzipaşa Mahallesi’ndeki evinde boşanma aşamasındaki eşi Erhan Arslan (25) tarafından tabancayla vurulan Nuriye Arslan (30), tedavi gördüğü Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki yaşam mücadelesini kaybetti.

Kadının cenazesi, otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Erhan Arslan, boşanma aşamasındaki eşi Nuriye Arslan’ı 23 Haziran’da tabancayla yaralayıp aynı silahla intihar etmişti.

ADANA

#Boşanmak #istediği #erkek #tarafından #vurulan #kadın #hayatını #kaybetti