Ana Sayfa Blog Sayfa 341

Makbule Sevinç’in duruşmasına katılım çağrısı

Evli olduğu erkek tarafından katledilen Makbule Sevinç’in annesi Adile Güler, kadın katillerinin cezalandırılması için 9 Haziran’da görülecek duruşmaya katılım çağrısı yaptı

Kadına yönelik şiddeti her geçen gün arttığı AKP iktidarında, cezasızlık politikası da sürüyor. Son dönemde şüpheli kadın ölümlerine her gün bir yenisi eklenirken, failler yargı eliyle aklanıyor. Binlerce şüpheli ölüm de “faili meçhul” dosyalar halinde rafa kaldırılıyor.

Mûş’un merkeze bağlı Xicik (Dereyurt) köyünden 11 Kasım 2021’de Erzirom’a giderken Necat Sevinç’in kontrolünde olan araçta bulunan evli olduğu Makbule Sevinç, Bostankent-Karameşe köyü yol ayrımı mevkiinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Fail Necat Sevinç, araç kapısının “kendiliğinden” açılması sonucunda Makbule’nin araçtan düştüğünü ileri sürdü. Ağır yaralı halde Muş Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Makbule Sevinç, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Olayla ilgili Muş Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatırken, yoğun bakımda tutulan Makbule ise 30 Aralık 2021’de yaşamını yitirdi. Soruşturma kapsamında olay yeri incelemesi yapan jandarma, Makbule’nin ölümünü kayıtlara “trafik kazası” olarak geçirdi. Fail, aradan geçen bir yıl 3 aydan sonra Makbule’nin annesi Adile Güler’in çabaları sonucu 2 Şubat’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi.

‘Tasarlayarak kasten öldürme’

Fail Sevinç hakkında, “Eşi tasarlayarak kasten öldürme” suçundan hazırlanan iddianame, Muş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede yer alan Muş Devlet Hastanesi’nde görev yapan pratisyen hekim ifadesinde, Makbule Sevinç’in hastaneye getirildiği esnada giden araçtan düşmeyle uyumlu vücudunun muhtelif yerlerinde herhangi bir abrazyonun olmadığını, sadece kafasının sağ tarafından ve sol arka tarafından şişlik ile sol kulağında kanamasının mevcut olduğunu anlattı. Fail Necat Sevinç de savcılığa verdiği ifadesinde, aracın arka kapısının açılarak Makbule’nin düştüğünü iddia etti. Fail, Makbule’nin ne şekilde düştüğünü görmediğini, sağ tarafına düştüğünü gördüğünü, Makbule’nin düştükten sonra sürüklenmediğini, yaptığı kontrolde sağ dirseğinde sıyrılma gördüğünü, ilk etapta olay yerine aradığı yeğenleri Erhan ve Özcan’ın geldiğini, bu kişilerle birlikte Makbule’yi Erhan’a ait olan araca bıraktıklarını, akabinde olay yerine jandarma ekiplerinin geldiğini ileri sürdü.

Herkesin içinde fiziki şiddete uğradı

Evli olduğu erkek tarafından şüpheli bir şekilde katledilen Makbule Sevinç’in annesi Adile Güler, kızının katledilmeden önce eve geldiğini söyledi. Anne Güler, “Eve gelirken belliydi katil Necat ile tartıştıkları. Fakat kızım hiçbir şeyini bize anlatmıyordu. Eşi onu dövse bile bize söylemezdi. Failin ailesinin evine gittiklerinde, orada da kızımı darp etmiş, fakat ailesi araya girmiş. Necat’ın aile bireylerinin içinde kızımın kafasına kül tablası ile vurmuş. Fail mahkemede, ‘eşimi yol üstünde ittim ve kafasına taşa vurdu’ diye savunma yaptı. Kızıma zulüm ve hakaret yapıldı. Biz bu durumu kabul etmiyoruz. Fail Necat’a müebbet ceza verilmeli. Bütün dünya bu ve bunun gibi katilleri tanımalı” diye konuştu.

‘Doktorlar kaza olmadığını anladı’

Kızı Makbule Sevinç’in nasıl katledildiğini Mezopotamya Ajansın’a anlatan anne Güler, “Kızımı katlettiğinde hastaneye nasıl götüreceğini şaşırıyor. Sözde arabadan düştüğünü ve kendisinin de saatlerce başında beklediğini söyledi. Ailesi olay yerine geldiğinde jandarma da gelmiş. Fail Necat, jandarmaya kaza geçirdiğini söyleyince, jandarma da bu olaydan bir şey anlamadıklarını söylemiş. Kazadan saatler sonra, ameliyat edildikten sonra bize haber verildi. Doktorlar ameliyat çıkışı Necat ile konuşmuş olayı anlatsın diye. Necat olayı anlattıktan sonra doktor bunun bir kaza olmadığını ve darp edildiğini söyledi” diye belirtti.

‘Olaya kaza süsü verildi’

Olaya kaza süsü verildiğini ifade eden anne Güler, “Direk savcı ve avukatların yanına gittim. Kızımın arabadan sürüklendiği iddia ediliyor, fakat tek bir kırık yok vücudunda dedikten sonra savcı da beni onayladı. Orada kızımın davasının takipçisi olacağımı savcıya belirttim. Fakat savcı dosyayı kaza diye kapattıklarını söyledi. Ben ısrarımı sürdürdüm, kaza olmadığını, katledildiğini vurguladım. Kızımın bütün otopsi sonuçlarını alıp Ankara’ya gönderdiler. Yılbaşına yakın tekrar savcılığa gittim. İki yıldır kızımın dosyası hakkında bir gelişme olmadığını, neden bir gelişme sağlamadıklarını söyledim. Sonra savcı sonuçların geldiğini ve darp edilme sonucu yaşamını yitirdiğini açıkladı. Necat kızımın katili. Birkaç gün geçtikten sonra İstanbul’da tutuklandı.

 ‘Duruşmaya katılım çağrısı’

“Kadınlar neden katlediliyor, neden kadınların hakkı savunulmuyor?” diye soran anne Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın hakları savunulmalı. Kadınlar katledilmek için doğmadı. 9 Haziran’da benim kızımın ikinci mahkemesi görülecek. Bütün gazetecilerin, kadın hakları savunucuların orada bulunmasını istiyorum. Türkiye’de benim kızım gibi onlarca kadın katlediliyor, kimse çıkıp itiraz etmiyor. Bugün eğer kızımın katili serbest bırakılsa, yarın başka katiler de serbest bırakılır. Katiller serbest bırakıldığında, onlara bir katletme hakkı daha tanınıyor. Bu katil serbest bırakılırsa, yarın gelip beni öldürür, öbür gün başkasını. Katiller ömür boyu tutuklu olmalı.”

MÛŞ

#Makbule #Sevinçin #duruşmasına #katılım #çağrısı

Isparta’da haber alınamayan kadın inşaat bahçesinde ölü bulundu

Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçesinde evden çıktıktan sonra kendisinden haber alınmayan Semiha Karaman bir site inşaatının bahçesinde ölü bulundu

Isparta’da kendisinden haber alınamayan 46 yaşındaki kadın, bir site inşaatının bahçesinde ölü bulundu. Alınan bilgilere göre Semiha Karaman, kayınvalidesi E.K’ye “Sen yemekleri ısıt, ben geliyorum” diyerek evden ayrıldı. E.K, eve dönmeyen ve kendisinden haber alamadığı Semiha Karaman’ı aramaya çıktı.

Karaman’ı yakındaki bir inşaatın bahçesinde hareketsiz bulunan E.K’nin durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibi, kadının hayatını kaybettiğini belirledi.

Yapılan incelemenin ardından Karaman’ın cansız bedeni, otopsi için hastane morguna götürüldü.

HABER MERKEZİ

#Ispartada #haber #alınamayan #kadın #inşaat #bahçesinde #ölü #bulundu

HDP ve Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi: Örgütlenme seferberliği başlatacağız

HDP  ve Yeşil Sol Parti Kadın Meclis’i yaptığı toplantının ardından sonuç bildirgesini açıkladı. Yapılan açıklamada Kadın Meclisleri olarak yeniden bir yapılanma sürecine girildiği belirtilerek, ‘Mücadele etmek dışında bir seçeneğimiz yoktur’ denildi 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) seçimlerin ardından seri toplantılarını başlattı. Pazartesi günü Kadın Meclisi toplantısı gerçekleştirilerek oluşan tabloya ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası ele alındı. Toplantının ardından Kadın Meclis’i bugün sonuç bildirgesini açıkladı. Bildirgede mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği ve yol haritasında halka ve yerele dönüleceğine işaret edildi.

‘Tartışmanın başlangıcını bu toplantımızla yaptık’

Kadın özgürlük ve eşitlik mücadelesini savunma kararlılığıyla yeniden yapılanma sürecinin tartışıldığı belirtilen bildirgede, “tartışmanın başlangıcını bu toplantımızla yaptık” denildi. Bildirgede, “HDP ve Yeşil Sol Parti Kadın Meclisleri olarak, 14 ve 28 Mayıs seçim süreci ve sonuçları üzerinden değerlendirmelerimizi, eksik kaldığımız taraflarımızı, hatalarımızı, sorunlarımızı sorguladığımız ve çıkış yolu aradığımız toplantımızı gerçekleştirdik” ifadelerine yer verildi.

Toplantı sonuç bildirgesinin devamı şu şekilde:

“Seçim sürecinde kadın özgürlükçü paradigmamızın getireceği değişimden korkan iktidar ve ittifakları kadınlara yönelik saldırılarını büyütmüş ve kazanımlarımızı pazarlık konusu yapmıştır. Bizler, seçim örgütleme çalışmalarımızda kadın düşmanı ittifakların ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, nefret söylemleriyle mücadele etmeyi her koşulda sorumluluk olarak ele aldık. Bu yüzden kadın özgürlük mücadelemize yönelik yargı ve gözaltı şiddeti seçim sürecinde de aratarak devam etti.

Buldan şahsında kadınlar hedef alındı

Seçimlerde ve sonrasında, kadın özgürlükçü paradigmayı esas alan partimizin fikriyatına yönelik oluşturulan her türlü saldırı, kadın mücadelemizin fikriyatına dönük bir saldırıdır. Kürt kadın mücadelesinin büyük bedeller ödeyerek elde ettiği kazanımlarına kayyım atayan, gözaltı ve tutuklamalarla mücadelemizi sindirmeye çalışan kadın düşmanı faşist iktidarın hedefini biliyoruz. Hedeflenen kadın özgürlük mücadelemizdir, büyüyen kadın dayanışması ve örgütlülüğüdür.

İktidarın dijital medya aracılığıyla Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan şahsında kadınların demokratik siyasette yer almasına da saldırıdır. Elbette ki bizler her türlü eleştiriye açık ve özeleştiri verilmesi gereken hususlarda özeleştiriyi verecek sorumlulukta olan bir partiyiz. Ancak ortaya atılan ve haddini aşan “eleştiri” adı altında kadın siyasetimizi itibarsızlaştıran her türlü iktidar oyunlarına da geçit vermedik, vermeyeceğiz. Bunun kadın özgürlükçü paradigmamıza yönelik bir saldırı olduğunu tüm kadınlar bilmektedir. Bu yöntemlerle ne kadın siyasetimizi durdurabilirsiniz ne de kadın mücadelemizin kazanımlarını geriye götürebilirsiniz.
Cezaevlerinden sokaklara kadın dayanışmasını büyüteceğiz

Kürt sorununun demokratik çözümü yerine savaşa dayalı politikalar kadın düşmanı politikaları yeniden üreterek derinleştirmektedir. İmralı’da mutlak tecrit devam ettikçe hepimiz biliyoruz ki iktidar kadınlara ve kazanımlarına saldırmaya devam edecektir. O yüzden savaşa karşı onurlu barış politikaları için tecritin kalkması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.

Biliyoruz ki, mücadele hattımız ve fikriyatımız cezaevlerinde kadın yoldaşlarımız şahsında rehin alınmak istenmektedir. Bizler her koşulda cezaevindeki siyasi tutsakların özgürlüğü için mücadeleyi yükselteceğiz. Kadın Meclisimiz yeniden yapılanma hattıyla cezaevlerinden sokaklara kadın dayanışmasını büyütecektir.

Örgütlenme seferberliği başlatacağız

Emeğimizle bugünlere geldik. Tarihsel olan kadın mücadelesinin kararlılığını seçim sonuçlarına asla indirgemeyeceğiz. Seçim sürecine yönelik kadın beyannamemizin içeriğini kadın hareketlerinin ve Kürt kadın mücadelesinin birikimlerini esas alarak kolektif bir şekilde hazırladık. Kadın hareketlerinin ortak mücadelesini seçim sürecinde de çalışmalarımıza yansıtma kararı aldık. Ancak seçim bildirgemizin içeriğine denk olacak bir çalışma bütünlüğünü sağlayamadığımızı tespit ettik. Bildirgemizde yer almasına rağmen temsiliyetlerini sağlayamadığımız engelli kadınlar, cinsel kimlikler, inançlar ve halklar gibi çoğulculuğu sağlayacak bir temsiliyeti siyaset olarak sağlayamadık. Yaşadığımız eksiklik bizler için kabul edilebilir değildir. Bizler, HDP ve Yeşil Sol Parti Kadın Meclisleri olarak yeniden bir yapılanma sürecine giriyoruz. Yerellerde başlatacağımız kadın toplantılarımızla mücadele hattını kararlılıkla ortaya koyacağız. Bir yandan eksikliklerimizi tamamlayacağız bir yandan yeniden yapılanmayla bütün kadınlara ulaşacak bir örgütlenme seferberliği başlatacağız. Bu süreçteki özeleştirimizi daha çok çalışarak ve mücadeleyi büyüterek sağlayacağız.

Bizler bir meclisten daha fazlayız, her yerdeyiz

Bizler seçim sonuçlarına göre mücadelemizin haklılığını ölçmeyiz. Kaybeden kadınlar olmadığı gibi kazanan da tek adam rejimi ve kadın düşmanı ittifak değildir. Kazanımlarımızdan da gasp edilen haklarımızı geri almaktan da vazgeçmeyeceğiz. Bu dönem parlamento daha erkek egemen bir biçim almıştır. Ancak bizler bir meclisten daha fazlayız. Temsiliyeti sokaklardan meclise taşıyanlarız. Yaşamın her alanındayız. Otoriter rejim kendini tahkim etme konusunda yeni bir evreye girmiştir. Başta kadın hareketleri olmak üzere bütün mücadele dinamikleri yeni döneme göre yeniden yapılanma içine girecektir. Giderek yükselen erkek egemen politikalar karşısında hem toplumsal yaşamda hem partimizde hem de parlamentoda daha güçlü bir mücadele hattını yürüteceğiz. Bizler bu süreci her kurulumuzda, yerelde tartışmaya ve yol almaya hazırlanıyoruz. Hiç kimse bizleri itmeye çalıştıkları umutsuzluğa düşmesin. İyi ki örgütlü kadın mücadelemiz var. Kadın dayanışması ve mücadelesi var. Mecliste de sokakta da kadın düşmanlarına geçit vermeyecek olan biz kadınlar buradayız.

Mücadele etmek dışında bir seçeneğimiz yoktur

Bütün kadınlara çağrımızdır. Bizler kimliklerimizle, inançlarımızla, dillerimizle, emeklerimizle tüm farklılıklarımızla birlikte kadın dayanışmasını büyüteceğiz. Mücadele etmek dışında bir seçeneğimiz yoktur. Mücadeleyi ve örgütlenmeyi güçlendirerek kendimizi savunacağız, çoğalacağız, birlikte inşa edeceğiz. Tüm baskılara rağmen seçimlerde emek harcayan, değişimde ısrar eden ve mücadelemizi yükselten kadınlara teşekkür ediyoruz. Gelecek, istediğimiz renklerle boyanmak üzere hala bizimdir.”

Kaynak: JINNEWS

#HDP #Yeşil #Sol #Parti #Kadın #Meclisi #Örgütlenme #seferberliği #başlatacağız

Seçim kutlamalarında ağır yaralanan çocuğun durumu kritik

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları sonrasında yapılan kutlamalarda Riha’da sıkılan kurşunların başına Kübra Çoban adlı çocuk yaşam mücadelesi verirken, aile tepkili. Çocuğun ağabeyi Cuma Çoban, 14 Mayıs kutlamalarında toplanan silahların neden geri verildiğini sordu

28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AKP’li Tayyip Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesi ardından Riha’da (Urfa) yapılan ve silahların kullanıldığı kutlamalarda başına mermi isabet eden 14 yaşındaki Kübra Çoban, yaşam mücadelesi veriyor. Eyyübiye ilçesine bağlı Eyyüpnebi Mahallesi’nde 28 Mayıs akşam saatlerinde yapılan kutlamada yaralanan Çoban, hastaneye kaldırıldı. Urfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Çoban, yoğun bakımda tutuluyor.

Bu olayların olacağı tahmin ediliyordu

Olayların seçim sonuçlarının açıklanmaya başlanmasıyla başladığını belirten ağabeyi Çoban’ın ağabeyi Cuma Çoban, “Bir anda silahlar patlamaya başladı. Herkes evine kaçışmaya başladı. Benin kızım da bakkalda bulunan Kübra’ya seslenerek, ‘Kübra içeriye gel’ diye seslendi. Kübra’da, ‘ne oluyor’ diye yukarıya baktı. Tam o sırada başına kurşun isabet etti” dedi. Olaya dair soruşturma başlatıldığını ve kendilerinin ifadelerinin alındığını aktaran Çoban, “Devlet, o dakikalarda bir önlem alabilirdi. Bu magandaların önü kesilebilirdi. Devlet, o kadar silahın sıkılacağını biliyordu. Çünkü 14 Mayıs’ta da aynı kutlamalar yapıldı ve yine silahlar patladı. 28 Mayıs’ta da aynı şeyin yapılacağını biliyordu. Neden önlem almadılar? 14 Mayıs’ta o kadar silah toplandı ama silahlar tekrar geri verildi. Neden?” diye sordu.

Bu magandalığın önü kesilsin

Kardeşinin durumunun kritik olduğunu ve yoğun bakımda tutulduğunu belirten Çoban, “Bizim yüreğimiz yandı, başka kimsenin yüreği yanmasın. Böyle olaylar bir daha yaşanmasın. Bu magandalıkların önü kesilsin. Bu tarz kutlamalar yapılmasın” dedi.

Kutlamalarda Riha’da 5 kişinin vurulduğu belirtilirken, bunlardan 14 yaşındaki Emirhan Gergil’de 1 Haziran tarihinde tedavi edildiği hastanede hayatını kaybetmişti.

Haber: Ömer Akın – Mahmut Altıntaş / MA 

#Seçim #kutlamalarında #ağır #yaralanan #çocuğun #durumu #kritik

Suruç Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin aileleri hakim karşısına çıktı

Pirsus’ta katledilen yakınlarının faillerinin bulunmaması nedeniyle mahkemeye tepki gösteren aileler hakkında davanın duruşması görüldü

Riha’nın (Urfa) Pirsus (Suruç) İlçesi Amara Kültür Merkezi’nde Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğünde toplanan gençlere yönelik düzenlenen canlı bomba saldırısında hayatını kaybeden 33 kişi hakkında görülen davanın 21’inci duruşmasında mahkemeye tepki gösteren 9 kişi hakkında açılan davanın 3’üncü duruşması görüldü.

Ek süre talep ettiler

Duruşma yargılanan kişilerin ifadelerinin daha önce farklı tarihlerde talimat ile alınmasından kaynaklı dosyaya kaydedilmesi ile başladı. Avukatlardan Ayşe Şehriban Demirel, eldeki suça konu dosyanın, heyet halinde görev yapan mahkemeye hakaret suçlaması ile açılan bir dosya olduğunu belirterek, “Dosyanın detaylı incelenmesi ve tüm yargılananların savunmaları tamamlandıktan sonra esasa ilişkin beyan ve savunmalarımızı yapmak isteriz, tarafımıza süre verilsin” diye konuştu.

Duruşma 2024’e ertelendi

Ardından dosya savcısı, dosyada bulunan eksiklerin giderilmesini talep etti. Taleplerin ardından kararı açıklayan mahkeme, Marmara Kapalı Cezaevinde tutulan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü’nün bir sonraki duruşmada SEGBİS ile duruşmaya katılması için müzekkere yazılmasına, Urfa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesinde katliama dair görülen 21’inci duruşmasına katılanların savunma kayıtlarını CD şeklinde dosyaya gönderilmesine karar vererek bir sonraki duruşmanın tarihini 7 Şubat 2024 olarak belirledi.

RIHA

#Suruç #Katliamında #hayatını #kaybedenlerin #aileleri #hakim #karşısına #çıktı

Tutuklu gazetecinin gözünden cezaevi : Çekpas sapı bilmecesi

DFG Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu  cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini ‘Çekpas sapı  bilmecesi’ yazısıyla tutukluların mücadelesi ve idarenin tutumuna dikkat çekti

Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınarak, 3 Nisan Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde tutuklanan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu, tutulduğu Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tanıklık ettiği hak ihlallerini, “Çekpas sapı bilmecesi” başlıklı yazısıyla kaleme aldı. Müftüoğlu, yazısında  ayrıca aynı cezaevinde tutuklu bulunan Nuriye Adet’in yaşadığı sağlık sorunları karşısında idarenin tutumuna dikkat çekti.

‘Baştan sona hukuksuzluk’

Müftüoğlu’nun yazısı şöyle: “Sistemler, iktidarlar, toplumsal düzeni, birlikte yaşamı sağlayabilmek adı altında yasalar oluşturuyorlar. Baştan sona hukuksuzluk olduğu açık olan günümüzdeki sisteme göre iktidarın karşısında söz söyleyen partiye geçen herkes ‘suçlu’ olarak kabul ediliyor. Tabi günümüzde de bu durum daha da kangrenleştiğini, herkesin yani iktidarın söylediğini tekrar etmeyen de ‘suçlu’ olarak görülüyor. Tüm bunlar da topluma kanıksanıyor. Bu kadar ‘suçlu’yu ‘ıslah’ etmek için de her kente yeni cezaevleri inşa ediliyor.

 ‘Özel uygulamalarla işkence ediliyor’

Tabi bununla da yetinmeyip cezaevleri kampüse dönüştürülüyor. Alfabenin neredeyse her harfini alan tiplerde inşa edilen cezaevlerinde her bir tutukluya ayrı ‘özel’ uygulamalarla işkence ediliyor. Kentlerin dışına inşa edilen bu cezaevlerinde dünya ile bağlantı tümden sıfırlamak, insanları yalnız, bir başına, dünyadan kopuk hissettirmek ilk adımlardan biri oluyor. Resmi araçların sesi ve sirenler dışında dışarıdan bir ses duymanız mümkün değil. Köpek hırlaması, kedi miyavlaması, tavuk gıdıklaması, televizyonda olmasa muhtemelen unutacağınız bir şey olacak. Tabi özgürlük tutkunu kuşlar kanatlarıyla dünyanın aslında güzel bir yer olduğunu, özgürlüğün bir kanat çırpışı kadar yakın olduğu umudunu taşıyor. Her ötüşleriyle size baharın, özgürlüğün mücadelesini anlatıyor gibiler. Sizi hapsederek ‘öldürmeye’ niyetli olan iktidar karşısında sizin de aklınızı, ruhunuzu ve bedeninizi korumak için özel bir çaba içerisine girmeniz gerekiyor.

‘Amaç dışı kullanım’

Her şeyden izole edilen, beton ve demirle kaplı ve üzeri tel örgüyle çevrili bu alanda sağlığınızı korumanız zor olsa da bunun için özel çaba göstermeniz gerekiyor. Temizlik bu anlamda ciddi ve büyük önem taşıyor. Bunun için kantinden parasını ödeyerek temizlik malzemesi, fırça ve çekpas almanız gerekiyor. Tabi çekpas ve fırça alınırken, bunların sapı ikiye bölünerek size satılıyor. Kısa çekpas sapının satılmasının amacı ise, ‘amaç dışı kullanımı’ engellemek. Tam da bu noktada bir türlü kimsenin anlamadığı amaç dışı kullanımın ne anlama geldiğini, ne ifade edeceğini biraz da sizin düşünmenizi isterim. Biz bir türlü bir yanıt bulamadık. Koğuş arkadaşlarımın büyük bölümü cezaevi sürecinde boyun ve bel fıtığı olmuş. Yeni cezaevlerinin sağlam insanı hasta ettiğini birebir gözlerimle de görmüş oldum. Boyun ağrısı ile revire, ardından hastaneye giden koğuş arkadaşım Nuriye Adet’e de doktor tarafından geçtiğimiz aylarda boyun düzleşmesi teşhisi konulmuş. Doktor ilaç ve egzersizlerin yanı sıra ağrının artmasını sağlayacak kimi hareketlerden kaçınması gerektiğini belirtiyor. Nedir bu hareketler, boynunu zedeleyecek düzeyde eğilmemek. Bunun önüne geçmek için de ya temizlikten vazgeçmeniz ya da idareyi uzun çek pas sapı vermesi için ikna etmeniz gerekiyor. Temizlikten vazgeçme ihtimali olmadığından, idareyi ikna etmeniz için dilekçeyle uzun çekpas sapı talep edilir. Ancak gelen sap yine idare tarafından kırılmıştır. Nedeni sorulduğunda ise bunun için bir doktor raporu verilmesi gerektiği söylenir. Tabi burada her talep için dilekçe yazmanız istenir, ancak buna verilen yanıt sözlüdür. Hukuken bu duruma itiraz etmenizin yolunu da kapatmış oluyor.

‘Çekpas sapı için rapor yazılması’

Bunun üzerine koğuş arkadaşım Nuriye Adet, bir işkenceye dönüşse de bir kez daha doktor yolunu tutuyor. Uzun çekpas sapı verilmesi için rapor yazılmasını talep ediyor. Doktor ise çekpas sapı bir medikal malzeme olmadığı için buna dair bir rapor yazılmayacağını, idarenin teşhise bakarak böyle bir karar vermesi gerektiğini belirtiyor. Bu durum üzerine bir daha dilekçe yazan Nuriyet Adet’e, bir kez daha sözlü olarak ret yanıtı veriliyor. Aylarca giden gelen bu tablodan sonuç çıkarılmış değil. Okurlar, çekpas sapının amaç dışı kullanımı noktasında düşünürken, tabipler ise çekpas sapını alabilmek için nasıl bir rapor hazırlanabileceğini düşünebilir.”

ANKARA

 

 

#Tutuklu #gazetecinin #gözünden #cezaevi #Çekpas #sapı #bilmecesi

AKP’li belediyeden itiraf: Ermeni mezarlığının üstüne TOKİ konutları

Wan’ın Edremit Belediyesi’nin internet sitesinde, Ermenilere ait mezarlıkların üzerine TOKİ konutları ve yollar yapılarak yok edildiği yazıldı

Wan’ın Artemêt (Edremit) ilçesinde bulunan Ermenilere ait mezarlığının bir kısmının üzerine TOKİ, diğer bölümünün üzerine ise yol yapıldığı için yok edildiği ortaya çıktı. 2019 yerel seçimde seçilen HDP’li Eşbaşkan KHK’li olduğu gerekçesiyle mazbatası AKP’li adaya verilen Artemêt Belediyesi’nin resmi internet sayfasında, Ermenilere ait mezarlığın nasıl yok edildiğine dair bir yazı yer aldı. Belediyenin  “İlçenin Nüfusu” bölümündeki yazısında şu ifadeler yer aldı: “Kızkalesi olarak adlandırılan kaya bloğunun güneyinde küçük bir şapel bulunur. Şapelin kuş uçumu 400 metre kadar doğusundaki büyük Ermeni Mezarlığı 2005 yılında yapılan TOKİ konutları, geri kalanlar ise 2012 yılında açılan yeni yol çalışmaları esnasında yok olmuştur.”

Yine 2017 yılında dönemin kayyumu tarafından Xorkum (Dilkaya) Mahallesi’nde bulunan tarihi Xorkum Höyüğü’ne ve Ermeni Mezarlığı üzerine tuvalet ve soyunma kabinleri yaptırılmıştı. Bu tarihi bölgedeki halk plajı, 23 Temmuz’da Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyım Vali Murat Zorluoğlu ve Artemêt Belediyesi’ne atanan kayyım Atıf Çiçekli’nin katılımıyla açılmıştı.

Kaynak:MA

#AKPli #belediyeden #itiraf #Ermeni #mezarlığının #üstüne #TOKİ #konutları

Polisler emlak ofisini arayıp öğrencilerin ev kiralamasını engelledi

Antalya’da polislerin ev sahibini tehdit etmesi üzerine emlak ofisi, ev kiraladığı Kürt öğrencilerle sözleşmeyi iptal etti. öğrenciler suç duyurusunda bulunacak

Antalya Emniyeti, Akdeniz Üniversitesi’nde eğitim gören Kürt öğrencilerin ev kiraladığı emlak ofisi sahibini arayarak, ev vermemesi yönünde tehditlerde bulundu.

Üniversite öğrencilerinden Botan A. ve B.Y., Kepez ilçesine bağlı Ahlatlı Mahallesi’nde buldukları bir evi kiralamak için sözleşme imzaladı. 3 saat sonra kendilerini arayan emlak ofisi sahibi, Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı TEM polisleri tarafından aranarak tehdit edildiğini bildirdi.

MA’dan Dilan Akyol’un haberine göre emlak ofisi sahibi, polis tehdidi üzerine sözleşmeyi iptal etti. Öğrenciler, yaşadıkları mağduriyet ile ilgili suç duyurunda bulunacaklarını söyledi.

Bunlar terörist dediler

Öğrencilerden Botan A., barınma hakkının gasp edildiğini belirterek, yaşananları şöyle anlattı: “Evi tuttuktan sonra ücreti verip sözleşmeyi imzaladık. Eve giderken emlakçı beni aradı ve kendisini TEM’den Hakan adında bir polisin aradığını söyledi. Emlakçı, polisin kendisini ‘Bunlar terörist, bunlara ev vermeyin’ şeklinde tehdit ettiğini söyledi. Daha sonra emlakçı bizi arayıp, evi vermekten vazgeçtiğini söyledi. Kalan paramı geri veren emlakçı, ev için harcadığımız temizlik malzemeleri ve eşyalar için tuttuğumuz nakliye ücretini karşılamadı.”

2 yıldır takip ediliyoruz

Botan A., polislerin daha önce kaldıkları evin sahibi ve komşularına kendileriyle ilgili asılsız iddialarda bulunduğunu aktararak, baskılar nedeniyle evi boşaltarak ayrılmak zorunda kaldıklarını söyledi. Botan A., “Polisler, bulduğumuz her evde bizden sonra ev sahipleriyle yada emlakçıyla irtibat kurup, bizi kötülüyorlar. 2 yıldır bu sorunlarla karşı karşıyayız. Barınmamıza dahi engel oluyorlar. Okulda dahi sürekli takipteyiz, iletişim kurduğumuz her öğrencinin yanına gidip, bizim ‘terörist’ olduğumuzu söyleyerek, bizimle konuşmamaları yönünde baskı kuruyorlar” dedi.

Hakkımızı arayacağız

Irkçı bir grubun saldırısına uğradıkları 22 Şubat 2022’de gözaltına alındıklarını ve haklarında soruşturma başlatıldığını ifade eden Botan A., “Bu konuya dair İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvuruda bulunacağız. Bizleri bunlarla korkutup, sindirmeye çalışıyorlar. Fakat bu haksızlığa karşı her zaman hakkımızı arayacağız, mücadelemize devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

ANTALYA

#Polisler #emlak #ofisini #arayıp #öğrencilerin #kiralamasını #engelledi

HDP MYK üyesi Özcan: Kongreye giderken herkesin önerilerinden faydalanacağız

Kadınca bir eleştiri-özeleştiri mekanizması işleterek, büyük kongreye gidileceğini söyleyen HDP MYK üyesi Sultan Özcan, ‘Parti mekanizmalarımızla konuşan, gidip halkı dinleyen, herkesin önerilerinden faydalanacağız’ dedi

Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Partisi), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları ve Eş Sözcüleri, hem 14 Mayıs hem de 28 Mayıs seçim sonuçlarını değerlendirmek üzere 30 Mayıs’ta bir araya geldi. Yeşil Sol Parti ve HDP kurularının bir araya geldiği toplantılarla devam eden toplantılar, halkın katılımıyla buluşmalar ve konferanslarla devam edecek, halkın nihai kararıyla kongreye tamamlanacak. Bu kapsamda 5 Haziran’da da Yeşil Sol Parti ve HDP Kadın Meclisleri toplandı.

HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Sultan Özcan, başlatılan süreç ve bu süreçlerde kadınlar açısından izlenecek yol ve yöntemlere ilişkin Mezopotamya Ajansı’ndan Yüsra Batıhan’a değerlendirmelerde bulundu.

‘Kadınca eleştiri-özeleştiri ile büyük kongreye gideceğiz’

Toplantılarının temel gündemlerinin seçim sonuçlarının değerlendirmesi olduğunu belirten Özcan, “Kadınca bir eleştiri-özeleştiri mekanizması işleterek, büyük kongreye gideceğiz. Bu süreçte halkımızla, kadın yapılarıyla, çeşitli öznelerle birlikte bu süreci değerlendirip, nerede tıkandık, nerede eksikliklerimiz oldu üzerine tartışacağız. Buna dönük siyasal ve örgütsel bir yenilenmeyle güçlenerek önümüzdeki dönemi karşılayacağız. Hem parlamentoda hem sokakta hem de hayatın her alanında bu ırkçı, tekçi, kendini milliyetçilikle güncelleyen ittifakın karşısında, toplumsal muhalefeti, yüzde 48’e varan bir hayır cephesini de gören bir yerde mücadele haritamızı çizeceğiz” diye konuştu.

‘Önerilerinden faydalanacağız’

Kongreye giden süreçte kadınların yaşam alanlarında olacaklarını ifade eden Özcan, şunları söyledi: “Ev emekçisi kadından tarım emekçisi kadına kadar bize eleştirisi, uyarısı, katkısı olabilecek bütün toplumsal kesimlerle sadece parti binalarına sıkışarak değil, parti mekanizmalarımızla konuşan, gidip halkı dinleyen, herkesin önerilerinden faydalanacağız. Tekrar yenilenmiş olarak, mücadele dönemini önemli dersler almış, halktan beslenmiş, halka öz eleştirisini vermiş olarak, büyük bir kongre ile taçlandırmayı hedefliyoruz. Ama parti binalarına sıkışan bir yaklaşımla değil, örgütümüzün ana iskeletiyle sahici, ortak soruları soran ve ortak yanıtları arayan bir metodoloji izlemeyi düşünüyoruz” diye belirtti.

Kadın özgürlükçü mücadele

İçinde derinliği, felsefesi ve hayata bakışı olan kurucu bir irade olan “Jin jiyan azadî” fikriyatıyla yeni dönemi karşılayacaklarını vurgulayan Özcan, “Kadınlar, dünyanın çeşitli yerlerinde yükselen bir muhalefet ve direnişle hem haklarını hem hayatlarını savunuyor. ‘Jin jiyan azadî’ felsefesini kazanımlarına sahip çıkarak, bu yüzyılın ihtiyaçlarına göre yeni yaşamı kuracak bir çerçeve olarak görüyoruz. Yeryüzünün otoriter rejimlerine karşı kadın özgürlükçü, eşitlikçi bir mücadele alanın izleri görülüyor. Bunun büyüyeceğini biliyoruz. Biz de bunu büyütmeye adayız” ifadelerinde bulundu.

‘Neşemizle, öfkemizle önümüzdeki dönemi örgütlemeye…’

İranlı yazar Füruğ Füruzat’ın “İçim Acıyor Bahçeye” şiirinden, “Ben yüreğini yitirmiş bu zamandan korkuyorum” dizesini hatırlatan Özcan, “Biz duygusunu yitirmiş siyasetten korkuyoruz. O nedenle duygumuzla, neşemizle, öfkemizle birlikte önümüzdeki dönemi örgütleme kararlılığımız bana umut verdi. Hepimiz birbirimizden güç aldık” dedi.

HABER MERKEZİ

#HDP #MYK #üyesi #Özcan #Kongreye #giderken #herkesin #önerilerinden #faydalanacağız

Cizîr’de intihar ettiği belirtilen genç hayatını kaybetti

Cizîr ilçesine bağlı Ernebat köyünde intihar ettiği belirtilen genç hayatını kaybetti

Şirnex’in ( Şırnak) Cizîr (Cizre) ilçesine bağlı Ernebat köyünde intihar ettiği belirtilen Abdulkerim Kasırga isimli genç hayatını kaybetti. Alınan bilgilere göre, ailesi sabah saatlerinde evlerinin önündeki tandırın yanında Kasırga’nın cansız bedeniyle karşılaştı. Bunun üzerine haber verilen sağlık ekipleri, olay yerine geldi. Kasırga’nın cansız bedeni, Cizre Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Yapılan otopsi işlemlerinin ardından Kasırga’nın cenazesi Ernebat köyünde toprağa verildi.

ŞİRNEX

#Cizîrde #intihar #ettiği #belirtilen #genç #hayatını #kaybetti