Ana Sayfa Blog Sayfa 342

Cizîr’de 2 kişi gözaltına alındı

Cizîr ilçesinde yapılan ev baskınlarında 2 kişi gözaltına alındı

Şirnex’in (Şırnak) Cizîr (Cizre) ilçesinde sabah saatlerinde birçok eve baskın düzenlendi. Evlerde yapılan aramaların ardından A.R. ve M.R. isimli yurttaşlar gözaltına alındı.

Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen 2 kişinin, Cizre Jandarma Komutanlığı’na götürüldüğü belirtildi.

ŞİRNEX

#Cizîrde #kişi #gözaltına #alındı

Amed’li yurttaşlar: Tabandan gelen ses dinlenmeli

HDP ve Yeşil Sol Parti’nin yeni dönemde halkla birlikte karar alma politikasını olumlu karşılayan Amedliler, ‘Yeni dönemde tabanın sesine kulak verilmeli, hala umudumuz var’ dediler

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ile Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerin sonuçlarından sonra yeni dönem yol haritasını belirledi. Yeni dönemde özeleştiri verecek olan HDP ve Yeşil Sol Parti, sürecin tüm aşamalarını halkla birlikte yürütecek.

HDP ve Yeşil Sol Parti’nin yeni dönem başlattığı sürece dair Mezopotamya Ajansına konuşan yurttaşlar yeni dönemde her kapının çalınmasını istedi.

‘HDP’yi bölmek için değil birleştirmek için varız’

HDP’li olan Sadık Özkaya, seçim sürecinde yaşanan eksiklikleri sıralayarak, “Bir HDP’li olarak söylüyorum, biz HDP’yi bölmek için değil birleştirmek için varız” dedi. “Yeniden yapılanmaya gidilmesi bizler açısından çok iyi olur” diyen İbrahim Arcan, Türkiye’nin demokratikleştirilmesi için atılan adımlarda bazı yaşanan eksikliklerin aşılması gerektiğini söyledi.

‘Her yere ulaşamadık’

Partilerinin tam olarak her yere ulaşamadığı eleştirisini sunan Şeyhmus Başkan, “HDP tam olarak her yere ulaşamadı, gitmedi.  Ailelerle, engellilerle görüşülmedi. Mesela TİP’in kendi listesinden seçime girmesi 11 milletvekili kaybettirdi. Umudumuz 100 milletvekiliydi ama çıkaramadık. Partimizin kendilerini anlatmak için evleri tek tek dolaşmaları gerekirdi. Eskisi gibi değil, halk arasında gezmiyorlar, dolaşmıyorlar” ifadelerini kullandı.

‘Hala umuduzmuz var’

“Bizim temsilcilerimiz onlar ama biraz daha halkla olmalıydılar” diye ekleyen Başkan, “Amed’te en az 11 vekilimizin olması gerekiyordu. HDP özeleştirisini verdi. Eş Genel Başkanlar kongrede aday olmayacaklarını belirttiler. Bundan sonra duruma el atabilirler. Halk onlarla birlikte, hala umudumuz var” diye konuştu.

‘Kürtler sorunlarıyla baş başa kalıyor’

Halkın istek ve taleplerinin önemli olduğunu vurgulayan Xerip Selim, “Bizim sorunlarımız için yapılan bir siyaset var biliyoruz. Ancak nasıl çözülecek bilmiyorum. Bu konuda hep yalnız kalıyoruz, ya Türk solu ile anlaşıyoruz ya başkalarıyla ama Kürtler daha sonra sorunlarıyla baş başa bırakılıyor. Bu da bize yük oluyor, bu konuda daha Kurdistani bir parti olmasını istiyoruz” diye konuştu.

‘Tabandan gelen sesi dinlemeli’

Bu seçimlerden sonra halkın sesine kulak verilmesi gerektiğinin altını çizen Sami Demir, “Bir seçmen olarak bana göre bu sonuçların nedeni, HDP’nin tabandan gelen sesi dinlememesi, gelen uyarılara kulak tıkaması. Umuyoruz bundan sonra tabanı dinler, tabanın dediklerini dikkate alır, ona göre hareket eder. HDP’den beklentim, bütün Kürtleri ayrıştırmadan bir arada toplaması” önerisinde bulundu.

‘Bir an önce toparlanmak lazım’

Seçimlerin ilk turunda HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı çıkarmamasını eleştiren Abdurrahman Bozkurt, şunları söyledi: “Parti ilk turda kendi adayını çıkarmalıydı. Orada çok büyük yanlış yaptı. HDP ve Yeşil Sol Parti, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde CHP ile bir araya gelmelerinden dolayı da oy kaybetti. Örnek verirsek, bu nedenle Batman’da 14 bine yakın oyumuz yandı. Bu nedenle partinin bir an önce toparlanması lazım.”

Daha çok çalışmak gerekiyor’

Bozkurt, “HDP olarak il, ilçe bazında herkesle temas kurulması, herkese danışılması gerekiyordu. Seçimlerde bu yapılmadı. Eksiklik çok, bundan dolayı yeni dönemde daha çok çalışmak gerekiyor. Daha verimli şekilde her eve, sokağa girilip çalışılmalı. Herkesten oy istenmeli. Şimdi küskün bir kitle var, onlara ulaşılmalı” dedi.

AMED

#Amedli #yurttaşlar #Tabandan #gelen #ses #dinlenmeli

Amed’de gözaltına alınan gazeteciler 1 yıldır tutuklu

Amed’de tutuklanan gazeteciler tam bir yıldır tutuklu. Gazetecilerin avukatı Resul Temur ‘keyfi bir cezalandırma yöntemi’ dedi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen bir soruşturma kapsamında Amed merkezli birçok kentte 8 Haziran 2022’de evlere ve basın yayın kurumlarına yapılan baskınlarda, gözaltına alınan gazetciler tam bir yıldır tutuklu durumda.

Bu duruma ilişkin MA’dan Müjdat Can’a konuşan Avukat Resul Temur ‘gazetecilik faaliyeti yargılama konusu’ dedi.

Korsan arama

Gazetecilerin bir yıllık tutukluluk sürecini ve davayı değerlendiren avukatları Resul Temur, gözaltı sürecinde gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltına alındıklarını defaatle dile getirdiklerini ifade eden Temur, soruşturma sürecinin sona ermesiyle karşılaştıkları tablonun gazetecilik faaliyetinin yargılama konusu yapıldığını gördüklerini aktardı.

İddianamenin gazetecilerin mesleki faaliyetleri ve kimsenin girişine izin verilmediği işyerlerinde yapılan 30 günlük aramada elde edildiği öne sürülen delillerden oluştuğunu belirten Temur, “Bu aramalarda söz konusu şirketlerin yurtdışı serverlere ulaştıkları, Medya TV ve Sterk TV’ye ait olan bir kısım yazışmaların bu serverlerden alındığı iddia ediliyor” diye konuştu.

Gizli tanık

Operasyon öncesinde var olmayan gizli tanığın, soruşturma sürecinde dosyaya eklenmesinin ayrı bir husus olduğuna dikkat çeken Temur, bu durumun “delil üretme” olduğunu söyledi. Temur, “Aslında dosyada gazetecilerin gözaltına alınmasını ya da tutuklanmasını gerektirir bir delil olmadığı için, sonrasında tutuklama ve hatta tutukluluk halinin devamına ilişkin oluşturulan bir kısım delillerle dosyayı yürütmeye çalıştıklarını, böyle bir usulsüzlük ve hukuksuzluk içinde olunduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

Gazetecilerinin uzun tutukluluk sürecinin, beraat ihtimalinin çok yüksek olduğu dosyada gazetecilerin keyfi ve açık bir şekilde cezalandırmaya döndüğünü sözlerine ekledi.

Ne oldu?

JINNEWS Müdürü Safiye Alagaş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DGF) Eşbaşkanı Serdar Altan, Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Aziz Oruç, Xwebûn Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş, gazeteciler Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin, 8 gün sonra çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Aradan geçen 10 ayın ardından 2’si tutuksuz 18 gazeteci hakkında, “örgüt üyeliği” iddiasıyla 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Gazetecilerin ilk duruşması ise 11 Temmuz’da Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

AMED

#Amedde #gözaltına #alınan #gazeteciler #yıldır #tutuklu

‘Kürt sorunun çözümünde temel aktör Öcalan’dır’

Kürt sorunu çözülmeden demokratik siyasetin yapılamayacağını belirten KCDK-E Eş Başkanı Yüksel Koç, ‘Kürt Sorunun çözümünde temel aktör Öcalan’dır’ dedi

Kürt sorununda çözümsüzlük politikalarına geri döndüğü 2015 yılında savaş konseptini yeniden devreye koyan AKP, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlere giderken ittifak adı altında bir araya geldiği partilerle Kürt karşıtlığını sürdüreceğinin işaretini verdi. Bu politikaları nedeniyle Kurdistan’da kurulan sandıklarda 21 yıllık iktidarının en düşük oyunu alan AKP, genel olarak iktidara geldiği 2002 yılında aldığı toplam oy oranına düştü.

Mezopotamya Ajansı’ndan Yüsra Batıhan’a konuşan Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E) Eş Başkanı Yüksel Koç, Kürt sorununda çözümsüzlüğü sürdüren, İmralı tecrit sistemini derinleştiren AKP’nin de başını çektiği Cumhur İttifakı’nın İttihat Terakki anlayışının birleşimi olduğunu belirtti. Türkiye’deki krizlerin temelinde Kürt sorununda çözümsüzlük olduğuna işaret ederek, çözümün asıl adresinin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ağır tecrit koşullarında tutulduğu İmralı Adası olduğunu söyledi.

‘Erdoğan anti Kürt siyaseti yürüttü’

Kürt sorunu çözülmeden demokratik siyasetin yapılamayacağını belirten Koç, “Toplumu Kürt düşmanlığı üzerine dizayn etmeye çalışan anlayış, sorunların, kaosların ve krizlerin büyümesine neden oluyor. AKP-MHP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün devlet olanaklarını kullandı. Anti Kürt siyaseti üzerinden kampanya yürüttü. Oysa köylünün, emekçinin, yoksul insanların, öğrencilerin, emeklilerin bu kadar sorun ve sıkıntı yaşamasının nedeni, özellikle Kürtlere karşı savaş harcamalarıdır. Toplum bunun üzerinden kamplaştırılıyor, uluslararası ilişkiler bunun üzerinden dizayn ediliyor. Bu anlamda Türkiye’deki sorunların çözüm anahtarı Kürt sorununun çözümünden geçiyor. Bu seçimlerde bunu bir kez daha gördük” dedi.

‘Şer ittifakı oluştu’

İktidarın kutuplaştırma siyaseti üzerinden kısa vadeli hesaplar yaptığını ve bununla toplumun daha büyük bir kaosa sürüklendiğini belirten Koç, “Mafya devletine dönüşen yapı çözüm üretemez, kendisini tekrarlar. Sorunları daha da büyütür ve krizin ortaya çıkmasına neden oluyor. Şu anda kafatasçı İttihat Terakki anlayışı ile biat kültürüne dayanan, kendinden olmayan herkesi katleden, herkesi hizaya getirmeye çalışan, toplumu biat kültürü ile yönetmeye çalışan DAİŞ anlayışı birleşmiş ve bir şer ittifakı oluşmuştur. Bu ittifak krize, çelişkilerin büyümesine neden olmaktadır” diye konuştu.

‘Kürt sorunun çözümünde temel aktör Öcalan’

Kürt sorununun çözümünde temel aktörün PKK Lideri Abdullah Öcalan olduğuna işaret eden Koç, “çözüm” adı altında yürütülen süreçte Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeler sonucunda Türkiye toplumunda sorunların diyalog yoluyla çözülebileceği anlayışının hakim olduğunu hatırlattı. Koç, şöyle devam etti: “Temel aktör Başkan Abdullah Öcalan, 93’ten beri sorunun demokratik ve diyalog yoluyla çözülmesi için adımları atmış, ateşkesler ilan etmiş, başka ülkelere çağrı yapmış ve Demokratik Cumhuriyet projesiyle Kürt halkının kendi kimliğiyle Türkiye sınırlarında yaşamasına dair bir çözüm önermişti. Egemen güçlerin ulus devlet projesine karşı geliştirilen demokratik ulus projesi, özgür yaşam modelini önerdi. Tek çözüm modelinin bu olduğu, başta Kürtler, daha sonra Ortadoğu halkları ve dünyadaki aklı başında tüm çevreler tarafından kabul edildi. Bugün Rojava’da bu model uygulanıyor. Bütün farklı kimlik ve inanç grupları özgür bir yaşamı birlikte inşa ediyor. Türkiye’de çok kimlikli, çok inançlı bir ülke. Türkiye’nin sorunlarını tekçi anlayışla çözemezsiniz. Bu anlamda çözümün asıl adresi İmralı’dır. Kürtlere yaklaşım İmralı’dan geçiyor, çünkü Başkan Apo sıradan bir tutuklu değildir. Milyonlarca Kürt’ün iradesini temsil eden Kürt halkının önderidir.”

‘Asıl mücadele bundan sonra  başlıyor’

İktidarın seçimde başarısız olduğunu dile getiren Koç, “Bu kadar manipülasyona, hileye, baskı yöntemlerine rağmen Kürt halkı demokrasinin sınavına öncülük etmiştir. Savaşa, katliama, inkara, faşizme ‘hayır’ demiştir. Demokrasiden, ortak yaşamdan yana tavır koymuştur. Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye’de değişimden, dönüşümden yana olan kesimlerin yüzde 50’si baskılara rağmen bu hükümeti istemiyorum demiştir. Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, bugünden itibaren tartışılmaya başlamıştır. Çünkü demokratik olmayan, eşi benzeri görülmeyen adaletsiz bir seçim olmuştur. Kürtler, kamplaştıran siyasete karşı birleşen, demokrasiye öncelik eden, özgür eşit yaşama esas alan bir tavır ortaya koymuştur. Bu da selamlanması gereken bir tavırdır. Şer ittifakı Türkiye’nin sorunlarına çözüm getiremeyeceği gibi, ömürleri de uzun olmayacaktır. Uzun vadede demokrasi ve eşitlik isteyenler kazanacaktır. Bu seçimlerde ırkçı, kafatasçı şer cephesi yenilgi almıştır. Asıl mücadele bundan sonra başlıyor” dedi.

ANKARA

 

 

 

#Kürt #sorunun #çözümünde #temel #aktör #Öcalandır

Gazeteci Fırat Can Arslan gözaltına alındı

Gazeteci Fırat Can Arslan, evine düzenlenen baskınla gözaltına alındı

Kırşehir’de başlatılan soruşturma kapsamında Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Fırat Can Arslan, Ankara’daki evine düzenlenen baskınla gözaltına alındı. “Örgüt propagandası” gerekçesiyle gözaltına alınan Arslan, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

ANKARA

#Gazeteci #Fırat #Arslan #gözaltına #alındı

Seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı durum

Bu seçim bizim için bir zafer ile tamamlanmasa da binlerce kadrosunun ve eşbaşkanlarının tutuklu olduğu, binlercesinin ise adeta mülteci konumuna düştüğü, kalanların ise başında Demokles’in kılıcının olduğu bir ortamda ve atmosferde çalışmaları bu derece ileri götürmek ve kendi asıl oylarını korumak, Kurdistan’da kayıplarımız olsa bile yine birinci parti olarak çıkmamız bir başarı olarak görülebilinir

Rûbar Amedî

Zorlu bir süreci ve zorlu bir seçimi bitirdik. Her yönüyle ele alınıp değerlendirilmesi gereken bazı durumlar ortaya çıktı.

Kürt siyasal partisi ilk kez HEP sürecinden günümüz Yeşil Sol Partisi’ne kadar olan süreçte tabanından bu kadar sert eleştiriler ve değerlendirmelere maruz kalmamıştı. Yapılan değerlendirmeler ve verilen özeleştirilere de bakıldığında bunun en temel nedenlerinden biri politik hedeflere ulaşılmadığı ve kitle ile partisi arasına da istenmeyen belli mesafelerin ortaya çıktığıdır. Bu durum ister istemez nitelikli çalışmaların ortaya çıkmasının önünde en büyük engel oluşturmuştur.

Yaklaşık on yıla yakındır devletin yaptığı operasyonlar sonucunda sahada tecrübeli, birikimli yüzlerce kadronun tutuklanması, yüzlercesinin aldıkları ceza nedeniyle pasif etkisiz bırakılması ya da yurt dışına çıkmak zorunda kalması beraberinde örgütsel çalışmalarda da büyük sorunların yaşanmasına neden oldu. Bu boşluğun giderilmemesinin en büyük nedeni Abdullah Öcalan’ın Siyaset Akademisi projesinin işlevsiz kalmasıdır. Nitelikli kadro yetiştirilmedi, var olanlar ile yetinilerek yola devam edildi. Oysa tabanı harekete geçirecek olan nitelikli kadrodur. Nicel olarak ne kadar büyürsek büyüyelim bunu örgüte geçirecek nitelikli kadro yoksa nicel büyüme bir yerde tıkanır ve büyük örgütsel sorunlara neden olur. İşletilemeyen siyaset akademisi politikasının en ağır sonuçlarını 2023 seçimlerinde çok bariz olarak yaşadık.

Politikadaki yetersizlikler politikacıların yetersizliği ile bütünleşince ortaya sonuç almayan, kısır döngü içinde kalan, halktan kopuk, örgütlemeden uzak il binaları ile sınırlı kalan bir durum yaşandı. Seçim sathına girdiğimiz dönemde yeterli oranda halk ile buluşma, öneri, değerlendirme ve görüşler alınmayıp merkezi yan daha çok ön plana çıkınca, doğal olarak politik kitlede sert eleştiriler ve değerlendirmeler artık kaçınılmaz oldu. Aday belirleme sürecinde tabanın bunun dışında bırakılması en büyük kırılmalardan biri oldu. Özellikle TİP’e yönelik tabanın kaygısını ve eleştirilerini sonuçlandırmadan, netleştirmeden seçime girmek, haklı olarak tabandan çok sert tepkilerin gelmesine yol açtı.

İttifaklar politikası net anlaşılır ve uygulanabilir bir hale getirilmedi. Mücadele ittifakı ile seçim ittifakı arasındaki fark göz ardı edilerek anlaşılmaz bir durum ile hayata geçirilmeye çalışıldı. Oysa tabanın sesini, eleştirilerini, değerlendirmelerini duymak için kesinlikle dinlemek gerekirdi. Dinlenilmeyen bir kitlenin sesi duyulamaz.

Şüphesiz bu yaşanan olumsuzlukları en çok kullanan ve manipüle eden iktidar medyası ve özel savaş aygıtları oldu. Halkın partisine sahip çıkma eleştirilerini bilinçli bir şekilde gerek reel yaşamda ve gerekse sosyal medya ortamlarında adeta parti yöneticilerimize itibar suikastlarından tutalım kele istemeye, linç etmeye varıncaya kadar girişimler alenen ortaya çıktı. Bunların temel hedefi partisine bağlı yurtsever taban kitlenin kafasını karıştırmak, sandığa gitmesini engellemek ve partisine olan güvenini zedelemek içindi. Fakat bu saldırılar yurtsever kitlenin onurlu ve kararlı duruşuyla boşa çıkarıldı. Bu dönemin isimsiz kahramanları tüm zorluklara rağmen, yoğun tutuklanmaya ve baskılara rağmen yılmayan, fedakârca çalışan, özveri ile kendini çalışmalara katan yurtsever ve demokrat taban oldu. Bu seçim bizim için bir zafer ile tamamlanmasa da binlerce kadrosunun ve eşbaşkanlarının tutuklu olduğu, binlercesinin ise adeta mülteci konumuna düştüğü, kalanların ise başında Demokles’in kılıcının olduğu bir ortamda ve atmosferde çalışmaları bu derece ileri götürmek ve kendi asıl oylarını korumak, Kurdistan’da kayıplarımız olsa bile yine birinci parti olarak çıkmamız bir başarı olarak görülebilinir.

Süreç tekrardan yeniden yapılanmayı ve toparlanmayı gerektirmektedir. Verilecek güçlü özeleştiriler yeniden yapılanmanın kilit noktası olacaktır. Adeta fabrika ayarlarına geri dönme gibi bir durum ile karşı karşıyayız. Gelen yoğun eleştiriler doğrultusunda yapılacak halk toplantıları, halk ile buluşma ne kadar güçlü geçerse toparlanma da o kadar güçlü olacaktır. Bizler de eleştirdiğimiz kadar sahip çıkarak sürece kendimizi katarsak en hızlı bir şekilde sonuca ulaşabiliriz.

Yeni kurulan hükümet adeta bir savaş hükümetidir. Önümüzdeki süreçte çok daha zorlu bir mücadele ile karşı karşıya kalacağız. Mahmur, Şengal ve Rojava kazanımlarına yönelik çok ciddi saldırı planları devrede. Bunlara karşı koymak ve boşa çıkartmak için bir an önce artık yeniden yapılanma ile iç tartışmalarımızı tüketip gündemimize geri dönmek artık elzemdir. Meşru zeminin dışında yapılacak birçok iyi niyetli eleştiri ve değerlendirmeler bizi geliştirmeyecek, tam tersi partiyi ve yöneticilerimizi açık saldırılara ve hedef haline getirecek. Meşru zeminlerde soracağımız her hesap ve yapacağımız eleştiriler bizi daha çok geliştirecek ve güçlendirecektir.

Bunun için direniş geleneğinin öncü gücü olan partimize karşı gelişebilecek her türlü bozguncu, ihanetçi ve teslimiyetçi yaklaşımlara karşı nerede olursak olalım Mazlumların, Kemallerin, Agitlerin duruşu ve sözleri ile karşı koyarsak, tekrardan başaramayacağımız hiçbir kazanım yoktur.

#Seçim #sonuçlarının #ortaya #çıkardığı #durum

Finlandiya 9 Rus diplomatı sınır dışı etme kararı aldı

Yakın bir dönemde NATO’ya kabul edilen Finlandiya, 9 Rus diplomatı sınır dışı etme kararı aldı

Finlandiya hükümeti, Rusya’nın Helsinki Büyükelçiliğinde çalışan ve istihbarat personeli olan dokuz kişiyi sınır dışı etme kararı aldı. Hükümetten yapılan yazılı açıklamada, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile Bakanlar Kurulu’nun güncel gelişmeleri ele almak için bir araya geldiği aktarıldı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada; “Finlandiya’nın Moskova Büyükelçiliğinde çalışan ve istihbarat personeli olan dokuz kişiyi sınır dışı etme konusunda mutabık kalınmıştır” ifadelerine yer verildi.

 HABER MERKEZİ

#Finlandiya #Rus #diplomatı #sınır #dışı #etme #kararı #aldı

TİP 36 ilde eylemde: Can Atalay’ı serbest bırakın

Türkiye İşçi Partisi, (TİP) Hatay’dan milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmeyen Can Atalay için 36 ilde açıklama yaptı

Türkiye İşçi Partisi, (TİP) Hatay’dan milletvekili seçilmesine rağmen tahliye edilmeyen Gezi tutuklusu avukat Can Atalay için 36 il ve 85 noktada sokağa çıkarak basın açıklaması yaptı. İstanbul, Adana, İzmir ve Amed başta olmak üzere 36 ilde yapılan açıklamada Can Atalay’ın tutukluluğu protesto edildi.

TİP Genel Merkezi de bir açıklama yayınlayarak Can Atalay’ın en kısa sürede serbest bırakılmasını istedi.  Hukuksuzluğun son bulunması talep edilen açıklamada “Yetkinizi aldığınız yasaları uygulayın. Can Atalay’ın seçilmiş bir milletvekili olarak yasama faaliyetlerine katılmasının önündeki engellerin kaldırılmasını, Türkiye Anayasası ve Avrupa İnşan Hakları Sözleşmesi ile koruma altında olan seçme ve seçilme hakkının derhal yerine getirilmesini bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

HABER MERKEZİ

#TİP #ilde #eylemde #Atalayı #serbest #bırakın

Elif Ana filmine Uluslararası Altın Şövalye Film Festivali’nden iki ödül

Kazım Öz’ün Elif Ana filmi,  Uluslararası Altın Şövalye Film Festivali’nde 2 ödül aldı

Yönetmenliğini Kazım Öz ve Semir Aslanyürek’in yaptığı “Elif Ana” filmi her sene farklı şehirlerde düzenlenen ve bu yıl Rusya’nın Grozni şehrinin ev sahipliği yaptığı 32. Uluslararası Altın Şövalye Film Festivali’nde jüri özel ödülü ve festival organizasyon komitesinin özel ödülünü kazandı.

20’den fazla ülkeden sinemacının katıldığı festivale, Elif Ana filminin yönetmelerinden Semir Aslanyürek de katıldı. Aslanyürek, film ekibi adına ödülü alarak festival organizasyonuna teşekkür etti.

Filmin konusu

2022 yılında yapılan film, bilgeliği ile tanınan “Anadolu’nun kutsal anası” Elif’in sevgi, barış, eşitlik, paylaşım, hoşgörü ve merhamete dair değerlerini işliyor. Film gerçek bir yaşam öyküsünü anlatıyor.
Elif Ana’nın çocukluğundan ölümüne kadar geçen yaklaşık bir asırlık öyküsünü izlerken seyirci, Türkiye’nin siyasi panaromasına da tanıklık ediyor.

KÜLTÜR SERVİSİ

#Elif #Ana #filmine #Uluslararası #Altın #Şövalye #Film #Festivalinden #iki #ödül

Kabine toplantısı sona erdi

Kabine toplantısı ardından açıklama yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Anayasa değişikliği çağrısı yaptı 

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, 28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanı seçiminin ardından yeni üyeleriyle ilk toplantısını yaptı. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleşen toplantı yaklaşık 4 saat sürdü. Kabine toplantısının ardından Erdoğan açıklama yaptı.

Seçmenlere teşşekür ederek başlayan Erdoğan, “Bu seçimleri bizim ve ittifakımızla birlikte elbette tüm Türkiye kazanmıştır. Siyasi tercihi ne olursa olsun 85 milyonun her ferdi kazanmıştır” dedi.

 Muhafazakar devrimcilik vurgusu

“Bizim anlayışımızda devamlılık esastır” diyen Erdoğan. “Maziden atiye kurduğumuz köprünün belirleyici unsuru muhafazakar devrimciliktir. Bulunduğumuz görevleri bayrak yarışı olarak gördük. Bizler de emaneti bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Yeni kabinemizin işinin kolay olmadığını biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Anayasa değişikliği

Yine LGBTİ’leri hedef alan Erdoğan, “sapkın akımlar” diyerek Anayasa değişikliği çağrısı yaptı. Erdoğan, seçimlerden önce gündeme getirdikleri Anayasa değişikliği teklifini Meclis’in taktirine yeniden sunacaklarını açıkladı. Savaş söylemlerini sürdüren Erdoğan, “Cudi’de, Gaber’da, Tendürek’te, Besler Dereler’de yine biz olacağız” sözlerini sarf etti.

Erdoğan son olarak emeklilere bayram ikramiyesinden bahsetmezken Kurban Bayramı tatilinin de 9 gün olduğunu açıkladı.

HABER MERKEZİ 

 

#Kabine #toplantısı #sona #erdi