Ana Sayfa Blog Sayfa 270

Meclis’e Kürtçeye dair araştırma önergesi sunuldu

Yeşil Sol Parti Milletvekilli Cengiz Çiçek, Meclis’e Kürtçeye dair araştırma önergesi verdi. Kürtçe seçmeli derslerin fiilen kaldırılmaya çalışıldığına dikkat çeken Çiçek, ‘Tüm halklarda olduğu gibi Kürtler için de anadilinde eğitim talebi vazgeçilmezdir’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Kürtçeye ilişkin Meclise araştırma önergesi verdi. Çiçek, önergenin gerekçesinde Kürtçe dersin fiili olarak kaldırılmaya çalışıldığına dikkat çekti. Kürtçe dersinin işlevsizleştirilmeye çalışıldığını, Kürtçenin ise çok yönlü ve sistematik baskılara maruz kaldığına işaret eden Çiçek, “Türkiye’de çok yönlü ve sistematik baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kalan dillerin başında Kürtçe gelmektedir. Kürtlerin anadilini kamusal alanda kullanabilmelerinin önündeki Anayasal ve politik engellemeler Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana devam etmekte, anadilinde eğitim başta olmak üzere Kürt halkının talepleri yok sayılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Anadilde eğitim evrensel haktır

Her çocuğun anadilinde eğitim alma hakkı olduğunu ve bunun temel bir insan hakkı olduğunu dile getiren Çiçek, söz konusu hakkı koruyan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye dikkat çekti. Çiçek, önergesinde şu ifadelere yer verdi: “Ancak Türkiye Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 17., 29. ve 30. maddelerine çekince koymuştur. Bu çekince Türkiye’nin anadilinde eğitim konusundaki tutumunu da göstermektedir. Kürtlerin anadilinde eğitim talepleri karşılanmamakla birlikte Milli Eğitim Bakanlığının Yaşayan Diller ve Lehçeler kapsamında 2012-2013 Eğitim ve Öğretimden Yılından itibaren okullarda (kademeli olarak 5. 6. 7. ve 8. Sınıflar) başlattığı haftada yalnızca iki saatlik Kürtçe (Kurmancî, Kirmanckî-Zazakî) seçmeli dil dersinin dahi fiili olarak kaldırılmaya çalışıldığı görülmektedir.”

Okul yetkilileri Kürtçe dersleri engellemeye çalışıyor

Seçmeli derslerin çözüm süreci ile birlikte sınırlı bir şekilde de olsa başladığını ancak sürecin bitmesi ile birlikte bu hakkın da ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ifade eden Çiçek, “Seçmeli ders döneminde, özellikle okul müdürleri, il ve ilçe milli eğitim müdürleri gibi yetkililerin öğrencileri belirli derslere yönlendirme dayatmalarına tanık olmaktayız. Bu tür baskıların gerekçesi olarak, derslik eksikliği veya branş öğretmeninin bulunmaması gibi nedenler gösterilmektedir. Oysa ataması yapılan az sayıda Kürtçe öğretmenlerinin okullarda başka derslere girmeye zorlandığına da şahit olmaktayız. Basında yer alan çok sayıda örnekte de görüleceği üzere öğrenciler seçmeli Kürtçe dersini tercih etmelerine rağmen, bu derslere ulaşma imkanından mahrum bırakılmaktadır” diye kaydetti.

Kürtçe öğretmenlerine sembolik kontejan

Çiçek, önergenin devamında şu ifadelere yer verdi: “Siyasi atmosferin etkisi, Kürtçe öğretmenlerinin sembolik kontenjanlarla, yeterli atamalarının yapılmaması, ataması yapılan kısıtlı sayıdaki öğretmenlerin de ‘tercih edilmedi’ denilerek başka derse zorlanmaları, okul yöneticilerinin yetersiz veya yanlış bilgilendirmede bulunması, öğrenci/veli tercihlerinin değiştirilmesi, seçmeli ders formlarından Yaşayan Diller ve Lehçeler dersinin çıkarılması, özellikle Batı illerinde öğrenci velilerinin fişlenme kaygısı, ders materyallerin tedarik edilmemesi gibi uygulamalar Hükümetin Kürtçeye yaklaşımını açıkça göstermekte, Kürt diline yönelik yasakçı uygulamaların ve asimilasyon politikalarının sürdüğünü gözler önüne sermektedir. Tüm halklarda olduğu gibi Kürtler için de anadilinde eğitim talebi vazgeçilmezdir. ”

Meclis araştırması

Çiçek, bu sorunların sona ermesi için okul yöneticilerinin bilgilendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Herhangi bir olumsuzluğun önüne geçilmesi ve engellenmesi gerektiğini dile getiren Çiçek, “Yine Kürtçe öğretmenlerin atanması ve kadroların yeterli oranda oluşturulması sağlanmalı, özellikle büyük kentlerde Kürt nüfusu yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerdeki Kürtçe öğretmen ihtiyacı karşılanmalıdır. Bununla birlikte Kürtçe derslerinde kullanılacak ders kitaplarının ve materyallerin geliştirilmesi ve temin edilmesi için ivedilikle çalışmalara başlanmalıdır. Bu doğrultuda Meclis araştırması açılması elzemdir” diye belirtti.

Kaynak: MA

#Meclise #Kürtçeye #dair #araştırma #önergesi #sunuldu

Geliyê Godernê’deki ağaç kıyımı Meclis’e taşındı

Yeşil Sol Parti, Geliyê Godernê’de korucular tarafından yapılan ağaç kesimini Meclis’e taşıdı

Amed’in Pasur (Kulp), Licê (Lice) ve Farqîn (Silvan) ilçeleri üçgeninde bulunan Geliyê Godernê’deki ağaç kesimi Meclis’e taşındı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed milletvekili Ceylan Akça, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması istemiyle Meclis Başkanlığı’na soru önergesi verdi. Önergede Geliyê Godernê’nin ekolojik, tarihi ve doğal özelliklerine yer verildi. Gelîyê Godernê’de “güvenlik” gerekçesiyle ağaçların kesildiğini hatırlatan Akça, vadiye zarar verildiğini söyledi.

Bakan Yumaklı’ya yanıtlanması istemiyle şu sorular yöneltildi: “Geliyê Godernê bölgesinde ağaçların kesilme talebi hangi kurum tarafından ve hangi gerekçeyle talep edilmiştir? Konu Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Bölgede kesilen ağaçlar kim tarafından, ne için kullanılmaktadır? Bakanlığınızın ağaç kesiminin durdurulmasına yönelik girişimleriniz olacak mıdır? Bölge halkının ve ekoloji hareketlerinin ‘geri dönüşü imkânsız ekolojik yıkım’ olarak değerlendirdiği ağaç kesimi ile ilgili Bakanlığınız tarafından nasıl bir kamu yararı gözetilmektedir?”

Kaynak: MA

#Geliyê #Godernêdeki #ağaç #kıyımı #Meclise #taşındı

Mêrdîn’de SİHA saldırılarına karşı açıklama

HDP, Yeşil Sol Partisi ve DBP il ve ilçe örgütleri, Qamışlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş ile yardımcısı Lêyman Şiwêş’in katledilmesi nedeniyle açıklama yaptı

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Yeşiller Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Mêrdin örgütleri; Kuzey ve Doğu Suriye’de Türkiye’nin gerçekleştirdiği SİHA saldırısı ile Qamişlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş, yardımcısı Lêyman  Şiwêş ve Süryani Firat Tûma’nın katledilmesini protesto etti. HDP Mêrdîn il binası önünde gerçekleştirilen açıklamaya Yeşil Sol Parti Milletvekilleri Beritan Güneş, Kamuran Tanhan, George Aslan ile HDP Sözcüsü Ebru Günay ve çok sayıda partili katıldı.

‘Kürtler hedefte

Açıklamada söz alan DBP İl Eşbaşkanı Şerafettin Aslan, gerçekleşen saldırıyı kınayarak, “Her ne kadar Türkiye Cumhuriyeti, ‘Kürtlere karşı değiliz terörizme karşıyız’ dese de çok açık kir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Kürtleri hedef alarak katlediyor” dedi.

Ardından konuşan Güneş de, Kürtlerin saldırılara maruz kalmadığı gün olmadığının altını çizerek, “Rojava’da Türkiye Kürt siyasetçileri hedef alarak katlediyor. Yusra ve arkadaşlarının katledilmesiyle kadın özgürlük paradigması hedef alınıyor. Her ne olursa olsun bizler kadın özgürlük paradigmasının arkasındayız” ifadelerini kullandı.

Son olarak konuşan Kamuran Tanhan ise Kürtlere yönelik yapılan saldırı ve katliamın uluslararası alanda da suç olduğunu kaydederek, “Yusra Derwêş Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekmişti. Bu nedenle hedef alındığını düşünüyoruz. Yine Garibe Gezer’in cezasının Yargıtay’da onanması bunun bir örneği. Türkiye özelde Kürt kadınları ve Kürtleri hedef alıyor. Türkiye’nin Güney Kürdistan’da Rojava’da bir tavuğu bile bulunmamakta, bu nedenle oradan çekilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

MÊRDÎN

#Mêrdînde #SİHA #saldırılarına #karşı #açıklama

Sağlıkçılardan Balcalı Hastanesi için ‘yeniden hizmet verilsin’ eylemi

Depremde hasar görüp, tahliye edilen Adana Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nin hizmete açılması için açıklama yapan sağlıkçılar, hastanenin yeniden tam kadro ile hizmet vermesinin sağlanmasını istedi

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde hasar gören yerlerden olan Adana Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi yapılan kontrollerin ardından “kolonları yorgun” olduğu tespit edilerek hastalar tahliye edildi. Duruma tepki gösteren Adana Tabip Odası ve Çukurova Öğretim Elemanları Derneği üyeleri, hastanenin yeniden hizmet vermesi için gerekli çalışmaların yapılması çağrısında bulundu.

Yürüyüş sonrası açıklama

Sağlık emekçileri alkış ve ıslıklarla yürüyüş yapan sağlıkçılar, Rektörlük önünde açıklama yaptı. Açıklamada konuşan Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Selahattin Menteş, üniversitede 2 binin üstünde tıp fakültesi öğrencisi, 700 asistanın eğitim aldığını paylaşarak, “Adana sağlık sistemi Balcalı Hastanesi olmadan ayakta kalamaz” dedi. Hastanenin biran önce faaliyete geçmesini isteyen Menteş, “Aslolan multidisipliner anlayış içerisinde kendi binasına kavuşmasıdır” dedi.

Tıp eğitimi muane etmeden olmaz

Öğretim Elemanları Derneği adına konuşan Prof. Dr. Ahmet Hilal de, bin 200 yataklı hastanenin 200 yataklı Hemato-Onkoloji binasında hizmet üretmeye çalıştığına dikkat çekerek, “Herkes bilmelidir ki tıp eğitimi hasta muayene etmeden, usta-çırak ilişkisinde ustasından görmeden, öğrenmeden olmaz” ifadelerini kullandı.

İsteler 45 günde yaparlar

Yüreğir Devlet Hastanesi’nin bir kısmının Balcalı’ya verileceği yönünde duyumlar aldıklarını aktaran Hilal, “Biz biliyoruz ki pandemi döneminde İstanbul’da 45 günde hastane yapan devlet gücü isterse, burada da hızla hastanemizin güçlendirilmesi çalışmalarını başlatır. Ayrıca 45 günde yeterli donanıma sahip prefabrik hastanenin yapılmasını sağlar” ifadelerinde bulundu.

ADANA

#Sağlıkçılardan #Balcalı #Hastanesi #için #yeniden #hizmet #verilsin #eylemi

Beştaş’tan SİHA saldırılarına tepki: BM de bu katliamın sorumlusu

Yeşil Sol Parti Grup Başkanvekili Meral Beştaş, Türkiye’nin sivil ve siyasetçilere dönük SİHA saldırılarına ilişkin ‘Sadece Türkiye sorumlu değil. BM ve uluslararası toplum da bundan sorumludur’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

Beştaş toplantıda Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik yaptığı SİHA saldırılarına ilişkin konuştu.

Beştaş, Qamışlo’daki saldırı için “Burada sadece Türkiye sorumlu değil BM ve uluslararası toplum ve mekanizmalarda bundan sorumludur. Burada katledilen Kürtlerdir, Kürt kadınlarıdır. Kadınların hedef seçilmesi de ayrıca tartışılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Kürt sorunu budur

Kürt sorununun çözülmediğini ancak buna rağmen çözüldüğüne dair iddia ve söylemlerin olduğunu ifade eden Beştaş, bu iddia ve söylemlerin ayrıca milyonlarca Kürt yurttaşı yaraladığını dile getirdi. Beştaş, “Dün bir suikast işlendi. Nerede? Silahlı insansız hava aracıyla Kuzey Doğu Suriye’ye bağlı Qamişlo Kantonunda aracın içinde bulunan Kantonun Eş Başkanı Yusra Dewrêş, Eş başkan yardımcısı Lima Sivaş ve şoför Firat Tuma katledildi. Bu uzayda da olsa Kuzey kutbunda da olsa dünyanın neresinde olursa olsun, bir Kürdün yaşamasına tahammülsüzlüktür. Kürtlerin kendi kendini yönetmesine tahammülsüzlük ve tanımamadır. İşte Kürt sorunu budur” şeklinde konuştu.

Siviller hedef alınıyor

AKP’nin Kuzey Doğu Suriye’ye saldırı yapmak istediğine dikkat çeken Beştaş, ABD ve Rusya’nın izin vermediğini ve bu nedenle saldırıyı düzenleyemediğini paylaştı. Bu nedenle AKP’nin sivillere yönelik suikastlere başvurduğunu ve bu durumun sistematik bir hal aldığını da dile getiren Beştaş, durumu “katliam” olarak nitelendirdi.

Hukuka aykırı

Süleymaniye’de katledilen Hüseyin Arasan’ı da anımsatan Beştaş, “Hüseyin Arasan kimdir? Sürgüne gitmiş, Türkiye’de katıldığı bir etkinlikte ceza almış, orada yaşıyor, sivil bir hayat sürüyor. Ailesi Türkiye’de yaşıyor ama burada Türkiye gidip Hüseyin Arasan’ı öldürüyor ve ‘ben terör ile mücadele ediyorum’ diyor. Yahu Hüseyin Arasan’ı iade isteyebilirsin. Burada cezasını çekmesini isteyebilirsin, bunun dışında nasıl katledebilirsin Burada Hewrin Xelef kendisi de belediye başkanı bir siyasetçiydi, öldürüldü. Türkiye’ye ne yapmış ki öldürüyor? Orada halkın seçtiği bir belediye başkanı, diğeri kanton başkanı. Demokratik meşru bir yönetimi tanımadıkları için ‘biz öldürebiliriz’ diyor” diye kaydetti.

BM de sorumlu

Beştaş, daha önce Kuzey Doğu Suriye’de Suriye Gelecek Partisi Genel Sekreteri Hevrin Xelef’i katledilmesini anımsatarak, toplantıda, “BM, bu konuda daha sonra bir bildiri yayınladı. Dedi ki Türkiye’nin gözetiminde olan Ahrar’uş Şarkkiye örgütü mensuplarının yaptığına dair somut veriler olduğunu, bu infazın savaş suçu kapsamında olduğunu BM ifade etti. BM raporuna rağmen Türkiye BM’nin üyesi. Burada sadece Türkiye sorumlu değil BM ve uluslararası toplum ve mekanizmalarda bundan sorumludur. Burada katledilen Kürtlerdir, Kürt kadınlarıdır. Kadınların hedef seçilmesi de ayrıca tartışılmalıdır. Çünkü bu Kürt kadın mücadelesine de ayrı bir yönelimin olduğunu ifade ediyor” diyerek, tepki gösterdi.

‘IŞİD ile işbirliği’

Türkiye’nin DAİŞ’e dönük saldırı yapmadığı bilgisini paylaşan Beştaş, bunun nedenini de sordu. Beştaş, “Bağdadi’yi ABD’ vurdu sizin sınırın ötesinde görüş mesafesinde. Size haber vermeden vurdu çünkü size güvenmiyordu. IŞİD ile işbirliğiniz konusunda ciddi şüpheleri vardı ellerinde veriler vardı. Rojava’da Suriye’de hangi askeri eylemleri sivil katliamları bu öldürdüğünüz kişilerden ziyade IŞİD’lilerin yapmış olabileceğini sordunuz mu hiç,” dedi.

ANKARA

#Beştaştan #SİHA #saldırılarına #tepki #katliamın #sorumlusu

TJA’dan saldırılara karşı uluslararası kurumlara çağrı

TJA, Türkiye’nin saldırısında katledilen Qamîşlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Dervêş’e dair yaptığı açıklamada, ‘saldırının amacının kadın özgürlük mücadelesini tasfiye etmek’ olduğunu söyledi

Türkiye’nin SİHA ile düzenlediği saldırıda Qamislo Kent Meclis Eşbaşkanı Yusra Derwêş, yardımcısı Leyman Şiweş ve Ferat Tuma’nın katledilmesine tepkiler sürüyor.

Özgür Kadın Hareketi (TJA), yaptığı yazılı açıklama ile duruma tepki göstererek, bölgedeki Kürt ve diğer halkların inşa ettikleri demokratik ulus modelinin Türkiye tarafından hedef alındığına dikkat çekti.

Önceki katliamlar hatırlatıldı

Saldırılarda kadın özgürlük mücadelesinin öncülerinin hedef alındığına işaret edilen açıklamada, Türkiye’nin saldırıları veya koordinasyonuyla suikaste uğrayan Jiyan Tolhildan, Roj Xabur, Barîn Botan, Hevrîn Xelef, Nagehan Akarsel ve Evîn Goyî hatırlatıldı.

Uluslararası kurumlara çağrı

Açıklamasında, “Qamîşlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Dervêş’in katledilmesiyle birlikte bugün AKP-MHP faşist blokunun kirli ittifakta bulunduğu bölgesel güçlerle hedeflediği şey, kuşkusuz Lozan ve Cumhuriyetin yüzüncü yılında Kürt halkının dört parçada verdiği özgürlük mücadelesini tasfiye etmektir” diyen TJA’lı kadınlar devamında şunları dile getirdi: Yüzyıl önce egemen ulus devletlerin üzerinde uzlaştığı ancak başaramadığı soykırımı tamamlamaktır. Bugün Rojava’da DAİŞ karanlığına karşı verilen mücadelenin ve inşa edilen demokratik ulus modelinin, ezilen dünya halklarına ilham olduğu hakikati ortada iken; Türkiye ve kirli ittifaklara giriştiği bölgesel güçlerin Rojava başta olmak üzere Kürt kadın özgürlük mücadelesine yönelik saldırılarına karşı uluslararası kamuoyunu harekete geçmeye çağırıyoruz.”

HABER MERKEZİ

#TJAdan #saldırılara #karşı #uluslararası #kurumlara #çağrı

Tahliye olduğu gün tutuklanmıştı: 30 yıllık tutuklu Manap beraat etti

30 yıllık tutukluluğun tahliye olduğu gün gözaltına alınarak tutuklanan Şadiye Manap açılan davadan beraat etti

Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden 1 Aralık 2022 tarihinde tahliye edilir edilmez yeniden gözaltına alınıp 5 Aralık’ta tutuklanan 30 yıllık tutuklu Şadiye Manap hakkında, “Örgüt kurmak ve yönetmek” iddiasıyla açılan davanın üçüncü ve karar duruşması Kocaeli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Manap ve avukatları hazır bulundu.
Görülen duruşma sonucunda Manap, beraat etti.

Ayrıntılar geliyor…

#Tahliye #olduğu #gün #tutuklanmıştı #yıllık #tutuklu #Manap #beraat #etti

HDP’den tutuklu PM üyesi Kırmızı için açıklama: İşkenceye son verin

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, tutuklu PM üyeleri Seyithan Kırmızı’nın ayakta sayım uygulamasını ret ettiği için darp edilmesine dair açıklama yaptı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eş Sözcüleri Nuray Özdoğan ile Serhat Eren, 16 Haziran 2023 tarihinde tutuklanan ve aynı gün götürüldüğü Tekirdağ 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde ayakta sayım uygulamasını kabul etmemesi üzerine darp edilen Parti Meclisi (PM) üyesi Seyithan Kırmızı’ya dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamada “Askeri nizamda ayakta sayım uygulaması ve buna karşı direnenlere yönelik işkence suçuna son verin” denildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“14 Haziran 2023’te gözaltına alınan Yeşil Sol Parti Tekirdağ Milletvekili adayı ve PM üyemiz Seyithan Kırmızı ve parti üyelerimiz Botan Kasırga, Nurettin Ağın, Nazlı Oran ve Serkan Sadıç, 16 Haziran’da tutuklanarak Tekirdağ 2 nolu T tipi hapishanesine gönderilmiştir. Seyithan Kırmızı’nın aynı günün akşamı sayım esnasında darp edildiğinin öğrenilmesi üzerine avukatı kendisiyle görüşmeye gitmiş ve yüzündeki, omzundaki darp izlerini bizzat görmüştür. Hem partimizin hem de sivil toplum örgütleri ile hukuk örgütlerinin çeşitli zamanlarda yayınladıkları hapishane raporlarında ayakta sayım dayatmasının sadece Tekirdağ’da değil, pek çok hapishanede rutin ve keyfi bir uygulama haline geldiğini, askeri nizamda ve ayakta sayım dayatmasına karşı çıkan mahpuslara işkenceye varan muamelelerde bulunulduğunu söylemek mümkündür. Mahpuslar suç duyurusunda bulunduklarında, çoğu zaman hapishane revirindeki doktordan darp raporu alamamakta, işkence suçunun faili olan hapishane idaresi delilleri yok etmekte, savcılık da delil yetersizliğini gerekçe göstererek takipsizlik kararları vermektedir.

Ayakta sayım

Biliyoruz ki askeri nizamda ve ayakta sayım dayatmasının da bu dayatmaya karşı çıkanların maruz kaldığı işkencenin de amacı siyasi mahpusların onuruna saldırarak onlara boyun eğdirmektir. Bu sayım biçiminin hiçbir ahlaki açıklaması olamayacağı gibi yasal dayanağı da yoktur. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 34. Maddesinin 8. fıkrasına göre, ‘Sayımlar, yatma planları da göz önünde bulundurularak odalarda yapılır. Sayımın yapılış şekli, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek biçimde odada bulunan hükümlülerin sayısı dikkate alınarak idare tarafından belirlenir. Arama ve sayımlar sırasında insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esastır.’  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. Maddesine göre ‘Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz’ Anayasa’nın 17. Maddesine göre Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 2. Maddesine göre ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.

İşkenceciler cezalandırılmalı

Bu sebeplerle, hapishanelerde hiçbir yasal dayanağı olmayan ayakta askeri nizamda sayım uygulamasına son verilmesi, Tekirdağ 2 nolu T ipi Hapishanesinde 16 Haziran’dan beri tutuklu bulunan PM üyemiz Seyithan Kırmızı’ya karşı işkence suçunu işleyen faillerin tespiti, bu failler hakkında derhal soruşturma açılarak görevden uzaklaştırılmaları ve cezalandırılmaları gerekmektedir. Siyasi iktidarın partililerimize karşı yargı makamlarını, hapishane idarelerini kullanarak yaratmaya çalıştığı baskı ve şiddeti reddediyoruz. Ne tutuklamalar ne keyfi uygulamalar ne de işkenceler siyasetçilerimizi mücadeleden vazgeçirmeyecektir. Halkımızın özgürlük mücadelesi siyasi kırım operasyonlarıyla durdurulamayacak, hapishaneleri işkencehanelere dönüştürenlere karşı hukuk ve insan hakları mücadelemiz sürecektir.”

ANKARA

#HDPden #tutuklu #üyesi #Kırmızı #için #açıklama #İşkenceye #son #verin

​​​​​​​TEV-DEM: Rusya’nın mesajı katliamlara zemin hazırlıyor

Türkiye’nin SİHA saldırısı ile ilgili açıklama yapan TEV-DEM, ‘halk iradesine saldırdığını’ belirtti ve Rusya’nın açıklamalarının katliamlara zemin hazırladığı vurgulandı

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM), Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını kesintisiz sürdüren Türkiye’nin, Qamişlo Kantonu Meclisi Eşbaşkanı Yusra Derwêş, yardımcısı Lîman Şiwêş ve şoförü Fırat Tûma’nı hedef almasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

‘Topyekün savaş planı’

‘Türk devletinin ve işgale destek veren bazı tarafların uzun süredir Demokratik Özerk Yönetimi’ne yönelik saldırılarını artırarak bölgenin sınırları genelinde topyekûn savaşa sürüklemeyi planladığı’ vurgulanan açıklamanın devamında, ‘Türk devletinin bölgenin istikrarını bozmak ve halklar arasına ayrım gözetmeksizin soykırım politikasını gerçekleştirmek için her gün provokasyonlar ve saldırılar gerçekleştirdiğinin’ altı çizildi.

‘Rusya zemin veriyor’

Açıklamanın devamında,”SİHA’lar, savaş uçakları ve yurttaşlara yönelik kesintisiz bombardımanlar, devletlerin Suriye’deki duruma ve ateşkese ilişkin tutumlarının belirsizliği, kaynaklarının, kararlarının ve pozisyonlarının ortak olduğunu gösteriyor. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın Özerk Yönetim’e karşı 20. Astana toplantısı sırasında yaptığı açıklamalar bunu gösteriyor. Bu tehlikeli bir politika ve işgalci Türk devletine halkımıza ve iradesine karşı yeni katliamlar yapmasına verilen zeminin bir mesajıdır” denildi.

TEV-DEM, “Til Şeîr köyünde Qamişlo Kanton Meclisi Eşbaşkanı Yusra Derwîş, yardımcısı Lîman Şiwêş ve şoförü Fırat Tûma’nın şehit olduğu katliamın esas amacı, Demokratik Özerk Yönetimi’n etkin rolünü zayıflatmak, birleşik toplum iradesini kırmanın yanı sıra demokratik sistemin değerlerini ve temellerini karalamaktır” dedi.

‘Değerleri korumak’

TEV-DEM açıklamanın devamında, “Başta şehit Yusra Derwêş, Lîman Şiwêş ve Firat Tûma’nın ailesi olmak üzere tüm bölge halklarına başsağlığı, saldırıda yaralanan Gabî arkadaşımıza ise acil şifalar diliyoruz. Arkadaşlarımızın değerlerini koruyarak daima onların benimsediği felsefenin takipçileri olacağız” vurgusu yaptı.

İçinden geçilen mevcut aşamanın çok önemli olduğu ve Suriye’deki durumun Suriye-Suriye çözümüne yakın olduğunu hatırlatan açıklamanın sonunda, halkın önüne konulan engellere karşı herkesin yıllardır sergilenen direnişin değerlerini ve kazanımları korunması gerektiğine bir kez daha vurgu yapıldı.

Rusya’nın açıklamaları

Rusya, Rojava yönetimini ‘ABD güdümünde olmakla’ ve Şam ile diyalog kurmamakla suçlarken, Suriye ise ABD’nin bölgeden çıkması halinde ‘Kürt dosyasının kapanacağını’ iddia etmişti. Rojava yönetimi ise suçlamaları reddederek Şam ile diyaloğa hazır olduklarını açıklamıştı.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov da Astana görüşmeleri öncesi yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin Suriye’nin toprak birliğine karşı Özerk Yönetimi desteklediğini belirterek, “Tabii Amerikalılar sözde yarı devlet oluşturan birçok Kürt örgütünü destekliyor. Bu kesinlikle kabul edilemez” demişti.

DIŞ HABERLER

 

#TEVDEM #Rusyanın #mesajı #katliamlara #zemin #hazırlıyor

Amed’de husumetli kişiler çatıştı: 2 ölü

Amed’de husumetli iki grup arasında çıkan silahlı çatışmada iki kişi öldü

Amed’in Rezan ilçesinde bir markette husumetli olduğu öğrenilen iki grup arasında silahlı çatışma çıktı. Bayındırlık mahallesinde çıkan silahlı çatışma iki kişi öldü. Olayda yaralananlarında olduğu öğrenildi.

Yaralılar ambulans ile hastaneye kaldırılırken polis ekiplerin incelmesi sürüyor.

HABER MERKEZİ

#Amedde #husumetli #kişiler #çatıştı #ölü