Ana Sayfa Blog Sayfa 346

İHD’den seçim gözlem raporu : Partilerin çalışmaları engellendi, baskı uygulandı

İHD 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimlere dair yayınladığı gözlem raporunda, seçimlerin baskı ortamında yapıldığını belirterek, ‘Seçimlerin adil bir biçimde gerçekleşmesi için başta YSK olmak üzere tüm kamu yetkilileri görevlerini insan hakları standartlarına uygun biçimde yapmaya çağırıyoruz’ denildi

İnsan Hakları Derneği (İHD) 14 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi ile 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı 2’inci Tur Seçimi sırasında ve sonrasında yapılan gözlem ve değerlendirmelerini içeren raporunu paylaştı.

Kurumlara çağrı

İHD raporunda seçimlerde birçok hak ihlali yaşandığı vurgulanarak, “Seçimlerin adil bir biçimde gerçekleşmesi için başta YSK olmak üzere tüm kamu yetkilileri görevlerini insan hakları standartlarına uygun biçimde yapmaya çağırıyoruz” ifadeleri yer aldı.

Seçimlerin adil ve güvenli bir biçimde yapılması için yurttaşların, adayların ve siyasi partilerin özgür bir biçimde propaganda yapmasına imkan sunulması gerektiği ifade edilen raporda, bunun Türkiye’e mümkün olmadığı ve yasal düzenlemelerin ötesinde sert uygulamaların olduğu vurgulandı.

450 kişi sahadaydı

“Bu kısıtlayıcı yasal düzenlemelerin son örneği ise kamuoyunda ‘dezenformasyon yasası’ olarak bilinen ve 18 Ekim 2022’de yürürlüğe giren ‘Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’dur” diyen İHD açıkalmasında, İHD’nin 27 şube ve 7 temsilciliğimizde faaliyet yürüten 450 üye ve yöneticisiyle “Bağımsız Seçim İzleme” çalışması yürüttüğü belirtildi.

Yapılan usulsüzlükler sıralandı

İHD’nin açıkladığı 18 sayfalık raporda yer alan kimi ihlaller ise şöyle sıralandı:

“* Yapılan itirazlara rağmen YSK Erdoğan’ın adaylığını kabul etti.

* Özellikle HDP, Yeşil Sol Parti ve diğer sol, sosyalist parti üyelerine, avukatlara, müşahitlerine yönelik olmak üzere muhaliflere yönelik sürekli gözaltı, tutuklama vb. yöntemlerle bu partilerin seçim çalışmaları engellendi ve kriminalize edilmeye çalışıldı.

* Devlete ait TRT Kurumu seçim döneminde de siyasal iktidarın propaganda aracı haline geldi. TRT’de siyasi iktidarın temsilcilerinin propagandalarına sürekli yer verilirken, muhaliflere neredeyse hiç yer verilmedi.

* Adıyaman Kahta’ya bağlı Eskitaş köyünde AKP Adıyaman İl Başkanı’nın kardeşlerinin jandarma görevlilerinin eşliğinde köyde açık oy kullandırdığı açıklandı.

* Diyarbakır’da 200’e yakın kişi, bilgisi dışında sandık kurulu üyesi yapılmalarından kaynaklı oy kullanamadı. Seçmenlere, sandık başında oy kullanamayacakları bildirildi. Seçmenler, sandık kurulu üyesi olan kişiler için gerekli 142 kodlu belgeleri olmamalarından kaynaklı oy kullanamadı.

* Gaziantep’te iddialara göre 1000 civarındaki seçmenin bilgileri dışında Vatan Partisi adına müşahit olarak yazıldıkları ve kayıtlı olduklarını düşündükleri sandık listelerinde isimlerinin olmadığını öğrendikleri, müşahit olarak yazdıkları sandıkların ise hem kendilerine çok uzak olduğu hem de 142 belgesini almadan oy kullanamayacaklarının kendilerine söylendiği, bu şekilde çok sayıda kişinin 142 belgesi temin edemediği için oy kullanamadığı bilgisi öğrenilmiştir.

* Şanlıurfa Harran Alacalı Köyünde, erkeklerin kadınların yerine oy kullandığı bildirildi.

* Bazı sandık kurulu üyeleri ve müşahitlerin AKP ve MHP’nin oy aldığı köylere sokulmadı.

* Başta korucuların bulunduğu köyler olmak üzere toplu oylar kullanıldı.

* Bazı köylerde kadınlar yerine erkeklerin oy kullandı.

* Oy kullanma sırasında bazı sandık başlarında güvenlik güçlerinin beklediği

* Adıyaman-Sincik: Hasanlı Köyü ve Sincik merkezde toplu oy kullanıldığı ihbarı alındı. CHP’li avukatlar müdahale etti. Ankara-Çankaya: Kocatepe Mimar Kemal Anadolu Lisesi’nde geçersiz kimlikle oy kullanmaya çalışan 3 kişi tespit edilmiş, 1 kişi oy kullanmış, 2 kişi engellenmiş. Bingöl: Toplu oy ihbarı sonrası Bingöl’ün Çavuşlar köyüne giden CHP heyeti saldırıya uğradı. Toplu oy kullanan grup, heyete “Burası Çavuşlar giremezsiniz” dedi

* Şanlıurfa-Bozova Arıkök köyünde 600 oy toplu olarak Erdoğan’a verilmiş, vatandaşların oy kullanmaları engellenmiş.

* Yalova: Katlanmış zarfların dışarıdan getirildiği tespit edildi.”

HABER MERKEZİ

#İHDden #seçim #gözlem #raporu #Partilerin #çalışmaları #engellendi #baskı #uygulandı

Dünya Çevre Günü unutulmadı: Talana karşı direniş sürüyor

İzmir’de Dünya Çevre Günü kapsamında birçok etkinlik yapılırken, etkinliklerde ekolojik talana dikkat çekildi. Yapılan açıklamada ise, talana karşı direniş ve dayanışmanın devam ettiğini vurguladı

İzmir’de bulunan ekoloji örgütleri, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla İzmir’de bir dizi etkinlik düzenledi. İlk olarak Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde stand açarak kentte yaşanan ekolojik talanlara yönelik bilgilendirme yapan ekolojistler, Çeşme turizm projesine karşı da imza topladı.

Ardından Mimarlar Odası İzmir Şubesi önünde bir araya gelen ekoloji örgütleri buradan Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne kadar “Kentte ekolojik yıkım ve talana karşı direniş var dayanışma var ” pankartıyla yürüdü.

Bugünü kutlamıyoruz

Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada konuşan Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, Dünya Çevre Günü’nün tüketim kültürünün bir parçası olarak “kutlandığı”nı ifade etti. Mumcu, “Oysa kutlayabileceğimiz sevineceğimiz, mutlu olabileceğimiz herhangi bir durum yok. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutlamıyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’ne ketlerimizde, yaşam alanlarımızda ekolojik yıkıma dikkat çekiyor, mücadele çağrısı yapıyor, ekolojik yıkıma karşı direniyoruz. Sanayileşme, kentleşme ve nüfus artışı ile birlikte çevre sorunları da geçmişten günümüze artarak devam ediyor” dedi.

Yıkıma karşı direniş sürüyor

Kapitalist düzenin kar hırsıyla tüketimi sürekli desteklediğini vurgulayan Mumcu, “Bu yönetim anlayışı doğanın yaşamsal varlıklarını giderek artan bir hızla ortadan kaldırıyor. İnsan eliyle üretilen tüm faaliyetler küresel ölçüde felaketler yaratmaya devam ediyor. Bu yıkıma karşı ise direniş ve dayanışma da devam ediyor” diye konuştu.

İZMİR

#Dünya #Çevre #Günü #unutulmadı #Talana #karşı #direniş #sürüyor

Ebû Leyla mezarı başında anıldı

Kobanê savaşı sırasında hayatını kaybeden DSG komutanlarından Feysel Ebû Leyla mezarı başında anıldı

Kobanê savaşı sırasında hayatını kaybeden Demokratik Suriye Güçleri (DSG) komutanlarından Feysel Ebû Leyla, Kobanê Şehit Dicle Şehitliği’nde mezarı başında yapılan törenle anıldı. Anmaya Şehit Aileleri Meclisi ve Minbic Askeri Meclisi üyeleri ile Şehit Feysel Ebû Leyla’nın arkadaşları ve ailesi katıldı.

Bölge halkında iz bıraktı

Anma töreninde konuşan Minbic Askeri Meclisi üyesi Mihemed El Cadir, DAİŞ’inyenilgiye uğratılmasında Ebû Leyla’nın rolüne dikkat çekerek, “O şimdi bölgelerini savunan savaşçılar için bir kahramanlık örneği oldu” dedi.Minbic Şehit Aileleri Meclisi üyesi Mehmûd El Îdo ise, Ebû Leyla’yı anarak, onun bölge halkının içinde bıraktığı izi dile getirdi.

Ağır yaralandı

DSG komutanlarından olan Feysel Ebû Leyla, Minbic’i kurtarma hamlesi kapsamında DAİŞ’e karşı yürütülen savaşta 3 Haziran 2016’da ağır şekilde yaralanarak hastaneye kaldırıldı ancak doktorların tüm müdahalesine rağmen 5 Haziran’da hayatını kaybetti.

Birçok savaşta yer aldı

Ebû Leyla, Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiye ve Eski Halep mahalleleri ile Lazkiye ve Eyn Îsa’da Şam hükümet güçlerine karşı savaşlara katılırken, Kobanê’nin kurtarılması ile Sirîn’i kurtarma hamlesi, Girê Spî, Hol ve Şedadê kurtarma hamlelerinde yerini aldı.

Kaynak: ANHA

#Ebû #Leyla #mezarı #başında #anıldı

Barış Bildirisi imzacısı Özinanır yeniden görevinden uzaklaştırıldı

Barış Bildirisi’ne imza atması sonrası KHK ile görevinden ihraç edilmesinin ardından açtığı dava ile görevine dönen akademisyen Can Irmak Özinanır, bir kez daha işinden uzaklaştırıldığını duyurdu

AKP’nin bir fırsata dönüştürdüğü ve muhalif birçok eğitimcinin görevinden alındığı 2016’da birçok ismin imzaladığı Barış Bildirisi davalarında işe geri iadeler yapıldığı gibi yeniden görevden alınanlar da oluyor.

13 Nisan’da göreve başlamıştı

Barış Bildirisi imzacılarından olan Ankara Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Arş. Gör. Can Irmak Özinanır, Olağan Üstü Hal (OHAL) sürecinde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Ankara Üniversitesi’ndeki görevinden ihraç edilmişti. Ankara 21’inci İdare Mahkemesi, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun (OHALİİK) ihraç kararlarının hukuka uygun olduğu yönündeki işlemi iptal ederek akademisyen Özinanır, altı yılın ardından 13 Nisan’da İletişim Fakültesi’ndeki görevine başlamıştı.

Kendisi duyurdu

Özinanır, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, gerekçe gösterilmeden yürütmenin durdurulduğunu belirterek, “Atıldığımda Marx’ı alıntılamıştım: “Eleştirimiz ne kendi sonuçlarından ne de var olan güçlerle düşeceği çelişkiden korkar”. Bugün üniversitedeki işimden bir kez daha uzaklaştırıldım. Mücadeleye devam!” dedi.

Mücadelemiz sürecek

Eğitim Sen Ankara 5 No’lu Üniversiteler Şubesi de, Özinanır’ın uzaklaştırılmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Açıklamada “İyi ve kötü haberlerin bir arada geldiği, iyi haberlerin kısa zamanda kötüye dönüşebildiği zamanları yaşıyoruz… İhraç edilen tüm hocalarımız geri dönene kadar, iade kararları kesinleşene kadar mücadelemize devam edeceğiz!” diyerek akademisyenlerin işlerine geri döneceklerini ifade etti.

ANKARA

#Barış #Bildirisi #imzacısı #Özinanır #yeniden #görevinden #uzaklaştırıldı

AP’de gündem Türkiye: Hazırlanan rapor yaz aylarında genel kurula getirilecek

AP’de yapılan toplantıda 2022 Türkiye Raporu da ele alındı. Buna göre hazırlanan rapor yaz aylarında oylanacak

Avrupa Parlamentosu (AP), David McAllister başkanlığında toplandı. Toplantıda birçok konun yanı sıra Türkiye’de yapılan Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin ardından genel olarak Avrupa Birliği (AB) -Türkiye ilişkileri hakkında değerlendirmeler yapıldı.

AB-Türkiye ilişkileri incelenecek

Komite toplantısında AB Komisyonu ile AB Dış İlişkiler Servisi yetkililerinin AB-Türkiye ilişkileri hakkındaki görüşleri de dinlendi. Öte yandan, AP 2022 Türkiye Raporu, parlamentonun Dış İlişkiler Komitesi’nde ele alındı.

Yaz aylarında onaylanacak

AP’nin 2022 Türkiye Raporu’nun nisan ayında açıklanması bekleniyordu. Ancak Türkiye’de mayıs ayında yapılan seçimler nedeniyle raporun açıklanması ertelenmişti. Taslak raporun son halini aldıktan sonra komitede oylanarak kabul edilmesi, ardından bu yaz AP Genel Kuruluna gelmesi ve burada da oylanması bekleniyor.

DIŞ HABELER

 

#APde #gündem #Türkiye #Hazırlanan #rapor #yaz #aylarında #genel #kurula #getirilecek

İstanbul Valiliği’nden Bilal Erdoğan’ın TÜGVA’sına okul jesti!

İstanbul’un farklı ilçelerinde toplam 237 okul valilik onayı ile Bilal Erdoğan ile iktidara yakın isimlerin yönetiminde yer aldığı TÜGVA’ya tahsis edilirken, kurum devlet okullarında yaz boyunca dini eğitimler düzenleyebilecek

İstanbul’daki 200’ü aşkın okul, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile çok sayıdaki iktidara yakın ismin yönetiminde yer aldığı Türkiye Gençlik Vakfı’na (TÜGVA) tahsis edildi.

Birçok ilçeden yer verilecek

BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, TÜGVA, 23 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderdiği yazı ile Megakent’in farklı ilçelerindeki toplam 237 okul ile bu okulların spor salonlarının 16 Haziran ile 28 Temmuz arasında kendilerine tahsis edilmesini istedi. İstanbul Valiliği ise tahsis talebine onay verdi.

Yazıya eklenen listede ise İstanbul genelindeki toplam 237 okul yer aldı. TÜGVA’nın en fazla okul talep ettiği ilçeler ise sırasıyla, 42 okulla Bağcılar, 25 okulla Esenler ve 12 okulla Küçükçekmece oldu. Ayrıca, TÜGVA’ya tahsis edilen okullarda konferans salonlarının, sınıfların, atölye ve laboratuvarların hazır halde bulundurulması istedi. Okulların öğretmen, öğrenci ve velileri TÜGVA’nın düzenlediği çalışmalara katılmasını teşvik edeceği de belirtildi.

TÜGVA’ya hangi ilçede kaç okul verildiğinin listesi ise şöyle:

Arnavutköy: 11
Ataşehir: 2
Avcılar: 8
Bağcılar: 42
Bahçelievler: 8
Bakırköy: 2
Başakşehir: 6
Bayrampaşa: 4
Beşiktaş: 1
Beykoz: 4
Beylikdüzü: 2
Beyoğlu: 2
Büyükçekmece: 5
Çatalca: 1
Çekmeköy: 3
Esenler: 25
Esenyurt: 10
Eyüpsultan: 4
Fatih: 3
Gaziosmanpaşa: 10
Güngören: 4
Kadıköy: 1
Kağıthane: 6
Kartal: 7
Küçükçekmece: 12
Maltepe: 2
Pendik: 7
Sancaktepe: 3
Sarıyer: 5
Silivri: 7
Sultanbeyli: 2
Sultangazi: 5
Şile:1
Şişli: 1
Tuzla: 5
Ümraniye: 3
Üsküdar: 4
Zeytinburnu: 10

İSTANBUL

#İstanbul #Valiliğinden #Bilal #Erdoğanın #TÜGVAsına #okul #jesti

Amed’de 5 Haziran anması: Kürt halkı bir kez daha teslim olmayacağını gösterdi

Amed’de 5 Haziran 2015’te katledilenler 5 Haziran Aileleri İnisiyatifi tarafından ölüm yıl dönümlerinde anılırken, yapılan açıklamada, ‘Bugün kurumsallaştırmaya çalıştıkları faşist ve kirli düzen içindi o gün saldırıları düzenlediler’ denildi. Açıklamada ayrıca, ‘Unutmasınlar; Kürt halkı bir kez daha 14 Mayıs’ta faşizme teslim olmayacağını gösterdi’ denildi

5 Haziran Aileleri İnisiyatifi tarafından Amed’te Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 5 Haziran 2015’te İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirdiği “Büyük İnsanlık Mitingine” yönelik yapılan DAİŞ bombalı saldırısının yıl dönümü dolayısıyla katledilenler anıldı.

Saldırının yapıldığı yerde yapılan anma ve açıklamaya Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed Milletvekili Adalet Kaya, Newroz Uysal, DBP, HDP ve Yeşil Sol Parti Amed İl Örgütü yöneticileri, Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Bu halkı teslim almaya çalışıyorlar

HDP’nin 5 Haziran 2015 yılında gerçekleştirdiği mitinge DAİŞ’in bombalı saldırısı sonucu 5 arkadaşlarının yaşamını yitirdiğini hatırlatan HDP Amed İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, “Bugün kurumsallaştırmaya çalıştıkları faşist ve kirli düzen içindi o gün saldırıları düzenlediler. Bu katliamın arkasındakileri ne yazık ki yargılamadılar. Daha karanlık günlerle bu halkı teslim almaya çalışıyorlar. Ama unutmasınlar; Kürt halkı bir kez daha 14 Mayıs’ta faşizme teslim olmayacağını gösterdi. Bizler yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz” diye konuştu.

Barışın ne olduğunu bilmiyorlar

Patlamada hayatını kaybeden Necati Kurul’un abisi Hayati Kurul da, “O gün burada barış talebi olanların içinde bombalı saldırı gerçekleştirenler, barışın ne olduğunda bilmiyorlardı. Bu topraklara ölümü reva görmüşler. 5 Haziran, Suruç ve Ankara Katliamlarının failleri daha yargılamadan, bakanları ve hükümetiyle bizleri ‘terörist’ ilan ediyorlar. Ölen biz öldüren onlar ama bizler terörist oluyo” diyerek tepki gösterdi.

İstediklerine ulaşamayacaklar

5 Haziran bombalı saldırısı Kürt halkı ve kadınlar başta olmak üzere tüm muhaliflere dönük saldırıların artmaya başladığını söyleyen Adalet Kaya da, “İstedikleri sonuca asla ulaşamayacaklar. Barış, eşitlik özgürlük ve demokratik zemini yaratana kadar mücadelemiz sürecek” dedi.

AMED

#Amedde #Haziran #anması #Kürt #halkı #bir #kez #daha #teslim #olmayacağını #gösterdi

HDK Kadın Meclisi’nden Pervin Buldan için açıklama

HDK Kadın Meclisi, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’a dönük başlatılan ‘linç’ kampanyasına tepki göstererek, ‘Mücadelenin her alanında gözünü kırpmadan emek veren kadınları hedef almak, tek başına sorumlu tutmak değildir, olmamalıdır, ayrıca kimsenin haddi de değildir’ dedi

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi, seçimler sonrası Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’a dönük başlatılan “linç” kampanyasına dair yazılı açıklama yaptı.

Eril zihniyete geçit vermeyeceğiz

Büyük bedeller verilerek elde edilen kadın kazanımlarını korumakta kararlı olunduğunun belirtildiği açıklamada, eşit temsiliyet ile demokratik siyaset alanında var olma ve mücadeleye devam etme vurgusu yapıldı. Seçim sonrası tüm kurum ve yapılarla eleştiri-özeleştiri sürecine girildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, kadınlar olarak en büyük eleştirilerinin hortlayan egemen eril zihniyet olduğu belirtilerek, buna geçit verilmeyeceğinin altı çizildi.

Kadınları hedefe almak kimsenin haddi değildir

Sanal medya hesaplarında adeta “lince” maruz kalan Buldan şahsında mücadele yürüten, sorumluluk alan, bedeller ödeyen tüm kadınların yanında duracaklarını vurgulayan HDK Kadın Meclisi açıklamasının devamında, “Pervin Buldan yoldaşımızın bu ülkenin demokrasi ve barış mücadelesine katkıları, ödediği bedelleri, en zor dönemlerde aldığı sorumlulukları unutarak sosyal medya mecralarında başlatılmış olan linç kampanyası, kadın dayanışmasının güçlü kalkanına çarpıp geri dönecektir. Geçmiş döneme ilişkin tüm sorumluluklarımız ortaktır, bu süreçten güçlü çıkabilmemizin yol ve yöntemleri hepimizce de malumdur. Bütün örgütsel mekanizmalarımızı işleterek, tıkanan yerlerin önünü açarak bu süreci atlatmanın yolu, mücadelenin her alanında gözünü kırpmadan emek veren kadınları hedef almak, tek başına sorumlu tutmak değildir, olmamalıdır, ayrıca kimsenin haddi de değildir” dedi.

İSTANBUL

#HDK #Kadın #Meclisinden #Pervin #Buldan #için #açıklama

Belçika’da inşaat sektöründe kadın sayısı 5 yılda yüzde 23 arttı

Belçika’da beş yıl içerisinde inşaat ve tesisat sektöründeki kadın işçi sayısı yüzde 23,6 oranında artış gösterdi

Birçok alanda emekleri görünmez kılınan kadınların her alanda sayıları artmaya devam ediyor. İnşaat federasyonunu Embuild’in verilerine göre Belçika’da beş yılda inşaat ve tesisat sektöründe kadınların sayısı önemli artış gösterdi.

Kadın işçi sayısı arttık

2017 ile 2022 arasında görevli-memur kadınların sayısı yüzde 23,9 oranında artış gösterirken kadın işçi sayısı yüzde 20,8 arttı. Toplamda yüzde 23,6’lık bir artış gerçekleşti.

Embuild, “Bu, inşaatı en güçlü kadınlaştırmaya sahip ikinci sektör yapıyor; yalnızca tarım daha iyi durumda (+ yüzde 35,7)” tespitinde bulunurken, inşaat ve tesisat sektöründe çalışanların üçte birinden fazlasını (yüzde 36,3) kadınlar oluşturuyor.

Ancak, 2022’de sektörde yalnızca bin 857 kadının aktif olduğu ve tüm çalışanların yüzde 1,2’sini temsil ettiği işçiler arasında tablo farklılık gösteriyor. Embuild’in Genel Müdürü Niko Demeester, “Bu açıdan, inşaat ve montaj sektörünün daha fazla kadını çekmek için yapması gereken çok şey var” dedi.

DIŞ HABERLER

 

#Belçikada #inşaat #sektöründe #kadın #sayısı #yılda #yüzde #arttı

İran’da eylemlere destek vermek için istifa etti, şüpheli şekilde öldü

İran’da devam eden halk ayaklanmasına katılmak ve halka yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla polislik görevinden istifa eden Mansoure Segund adlı kadın şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti

Rejim güçlerinin tüm saldırılarına rağmen halk ayaklanmasının sürdüğü İran ve Rojhilat kentlerinde direniş aylardır devam ediyor. Rojhilat’ta, Khorram Abad adlı polis teşkilatının fahri üyesi 20 yaşındaki Mansoure Segund, bir süre önce istifa etmesinin ardından dün şüpheli bir şekilde hayatıını kaybetti.

Suikast uyarısı almıştı

İlam Eyaleti’nin Abdanan kentinde yaşamını yitiren Segund’un daha önce katledilme ihtimaline karşı uyarı aldığı öğrenildi. İnsan hakları örgütü Hengav’ın da raporunda yer alan bilgiye göre, Abdanan Azad Üniversitesi’nde hukuk öğrencisi olan Segund, ülkedeki olaylardan sonra “halka katılacağını duyurmak” ve yaşananları protesto etmek için istifa etti. Öte yandan sivil aktivistler, Segund’un şüpheli ölümünün faili olarak devlet kurumlarını işaret etti.

Mektup yazdı

Segund, kaybetmeden önce de sanal medya hesabından eylemcilerin katledilmesini protesto etmişti. Segund’un, hükümet güçlerini sorumlu tuttuğu mektuplarından birinde, “Şu anda kendimi bir yere sakladım ama er geç beni bulacaklar. İstihbarat teşkilatından ölüm tehditleri…” ifadeleri yer aldı.

Kalp krizi iddiası

IRNA Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, İlam Tıp Bilimleri Üniversitesi hastane öncesi acil servis başkanı Saydinur Alimoradi, Segund’un şüpheli ölümüne ilişkin yaptığı açıklamada ölüm nedeninin “Kalp ve solunum durması” olduğunu iddia etti.

HABER MERKEZİ

#İranda #eylemlere #destek #vermek #için #istifa #etti #şüpheli #şekilde #öldü