Ana Sayfa Blog Sayfa 247

HDP’den Merdan Yanardağ tepkisi: Hangi ifadesi tutuklama nedeni olabilir?

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, İmralı’da mutlak tecride dikkat çektiği için tutuklanan gazeteci Merdan Yanardağ’ın tutuklanamasına ve tecride karşı herkesi ses çıkarmaya çağırdı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çektiği için TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Gazetecilik görevini yapan Yanardağ’ın derhal serbest bırakılması ve düşüncelerini özgür bir şekilde ifade etmesi gerektiğine yer verilen açıklamada, “Bu değerlendirmedeki hangi ifade tutuklanması için bir neden olabilir? Bu ifadelerin benzerlerini çok değil birkaç yıl önce birçok partiden siyasetçi, gazeteci, aydın ve yazar daha önce söylediği halde, panikle çıkarılan bu tutuklama kararı demokrasi ve barıştan duyulan korkudan başka bir şeyle açıklanamaz. İmralı’nın sesi çıktığında şiddet ve çatışmanın sesinin kısılacağını, Kürt sorununda barışa kapı aralanacağını bilenler, hamasi milliyetçi nutuklarla gerçekleri örtbas etmek ve zulüm saltanatlarını devam ettirmek istiyorlar” denildi.

Mutlak iletişimsizlik hali söz konusudur

Abdullah Öcalan’dan 28 aydır haber alınamadığına ve İmralı Cezaevi’nde mutlak tecridin olduğunun bir kez daha altının çizildiği açıklamada şunlar kaydedildi: “Anayasa ve yasaların dahi uygulanmadığı, avukat ve aile görüşünün olmadığı, sağlık durumu ve tutulma koşullarına dair resmi bir bilginin paylaşılmadığı mutlak iletişimsizlik hali söz konusudur. Türkiye’de yaşayan vicdan sahibi ve adalet isteyen her gazeteci, siyasetçi, aydın ve demokrat yurttaşı; bu gerçeği dile getirdiği için tutuklanan Sayın Yanardağ’a yapılan hukuksuzluğa ve tecride karşı durmaya çağırıyoruz.”

HABER MERKEZİ

#HDPden #Merdan #Yanardağ #tepkisi #Hangi #ifadesi #tutuklama #nedeni #olabilir

AİHM’in Berkin Elvan kararı kesinleşti

AİHM, Berkin Elvan’ın ailesinin açtığı davada Türkiye’ye yönelik mahkumiyet kararına yapılan itirazı reddederken, Türkiye aleyhine verilen mahkumiyet hükmü ise kesinleşti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), temyiz başvurularını inceleyen kurulu, Gezi eylemleri sırasında polisin gaz fişeği isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın ailesinin açtığı davada, Türkiye’ye yönelik mahkumiyet kararına yapılan itirazı reddetti.

AİHM, Türkiye’nin davayı 17 yargıçtan oluşan ve temyiz davalarına bakan Büyük Daire’ye götürme talebinin reddedildiğini bildirdi. Bu kararın ardından AİHM’in ilgili dairesinin 7 Şubat’ta Türkiye aleyhine verdiği mahkumiyet hükmü kesinleşti.

HABER MERKEZİ

#AİHMin #Berkin #Elvan #kararı #kesinleşti

BM’den Taliban raporu: Binden fazla sivil katledildi

BM Afganistan Yardım Heyeti tarafından yayınlanan rapora göre Taliban’ın iktidara gelmesinden bu yana binden fazla sivil katledildi

Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA), Taliban’ın Afganistan’da iktidara gelmesi ardından yaşananlara ilişkin rapor yayınladı.15 Ağustos 2021 ile Mayıs 2023 arasında bin 950 sivilin katledildiği ve 2 bin 679 sivilin ise yaralandığı kaydedilen raporda, ölümlerin çoğunun cami, eğitim merkezleri ve dükkanlar gibi halka açık yerlerde gerçekleştirilen intihar saldırıları sonucunda geliştiği belirtildi. Bu saldırılarda 700’den fazla kişi de yaşamını yitirdi.

DAİŞ’i çoğu saldırılardan sorumlu tutan Misyon, saldırılar sonucunda bin 700’den fazla kişinin yaralandığını ve yaşamını yitirdiğini vurguladı.

DIŞ HABERLER

#BMden #Taliban #raporu #Binden #fazla #sivil #katledildi

Onur Yürüyüşünde gözaltınan alınan 5 kişiye sınırdışı tehdidi

Bu yıl ‘Dönüyoruz’ temasıyla gerçekleşen 21. İstanbul Onur Yürüyüşünde gözaltına alınan beş kişi sınır dışı edilme tehdidiyle karşı karşıya. İçlerinden İranlı olan biriyse sınır dışı edilirse idam edilebilir

Seçim süreci boyunca iktidar kanadı ve Cumhur İttifakı bileşenleri tarafından hedef tahtasına oturtulan LGBTİ+’ların 25 Haziran Pazar günü Şişli’de yapılan Onur Yürüyüşü’nün ardından polisin keyfi olarak gözaltına aldığı beş kişi sınır dışı edilme tehlikesi altında. İranlı olan ve gözaltına alınanlardan bir kişi sınır dışı edilirse idam edilebilir.

Kaos GL’de yer alan habere göre polis, yürüyüşün ardından çevrede bulunan ve LGBTİ+ bireyleri gözaltına aldı. Polis şiddetiyle gözaltına alınan 113 kişi içerisinde TC vatandaşı olmayanlar da yer alıyordu. TC vatandaşı olmayan beş kişi sınır dışı edilme tehlikesi altında geri gönderilme merkezlerinde tutuluyor.

Gözaltında tutulanlardan biri yaralı

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi’nin paylaştığı bilgiye göre, aralarında kayıtlı ve kayıtsız göçmen statüsü de bulunan İran, Libya, Rusya, Portekiz ve Avustralya’dan beş kişi gözaltında tutuluyor. Avukatlarına ve tedavi hakkına erişemeyen göçmenler arasında bacağından yaralanan bir kişi de var:

“Doğru tedaviye ulaşamayan bu kişi, devlet kontrollü işkence koşulları altında hayatta kalmaya çalışmaktadır. Ülkelerine geri gönderilmesi durumunda hayatları güvende de olmayacak arkadaşlarımızın yakından takibinin yapılması için tüm kurumların desteğine ihtiyacımız var.”

Sınırdışı edilirse idam edilecek

Gözaltına alınanlardan İranlı olan kişi, Türkiye’de uluslararası koruma altında bir mülteci. İran’a geri gönderildiğinde idam riski var. Tuzla Geri Gönderme Merkezi’nde tutuluyor ve komite ile irtibatı da kesilmiş durumda:

“İranlı olan arkadaşımızın İstanbul ilinde Uluslararası Koruma Statüsünde kayıtlı bir mülteci olduğunu, cinsel yöneliminden ötürü İran’a geri gönderilmesi halinde hakkında idam kararı verileceğini biliyor ve bundan ötürü oldukça endişeliyiz. Bu arkadaşımız tüm ailesi ile birlikte menşei ülkelerinde gördükleri işkenceler ve can güvenlikleri tehlikesinden ötürü 2013 yılından beri Türkiye’ye sığınmış olan mülteciler. Mültecilik iddiaları da kabul görmüş olan bu arkadaşımız şu an Tuzla Geri Gönderme Merkezinde tutuluyor ve iletişimimiz tamamen kopmuş durumda. Hakkında nasıl bir işlem yapıldığını veya yapılacağını bilmiyoruz.”

HABER MERKEZİ

#Onur #Yürüyüşünde #gözaltınan #alınan #kişiye #sınırdışı #tehdidi

Munzur Festivali’inin tarihi açıklandı

Munzur Festival Tertip Komitesi, 21’inci Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 3-6 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirileceğini açıkladı

Bu yıl 21’incisi gerçekleşecek olan Munzur Festivali’ne ilişkin, Tertip Komitesi Dersim Belediyesi’nde açıklama yaptı. Açıklamayı Festival Tertip Komitesi adına Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Özkan Tacar yaptı. “Madencilik anlayışına karşı doğayı ve yaşamı koruyoruz” şiarıyla yapılacak olan 21’inci Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 2 Ağustos’ta Nazımiye (Qisle) Düzgün Baba anması ile başlayacağını belirten Tacar, 21’inci festivalin 3-4-5-6 Ağustos’ta gerçekleşeceğini söyledi. Tacar, festivalin ana temasının doğaya karşı yapılan saldırı ve hayatı yaşanmaz hale getiren madenciliğe karşı mücadele olduğunu belirtti. Tacar, “Festivali bu sene ‘Madencilik anlayışına karşı doğayı ve yaşamı koruyoruz’ temasıyla yapacağız” diye konuştu.

Sorunlara dikkat çekilecek

Dersim’de yaşanan sorun ve sıkıntılara karşı 1990’lı yıllarda başlatılan festivalin ilk çıkış biçimiyle 21’incisini düzenlediklerini söyleyen Tacar, “Demokrasi, çevre, doğa, inanç, kültür için yaptığımız festivali bu yıl da birçok meseleyi önümüze koyup, çözüm önerileriyle birlikte yürüteceğiz” dedi. Festivalin açılışının sergi ve halk oyunlarıyla yapılacağını belirten Tacar, Alevi inancı, güncel siyasal gelişmeler, kadın konulu etkinlikler, deprem temalı görüşmeler, anadil panelleri gibi başlıklarla festivalin süreceğini söyledi. Tacar, “Kültür, sanat, edebiyat, müzik anlamında atölye çalışmaları gerçekleşecek. Her akşam konserler gerçekleştireceğiz” ifadelerinde bulundu. Festivalin 4 gün süreceğini belirten Tacar, festivale katılım çağrısı yaptı.

HABER MERKEZİ

#Munzur #Festivaliinin #tarihi #açıklandı

Düzce Cezaevi’nde tutuklular verilen yemekten zehirlendi

Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki 8 tutuklunun verile akşam yemeğinden zehirlendiği öğrenildi

Düzce’nin Çilimli ilçesinde bulunan Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan 8 tutuklunun yemekten zehirlendiği öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, akşam verilen yemekten zehirlenen tutuklular gece rahatsızlandı. Cezaevi idaresine bildirilmesi üzerine tutuklulardan Resul Baltacı, Sinan Tutmaz, Tevfik Altun ve Fikret Karakoç, Düzce Devlet Hastanesi’ne, 4 tutuklu da cezaevi revirine kaldırıldı. Hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan tutuklulara serum verildiği ve sonrasında cezaevine geri götürüldüğü öğrenildi.

Tutukluların telefon görüşmesi sırasında haberdar ettiği aileler ise, daha sonra yakınlarının durumuyla ilgili aradığı cezaevinden bilgi alamadı. Aileler, insan hakları savunucularına konuyu gündemlerine alma çağrısında bulundu.

Konuyla ilgili Mezopotamya Ajansı’nın aradığı cezaevi yetkililerine ise ulaşamadığı belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Düzce #Cezaevinde #tutuklular #verilen #yemekten #zehirlendi

Amed ve İzmir’de mezarlık ziyaretleri

Amed’in Lîce ve Pîran ilçesi ile İzmir’de bayram dolayısıyla mezarlıklar ziyaret edildi. Ziyaretlerde yapılan konuşmalarda hayatını kaybedenlerin özgürlük ve demokrasi için kaybettiği vurgulandı

Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde Kurban Bayramı arifesinde mezarlıklar ziyaret edildi.

Grup, Licê’nin Çeme Êlikan (Birlik) köyünde Sipênî (Şenlik) Şehitliği ve Sîse Mezarlığı’na, Pîran (Dicle) ilçesinde bulunan Pîrejman Mezarlığı’na ve İzmir’de mezarlık ziyaretleri gerçekleştirdi.

Bu halk hiçbir zaman geri adım atmadı

Licê’nin Çeme Êlikan köyünde Sipênî (Şenlik) Şehitliği’e gerçekleştirilen ziyarete, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed milletvekili Serhat Eren, Yeşil Sol Parti il ve ilçe yöneticileri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Yenişehir, Pasur ve Licê ilçe yöneticileri katıldı.

Ziyarette konuşan MEBYA-DER Eşbaşkanı Şehmus Karadağ, “Kurdistan’nın çocukları işgalci sistem karşısında hiçbir zaman boyun eğmedi. Özgürlük için ölümü göze aldılar. Ölümlerde oldu tutuklamamlar da oldu ancak bu halk, bu kirli sistem karşısında hiç bir zaman geri adım atmadı” dedi.

Bu bayram da tecrit altında giriyoruz

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride de dikkat çeken Karadağ, “Bu bayrama da tecrit altında giriyoruz bu nedenle AKP-MHP’nin kirli siyaseti karşısında sesiz kalmayacağız. Buradan Sayın Abdullah Öcalan’ın ve diğer bütün siyasi tutsakların Kurban Bayramı’nı kutluyor sevgi ve selamlarımızı yolluyoruz” şeklinde konuştu.

Bu savaşı birlikle durdurabiliriz

Yeşil Sol Parti Amed Milletvekili Serhat Eren de, “Yüzyıllardır kültürümüz, dilimiz üzerinde büyük bir baskı kuruluyor ve bizim bu baskılara karşı kayıtsız kalmamızı istiyorlar. Yoldaşlarımız da halkımız da hiç bir zaman onların baskıları karşısında boyun eğmedi. Bundan sonra da boyun eğmeyecek. Sayın Öcalan üzerindeki tecridi kaldırmak istememelerinin tek sebebi de onların kirli sistemini ortaya çıkaracak olmasıdır. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılırsa sadece Kürt halkı için değil, Türkiye’deki tüm halklar için barışın sesi olacak. Bu savaşı durdurmak için birlik ve dayanışma içinde olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Pîran

MEBYA-DER öncülüğünde Pîran ilçesinde bulunan Pîrejman Mezarlığı’ndaki ziyarete de DBP, HDP, Yeşil Sol Parti il, ilçe yöneticileri ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Bedran Öztürk ile birçok aile katıldı.

Mezarlık ziyaretine engel

Dicle Kaymakamlığı tarafından alınan karar gerekçe gösterilerek, mezarlık yakınlarında ziyarete giden heyet askerler tarafından durduruldu. Mezarlık ziyareti yapılmasına izin verilmezken, buradan ayrılan heyet Pîran ilçe mezarlığına doğru hareket etti.

Lîce

Lîce’de bulunan Sîsê Mezarlığı’na da aileler, MEBYA-DER Eşbaşkanı Yüksel Almas, dernek yöneticileri, Barış Anneleri, TJA, Yeşil Sol Parti Amed milletvekili Adalet Kaya ve HDP Amed İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan katıldı. Sîsê Mezarlığı’nda aileler daha önce tahrip edilen mezarların başında bir süre ağıt yaktı.

Mezarlıklarımızdan elinizi çekin

Anmada konuşan MEBYA-DER Eşbaşkanı Yüksel Almas, “Her zaman ziyaret etmeye devam edeceğiz. Her geldiğimiz de mezarlıklarımıza saldırı ve tahribat olduğunu görüyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz ziyaretlerimize devam edeceğiz. Mezarlıklarımızdan elinizi çekin” dedi.

Yeşil Sol Parti Milletvekili Adalet Kaya da, “Mücadeleleri karşısında saygıyla eğiliyoruz. Özgür adil bir yaşam için mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

HDP Amed İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan ise, “Amaçları özgür bir yaşam mücadelesiydi. Demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesi, bu mücadele bu topraklarda devam ediyor. Halkımız, ailelerimiz ve kahramanlarımızın bayramını kutluyorum” şeklinde konuştu.

İzmir

Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), de Kurban Bayramı dolayısıyla İzmir’de mezarlık ziyaretleri gerçekleştirdi. Özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin Bayraklı ilçesindeki Örnek köy, Doğançayı ve Bornova ilçesindeki Kent Mezarlığı’ndaki mezarlıklar ziyaret edildi. Ziyarete, Barış Anneleri, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekili Burcugül Çubuk, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivistleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) yöneticileri katıldı.

Mücadeleleri sürecek

Ziyarette konuşan Yeşil Sol Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, yaşamını yitirenlerin halkların kardeşliği, demokrasi ve barış için mücadele verdiğini anımsatarak, mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

Konuşmaların ardından mezarlıklara çiçek bırakılarak, dualar edildi.

HABER MERKEZİ

#Amed #İzmirde #mezarlık #ziyaretleri

İnfazı yakılan Barış Annesi Bulut tahliye oldu: Başım dik, pişman değilim

Pişmanlık dayatmasını kabul etmediği için infazı yakılan engellenen Barış Annesi Hanse Bulut Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi. Cezaevi kapısında konuşan Bulut, ‘Başım diktir. Pişman değilim. Gücüm yettiği sürece davamdan vazgeçmeyeceğim’ dedi

İzmir’in Konak İlçesine bağlı Çimentepe semtinde 10 Eylül 2021’de tutuklanan 65 yaşındaki Barış Annesi Hanse Bulut tahliye edildi.Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye edilen Bulut, 2015’te Mêrdin’in Nîsebin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde evinden çıkamadığı için hakkında “Örgüte yardım” ettiği iddiasıyla açılan davada verilen 2 yıllık hapis cezasının onanması üzerine tutuklanmıştı.

Tahliyesi 3 ay ertelendi

Hipertansiyon ve diyabet hastası olan Bulut, tahliyesine üç gün kala 24 Mart’ta çıkarıldığı Cezaevi Gözlem Kurulu “pişmanlık” dayatmasını kabul etmediği gerekçesiyle tahliyesi 3 ay ertelemişti.

Gücüm yettiğince bu davadan vazgeçmeyeceğim

Bulut’u cezaevi kapısında ailesi ve Ege Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Derneği (TUHAYDER) temsilcileri karşıladı. Cezaevi çıkışında konuşan Bulut, “Ben Nusaybin davası için tutuklandım. Başım diktir. Pişman değilim. Yaşadığım ve ayaklarım üzerinde durabildiğim, gücüm yettiği sürece bu davadan vaz geçmeyeceğim. Bedenim dışarda olabilir ama ruhumun yarısı içeride kaldı” dedi.

Pişmansak neden ceza alıyoruz!

Hükümlü olmasına rağmen cezaevi içinde başka bir mahkeme daha kurulduğunu ifade eden Bulut, “Müdür ve savcılar bizi çağırıp pişman olup olmadığımızı soruyorlardı. Biz de pişmansak neden ceza alıyoruz dedik. Bana neden adli tutukluların içine gitmiyorsun diye sordular. Ben de benim dosyama bakın ne yazıyor? Dedim. Bana ‘bunun acısını zaten çekeceksin, pişman olmazsan fazla yatacaksın’ dediler. Ben de onların dilinde ‘seve seve’ dedim. Onlar da ‘seve seve’ ceza verdi” diye belirtti.

Amacımıza ulaşana kadar başımız diktir

Yapılan koğuş aramalarında yatakların ve sandalye üzerindeki minderin pamuklarını çıkararak yere atar şekilde arama yaptıklarını ifade eden Bulut,, “Bize eziyet ediyorlar. Ama amacımıza ulaşana kadar başımız diktir” şeklinde konuştu.

İZMİR

#İnfazı #yakılan #Barış #Annesi #Bulut #tahliye #oldu #Başım #dik #pişman #değilim

Şenyaşar ailesinden ‘bayram’ paylaşımı

Şenyaşar ailesi, Adalet Nöbetleri’nin 827’nci gününde yaptıkları paylaşımla mücadelelerinin devam edeceğini vurguladı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 827’nci gününe girdi.

Nöbetlerini Pirsûs’taki evlerinde sürdüren ailenin sanal medya hesabından, “Bir bayram daha geldi. Bu bayram niye eksiğiz. Üç insanımız toprak altında, bir insanımız 5 yıldır tek hücrede. Katliamı azmettiren dışarda. Urfa’da kendini ‘üstün’ görenler yargılanana kadar mücadele devam edecek” paylaşımı yapıldı.

RIHA

#Şenyaşar #ailesinden #bayram #paylaşımı

AİHM: Kadınların evlenmek için 300 gün beklemesi ayrımcılık

AİHM, kadınların boşandıktan sonra tekrar evlenebilmesi için aradan 300 gün geçmesini şart koşan yasal düzenlemenin cinsiyet ayrımcılığı yarattığı için ‘Özel hayata saygı’ ihlali olduğuna hükmetti

Kadın kazanımlarının ve haklarının saldırı altında olduğu Türkiye’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) emsal bir karara imza attı. AİHM, Türkiye’de boşanmış kadınların yeniden evlenmek için bekledikleri 300 günlük sürenin ayrımcılık olduğuna hükmetti.

Nurcan Bayraktar’ın Türkiye’ye açtığı davayı karara bağlayan AİHM, söz konusu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) ihlal ettiğini belirtti.

Ayrımcılık yaratıyor

Oy birliğiyle alınan kararda, uygulamanın AİHS’in “özel hayata saygı” hakkını düzenleyen 8’inci maddesi ile ayrımcılığı yasaklayan 14’üncü maddesini ihlal ettiği görüşüne varıldı.

Hamilelik testi zorunluluğu

Türkiye’de yasalar kadınların eski eşlerinden farklı biriyle evlenmek için boşanmalarının kesinleşmesinden sonra asgari 300 gün beklemelerini şart koşuyor. Bu süreyi beklemek istemeyen kadınların hamile olmadıklarını tıbbi testlerle ispatlamaları gerekiyor.

‘Özel hayata saygı’ ihlalidir

AİHM, 300 günlük bekleme süresinin ve bu sürenin kısılması için hamile olunmadığının ispatı amacıyla tıbbi belge talep edilmesinin haklı görülemeyeceğine, dolayısıyla davacının özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Cinsiyetçi bir uygulama

AİHM, bu uygulamanın doğrudan bir cinsiyet ayrımcılığı anlamına geldiğini ve doğacak çocuğun babasının kim olduğu üzerindeki belirsizliği önlemek amacıyla alınan bir tedbir olduğu savının bu ayrımcılığı haklı gösteremeyeceğine de hükmetti.

Modern hayatta yeri yok

Davacının cinsiyeti nedeniyle gördüğü muamelenin gerekli olmadığı ve hiçbir gerekçeyle haklı gösterilemeyeceği ifade edilen AİHM kararında, “soy kütüğünde karışıklık olmasını” önlemek gibi bir amacın, yani biyolojik babanın kim olduğunu tespit etme niyetinin, modern toplumda yeri olmadığı belirtildi.

AİHM’in ön kararının ardından tarafların nihai bir karar alınmasını talep etmek için üç ay süreleri bulunuyor.

HABER MERKEZİ

#AİHM #Kadınların #evlenmek #için #gün #beklemesi #ayrımcılık