Ana Sayfa Blog Sayfa 335

DAİŞ tarafından kaçırılan 6 Êzidî kadın 9 yıl sonra evlerine döndü

DAİŞ tarafından 2014 yılında Şengal’de kaçırılan 6 Ezidi kadın, 9 yıl aradan sonra Dohuk kentinde düzenlenen karşılama töreni ile ailelerine kavuştu

DAİŞ tarafından 2014 yılında Şengal’de kaçırılan 6 Ezidi kadın, 9 yıl aradan sonra ailelerine kavuştu. Dokuz yıl sonra ailesine kavuşan Sabrin Elyas, “Çok mutlu ve rahatım. Allah’a şükürler olsun ki ailem ve arkadaşlarımla yeniden bir araya geldim. Bugün hayatımın en mutlu günü” dedi. Rihan İsmail, özgürlüğüne kavuştuğu için çok mutlu olduğunu ve ayrıca kendileri için böyle bir karşılama töreni düzenlenmesinden son derece memnun olduğunu söyledi. Kadınların akrabası Naim Hayadar da, “Dönmeleri hepimizi mutlu etti. Allah yardımcımız olsun. Kaçırılan diğer insanlarımızın da ailelerinin yanına dönmesini, anne, babası ve akrabalarının yanında yaşamasını istiyoruz” dedi.

2 bin 693 kişi kayıp

Ezidileri Kurtarma Ofisi’nin Mart 2023’te paylaştığı verilerine göre DAİŞ Ağustos 2014’te Şengal ve çevresinde 6 bin 417 Ezidi Kürdü kaçırdı. Bunlarda 3 bin 548’si kadın, 2 bin 869’u erkekti. Aynı verilere göre, şu ana kadar 3 bin 562’si kurtarıldı ve 2 bin 693’ü hala kayıp.

Birleşmiş Milletler, 2016 yılında yaptığı açıklamada yaşananları “soykırım” olarak adlandırdı.

Kurdistan Parlamentosu da 3 Ağustos’u ‘Ezidi Soykırımı Günü’ olarak ilan etti. Son olarak Almanya, Ezidi Soykırımı’nı tanıdı.

HABER MERKEZİ

#DAİŞ #tarafından #kaçırılan #Êzidî #kadın #yıl #sonra #evlerine #döndü

Deniz Poyraz’ın babası hakkında açılan davayı eleştiren gazeteci beraat etti

Deniz Poyraz’ın babası hakkında dava açıldığına dair paylaşımı RT ettikleri için yargılanan gazeteci Derya Saadet beraat etti

Deniz Poyraz’ın babası beraat etti, “dava açıldı” diyenlerin yargılandığı davalarda birer birer beraat kararları gelmeye devam ediyor.

Sendika.Org muhabiri Derya Saadet hakkında “Terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef göstermek” ve “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmek” suçlamalarıyla açılmış davadan da beraat kararı geldi

Deniz Poyraz’ın babası Abdulilah Poyraz hakkında dava açıldığına dair paylaşım yaptıkları için aralarında Sendika.Org muhabiri Derya Saadet, HDP ilçe yöneticileri, insan hakları savunucuları, kurum temsilcileri ve avukatların bulunduğu 37 kişi hakkında “Terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef göstermek” ve “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmek” suçlamalarıyla dava açılmıştı.

17 Haziran 2021’de HDP İzmir İl binasına düzenlenen baskında katledilen Deniz Poyraz’ın babası Abdulilah Poyraz, kızının ölümünün ardından Mezopotamya Ajansı’na verdiği bir röportajda “terör örgütü propagandası” iddiasıyla yargılandığı davanın 23 Haziran 2022’de görülen duruşmasında beraat etti.

Ancak davanın savcısı, 30 Mayıs 2022’de bu davayı duyuran sanal medya hesabının paylaşımlarını retweet eden, aralarında Sendika.Org muhabiri Derya Saadet, HDP ilçe yöneticileri, insan hakları savunucuları, kurum temsilcileri ve avukatların bulunduğu 37 kişi hakkında soruşturma başlatmıştı.

Derya Saadet hakkındaki iddianameyi hazırlayan savcı, kopyala/yapıştır yöntemi ile hazırladığı iddianameler ile aralarında gazeteci Rabia Çetin, gazeteci Nazlan Ertan, İHD Eş Başkanı Eren Keskin, İHGD Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Yılmaz, HDP ilçe yöneticileri, insan hakları savunucuları, kurum temsilcileri ve avukatların da bulunduğu en az 40 kişi hakkında “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” ve “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçlamaları ile ayrı ayrı dava açtı. “Terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef göstermek” ve “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmek” suçlamalarıyla açılan davalarda birer birer beraat kararları verildi.

Bugün (8 Haziran) Derya Saadet’in “Terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef göstermek” ve “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmek” suçlamalarıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü.

Duruşmaya İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen talimat ile İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi’ne SEGBİS yolu ile bağlanarak katılan Derya Saadet ve avukatı savunma yaptı.

Derya Saadet savunmasında “Gazeteciyim. Deniz Poyraz Davası isimli Twitter hesabının paylaşımlarını takip ediyordum. Bu ilgi çekici detayı da paylaşmak istedim” dedi. Avukatı da “Müvekkilim insan hakları özelinde haber takiplerini yapıyor. Burada suç unsuru oluşmamıştır” dedi.

Savcı mütalaasında “Terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef göstermek” suçundan cezalandırılmasını, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmek” suçundan beraatini talep ettikten sonra hakim son sözleri istedi. Derya Saadet ve avukatı beraat talep ettikten sonra hakim her iki suçlamadan da suç unsuru oluşmadığı için beraatini verdi.

İZMİR

#Deniz #Poyrazın #babası #hakkında #açılan #davayı #eleştiren #gazeteci #beraat #etti

‘Pride’ filmi gösteriminde gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

Kadıköy’de ‘Pride’ filmi gösterimini izlemek bir araya gelen ve  gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

Bilim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV) Sinema Kolektifi çağrısıyla dün akşam Kadıköy’de “Pride” filmi gösterimi için bir araya gelenlere yönelik düzenlenen polis baskınında 8 kişi gözaltına alındı.

BEKSAV yöneticilerinin de aralarından bulunduğu 8 yurttaş, emniyetteki işlemlerin arından serbest bırakıldı.

HABER MERKEZİ

#Pride #filmi #gösteriminde #gözaltına #alınanlar #serbest #bırakıldı

Kadın şiddeti: Üç ayda en az 94 kadın katledildi, 84 şüpheli ölüm

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi, kadına yönelik şiddet raporunu açıkladı. Buna göre, Mart- Nisan ve Mayıs aylarında en az 94 kadın katledildi, 84 kadının da şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi kadına yönelik şiddet ve çocuğa yönelik cinsel saldırılara ilişkin üç aylık şiddet çetelesini açıkladı. Buna göre, 1 Mart ile 31 Mayıs arasını kapsayan rapor artan şiddeti gözler önüne serdi.

En az 94 kadın katledildi

Buna göre, 3 aylık (Mart-Nisan-Mayıs) sürede en az 94 kadın katledilirken, 84 kadın ise şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Yine185 kadın ise şiddet/yaralamaya maruz kalırken, 9 kadın ağır yaralamaya, 34 kadın tehdide, 14 kadın tacize, 7 kadın cinsel saldırıya ve 38 çocuk ise cinsel ve fiziksel istismara maruz bırakıldı.

Faillerin yüzde 43’ü tanıdık!

Faillerin büyük oranda “tanıdık” olduğuna yer verilen rapora göre, katledilen kadınların yüzde 37,5’nin faili “eşleri” olurken, yine şiddete uğrayan kadınların yüzde 43,5’i de “eşleri” tarafından şiddet gördü.

Cinsel saldırı İstanbul’da çok

Kadın cinayetleri sıralamasında İstanbul yüzde 12,5’i ile başı çekerken, onu yüze 9,4 ile İzmir ve yüzde 9,4 ile Kocaeli takip ediyor. Yine cinsel saldırıya uğrayanların yüzde 50’si İstanbul, yüzde 25’i İzmir ve yüzde 25’i de Iğdır’dan.

Çocuk istismarı Kurdistan kentlerinde arttı

Şiddete maruz kalanların yüzde 49,3’ü Edirne, yüzde 10,1’i “İstanbul”, yüzde 8,3’ü Aydın olurken, çocuk istismarlarının yüzde 16,7’si İstanbul, yüzde 16,7’si Dersim, yüzde 8,3’ü Amed.

Şüpheli ölümler ise yüzde yüzde 25,7 ile İstanbul olurken, yüzde 8,6’sı Wan, yüzde 5,7’si ise Denizl ve yüzde 5,7’si ise Amed’den oldu.

Kaynak: ANF

#Kadın #şiddeti #Üç #ayda #kadın #katledildi #şüpheli #ölüm

Efrîn’de yüzlerce nar ağacı kesildi

Türkiye ve bağlı paramiliter grupların kontrolündeki Efrîn’de yüzlerce nar ağacı kesildi

Türkiye ve bağlı paramiliter grupların kontrolünde bulunan Kuzey ve Doğu Suriye kenti Efrîn’de, doğaya dönük saldırılar sürüyor. Kentin bir yandan demografisi değiştirilirken,  diğer yandan doğası talan ediliyor.

ANHA‘nın haberine göre, Şêrawa ilçesine bağlı Eyn Dara köyünde El Hemzat Tugayı tarafından 650 nar ağacı kesildi. Ağaçların Gurzêlê köyündeki Mihemed Elî Hemkiro adlı yurttaşa ait olduğu kaydedildi.

DIŞ HABERLER

#Efrînde #yüzlerce #nar #ağacı #kesildi

Yeşil Sol Parti milletvekillerinden gazetecilere ziyaret

Yeşil Sol Parti milletvekilleri Sinan Çiftyürek ve Mehmet Kamaç, Yeni Yaşam Gazetesi, Mezopotamya Ajansı ve JİNNEWS’i ziyaret etti

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Wan Milletvekili Sinan Çiftyürek ve Amed Milletvekili Mehmet Kamaç, Ankara’da Yeni Yaşam Gazetesi, Mezopotamya Ajansı (MA) ve JİNNEWS’i ziyaret etti. Ziyarette, gazetecilere yönelik baskılara ilişkin görüş alış verişinde bulunuldu.

ANKARA

#Yeşil #Sol #Parti #milletvekillerinden #gazetecilere #ziyaret

Uzman çavuş şiddetine maruz kalan kadın ağır yaralı bulundu!

Kütahya’da Ayşe Örtmen 5 mayısta kaldığı evde ağır yaralı halde bulundu. Örtmen’in evli olduğu uzman çavuş Faruk Örtmen tarafından sitematik şiddete maruz kaldığı belirtilerken, polislerin olayın yaşandığı evi henüz savcılık incelemesi yapılmadan mühürlediği öğrenildi

Şüpheli ölüm vakaları günden güne artarken 5 Mayıs günü Kütahya’nın Simav ilçesinde Ayşe Örtmen adlı bir kadın evinde şüpheli şekilde ağır yaralı halde bulundu. İntihar ettiği ileri sürülen Ayşe Örtmen kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı.

Evli olduğu uzman çavuş sistematik şiddet uygulamış!

Soruşturma başlatılırken, polislerin olayın yaşandığı evi henüz savcılık incelemesi yapılmadan mühürlediği öğrenildi. Kütahya’da hastanede tedavi altına alınan Ayşe Örtmen’in hayati tehlikesi bulunurken, Ayşe Örtmen’in evlilik hayatı boyunca sistematik şiddete maruz bırakıldığı ortaya çıktı. Ayşe Örtmen’in yakınlarından alınan bilgilere göre üç yıl önce bir uzman çavuşla evlenen ve bir çocuk sahibi olan Ayşe Örtmen’in Faruk Örtmen tarafından hem fiziki hem de psikolojik şiddete maruz kaldığı belirtildi.

Kısa zaman önce silahını sattığı gerekçesiyle uzman çavuşluk görevine son verilen Faruk Örtmen’in olaydan sonra alınan ifadesinde ise çelişkiler bulunduğu belirtildi.

Hayati tehlikesi devam ediyor!

Nûjinha’da yer alan habere göre aile Ayşe Örtmen’in tedavi için Amed’de getötürüldüğünü, hayati tehlikesinin ise devam ettiğini söyledi. Şüpheli yaralanmaya dair başlatılan soruşturma ise devam ediyor.

HABER MERKEZİ

#Uzman #çavuş #şiddetine #maruz #kalan #kadın #ağır #yaralı #bulundu

95 yaşındaki Xanê Îzer Mexmûr direnişinin sembolü oldu

Mexmûr Mülteci Kampı’nda  zorluklara karşı mücadelesiyle tanınan  95 yaşındaki Xanê Îzer, Irak ordusunun kuşatmasına karşı gösterilen direnişin sembollerinden biri oldu

Türkiye’nin savaş politikalarına karşı uzun yıllardır büyük bedellerle verdiği direnişi sürdüren Kürt halkı, göç etmek zorunda kaldığı kamplarda da mücadelesine devam ediyor. Mexmûr 30 yılı da direniş hikayeleriyle dolu.

Türkiye’nin  baskıları nedeniyle 1994 yılında Irak’a göç etmek zorunda kalan Botan halkı, Bihêrê, Şeraniş, Bêrsîvê, Geliyê Qiyametê, Etrûş, Nînova ve Nehdaran kamplarında kaldı. 1998 yılında da Mexmûr ilçesine bağlı Qereçox dağı eteğinde bulunan Mexmûr Mülteci Kampı’nda yaşamaya başladı. Toz, fırtına, akrep ve yılanlara rağmen Mexmûr Mülteci Kampı’nda yeni bir yaşamı inşa eden kamp sakinleri, mülteci olarak çıktıkları yolculukta Türk devleti ve KDP’nin onlarca saldırısına karşı kararlılıkla direnişini sürdürdü.

Mexmûr’un direniş sembolü

Irak ordusunun 20 Mayıs’ta etrafını kuşatarak tel örgülerle çevrelemek istediği Mexmûr Mülteci Kampı’nda, 30 yıldır ekilen direnişin tohumları bir kez daha filizlendi. Kamp sakinleri kuşatmaya karşı 16 gün boyunca direnişini sürdürdü. 95 yaşındaki Xanê Îzer de, 16 günlük direnişin en önemli sembollerinden biri oldu. Irak ordusunun Mexmûr Mülteci Kampı’nı kuşatmasına karşı direnişin ön saflarında yer alan Xanê Îzer, dünden bugüne sürdürdüğü mücadeleyi NûJinha’dan Nûpelda Deniz’e  anlattı.

‘Aç ve çıplak kaldık’

Cudi dağının eteklerindeki Gundikremo köyünden olan Xanê Îzer, 30 yıllık mülteci hayatını şöyle anlatıyor: “Mexmûr’dan önce kaldığım Etrûş ve Geliyê Qiyametê kamplarının çok zorluydu. O kamplara gittiğimizde aç ve çıplaktık. Çadırlarda yaşamaya devam ettik ve birçok zorluk yaşadık. O zamanlar ne yiyecek bir şeyimiz vardı ne de giyecek elbisemiz. Nînova ve Nehdaran kamplarında durum daha da kötüleşti. Nehdaran’da Araplar’ın bize yaptığı kötülüğü kimse yapmadı. İnsanlarımızı şehit ettiler, kafalarını kestiler. Mülteci yolculuğumuzda çok zorluklar ve sıkıntılar yaşadık. Gece yarısı KDP’nin bize saldıracağını söylediler, biz de tüm eşyalarımızı bırakıp taşındık. Günlerce sokaklarda kaldık, dayanacak gücümüz yoktu. Çocuklarımız civar köylere gidip yiyecek bir şeyler getirirdi. Mexmûr’a geldiğimizde de hiçbir şey yoktu. İçme suyu almak için çevre köylere gidiyorduk.”

‘Türk devleti bize hep saldırdı, biz direndik’

Mülteci hayatında bunca zorluğa rağmen yılmadıklarını direndiklerini söyleyen Xanê Îzer, “Biz daha Kuzey Kürdistan’dayken Türk devleti bize hep saldırdı, biz direndik, ‘ölsek de sizin fikirlerinize göre hareket etmeyeceğiz’ dedik. Düşmanlarımıza karşı büyük bir direniş gösterdik. Saldırılara karşı çocuklarımıza sahip çıktık. Çocuklarımız direniş içinde büyüdü ve direnmeyi öğrendi” dedi.

Kamptaki bütün çocukların zorluklar içinde büyüdüğünü dile getiren Xanê Îzer, “Ama en büyük zorluğu diğer kamplarda yaşadık. Burada bir hayat kurduk, diğer kamplara oranla artık daha mutluyduk ancak Türk devleti ve KDP bize saldırdı. Irak kuşatmasını zaferle sonuçlandırdık. Direnişimizde sonuna kadar ısrarcı olacağız. Biz her şeye hazırız.”

DIŞ HABERLER

#yaşındaki #Xanê #Îzer #Mexmûr #direnişinin #sembolü #oldu

Kadın cinayetinde uzaklaştırma kararı olan fail tutuklandı

Ataşehir’deki evinde işkence ile katledilen Çilem Büşra Yılmaz ile ilgili yürütülen soruşturmada, daha önce Yılmaz’ın kolunu kıran ve uzaklaştırma kararı aldırdığı fail Serkan Ö. tutuklandı

İstanbul’un Ataşehir ilçesinde yaşayan Çilem Büşra Yılmaz, 2 Haziran’da kolunun kırılması üzerine, daha önce uzaklaştırma kararı aldırdığı eski erkek arkadaşı Serkan Ö.’den şikayetçi oldu. Bu şikayet üzerine 3 Haziran’da ifadesi alınan Serkan Ö., serbest bırakıldı. Yılmaz, daha sonra ise 5 Haziran günü Ataşehir’deki evinde işkence edilerek katledilmiş halde bulundu. Fail ise ifadesinde, Yılmaz’nın kendisini arayarak yardım istediğini, bunun üzerine de polis ve sağlık ekiplerine haber verdiğini iddia etti. Fail ayrıca daha önce Yılmaz’nın kendisi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığına dair de hiçbir bilgi vermedi.

Katledilmeye çalışılmış!

Ancak Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) yapılan ilk incelemede, Yılmaz’ın boynunda boğulmaya bağlı telem izleri (omuzlara paralel) bulundu. Fail Serkan Ö. hakkında yürütülen iki farklı soruşturmadan biri, Yılmaz’ın kolunun kırılması üzerine şikayetçi olması, diğeri de katledilmesine ilişkin başlatılan soruşturma oldu.

Fail yeniden gözaltına alındı

Bu gelişmenin ardından savcılık fail Serkan Ö. hakkında, yeniden gözaltına alınıp adliyeye getirilme kararı çıkardı. Ayrıca Yılmaz’ın katledilmesiyle ilgili soruşturma yürüten savcı, fail Serkan Ö.’nün bir kez daha ifadesini almak için adliyeye getirilmesine karar verdi. İki savcılığın talimatı üzerine fail Serkan Ö., Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından ikinci kez gözaltına alındı.

Tutuklandı

Yılmaz’ın kolunun kırılması ile ilgili açılan “Aile içi şiddet” soruşturması kapsamında ifadesi alınan fail Serkan Ö., savcılık tarafından tutuklanma talibiyle mahkemeye sevk edildi. Failin, mahkemeden önce Yılmaz’ın katledilmesini soruşturan savcı tarafından da ifadesi alındı. Tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen fail Serkan Ö., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

HABER MERKEZİ

#Kadın #cinayetinde #uzaklaştırma #kararı #olan #fail #tutuklandı

Gerekçe bile göstermeden tahliyesini 8 ay ertelediler

Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan Hatice Calıhan’ın tahliyesi gerekçe bildirilmeden 8 ay ertelenirken, kendisine hiçbir bilgi verilmedi. Savcı ile görüşmeye giden anne Zeypen Callıhan, ‘Savcı beni kapıda bekleterek daha yeni kâğıt yazdı’ dedi

Son üç yılda özellikle siyasi tutuklulara yönelik geliştiren ve ayrımcılık politikasına dönüştürülen infaz yasası ile onlarca tutuklunun tahliyesi engellendi. Onlardan biri de Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan Hatice Calıhan’ın da tahliyesi 8 ay sonrasına ertelendi.

Hiçbir gerekçe sunulmadı

Calıhan, pişmanlık dayatmasını kaybl etmediği için Cezaevi İdare Kurulu’na da çıkarılmadı. Tahliye günü olan 3 Mayıs’ta İzmir’e gelen annesi Zeynep Calıhan, hiçbir yazılı beyanda bulunulmadan, gerekçe sunulmadan kızının tutukluluğunun devam ettirildiğini dile getirdi.

13 yıl ceza verildi

JINNES’ten Melek Aydın’a konuşan Calıhan’ın annesi Zeynep Calıhan’ın verdiği bilgiye göre, kızı Calıhan 2010 yılında Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Gençlik Örgütü içindeki faaliyetleri gerekçe gösterilerek “KCK gençlik yapılanması içinde olduğu” iddiasıyla önce tutuklanarak 6 ay cezaevinde tutuldu. Hemen ardından açılan başka bir dosyada “KCK Gençlik Yapılanması üst üyelik” iddiasıyla yargılandığı dava ile beraber iki dosyadan toplamda 13 yıl ceza aldı. Ancak Calıhan’ın 3 Mayıs’ta tahliye süresi dolmasına rağmen serbest bırakılmadı.

Saatlerce bekletildi

Kızının tahliyesi için İzmir’e geldiğini belirten Zeynep Calıhan, “Cumartesi bekledik tahliye olamadı. Telefon açtı 5 dakika konuştuk. Anne daha belli değil dedi. 16.00’da arayacağız dedi. Ama gelemdi. Gece 00.00’da cezaevini aradık bekle dediler. Sabah aradığımda ise ‘onun güvenliği için bilgi vermiyoruz’ dediler. ‘Zaten sizin elinizde neyin güvenliği’ dedim” şeklinde konuştu.

Sözlü söylemişler

5 Mayıs Pazartesi kızının ile kapalı görüşe gittiğinde detayları öğrenen Zeynep Calıhan, “Kızım ‘bana kağıt gelmedi, sadece sözlü olarak 8 ay daha yatacaksın diye bildirdiler’ dedi. Biliyorum merak ettiğinizi ama hem telefon hem interneti kapattıkları için aramadım dedi. Oysa 5 dakikası daha vardı. Tazminat davası açmış” bilgisini verdi.

Kanunlarını bile uygulamıyorlar

Durumu öğrendikten sonra cezaevi savcısıyla görüşmeye gittiğinde savcının kendisini dışarda beklettiğini bu esnada içerde belge hazırladığını kaydeden Zeynep Calıhan, “Hiçbir kurula çıkarılmamış, kağıt da gönderilmemiş. Kanun yok. Kendi kanunlarını bize uyguluyorlar, biz de bunu kabul etmiyoruz” diye tepki gösterdi.

İZMİR

#Gerekçe #bile #göstermeden #tahliyesini #ertelediler