Ana Sayfa Blog Sayfa 326

Seçim kritiği

Saray rejimi bütün seçim taktiğini Kürt siyasetinin rolünü ilga edecek bir merhaleye getirme kaygısıyla hareket etti. Kitlesini mobilize edecek ana harcı Kürt düşmanlığı üzerinden karmak her dönem olduğu gibi bu dönemde inşayı ayakta tutmak için tek rasyonel plan olarak görüldü

Cem Şahin

Bütün çelişkileri ve tartışmaları ile bir seçim sürecini daha tamamlamış olduk. Oldukça eşitsiz ve anti-demokratik uygulamalara sahne olan 2023 seçimleri ezilenler lehine bir değişim getiremedi ne yazık ki. Sonuçlar AKP iktidarının büyükşehirlerde yaşanılan ekonomik buhranın sonucu olarak oy kaybettiği ve 2018’deki istatistiğin büyük oranda değiştiğini gösterse de.

Evet AKP’de bir erime yaşanmıştır fakat ekonomik krizin etkilerini daha az yaşayan Orta Anadolu ve Doğu Karadeniz gibi bölgeler kimlik politikaları ve milliyetçi retoriğin hakim kılınması sonucu tekrardan iktidar partisine oy vermişlerdir. Irkçı ve mezhepçi bagajı politik konsodilasyon amaçlı kullanmakta pek mahir olan Erdoğan, seçim meydanlarında sahte videolar ve dahasını organize ederek kitleleri apaçık bir manipülasyona rağmen kendi cephesinde tutmayı başarmıştır.

Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu ise iyi bir oy oranını yakalamasına rağmen realist bir ekonomik ve siyasal program öneremediği için özellikle kararsız seçmeni kendi mahallesine dahil edemedi. Kitlelerde olası bir belirsizliğin getireceği riski almaktansa bilindik ve çare üretme kapasitesini henüz yitirmediğini düşündüğü iktidarı bir kez daha zafere taşımıştır. Boş tencerenin iktidar götüreceği gerçeği muhalif cenahı motive etmiş olsa da ülkede yaşanılan siyasal ve ekonomik gelişmeler doğrudan seçmen tavrını belirlemiyormuş maalesef.

Bu ülkenin faşizmle harmanlanmış sosyolojik kodları ve siyasal hafızası karşıtı üzerinden seferber olunan toplumların karar alma mekanizmalarını belirlemede hala en geçerli referanslar olduklarını gösteriyor. Bu aynı zamanda ülkemiz topraklarının en acil politik ihtiyacının da ne olduğunu aleni bir biçimde ortaya çıkarmıştır. Ülke hakları ortak ve demokratik bir siyasal kültür yaratamadığı oranda frangmante olmaya devam edecek, karşıtının mutlak yenilgiye mahkûm edilmesi tek moral kaynak olarak görülecek, böylece halklar nezdinde gericilik, faşizm ve ırkçılık olguları tek hakim anlayış haline getirilecektir.

Lakin böyle olmamasını isteyen milyonlarca insan olduğu da unutulmamalıdır. Ülke ezilenleri hala ortak bir cumhuriyet ve eşit dünya düşleri etrafında kenetlenebiliyor, hükümetin devletin bütün imkanlarını kullanarak yürütmüş olduğu bir seçim kampanyasında inisiyatif alabiliyor, faşizme ve tek adam diktatörlüğüne dur deme cesareti gösterebiliyordu. Fakat her şeye rağmen demokrasi güçleri tek adam diktatörlüğüne dur diyebilmek için kendi programları ve çalışmalarıyla alanlarda yer almalarına karşın diledikleri rağbeti görememe gibi bir sonuçla karşılaştılar.

Bu mevzu daha çok YSP ve adayları üzerinden derinleştirilen bir tartışma olmasına karşın tek neden bu değil gibi durmakta. Yanlış ittifaklar, yerelin taleplerinin görülmemesi hususu, ulusal taleplerin belirleyici olmaması, politik iddiaların yenilenmemesi ve daha birçok sorun özellikle Kürt hareketinin toplumsal desteğini zayıflatmıştır. Kendi siyasal söylemlerini ve pratiklerini güçlendirmek yerine Millet İttifakı’na yedeklenilmiş olması toplumsal bir destek kaybına neden olmuş, 3. Yol perspektifinin örgütlenememiş olması Emek ve Özgürlük İttifakı’nı tartışılır bir hale getirmiştir.

Bundan sonraki süreçte yapılması gerekilen ilk adımlar ise bu seçeneğin daha güçlü bir cepheyi içine alacak şekilde ve daha kayda değer bir tartışma yürütülmesiyle tekrardan gözden geçirilmesi olmalıdır kanaatimce. YSP’nin oy kaybını sadece kendi iç çelişkilerine eğilerek münazara etmek de haksızlık olur pek tabi.

Beka sorunu üzerinden inşa edilen bir seçim kampanyasının ana gündemi Kürtler ve diğer ezilen unsurlar üzerinden yürütülen kara propagandanın doğru işletilebilmesi üzerine kurgulanmıştı. Saray rejimi bütün seçim taktiğini Kürt siyasetinin rolünü ilga edecek bir merhaleye getirme kaygısıyla hareket etti. Kitlesini mobilize edecek ana harcı Kürt düşmanlığı üzerinden karmak her dönem olduğu gibi bu dönemde inşayı ayakta tutmak için tek rasyonel plan olarak görüldü.

Fazla uzun bir analize girişmeden sözün özü olarak; AKP iktidarının bilindik stratejilerine karşın tek adam rejiminin inşasını durduracak güçler hala çok dinamik ve kararlı bir tavır sergileme kapasitesine sahipler. Sorun bu cepheyi en geniş bileşenleriyle örgütleme cesaretini kurabilme ısrarını göstermekte.

#Seçim #kritiği

Kayseri’de yıldırım düşmesi: 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı

Kayseri’de, yıldırım düşmesi nedeniyle hayvanlarını otlatan 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi de yaralandı

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yıldırım düşmesi sonucu 1 kişi yaşamını yitirdi, 1 kişi yaralandı.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Kırsal Altıkesek Mahallesi’nde çobanlık yapan E.D. ile A.Ö’ye, koyunlarını otlatırken başlayan sağanak sırasında yıldırım isabet etti.

Bölgeye giden sağlık ekipleri, E.D’nin yaşamını yitirdiğini belirledi. Yaralanan A.Ö. ise Pınarbaşı Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

HABER MERKEZİ

#Kayseride #yıldırım #düşmesi #kişi #öldü #kişi #yaralandı

Kılıçdaroğlu: Her hangi bir pişmanlığım söz konusu değil

Seçimden sonra ilk kez canlı yayına katılan Kılıçdaroğlu, ‘Kazanamadık doğru ama bunu ağır bir yenilgi olarak kamuoyu önüne koymak olmaz’ derken, genel başkanlık için yeniden aday olup olmayacağına ‘ben adayım demem’ yanıtını verdi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçimlerin ardından ilk kez canlı yayına konuk oldu. “Aday olduğunuz günden beri geriye dönüp değiştirmeyi düşündüğünüz bir an, pişman olduğunuz bir an var mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Hayır hiç pişmanlığım olmadı, yapılan her şey benim açımdan doğruydu. Diğer liderler için bir şey söylersem doğru olmaz. Her hangi bir pişmanlığım da söz konusu değil” dedi.

Yerel seçimlerden önce kurultay

Kılıçdaroğlu, “Talep var, ne yapmamız gerekiyor, kurultayımızı toplayacağız. Eleştirileri aldık, kurultay kararı aldık. Yetkiyi yine partililerimize bıraktık. Kurultay yerel seçimlerden önce. Benim düşüncem yerel seçimlerden önce kurultayın yapılması” ifadelerini kullandı.

‘Ağır yenilgi olarak kabul etmem’

Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin şunları söyledi: “”Biz nerede kaybettik? Biz bunu da araştırdık. Toplumun önüne çıkarken verilere hakim olmak gerekiyor. 1-2-3 numaralı sandık konulan yerler, köy kasaba, belde. Buralarda Kılıçdaroğlu’nun aldığı oy 3 milyon 580 bin 115. Erdoğan’ın aldığı oy 6 milyon 100 bin 355. 3 ve üstü sandığı olan şehir merkezi ve ilçelerde olanlarda Kılıçdaroğlu’nun aldığı oy yüzde 51, Erdoğan’ın aldığı oy yüzde 49. Bu şunu gösteriyor, CHP kırsalda, 1-2-3 sandık konuşan yerlerde gerekli etkiyi yeteri kadar gösteremediğini söylüyor bize. Ortaya çıkan tabloyu ağır bir yenilgi olarak görmeyi asla kabul etmem, sizin de kabul etmenizi doğru bulmam. Kazanamadık doğru ama bunu ağır bir yenilgi olarak kamuoyu önüne koymak olmaz.”

Seçim hazırlıkları

“Sıfır oy çıkan sandıkları da çıkardık” diyen Kılıçdaroğlu, “Birinci turda Kılıçdaroğlu için sıfır oy çıkan 382 sandık var Türkiye genelinde. Erdoğan için 158 sandık. İkinci turda Kılıçdaroğlu için 286, Erdoğan için 70 sandık. Bu seçime CHP kadar hazırlık yapan ikinci partiyi bulamazsınız. İlk turda bazı sorunlar çıktı, doğru. Bilgisayar sisteminde birden fazla model arasında uyumsuzluk çıktı. Tutanakların yüklenmesinde sorunlar çıktı. İkinci turda da tutanakların tamamı elimize geçti. Geçen seçimlerde biz Şanlıurfa’nın bazı ilçelerine giremedik, bırakın sandığı. Biz sıfır oy çıktığı yerlere milletvekili arkadaşlarımızı gönderdik, darp edildi. Darp edilen milletvekili bu ülkeye demokrasi gelsin diyordu, darp edilenin ayağında ayakkabı yoktu.”

’10 bin partiliyi ihraç ettik’

Kılıçdaroğlu, “Geçen seçimlerde 10 bine yakın partili sandığa gitmemiş, ilişkilerini kesip partiden ihraç ettik. Oy alamadığımız yerlerde biz oraya zamanında gidip kendimizi yeteri kadar anlatamamışız. Buradakilerin büyük bir kısmı sadece TRT izliyor. TRT’nin ne olduğunu da biliyorsunuz. Bunu da gözlemledik” dedi.

Yeniden aday olacak mı?

Kılıçdaroğlu, genel başkanlık için yeniden aday olup olmayacağına dair soruya ise, “Bu bir demokrasi yarışıdır. Toplumdaki kutuplaşmayı törpüledik. Sorunların çözümü için öncülük ettik. Bundan sonraki süreçte bayrağı teslim alanlar elbette daha ileriye taşıyacaktır. Aday olup olmamanın hiçbir önemi yok. Ben ‘Adayım’ demem. Partimizin kurumsal kimliği var. Bu seçim genel başkanın da seçileceği bir kurultay” yanıtını verdi.

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlu #hangi #bir #pişmanlığım #söz #konusu #değil

Katledilen 3 yaşındaki Lina duruşması ertelendi

Dîlok’ta katledilen ve cenazesi 6 ay boyunca derin dondurucuda saklanan 3 yaşındaki Lina Nazlı Erbay’ın ölümüne ilişkin davada mahkeme delillerin toplanması kararıyla duruşmayı erteledi

Dîlok’ta kaybolduktan sonra katledildiği ortaya çıkan 3 yaşındaki Lina Nazlı Erbay’ın ölümüne ilişkin açılan davanın ilk duruşması bugün Antep 1’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duruşmaya tutuklu failler Mehmet Aksu ve Muhabbet Toz, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, duruşmaya çocuğun annesi Melisa İlhan, babası Abdurrahman Erbay, ailenin avukatları, Antep Barosu, Türkiye Barolar Birliği (TBB), Saadet Öğretmen Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği (UCİM), Çocuk Destek Merkezleri (ÇODEM) katıldı. Mahkeme, heyetlerin müdahillik taleplerini reddetti.

Katlettikten sonra buzdolabında sakladılar

Duruşmada ilk olarak faillerden Muhabbet Toz dinlenildi. Toz, Erbay’ın yere düştüğünü söylediği ilk ifadesini “psikolojinin yerinde olmadığını” öne sürerek değiştirdi. Lina Erbay’ı katledenin anne İlhan olduğunu iddia eden Toz, “Olay günü Melisa yemek yedirirken sert şekilde çocuğu sarstı ve Lina yere düşüp, kafasını çarptı. Lina bayılınca korkarak, Mehmet Aksu’yu aradık. Korktuğumuz için çocuğu hastaneye götürmedik. Mehmet, çocuğu ikimize ait iş yerindeki buzdolabına koymaya karar verdi. Çocuğu üçümüz aynı arabada götürdük ve buzdolabına koyduk” diye konuştu.

Lina Erbay’ın vücudundaki işkence izlerinin fail Aksu tarafından yapıldığını söyleyen Toz, suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Mehmet Aksu isimli fail ise olay günü dışarıda çalıştığını öne sürerek kendisini arayan Toz’un Erbay’ın düştüğünü söylemesi üzerine eve gittiğini anlattı. Çocuğun yerde hareketsiz yattığını gördüğünü belirten Aksu, daha sonra çocuğun cenazesini saklamaya karar verdiklerini ifade etti.

‘Çocuğumla tehdit ettiler’

Duruşmada söz alan Melisa İlhan, Mehmet Aksu ve Muhabbet Toz’un kendisini çocukları ile tehdit edip, fuhuşa zorladığını söyledi. Çocuğunun ölümünden birkaç ay önce yine kanepeden düştüğünü belirten İlhan, “Lina, ilk düştüğü zaman da beni dışarıda çalıştırıyorlardı. Muhabbet, beni arayarak çocuğun düştüğünü ve Mehmet’in onu hastaneye götürdüğünü söyledi. Hemen hastaneye gittim. Sonra bana çocuğu hastaneden çıkarmam için baskı yaptılar. Beni tehdit ettikleri için hastaneden çıkartmayı kabul ettim. Bu sırada Mehmet, ‘Bu kadar hastaneye para döktüm, bunu çalışıp ödeyeceksin’ dedi. Bu süreçte beni çalıştırmaya devam ettirdiler ve çocukları 1 aylık periyotlarla bana gösteriyorlardı. Çocukların sürekli iyi olduğunu söylüyorlardı. Çocuklarımı göremeyince sosyal medyadan boşandığım eşim ile irtibata geçtim ve şikayetçi oldum. Lina vefat ettiğinde orada değildim ve kızımın öldüğünden haberim yoktu” diyerek faillerden şikayetçi olduğunu söyledi

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, delillerin tam olarak toplanmasına ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 19 Eylül’e erteledi.

Ne olmuştu?

Melisa İlhan, çocukları Lina Nazlı ve 1,5 yaşındaki Naime Ceyda ile birlikte okul arkadaşı olan Toz’un Şahinbey’de bulunan evine taşındı. Bu süreçte çocukları alıkonulup, fuhuşa sürüklenen İlhan, 2022 Eylül ayında polise giderek K.A., Mehmet Aksu ve Muhabbet Toz hakkında şikayetçi oldu. Antep Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında bir evde yapılan aramalarda derin dondurucuda Lina Erbay’ın cenazesi bulundu. Katledilen çocuğun vücudunda darp izleri tespit edilirken cansız bedeninin uzun süredir derin dondurucuda bekletildiği öğrenildi.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sonucunda K.A., Mehmet Aksu ve Muhabbet Toz, isimli şahıslar gözaltına alındı. Gözaltına alınan Mehmet Aksu ile Muhabbet Toz, tutuklandı. 2 fail hakkında hazırlanan iddianamede Lina Nazlı Erbay’ın ölümüne yol açtığı belirlenen Muhabbet Toz hakkında “çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “çocuğa karşı eziyet” suçundan ise 8 yıla kadar hapis cezası, Mehmet Aksu hakkında ise “çocuğa karşı kasten öldürmeye yardım etme” ve ‘çocuğa karşı eziyet” suçlarından 28 yıla kadar hapis cezası istendi.

HABER MERKEZİ

#Katledilen #yaşındaki #Lina #duruşması #ertelendi

HDP’den Arasan suikastine kınama

HDP, Süleymaniye’de Mezopotamya İşçiler Derneği Üyesi Hüseyin Arasan’a yönelik suikasti kınayarak, sorumluların bulunması için çağrısı yaptı

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Federe Kurdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde Mezopotamya İşçiler Derneği Üyesi Hüseyin Arasan’a yönelik gerçekleştirilen suikasti kınadı.

Partinin sanal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde Mezopotamya İşçiler Derneği üyesi Hüseyin Arasan’a yönelik gerçekleştirilen suikast girişimini şiddetle kınıyoruz. Bu saldırı Nagihan Akarsel’e ve onlarca Kürt yurtseverine yönelik gerçekleştirilen katliamların devamıdır. Bu alçakça cinayetin sorumlularının bir an önce açığa çıkarılması bölge yönetiminin görevidir.”

Olaya dair

Sabah saatlerinde Süleymaniye’de Mezopotamya İşçiler Derneği üyesi Hüseyin Arasan’a suikast düzenlendi.

Saldırıya uğrayan Arasan Süleymaniye’deki Şoreş Hastanesi’ne kaldırıldığı ve durumunun ağır olduğu belirtildi. Mêrdînli olan Arasan’ın vücuduna 3 kurşun isabet ettiği öğrenildi.

Daha önce İzmir’de yaşayan Arasan’ın Türkiye’de hakkında açılan davalar nedeniyle Federe Kurdistan’a yerleşmek zorunda kaldığı öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#HDPden #Arasan #suikastine #kınama

Kadın cinayetinde faile ağırlaştırılmış müebbet talebi

Makbule Sevinç’i katleden Necat Sevinç hakkında ‘Tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi

Mûş’un merkeze bağlı Xicik (Dereyurt) köyünden 2021’de Erzirom’a giderken Necat Sevinç’in kontrolünde olan araçta bulunan Makbule Sevinç, Bostankent-Karameşe köyü yol ayrımı mevkiinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmişti. Muş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen davanın ikinci duruşması kimlik tespitiyle başladı. Fail Necat Sevinç duruşmaya İstanbul Maltepe Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Duruşmaya Muş Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukatların yanı sıra kızının katledildiğini ortaya çıkaran anne Adile Güler ve aile üyeleri de katıldı. Necat Sevinç’in savunmasının ardından savcı “Tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme” gerekçesiyle katil hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Mahkeme heyeti, duruşmayı 5 Temmuz 2023’e erteledi. Bir sonraki duruşmanın ise karar duruşması olması bekleniyor.

Ne olmuştu?

Mûş’un merkeze bağlı Xicik (Dereyurt) köyünden 11 Kasım 2021’de Erzirom’a giderken Necat Sevinç’in kontrolünde olan araçta bulunan evli olduğu Makbule Sevinç, Bostankent-Karameşe köyü yol ayrımı mevkiinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Fail Necat Sevinç, araç kapısının “kendiliğinden” açılması sonucunda Makbule’nin araçtan düştüğünü ileri sürdü. Ağır yaralı halde Muş Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Makbule Sevinç, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Olayla ilgili Muş Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatırken, yoğun bakımda tutulan Makbule ise 30 Aralık 2021’de yaşamını yitirdi. Soruşturma kapsamında olay yeri incelemesi yapan jandarma, Makbule’nin ölümünü kayıtlara “trafik kazası” olarak geçirdi. Makbule Sevinç’in annesi Adile Güler ise olayın cinayet olduğunu belirterek hak mücadelesi başlattı. Fail, aradan geçen bir yıl 3 aydan sonra Makbule’nin annesi Adile Güler’in çabaları sonucu 2 Şubat’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi.

HABER MERKEZİ

#Kadın #cinayetinde #faile #ağırlaştırılmış #müebbet #talebi

Barış annelerinin gözaltına alınması protesto edildi

Antalya’da tutuklulara para gönderdikleri gerekçesiyle 8 barış annesinin gözaltına alınması protesto edildi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “örgüte finans sağlamak” iddiasıyla yürüttüğü soruşturma kapsamında dün sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında Barış Anneleri Fatma Gün, Emine Tekmenuray, Zekiye Alak, Hülya Ayık, Hüzna Göksel, Ayşe Arslan, Valide Kaplan ve Emine Arslan gözaltına alındı.

Cezaevindeki tutuklulara para göndermekle suçlanan 8 Barış Annesi, Antalya Emniyet Müdürlüğü’ndeki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi, savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya İl Örgütleri, konuya dair Attalos Heykeli önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan HDP Antalya İl Eşbaşkanı Hülya Hasbay, barış annelerinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Hasbay, “Bu baskı siyaseti ne kadınları ne de partimizi asla yıldıramayacak” dedi. İktidarın “düşmanca tavrına” karşı mücadele edeceklerini söyleyen Hasbay, “Ne partimize yönelik saldırılarınız ne de gerici faşist ittifakınız bizi yıldıramayacak. Dün olduğu gibi bugün de sessiz kalmıyoruz, kalmayacağız. Bulunduğumuz her yerde baskı rejimine karşı partimizi ve tutuklu yakınlarına sahip çıkıyoruz. Bizleri otoriter baskıcı yöntemlerinizle sindiremeyeceksiniz” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Barış #annelerinin #gözaltına #alınması #protesto #edildi

Putin’den nükleer açıklaması: 7-8 Temmuz’dan sonra konuşlandırılacak

Rusya Devlet Başkanı Putin, Belarus’a Rus taktik nükleer silahların 7-8 Temmuz’dan sonra konuşlandırılmaya başlanacağını bildirdi

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko ile Soçi’de bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, görüşmeden önce yaptığı açıklamada, Belarus’a Rus taktik nükleer silahların 7-8 Temmuz’dan sonra konuşlandırılmaya başlanacağını duyurdu.

Aleksandr Lukaşenko ile güvenlik ve ekonomik meseleler hakkında konuşacaklarını dile getiren Putin, bu yöndeki ilişkilerin oldukça iyi geliştiğini, güvenlik konusundaki gelişmelerin de stabil, hatta iyi olduğunu belirtti.

Güvenlik alanında iyi bir işbirliği içerisinde olduklarına işaret eden Putin, daha önce Belarus’a gönderileceğini açıkladığı taktik nükleer silahları kastederek “Anlaştığımız en hassas konularda her şey planlandığı gibi gidiyor. 7-8 Temmuz tarihlerinde ilgili tesislerin hazırlıkları tamamlanacak ve ilgili silah türlerinin Belarus’ta konuşlandırılmasıyla ilgili tedbirlere derhal başlayacağız. Yani her şey plana göre, her şey istikrarlı” dedi.

Putin, mart ayında yaptığı açıklamada NATO’nun başka ülkelere taktik nükleer silah yerleştirdiğini ifade ederek Rusya’nın da Belarus’a söz konusu silahı yerleştireceklerini duyurmuştu. Putin, ayrıca Belarus’a “İskender” yüksek hassasiyetli füze sistemlerini teslim ettiklerini anımsatarak söz konusu sistemlerin taktik nükleer silahla donatılacağını bildirmişti. Lukaşenko da ülkede Sovyetler Birliği döneminden kalan nükleer silahların yerleştirileceği tesislerin hazırlanacağı bilgisini paylaşmıştı.

DIŞ HABERLER

#Putinden #nükleer #açıklaması #Temmuzdan #sonra #konuşlandırılacak

Sudan’da bir kez daha ateşkes ilan edildi

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasından bir kez daha 24 saatlik ateşkes ilan edildi

Sudan ordusu ile eski ortağı paramiliter Hızlık Destek Kuvvetleri (HDK), 24 saatlik ateşkesi kabul etti.

Ateşkes için müzakereler Suudi Arabistan’da gerçekleşti. Suudi Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada ateşkesin cumartesi günü saat 06.00’dan itibaren tüm Sudan’da uygulanacağını bildirdi. Ancak şimdiye kadar yapılan tüm ateşkesler ihlal edildi.

En az bin 800 kişi hayatını kaybetti

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre çatışmaların başladığı 15 Nisan’dan bu yana en az bin 800 kişi hayatını kaybetti, 1,5 milyonu aşkın kişi göçe maruz kaldı. İnsan hakları örgütleri, çatışmaların başından bu yana ağır suçlar işlendiği tepkisinde bulunuyor.

‘Toplu tecavüzler var’

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) sivillerin savaşan güçler tarafından canlı kalkan olarak kullandığını bildirdi. BM Kadın servisinin Sudan temsilcisi Adjaratou Ndiaye, artan cinsel saldırılara dikkat çekerek özellikle “toplu tecavüzler” yaşandığını belirtti.

HABER MERKEZİ

#Sudanda #bir #kez #daha #ateşkes #ilan #edildi

‘Nusaybin Emniyeti’nde yağma çetesi’ haberine erişim engeli

‘Nusaybin Emniyeti’nde yağma çetesi’ haberine, dönemin Emniyet Müdürü ve dosyanın sanıklarından Kadir Şen’in talebiyle erişim engeli getirildi

Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde 14 Mart 2016’da ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında evleri yağmalayan çeteye ilişkin Mezopotamya Ajansı’nda (MA) 6 Haziran günü yayınlanan habere erişim engeli getirildi. MA, ile birlikte “Kaç Saat Oldu” ve Özgür Gündem isimli sanal medya hesaplarının da ilgili habere dair paylaşımlarına erişim engeli getirildi.

Dönemin İlçe Emniyet Müdürü ve açılan davada sanık olan isimlerden biri olan Kadir Şen’in avukatının başvurusu üzerine Karşıyaka 2’nci Sulh Ceza Hâkimliği tarafından habere erişim engeli getirilmesine karar verildi. Şen’in avukatının MA’nın internet sitesinin tamamına erişimin engellenmesi talebi ise kabul edilmedi.

Habere dair

Nisêbîn’de sokağa çıkma yasağı devam ettiği esnada halkın evlerine girerek, değerli eşyalarının yağmalandığı tespit edilmiş, kimi yurttaşların şikayeti üzerine soruşturma başlatılmıştı. Başlatılan soruşturma kapsamında dönemin Nusaybin İlçe Emniyet Müdürü Kadir Şen, Nusaybin İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Tuğcu, Nusaybin TEM Şube Amiri Ünal Uyar ile birlikte polisler Mahmut Öztekin, Müslüm Bozkurt, ilçede yıkım işinin verildiği müteahhit Mahmut Çomoğlu, firma çalışanı Arif Kara ve Fırat Abdulkerim Sezişli hakkında “Rüşvet almak ve vermek”, “İcbar suretiyle irtikap” ve “Tehdit, denetim görevini ihmal ederek zimmet veya irtikaba neden olmak” suçlamaları yöneltilmişti.

Çarpıcı detayların yansıdığı dosyada sanıklar hakkında tanık olarak beyanda bulunan polisler, yağmayı gözler önüne sermişti. Dosyaya yansıyan bilgilere göre sokağa çıkma yasağı sırasında Nisêbîn’de; halkın eşyalarını yağmalayan çete, eşyaları okul binasında depoladı. Yine dosyada sanıkların sattıkları eşyaların parasını kendi aralarında paylaştıkları ortaya çıkmıştı. Haberde ayrıca sağlam evlerin kolanlarına bomba yerleştirilip patlatıldığı, kaçakçılar çarşısında yer alan pasajların bombalanarak, değerli elektronik malzemelerin çalındığı, trafoların kapılarının kırılarak, bakır kabloların çalındığı, evlerin molozlarının satıldığı gibi detaylara yer verilmişti.

HABER MERKEZİ

#Nusaybin #Emniyetinde #yağma #çetesi #haberine #erişim #engeli