Ana Sayfa Blog Sayfa 353

Şenyaşar ailesi: Zulme sessiz kalmayın, adaleti sağlayın

Adalet mücadelesini sürdüren Şenyaşar ailesi, ‘İnancımız, zalimin zulmünü seyretmeyi zalim olmaktan farksız saymıyor. Bu zulme daha fazla sessiz kalmayın, adaleti sağlayın’ mesajını paylaştı

Riha’nın ( Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 804’üncü gününde devam ediyor. Hafta sonu olmasından kaynaklı aile, nöbeti Pirsûs’ta bulunan evlerinde sürdürdü.

Aile sanal medya hesaplarından devam eden eylemlerine dair şu mesajı paylaştı: “İnancımız, zalimin zulmünü seyretmeyi zalim olmaktan farksız saymıyor. Bu zulme daha fazla sessiz kalmayın, bir an önce adaleti sağlayın. Hak, hukuk, adalet mücadelemiz adalet gelene kadar devam edecek

RİHA

#Şenyaşar #ailesi #Zulme #sessiz #kalmayın #adaleti #sağlayın

Mexmûr’daki kuşatma girişimi Fransa’da protesto edildi

Fransa’nın Toulouse kentinde, Irak Ordusu’nun Mexmûr’a yönelik abluka ve kuşatması protesto edildi

Irak Ordusu’nun, yıllardır KDP’nin baskıları, Türkiye’nin hava saldırıları altında olan Mexmûr Kampı’na dönük kuşatma girişimlerine karşı başlattığı direniş, 16’ncı gününde devam ediyor. Direnişin sürdüğü Mexmûr’a destek ve dayanışma eylemleri de sürüyor. Fransa’nın Toulouse kentinde yaşayan Kürtler, kuşatma girişimlerini sürdüren Irak Ordusu’nu protesto etti. Gerçekleştirilen mitinge, Fransızlar da destek verdi.

Mitingde, Irak hükümetinin kuşatma son vermesi, mültecilerin korunması ve uluslararası sözleşmelere uyulması çağrısı yapıldı.

Kaynak: ANF

#Mexmûrdaki #kuşatma #girişimi #Fransada #protesto #edildi

İran ve Rojhilat’ta protestolar 9’uncu ayında devam ediyor

İran ve Rojhilat’ta, Jîna Emînî’nin katledilmesinin ardından başlayan halk ayaklanması devam ediyor. 5 şehirde sokaklara çıkan halk rejimi protesto etti

İran ve Rojhilat’ta, Jîna Emînî’nin ‘ahlak polisleri’ tarafından katledilmesinin ardından başlayan ayaklanmalar 9’uncu ayında devam ediyor. Sokaklardaki protestoların yanı sıra kadınların zorunlu başörtüsüne karşı gerçekleştirdiği sivil itaatsizlik eylemleri de her alanda sürüyor.

Halk idamların kalmasını istiyor

Dün gecede Sine başta olmak üzere, Tahran, Karaj, İsfahan, Jam’da halk sokağa çıkarak hükümeti protesto etti. Hükümet karşıtı sloganlar atan halk, Besic (istihbarat) binalarını ateşe verdi ve duvar yazılamaları yaparak hükümete ait pankartları yırttı. İdamların kaldırılmasını isteyen halkın, protestoları gece boyunca devam etti.

DIŞ HABERLER

#İran #Rojhilatta #protestolar #9uncu #ayında #devam #ediyor

Konteyner kentte 5 yaşındaki çocuğun tekerlekli sandalyesi çalındı

Dîlok’ta konteyner kentte yaşayan 5 yaşındaki çocuğun tekerlekli sandalyesi çalındı

Dîlok’ta (Antep) ailesiyle konteynerde kalan 5 yaşındaki doğuştan engelli Merve Hazal Bülbül’ün tekerlekli sandalyesi çalındı.

Mehmet ve Medine Bülbül çiftinin evi, Mereş merkezli depremlerde ağır hasar aldı. ’Hidrosefali’ hastalığı nedeniyle belden aşağısı tutmayan Merve Hazal Bülbül, dedesi Mehmet Bülbül ve anneanesi Medine Bülbül ile konteyner kente yerleştirildiler.

Mehmet Bülbül, 31 Mayıs akşamı torununun tekerlekli sandalyesini kaldıkları konteynerin önüne bıraktı. Sabah tekerlekli sandalyenin olmadığını fark eden Bülbül, durumu konteyner kent yetkililerine ve polise bildirdi.

‘Onu Dünyaya bağlayan tekerlikli sandalyesiydi’

Mehmet Bülbül, torununu dış dünyaya bağlayan tek şeyin tekerlekli sandalye olduğunu söyleyerek, çalan kişinin geri getirmesini, şikayetçi olmayacağını belirtti.

Bülbül, “Anne ve babası ayrılınca torunum Merve Hazal yanımda kalmaya başladı. Beyni doğuştan su topladığı için belden aşağısı tutmuyor. Kafasına şant adı verilen pilli bir hortum takıldı. 10 yaşına geldiğinde ameliyatla bu cihazın da yenilenmesi gerekiyor. Torunum hastalığı nedeniyle yürüyemiyor. Dünyaya bağlayan tekerlekli sandalyesiydi. Torunumun sandalyesini gece dışarı bırakmıştım sabah kalktığımda göremedim. Vicdansızlar götürmüş. Birazcık insanlık merhamet varsa geri getirirler. Benim başka bir isteğim yoktur. Şikayetçi de olmayacağım” dedi.

‘Ben ne zaman yürüyeceğim’

Merve’nin anneannesi Medine Bülbül ise tek dileğinin torununun yürüdüğünü görmek olduğunu ifade ederek şunları kaydetti: “Yardımsever insanlar bu çocuğumu ameliyat ettirir ve yürümesine vesile olurlarsa ömür boyunca dua ederiz. Dar gelirli bir aileyiz. Depremde evimiz hasar gördüğü için konteyner kentte yaşama tutunmaya çalışıyoruz. Allah devletimizden razı olsun. Merve Hazal sürekli bize ‘Ben ne zaman yürüyeceğim’ diye soruyor. Torunumun ameliyat olması halinde yürüyeceğini söylüyorlar. Allah’tan tek dileğim torunumun yürüdüğünü görmek. Devletimiz ve hayırseverlerimiz bu konuda yardımcı olsunlar.”

DÎLOK

#Konteyner #kentte #yaşındaki #çocuğun #tekerlekli #sandalyesi #çalındı

Nureddin Nebati görevi devretti derin bir ‘Oh’ çekti

Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanan Mehmet Şimşek’in görevi devir alması sırasında eski bakan Nureddin Nebati, görevi devredince derin bir ‘oh’ çekti

Seçim sürecinin tamamlanmasının ardından merakla beklenen yeni kabine dün akşam Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Bakanlıklar bugün devir teslim töreni düzenliyor.

Hazine ve Maliye Bakanı olarak görev yapacak olan Mehmet Şimşek, görevi Nureddin Nebati’den devraldı. Şimşek, devir teslim töreninde açıklamalarda bulundu.

AKP’nin uyguladığı ekonomi politikasından dönüş sinyali veren Mehmet Şimşek, “Rasyonel zemine dönme dışında seçeneğimiz kalmadı” dedi. Şimşek, “Orta vadede enflasyonun yeniden tek haneye indirilmesi ve her alanda öngörülebilirliğin artması hedefimiz olacak” ifadelerini kullandı.

Öte yandan devir teslim töreninde ilginç anlar da yaşandı. Eski bakan Nureddin Nebati görevi Şimşek’in devir teslim konuşması bittiği ve teşekkür ettiği sırada derin bir “oh” çekti. O anlar kameralara yansıdı.

Kaynak: HalkTV

#Nureddin #Nebati #görevi #devretti #derin #bir #çekti

TJA’dan Pervin Buldan açıklaması: Tartışmalar saldırıya dönüştü

TJA, Pervin Buldan ile ilgili açıklama yaparak sanal medya üzerinden yapılan yorumlar ile ilgili ‘Demokratik siyaset alanında mücadele eden, emek veren kadınlara karşı saldırı ve teşhir etme haline dönüşmektedir’ vurgusu yaptı

Tevgera jinên azad (TJA) Pervin Buldan’ın sanal medya üzerinden hedef gösterilesine ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, dijital platformlar üzerinden yapılan ‘eleştirilerin tahrip edici’ boyutuna dikkat çekildi ve “Demokratik siyaset alanında mücadele eden, emek veren kadınlara karşı saldırı ve teşhir etme haline dönüşmektedir” vurgusu yapıldı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Erkek egemen sisteme, onun eril diline, söylemine ve saldırılarına karşı Kürt Kadın Hareketi olarak ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesi ile soluk soluğa amansız bir mücadele yürüttük, yürütmeye devam ediyoruz.

Eril aklın tüm cinsiyetçi, ötekileştirici, ayrımcı, nefret aşılayan, kadınlara yaşamı zindan eden uygulamalarına karşın ilerlediğimiz bu yolda mücadele ile örülen yaşamın ve binlerce bedel ödeyerek kazanılan hakların ve mevzilerin korunması büyütülmesi biz kadınların sorumluluğudur.

Kürt kadın hareketi Eşbaşkanlık sistemi ile demokratik siyaset alanında tüm kadınlara yeni bir yol açtı.

Birliğimizi, bütünlüğümüzü dağıtıp parçalamaya çalışan eril akla karşı kadın mücadelesi yaşatan, büyüten, örgütleyerek irade olan felsefesi ile cevap vermenin dışında bir çözüm yolunun olmadığını her defasında yaşayarak ve deneyimleyerek bu günlere geldi.

Bilindiği üzere seçim sonrası sosyal medya üzerinden neredeyse linç boyutuna varan saldırılarla karşılaştık. Bilinçli bir şekilde organize edilen bu saldırıların neye hizmet ettiğini ve amacını elbette ki biliyoruz. Büyük bir emek ve fedekarlıkla mücadele yürüten arkadaşlarımızın elbetteki bu süreçten daha güçlü çıkmamız için eleştirileri ve önerileri olacaktır. Ancak bunun yöntemi sosyal medya üzerinden geliştirilen tahrip edici dil ve üslup olmamalıdır. Eleştiri ve özeleştiriyi kendi mekanizması içerisinde süreçleri yürütecek bir dil ve yaklaşım geliştirilmelidir.

Bilinmelidir ki bilinçli ya da bilinçsizce yapılan saldırılar başta kadın özgürlük mücadelemize ve değerlerimize dönük yapılmaktadır.

Siyasetin yetersiz ve eksik kaldığı boyutlar elbette tartışılmalıdır. Fakat dijital medya platformlarından yürütülen bu tartışmalar yöntemimiz ve örgütsel kültürümüz değildir, olmayacaktır. Bu yöntem eleştiri mahiyetini aşarak bilinçsizce özel savaş politikalarına zemin olmak ve demokratik siyaset alanında mücadele eden, emek veren kadınlara karşı saldırı ve teşhir etme haline dönüşmektedir.

Yıllardır Kürt Kadın Hareketi’nin mücadelesinde aktif şekilde emek vermiş, tüm zorlu koşullarda bireysel kaygılara girmeden tereddütsüz mücadelenin en ön saflarında yer almış kadın yoldaşlarımızın her zaman olduğu gibi bugün de yanında olduk, olmaya devam edeceğiz.

Zorlu koşullarda kadın hakları ve siyaset alanında yürüyen, öncülük eden ve emek veren mücadele arkadaşımız Pervin Buldan başta olmak üzere mücadelede koşulsuz amasız yürüyen kadınların erkek aklı ve diliyle saldırılarına izin vermeyeceğimizi, bu eril dilin karşısında her zaman olduğu gibi bugün de güçlü bir şekilde mücadele edeceğimizin kararlılığını bir daha yeniliyoruz. Ve bu temelde tüm kadınları kadın özgürlük mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.”

HABER MERKEZİ

#TJAdan #Pervin #Buldan #açıklaması #Tartışmalar #saldırıya #dönüştü

Mersin’de yolcu otobüsü şarampole yuvarlandı: 1 ölü, 14 yaralı

Mersin’in Anamur ilçesinde yağış ve sis nedeniyle kontrolden çıkan yolcu otobüsü, şarampole yuvarlandı. Kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 14 kişi yaralandı

Kaza, sabah saatlerinde Anamur- Gazipaşa kara yolu Uçarı-Kaledran mevkisinde meydana geldi. Siirt’ten Antalya’ya giden, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 ASR 690 plakalı Kamil Koç firmasına ait yolcu otobüsü, yağış ve sis nedeniyle kontrolden çıkıp, dağ yamacına çarptı, ardından şarampole yuvarlandı. İhbarla bölgeye çok sayıda sağlık, jandarma ve itfaiye ekibi sevk edildi. Otobüsten çıkarılan yolculardan birinin kaza yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Cenaze, otopsi için morga kaldırıldı. Yaralanan 14 kişi de ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.

MERSİN

#Mersinde #yolcu #otobüsü #şarampole #yuvarlandı #ölü #yaralı

İsrail 5 ayda Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 112 Filistinliyi katletti

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin raporuna göre, 1 Ocak-29 Mayıs 2023 tarihleri arasında İsrail güçleri Doğu Kudüs ve Batı Şeria’ya yönelik gerçekleştirdiği 409 saldırıda 112 Filistinliyi katletti.  575 Filistinlinin ise evi yıkıldı

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), “İşgal altındaki Filistin toprakları: Sivillerin korunması” başlıklı iki haftalık bir rapor yayınladı. Raporda, “1 Ocak-29 Mayıs 2023 tarihleri arasında, İsrail güçleri Doğu Kudüs de dahil Batı Şeria’da 112 Filistinliyi öldürdü. Bu, ölü sayısının 53 olduğu geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında, iki kat daha fazla can kaybı demek” ifadeleri kullanıldı.

575 Filistinlinin evi İsrail güçlerince yıkıldı

Raporda İsrail güçlerinin Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da sene başından 29 Mayıs’a kadar 107 Filistinliyi katlettiği, 4 bin 229 Filistinlinin de yaralandığı belirtildi. Rapora göre; fanatik Yahudi yerleşimcilerin, sene başından itibaren Filistinlilere yönelik düzenlediği 409 saldırıda 5 Filistinli katledildi, 105 kişi yaralandı. Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 575 Filistinlinin evi İsrail güçlerince yıkıldı.

Raporda, sene başından bu yana Filistinlilerin İsrail ve Filistin topraklarındaki eylemlerinde 18 İsrailli hayatını kaybederken, 111 kişinin de yaralandığı bilgisi de yer aldı.

DIŞ HABERLER

#İsrail #ayda #Doğu #Kudüs #Batı #Şeriada #Filistinliyi #katletti

Suriye Dışişleri Bakanı Bağdat’ta

Suriye Dışişleri Bakanı Feysel Miqdat’ın Bağdat’a yaptığı resmi ziyareti iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi konuları ele alınacağı belirtildi

Irak medyasına göre, Suriye Dışişleri Bakanı Feysel Miqdat dün akşam, resmi bir ziyaret kapsamında Bağdat’a ulaştı. Bakan Miqdat’ın Iraklı yetkililerle yapacağı görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi konusunun ele alınacağı belirtildi.

Aynı kaynağa göre, Irak Başbakan Yardımcısı ve Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile bir araya gelecek olan Feysel Miqdat, ardından Irak Cumhurbaşkanı, Başbakan, Parlamento Başkanı ve Yargı Konseyi Başkanı ile görüşmeler gerçekleştirecek.

DIŞ HABERLER

#Suriye #Dışişleri #Bakanı #Bağdatta

​​​​​​​Erdoğan’ın Arap devletleriyle yeni dönem politikaları

Erdoğan’ın ekonomiyi düzeltmek için bölgesel ve uluslararası alanda meşgul olacağına dikkat çeken Arap uzmanlar, ‘Arap devletlerinin Erdoğan’a desteğinin şartı, Erdoğan’ın Müslüman Kardeşler gruplarıyla ilişkisini kesmesidir’ dediler

Recep Tayyip Erdoğan iktidarının, Arap ülkeleriyle ilişkilerinde ciddi bir gerginlik hakim oldu. Ankara, birçok devletin iç işlerine siyasi ve askeri müdahalede bulundu. Türk devletinin durumunun kötüleşmesi ve ekonomik krizin derinleşmesiyle beraber Erdoğan, Arap devletlerine yakınlaşarak Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır gibi Arap ülkeleriyle sorunlarını çözme girişimlerinde bulundu.

Seçimlerin ardından ortaya çıkan soru şudur: Yeniden Türkiye’nin cumhurbaşkanı olan Erdoğan bölge devletleriyle yakınlaşma politikalarını sürdürecek mi, yoksa eski politikalarına geri mi dönecek?

Arap uzmanlar, Erdoğan’ın Mısır, Tunus ve Liyba’ya karşı izlemesi muhtemel politikalar hakkında ANHA’ dan Muhsım El Mısırî’ye değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan’ın zaferine umut bağlayan gruplar

Tunuslu siyasi yorumcu Ebdulcelîl El Mealî konuya ilişkin, “Arap ve İslam dünyasının farklı bölgelerinden bazı İslami hareket ve şahsiyetlerin Erdoğan’ın son cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki zaferini kutlamaları, Erdoğan’ın bu hareket ve grupları temsil ettiğini gösteriyor. Aynı zamanda bu grupların Erdoğan’ın zaferine umut bağladıklarını da gösteriyor” dedi.

Ebdulcelîl El Mealî, Tunus Nehda Hareketi Başkanı Raşid El Gannuşi’nin sanal medyada yaptığı paylaşımla Erdoğan’ı kutladığını hatırlatarak, “Belki bu kutlama diplomatik açıdan normal bir kutlama ama Erdoğan’ın zaferinin Tunus’taki duruma etkisi üzerine birçok soruyu gündeme getiriyor. Özellikle Nehda Hareketi Başkanı Raşid El Gannuşi ile güçlü ilişkileri ortadayken. Ancak bu etkilerin sadece iki lider arasındaki ilişkilere göre okunamayacağı bir gerçektir. Bir yandan her iki ülkedeki iç olaylarına bakılması, diğer taraftan ise bölgesel ve uluslararası değişimlerin dikkate alınması gerekiyor” dedi.

‘Tunus Erdoğan’ın yeni dönemine mahkum olacak’

Tunus Devlet Başkanı Kays Said’in Nehda Hareketi’ni zayıflattığını, birçok yöneticisini yargılayarak hareketi siyasi alandan uzaklaştırdığına işaret eden El Mealî, ulusal kurtuluş cephesi ya da El Nehda’ya bağlı hareketlerin zayıflamasının bu cephenin ve Nehda Hareketi’nin halkı muhalefete yönlendiremeyeceğini gösterdiğine dikkat çekti.

El Mealî, Tunus ile ilgili olarak Erdoğan’ın yeni dönemine mahkum olacağını ve son 2 yılda başlayan sürecin devam edeceğini söyledi. Bu sürecin Mısır ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgesel güçlerle ilgili olduğunu belirten El Mealî, “Erdoğan, Türk devletinin çöken ekonomisini harekete geçirmek ve Türk lirasını çöküşten kurtarmak için bu hamleyi şart koşuyor. Mısır ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerini yeniden tesis ettikten sonra Müslüman Kardeşler ile müzakerelerini kendi çıkarlarına uygun devam ettirecek” diye kaydetti.

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı Said’e baskı uygulamadan bazı kınama sözleriyle El Gannuşi akıbetini soran açıklamalarda bulunabileceğine söyleyen El Mealî, Erdoğan’ın El Gannuşi için Tunus cumhurbaşkanıyla iletişime geçmeye çalıştığını ancak Tunuslu kaynaklar Said’in bu girişimlere cevap vermediğini aktardığını belirtti.

El Mealî, Erdoğan’ın ekonomik durumu düzeltmek için bölgesel ve uluslararası alanda meşgul olacağına dikkat çekerek, “Erdoğan destek alabilmek için İhvan üyesi ve gruplarıyla bağını açmak zorunda kalacak. Arap devletlerinin Erdoğan’a desteğinin şartı, Erdoğan’ın Müslüman Kardeşler gruplarıyla ilişkisini kesmesidir” diye belirtti.

‘Mısır ile ilişkilerin düzeltilmesi gerekiyor’

Mısırlı yazar ve siyasi yorumcu Îbrahîm Şaban ise, Mısır ile Türk devleti arasında ilişkilerin yeniden tesis edilmesi ve karşılıklı büyükelçiliklerin atamasının Türk devleti için bir başarı olduğunu kaydetti.

Îbrahîm Şaban şöyle devam etti: “Bugün Türkiye’de Mısır ile ekonomik ilişkiler başta olmak üzere her yönüyle ilişkilerini düzeltmesi için büyük bir fırsat var. Erdoğan, ülkesindeki İhvan grubu ve Mısır karşıtı ajanslarını kapatmak için adımlar atmaya devam ediyor. Her şeyden önce Türkiye’nin Mısır ile ilişkilerini düzeltmesi gerekiyor, çünkü Mısır tüm Arap ülkelerine açılan kapı konumunda.”

‘İç politikaları gözden geçirmesi, Kürtleri rahat bırakması’

Erdoğan’ın seçim sonrası “Türklerin yüzyılını başlatacağız” sözlerine ilişkin Şaban şunları dile getirdi: “Türklerin yüzyılı başlatacağız derken neyi kastediyor? Bu mecazi bir söylemdir ve bir hassasiyet yaratacaktır. Eğer bir rönesans, iç sorunlarını, ekonomiyi, Türk lirasının değer kaybetmesini, enflasyonu ve ülkedeki diğer sorunları çözmeye başlamak anlamındaysa bu sorun değil. Ancak Arap ülkelerinin aleyhine genişleme ve hegemonya anlamına geliyorsa bu asla kabul edilemez” diye vurguladı.

Mısır ve Türk devletinin ilişkileri hakkında Îbrahîm Şaban sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin en büyük başarısı, genel iç politikalarını yeniden gözden geçirmesi, Suriye, Irak ve Kürtleri rahat bırakması ve Araplarla olumlu politikalar kuran politikalar geliştirmesidir. Bu Türkiye için büyük bir başarı olacak ve Mısır ile olan güvenini arttıracaktır. Türkiye cumhurbaşkanı son 10 yılın derslerini anlamıştır ve Mısır ile ilişkilerini bir daha zedelemeyecek ve daha dikkatli olacaktır.”

‘Türkiye Kahireyi yanına çekmeye çalışıyor’

Libyalı araştırmacı Ehmed El Erabî ise, Libya’nın Mısır ve Türkiye için merkezi bir konu olduğunu belirterek, “Erdoğan’ın zaferi, özellikle Doğu Akdeniz’de gaz ve petrol konusunda anlaşmazlıklar olduğu için Libya’daki çatışmayı etkileyecektir. Türkiye, Kahire’yi kendi tarafına çekerek bu yolla rakipleri olan 3’lü ittifakın (Yunanistan, Kıbrıs ve Mısır) elinde bu dosyaları almaya çalışıyor” dedi.

Türk devletinin, Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne destek verdiğini ve Libya’da uzun vadeli çıkarları olduğuna dikkat çeken El Erabî, “Yunanistan ile süregelen çatışmalarına rağmen Türkler, genellikle Akdeniz’deki rollerine büyük bir önem atfediyorlar. Sonuç olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarında Türkiye ve Libya arasında 3 yıl önce imzaladığı anlaşma Akdeniz’deki çıkarlarına uygundu. Ayrıca Türk devletinin Trablus’taki varlığı bir müttefik olarak görülüyor” diye konuştu.

DIŞ HABERLER

 

#Erdoğanın #Arap #devletleriyle #yeni #dönem #politikaları