Ana Sayfa Blog Sayfa 294

Eğitim Sen’den rapor: Öğrencilerde davranış bozukluğu arttı

Eğitim Sen Amed 1 No’lu Şubesi’nin 2022-2023 Yılı Eğitim-Öğretim Raporu’na göre, öğrencilerde salgın döneminde başlayan sosyalleşememe, dijital iletişim araçlarına bağımlılık ve şiddete başvurma gibi davranış bozuklukları arttı

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Amed 1 No’lu Şubesi, 2022-2023 Yılı Eğitim-Öğretim Raporu’nu sendika binasında düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Toplantıda açıklamayı yapan Eğitim Sen 2 No’lu Şube Sekreteri Volkan Tuncer, salgın nedeniyle geçilen uzaktan eğitimin, eğitimde eşitsizliğe yol açtığını belirterek, 10 binlerce öğrencinin bu süreçte dezavantajlı konuma düştüğünü söyledi.

Öğrencilerde davranış bozuklukları arttı

Salgın sürecinden günümüze süregelen sosyalleşememe, bireyin kendini doğru ve yeterince ifade edememe, dijital iletişim araçlarına bağımlılık ve şiddete başvurma gibi davranış bozukluklarının bu yıl artarak devam ettiğini aktaran Tuncer, bu yıl da diğer yıllarda olduğu gibi bilimsellikten uzak eril bir anlayışla hazırlanan müfredatla eğitime başlandığını hatırlattı.

Anadilde eğitimden yoksun öğrenciler aidiyet problemi yaşadı

Eğitim-öğretim müfredatının çağın gereklerine değil, iktidarın amaçları doğrultusunda çeşitli vakıf ve derneklere göre hazırlandığını dile getiren Tuncer, ücretli öğretmenlik, derslik sayısının azlığı, kalabalık sınıflar, sağlıklı olmayan bina ve derslikler gibi eğitim sorunlarının bu yıl da süren sorunlar olduğunun altını çizdi.

Ücretsiz eğitim yerine öğrencileri sermaye olarak gören özel eğitimin olumsuz etkilerinin sürdüğüne işaret eden Tuncer, “Bu eğitim-öğretim yılı da milyonlarca çocuğun kendi anadili olmayan bir dille eğitim-öğretime başlandığı bir yıl olmuştur. Anadilinde eğitimden yoksun olarak eğitim-öğretime başlayan öğrencilerimiz kendilerini sınıf ortamına yabancı hissetmiş ve gittikleri okula ise aidiyet problemleri yaşamışlardır” diye belirtti.

Öğretmenlik Meslek Kanunu sorun çözmedi

Ekonomik krizin beslenme sorununu beraberinde getirdiğini belirten Tuncer, bu durumun ise öğrencilerin başarısını etkilediğini söyledi. Aynı durumun göreve yeni başlayan, köy ve ilçelerde çalışan öğretmenlere ise servis ve kira maliyetleri getirdiğini ifade eden Tuncer, eğitimcilerin sorunlarını çözme amacıyla çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun sorunları çözmediği gibi huzursuzluğa neden olduğunu kaydetti.

Kanunun öğretmenlere yönelik şiddeti arttırdığına dikkati çeken Tuncer, şunları belirtti: “Kentimizde son birkaç yılda eğitim emekçileri öğrencilerinin gözleri önünde defalarca veli şiddetine maruz kalmıştır. Cezasızlık politikaları saldırganları durdurmamış aksine cesaretlendirmiştir. Kimi okul müdürlerinin mobbinge varan uygulamaları da eğitim emekçilerinin kendi meslektaşlarından gördüğü bir şiddete dönüşmüştür. Siyasal iktidara yakın sendika üyeliğinin en önemli ölçüt olduğu bu süreçte liyakatsiz kişilerin kurum yöneticisi olmaları işyerlerimizde karar alma süreçlerinde demokratik yöntemin terk edildiği, çalışma barışımızın zayıfladığını bir kez daha dile getiriyoruz.”

Bilimsel eğitim mücadeleye devam

Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin aileleri gibi öğrencileri de olumsuz etkilediğini belirten Tuncer, “Bu yıl 8. sınıfta olup LGS’ ye girmiş olan öğrencilerimize 1. dönem konularının sorulacağı söylenerek kolaylık sağlandığı algısı yaratılmıştır. Ancak kalacak yeri olmayan yüz binlerce deprem mağduru öğrenci eşit şartlarda olmayan bir yarışa girmiştir. Yine kentimizde YKS’ ye girecek 190 bin adaydan 40 binini il dışına gönderilecek olması öğrencilerimizin sınav başarısı üzerinde olumsuz etki yaratacaktır. ÖSYM, binlerce adayın il dışına gönderilme gerekçesini aday sayısının fazlalığı olarak belirtmiş; burada da liyakatsiz yöneticilerin krizi yönetememe gerçeği ortaya çıkmıştır” dedi. Tuncer, her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen okul öncesinden üniversiteye kadar bilimin ve laikliğin değil milliyetçiliğin, ayrımcılığın ve inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminde anadilinde, kamusal, parasız, bilimsel, laik ve demokratik eğitim hakkı için mücadeleye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: MA

#Eğitim #Senden #rapor #Öğrencilerde #davranış #bozukluğu #arttı

Mülkiye’de ‘İnek Bayramı’ protestosu

Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin geleneksel İnek Bayramı’nın ‘güvenlik’ kaygılarıyla iptal edilmesine Mülkiyeliler marşlar ve sloganlarla tepki gösterdi

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin geleneksel İnek Bayramı ‘güvenlik’ kaygılarıyla iptal edildi. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin gazetesi olan Görünüm’ün haberine göre festivalin düzenlenmesinde görev alan ve Dekanlık ile görüşen Festival Komitesi, Kazgan ekibi ve Ferman ekipleri okulun öğrencilerinin can güvenliğini sağlamayacağını söylemesi üzerine ortak bir kararla bayramın olağan akışında gerçekleşmeyeceğini duyurmuştu.

Geleneklerini sürdürmek isteyen Mülkiyeliler, Mülkiye Marşı okuyup ‘Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet’ sloganlarıyla duruma tepki gösterdi.

İslamcıların hedefindeki gelenek

İnek Bayramı Ankara Siyasal’ın, eski adıyla Mülkiye’nin 80 yıllık geleneği. Devletin yeri gelir sütlerinden yeri gelir etlerinden faydalandığını ama bunun karşılığında da devletin onlara baktığını vurgulamak için kendilerine ‘inek’ adını takan Mülkiyelilerin finallerden önce yaptığı eğlence İnek Bayramı. Osmanlı’daki bayram kutlama geleneğini de mizansen olarak içine alan etkinliklerde imam (Mülkiye İmamı) da var dua (İnek Duası) da.

İnek Bayramı’nın geleneksel bir simgesi olan temsili İmam ve İnek Duası, yıllardır gericilerin hedefinde. Geleneksel mizansende sarık ve cüppe giyen “İmam”, o yıl yaşanan gelişmelere eleştirel göndermeler içeren mizahi bir dua okur, İnek Duası. İslamcılar ise bu geleneksel mizanseni “dini değerleri aşağıladığını” iddia eder.

2016 yılında yapılan inek duasının hedef gösterilmesiyle imam kılığına giren üniversiteliye dava ve soruşturmalar açıldı. Bu hedef göstermenin ardından İmam’ın yerini “filozof”, İnek Duası’nın yerini de “İnekname” aldı.

Ancak geçen senenin başında açılan dava sonuçlandı ve üniversiteli beraat etti. Davanın da beraatle sonuçlanmasının ardından İnek Duası’nı hazırlayan Kazgan ekibi, Mülkiyelilere bir sürpriz yaptı. “Filozof” kılığında sahneye çıkan üniversiteli, salondaki ışıkların kapanmasıyla kıyafetini çıkardı ve İmam kıyafetini giydi.

İmam’ın dönüşünü alkışlarla karşılanırken SBF Dekanı Orhan Çelik, salonu terk etti. Bir grup islamcı ise kürsüye çıkıp İmam’a saldırmaya çalıştı. Saldırı püskürtülürken saldırmaya çalışan saldırganlar ve Dekan Çelik salon tarafından yuhlandı.

Ankara Üniversitesi ise Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin yaklaşık 80 yıllık geleneği olan İnek Bayramı’nın İmam ve İnek Duası figürlerine ‘ilkelerimizle bağdaşmayan’ dedi ve soruşturma açtı.

Kaynak: Sendika.org

#Mülkiyede #İnek #Bayramı #protestosu

Beraat kararı onanan Kaya’ya yeni soruşturma

Yerine kayyım atanmasına gerekçe yapılan davada verilen beraat kararı onanan Erxenî Belediye Eşbaşkanı Ahmet Kaya hakkında  beraat kararının onanmasının ardından yeni bir soruşturma açıldı

Hakkında açılan davalar gerekçe gösterilerek açığa alınan ve ardından yerine kayyım atanan Erxenî (Ergani) Belediye Başkanı Ahmet Kaya, beraat edip görevine dönmek için İçişleri Bakanlığı’na başvururken hakkında 4 Mayıs tarihinde bir soruşturma daha açıldığı ortaya çıktı.

Medyascope’dan Ferit Aslan’a hakkında açılan yeni soruşturmayı değerlendiren Kaya, “Hakkımda verilen ve kesinleşen ilk beraat kararından sonra biliyorsunuz Valilik ve başsavcılık kararı ile hukuksuz bir şekilde düzeltme ile İstinaf yolunu açtılar. Bu kez İstinaf mahkemesi 22 Mayıs’ta Yargıtay yolu kapanmak üzere hakkımda yine beraat kararı verince dört gün sonra bu kez yeni bir soruşturma açıldığını öğrendik. Bütün amaçları belediye başkanlığı görevine dönmemizi engellemeye ve uzatmaları oynamaya yöneliktir. Aldığımız beraat kararları ile görevimize dönmek için bakanlığa yaptığımız başvurunun sonuçlanmasını bekliyoruz” dedi.

Ne olmuştu?

Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Amed’in Erxenî  ilçesinde belediye eşbaşkanlığına aday gösterilen ve yüzde 55,85 oyla seçilen Ahmet Kaya, 23 Mart 2020 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı. Hakkında başlatılan soruşturmalar gerekçesiyle görevden alınan Kaya’nın yerine daha sonra kayyım atandı.

Daha sonra katıldığı aday tanıtım toplantısı, Newroz kutlaması, taziye ziyareti gibi etkinlikler gerekçe gösterilerek “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Kaya hakkında dava açıldı. Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, Kaya hakkında beraat kararı verildi. Karar, temyiz başvurusu olmamasından kaynaklı 7 Nisan’da kesinleşti. Kaya’nın avukatları, Diyarbakır Valiliği üzerinden İçişleri Bakanlığı’na başvurdu. Kaya’nın belediye başkanlığı görevine iadesi istendi.

 HABER MERKEZİ

#Beraat #kararı #onanan #Kayaya #yeni #soruşturma

Erdêxan’da canlı hayvan pazarı şap karantinasına alındı

Erdêxan’da şap hastalığının önlenmesi kapsamında canlı hayvan pazarı ve 99 köy karantinaya alındı

Erdêxan’da (Ardahan) şap hastalığının görülmesinin ardından hastalığın önlenmesi amacıyla bir takım önlemler alındı. Alınan önlemler kapsamında canlı hayvan pazarı ile merkeze bağlı 37, Göle’de 38, Hanak’ta 20, Damal’da 4 olmak üzere toplamda 99 köye karantina uygulandı. Ardahan Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, kent geneli son günlerde şap hastalığının artış gösterdiği, hastalığın büyükbaş hayvanlarda oldukça ağır seyrettiği belirtildi.

Verim kaybına neden olan hastalığın yayılımının önlenmesi amacıyla bazı tedbirlerin alındığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Tarım ve Orman il ile ilçe müdürlüklerine gelen ihbarların titizlikle değerlendirilmesi, alınan numunelerin hızlı bir şekilde Şap Enstitüsü Müdürlüğüne gönderilmesi sağlanmıştır. İlimiz merkeze bağlı 37, Göle’de 38, Hanak’ta 20, Damal’da 4 olmak üzere toplamda 99 köye karantina işlemi uygulanmıştır. Ayrıca hayvan sağlığı ekiplerimizin sağlık tarama faaliyetleri devam etmektedir.”

HABER MERKEZİ

#Erdêxanda #canlı #hayvan #pazarı #şap #karantinasına #alındı

Yeşil Sol Parti-HDP sahaya iniyor: İki büyük konferans düzenlenecek

Yeşil Sol Parti ve HDP, halk toplantılarına başlarken halk buluşmalarının ardından İstanbul ve Amed’te iki önemli konferans düzenleyecek

Mayıs ayında yapılan seçimler sonrası Yeşil Sol Parti ve Halkların Demokrasi Partisi, merkezi düzeydeki toplantılarını tamamlarken bu kapsamda 17-25 Haziran tarihleri arasında il ve ilçe yönetimleriyle halk toplantıları gerçekleştirilecek.

Kurban Bayramı’ndan sonra ise bütün illerde parti örgütlerinin yanı sıra halkın ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla toplantılar düzenlenecek. Toplantıda görüş ve öneriler alınırken, gelen eleştiriler not edilecek.

Artı Gerçek’te yer alan habere göre toplantıların tamamlanmasının ardından ağustos ayı içinde İstanbul ve Amed’te iki önemli konferans düzenlenecek. Kongre öncesi ise bölgesel konferanslar düzenlenmesi de partinin gündeminde.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #PartiHDP #sahaya #iniyor #İki #büyük #konferans #düzenlenecek

İstismardan tutuklanan komutanının şikayeti sonrası gazeteci Yurtsever ifade verdi

Erişim engeli getirilen “Garnizon Komutanı 15 askere cinsel istismardan tutuklandı” haberine, haberde ismi geçen komutanın şikayeti üzerine soruşturma açıldı.

Mezopotamya Ajansı’nın (MA) “Sakarya Garnizon Komutanı 15 askere cinsel istismardan tutuklandı” başlığıyla 10 Ekim’de servis ettiği habere erişim engeli getirilmesinin ardından, haberde ismi geçen Sakarya Garnizon Komutanı Kurmay Albay Fahri Can Çağlar’ın şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı.

MA Sorumlu Yazıişleri Müdürü Diren Yurtsever, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi. Taksim Polis Merkezi’nde ifadesi alınan Yurtsever, olayın haber değeri taşıdığını ve toplumun haber alma hakkının sağlanıldığını belirtti.

İSTANBUL

#İstismardan #tutuklanan #komutanının #şikayeti #sonrası #gazeteci #Yurtsever #ifade #verdi

Böcek ilacından zehirlenen 7 kişiden 2’si hayatını kaybetti

Ankara’nın Keçiören ilçesinde böcek ilaçlamasından zehirlenen 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi ise hastaneye kaldırıldı
Ankara’nın Keçiören ilçesinde sabah saatlerinde bir aile mide bulantısı, baş dönmesi ve kusma şikayetleriyle rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.

7 kişide benzer belirtilerin görüldüğü ve yapılan böcek ilaçlamasından zehirlendikleri tespit edildi. Olayda 10 yaşında bir çocuk ve annesi hayatını kaybetti, zehirlenen 5 kişi ise ambulansla hastaneye sevk edildi.

Ankara Valiliği, konuya ilişkin yaptığı açıklamada 5 kişinin hastanede tedavi edildiğini, zehirlenmenin kesin nedeninin tespiti için inceleme ve araştırma başlatıldığını duyurdu.

ANKARA

#Böcek #ilacından #zehirlenen #kişiden #2si #hayatını #kaybetti

Ceza verilen Boğaziçili öğrenciler: Susmuyor, itaat etmiyoruz

Boğaziçi Üniversitesi’nde açıklama yapmak isterken gözaltına alınan öğrenciler, haklarında verile cezalar için yaptıkları basın açıklamasında, ‘Susmuyoruz, korkmaya ya da itaat etmeye niyetimiz yok’ dedi

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Boğaziçi Üniversitesi’nin rektörlük binası önünde açıklama yapmak isteyen öğrencilerin gözaltına alınması ve 4’ü hakkında 10’ar ay hapis cezasının verilmesine ilişkin dernekte basın toplantısı düzenledi.

Koruma yasalarını kendileri için kullandılar

Dernek binasında yapılan açıklamada konuşan öğrencilerden Simge İngün, kayyum rektör Naci İnci’nin “Israrlı takip mağduru” olduğu gerekçesiyle 12 öğrenci hakkında 6284 yasa ile uzaklaştırma kararı aldırdığını hatırlattı. İngün, “Naci İnci için alınan koruma kararı ve sonrasında işverenleri korumak için çıkarılan kararla görüyoruz ki erkek yargı kadınların hayatlarını değil, erkeklerin itibarını önceliyor” dedi. Başak Cengiz’in tanımadığı bir erkek tarafından samuray kılıcıyla katledilmesini protesto etmek için 12 Kasım’da 2021’de yaptıkları açıklamanın ardından yaşananları ve sonraki günlerde evlerine yapılan baskınla gözaltına alınma süreçlerini aktaran İngün, İnci’nin 6284 yasasını kendi “çıkarları” için kullandığını söyledi.

Haksız cezadan geri dönülsün

Yargılanan öğrencilerden Zeynep Demirkol ise, feministler olarak yaşamlarına sahip çıktıklarını belirterek, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasadan vazgeçmeyeceklerini dile getirdi. Demirkol, “Yaşam garantimiz olan bu yasayı haksızca kadın mücadelesine yöneltenlere karşı mücadelemiz sürüyor. 6284 sayılı yasa Naci’ler için değil kadınlar için uygulansın, bize verilen bu haksız cezadan geri dönülsün. Susmuyoruz, korkmaya ya da itaat etmeye hiç niyetimiz yok” dedi.

Avukatları olarak öğrencilerin yanındayız

Öğrencilerin avukatlarından Simge Eriş de, öğrencilerin yargılanma sürecini aktararak, dava sürecinde de hukuksuzluklarla karşılaştıklarını söyledi. Öğrencilerden şikayetçi olan Reyhan Kete’nin dinlenmesi talebinin hukuksuzca reddedildiğini belirten Eriş, “Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyım rektöre karşı süren mücadelede, öğrencilere açılan davanın hukuki olmadığı ortadaydı. Öğrenciler ‘Aşağıya bakmıyoruz’ demişti. Bizde kadınlar, avukatlar, öğrencilerin avukatları olarak aşağıya bakmıyoruz. Mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL

#Ceza #verilen #Boğaziçili #öğrenciler #Susmuyor #itaat #etmiyoruz

Deprem raporu: 3 milyon insan göç etti, 2 milyon insan hala çadırlarda yaşıyor

Göç Araştırmaları Platformu diğer kurumlarla ortak hazırladığı deprem raporunu açıklayarak, 3 milyonu aşkın insanın göç ettiğini, 2 milyon insanın hala çadırlarda yaşadığını belirterek, gerekli önlemlerin alınarak yeni inşa sürecinin başlaması gerektiğini vurguladı

Göç Araştırmaları Platformu’nda yer alan Göç İzleme Derneği (GÖÇİZDER), Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği, Çukurova Göç İzleme ve Araştırma Derneği ile Serhat Göç Araştırmaları Derneği, 6 Şubat’ta peş peşe yaşanan Mereş (Maraş) merkezli depremlere dair hazırladığı gözlem raporunu açıkladı.

Gerekli önlemler alınmalı

Wan, Amed ve İstanbul’da yapılan açıklamalarda açıklanan raporda alınması gerek tedbirlere dikkat çekildi. İstanbul’da dernek binasında yapılan raporu okuyan GÖÇİZDER Eşbaşkanı Kamile Kandal, 11 kenti etkileyen depremlerde yaşananlara işaret ederek, “Bu konutların tüm deprem bölgesinde yapımının tamamen tamamlanması, bir yıldan önce gerçekleşmeyecek, hatta birkaç yılı bulacaktır. Ağır yıkıma uğrayan kentlerin yeniden kent haline getirilmesi ise on yılları bulacaktır. Yaslarımızı beraber sararken ihmalleri, ihmali olanları unutmadan, bir daha yaşanmaması için ülkemizin her şehrinde depreme karşı önlem alarak; yeni yaşamlar, yeni kentler kurarken tedavi edici, acıları sağaltıcı, geleceğe dair umut verici bir süreci toplum olarak, yerel ve genel idareciler olarak inşa etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

100 binin üstünde insan hayatını kaybetti

Açıklanan ortak raporda, 11 ili etkileyen depremlerde resmi rakamlara göre 50 bin kişinin hayatını kaybettiği, ancak resmi olmayan rakamlara göre 100 binin üzerinde insanın hayatını kaybettiğine dikkat çekildi.

2 milyon insan çadırlarda yaşıyor

Raporda, yine resmi verilere göre, 3,3 milyon insanın deprem bölgesinde ayrılıp diğer kentlere göç ettiği, yaklaşık 2 milyon insanın da kurulan çadır ve konteyner kentlerde barındığı belirtildi.

En çok göç alan kent Ankara oldu

“800 bin kişi ise deprem bölgesinde kırsal alanlarda (köylerde) kendi yaptıkları geçici çadırlarda kalıyor” diyen Kandal rapora göre en çok güç alan kentin ise Ankara olduğunu belirterek, “Ankara 300 bine yakın depremzedeyi geçici göçle olarak almıştır. Ankara’nın ardından, resmi kayıtlara göre Antalya’ya 154 bin, Mersin’e 65 bin, Elazığ’a 50 bin, Kayseri ve Muğla’ya 40 bin civarında depremzede göç etmiştir. 11 ilde milyonlara varan bina etkilenmiştir” dedi.

Şehir planlamaları sağlıklı yapılmalı

Raporda, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın hazırladığı Mart 2023 tarihli rapor ile İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hazırladığı 25 Mart 2023 tarihli raporlara yer verilerek, “Depremle birlikte tartışılmaya başlayan ve taşıdığı riskler itibari ile de deprem bölgelerinin ve göç alan bölgelerin demografik yapısı, temel ihtiyaçların karşılanmasından sonra ele alınması gereken öncelikli konulardan biridir. Çünkü depremle, bu doğal afetle birlikte ve buna bağlı olarak göçlerin etkisi ile meydana gelen yer değiştirmeler, bölgedeki yerleşik insanların ve mültecilerin durumunda ve bu bölgelerin toplumsal yapılarında, kültürel yapılarında, mimarisinde, şehir planlamasında elbette ki değişiklikler yaratacaktır. Deprem dirençli, çok kültürlü, çok dilli, tarihi dokusuna uygun, mülteci-sığınmacı ve göçmenlerin yerleşik halklarla beraber ve eşit yaşayacakları kentler yapmak, herkes için daha iyi, daha güzel ve daha yaşanabilir olacaktır” diye konuştu.

Arama kurtarma yetersizdi

Raporda, yetersiz arama kurtarma çalışmasının yapıldığı, çadır, temiz su ve elektrik ihtiyacının karşılanmasında ciddi sorunlar yaşandığı, yurttaşların bir süre suya ulaşamadığı, zaman zaman devlet yetkililerinin gönüllü ağlarda çalışan kişileri engellemeye çalıştığı; bazı alanlara, çadır kentlere girmelerine izin verilmediği, halen aktif şekilde çalışma yürütenlerin gönüllülerden oluştuğu, arama-kurtarma çalışmalarında ayrımcılıkların yaşandığı; Alevi mahallelerine ve köylerine çok sonradan gidildiği belirtildi.

Kaynak: MA

#Deprem #raporu #milyon #insan #göç #etti #milyon #insan #hala #çadırlarda #yaşıyor

Wan’da 4.1 büyüklüğünde deprem

Wan’ın Tuşba ilçesinde 4.1 şiddetinde deprem meydana geldi

Wan’ın Tuşba ilçesinde saat 12.54’te 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Kentin birçok yerinden hissedilen depremin yerin 7 kilometre derinlikte olduğu açıklandı.

WAN

#Wanda #büyüklüğünde #deprem