Ana Sayfa Blog Sayfa 345

Nisêbîn’de polislerin karıştığı yağma iddianamesi: Trafodan kablo bile çaldılar

Nisêbîn’de sokağa çıkma yasağı sırasında polislerin yağma yaptığına dair hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı; Kızılay yemeğinden trafo kablolarına, elektronik eşyalardan ziynet eşyalarına her şeyi satmışlar

Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde 14 Mart 2016’da ilan edilen ve aylar süren sokağa çıkma yasağı sırasında polislerin “yağma şebekesi” kurdu. Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilen iddianameye göre dönemin Nusaybin İlçe Emniyet Müdürü Kadir Şen ve dönemin TEM Şube Amiri Ünal Uyar’ın da aralarında olduğu polisler suçlandı.

İddianamenin detayları

İddianamede, dönemin Nusaybin İlçe Emniyet Müdürü Kadir Şen, Nusaybin İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Tuğcu, Nusaybin TEM Şube Amiri Ünal Uyar ile birlikte polisler Mahmut Öztekin, Müslüm Bozkurt, sokağa çıkma yasağı sonrasında ilçede yıkım işinin verildiği müteahhit Mahmut Çomoğlu, firma çalışanı Arif Kara ve polis muhbiri olduğu değerlendirilen Fırat Abdulkerim Sezişli sanık olarak yer aldı. Sanıklara “Rüşvet almak ve vermek”, “İcbar suretiyle irtikap” ve “Tehdit, denetim görevini ihmal ederek zimmet veya irtikaba neden olmak” suçlamaları yöneltildi.

İşlenen suçlar

MA’dan Ahmet Kanbal’ın haberine göre iddianamede sanıkların ifadeleri ile tanık beyanlarına yer verildi. Dosyada kurulan şebekeyi ve yaptıkları işleri gözler önüne serdi. Yasak sırasında girilen evlerin yağmalandığı, zarar görmeyen evlerin içine patlayıcı yerleştirilerek patlatıldığı, eşyalarını almak isteyen yurttaşlardan rüşvet alındığına dair detaylar dosyada yer aldı. Dosyada, sanıkların para alamadıkları kişiler ile tanıklık yapan birçok kişiyi de tehdit ettikleri belirtildi.

Çaldıkları eşyalar okulda saklandı

Yurttaşların evlerinden çıkarılan eşyaların konulduğu okulun müdürü A.T., “Okula girdiğimde odamda birçok ev eşyasının olduğunu gördüm. Bunun üzerine Mahmut Öztekin isimli şahsı aradım, söz konusu eşyaları ne yapacağımı sordum. O da bana gelip alacaklarını söyledi. Ancak söz konusu eşyaları almaması üzerine ben tekrar kendisini aradığımda, söz konusu eşyaların bana zimmetli olduğunu ve gelip alacağını ifade etti. Daha sonra 30/09/2016 tarihinde bir polis memuru gelerek söz konusu eşyaları almaya geldiğini söylemesi üzerine bende resmi bir yazı ile birlikte okulun anahtarlarını getirmesi halinde söz konusu eşyaları kendilerine vereceğimi ifade ettim” şeklinde ifade verdi.

Müdür tehdit edildi

Resmi yazı istemesi üzerine “hakkında soruşturma açarım” sözleriyle tehdit edildiğini aktaran okul müdürü A.T., sonrasında zırhlı araçla 3 polisin okula gelerek kendisini zorla götürmek istediklerini, ancak il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlerini aramasıyla kurtulduğunu belirtti

Paraları paylaştıklarını gördüm

Dosyada tanık olarak dinlenen ve kendisi de Nisêbîn’de bir başka “yağma, tehdit ve işkence” dosyasında daha önce ceza alan polis Ö.D. de, ifadesinde “Amirler lokaline, İlçe Emniyet Amiri Ünal Uyar’a evrak imzalatmak üzere gittim. Odaya girdiğimde İlçe Emniyet Müdürü Kadir Şen, Müdür Yardımcısı Ünal Uyar, KOM Grup Amiri olan Serhan Amir ile birlikte 200 TL’lik banknotlar halinde paraları paylaştıklarını gördüm. Bunun üzerine içerdeki şahıslar afalladılar” dedi.

‘Evlerden eşya alıp satıyorlardı’

Tanık olarak dinlenen bir başka polis G.A. ise, ifadesinde Mahmut Öztekin isimli polisin yasaklı mahallelerde evleri bulunanlardan rüşvet karşılığı eşyalarını çıkarmalarına izin verdiğini belirterek, “Ekiplerde çalışan arkadaşlara talimat vererek şu kapama noktasından araç geçeceğini, araçla birlikte evin bulunduğu bölgeye gitmeleri şeklinde talimatları oluyordu. Ama ekibin hiçbir şeyden haberi yoktu” dedi. Mahmut Öztekin’in kentte çıkan molozları da para karşılığı sattığını kaydeden G.A., “Ayrıca operasyon bölgesinde bulunan evlerden ikinci el elektronik eşyaların çıkarıldığını ve sattıklarını, altın ve değerli eşyalar arandığını duydum. Mahmut’un yine bir eve girerken düştüğünü ve kolunu kırdığını duydum, kolu yaklaşık 1,5 ay kadar sargıda kaldığı halde bir gün bile istirahat almadı” ifadelerini kullandı.

Kızılay’ın çıkarttığı fazla yemek şirketlere satıldı

Kızılay tarafından Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğü personeline günlük yemek dağıtıldığını ve fazladan çıkarılan 200 kişilik yemeğin yıkım şirketlerine satıldığını kaydeden G.A., şunları söyledi: “Yine yıkılmayacak evlerin özellikle kolonlarına bomba yerleştirip bu evleri yıktırdığı, bunlardan çıkan hurdayı ve içindeki eşyayı da sattığını duydum.”

Pasaj bombalandı içindeki eşyalar satıldı

Tanık olarak dinlenen polis Ü.Ç. de, “Olaylar sırasında yine kaçakçılar çarşısı diye geçen pasajlar bombalandı. Bu sırada Mahmut Öztekin’in de bu bölgeye gelerek pasajdan birçok elektronik eşya ve para edecek birçok eşyayı araca yükleyerek götürdüğünü biliyorum. Yine yasak bölgede yıkılmayacak evlerin sahiplerine ulaşarak, evlerinin yıkılırsa devletten daha fazla para alacaklarını ikna ettiği, daha sonra arada mühendislerin olduğu bu iş için mühendislerin para istediğini öne sürerek ev sahiplerinden parayı kendi adına aldığını duydum.” diye anlattı.

Kablo bile çaldılar

Tanık olarak dinlenen kepçe operatörü polis M.A., örgüt üyelerinin bulunabileceği iddiasıyla elektrik trafosunun kapısının kırılması yönünde talimat verildiğini belirterek, “Bu trafoların içerlerinde yoğun miktarda bakır kablolar bulunmaktaydı. Birkaç gün sonra aynı trafonun yanından geçtiğimde içerisindeki bakır kabloların yerinde olmadığını gördüm” ifadelerini kullandı.

Suçlananlardan biri Emniyet Müfettişi olarak görevde

Dosyada yer alan sanıklardan Kadir Şen ve Ünal Uyar daha önce de ilçede bir iş insanını kaçırıp, işkence ve tehditle yağma suçundan birlikte yargılanmıştı. Dava kapsamında Ünal Uyar’a 22 yıl hapis cezası verilirken, Kadir Şen hakkında ise beraat kararı verilmişti. Ünal Uyar, verilen hapis cezasının ardından tahliye edilirken, yargılama sırasında Tire İlçe Emniyet Müdürü görevine getirilen Kadir Şen ise, daha sonra 1’inci Sınıf Emniyet Müdürü olarak terfi etti. Kadir Şen’in halen Emniyet Müfettişi olarak görevini sürdürdüğü öğrenildi.

MÊRDÎN

#Nisêbînde #polislerin #karıştığı #yağma #iddianamesi #Trafodan #kablo #bile #çaldılar

Öcalan: AKP Kürt Haması yaratmaya çalışıyor

2007’de yaptığı bir belirlemede ‘Hizbullah’ı bölgede güçlendirmeye çalışan AKP’nin Kürtleri tasfiye etmek için yeni yöntemler geliştirdiğini’ belirten PKK Lideri Abdullah Öcalan, ‘AKP Kürt Hamasını yaratmaya çalışıyor’ belirlemesinde bulunmuştu

Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler, siyasi partilerin kurdukları ittifaklarla yeni bir dönemin perdelerini de araladı. Siyasetinin merkezine Kürt düşmanlığını alan AKP ile MHP, Hür Dava Partisi, Yeniden Refah Partisi, Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) yer aldığı Cumhur İttifakı, Kürt sorununda çözümsüzlük ve savaş siyasetini sürdüreceğinin mesajını hem ittifaklarla hem de seçim sürecinde meydanlarda yaptığı açıklamalarla verdi.

AKP’nin ittifaklarının şifrelerini ise İçişleri Bakanlığı koltuğuna geldiği 2016’dan bugüne Kürt düşmanlığı ile öne çıkan AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, 28 Mayıs ikinci tur seçimleri öncesi açıkladı.

Hür Dava Partisi ile ittifakın “devlet aklı” olduğunu belirten Soylu, “Biz HÜDA PAR’ı o tarafa bıraksaydık ne yapmış olacaktık” ifadeleriyle, bunun stratejik bir hamle olduğunu söyledi.

30 Ekim 2014 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında karar altına aldığı “Çöktürme Planı” ile 24 Temmuz 2015’te Kürtleri tasfiye planını devreye koyan AKP, istediği sonucu alamayınca yeni yöntemlere başvurdu. AKP, bunun işaretlerini seçim adı altında kurduğu ittifaklarla vermeye başladı. Nitekim Hür Dava Partisi’nin Cumhur İttifakı’nda yer almasıyla, 1990’lı yıllarda Kürt katliamlarıyla bilinen Hizbullah yeniden gündeme geldi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan, ağır tecrit koşullarında tutulduğu İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde avukatlarıyla daha önce yaptığı görüşmelerde, “AKP Kürt Haması yaratmaya çalışıyor” uyarısıyla, AKP’nin Kürtleri tasfiye planlarına işaret etmişti.

‘Yaşanan vahşeti unutmamak gerekiyor’

Siyasal İslam’ın Cumhuriyetin başından beri partilerle ilişkili olduğuna işaret eden Abdullah Öcalan, geçmişte Demokrat Parti, daha sonra Adalet Partisi ve Milli Selamet Partisi’nin, şimdi de bunun AKP ile devam ettiğini belirtti. Siyasal İslam’ın bir kanadının Suriye üzerinden Suudilere dayandığını ve ekonomik yardım aldığını kaydeden Abdullah Öcalan, binlerce Kürt’ü katleden Hizbullah’ın da bunlardan bağımsız olmadığının altını çizdi. Bu ilişkilerin halka iyi anlatılması gerektiğini vurgulayan PKK Lideri, 13 Eylül 2007 tarihli avukat görüşmesinde, “Yaşanan vahşeti unutmamak gerekiyor. Diyarbakır’da insanlara arkadan yaklaşıp baltayla ya da enselerine tek kurşun sıkarak binlerce gariban Kürt yurtseverini öldürmediler mi? Bıraksalar hepimizi vahşice katlederler. Önce Bahriye Üçok, Uğur Mumcu gibi sol Kemalistleri katlettiler. Daha sonra devlet –ki, devletin tümünü zan altında bırakmak istemem- bazı valiler ve garnizon komutanları eliyle özellikle 92’de Hizbul-kontra olarak Kürtlere karşı kullandılar. Örneğin Batman Valisinin yaptığı buydu. Diyarbakır Mahkemesi yıllar sonra verdiği kararda, bu yöntemin ne kadar hatalı olduğunu belirtiyordu. Mahkeme bile bunu kabul edilemez bulmuştu. Halkımız bu tehlikelere karşı uyanık olmalıdır” uyarısında bulundu.

‘Amaç tasfiyedir’

Hizbullah’ın tehlikeli olduğunu ve halkın buna karşı bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Abdullah Öcalan, 19 Eylül 2007 tarihli görüşmede, “Geçmişte Hizbul-kontra olarak üzerimize sürüldüler. Binlerce yurtseveri katlettiler. Devlet de bunlara göz yumdu. Artık bugün mahkemeler bile bu tutumun yanlış olduğunu söylüyorlar. Hizbullah’ı kullanmakla hata ettik diyorlar. Bugünkü bu ekibin Hizbul-kontradan hiçbir farkı yoktur; amaç tasfiyedir. AKP Kürt Hamasını yaratmaya çalışıyor. Hamas’ı çağırıp boşuna görüşmediler. Hamas nasıl FKÖ’yü (Filistin Kurtuluş Örgütü) tasfiye ettiyse, PKK’yi de FKÖ’nün akıbetine uğratmak istiyorlar” dedi.

‘Doğacak boşluğu Kürt Hamasıyla doldurmak istiyorlar’

Abdullah Öcalan, 26 Eylül 2007 tarihli görüşmede de, Kürt Haması uyarısında bulunarak, “On yıl önce hiç kimse FKÖ ile Hamas’ın ayrılıp birbiriyle çatışacaklarını tahmin edemiyordu. Hizbullah’ın 1990’lı yıllarda kurdurulup bölgede binlerce Kürt’ü katledeceğini hiç kimse tahmin edememişti. Ama şimdi FKÖ ve Hamas çatışıyor. Hizbullah da binlerce insanımızı katletti, sokak ortasında yurtseverleri satırla vurdular” hatırlatmasında bulundu.

PKK’nin tasfiyesiyle bölgede doğacak boşluğu Kürt Haması ile doldurulmak istendiğini kaydeden Abdullah Öcalan, 27 Aralık 2007 tarihli görüşmede de, bunun AKP eliyle yapılacağını ifade etti. PKK Lideri, bunun çözümsüzlük olduğunu vurgulayarak, “Ama bizim siyasetimiz çözümü sağlayacak en makul siyasettir” ifadelerinde bulundu.

‘Siyaset yapanlar bunu unutmamalı’

Abdullah Öcalan, 9 Ocak 2008 tarihli görüşmesinde, Hizbullah’ın önce İlim Cemiyeti altında örgütlendiğini, daha sonra ikiye ayrıldığını ifade ederek, “Önce on kişiydiler, sonra yüz kişi, binlerce kişi oldular ve Diyarbakırlıları satırlarla doğradılar. Şimdi sayıları daha çoktur ve daha tehlikelidirler. Velioğlu’nu, önce desteklediler, kullandılar, sonraki durumu da biliniyor. Bütün Diyarbakır güçlerini seferber ederek, iyi bir çalışma yapabilirler. Diyarbakır adına siyaset yapanlar bunu anlatmalı” şeklinde konuştu.

‘Halkımız örgütlenme geliştirmeli’

Hizbullah’ın bölgede yeniden hareketlendiğine dikkat çeken Abdullah Öcalan, 9 Eylül 2009 tarihli görüşmede şunları söyledi: “Bunlar yeniden harekete geçip, bölgede cinayetlere başlayabilirler. Biliyorsunuz bunlar daha önce ‘90’lı yıllarda Silvan’ı darmadağın ettiler. Bunlar faşisttirler, katiller. Öyle arkadan vururlar, haberiniz bile olmaz. Halkımız bunlara karşı uyanık olmalı, muazzam bir örgütlenme geliştirmelidir.”

‘Bütün bölgeyi kontrol altına alabilirler’

Bölgedeki kimi örgütlenmelerin Hizbullah’ın silahsız hali olduğuna işaret eden Abdullah Öcalan, 1 Kasım 2010 tarihli görüşmede, “Bu çok ciddidir, silahsız Hizbullah’ı oluşturuyorlar. Zamanla İslam dinini amaçları için kullanmaları çok tehlikeli bir karaktere bürünebilir. AKP’nin amacı kendi Hamas’ını yaratmaktır. Böyle bir durumda sizleri çiğ çiğ yutarlar. Sayın Başbakan da bu tehlikenin boyutunun, işin ciddiyetinin farkında olmayabilir ama bu Hamas tarzı örgütlenmeler bölgeyi ele geçirirse, kendisi de artık kontrol edemez ve bunlar sadece bizi tasfiye etmeye çalışmakla kalmazlar, bütün bölgeyi kontrolleri altına alabilirler. Filistin’de de böyle yaptılar, El Fetih’ten iktidarı nasıl aldılar? Bu Hamas zihniyetinin Filistin’de yaptıklarını görmediniz mi? İktidarı ele geçirme sürecinde insanları binaların tepelerinden aşağıya attılar. Aynı süreç bölgede de tekrarlanmak isteniyor. Bunların dinle bir alakası da yoktur. Böyle sahte İslam’la yapmaya çalışıyorlar” diye belirtti.

‘AKP’nin asıl amacı tasfiyedir’

Hizbullah’ın “derin” olarak tanımladığı organizasyonun küçük kısmı olduğunu belirten Abdullah Öcalan, arkasındaki derin güç ve planlara işaret etti. PKK Lideri, 2 Şubat 2011 tarihli görüşmede şu değerlendirmelerde bulundu: “AKP’nin asıl amacı tasfiyedir. Bu açık ve nettir. Bugüne kadar klasik yöntemlerle Kürtleri tasfiye edemediler, şimdi yeni yöntemler geliştiriyorlar. Bunlar yeni soykırım politikalarıdır. İşte ordunun bir kısmı savaşı istemiyor, savaştan bıkmış, ağır ve hantal bir duruma gelmiş, bunlarla istediği savaşı veremiyor, daha hareketli işte 50 bin kişilik kendisine bağlı özel ordu kuruyor, her birine bir buçuk iki milyar maaş da vereceklermiş. Yine 15 bin kişilik imam ordusunu da bölgeye gönderiyor ki bunlar da klasik anlamda imam değildir, özel görevlidir. Yeni karakollar da kuruluyormuş herhalde. İşte paralı ordu kurmadı mı, özel görevli imamlar atamadı mı, Hizbullah’ı tahliye ederek yedek güçler oluşturmuyor mu? Kürtlerin tasfiyesi çeşitli şekillerde yürütülüyor.”

PKK Lideri, 18 Şubat tarihli görüşmede AKP’nin kendi hegemonyasını kurmaya çalıştığını ifade ederek, buna karşı herkesin elinden geleni yapması gerektiğini söyledi.

Kaynak: MA

#Öcalan #AKP #Kürt #Haması #yaratmaya #çalışıyor

Kararnameyle yönetmeye devam: 13 üniversiteye rektör atandı

Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 13 özel ve devlet üniversitesine rektör atandı

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile aralarında Galatasaray Üniversite de olmak üzere 13 özel ve devlet üniversitesine rektör ataması yapıldı.

Gazete’nin bugünkü sayısında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameye göre, Galatasaray Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Biruni Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Adnan Yüksel, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu, Çankaya Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hadi Hakan Maraş, İstanbul Beykent Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Volkan Öngel, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ömer Torlak, İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, Munzur Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Kenan Peker, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mustafa Alican ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hamdullah Şevli atandı.

Atamaların 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13’üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 7’nci maddeleri gereğince yapıldığı belirtild

ANKARA

#Kararnameyle #yönetmeye #devam #üniversiteye #rektör #atandı

Haiti’deki selden 42 kişi hayatını kaybetti

Haiti’de etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı sel ve heyelanlardan 42 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi

Haiti’de etkili olan şiddetli yağışlar sele ve heyelana neden oldu. Haiti Sivil Koruma Ajansı’ndan yapılan açıklamaya göre, sel nedeniyle ülke genelinde 13 bin 600’den fazla ev hasar görürken, sel ve heyelanlarda 42 kişinin hayatını kaybetti. Selden11 kişinin kaybolduğu ve 85 kişinin yaralandığı belirtildi.

Haiti’de 2016’da meydana gelen Matthew Kasırgası’nda 800’den fazla kişi hayatını kaybetmişti.

DIŞ HABERLER

#Haitideki #selden #kişi #hayatını #kaybetti

Yeni Savunma Sanayi Başkanı Görgün oldu

Savunma Sanayii Başkanlığı’na Haluk Görgün, Genel Kurmay Başkanlığı’na ise geçici olarak Musa Avsever atandı

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlanmasıyla birlikte kabine de oluşmaya devam ediyor. İletişim Başkanlığı, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Savunma Sanayii Başkanlığı’na Haluk Görgün’ü atadığını açıkladı.
İletişim Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever’in de mevcut görevine devam etmek suretiyle, Genelkurmay Başkanı olarak görevlendirildiğini duyurdu.

ANKARA

 

#Yeni #Savunma #Sanayi #Başkanı #Görgün #oldu

Yeni MİT Başkanı İbrahim Kalın oldu

Hakan Fidan’ın Dışişlerine atanmasıyla yerine yeni MİT Başkanı’nın İbrahim Kalın olduğu açıklandı

İletişim Başkanlığı, yeni MİT Başkanı’nı sanal medya hesabından duyurdu. Buna göre, Dışişleri olarak atanan MİT eski Başkanı Hakan Fidan’ın yerine yeni MİT Başkanlığı’na İletişim Başkanlığı’nın sanal medya hesabından yapılan açıklamada, İbrahim Kalın’ın atandığı ifade edildi.

Açıklamada, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’na Sayın İbrahim Kalın’ı atamıştır” denildi.

Göreve gelmeden profil fotoğrafını değiştirdi

Kalın’ın MİT Başkanı olacağı birkaç gündür tartışılırken, Kalın sanal medya hesaplarından profil fotoğrafını değiştirirken, yapacağı konser de iptal edilmişti.

ANKARA

#Yeni #MİT #Başkanı #İbrahim #Kalın #oldu

Binevş Kültür ve Sanat Derneği dosyasında tutuklu kalmadı

Geçen yıl Haziran ayında Binevş Kültür ve Sanat Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklu yargılanan 4 kişi adli kontrol şartıyla tahliye edildi

Geçtiğimiz yıl 27 Haziran’da Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Binevş Kültür ve Sanat Derneği’ne yönelik “örgüt üyeliği” ve “örgüt adına faaliyetlerde bulunmak” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında Adana, Merdin, Mersin, Wan ve Amed’te ev baskınlarında Binevş Kültür ve Sanat Derneği üyeleri İlyas Arzu, Ayşe Irmak, Mehmet Saruhan ve Murat Gürbüz tutuklanmıştı.

Tutuklu kalmadı

Tutuklanan 4 kişi hakkında görülen davanın ikinci duruşması Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu Irmak ve avukatları hazır bulunurken, tutuklu MSaruhan, Arzu ve Gürbüz SEGBİS ile bağlandı. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada sanıklar, savunma yaptı. Üzerlerine atılı suçlamayı reddeden sanıklar, tahliyelerini talep etti.

Mahkeme, adli kontrol şartıyla 4 tutuklunun tahliyesine karar verdi.

ADANA

#Binevş #Kültür #Sanat #Derneği #dosyasında #tutuklu #kalmadı

Ağır yaralı halde tutulan Gülmez 40 gün sonra hastaneye getirildi

Federe Kurdistan Bölgesi’nde devam eden operasyonda ağır yaralanan YJA-STAR’lı Gülistan Remziye Gülmez, 40 gün sonra hastaneye getirildi

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ve KDP ortaklığıyla 2022 yılında Federe Kürdistan Bölgesi’nin Zap, Avaşin ve Metina bölgelerinde başlatılan operasyonda yaklaşık 40 gün önce yaralı bir halde yakalanan Gülistan Remziye Gülmez, hastaneye getirildi.

40 gün sonra getirildi

40 gün boyunca yaralı bir halde askerlerin elinde tutulan YJA-STAR’lı Gülmez’in, dün akşam saatlerinde Van Yüzüncü Yıl Dursun Odabaşı Tıp Merkezi Hastanesi’ne getirildiği öğrenildi.

WAN

#Ağır #yaralı #halde #tutulan #Gülmez #gün #sonra #hastaneye #getirildi

Samsun için yağış uyarısı: Bu geceye dikkat

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya iki kişinin öldüğü, bir kişinin kaybolduğu sel bölgesinde inceleme yaparak, Samsun için uyarıda bulundu. Yerlikaya, ‘Bu gece Samsun’da dikkat. Yarın turuncu uyarı Ordu’ya gidecek’ dedi

Karadeniz’de etkili olan yağışlar ve yağışlardan dolayı oluşan seller devam ediyor. Selden etkilenen Samsun, Amasya, Kastamonu ve Sinop’ta 2 kişi hayatını kaybetti. 1 kişi ise sel sularına kapılarak kayboldu.

Samsun için uyarı

Sel bölgelerinde yaptığı incelemenin ardından Samsun’da açıklama yapan yeni İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Samsun’a dair uyarı yaparak, “Bu gece Samsun’da dikkat. Yarın turuncu uyarı Ordu’ya doğru gidecek. Perşembe gününden itibaren inşallah yoğun yağışlar Karadeniz’den çıkacak diyoruz” dedi.

HABER MERKEZİ

#Samsun #için #yağış #uyarısı #geceye #dikkat

Mereş’te 4.4 büyüklüğünde deprem

Mereş’in Göksun ilçesinde 4,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

Şubat ayında peşe peşe yaşanan iki depremlerin ardından artçılar sürüyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Mereş’in ( Maraş) Goksun ilçesinde 4,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu.

AFAD’ın açıkladığı verilere göre, merkez üssü Kahramanmaraş’ın Goksun ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Depremin 11,41 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.

HABER MERKEZİ

#Mereşte #büyüklüğünde #deprem