Ana Sayfa Blog Sayfa 309

Depremzede depolarına hayır

Depremzedeleri yaşam alanlarından koparıp, dar alanda depolayarak, barınma sorunu çözülmez. İnsanlar; depolanacak nesneler değildir

Mevlüd Oruç

Depremden bu yana; depremzedeler için, depolama alanları olan, “Çadır Kent”, “Konteyner Kent” ve “Toplu deprem konutları” vb sözler havada uçuşuyor. Deprem bölgesinde; barınma sorunu hala devam ediyor. Çünkü; iktidarın depremzedelerin barınma sorununu çözme diye bir gündemi yoktur. Depremzedeleri yaşam alanlarından koparıp, dar alanda depolayarak, barınma sorunu çözülmez. İnsanlar; depolanacak nesneler değildir. Depremi, fırsata çeviren inanç ve etnik ayrımcı ve avantacı rejimin; depremzedeyi mülkünden koparıp, balık istifi depolamasının ardında; çoğulcu kültürel yapıyı dağıtma ve yüzdelik rant hesapları vardır. “Tekçi resmî ideoloji” üzerine inşa edilen, “Irkçı Müesses Nizamın” en sadık uygulayıcısı, yüzdelikçi tek adam rejimi; barınma sorununu çözemez. Çünkü; depremzedelerin, konteyner kent (!) veya deprem konutları vb; dar alanda depolanmalarının nedeni barınma sorununu çözmek değildir. Tek ırkçı, tek mezhepçi ve yüzdelik komisyoncu rejim için; demografik yapıyı değiştirme ve geniş yaşam, tarım ve zeytinlik alanları, şirketlerin tasarrufuna bırakıp, avantayı cebe atma, önceliklidir.

Yerinde dönüşüm esastır

Çözüm için; çadırlar, konteynerler veya deprem konutları; barınma sorunu olan depremzedenin kendi yaşam alanına, yaşadığı yere, kendi sokağına, ikametgâhına, bahçesine, tarlasına, hayvancılık yaptığı yere ya da yaşamak istediği yere kurulmalıdır. Toplu konteyner, toplu çadır veya toplu deprem konutları vb barınaklarda (depremzede depolarında) kalıp kalmamak; depremzedenin kendi isteğine bırakılmalıdır. Kendi yaşam alanından kopmak istemeyen depremzedeyi; zorla depolama alanlarına mahkûm etmek, insan haklarına ve onuruna aykırıdır. İktidarın görevi; depremzedenin kendi yaşam alanında, imara uygun ve depreme dayanıklı yapılar inşa etmesine yardımcı, destekleyici olmak ve denetlemektir. Yüzyılı aşkın bir süreden beri yolsuzluk rejimlerinde; sık sık yaşanan ekonomik krizlerinden çıkış için, Ermenilerin, Hristiyanların vd. azınlıkların, Alevilerin, Kürtlerin malına mülküne çökme uygulamasına başvuruluyor. Yolsuzluk rejimi; elini azınlıkların emeğinden, birikimlerinden ve yaşam alanlarından çekmelidir. Deprem öncesini ve deprem sonrasını; yönetme kabiliyeti olmadığı anlaşılan, yüzdelikçi komisyon rejimi doğa olayı olan depremi, afete çevirmiştir. Yüzdelik komisyon rejiminin; kentleri, depreme dayanıklı hale getirmediği halde, deprem vergisini, nereye harcadığı ile ilgili muamma sürüyor. Depremden sonra; en hayati müdahale olan arama kurtarmanın, 4 gün geciktirilme acımasızlığının altında ne var? Arama kurtarma ekiplerinin sahaya inmesine kim ve niye engel oldu? On binlerce vatandaşın neden ölüme terk edildiğine ilişkin muamma devam ediyor. Toplumdan ne saklanıyor? Yetkisi ve mevkisi ne olursa olsun; on binlerce vatandaşın ölümüne neden olan gecikmenin müsebbipleri, er geç, yargı önüne çıkıp hesap verecektir.

Endemik kültürlere pogrom

Türkiye’nin, endemik kültürlerinin; en önemli yaşam alanlarından Antakya, Defne ve Samandağ ilçelerimizde, pogromist rejimin, yeniden yapılandırma(ma) uygulamaları, fiili olarak etnik arındırma barındırıyor. Pogrom: dinsel ve etnik nedenlerle bir veya birçok grubun; evlerini, iş yerlerini, ibadethanelerini işgal etmek, el koymak, tahrip etmek, dağıtmak ve göçe zorlamaktır. Depremi fırsata çeviren, toplum mühendisi tekçi rejim; Hatay’da, yapılandırma adı altında azınlıkların habitatlarını dağıtmakta ve bozmaktadır. Evlerine, iş yerlerine mülklerine el koyarak, yandaş şirketlere işgal ettirerek, azınlıklara yaşamı dar ederek göçe itelemek, bölgeyi etnik arındırmadır. Antakya’yı Antakya yapan; Yahudi cemaatinin, Ortodoks, Katolik ve Protestan Hristiyanların, Arap Alevilerinin, Sünnilerin, Türklerin, Arapların, Kürtlerin, Ermenilerin yaşam ve geçim alanı “Kadim Antakya”, seçilmiş otokratik rejimin, yeniden yapılanma soslu saldırıları altındadır. Kadim Antakya’yı kapsayan, 307 hektarın kentsel dönüşüm amaçlı, riskli alan ilan edilmesine ilişkin 4 Nisan Cumhurbaşkanlığı Kararı iptal edilmelidir. Ayrıca, Antakya merkeze bağlı “Dikmece mahallesinde”; toprakların %75’nin acele kamulaştırmaya tabi tutulması, demografik yapıyı değiştirme amaçlı, Arap Alevi yaşam alanını TOKİ’leştirme uygulaması, iptal edilmelidir. Arap Alevi, Arap Sünni, Kürt, Ermeni, Hristiyan vb ülkemizin; kültürel çoğulculuğunun habitatlarında, geri dönüşü imkânsız tahribata neden olacak bütün karar ve uygulamalar geri alınmalıdır.

#Depremzede #depolarına #hayır

Ruhsatları verilmeyen avukatlara destek açıklaması

ÖHD ve ÇHD, stajlarını tamamladıktan sonra çeşitli bahanelerle ruhsatları verilmeyen avukatlara destek için İzmir Barosu önünde basın açıklaması yaptı

Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir şubeleri, stajını tamamlayan avukatlara çeşitli bahanelerle ruhsat verilmemesine ilişkin İzmir Barosu önünde basın açıklaması yaptı. İzmir Barosu yöneticilerinin de destek verdiği açıklamaya çok sayıda avukat katıldı. Açıklamada “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Savunma susmadı, susmayacak” sloganları atıldı.

Kurumlar adına konuşan ÖHD İzmir Şubesi Eş Başkanı Şükran Öztürk, yargının kurucu unsurlarından sayılan avukatlık mesleğine yönelik saldırıların her dönem varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Ruhsat gaspları

2016 yılında ilan edilen OHAL döneminden bu yana, özellikle mesleğe yeni başlayan genç avukatları hedef alan ruhsat gaspları yaşandığını belirten Öztürk, “Ruhsat gaspı uygulamasının son hedefi, Özgürlük için Hukukçular Derneği İzmir Şubesi yöneticisi olan meslektaşlarımız Av. Serhat Can ve Av. Barış Arlı olmuştur. Öğrencilik yıllarında haklarında açılmış davalarda verilen ve henüz kesinleşmemiş cezalar nedeniyle, kanunda sayılı suçlardan ceza almamış olmalarına rağmen, ruhsatlarının iptali için Adalet Bakanlığınca açılan davalarda yürütmenin durdurulması kararları verilmiş ve avukatlık kayıtları kapatılmıştır. Her ikisinin de davası halen devam etmektedir ancak mesleğinin henüz başında olan bu arkadaşlarımız artık avukatlık yapamamaktadır. Yine üyemiz Av. Mehmet Bayraktar’ın avukatlık ruhsatı; hakkında verilmiş herhangi bir mahkûmiyet hükmü bulunmamasına rağmen 2014 yılından bu yana devam eden ceza kovuşturması gerekçe gösterilerek iptal edilmiştir” dedi.

‘Genç avukatların sosyal ölüme ve açlığa mahkûm ediliyor’

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını dahi dikkate almayan yargının koltuk değnekçiliği yaptığını dile getiren Öztürk, genç avukatların sosyal ölüme ve açlığa mahkûm edildiğini kaydetti. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü faaliyet raporlarında yeniden görüşülmek üzere Türkiye Barolar Birliği’ne geri gönderilen dosya sayısının 2015 yılında 42 iken 2016 yılında 96 olduğunu aktaran Öztürk, mesleklerine yönelik her türlü saldırıya karşı biat etmeyen bir geleneğin taşıyıcıları olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Öztürk, son olarak dayanışma ve destek çağrısı yaptı.

Kaynak: MA

#Ruhsatları #verilmeyen #avukatlara #destek #açıklaması

Nijerya’da 3 noktaya silahlı saldırı: 21 kişi öldürüldü

Nijerya’nın Plateau eyaletindeki 3 bölgede silahlı saldırlar gerçekleştirildi. Biri papaz 21 kişi öldürüldü, çok sayıda kişi yaralandı

Nijerya’nın Plateau eyaletinde düzenlenen silahlı saldırılarda 21 kişi hayatını kaybetti.

Duvar’da yer alan habere göre, kimliği henüz belirlenemeyen silahlı kişiler, Pleateu eyaletinin Rim, Jol ve Kwi bölgelerinde saldırılar düzenledi. Saldırılarda, aralarında bir papazın da bulunduğu 21 kişi öldü ve çok sayıda kişi yaralandı.

Plateau Valisi Caleb Mutfwang, yaptığı açıklamada, saldırıyı doğrulayarak, olayda bir yerel yönetim şefinin de kaçırıldığını aktardı.

Mutfwang, 10 Haziran’da yaptığı açıklamada da eyalette 3 haftada 150’den fazla kişinin öldürüldüğünü açıklamıştı.

Nijerya, son zamanlarda ülkenin farklı bölgelerinde, silahlı çetelerin yanı sıra cihatçı örgüt Boko Haram ve ISWAP (DAİŞ’in Batı Afrika kolu) saldırılar düzenliyor.

HABER MERKEZİ

#Nijeryada #noktaya #silahlı #saldırı #kişi #öldürüldü

Wan’da ‘Ape Musa 100 Yaşında’ söyleşisi

Wan’da ‘Ape Musa 100 Yaşında’ kitabına dair söyleşisi gerçekleştirildi. Kitabın yazarı Dicle Anter, kitabı yazma sürecini anlattı

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Wan Şubeler Platformu, Aziz Yural Konferans Salonu’nda Gazeteci Hüseyin Aykol’un editörlüğünü üstlendiği, Dicle Anter’in “Apê Musa 100 Yaşında” kitabına yönelik söyleşi gerçekleştirdi. Çok sayıda kişinin katıldığı söyleşinin moderatörlüğünü Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri gazeteci Adnan Bilen yaptı.

Bilen’in kısaca kitabı tanıtması ve Musa Anter’in hayatını özetlemesinin ardından Dicle Anter kitabı yazma sürecini anlattı. Anter, “Babam askerlikten sonra Diyarbakır’a geçiyor. Orada arkadaşlarıyla birlikte gazete çıkartıyorlar. Babam orada yazdığı Qımıl şiiriyle bir etki yaratıyor. Herkes ‘nasıl bir Kürtçe yazar’ diye düşünmeye başlıyor. Babam daha sonra bu şiir nedeniyle gözaltına alındı” diye konuştu. Anter, daha sonra Apê Musa’nın ilk gözaltına alınışının hikayesini anlattı.

‘Babamın içeride yazdığı tüm yazıları göğsümüzde dışarıya taşıdık’

Anter, daha sonra “49’lar davası” olarak bilenen dava sürecini ve Apê Musa’nın tutuklanış ve cezaevi sürecini anlattı. Anter devamla, “Babamın niçin cezaevine girdiğini gazeteden öğrendim. Gazetede babamın idamla yargılandığını öğrendim. Bu süreç içerisinde babamı cezaevinde ziyaret ediyordum ve babam kitap yazıyordu. O dönem bizim koğuşlara girmemize izin veriyorlardı ve babamın içeride yazdığı tüm yazıları göğsümüzde dışarıya taşıdık. Daha sonra babam afla serbest bırakıldı” ifadelerini kullandı.

Apê Musa’nın sürekli hareketli bir hayatını olduğunu söyleyen Anter, “Babam öldürüldüğünde 42 yaşındaydım fakat toplam 5 yıl süre geçiremedim. Babam katledildikten sonra onunla baba-oğul ilişkisini geliştirdim ve o zaman öğrendim babam neden Apê Musa. Babamla, ablamın evlendiği yıl 2 ay yaz tatilinde vakit geçirebildik, çok vakit geçirememiştik. Babamla tam bir ilişki geliştireceğim zaman onu kaybettim” diye konuştu.

Kitabı yazma süreci

Kitabı yazma sürecinin gazeteci Hüseyin Aykol ile karar verdiklerini söyleyen Anter, “Babamın arkadaşları güzel şeyler yazdılar ve kitaba katkı verdiler. Aykol şöyle demiş; Bir filozofun yayın yönetmeni oldum ben. Kitapta babam hakkında en ön plana çıkan şey, gençlere ve kadınlar verdiği değerdir. Babamın evine gelip yemek yemeden giden kişi sayısı çok azdır, babam misafirlerine mutlaka yemek yedirirdi. Gelen üniversite öğrencilerine Kurdistani yemekler yapardı” diye belirtti.

Söyleşi Anter’in konuşmasının ardından soru-cevap kısmıyla son buldu. Anter daha sonra katılımcıların kitaplarını imzaladı.

Kaynak: MA

#Wanda #Ape #Musa #Yaşında #söyleşisi

Hediye Tokay’ı katleden erkeğe ‘iyi hal’ ve ‘haksız tahrik’ indirimi

Riha’nın Eyyübiye ilçesinde Hediye Tokay’ı katleden Ahmet Tokay’a yargılandığı davada ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ indirimi uygulandı

Riha’nın Eyyübiye ilçesine bağlı Selçuklu Mahallesi’nde 30 Ağustos 2021’de evli olduğu Ahmet Tokay tarafından katledilen Hediye Tokay’ın davasının karar duruşması Urfa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu yargılanan fail Tokay ve avukatı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından gönderilen avukat mahkemede hazır bulunurken davaya müdahil olma talebinde bulunan Urfa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin talebi mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

Duruşmada konuşan fail Tokay, Hediye Tokay’ın kendisini aldattığını öne sürerek “cinnet geçirdiği” savunmasını yaptı. Avukat savunmaları ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti fail Tokay’a “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimlerini uygulayarak 17 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

HABER MERKEZİ

#Hediye #Tokayı #katleden #erkeğe #iyi #hal #haksız #tahrik #indirimi

Afyonkarahisar’da heyelan: 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı

Afyonkarahisar-Denizli karayolunda heyelan meydana geldi. İki araç toprak altında kalırken, 1 kişi öldü 1’i yaralandı

Afyonkarahisar-Denizli karayolunda heyelan nedeniyle iki aracın toprak altında kalması sonucu 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

Dazkırı’da öğleden sonra etkili olan sağanak nedeniyle Afyonkarahisar-Denizli kara yolunun Devrent mevkisinde heyelan meydana geldi. Heyelan nedeniyle kara yolundan geçen 2 araç toprak altında kaldı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi. Toprak altında kalan araçlarda 1 kişinin cesedine ulaşıldı, 1 kişi de yaralı çıkarıldı.

HABER MERKEZİ

#Afyonkarahisarda #heyelan #kişi #öldü #kişi #yaralandı

Şirnex’te traktör altında kalan kadın yaşamını yitirdi

Şirnex’te, kontrolden çıkarak kaza yapan traktörün altında kalan Sebiha Acet yaşamını yitirdi

Şirnex’in (Şırnak) Dêrgûlê (Kumçatı) beldesinde tarlada çalışan Sebiha Acet, kontrolden çıkarak şarampole yuvarlanan traktörün altında kaldı. Acet, bütün müdahalelere rağmen kurtarılmayarak yaşamını yitirdi. Acet’in cenazesi otopsi raporu için Şırnak Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Traktörü kullanan Halit Acet ise yaralandı

HABER MERKEZİ

#Şirnexte #traktör #altında #kalan #kadın #yaşamını #yitirdi

HDP PM Üyesi Erbaş cezaevine gönderildi

Hakkında verilen tutuklama kararı üzerine gözaltına alınan HDP PM Üyesi Doğan Erbaş cezaevine gönderildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM) Üyesi Doğan Erbaş, hakkında verilen tutuklama kararı üzerine gözaltına alınarak cezaevine gönderildi.

İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan Erbaş, tutuklama kararı yüzüne okunduktan sonra tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderildi.

İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Aralık 2022’de Erbaş hakkında “örgüt üyeliği” gerekçesiyle 12 yıl, “örgüt propagandası yapmak” gerekçesiyle 1 yıl 21 ay 22 gün hapis cezası verilmişti.

Erbaş’ın avukatları karara itiraz etti.

HABER MERKEZİ

#HDP #Üyesi #Erbaş #cezaevine #gönderildi

İstanbul’da suya yüzde 13 zam

İSKİ suya yüzde 13 oranında zam yapma kararı aldı. Konutta 14.61 lira olan tarife 16,50 liraya yükseldi

İBB Meclisi’nin haziran ayı oturumlarının ikinci birleşiminde İSKİ’nin olağanüstü genel kurulu gerçekleştirildi. Genel kurulda İSKİ’nin suya zam teklifi görüşüldü.

İSKİ, konut ve iş yerlerinde kademe kademe yüzde 15 ile yüzde 52.44 arasında değişen oranlarda zam istedi. Konutlarda 0-12 metreküp arasındaki kademenin 14.61 TL olan birim fiyatının yüzde 14.99 zam ile 16.80 TL’ye, 13-24 metreküp arası kademenin 21.95 TL olan birim fiyatının yüzde 18.22 zam ile 25.95 TL’ye 25 metreküp ve üzerinin 21.95 TL olan birin fiyatının yüzde 52.39 zam ile 33.45 TL’ye çıkması önerildi. En yüksek zam, iş yeri ve organize sanayi bölgeleri için yüzde 52.44 istendi.

İSKİ’nin teklifi mecliste revize edildi. CHP Grup Sözcüsü Mesut Kösedağı yeni teklifini açıkladı. Konutlarda 0-15 metreküp arası 1. kademenin birim fiyatının 16.50 TL’ye, 15-30 metreküp arası ikinci kademenin birim fiyatının 23.75 TL’ye, 30 ve üzeri metreküp üzere 3.kademe birim fiyatının 32.34 TL’ye çıkarılması önerildi. Zamlı tarife oy birliği ile kabul edildi.

HABER MERKEZİ

#İstanbulda #suya #yüzde #zam

Yargıtay’ın ‘HDP yardımına bloke’ talebi 19 Haziran’da görüşülecek

AYM, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’ye ödenen hazine yardımına tedbiren bloke konulması talebini 19 Haziran’da görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerine katılmadığı gerekçesiyle Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) Hazine ve Maliye Bakanlığınca Siyasi Partiler Kanunu’nun ek 1. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ödenen 400 milyon 228 bin 667 lira tutarındaki yardıma tedbiren bloke konulması ile devlet yardımından harcanan kısmın partiden, harcamayı yapan ilgililerden tahsil edilerek Hazineye gelir kaydedilmesi talebini 19 Haziran’da karara bağlayacak.

HABER MERKEZİ

#Yargıtayın #HDP #yardımına #bloke #talebi #Haziranda #görüşülecek