Ana Sayfa Blog Sayfa 337

Can Atalay için avukatlardan eylem

TİP’ten Hatay milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmeyen avukat Can Atalay için Adana’da hukuk örgütleri yaptıkları açıklama ile tahliye edilmesini istedi

Adalet İçin Hukukçular, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana şubeleri, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın serbest bırakılması için adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Grup adına açıklama yapan Baran Taygun Metin, Hatay’dan milletvekili seçilen Atalay’ın mazbatasını almasına rağmen hala tahliye edilmemesinin kabul edilemez bir durum olduğunu söyledi.

Serbest bırakı çağrısı

Metin, “Halihazırda milletvekili olarak seçilmiş olan Can Atalay, seçmenlerinin iradesini parlamentoda temsil etmek, yasama faaliyeti içerisinde yer almak ve deprem bölgesinde olan Hatay için çalışmalarına başlamak üzere derhal serbest bırakılmalıdır” çağrısında bulundu.

ADANA

#Atalay #için #avukatlardan #eylem

Kanada’da 30 milyar ağaç kül oldu

413 orman yangınının aktif olarak devam ettiği Kanada’da ormanlar Mayıs ayından bu yana yanıyor. Yangınların iklim değişiminden kaynaklı olarak oluşan kuru havanın etkisiyle yaşandığı belirtiliyor

Kanada’da Mayıs ayından bu yana süren orman yagınları 413 noktada yaşanırken, 3 milyon hektar ormanlık alanda 30 milyar civarında orman ağacı yanarak kül oldu. Kanada’daki orman yangınlarından yayılan duman New York şehrini dumana boğarken, dumanların Norveç coğrafyasına kadar ulaştığı açıklandı. Kanada’nın Acil Durum Hazırlık Bakanı Bill Blair yaptığı açıklamada, son 10 yılda yaşanan orman yangınlarının mayıs ayı ortalamasının 150 bin hektar olduğunu, ancak bu yıl (2023) aynı dönemde yaklaşık 3 milyon hektar ormanlık alanın yok olduğunu belirtti.

Daha fazla yardım gerekiyor

Yeni İskoçya bölgesinde Mayıs sonundan bu yana devam eden yangınlara müdahaleye yardımcı olmak için askeri personelin bölgeye konuşlandırdığı, çalışan herkesin olağanüstü iş çıkardığını ancak daha fazla yardıma ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Blair, ABD’den 800, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan 224 olmak üzere 2 bin 400 itfaiyecinin yalnızca Alberta eyaletindeki orman yangınlarıyla mücadele ettiğini, Güney Afrika’dan da 215 itfaiyecinin kısa sürede Kanada’ya geleceğini aktardı.

2050’ye kadar 2 kat artabilir

Kanada Doğal Kaynaklar Bakanı Jonathan Wilkinson ise yaptığı açıklamada, bugüne kadar yangınların yüzde 82’sinin kontrol altına alınamadığını, geri kalanında soğutma ve diğer çalışmaların sürdüğünü söyledi. Wilkinson, iklim değişikliği nedeniyle 2050’ye kadar orman yangınlarının 2 katına çıkmasının beklendiğini vurguladı.

Alberta’da olağanüstü hal

Kanada’nın Alberta eyaletinde de 6 Mayıs’ta başlayan orman yangınları nedeniyle 29 bin kişi evlerinden tahliye edilmişti. Alberta Eyalet Başbakanı Danielle Smith, eyalette olağanüstü hal ilan ettiklerini duyurmuştu. Kanada’nın güneydoğusundaki Yeni İskoçya bölgesinde de 28 Mayıs’tan bu yana devam eden orman yangınları nedeniyle yaklaşık 14 bin kişinin tahliye edildiği, 200’den fazla binanın da zarar gördüğü açıklanmıştı.

Tüm destekleri istiyoruz

Atlantik kıyısındaki Nova Scotia Eyaleti’nin Başbakanı Tim Houston düzenlediği basın toplantısında, “Eyalet düzeyinde bir kriz yaşıyoruz ve elde edebileceğimiz tüm destekleri istiyoruz, ihtiyacımız var ve kabul edeceğiz” dedi. Başkent Ottawa’da bir açıklamada bulunan Kanada Başbakanı Justin Trudeau da durumun içler acısı olduğunu belirerek, sarsılmaz bir destek sözü verdi ve yardımın yolda olduğunu bildirdi. Önümüzdeki günlerde beklenen kuru hava ve sıcaklık rekorları nedeniyle, yetkililer yangınların devam edeceğinden endişe ediyor.

New York’ta duman

Birleşmiş Milletler (BM), Kanada’daki orman yangınlarından kaynaklanan dumanın New York ve başka ABD şehirlerini kaplamasıyla ilgili, “Bu ve dünyanın birçok yerindeki kötü hava, iklim krizinin sembolü” değerlendirmesinde bulundu. BM Sözcüsü Stephane Dujarric, Kanada’daki yangınların iklim uzmanları ve bilim adamlarının ısının artmasına ilişkin yaptığı uyarılarla da alakadar olduğunu belirterek, “(New York’u duman kaplaması) Bu ve dünyanın birçok yerindeki kötü hava, iklim krizinin sembolüdür” dedi.

Doğayla barışmalıyız

Dujarric, son 20 yılda ilk kez kötü hava kalitesi nedeniyle BM bayraklarının indirildiğini aktardı. Guterres ise sanal medya hesabından paylaştığı fotoğraflı mesajında, “New York’taki karargahımızda Kanada’daki yangınlar nedeniyle kötü havanın etkisini hissediyoruz. Küresel ısınma artarken, orman yangınlarını azaltmak hayati önem taşıyor. Doğayla barışmalıyız, pes edemeyiz” ifadelerini kullandı.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Kanadada #milyar #ağaç #kül #oldu

Rezan Belediyesi belediye ait arsaları satışa çıkardı

Amed’te Rezan Belediyesi de belediyeye ait arsaları satışa çıkardı

Amed’te kayyum yönetimindeki Rezan Belediyesi, Peyas ilçesinde bulunan arsalarının bir bölümünü satışa çıkardı. Satışa sunulacak 7 parselin alanların büyüklüğü 232 ile 718 metrekare arasında değişirken muhammen bedelleri de 1-4 milyon arasında değişiyor. Kapalı teklif usulü ile ihaleye çıkarılan arsalar 21 Haziran Çarşamba günü saat 13.30 ile 15.00 saatleri arasında belediyenin meclis toplantı salonunda encümenlerin huzurunda yapılacak. İhalede, kapalı tekliflerin okunmasının ardından katılmaya hak katılımcıların sözlü olarak artırma tekliflerinin de alınacağı bildirildi.

Daha önce Yenişehir Belediyesi de belediyeye ait arsaları satışa çıkarmıştı.

HABER MERKEZİ

#Rezan #Belediyesi #belediye #ait #arsaları #satışa #çıkardı

Kobanê Davası’nda tutuklamaya devam kararı

Kobanê Davası’nda tahliye taleplerini ret eden mahkeme, Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder hakkında Meclis’e müzekkere yazılmasına karar verdi

DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırıları üzerine 6-8 Ekim 2014 tarihinde gerçekleşen protesto eylemleri gerekçe gösterilerek aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de bulunduğu 18’i tutuklu 108 ismin yargılandığı Kobanê Davası’nın Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen 25’inci duruşmasının 2’nci periyodunun tutuk inceleme kararı açıklandı.

Tutuklu yargılanan isimlerin tahliyesi, tutuksuz yargılanan isimlerin ise adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması yönündeki taleplerin tümünün oy birliğiyle reddine karar veren mahkeme, ayrıca 28’inci dönem İstanbul milletvekili seçilen Sırrı Süreyya Önder’in milletvekili seçilmesi dolayısıyla hakkındaki adli kontrol kararının kaldırılması ve yargılamanın durdurulması talebine ilişkin Meclis’e müzekkere yazılmasına karar verdi. Mahkeme, Önder’in milletvekili olup olmadığının sorulmasına, müzekkereye verilen yanıt kapsamında taleplerin değerlendirilmesine karar verdi.

Kobanê davasının bir sonraki duruşması 3 Temmuz’da görülecek.

ANKARA

#Kobanê #Davasında #tutuklamaya #devam #kararı

Cizîr’de ev baskınları: Çok sayıda kişiye gözaltı

Cizîr’de sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında birçok kişi gözaltına alındı. Baskınlarda polisler yurttaşlara fiziki ve sözlü şiddette bulundu

Şirnex’ın (Şırnak) Cizîr ilçesinde sabah saatlerinde polisler birçok eve baskın düzenledi. Serhat Çağlı, Abdidin Küçük, Mehmet Çağdavul ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İlçe Örgütü yöneticisi Remzi Dadak’ın da aralarında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alınırken, gözaltına alınanların arasında 14-15 yaşlarında çocukların da olduğu öğrenildi.

Ev halkına şiddet

Öte yandan özel hareket polislerinin bir eve dönük baskını, aileler tarafından telefonla kayıt altına alınırken, görüntülerde, polislerin sözlü ve fiziki şiddet uyguladığı görülüyor. Görüntülerde buna karşı çıkan yurttaşların sesleri duyulurken, polis şiddetini görüntülemeye çalışan kişinin ise bir polis tarafından engellendiği görülüyor.

Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen kişiler, İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

ŞIRNEX

#Cizîrde #baskınları #Çok #sayıda #kişiye #gözaltı

Barış Anneleri serbest bırakıldı

Antalya’da gözaltına alınan Barış Anneleri serbest bırakıldı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “örgüte finans sağlamak” iddiasıyla yürüttüğü soruşturma kapsamında dün sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında Barış Anneleri Fatma Gün, Emine Tekmenuray, Zekiye Alak, Hülya Ayık, Hüzna Göksel, Ayşe Arslan, Valide Kaplan ve Emine Arslan gözaltına alındı. Cezaevindeki tutuklulara para göndermekle suçlanan 8 kadın, Antalya Emniyet Müdürlüğü’ndeki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. 8 kadın, savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

ANTALYA

#Barış #Anneleri #serbest #bırakıldı

Süleymaniye’de Mezopotamya İşçiler Derneği üyesine suikast

Federe Kurdistan’ın Süleymaniye kentinde sabah saatlerinde Mezopotamya İşçiler Derneği üyesi bir yurttaşa suikast düzenlendi

KDP işbirliği ile Federe Kurdistan Bölgesi’ne Türkiye’nin saldırıları sürerken, Kürt siyasetçi, aydın ve gazetecilerine dönük suikastlar sürüyor. Sabah saatlerinde Süleymaniye’de Mezopotamya İşçiler Derneği üyesi bir kişiye suikast düzenlendi.

Saldırıya uğrayan yurttaşın Süleymaniye’deki Şoreş Hastanesi’ne kaldırıldığı ve durumunun ağır olduğu belirtildi.

1 yılda 5 suikast

MİT ve KDP’nin istihbarat örgütü olan Parastin’ın sorumlu tutulduğu suikastlar nedeniyle son bir yılda 5 kişi katledildi. Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve akademisyen Nagihan Akarsel, 4 Ekim 2022’de Süleymaniye’de yine aynı yılın 28 Ağustos’unda Azadî Hareketi Yürütme Konseyi üyesi Süheyl Xurid Eziz (Mamoste Şemal), silahlı saldırı sonucu katledildi. 17 Mayıs’ta Zeki Çelebi, Bextiyari mahallesinde silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Çelebi, bir gün sonra hayatını kaybetti.

16 Eylül 2021’de Süleymaniye’de Ferhad Barış Kondu adlı yurttaş, silahlı saldırıya uğradı ve ağır yaralandı. 17 Eylül 2021’de PKK Komitesi üyesi Yasin Bulut (Şukri Serhed), Süleymaniye’de bir suikast sonucu katledildi. En son 18 Nisan’da Hüseyin Türeli adlı siyasetçi, Dohuk’un en kalabalık alışveriş merkezinde gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu katledildi.

Kaynak: Rojnews

#Süleymaniyede #Mezopotamya #İşçiler #Derneği #üyesine #suikast

Korucubaşı ‘dini nikahlı’ olduğu kadını ağır yaraladı

Ergani’de korucubaşı olan Selahattin Umay adlı erkek ‘dini nikahlı’ olduğu kadını ağır yaraladı

Amed’in Ergani ilçesinde korucubaşı olduğu öğrenilen Selahattin Umay adlı erkek ‘dini nikahlı’ olduğu ve sistematik şiddet uyguladığı E.U’yu ağır yaraladı. Olayın dün akşam saatlerinde Ergani ilçesine bağlı Yukarı Haydan Köyü’nde yaşandığı öğrenildi.

Çocukları tanık oldu

Köy muhtarı ve korucubaşı olan Selahattin Umay yıllardır şiddet uyguladığı ve “dini nikah” ile evli olduğu olduğu E.U isimli kadını kesici aletle katletmeye çalıştı. Olaya çiftin 14 yaşındaki çocuklarının da tanık olduğu belirtildi.

Faili durdurmak için ateş açtı

Annesinin yaralandığını gören M.U, babasına ait beylik silahını alarak, 3 el ateş etti. Selahattin Umay vücuduna isabet eden kurşunlar nedeniyle ağır yaralandırken, köylülerin haber vermesi ile olay yerine sağlık ekipleri geldi. Selahattin Umay ile E.U, ilk olarak Ergani Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Çocuk gözaltına alındı

Durumu ağır olan iki yaralı, buradan Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

Yaşananların ardından 14 yaşındaki çocuk gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

AMED

#Korucubaşı #dini #nikahlı #olduğu #kadını #ağır #yaraladı

MA TUHAY-DER Eşbaşkanı: Birlikte barışın önünü açalım

MA TUHAY-DER Eşbaşkanı Dilek Sönmez Demir, İmralı tecridine karşı halka çağrıda bulundu

Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle yardımlaşma Derneği (MA TUHAY-DER) Eşbaşkanı Dilek Sönmez Demir, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi ve tecridin cezaevlerine yansımalarını değerlendirdi. Cezaevlerindeki hak ihlallerinde artış yaşandığına dikkat çeken Demir, buna karşı tüm girişimlerin iktidar bastırılmak istendiğini söyledi. Tutukluların tecrit uygulamalarıyla toplumdan izole edilmek istendiğini dile getiren Demir, tutukluların buna karşı direnişi büyüttüğünü söyledi. Demir, “Cezaevlerindeki direniş büyüdükçe, işkencenin de dozu artıyor. Çünkü tutuklular, her şeye rağmen direnişlerini sürdürüyor. Tutsakların hiçbirinin biat etmediğini ve direnişlerinin farkındayız” ifadelerini kullandı.

Genelge kimin için çıkarıldı?

Adalet Bakanlığı’nın hasta tutuklular genelgesine atıfta bulunan Demir, “Bu sadece iktidarın işine gelen bir genelgeydi. Elbette bu genelgenin hiçbir şekilde haksız, hukuksuz yere yatan siyasi tutsaklara işlemeyeceğini biliyorduk. Yaşadıkça genelgenin AKP-MHP iktidarına biat etmeyen siyasi tutsaklar için geçerli olmadığını bir kez daha gördük. Eğer adalet olmuş olsaydı, bu genelge tüm hepsini kapsardı ama adaleti olmayan bir ülkede bu genelgenin dikkate alınması ve siyasi tutsaklar için uygulanacağını düşünmek mantıksız” diye konuştu.

‘Kürt halkının varlığı’

Cezaevinde yaşanan ihlallerin Abdullah Öcalan üzerinde yürütülen tecrit politikasından kaynaklandığını ifade eden Demir, cezaevlerindeki ihlallerin bitmesi için tek yolun İmralı’daki tecridin sonlandırılması olduğunun altını çizdi. Demir, şöyle devam etti: “Çünkü Öcalan Türkiye, Ortadoğu halklarının ve özellikle Kürt halkının bir önderidir. Kürt halkının varlığıdır, bu varlığı bitirmek Kürt halkını bitirmektir. Ama görüyoruz ki Abdullah Öcalan’ın direnişi Kürt halkının ayakta durmasına vesiledir. Kürt halkı Abdullah Öcalan’ın paradigmasıyla ayaktaydı, yönünü öyle buluyordu. AKP-MHP iktidarı, Cumhur İttifakı dediğimiz bu faşist blok, Abdullah Öcalan’ın bakışıyla, paradigmasıyla dünyaya barışı, huzuru getireceği ön görüsüyle önünü kesmeyi amaçladı. Çünkü barışın buradan geleceğini dünya, bu faşist iktidar, Ortadoğu halkları ve Kürt halkı biliyor.”

‘Tecridi kırmak bizim elimizde’

Toplumda bir korku atmosferinin yaratıldığını belirten Demir, bu korkunun bir bütünen insanların yaşamını etkilediğini belirtti. Tecridin mücadeleyle son bulacağını vurgulayan Demir, “Cesaretin bir bütün topluma barışı, huzuru getireceğini hepimiz biliyoruz. Korkmayın, birleşin, haykırın, ses çıkarın. Hiçbir şekilde ne sizinle ne bizimle başa çıkamayacaklarını da biliyoruz. Gelin bu korkuyu hep birlikte yenelim. Barışın önünü açalım. Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kaldırmak ve cezaevlerindeki onca arkadaşımızın, yoldaşımızın kapısını açmak senin, benim, bizim, hepimizin elinde” çağrısı yaptı.

İSTANBUL

#TUHAYDER #Eşbaşkanı #Birlikte #barışın #önünü #açalım

İmralı’da kötü muamele ne oluyor?

Abdullah Öcalan’a verilen ‘disiplin cezalarının’ yasal bir zemininin olmadığını ifade eden ÖHD Genel Sekreteri Rengin Ergül, Adalet Bakanlığı’nın ‘İmralı’da kötü muamele yok’ sözlerini hatırlatarak ‘Kötü muamele ne oluyor?’ diye sordu

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 24 yıldır ağırlaştırılmış tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan 27 ayı aşkın süredir hiçbir haber alınamıyor. Mutlak iletişimsizlik hali yani “incommunicado”nun sürdüğü Abdullah Öcalan için avukatları ve ailesinin yaptığı görüşme başvurularının yanı sıra dünyanın dört bir yanından her kesim de sayısız girişim ve başvuruda bulundu. Ancak yapılan başvurulara olumlu ya da olumsuz hiçbir yanıt verilmiyor. Öte yandan PKK Lideri’nin avukatları ve ailesinin görüşmek için yaptığı başvurular da ya yanıtsız bırakılıyor ya da “disiplin cezaları” gerekçesiyle sistematik bir şekilde engelleniyor. Avukatların görüşmek için  6 Nisan 2023’te Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne ayrı ayrı başvurular yaptı. Başvuruların havale edildiği Bursa 1’inci İnfaz Hakimliği, 12 Nisan’da görüşme başvurusu ve itirazları reddetti. Hakimlik, bir önceki yasak kararı bitmemiş olmasına rağmen İmralı Cezaevi’nin 15 Mart’ta yeni bir ziyaretçi yasağı kararı aldığını, bu kararın 30 Mart’ta kesinleştiğini ve bu nedenle de görüşme başvurusunu reddettiğini tebliğ etti. Avukatlar, 14 Nisan’da kararı Bursa 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşıdı. Mahkeme, itirazı 30 Nisan’da reddetti ve karar kesinleşti. Böylece, Abdullah Öcalan’a yönelik yeni bir aile görüş yasağı getirilmiş oldu.

‘Uluslararası sözleşmelere aykırı’

Bir tutuklunun avukat ve ailesiyle görüşmesini yasaklayan herhangi bir meşru ya da yasal bir zemin olmadığını dile getiren Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Sekreteri Rengin Ergül, bu kararların, mevcut yasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu ifade etti. Ergül, “Hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin başka mahpuslar noktasında verdiği ihlal kararlarında, cezaevinde bulunan bir mahpusun sürekli disiplin cezasına maruz bırakılarak, sürekli disiplin cezası ile hücre cezasına çarptırılması ya da sürekli disiplin cezalarıyla iletişimin engellenmesini bir işkence yöntemi olarak görüyor. Cezalandırma içinde bir cezalandırma olarak tanımlıyor bunu AİHM. O yüzden Türkiye’nin de şu an yaptığı ağırlaştırılmış müebbet cezası içerisinde bir cezalandırma pratiği” değerlendirmesini yaptı.

CPT detayları açıklamalı

PKK Lideri’ne verilen son disiplin cezasının tebliğ edilmediğini hatırlatan Ergül, bu kararların meşru hiçbir zeminin olmadığının altını çizdi. Uluslararası mekanizmaların Türkiye devleti karşısında uzun zamandır kendi işlevleri noktasında tutuk davrandığı belirten Ergül, “CPT İmralı’ya yaptığı ziyaretin detaylarını açıklayabilir. Biz kamuoyu olarak, 28 aydır haber alamadığımız bir mahpusun can güvenliğinden kaygı duyduğumuz bir noktada da bunu talep ediyoruz. Ve yine siyaseten Kürt halkının barış noktasında irade olarak gösterdiği kişiye ulaşmak ve onun da kuracağı sözleri beklediğimiz için talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

ÖHD ve uluslararası kurumlarla birlikte CPT’ye raporunu açıklaması için başvurularda bulunduklarını hatırlatan Ergül, “Ancak CPT bu noktada bizim başvurularımıza bağlı değil tabii ki. Biz sadece CPT ilkelerini ve sözleşmenin maddelerini hatırlattık. Ve yine CPT’nin Eylül 2022 ziyareti belli ki geri gönderme merkezlerine odaklı bir ziyaretti. İmralı ziyareti olağanüstü bir kararla alınmış gibi bir görüntü veriyor bizim nezdimizde” diye belirtti.

Kötü muamele ne oluyor?

İmralı’da olağanüstü bir durumun söz konusu olduğunu vurgulayan Ergül, şöyle devam etti: “İmralı, dünyada uygulanmayan bir örnek. 28 aydır ne ailesinin, ne avukatlarının haber alamadığı bir mahpus, bir siyasi özne söz konusu. Bu noktada CPT’nin, kamuoyunun, hukukçuların herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Adalet Bakanlığı İmralı’da ‘kötü muamele’ olmadığını ve kötü muamelenin göreceli olduğu şeklinde bir yorum yapmıştı. Kötü muamele göreceli bir kavram değil. Kötü muamelenin ne olduğuna dair gayet tıbbi, bilimsel, hukuki değerlendirmeler var. Yargı içtihatları, Anayasa Mahkemesi kararları var. Dolayısıyla kötü muamele göreceli diyemeyiz. İmralı’da şu an kötü muamele ne oluyor? Bir mahpusun ailesi ve avukatlarıyla görüşmesinin uzun süreli olarak engellenmesi, iletişim yasağı ve iletişim kurulamama haline dönmesi bir kötü muamele biçimidir. Dış dünyayla iletişim kuramaması bir kötü muamele biçimidir. İmralı’da kötü muamelenin göreceli olduğu yorumunu da tamamen cahilce bir yorum olarak değerlendiriyoruz.”

Yasaların sıfır noktası

İmralı’dan haber alınamaması ve İmralı’nın dış dünyayla iletişim kuramamasının bir kötü muamele biçimi olduğunun altını çizen Ergül, “Türkiye’de istisna rejimlerinin, uygulamalarının, istisna yasaların sıfır noktası her zaman Kürtler ve Kürt halkının siyasal özneleri, lider gördükleri, muhatap olarak gösterdikleridir. İmralı da bu sıfır noktalarından birisi. Türkiye’deki tüm muhalefetin, hak savunucularının, toplumun tamamına yayılmasını önlemek için de buna karşı durmaları gerekiyor” diye konuştu.

Haber: Marta Sömek / İstanbul-JINNEWS

#İmralıda #kötü #muamele #oluyor