Ana Sayfa Blog Sayfa 293

TTB’den kızamık uyarısı: 10 kişiden 9’una bulaşabilir

Kızamık hakkında uyarıda bulunan TTB, ‘Kızamık olan bir kişi, aşılanmamış yakın temasta bulunduğu 10 kişiden 9’una bu hastalığı bulaştırabilirdedi’ diyerek alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Merkezi’nde TTB MK Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ile Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Esin Şenol’un katılımıyla kızamık hastalığına dair açıklama yapıldı.

Kızamık hakkında kısa sürede yapılması gerekenleri açıklayan Şenol, “Sağlık Bakanlığı’nın reddiyeci ve şeffaflıktan uzak tutumu ülkemizde Kızamık salgınının başladığı 2010 Aralık yılından itibaren değişmemiştir.Toplum aşı konusunda bilgilendirilmeli, yanlış/ yanlı haberlerin sağlık bakanlığı yetkileri tarafından da üzerine gidilmelidir” diye konuştu.

‘10 kişiden 9’una bulaşabilir’

Şenol, “Kızamık olan bir kişi, aşılanmamış yakın temasta bulunduğu 10 kişiden 9’una bu hastalığı bulaştırabilir. Deyim yerindeyse anahtar deliğinden bakana dahi bulaşabilecek kadar bulaşıcıdır. Virüs, havada veya enfekte yüzeylerde iki saate kadar aktif ve bulaşıcı kalır. Eksik aşılı ve aşısız, hatta aşılı kişilere dahi bulaşabilecek güçtedir” dedi.

‘1-9 yaş arası çocuklarda yüksek’

Türkiye’nin, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün Avrupa Bölgesi Kızamık ve Kızamıkçık Raporuna göre, son bir yılda 457 Kızamık vakası ile Rusya ve Tacikistan’ın ardından üçüncü ülke olduğunu belirten Şenol, “Ülkemizde 2023 yılı ilk dört ayında Kızamık ön tanısıyla 2005 kişi incelenmiş ve bunların 1440’ında Kızamık laboratuvar tanısı ile doğrulanmıştır. Kızamık vakalarının büyük çoğunluğu 1-9 yaş grubundadır” dedi.

‘242 kişinin hastaneye yattı’

Kızamık nedeniyle 242 kişinin hastaneye yattığını belirten Şenol, kızamık ön tanısıyla incelenen olgularda aşısız ve eksik aşılıların çoğunlukta olduğunu ifade etti. Şenol, “Özellikle Kızamık komplikasyonları ve ölüm açısından en riskli 5 yaş altında aşılanma durumu açısından vakalar değerlendirildiğinde: 1 yaş altında vakaların neredeyse tümü, 1-4 yaşta ise yarısından fazlası aşısızdır” dedi.

Aşının milyonlarca sakatlık ve ölümü önleyen en başarılı koruyucu halk sağlığı uygulaması olduğunu hatırlatan Şenol, “Ülkemizde bağışıklama programının uygulanması ile yaklaşık 3 milyon çocuk aşı ile önlenebilir hastalığa yakalanmaktan; 30.000 çocuk da bu hastalıklar nedeniyle ölümden kurtarılmıştır” dedi.

Alınması gereken önlemler

“Her çocuğun aşı ile önlenebilir hastalık riskinden arındırılmış bir ortamda doğma ve büyüme hakkı vardır, ödevlisi devlettir” diyen Şenol, alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

* Vaka görülen bölgelerde 6/9 ay – 15 yaş arası tüm çocuklara aşılı olup olmadığına bakılmaksızın mutlaka bir doz aşı yapılmalıdır

* Henüz vaka görülmeyen bölgelerde 9 aydan itibaren eksik aşılı çocukların kızamık aşıları tamamlanmalıdır.

* Özellikle ikinci doz kızamık aşı kapsamının yükseltilmesine yönelik özgün bir program geliştirilmelidir.

* İkinci dozun ilkokul birinci sınıftan 48. aya çekilmesi ve sorumluluğunun aile hekimlerine devredilmesi ile performans dışı tutulmasının ortaya çıkardığı 2,5 milyonu bulan aşısız okul çağı çocuk bir an önce aşılanmalıdır.

* Aile sağlığı birimlerinde hemşire-ebe açığı bir an önce giderilmelidir. Hizmet gereksinimi yüksek olan bölgelerde mevcut bir aile hekimi bir aile sağlığı çalışanı yaklaşımından vazgeçilmeli, bu bölgelerde aile hekimi ve hemşire/ebe sayısı artırılmalıdır.

* Tüm döküntülü hastalık yakınmaları kızamık yönünden değerlendirilmelidir.

* Hastanelerde kızamık hastalığının yayılmasının önüne geçilmelidir. Bu bağlamda Sağlık çalışanlarının kızamığa karşı bağışıklanması, döküntülü hastalık yakınmasıyla gelenlerin hızlıca, bekleyenlerle temas süresini en aza indirecek bir akış- mekan düzenlemesiyle hizmet alması, hizmet aldıkları ortamın havalandırılması önemlidir

* Salgın gerçekliğinde yürütülecek aşı kampanyasının bölge tabanlı yapılması zorunludur. Vatandaşın başvurusu ile sınırlı kalınmamalı, sahaya çıkılmalıdır. Mobil aşı istasyonları ile kısa sürede aşı oranı yükseltilmelidir.

* Toplum aşı konusunda bilgilendirilmeli, yanlış/ yanlı haberlerin sağlık bakanlığı yetkileri tarafından da üzerine gidilmelidir.

* Mülteci-göçmen nüfusa yönelik koruyucu hizmetlere yoğunlaşılmalı, aşısız çocuk bırakılmamalıdır.

* Deprem bölgesinde depremzede sağlık çalışanlarını rahatlatan uzun süreli sağlık çalışanı görevlendirmeleri yapılmalıdır. Bu bölgede yaşam ve çalışma koşullarının zorluğu dikkate alınarak teşvik uygulamasına gidilmelidir. Bu bölgede aşının sağlanması ve korunmasına yönelik teknik destek mutlaka verilmeli, tüm aile sağlığı merkezleri ve geçici yerleşim alanlarında aşılar yapılabilir hale getirilmelidir.”

HABER MERKEZİ

#TTBden #kızamık #uyarısı #kişiden #9una #bulaşabilir

BM: Yunanistan’daki tekne faciasında 500’e yakın mülteci kayıp

BM Yüksek Komiseri Volker Türk, Yunanistan açıklarındaki tekne faciasında 500’e yakın mültecinin kaybolduğunu açıkladı

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Yunanistan’ın Mora Yarımadası açıklarında alabora olan teknedeki mültecilere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türk, şu ana kadar 78 kişinin hayatını kaybettiğini, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 500 kişinin kaybolduğunu belirtti.

Ne olmuştu?

Yunanistan’ın Mora Yarımadası’ndaki Navarin’den 14 Haziran’da 47 deniz mili uzaklıkta, uluslararası sularda mültecileri taşıyan balıkçı teknesi alabora olmuştu.

Olayda 78 kişi yaşamını yitirmiş, 104 kişi kurtarılarak Kalamata Limanı’na getirilmişti. Yunan Sahil Güvenliği, kurtarılan göçmenlerin 47’sinin Suriye, 43’ünün Mısır, 12’sinin Pakistan ve 2’sinin Filistinli olduğunu açıklamıştı.

HABER MERKEZİ

#Yunanistandaki #tekne #faciasında #500e #yakın #mülteci #kayıp

Dakak’ın şüpheli ölümü: Medrese kapatıldı, fahri imam serbest

Riha’da ahırda asılı bulunan 12 yaşındaki Abdulbaki Dakak’ın zorla gönderildiği kaçak medrese kapatılırken, medrese sorumlusu fahri imam gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı

Riha’da 12 yaşındaki Abdulbaki Dakak’ın beş metre kadar yakınında ahırda asılı halde bulunduğu Semerkant Vakfı’na ait medrese Jandarma tarafından mühürlendi. Kaçak medresede dini eğitim görmeye devam eden 20’ye yakın öğrenci evlerine gönderildi.

Medresede öğrencilerden sorumlu olan “fahri imam” A.P. ifadesi alınmak üzere gözaltına alındı. Urfa Adliyesi’nde savcılık tarafından ifadesi alınan A.P., ardından serbest bırakıldı.

Ne olmuştu?

Riha’nın Serêkaniyê (Ceylanpınar) ilçesinde ikamet eden Dakak, bir yıl önce ailesinin zorlamasıyla 85 kilometre uzaklıktaki Beşat Mahallesi’nde bulunan Menzil mensuplarının kurduğu Semerkand Vakfı’nın denetiminde olan medreseye gönderildi. Dakak, hem medreseye hem de mahallede bulunan ilköğretim okulunda “eğitim” görürken, bir yıl içinde 2 defa kaçarak eve gitti. Ancak ailesi tarafından zorla geri getirildi.

Dakak, 13 Haziran’da medreseden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Dakak, bir gün sonra öğle saatlerinde Semerkand Vakfı’nın denetiminde olan medresenin bitişiğinde ahır olarak kullanılan metruk yapıda asılı halde bulundu. Dakak’ın, cansız bendeni Urfa Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından gece saatlerinde ailesine teslim edildi. Serêkanîyê merkezde bulunan Asli Mezarlık’ta defnedilen Dakak’ın “intihar” ettiği iddia edildi.

Eyyubiye belediyesi inşa etti

Dakak’ın zorla gönderildiği belirtilen medresede, 20 çocuğun yatılı olarak “dini eğitim” gördüğü öğrenildi. Söz konusu medrese, AKP’li Eyyübiye Belediyesi tarafından Beşat Mahallesi Mezarlığı içinde yer alan bir alanda inşa edildi. Medresenin 29 Eylül 2018 tarihinde yapılan açılışına Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Ekinci’nin yanı sıra, AKP Riha eski Milletvekili Halil Özcan katıldı.

Açılışta, söz konusu yapı, “medrese, Kur’an kursu, taziye evi ve çok amaçlı salon” olarak lanse edildi. Daha sonra ise, Menzil tarikatına devredildi. Herhangi bir resmiyeti bulunmayan medresede eğitim veren kişilerin de Diyanet’e bağlı olmadıkları öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#Dakakın #şüpheli #ölümü #Medrese #kapatıldı #fahri #imam #serbest

HDP’den Bismil’de hayatını kaybedenlerin ailelerine ziyaret

DBP ve HDP, Bismil’de iki aile arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavgada yaşamını yitiren 9 kişinin ailelerine taziye ziyaretinde bulundu

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed İl eşbaşkanları Gülistan Atasoy ve Zeyyat Ceylan, DBP İl eş başkanları, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) il ve ilçe yöneticileri, Bismil belediyesi eş başkanları, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER), Ru sıpiler ve 78’ liler Derneği Amed’in Bismil ilçesine bağlı Şidada (Serçeler) Mahallesi’nde Alyamaç ve Taş ailesi arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavgada yaşamını yitiren 9 kişinin ailelerine taziye ziyaretinde bulundu.

Taziye ziyareti esnasında ailelere başsağlığı dileyen DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, bu tür tartışmaların son bulmasını isteyerek, sağduyu ve barış çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ

#HDPden #Bismilde #hayatını #kaybedenlerin #ailelerine #ziyaret

Tekirdağ’da 5 kişi tutuklandı

Tekirdağ’da gözaltına alınan 5 kişi sevk edildikleri mahkemece tutuklandı

Tekirdağ merkezli yürütülen soruşturma kapsamında 14 Haziran günü evlerine yapılan baskınla gözaltına alınan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Tekirdağ milletvekili adayı Seyithan Kırmızı’nın da aralarında olduğu 5 kişi emniyet ifadelerinin ardından adliyeye çıkarıldı.

“Örgüt üyeliği” iddiasıyla gözaltına alınan 5 kişi, savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi. Hakimlikte ifadesi alınan 5 kişi aynı iddiayla tutuklanarak Tekirdağ Muratlı Cezaevine gönderildi.

Tutuklananların isimleri şöyle: “Yeşil Sol Parti Tekirdağ Milletvekili Seyithan Kırmızı, Halkların Demokratik Partisi(HDP) Tekirdağ il yönetimi ve Yeşil Sol Parti üyeleri Botan Kasırga, Nurettin Ağın, Nazlı Oran, Serkan Sadıç.”

HABER MERKEZİ

#Tekirdağda #kişi #tutuklandı

İzmir’de ÇEDES protestosu: Eğitim tarikat ve cemaatlerin kuşatması altına girdi

Veli-Der’in ÇEDES Protokolü’ne karşı yaptığı açıklamada, protokol adı altında eğitim kurumlarının cemaatlerin, tarikatların ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kuşatması altına alındığı belirtilerek protokolün iptali istendi

Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) Protokolü kapsamında okullara imam ve vaiz gibi din görevlilerinin atanmasına karşı Karşıyaka ilçesinde bulunan iskele karşısında açıklama yaptı. Açıklamada, “Laik ve bilimsel eğitim düşmanı ÇEDES protokolü iptal edilisin” pankartı açıldı. Açıklamada, sık sık “Okulda imam istemiyoruz”, “AKP ÇEDES’i al başına çal” ve “Çocukları karanlığa teslim etmeyeceğiz” sloganları atıldı. Açıklamaya siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve öğrenci velileri katıldı.

Tarikat ve cemaatlerin kuşatması

Veli-Der İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Turgut Aydın, protokoller ve iş birlikleri adı altında eğitim kurumlarının cemaatlerin, tarikatların ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kuşatması altına alındığına söyledi. Aydın, “ÇEDES protokolü ise bugüne kadar imzalanan protokollerin daha da ötesine geçerek hem öğretmenlik mesleğini hem de öğrencilerin laik, bilimsel eğitim hakkını hedef alan ve Diyanet’in dini yapıların eğitim kuşatmasını kalıcı ve sürekli hale getiren bir protokoldür” dedi.

Eğitimin dini yapılara teslim edilmesinin ağır sonuçlara yol açtığını ifade eden Aydın, ÇEDES Protokolü ile çocukların kimlere teslim edileceğine dair kaygılarının arttığını söyledi. Aydın, laik, bilimsel ve kamusal eğitim hakları için mücadele edeceklerini söyledi.

Açıklamanın ardından ÇEDES protokolünün iptal edilmesi için okullara verilmek üzere hazırlanan dilekçeler velilere dağıtıldı.

HABER MERKEZİ

#İzmirde #ÇEDES #protestosu #Eğitim #tarikat #cemaatlerin #kuşatması #altına #girdi

DEDAŞ trafoyu söktü: 70 hane 5 gündür karanlıkta

Sûr ilçesine bağlı Nivirdaş kırsal mahallesinde yanan trafoyu söküp götüren DEDAŞ ekibi, yeni trafo kurmayınca 70 hane 5 gündür elektriksiz kaldı

Amed’in Sûr ilçesine bağlı Nivirdaş kırsal mahallesinde 70 haneye 5 gündür elektrik verilmediği kaydedildi. İddialara göre, 70 haneye elektrik sağlayan trafo 5 gün önce yandı. Köylülerin haber vermesi üzerine mahalleye gelen Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (DEDAŞ) görevlileri, trafoyu yenisini getireceklerini belirterek mahalleden alarak ayrıldı. Yeni trafo gelmeyince DEDAŞ’a giden yurttaşlara, yeni trafo için mahallede 10 hanenin borcunu ödemesi şartı koşuldu.

Trafo getirilmeyince yurttaşlar, DEDAŞ’ın önünde oturma eylemi yaptı.

’10 kişi borcunu ödesin’

Konuya dair ajansımıza ulaşan mahalle sakinlerinden Ömer Türk, 5 gündür elektriksiz olduklarını söyledi. Türk, “5 gün önce yaklaşık 70 hanenin elektriğinin bağlı olduğu trafo yandı. Aynı gün durumu DEDAŞ ekiplerine bildirdik ve sonraki gün sabah gelip trafoyu söküp gittiler. Bir gün içerisinde elektrik sorununu çözeceklerini söylediler ancak halen gelmediler. Dün DEDAŞ’a giderek elektrik sorununun çözülmesini istedik. DEDAŞ yetkilisi, ‘Köyde elektrik borcunu ödemeyen 10 kişi var. Bu yüzden bizler elektrik trafosunu getirmeyeceğiz’ dedi. Bizler DEDAŞ kapısı önünde oturma eylemi yaptık. Polisleri aradılar ve polis memurlarından biri DEDAŞ müdürü ile görüştü. DEDAŞ müdürü polis memuruna, bugün trafoyu bağlayacaklarını söylemiş. Ancak bugün yine trafoyu getirmediler” bilgisini paylaştı.

HABER MERKEZİ

#DEDAŞ #trafoyu #söktü #hane #gündür #karanlıkta

Eğitim Sen’den rapor: Öğrencilerde davranış bozukluğu arttı

Eğitim Sen Amed 1 No’lu Şubesi’nin 2022-2023 Yılı Eğitim-Öğretim Raporu’na göre, öğrencilerde salgın döneminde başlayan sosyalleşememe, dijital iletişim araçlarına bağımlılık ve şiddete başvurma gibi davranış bozuklukları arttı

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Amed 1 No’lu Şubesi, 2022-2023 Yılı Eğitim-Öğretim Raporu’nu sendika binasında düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Toplantıda açıklamayı yapan Eğitim Sen 2 No’lu Şube Sekreteri Volkan Tuncer, salgın nedeniyle geçilen uzaktan eğitimin, eğitimde eşitsizliğe yol açtığını belirterek, 10 binlerce öğrencinin bu süreçte dezavantajlı konuma düştüğünü söyledi.

Öğrencilerde davranış bozuklukları arttı

Salgın sürecinden günümüze süregelen sosyalleşememe, bireyin kendini doğru ve yeterince ifade edememe, dijital iletişim araçlarına bağımlılık ve şiddete başvurma gibi davranış bozukluklarının bu yıl artarak devam ettiğini aktaran Tuncer, bu yıl da diğer yıllarda olduğu gibi bilimsellikten uzak eril bir anlayışla hazırlanan müfredatla eğitime başlandığını hatırlattı.

Anadilde eğitimden yoksun öğrenciler aidiyet problemi yaşadı

Eğitim-öğretim müfredatının çağın gereklerine değil, iktidarın amaçları doğrultusunda çeşitli vakıf ve derneklere göre hazırlandığını dile getiren Tuncer, ücretli öğretmenlik, derslik sayısının azlığı, kalabalık sınıflar, sağlıklı olmayan bina ve derslikler gibi eğitim sorunlarının bu yıl da süren sorunlar olduğunun altını çizdi.

Ücretsiz eğitim yerine öğrencileri sermaye olarak gören özel eğitimin olumsuz etkilerinin sürdüğüne işaret eden Tuncer, “Bu eğitim-öğretim yılı da milyonlarca çocuğun kendi anadili olmayan bir dille eğitim-öğretime başlandığı bir yıl olmuştur. Anadilinde eğitimden yoksun olarak eğitim-öğretime başlayan öğrencilerimiz kendilerini sınıf ortamına yabancı hissetmiş ve gittikleri okula ise aidiyet problemleri yaşamışlardır” diye belirtti.

Öğretmenlik Meslek Kanunu sorun çözmedi

Ekonomik krizin beslenme sorununu beraberinde getirdiğini belirten Tuncer, bu durumun ise öğrencilerin başarısını etkilediğini söyledi. Aynı durumun göreve yeni başlayan, köy ve ilçelerde çalışan öğretmenlere ise servis ve kira maliyetleri getirdiğini ifade eden Tuncer, eğitimcilerin sorunlarını çözme amacıyla çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun sorunları çözmediği gibi huzursuzluğa neden olduğunu kaydetti.

Kanunun öğretmenlere yönelik şiddeti arttırdığına dikkati çeken Tuncer, şunları belirtti: “Kentimizde son birkaç yılda eğitim emekçileri öğrencilerinin gözleri önünde defalarca veli şiddetine maruz kalmıştır. Cezasızlık politikaları saldırganları durdurmamış aksine cesaretlendirmiştir. Kimi okul müdürlerinin mobbinge varan uygulamaları da eğitim emekçilerinin kendi meslektaşlarından gördüğü bir şiddete dönüşmüştür. Siyasal iktidara yakın sendika üyeliğinin en önemli ölçüt olduğu bu süreçte liyakatsiz kişilerin kurum yöneticisi olmaları işyerlerimizde karar alma süreçlerinde demokratik yöntemin terk edildiği, çalışma barışımızın zayıfladığını bir kez daha dile getiriyoruz.”

Bilimsel eğitim mücadeleye devam

Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin aileleri gibi öğrencileri de olumsuz etkilediğini belirten Tuncer, “Bu yıl 8. sınıfta olup LGS’ ye girmiş olan öğrencilerimize 1. dönem konularının sorulacağı söylenerek kolaylık sağlandığı algısı yaratılmıştır. Ancak kalacak yeri olmayan yüz binlerce deprem mağduru öğrenci eşit şartlarda olmayan bir yarışa girmiştir. Yine kentimizde YKS’ ye girecek 190 bin adaydan 40 binini il dışına gönderilecek olması öğrencilerimizin sınav başarısı üzerinde olumsuz etki yaratacaktır. ÖSYM, binlerce adayın il dışına gönderilme gerekçesini aday sayısının fazlalığı olarak belirtmiş; burada da liyakatsiz yöneticilerin krizi yönetememe gerçeği ortaya çıkmıştır” dedi. Tuncer, her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen okul öncesinden üniversiteye kadar bilimin ve laikliğin değil milliyetçiliğin, ayrımcılığın ve inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminde anadilinde, kamusal, parasız, bilimsel, laik ve demokratik eğitim hakkı için mücadeleye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: MA

#Eğitim #Senden #rapor #Öğrencilerde #davranış #bozukluğu #arttı

Mülkiye’de ‘İnek Bayramı’ protestosu

Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin geleneksel İnek Bayramı’nın ‘güvenlik’ kaygılarıyla iptal edilmesine Mülkiyeliler marşlar ve sloganlarla tepki gösterdi

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin geleneksel İnek Bayramı ‘güvenlik’ kaygılarıyla iptal edildi. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin gazetesi olan Görünüm’ün haberine göre festivalin düzenlenmesinde görev alan ve Dekanlık ile görüşen Festival Komitesi, Kazgan ekibi ve Ferman ekipleri okulun öğrencilerinin can güvenliğini sağlamayacağını söylemesi üzerine ortak bir kararla bayramın olağan akışında gerçekleşmeyeceğini duyurmuştu.

Geleneklerini sürdürmek isteyen Mülkiyeliler, Mülkiye Marşı okuyup ‘Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet’ sloganlarıyla duruma tepki gösterdi.

İslamcıların hedefindeki gelenek

İnek Bayramı Ankara Siyasal’ın, eski adıyla Mülkiye’nin 80 yıllık geleneği. Devletin yeri gelir sütlerinden yeri gelir etlerinden faydalandığını ama bunun karşılığında da devletin onlara baktığını vurgulamak için kendilerine ‘inek’ adını takan Mülkiyelilerin finallerden önce yaptığı eğlence İnek Bayramı. Osmanlı’daki bayram kutlama geleneğini de mizansen olarak içine alan etkinliklerde imam (Mülkiye İmamı) da var dua (İnek Duası) da.

İnek Bayramı’nın geleneksel bir simgesi olan temsili İmam ve İnek Duası, yıllardır gericilerin hedefinde. Geleneksel mizansende sarık ve cüppe giyen “İmam”, o yıl yaşanan gelişmelere eleştirel göndermeler içeren mizahi bir dua okur, İnek Duası. İslamcılar ise bu geleneksel mizanseni “dini değerleri aşağıladığını” iddia eder.

2016 yılında yapılan inek duasının hedef gösterilmesiyle imam kılığına giren üniversiteliye dava ve soruşturmalar açıldı. Bu hedef göstermenin ardından İmam’ın yerini “filozof”, İnek Duası’nın yerini de “İnekname” aldı.

Ancak geçen senenin başında açılan dava sonuçlandı ve üniversiteli beraat etti. Davanın da beraatle sonuçlanmasının ardından İnek Duası’nı hazırlayan Kazgan ekibi, Mülkiyelilere bir sürpriz yaptı. “Filozof” kılığında sahneye çıkan üniversiteli, salondaki ışıkların kapanmasıyla kıyafetini çıkardı ve İmam kıyafetini giydi.

İmam’ın dönüşünü alkışlarla karşılanırken SBF Dekanı Orhan Çelik, salonu terk etti. Bir grup islamcı ise kürsüye çıkıp İmam’a saldırmaya çalıştı. Saldırı püskürtülürken saldırmaya çalışan saldırganlar ve Dekan Çelik salon tarafından yuhlandı.

Ankara Üniversitesi ise Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin yaklaşık 80 yıllık geleneği olan İnek Bayramı’nın İmam ve İnek Duası figürlerine ‘ilkelerimizle bağdaşmayan’ dedi ve soruşturma açtı.

Kaynak: Sendika.org

#Mülkiyede #İnek #Bayramı #protestosu

Beraat kararı onanan Kaya’ya yeni soruşturma

Yerine kayyım atanmasına gerekçe yapılan davada verilen beraat kararı onanan Erxenî Belediye Eşbaşkanı Ahmet Kaya hakkında  beraat kararının onanmasının ardından yeni bir soruşturma açıldı

Hakkında açılan davalar gerekçe gösterilerek açığa alınan ve ardından yerine kayyım atanan Erxenî (Ergani) Belediye Başkanı Ahmet Kaya, beraat edip görevine dönmek için İçişleri Bakanlığı’na başvururken hakkında 4 Mayıs tarihinde bir soruşturma daha açıldığı ortaya çıktı.

Medyascope’dan Ferit Aslan’a hakkında açılan yeni soruşturmayı değerlendiren Kaya, “Hakkımda verilen ve kesinleşen ilk beraat kararından sonra biliyorsunuz Valilik ve başsavcılık kararı ile hukuksuz bir şekilde düzeltme ile İstinaf yolunu açtılar. Bu kez İstinaf mahkemesi 22 Mayıs’ta Yargıtay yolu kapanmak üzere hakkımda yine beraat kararı verince dört gün sonra bu kez yeni bir soruşturma açıldığını öğrendik. Bütün amaçları belediye başkanlığı görevine dönmemizi engellemeye ve uzatmaları oynamaya yöneliktir. Aldığımız beraat kararları ile görevimize dönmek için bakanlığa yaptığımız başvurunun sonuçlanmasını bekliyoruz” dedi.

Ne olmuştu?

Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Amed’in Erxenî  ilçesinde belediye eşbaşkanlığına aday gösterilen ve yüzde 55,85 oyla seçilen Ahmet Kaya, 23 Mart 2020 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı. Hakkında başlatılan soruşturmalar gerekçesiyle görevden alınan Kaya’nın yerine daha sonra kayyım atandı.

Daha sonra katıldığı aday tanıtım toplantısı, Newroz kutlaması, taziye ziyareti gibi etkinlikler gerekçe gösterilerek “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Kaya hakkında dava açıldı. Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, Kaya hakkında beraat kararı verildi. Karar, temyiz başvurusu olmamasından kaynaklı 7 Nisan’da kesinleşti. Kaya’nın avukatları, Diyarbakır Valiliği üzerinden İçişleri Bakanlığı’na başvurdu. Kaya’nın belediye başkanlığı görevine iadesi istendi.

 HABER MERKEZİ

#Beraat #kararı #onanan #Kayaya #yeni #soruşturma