Ana Sayfa Blog Sayfa 262

Erdoğan’ın tarih verip su gelecek dediği kanallarda 11 yıldır su yok!

Riha’da AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘12.12.2012 saat 12.12’de su verilecek’ dediği kanallara aradan geçen 11 yılda henüz su verilmediği gibi, çiftçiler tarımın bitme noktasına geldiğini belirtti

AKP iktidara geldiği günden beri bir yandan doğa talanlarına izin veren projeler, bir yandan ise “çılgın projeler” ile milyonlarca liralık ölü yatırımlar gerçekleştiriliyor. O projelerden biri ise Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nce Riha’nın (Urfa) Curnê Reş (Hilvan) ilçesi İstaxûlle kırsal mahallesinde 2009 yılında yapımına başlanan su kanalları oldu.

3 bin 845 gündür su yok

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 12 Aralık 2012 tarihinde açılışını yaptığı kanallara, aradan geçen 3 bin 845 günde su bırakılmadı. Sulama kanalının fiziki yapısının bitmesine rağmen suyun bırakılmaması, bölgede geçimini çiftçilik yaparak sağlayan binlerce kişiyi etkiliyor. Su kanalının yanı başında ekilen arpa, mercimek, buğday ve mısır gibi ürünler yeterli yağışların olmamasından kaynaklı kuruyor.

Erdoğan tarih vermişti

Çocukluk yıllarından bu yana tarım ile uğraşan Serhat Erdem, ailesinin yaklaşık 150 yıldır bölgede tarım yaparak geçimlerini sağladığını söyledi. Bölgenin tek geçim kaynağının tarım olduğunun altını çizen Erdem, “Fırat Nehri bize 4 kilometre uzaklıkta, kanallar 11 yıldır yapılmış durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12.12.2012 saat 12.12’de bu bölgeye su verilmeye başlanacağını söylemişti. 11 yıl geçti ama hala suyu bekliyoruz. Her yıl kanallara su verileceği söyleniyor ancak bırakılmıyor. Sadece bizim köyümüz değil, 12 köy su bekliyor” diye konuştu.

Suyun dibinde susuzuz

Bölgede 100 bin dönüme yakın tarım arazisi bulunduğunu kaydeden Erdem, “Dönüm başı buğdayda 350-400 kilo verim alınıyor, sulanırsa bu 700-800 bandına kadar çıkar. Bu ülke ekonomisini etkileyeceği gibi, tarım ile uğraşan çiftçinin de yüzünü güldürecek. Suyun dibinde susuzuz. Fırat’ın dibindeki köylere su verilmiyorsa, bunu irdelemek lazım” diye belirtti.

İnsanların birçoğu göç etmek zorunda kaldı

Kanallara su verilmesiyle ilgili yetkililerin verdikleri sözleri tutmadığını dile getiren Erdem, “Su bırakılırsa buğday, arpa, mercimek, mısır gibi ürünler yetiştirilecek. Burada bir istihdam da sağlanacak. İnsanlar kuru tarım ile çarkı döndüremiyor artık. Toprağını ekmeyi bırakıp, şehre göç eden birçok kişi var. Buna bir son verilmesi ve insanların kendi topraklarına dönmesinin yolu açılması gerek” diye konuştu.

Kanal var ama su yok

Mahallede bulunan tarım tarlalarında ailesi ile birlikte mercimek, buğday, arpa hasadı yaparak geçimini sağlayan mevsimlik tarım işçisi Metin Acet de, “Fırat 4 kilometre uzaklıkta, su yok ama Harran’ın bütün köylerinde su var. 11 yıldır bu kanal var ama bir kere bile su verilmedi. Önceden insanlar köye geliyordu ancak şuan tersine bir durum söz konusu. Tarım yapamayan köylüler göç ediyor. Bir an önce yetkililerden yardım bekliyoruz. İnşaların kendi topraklarında kalabilmesi için bu kanala su verilmesi gerek” dedi.

Haber: Emrullah Acar / MA

#Erdoğanın #tarih #verip #gelecek #dediği #kanallarda #yıldır #yok

Milyonlar harcandı havalimanına uçak inemiyor

Milyonların harcandığı Siirt Havalimanı’nda birçok sefer ya iptal ediliyor ya da uçaklar farklı kentlerdeki havalimanlarına iniş yapmak zorunda kalıyor

Siirt Havalimanı’na, açılışının gerçekleştirildiği 1998 yılından bu yana uçaklar iniş yapamıyor.

MA’dan Fethi Balaman’ın haberine göre 2023 yıllının ilk 5 ayında havalimanına iniş-kalkış yapan uçak sayısı 214 olurken, uçuşların sürekli iptal edilmesi veya saatlerce rötar yapılması nedeniyle yurttaşlar mağdur durumda.

Uçuşları iptal edilen yurttaşların mağduriyeti de giderilmiyor, birçok yolcu Batman Havalimanı ya da Diyarbakır Havalimanı’na inmek zorunda kalıyor.

AKP iktidarı, havalimanının işlevsiz kalmasından dolayı mağdur olan kent halkına her seçim öncesi yeni havaalanı vaatlerinde bulunsa da bu sözler de tutulmadı, yine var olan havalimanının onarımında karar kılındı.

Bu kararla birlikte de Nisan 2017’de teknik altyapı, pist uzatma ve onarım çalışması nedeniyle havalimanı uçuşlara kapatıldı.

İhaleler yandaşa

Onarım için 22 milyon TL bedelle yapılan ihale, 2018 Genel Seçimlerinde AKP’den milletvekili aday adayı olan Bedrettin Binbay’ın sahibi olduğu “Binbay Yapı” şirketi ve “İzbay İnşaat” ortaklığına verildi. Bu ihale belirlenen sürede bitirilemediği için daha sonra iptal edildi. 1 Mart 2018’de yapılan yeni ihale ise 24 milyon TL bedelle bu kez adı devletten aldığı ihalelerle sık sık gündeme gelen Mehmet Ali Altındığ’ın sahibi olduğu İntim İnşaat Ticaret Müşavirlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile İmaj Altyapı Üst Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ortaklığına verildi.

Uçuşlar iptal ediliyor

Erdoğan’ın bu açıklamasından sonra dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Ahmet Arslan da Aletli İniş Sistemi (ILS) olmadığı için orta ve büyük gövdeli uçakların iniş yapamadığı Siirt Havalimanı’nın kapanmak zorunda kaldığını, ILS cihazının kurulması ve pist başı ile sonuna stop sahalarının yapılmasıyla havalimanının Haziran 2018’de hizmete açılacağını duyurdu. Yapılan tadilatın ardından havalimanı 6 Mart 2019’da AKP’liler ve dönemin Siirt Valisi Ali Fuat Atik’in katıldığı törenle yeniden seferlere başladı. Ancak bir süre sonra yoğun sis dolayısıyla seferler yeniden sık sık iptal edilmeye başlandı.

518 uçuş

HDP konuyu Meclis’e taşımış, Bakan Karaismailoğlu ise önergeyi cevaplaması gereken 15 günlük süre geçtikten sonra verdiği yanıtta, yolcuların mağduriyet yaşadığı iddialarına, “SHY-YOLCU” genelgesine atıfta bulundu. Öte yandan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından açıklanan 2022 verilerine göre de Siirt Havalimanı’nda 518 uçuş gerçekleştiği bilgileri yer aldı.

SÊRT

#Milyonlar #harcandı #havalimanına #uçak #inemiyor

Manisa’daki yangın sürüyor

Manisa’da geri dönüşüm tesisinde çıkan yangın tüm müdahalelere rağmen hala kontrol alınamadı

Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Muradiye Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Tekeli Geri Dönüşüm Tesisi’nde dün akşam saatlerinde çıkan yangın havadan ve karadan yapılan tüm müdahalelere rağmen kontrol altına alınamadı. Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri ile birlikte İzmir Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı 3 helikopter, 5 arazöz ve itfaiye ekipleriyle müdahale edilen yangında akşam saatlerinde helikopterler geri çekildi. Karadan itfaiye ekipleri ve iş makineleriyle süren müdahale çalışmaları, Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı 52 ekip ve 92 personelle sabaha kadar devam etti.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ekiplerin müdahalesi hızlandı. Tüm geceyi ayakta geçiren ekipler yangını kontrol altına almaya çalışırken, alevlerin hala yükseldiği tesiste çalışmalar sürüyor.

MANİSA

 

#Manisadaki #yangın #sürüyor

İstanbul’da ormanlık alanlara giriş yasaklandı

İstanbul Valiliği, orman yangınların önlenmesi amacıyla ormanlık alana girişi yasakladı

İstanbul Valiliği, orman yangınların önlenmesi amacıyla aldığı karar ile bazı piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlara girişleri yasakladı. Valilik tarafından yapılan açıklamaya göre yasak 24 Haziran-15 Ekim tarihleri arasında geçerli olacak.

İstanbul Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, “İçinde bulunduğumuz yaz mevsimiyle birlikte bölgemizin hava sıcaklıklarında görülen artışlar, ormanlık alanda yoğunlaşan insan ve araç hareketliliği ile kasten ya da kusurlu davranışlar neticesinde orman yangınlarının meydana gelebileceği değerlendirilmektedir. Belirtilen nedenlerle 6831 sayılı Orman Kanununun 74. maddesi ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 9. ve 66. maddeleri uyarınca ormanlık alanlara girişlerin 24 Haziran 2023­-15 Ekim 2023 tarihleri arasında yasaklanması kararı alınmıştır. İstanbul İli sınırları dahilinde ekli listede yer alan piknik ve mesire alanları, tabiat parkları, korular, parklar ve eko turizm alanlarında piknik yapmak, spor, yürüyüş vb. faaliyetlerde bulunmak serbesttir. Bu alanlar dışındaki ormanlık alanlarda mangal yapmak, tüp kullanmak, nargile ve her türlü ateş yakmak kesinlikle yasaklanmıştır” ifadeleri yer aldı.

İSTANBUL

#İstanbulda #ormanlık #alanlara #giriş #yasaklandı

Alanya Cezaevi’nde şüpheli ölüm: Hastane sevki kabul edilmedi

Alanya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde K.S. adlı adli tutuklunun, 11 Haziran’da tutulduğu koğuşta ölü bulunduğu öğrenildi. Tutuklunun daha önce hastane sevki istediği ancak talebinin karşılanmadığı iddia edildi

İşkence uygulamalarının arttı cezaevlerinde son yıllarda birçok tutuklu ya hastalıktan ya da “şüpheli ölüm” şekilde hayatını kaybetti. Antalya’da bulunan Alanya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde K.S. adlı adli tutuklunun, 11 Haziran’da tutulduğu koğuşta ölü bulunduğu öğrenildi.

K.S’nin cenazesinin yapılan işlemlerin ardından ailesine teslim edilerek, Alanya ilçesindeki Kale Yamacı Mezarlığı’nda toprağa verildiği öğrenildi.

Sevk talebi karşılanmadı

“Uyuşturucu” suçundan 2 yıldır tutuklu bulunan K.S.’nin, 5 Haziran’da kusma ve halsizlikten dolayı bir hafta boyunca revire gidip geldiği ancak hastaneye sevk edilmediği ileri sürüldü. K.S.’nin tansiyon, şeker ve kolesterol rahatsızlıkları olduğu, hastaneye sevk noktasında defalarca talepte bulunduğu ancak talebinin yerine getirilmediği aktarıldı.

Mezopotamya Ajansı’nın ( MA) telefonla ulaştığı cezaevinin konuya dair bilgi vermediği belirtildi.

ANTALYA

 

#Alanya #Cezaevinde #şüpheli #ölüm #Hastane #sevki #kabul #edilmedi

Ağır hasta tutuklunun ilacı verilmiyor

Beyin damar tıkanıklığı teşhisi konulan ağır hasta tutuklu Hilmi Karaoğlan’a hayati önem taşıyan ilaçları verilmiyor

Tekirdağ merkezli Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) dönük soruşturmada 23 Mayıs’ta yapılan operasyonda gözaltına alınan ve “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan 24 kişiden Hilmi Karaoğlan’ın sağlık durumu kötüye gidiyor. Tekirdağ T Tipi Cezaevi’ne konula 68 yaşındaki Karaoğlan’ın, yüzde 80 beyin damar tıkanıklığı ile akciğer sertleşmesi, böbrek rahatsızlığı, organlarda çürüme gibi ciddi hastalıkları olduğu öğrenildi.

 Tedavi olması gerekiyor

Mezopotamya Ajansı’ndan Rukiye Adıgüzel’e konuşan, Karaoğlan’ın oğlu Serkan Karaoğlan, babasının uzun yıllardır siyasetin içinde olduğunu ama hastalıklarından kaynaklı 5-6 yıldır aktif siyaset yürütemediğini belirtti. Babasının baypas (bypass) ameliyatı ve birçok defa anjiyo olduğunu aktaran Karaoğlan, “Günün 24 saatinin yaklaşık 16-17 saatini yatakta halsiz bir şekilde geçiriyor. Günde 7-8 saat hava alıyor. Kaç defa hastaneye yatırdık. Özellikle cezaevine girmeden önce doktor 15 günde bir kontrole gelmesini söyledi. Daha önce 3 aylık periyotlarla kontrole gidiyordu. Şimdi 15 güne düşürdüler. Babam bu kadar ileri derecede hasta. Bakıma muhtaç, kalkıp bir yemek yapabilecek gücü yok” diye anlattı.

‘İlaç hayati önem taşıyor’

Babasının cezaevindeki koşullarını ve bakımının yapılıp yapılmadığına dair bilgilerinin olmadığını dile getiren Karaoğlan, “Babama aniden bir şey olsa, kim müdahale edecek? Burada 15 günde bir kontrolü var. Cezaevinde bu şartları kimse sunamaz. Beyne giden damarları kapalı. Bir çay bardağı tutamıyor. 30 çeşit ilaç kullanıyor. Cezaevi çok önemli olan bir ilacını 2 haftadır iletmemiş. ‘Bu ilaç hayati önem taşıyor’ diye dilekçe yazmış. İki haftadır ‘yok’ diyerek, ilacı kendisine ulaştırmamışlar” diye belirtti.

 Hastalığın farkındalar

Karaoğlan, 20 Haziran’da yaptıkları telefon görüşünde babasının sağlık sorunları nedeniyle heyete çıkarıldığı bilgisini aktardığını söyledi. Karaoğlan, “Babam hastalığından dolayı dilekçe vermiş. 2 gün önce heyete çıkmış. 4 doktor bakmış, bunlardan biri göğüs doktoru. ‘Senin hastalığın çok ağır. Bunun farkındayız’ demişler” diye konuştu.

‘Tekirdağ’da nasıl silahlı örgüt olabilir’

Devletin HDK’yi “terörize” etmeye çalıştığını dile getiren Karaoğlan, “HDK sivil toplum örgütlerini, partileri kapsayan bir yapılanma. Babamda burada faaliyet göstermekten tutuklandı. Suçu ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’. Benim babam nasıl silahlı? O zaman göstersinler silahı. ‘İşte burada silahlı çatışmaya girdi’ ya da ‘Burada silahlı bir örgüt var’ desinler. İstanbul’un, Tekirdağ’ın göbeğinde nasıl silahlı bir örgüt olabilir? 70 yaşına yakın, kendisine bir bardak çay demleyemeyecek birinden bahsediyoruz. Nasıl bu adam silahlı örgüt üyesi olabilir?” diyerek tepkisini dile getirdi.

Hasta tutukluların işkenceye maruz kaldığını belirten Karaoğlan, “İşkence illa fiziksel olmaz ki. Bu şekildeki hastaların cezaevinde yatması olarak vahşettir. Bakıma muhtaç birini cezaevine koyuyorlar. Benim babam orada vefat etse, bunun hesabını kim verecek? Yazık değil mi?” dedi.

TEKİRDAĞ

 

 

#Ağır #hasta #tutuklunun #ilacı #verilmiyor

Ordu ve Giresun’da sel

Ordu ve Giresun’da etkili olan sağanak yağış heyelanlara neden oldu

Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Yavaş Mahallesi’nde 2 gün arayla üst üste sel ve heyelan meydana geldi. Akşam aniden bastıran sağanaktan dolayı oluşan selde Yavaş Mahallesi’nde otomobilde mahsur kalan 4 kişi, ekiplerin yoğun çabası sonucu kurtarıldı.

Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Ethem Kibar, ilçede yaşanan afet ile ilgili yaptığı açıklamada, iki mahallede 14 ayrı noktada heyelan meydana geldiğini söyledi.  Mahsur kalan yurttaşların kurtarıldığını söyleyen Kibar, çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Giresun’da sel

Giresun’un Duroğlu beldesinde de gece saatlerinde etkisini artıran sağanak dolayısıyla yamaçlardan sürüklenen birikintiler, belde merkezinde hasara neden oldu. Bazı ev ve iş yerlerini su basarken, araçlar da çamur altında kaldı. Heyelanların oluştuğu beldede evlerinde mahsur kalan vatandaşlar ise AKUT ekiplerince kurtarıldı.

HABER MERKEZİ

#Ordu #Giresunda #sel

137 gün geçti: Ne zamana kadar çadırlarda kalacağız?

Mereş merkezli yaşanan depremlerin üzerinden 137 gün geçmesine rağmen sorunlarının giderilmediğini belirten depremzedeler, yetkililere su olmayan ve sağlık sorunlarının arttığı ‘çadırlarda ne zaman kadar kalacaklarını’ sordu

Mereş( Maraş) merkezli 6 Şubat’ta peş peşe meydana gelen ve on binlerce kişinin ölümüne neden olan depremlerin üzerinden 137 gün geçti. Aradan geçen zamana rağmen depremzedelerin ihtiyaçları karşılanmadığı gibi yaşadıkları sorunlar giderilmedi.

Meletî’de (Malatya) depremde evi yıkılan ya da ağır hasar alması nedeniyle çadırlarda kalan depremzedelerin yaşam koşulları, havaların ısınmasıyla zorlaştı. Depremden sonra hasar alan şebekelerin onarılmaması nedeniyle depremzedeler temiz suya erişemediği için sağlık ve hijyen sorunları da artmış durumda.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Mahmut Altıntaş’a konuşan Meletî merkez Çirmik (Yeşilyurt) ilçesinde çadır kentte kalan depremzedeler,

Çadırda enfeksiyon kapma riskim var

Depremzedelerden 51 yaşındaki Fadime Akdemir, depremde evlerinin ağır hasar aldığını, iki gün kış koşullarında dışarıda konakladığını, daha sonra 15 gün bir okulda kaldığını söyledi. Çadırlarda uzun süre kaldıkları için sağlık sorunları yaşadıklarını ifade eden Akdemir, “Kronik böbrek ve 10 yıldır omurilik hastasıyım. Depremden sonra böbrek hastalıklarım zatürreye neden oldu. Hastalıklarımdan kaynaklı benim temiz alanlarda konaklamam gerek, ancak kaldığım çadırda hijyeni sağlamak zor. Konteyner almak için AFAD’a başvuruda bulunduk ancak bir geri bildirimde bulunulmadı. Çadırda enfeksiyon kapma riskim var” dedi.

Ne zaman kadar çadırda kalacağız?

Zeynep Büyüktaş da depremden sonra kış koşullarında dışarıda kaldıkları belirterek, “Bir hafta boyunca sokakta rezil olduk. Daha sonra çadır kente geçtik ve o günden bu yana çadırda kalıyoruz. Ne zamana kadar çadırlarda konaklayacağız?” diye sordu.

‘Kızılay arayıp şehit yakını mısınız?’ diye sordu

Depremde evi büyük hasar gören Zeynep Gökçe ise temiz suya erişemediklerini söyleyerek, “Su sorunu hala çözülmedi. Birkaç gün önce küçük kızımın ayağı kırıldı. Kızım dışarıya çıkamıyor, havalar ısınıyor, içerde de kalamıyor. Ne zamana kadar bu şekilde kalacağız? Yetkililer gelsin birkaç gün bu çadırlarda yaşasın, onlar sorun görmüyorsa, biz yaşarız. Konteyner başvurusunda bulunduk, Kızılay aradı ve ‘Şehit yakını mısınız?’ diye sordular. Biz ‘şehit’ yakını olmak zorunda mıyız?” diyerek tepki gösterdi.

MELETÎ

#gün #geçti #zamana #kadar #çadırlarda #kalacağız

Denizaltı Titan’ın enkazı bulundu: 5 ölü

ABD’li yetkililer, Titanik gemisinin enkazına tur yapan Titan denizaltısını bulduklarını, içindeki beş kişinin de yaşamını yitirdiğini açıkladı

‘OceanGate Expeditions’ adlı şirketin Titanik enkazına düzenlediği turlarda kullandığı Titan adlı 6.4 metre uzunluğundaki denizaltı, dalıştan yaklaşık 2 saat sonra içindeki 5 kişiyle beraber pazar günü kayboldu. 96 saatlik oksijen kapasitesi nedeniyle denizaltıyla irtibatın kesilmesinin hemen ardından arama çalışmaları başlatıldı. Ancak Titan’ın enkazına perşembe günü ancak ulaşılabildi.

Amerika Birleşik Devletleri Sahil Güvenliği, Titanik gemisinin enkazına düzenlenen turistik turda kaybolan Titan adlı küçük denizaltının bulunduğunu ve 5 kişinin de yaşamını yitirdiğini duyurdu.

‘Feci bir gemi patlaması yaşandı’

ABD Sahil Güvenliği’nden Tümamiral John Mauger, ‘feci bir gemi patlaması’ olduğunu söyleyerek, patlamanın yeri ve zamanını söylemek için erken olduğunu ifade etti.

Denizaltı uzmanı Paul Hankin ise enkazın 5 parçaya ayrılmasının ‘olayın ne kadar feci olduğunun göstergesi’ olduğunu söyledi. Hankin, “Aşağıda ne olduğunu tam olarak belirlemek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız” dedi.

OceanGate firması: 5 kişinin tamamının öldüğüne inanıyoruz

Titanik’in enkazına dalış yaparken kaybolan denizaltının sahibi OceanGate firması, denizaltıda bulunan 5 kişinin tamamının öldüğünü duyurdu.

Açıklamada tur yolcularının OceanGate şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Stockton Rush ile birlikte Pakistanlı iş insanı Şehzade Davut ve 19 yaşındaki oğlu Süleyman,  İngiliz iş insanı Hamish Harding ile Titanik uzmanı Paul-Henri Nargeolet olduğu duyuruldu.

Neler olmuştu?

ABD Sahil Güvenlik ekipleri daha önce yaptığı açıklamada geminin, pazar sabahı Titanik batığına doğru yola çıkmasından yaklaşık bir saat 45 dakika sonra denizaltı ile irtibatı kaybettiği belirtmişti.

1912 yılında ilk seyahati sırasında bir buzdağına çarparak batan ve bin 500’den fazla kişiye mezar olan Titanik’in batığını görmek için cuma günü başlayan turda denizaltının ilk dalışını pazar günü yapması bekleniyordu.

OceanGate Expeditions, deniz yüzeyinden 3,8 kilometre derinlikte yatan Titanik’in batığına 2021 yılından bu yana üç yıldır tur düzenliyor.

2021’deki ilk seferi için kişi başına 100 ila 150 bin dolar ücret alan firma, 2023 fiyat tarifesini kişi başı 250 bin dolar olarak duyurmuştu.

DIŞ HABERLER

#Denizaltı #Titanın #enkazı #bulundu #ölü

Newroz günü çocuğa işkence eden polisler tahliye edildi

Licê’de Newroz günü 14 yaşındaki Y.D.’ye işkence yaptıkları için tutuklanan 3 polis tahliye edildi

Amed’in Licê (Lice) ilçesinde 21 Mart’ta 14 yaşındaki Y.D.’nin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılması sonrası oluşan tepkiler üzerine tutuklanan 3 polis tahliye edildi.

Amed Barosu’ndan açıklama

Konuya dair sanal medya hesabından açıklama yapan Amed Barosu, “Lice Asliye Ceza Mahkemesi, polis memurlarının 14 yaşındaki çocuğa yönelik fiillerini ‘İşkence Suçu’ kapsamında olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermişti. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanık polislerin itirazı üzerine işkence suçunun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararını kaldırdığı gibi tutuklu üç polis memurunun oy çokluğuyla tahliyesine karar verdi, İşkence suçunun bütün unsurlarının var olduğu dosyada görevsizlik kararının kaldırılması kararı ve tahliyeler kamu görevlilerine yönelik cezasızlık politikasının sonucudur. Hukuki süreci takip etmeye devam edeceğiz” diye kaydetti.

Ne olmuştu?

Lîce’de 21 Mart’ta, 10 yaşındaki bir arkadaşıyla eve dönen 14 yaşındaki Y.D., polis tarafından durduruldu. 10 yaşındaki arkadaşı bırakılırken, Y.D. araçla kaçırıldı. Polisler tarafından işkence edilen çocuğun elleri, ayakları bağlandı. Türk olduğu söylenmeye zorlanan Y.D., ardından da “Kürtlere küfret, İstiklal Marşı’nı oku” denilerek ölümle tehdit edildi. Y.D., daha sonra ağzı ve elleri bağlı bir şekilde dere kenarında bataklığa bırakıldı. Gece karanlığında bir köylünün fark etmesi üzerine hastaneye kaldırılan çocuk, bir gözünü kaybetme riski yaşıyor. Çocuğa işkencenin Mezopotamya Ajansı (MA) tarafından haberleştirilmesinin ardından Lice Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin soruşturma başlattı.

Yürütülen soruşturma kapsamında 5 polisten İsmail Akkuş, Emre Özcan ve Gökhan Bay, 26 Mart’ta “Kasten yaralama” suçundan tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve müşteki vekillerin itirazı üzerine serbest bırakılan Emniyet Amiri Aykut Oral ve polis Hayrettin Çakmak tutukladı ancak Lice Sulh Ceza Hakimliği, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

AMED

#Newroz #günü #çocuğa #işkence #eden #polisler #tahliye #edildi