Ana Sayfa Blog Sayfa 267

9 kişinin öldüğü kavgada tutuklu sayısı 6’ya çıktı

Bismil’de 9 kişinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili tutuklananların sayısı 6’ya çıktı

Amed’in Bismil ilçesine bağlı Şidada Mahallesi’nde 15 Haziran’da arazi anlaşmazlığı nedeniyle Taş ve Alyamaç aileleri arasında çıkan kavgada, Serhat, Halil, Orhan, Mehmet Can Taş ve Emin ve Selim Alyamaç kardeşler, Selim Alyamaç’ın oğulları Muhammed, Ömer ile yeğeni Yunus Alyamaç olmak üzere 9 kişi yaşamını yitirdi.

Olayın ardından Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma için 3 savcı görevlendirildi. Savcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 26 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan ve emniyetteki işlemleri tamamlanan 7 kişiden 3’ü tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında gözaltında olan bir kişi ile hastane de tedavi altında olan 2 kişi de ifade işlemlerinin tamamlanması ardından çıkarıldıkları Bismil Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

Olayla ilgili tutuklananların sayısı 6’ya çıktı.

HABER MERKEZİ

#kişinin #öldüğü #kavgada #tutuklu #sayısı #6ya #çıktı

Beştaş’tan faiz açıklaması: Kürt sorunu çözülmeden ekonomi düzelmez

İktidarın faiz arttırma kararını değerlendiren Yeşil Sol Parti Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Faiz artışlarının ekonomideki krize çözüm olamayacağını belirterek, ‘Kürt sorunu çözülmediği sürece yoksulluk ve açlık devam edecektir’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası açıklanan politika faiz artışına ilişkin açıklamalarda bulunan Beştaş, “Politika faizinin artırılması iki temel sonucu ortaya çıkarıyor. Bu aslında Türkiye ekonomi modeli olarak yıllardır pazarlanmak istenen safsatanın çöktüğünün itiraf edilmesidir. Yıllardır bu başta Erdoğan olmak üzere bu tekerlemeyi dinliyoruz, ‘faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur.’ Saçma sapan bir iddianın çöktüğünün kabul edilmesi anlamına geliyor” dedi.

‘Baştan dinleseydiniz ekonomi çökmezdi’

Beştaş, “Bu itiraf aslında tüm söylemlerimizi, muhalefetimizi bir kez daha haklı çıkardı. Keşke baştan bizi dinleseydiniz. Keşke haklı çıkmasaydık ve ekonomi de çökmemiş olsaydı. Ekonomik enkaz bu kadar büyümeseydi. Türkiye ekonomi modelinde ısrar edilmeseydi, bugün çok farklı bir atmosferde yaşıyor olacaktık” diye konuştu.

İnat uğruna milyonlar açlığa mahkum edildi

AKP’nin ekonomi alanındaki hiçbir kararının tutmadığını belirten Beştaş, “Çünkü dünya gerçeklerinden tamamen kopuk bir şekilde hareket edildi. Sonuç olarak hayat pahalılığı aldı başını gidiyor. Enflasyon üç haneli rakamlara çıktı. Emeği ile geçinen Türkiye yurttaşları yoksullaşmaya devam ediyor. Özellikle büyük kentlerde en temel ihtiyaçların karşılanamadığı bir realite ile karşı karşıyayız. 5,10 kat artan kiraları biliyorum. Bu kiralar nedeniyle barınma sorunları çığ gibi büyüyor. İktidarın bu inadı nedeniyle milyonlar açlığa ve sefalete mahkum edildi. Milyonlarca insan işsiz kaldı” diye belirtti.

‘Kürt sorunu çözülmeden ekonomi düzelmez’

Faiz artışlarının ekonomideki krize çözüm olamayacağına dikkat çeken Beştaş, AKP-MHP iktidarının her zaman olduğu gibi yine denklemi yanlış kurduğunu söyledi. Beştaş devamla şunları söyledi: “Ülke ekonomisi içinde bulunduğu çöküş halinden çıkamayacaktır. Sihirli değnek olma özeliği yoktur. Dolar kurları da beklentinin aksine hemen düşmeyecektir. AKP-MHP iktidarı her zaman olduğu gibi denklemi yine yanlış kurmuştur. Bu ülkede demokrasi olmadığı sürece, adalet sağlanmadığı sürece ekonomi düzelmeyecektir. Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çözümü gerçekleştirilmediği sürece ve savaşa giden paralar yurttaşların refahı için harcanmadığı müddetçe yoksulluk ve açlık devam edecektir.”

ABKARA

#Beştaştan #faiz #açıklaması #Kürt #sorunu #çözülmeden #ekonomi #düzelmez

Geliyê Zîlan’da mermer ocağı için işlem iptali kararı

Wan’ın Erdîş ilçesindeki Geliyê Zîlan’da, kurulan mermer ocağı’na verilen ‘ÇED gerekli değildir’ raporuna karşı açılan davada, mahkeme yürütmeyi durdurma kararı alarak işlemin iptaline karar verdi

Tarihteki en büyük katliamlardan birisinin yaşandığı Wan’ın Erdîş ilçesindeki Zilan Vadisi (Geliyê Zîlan), kurulan Mermer Ocağı’na verilen “ÇED gerekli değildir” raporuna karşı açılan davada mahkeme yürütmeyi durdurma kararı alarak işlemin iptaline karar verdi. Özgürlük için Hukukçular Derneği Wan ve Ankara şubeleri, Van Çevre Tarihi Eserleri Koruma Araştırma Geliştirme Derneği (Çev-Der) adına işlemin iptali için Van 4. İdare Mahkemesine başvuru yaptı. Kararını veren mahkeme, “ÇED gerekli değildir” kararının bilimsel ve teknik esaslara dayanmadığına dikkat çekti.

Alanda keşif inceleme yapıldı

Dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgeler ile keşif incelemesi sonrasında kararın alındığına dikkat çeken mahkeme, “Her ne kadar davaya konu alanda yürütülen projenin mevzuat uyarınca çevresel etki değerlendirmesi gerekli olmayan projeler kapsamında kaldığı anlaşılmış ise de; çevresel etki değerlendirmesine yönelik sürecin, projenin tanıtımı aşamasında düzenlenen raporda (Proje Tanıtım Dosyası) belirtilen hususlar bakımından belgeler üzerinden yapılan değerlendirmeler neticesinde projenin çevreye etkisine yönelik bir sonuca varılarak karar alındığı dikkate alındığında, proje tanıtım dosyasının doğru, objektif ve çevresel etki bakımından her ihtimali ortaya koyan ve bu anlamda çözüm üreten taahhütleri içermesi gerektiği izahtan varestedir” denildi.

İşlem iptal edildi

Dava konusu “ÇED Gerekli Değildir” kararının dayanağını oluşturan proje tanıtım dosyasının gereğinin yerine getirip getirilmediğine ilişkin inceleme yapan mahkeme, “Yapılan incelemede; projeye ilişkin olarak çevre izni için alınması gereken hava emisyon raporunun olmadığı, tesisin çevre izninin bulunmadığı, proje tanıtım dosyasında bahsi geçen atık havuzunun proje alanında olmadığı, proje uygulandığı vakitte akarsuya partikül karışımı muhtemel olmasına rağmen bu konuya ilişkin olarak proje tanıtım dosyasında herhangi bir taahhüt bulunmadığı, proje tanıtım dosyasında endemik türler ile ilgili gerekli tedbirlerden bahsedilmediği görülmektedir. Bu durumda; eksik değerlendirmeye dayalı ve alınması gerekli bir kısım tedbir ve önlemleri içermeyen proje tanıtım dosyasına dayanılarak düzenlenen dava konusu ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararında, bilimsel ve teknik esaslara, yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, söz konusu işlemin iptaline karar verilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: MA

#Geliyê #Zîlanda #mermer #ocağı #için #işlem #iptali #kararı

Kayyum protestosu davasında beraat kararı

Kayyum atamasını protesto eden aralarında DBP eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’in de bulunduğu 25 kişi, haklarında açılan davada beraat etti

Kayım atamalarını protesto eden Demokratik Bölgeler Partisi (BDP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ile Jiyan Haber İmtiyaz Sahibi İdris Yayla’nın da aralarında olduğu 28 kişi hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa” muhalefet ettikleri iddiasıyla açılan davanın 14’üncü duruşması Batman 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada tutuksuz yargılanan Ekrem Değirmenci ve Osman Bozkurt ile avukatları hazır bulundu.

Söz alan Osman Bozkurt, dört yıl boyunca aktif siyasette yer aldığını bu nedenle hakkında çok sayıda dava açıldığını belirterek, ifade özgürlüğü hakkını kullandığını ifade ederek, beraat talebinde bulundu.

‘Davayı da kayyumu da kabul etmiyorum’

Kürtçe savunma yapan Ekrem Değirmenci ise eylemin hukuki olduğunu belirterek, “Hem hakkımızda açılan dava hem de belediyeye atanan kayyımı hukuki görmüyoruz. Üzerimize atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Bu suçlamaların hepsi siyasidir. Diğer partilerin olduğu gibi bizim de partimizin hakları vardır. Biz de bu haklar çerçevesinde bir eylem yaptık ve yaptığımızı suç olarak görmüyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

AİHM hatırlatması

Savunmalar ardından söz alan Êlih Barosu Başkanı avukat Erkan Şenses, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) hatırlatarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına atıfta bulundu. Eylemde hiçbir şiddet eylemi olmadığını vurgulayan Şenses, “Barışçıl gösterici oldukları açıktır. Bu nedenle müvekkilin beraatına karar verilmesini talep ederiz. Aksi durumda müvekkilin Anayasa 34 ve AHİS 11 kapsamında ki toplanma özgürlüğü hakkı ihlal edilecektir” dedi.

Yapılan savunmaların ardından hakim, duruşmaya 5 dakikalık ara verdi.

Ardından kararını açıklayan hakim, haklarında yakalama kararı olan Hamit Can, Emine Aslan ve Mehmet Şerif Yağız’ın dosyasını tefrik ederek, suç oluşmadığı için 25 kişi hakkında beraat kararı verdi.

HABER MERKEZİ

#Kayyum #protestosu #davasında #beraat #kararı

BM Raportörü: Krizlerin yarattığı yoksullaşma en çok kadınları vurdu

BM İnsan Hakları Konseyi’ne raporunu sunan ‘Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Ayrımcılık Üzerine Çalışma Grubu’ Covid-19 ve diğer krizlerin, kadın ve kız çocukları üzerinde farklı ayrımcılık ve eşitsizlik biçimleri yarattığını vurguladı

İsviçre’nin Cenevre kentinde 19 Haziran – 14 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, 53’üncü oturumuyla devam etti. Konseye raporunu sunan Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Ayrımcılık Üzerine Çalışma Grubu, kadınların yaşadığı yoksulluğun sistemik ve yapısal olduğuna dikkat çekti.

BM İnsan Hakları Konseyi’nin “Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Ayrımcılık Üzerine Çalışma Grubu”nun Başkanı Dorothy Estrada-Tanck, bugün ki oturumda, “Cinsiyete Dayalı Yoksulluk Eşitsizlikleri: Feminist ve İnsan Hakları Temelli Yaklaşımlar” temalı raporunu sundu. Raporda, dünya genelinde kadın ve kız çocuklarının yoksullukta aşırı oranda temsil edildiğine dikkat çekilirken, sistematik başarısızlıkların sonucunda, yoksulluk ve sosyoekonomik eşitsizliklerin kötü bir döngüye yol açtığı belirtildi. Raporda, Covid -19 salgınının ve diğer krizlerin bir nesilde ilk defa ülkeler arası gelir eşitsizliğini artırdığı, kadın ve kız çocuklarının da bu durumdan ciddi şekilde etkilendiği vurgulandı.

Estrada-Tanck raporda, Covid-19 krizinin, toplumlarımızdaki bakımın merkezi rolünün tanınmasını ve devletin piyasaya karşı kamusal politikaları tanımlama ve kaynak sağlama rolünün yeniden değerlendirilmesini teşvik ettiğini belirterek, ülkeler arasında ekonomik, sosyal ve kültürel hakların gerçekleştirilmesi için zengin ülkelerin düşük gelirli ülkelere yardımcı olma yükümlülüğüne de dikkat çekti.

Krizler, kadın ve kız çocukları üzerinde orantısız etkili oldu

Estrada-Tanck kurula verdiği raporda, yoksulluğun kadın ve kız çocuklarını orantısız bir şekilde etkilediğini belirtti. Covid-19 ve diğer krizlerin sonucu olarak, ülkeler arasında gelir eşitsizliğinde ilk kez bir artış yaşandığı ve kadın ve kız çocuklarının bu durumdan ağır şekilde etkilendiğine değinerek, yoksulluğun, kadın ve kız çocukları üzerinde farklı ayrımcılık ve eşitsizlik biçimleri yarattığına yer verdi.

Raporda, yoksulluk ve toplumsal cinsiyet temelli şiddet arasındaki ilişkiye de dikkat çekildi. Raporda, “Kadın ve kız çocuklarının işyerinde cinsel tacize, evde veya sokakta şiddete maruz kalması, onların emek piyasasına eşit katılımını engelleyebiliyor ve yoksulluk riskini artırıyor” denildi.

Kırgızistan ve Maldivler örneği

Estrada-Tanck, Kırgızistan ve Maldivler’e gerçekleştirilen ziyaretlere değindi. Kırgızistan’da kadınların ekonomik olarak pasif nüfusun yüzde 70’ini oluşturduğunu ve cinsiyetlere dayalı ücret farkının tüm sektörlerde devam ettiğini belirtti. Estrada-Tanck raporunda Maldivler’de ise, kadınların hükümetteki temsilinin yüzde 35 olduğu, ancak kadınların karar alma ve liderlik pozisyonlarında önemli ölçüde eksik olduğunu belirtti.

Raporun ve konuşmanın ardından, oturum devletlerin konu ile ilgili görüşleriyle devam ediyor. Konuyla ilgili oturum süresince sivil toplum kuruluşları da söz alıp görüş bildirecek.

Haber: Rüştü Demirkaya/MA

#Raportörü #Krizlerin #yarattığı #yoksullaşma #çok #kadınları #vurdu

Mahalleliler su sorunu için gittikleri VASKİ’de darp edildiler

Wan’da Kêçanis Mahalle muhtarı ile mahalle sakinleri su sorunun çözümü için gittikleri VASKİ’de polis, müdür ve personeller tarafından darp edildi

Wan’ın Rêya Armûşê (İpekyolu) ilçesine bağlı Kêçanis Mahallesi sakinleri mahalle muhtarıyla birlikte yaşanan su sorununa çözüm bulmak için Van Büyükşehir Su ve Kanalizasyon İdaresi Müdürlüğü’ne (VASKİ) gitti. Sorunlarını ilgili müdürlere aktaran muhtar ve mahalle sakinleri, görevli müdürlerin hakaretine uğradı.

Muhtar ve mahalle sakinlerinin bu duruma tepki göstermesi üzerine olay yerine polis çağrıldı.

Müdür yurttaşlara saldırdı

Tartışmanın büyümesi üzerine VASKİ müdürü, koruma polisleri ve memurlar, muhtar ve mahalle sakinlerini darp etti. Yaşanan saldırı olay yerinde bulunan bir yurttaş tarafından cep telefonuyla kayıt altına alınırken, kayıtta VASKİ müdürünün yurttaşlara saldırdığı görülüyor.

Olaya ilişkin konuşan Mahalle Muhtarı Şakir Taşdemir,  “Köyümüzde yaşanan su sorununa çözüm bulmak için gittiğimiz VASKİ’den darp edilerek dışarı atıldık. Benimle beraber gelen oğluma ve bir köylüye ters kelepçe takıldı” dedi.

Kelepçe takılan iki kişinin daha sonra kelepçeleri açılarak binadan dışarı çıkarıldığı öğrenildi.

WAN

 

#Mahalleliler #sorunu #için #gittikleri #VASKİde #darp #edildiler

İHD’den Lice davasının düşürülmesine tepki: Yargı failleri aklama mekanizmasına dönüştü

Lice Davası’nın düşürülmesine tepki gösteren İHD Amed Şubesi, ‘Yargı, failleri aklama mekanizmasına dönüşmüştür’ dedi

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi 22 Ekim 1993 tarihinde 14’ü sivil 16 kişinin katledildiği Lice davasında yargılanan sanıklardan birinin ölmesiyle davanın düşürülmesine dair yazılı açıklama yaptı.

Failleri akla mekanizması

Davanın açıldığı ilk günden bu yana faillerin tespiti ve yargılanmasının amaçlanmadığı belirtilen açıklamada, “Failler cezasızlık zırhıyla korunmuştur. Bölgede özellikle son otuz yılda benzer suçların faillerine dönük yürütülen soruşturma ve yargı süreçleri aynı biçimlerde sürdürülmekte ve aynı neticelerle sonlanmaktadır. Son örneğinde de gördüğümüz üzere, bölgede sivilleri katleden kolluk görevlilerine karşı yargı birimi; bir adalet mekanizması gibi çalışmaktan uzaklaşmış, suç niteliğindeki eylemleri meşrulaştırma ve failleri aklama mekanizmasına dönüşmüştür” denildi.

‘Cezasızlık politikası’

Cezasızlık politikalarından vazgeçilmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Yıllardır süregelen hak ihlallerinin sonuçlarını daha da ağırlaştıran cezasızlık sistemi bir an önce son bulmalı, adalete erişim önündeki engeller kaldırılmalı, bölgede uzun yıllardır sistematik bir biçimde yürütülen, yaşam hakkı başta olmak üzere temel insan hakkı ihlallerine neden olan politikalardan derhal vazgeçilmelidir.”

AMED

 

#İHDden #Lice #davasının #düşürülmesine #tepki #Yargı #failleri #aklama #mekanizmasına #dönüştü

TÖP ve Mor Dayanışma üyesi kadınlar serbest bırakıldı

Gözaltına alınan TÖP ve Mor Dayanışma üyesi 4 kadın, serbest bırakıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma nedeniyle Ankara ve İzmir’de Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve Mor Dayanışma üyelerine dönük gerçekleştirilen ev baskınlarında gözaltına alınan TÖP Merkez Koordinasyon Üyesi Hatice Göz’ün de aralarında bulunduğu 4 kişi savcılık ifadelerinin ardından Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

Göz ile birlikte bir kadının tutuklama talebiyle, iki kadının ise adli kontrol talebiyle sevk edildikleri mahkemede 4 kadın da serbest bırakıldı.

Mor Dayanışma, kadınların serbest bırakılmasını sanal medya üzerinden duyurarak, baskılara karşı inadına mücadele edileceği vurgulandı.

ANKARA

 

#TÖP #Mor #Dayanışma #üyesi #kadınlar #serbest #bırakıldı

Katliama tepki: Suikastlar özgür kadın ve özgür topluma karşı organize ediliyor

Qamişlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş’in ve yardımcısı Lîman Şiwêş ve Firat Tûma’nın katledilmesi Wan ve Bazid’de yapılan açıklamalarla protesto edildi. Açıklamalarda, ‘Suikastler özgür kadın ve özgür toplum arayışında olan yapılara yönelik organize ediliyor’ denildi

Türkiye’nin 20 Haziran’da SİHA ile Qamişlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş’in ve yardımcısı Lîman Şiwêş ve Firat Tûma’yı katletmesi birçok kentte yapılan açıklamalarla protesto edildi.

Agirî

Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde Agirî’nin Bazid (Doğubayazıt) ilçesinde açıklama yapıldı.Açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İlçe Örgütü , HDP Parti Meclisi (PM) üyesi Leyla Aşkan, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ilçe sözcüleri ve Yeşil Sol parti Agirî Milletvekili Necla Demir’in yanı sıra birçok yurttaş katıldı.

Kutuplaştırma derinleştirildi

Açıklamayı yapan Demir, iktidarın Kürt meselesindeki çözümsüzlüğünün, halklar arasındaki köprüleri yıkmaya çalışırken, kutuplaştırmayı derinleştirdiğine dikkat çekti. Demir, 2011 yılından bu yana devam eden Suriye iç savaşı, ile milyonlarca insanın yerinden yurdundan olmasına sebep olduğunu söyledi. AKP iktidarı kadın ve Kürt düşmanı politikalar tüm yaşam alanlarına yönelik sistematik bir saldırı da ısrar ettiğini kaydeden Demir, “Kürt özgürlük mücadelesinin ve kadın özgürlük mücadelesinin binlerce öncüsü tutuklandı, katledildi. Demokratik siyaset alanları hedef haline getirildi” dedi.

“Bu suikastler özgür kadın ve özgür toplum arayışında olan yapılara yönelik organize ediliyor” diyen Demir, “Buradan bir kez daha soruyoruz; Ortadoğu’da tüm halkların birlikte yaşamı için inşa edilen bir toplumsal pratik olan Rojava yönetiminden kimler rahatsız oluyor? IŞİD’in başaramadığı karanlık iktidarını kimler besliyor? Tüm bu saldırılar özgür yaşam istencine karşı yapılıyor. Federe Kurdistan’da kimyasal silah kullanılıyor, Irak Hükümeti ile beraber Şengal statüsüz bırakılmak isteniyor, Mexmûr Kampı ablukaya alınıyor, Rojava’da hava saldırıları ve çeteler eliyle sivillere saldırılıyor, hastaneleri bombalanıyor ve sivil yerleşim yerleri hedef gözetiliyor” ifadelerini kullandı.

Wan

Wan’da da TJA öncülüğünde Halkların Demokratik Partisi(HDP) İl binası önünde düzenlenen açıklamaya HDP İl Eşbaşkanları il ve ilçe örgütleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Eşbaşkanları il ve ilçe örgütleri, Yeşil Sol Parti İl ve ilçe yönetimleri ile Yeşil Sol Parti Wan, Mûş ve Qers (Kars) milletvekili ve Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER), Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER), Barış Anneleri’nin yanı sıra birçok yurttaş katıldı.

Uluslarası hukuk ihlal edildi

Grup adına açıklamyı yapan Yeşil Sol Partisi Wan Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sağyiğit, “Bu saldırılar ulusal ve uluslararası hukukun ihlalidir. Uluslararası sivil toplum, insan hakları örgütleri ve BM’ye, uluslararası hukuku ve insan haklarını tanımayan bu saldırılara karşı görevini yerine getirme çağrısında bulunuyoruz. Herkes bilsin ki; Kadın özgürlük mücadelemizin sonucu dünyanın tüm meydanlarından yükselen ‘Jin Jiyan Azadi’ felsefesi, bu yüzyılın kadınların ve Kürtlerin yüzyılı olacağını gösteriyor” dedi.

HABER MERKEZİ

 

#Katliama #tepki #Suikastlar #özgür #kadın #özgür #topluma #karşı #organize #ediliyor

Sivas Katliamı açıklaması: Siyasi iktidar için utanç günüdür

Sivas Katliamı’nın organizeli olduğunu belirten Adana Alevi Platformu, ‘2 Temmuz 1993 siyasi iktidar için utanç günüdür’ dedi

Adana Alevi Platformu, 2 Temmuz 1993 yılında Sivas’daki katliamda yaşamını yitirenlere ilişkin Madımak Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada konuşan Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Hamit Karaoğullarından, katliamın organizeli olduğunu belirterek, “Bugün tarihin utanç günü ve insanlığın yakıldığı gün olarak anılacaktır. 2 Temmuz 1993 siyasi iktidar için utanç günüdür. Bizler Madımak otelinin utanç müzesi olmasını istiyoruz. Aynı oyunlar ve senaryolar farklı coğrafyalarda üzerimize oynanmaktadır. Madımak’ta, Maraş’ta, Çorum’da, Gazi vb. katliamların sorumlusu devlettir. Devlet tüm bu katliamlarla yüzleşmelidir. Yüzleşilmeyen hesabı verilmeyen katliamlar tarihte kara bir leke olarak kalacaktır” dedi.

Açıklama sonrası söylenen ezgiler eşliğinde katliamda yaşamını yitirenler anıldı.

HABER MERKEZİ

#Sivas #Katliamı #açıklaması #Siyasi #iktidar #için #utanç #günüdür