Ana Sayfa Blog Sayfa 343

‘Palu ailesi’ davası ertelendi

‘Palu ailesi’ olarak bilinen davada 1’i tutuklu 6 sanığın yargılanmasına devam edildi. Sanık Tuncer Ustael’in tutukluluk halinin devamını kararlaştıran mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi

Kocaeli’de 15 yıl önce kaybolan Meryem Tahnal’ın kızı Melike Tahnal’ın Sakarya’da öldürüldüğü iddiasına ilişkin, kamuoyunda “Palu ailesi” olarak bilinen davada 1’i tutuklu 6 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, Melike Tahnal’ın eniştesi tutuklu sanık Tuncer Ustael, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ve sanık avukatları duruşmada hazır bulundu.
Gelen belgelerin zapta geçirilmesinin ardından cumhuriyet savcısı, celse arasında esas hakkındaki mütalaasını sunacağını belirterek, sanığın tutukluluk halinin devamını istedi. Söz alan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasını talep etti.
Söz verilen sanık Ustael, önceki savunmalarını tekrar ettiğini ve üzerine atılı suçu kabul etmediğini beyan etti. Ustael’in tutukluluk halinin devamını, esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyanın cumhuriyet savcısına gönderilmesini, mütalaa sunulduğunda sanık ve avukatlarına savunma yapmaları için süre verilmesini kararlaştıran heyet, duruşmayı erteledi.

Ne olmuştu?

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaşayan Meryem Tahnal 2008, kızı Melike Tahnal da 2009’da kaybolmuş, çalışma başlatan polis ekipleri bulguya ulaşamamıştı. Kocaeli ve Sakarya’da yapılan kazılarda da bulguya rastlanılmaması üzerine çalışmalar durdurulmuştu.

Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Meryem Tahnal’ın öldürülmesine ilişkin başlayan yargılama sonunda sanık Tuncer Ustael, “canavarca hisle veya eziyet çektirerek ve üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı” kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet ile “hürriyeti yoksun kılma” suçundan 4 yıl, “kredi kartının kötüye kullanılması” suçundan 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Sanık Emine Ustael “kasten öldürmeye yardım etme” suçundan 12 yıl 6 ay, Havva, İsa ve Ayşe Palu ise “kasten öldürmeye yardım etme” ve “hürriyetin kısıtlanması” suçlarından 14 yıl 2’şer ay hapse mahkum edilmişti. Fatih Palu’ya da olay tarihinde yaşı küçük olduğu için 8 yıl 4 ay hapis cezası verilmişti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını 30 Mart’ta bozarak, Ayşe ve İsa Palu ile Emine Ustael’in tahliyesine karar vermişti.

İddianame

Melike Tahnal’ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanık Tuncer Ustael hakkında “bilinçli taksirle öldürme” suçundan 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar ve “usulsüz ölü gömülmesi” suçundan 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Emine Ustael, Hava ve Ayşe Palu’nun da “usulsüz ölü gömülmesi” suçundan 6 aya kadar hapsi talep ediliyor.

Sanıklar Tuncer ve Emine Ustael, Hava ve Ayşe ile İsa ve Fatih Palu hakkında Melike Tahnal’ın öldürülmesine ilişkin “çocuğu kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle aynı mahkemede açılan ikinci dava, bu dosyayla birleştirilmişti.

İkinci davanın iddianamesinde ayrıca sanık Tuncer Ustael hakkında “çocuğun cinsel istismarı” suçundan en az 15 yıl hapis cezası isteniyor.

HABER MERKEZİ

#Palu #ailesi #davası #ertelendi

Irak’ta kuraklığın nedeni petrol

2009’dan bu yana Irak’ta faaliyet yürüten İtalyan şirketi Eni, petrol sahalarına su pompalamak için inşa ettiği baraj nedeniyle çiftçiler suya erişemez hale geldi

Irak’ın güneyin ülkenin en büyük petrol sahası olmasının yanı sıra tarım ekonomisinin de geliştiği bir bölge. Ancak özellikle Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından artan petrol fiyatları nedeniyle bölgede petrol üretiminin arttırılması sonucunda ciddi bir kirlilik oluştu. Bu kirliliğin kuraklık üzerinde etkili olduğu düşünülüyor. Uzmanlara göre, Irak’ın güneyindeki kuraklık halihazırda binlerce kişinin göç etmesine neden oldu. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından iklim krizine karşı en kırılgan ülkeler listesinde beşinci sırada gösterilen Irak’ta ülkeyi besleyen sulak alanlar artık çamurlu kanallara dönüşmüş durumda. 2009’dan bu yana Irak’ta faaliyet yürüten İtalyan şirketi Eni, petrol sahalarına su pompalamak için inşa ettiği baraj nedeniyle çiftçiler suya erişemez hale geldi. Eni’nin dışına BP ve ExxonMobil tarafından kullanılan başka bir tesis ise bölgedeki suyun yüzde 25’ini tek başına tüketiyor.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Irakta #kuraklığın #nedeni #petrol

Yusuf Ziya Gümüşel’den ifade alan savcı hakkında suç duyurusu

Yusuf Ziya Gümüşel’in, istismar davasına ilişkin kızının ifadesini alan savcı ve psikolog hakkında ‘yönlendirme’ iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı

İsmailağa cemaatine bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki kızı H.K.G.’yi, 29 yaşındaki Kadir İstekli ile dini nikahla evlendirmesi ve H.K.G’nin cinsel istismara maruz kalmasına ilişkin yargılandığı dava dün görüldü.

 İstismar davası ertelendi

Dava 17 Temmuz’a ertelenirken Habertürk’ten Ceylan Sever’in haberine göre, Yusuf Ziya Gümüşel’in, kızının ifadesini alan savcı ve psikolog hakkında yönlendirme iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı.

Savcının dosyası HSK’ye, psikoloğun dosyası ise memur suçlarına gönderildi.

HABER MERKEZİ

 

#Yusuf #Ziya #Gümüşelden #ifade #alan #savcı #hakkında #suç #duyurusu

AKP ve MHP’nin adayı Numan Kurtulmuş

AKP ve MHP, Meclis Başkanlığı’na Numan Kurtulmuş’u aday gösterdi. Kurtulmuş, dilekçe verdikten sonra ‘Meclisi zor gündemler bekliyor’ dedi

Numan Kurtulmuş, Meclis Başkan adaylığı için başvuru dilekçesini verdi. Kurtulmuş, “Bundan sonra söz Meclis’teki 600 milletvekilinindir” dedi.

AKP ve MHP’nin Meclis Başkan adayı olan Numan Kurtulmuş, başvuru dilekçesini verdi.

Başvurunun ardından açıklamalarda bulunan Numan Kurtulmuş, “Türkiye Yüzyılı vizyonunun ortaya konması için yasama, yürütme ve yargı arasındaki ayrılık ve amaç birliği ilkelerine de riayet ederek meclisi zor gündemler bekliyor” ifadelerini kullandı.

Siyasi partileri ziyaret edeceğim

Kurtulmuş, Meclis’te bulunan diğer siyasi partilere ziyaretler gerçekleştireceğini ancak bu ziyaretlerin nezaket ziyareti olacağını belirterek, “Biz siyasi partiler olarak çok farklı düşüncelere sahip olabiliriz. Farklı projelerimiz olabilir. Ancak diyalog içerisinde ortak zeminlerde bir araya gelerek bu mücadeleyi devam ettirelim. Bunun başlangıcında bir dostluk elini uzatarak da parti ziyaretleri gerçekleştireceğiz. Bu ziyaretlerin nezaket ziyaretleri olduğunu bir kez daha belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

Başkanlık seçimleri yarın

Meclis Başkanlığı için gösterilecek adaylar, 6 Haziran Salı günü saat 24.00’e kadar Geçici Başkanlık Divanı’na bildirilecek. Genel Kurulda, 7 Haziran Çarşamba günü Meclisin 30. Başkanı için seçim yapılacak. Başkan seçimi gizli oyla yapılacak. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki oyu ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu (301 oy) aranacak. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılacak. Dördüncü oylamada en fazla oy alan üye Başkan seçilecek

ANKARA

#AKP #MHPnin #adayı #Numan #Kurtulmuş

Ev baskınında anne, baba ve 6 çocuğu gözaltına alındı

Cizîr’de bir eve yapılan baskında anne, baba ve 6 çocukları gözaltına alındı

Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde birçok eve baskın düzenlendi. Sur mahallesinde aynı aileden 8 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında anne ve babanın yanı sıra 18 yaşından küçük 5 çocuğun olduğu öğrenildi. Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen aile, İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde tutuluyor.

Kaynak: MA

#baskınında #anne #baba #çocuğu #gözaltına #alındı

Bakanlıktan Kanal İstanbul için ‘çimento limanı’na ‘ÇED Olumlu’ kararı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İstanbul’un Karadeniz kıyısına Kanal İstanbul için yapılması planlanan çimento limanı projesine ‘ÇED Olumlu’ kararı verildiğini duyurdu

YD Madencilik Anonim Şirketi, 30 Aralık 2021 tarihinde, “Çiftalan Marmara Çimento Limanı” projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusu yaptı.

Bakanlık, şirkete başvurusundan bir buçuk yıl sonra, 2 Haziran 2023 tarihinde projeye dair “ÇED Olumlu” kararı verildiğini duyurdu.

ÇED dosyasında yer alan bilgilere göre limanın maliyeti 72 milyon TL olacak.

8 bin 347 metrekarelik alana yapılacak limana, 200 metre boyundaki iki gemi yanaşabilecek. Bakanlığa sunulan ilk ÇED dosyasında liman projesinin amaçları arasında Kanal İstanbul’un çimento ihtiyacına da vurgu yapıldı.

Dosyada, “İlerleyen yıllarda hızlı bir şekilde yapılması düşünülen ‘Kanal İstanbul ve kentsel dönüşüm’ projelerinin, liman projesinin bitmesinden önce başlayacağı nedeniyle yoğun çimento taleplerinin aşırı miktarda artacağı ortadadır” İfadeleri yer aldı. Ancak daha sonra bu bölümün rapordan çıkarıldığı belirtildi.

İSTANBUL

#Bakanlıktan #Kanal #İstanbul #için #çimento #limanına #ÇED #Olumlu #kararı

Akın: Tartışmaları halkımızla yürüteceğiz, altımızı oymaya çalışan tartışmalara da prim vermeyeceğiz

HDP ve Yeşil Sol Parti’nin bir araya geldiği toplantı öncesi açıklamalarda bulunan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, ‘Halkımızla, cezaevlerinde bulunan arkadaşlarımızla tartışmaları yürütmeye kararlıyız. Altımızı oymak için yürütülen tartışmalara da pirim vermeyeceğiz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM) üyeleri, seçim sonuçlarını değerlendirmek, yenilenme ve dönüşüm sürecini ele almak ve yeni mücadele hattını belirlemek üzere Dünya Ticaret Merkezi’nde bir araya geldi.

Toplantının açılışında konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, ‘önemli bir seçim sürecinin geride bırakıldığını ve seçimlerin birçok konuyu içinde barındırdığını’ vurgulayarak, “Hem seçimin sonuçları hem de bizim açımızdan yoğun bir tartışma süreci içerisine girdiğimizi birlikte götürüyoruz. Bir şeyin altını çizmek isterim, seçim sonuçları itibariyle Türkiye tarihinde görülmemiş anti demokratik, adaletsiz, hukuksuz, kuralsız bir seçim süreci ile karşı karşıya kaldık. Devletin bütün olanakları partimize karşı harekete geçirildi, partimiz ve bileşenlerimiz ağır bir saldırı altında kaldı. Biz bunların her türlü saldırganlığını, ceberut olduğunu biliyorduk, buna karşı tedbirlerimizi almaya çalıştık. Ama sonuç itibariyle ortaya koyduğumuz siyasal hedeflerimiz bakımından eksiklerimizle, zaaflarımızla yüzleşmemiz gerekir. Hedeflediğimiz gibi saray rejimini değiştirmek için elimizden geleni yapmamıza rağmen bir bütün olarak muhalefetin başarısızlığı, kendi hanemize düşen başarısızlığı kabul ediyoruz” dedi.

Güçlü bir şekilde parlamentoda yer almak istediklerini ve bu konuda ‘eksikliklerle karşı karşıya kaldıklarını’ belirten Akın, “Halkımıza şunu söylemek isterim: Türkiye’de bu kadar ağır eşitsiz ve adaletsiz seçim karşısında değişim isteyen iddiasını ortaya koyan iki kişiden birinin itiraz ettiği bir seçim gerçekleşti. Halkımızın yüzde 50’si sandıklara gitmeyenlerle birlikte daha fazlası bu rejimi değiştirmek için kararlı bir şekilde mücadele sahasında bulundu ve devam ediyor” dedi.

‘Toplumun sözcülüğünü sürdüreceğiz’

İktidarın politikalarına işaret eden Akın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda bir haftalık sonuç itibariyle değerlendirildiğinde ortaya çıktı ki, bütün iddialarınız yani saray rejiminin tek adam rejiminin yarattığı tahribatlar her şeyiyle açık açık ortaya dökülmeye başlandı. Bakanlar kurulu açıklandı, arkasından Türkiye’deki mevcut ekonominin iflas ettiği açığa çıktı ve Türkiye tarihinin görülmemiş şekilde kurun rekor düzeyde yükseldiğini açığa çıkardı. Bunların faturasını halka tahvil etmeye çalışan saray rejimine sesleniyoruz, bunu asla kabul etmeyeceğiz. Kendinizi kurtarmak için, sarayınızı kurtarmak için yürüttüğünüz talan politikası iflas etti. Bu iflasın faturasını emekçilere, halka ödettirmeyi kabul etmeyeceğiz. Bugün yürüteceğimiz tartışmalarla, Türkiye’nin özgürlüğü, eşitliği ve adaleti için, mücadeleyi daha güçlü bir şekilde yürüteceğiz, muhalefetin ve toplumun sözcülüğünü sürdüreceğiz.

‘Hiçbir şeyin üstü örtülmeyecek’

Biz bütün halkımızla, içeride dışarıda, cezaevlerinde bulunan arkadaşlarımızla birlikte bu tartışmaları kolektif olarak yürütmeye kararlıyız. Hiçbir şeyin gizli kalmasını üstünün örtülmesini istemiyoruz. Bu konuda açık bir tartışmanın yürütülmesinden yanayız ama altını çizerek şunu ifade etmek isterim. Bizim altımızı oymak için, bizi birbirimize düşürmek için yürütülen tartışmalara da pirim vermeyeceğiz. Kolektif tartışma, ortak akıl ve kurumsal yapımız konusunda bizim destekleyen desteklemeyen herkesin görüşünü almak konusunda hiçbir sorunumuz yok.”

ANKARA

#Akın #Tartışmaları #halkımızla #yürüteceğiz #altımızı #oymaya #çalışan #tartışmalara #prim #vermeyeceğiz

DEDAŞ ekipleri askerlerle birlikte halka saldırdı

Şirnex’ın Delaweqesrê köyünde elektrik sayaçlarının direklere taşınmasına izin vermeyen halka, DEDAŞ ekipleri ile askerler saldırdı

Şirnex’ın (Şırnak) Hezex (İdil) ilçesine bağlı Delaweqesrê (Oyalı) köyünde, askerler elektrik sayaçlarının direklere bağlanmasına izin vermeyen halka saldırdı.

Dicle Elektrik Dağıt Şirketi (DEDAŞ) çalışanları Delaweqesrê köyüne gelerek evlerdeki elektrik sayaçlarını direklere bağlamak istedi. Buna karşı çıkan köylülere DEDAŞ ekipleri ile birlikte zırhlı araçlarla gelen askerler saldırdı. Biber gazı ve tazyikli su ile saldıran askerlere halk tepki gösterdi.

Askerlerin hala köyde olduğu ve gerginliğin devam ettiği öğrenildi.

Kaynak: JinNews

#DEDAŞ #ekipleri #askerlerle #birlikte #halka #saldırdı

AİHM’den Demirtaş ve Yüksekdağ için ‘hak ihlali’ kararı

AİHM, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluk itirazı ile ilgili yaptığı başvuruda ‘hak ihlali’ kararı verdi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Halkların Demokratik Parti’si eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın ‘iç hukukta tutukluluklarına itiraz etmek için etkili bir yardım alamadıkları gerekçesiyle’ yaptığı başvuruda hak ihlali kararı verdi.

AİHM’in açıklamasında, Yüksekdağ ve Demirtaş’ın iç hukukta tutukluluklarına itiraz etmek için etkili bir yardım alamadıklarını gerekçesiyle başvuruda bulunduğu belirtildi.

Demirtaş ve Yüksekdağ’ın ‘özellikle cezaevi yetkililerinin avukatlarıyla yaptıkları görüşmeleri izlemelerinden ve avukatlarıyla paylaştıkları belgelere el koymalarından şikâyet ettiği’ bildirilmişti.

Euronews’un aktardığına göre söz konusu tedbirlerin darbe girişimi ardından çıkarılan kararname kapsamında uygulandığının belirtildiği açıklamada, “Başvuranlar, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fırkasına (tutukluluğun hukuka uygunluğunun hızlı bir şekilde incelenmesi hakkı) dayanmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Selahattin Demirtaş, Kasım 2016’dan beri Edirne Cezaevi’nde; Figen Yüksekdağ ise Kocaeli Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

ANKARA

#AİHMden #Demirtaş #Yüksekdağ #için #hak #ihlali #kararı

Nükleer santrali besleyen baraj vuruldu: Ukrayna ve Rusya birbirini suçladı

Ukrayna ve Rusya, Zaporijya nükleer santralini besleyen Kakhovka barajının yıkılmasından birbirlerini suçladı. Kiev yönetimi nükleer tehdit nedeniyle bölgede tahliye çağrısı yaptı

Ukrayna ordusu ülkenin güneyindeki Herson bölgesinde Rusya tarafından kontrol edilen Kakhovka hidroelektrik santrali ve barajının ‘Rusya tarafından vurulduğunu ve kısmen yıkıldığını’ açıkladı. Rus Tass haber ajansı ise Ukrayna saldırısı nedeniyle barajın yıkıldığını duyurdu.

Ukrayna ordusu Rusya tarafından barajda “çok sayıda” patlama gerçekleştirildiğini ileri sürerken Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy’in güvenlik konseyini acil toplantıya çağırdığını açıkladı.

Rusya ise Ukrayna güçlerini suçladı

Öte yandan Rus kontrolündeki Nova Kakhovka kasabasının belediye başkanı Vladimir Leontiev ise Ukrayna güçlerinin Kakhovka barajına “çok sayıda saldırı” düzenlediğini, barajın kapak vanalarını tahrip ettiklerini ve “kontrol edilemeyen bir su salınımına” neden olduklarını iddia etti. Barajın yıkılmadığını da ifade eden belediye başkanı, bunun büyük bir “şans” olduğunun altını çizdi.

Durum kritik değil denildi

Rusya tarafından kurulan Herson bölgesi yönetimine göre, baraja yakın bazı bölgelerde su seviyesinde artış kaydedildi, ancak durum kritik hale gelmedi.

Herson Bölge Hükümeti Başkanı Andrei Alekseyenko, “Gerekirse baraj yakınındaki köylerde yaşayanları tahliye etmeye hazırız” dedi ve hayatlarının tehlikede olmadığını vurgulayarak onları “paniğe kapılmamaya” çağırdı.

Baraj üzerine tartışmalar yeni değil

Ukrayna’daki Rusya saldırısının başlangıcında ele geçirilen Kakhovka barajı, Moskova’nın 2014 yılında ilhak ettiği Kırım yarımadasına ve Rusya kontrolündeki Zaporijya nükleer santraline su sağlıyor.

Sovyet döneminde, 1956’da Dinyeper nehri üzerindeki 6 barajdan biri olan yapı kısmen beton ve topraktan inşa edilmiş.

Rusya’nın kontrolündeki baraj, Ukrayna’da türünün en büyük altyapılarından biri olma özelliğine de sahip.

Ukraynalı yetkililer daha önce barajın çökmesi halinde 18 milyon metreküp suyun açığa çıkarak Herson’u ve yüz binlerce insanın yaşadığı onlarca başka bölgeyi sular altında bırakabileceği ve Rus işgali altındaki Zaporijya nükleer santralinde erime tehlikesi yaratabileceği uyarısında bulunmuştu.

DIŞ HABERLER

#Nükleer #santrali #besleyen #baraj #vuruldu #Ukrayna #Rusya #birbirini #suçladı