Ana Sayfa Blog Sayfa 356

Erdoğan yeni kabineyi açıkladı

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni kabineyi açıkladı. Yeni dönemde Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı; eski MİT Müsteşarı Hakan Fidan ise Dışişleri Bakanı oldu

3. kez cumhurbaşkanı olan Tayyip Erdoğan, yeni dönemde kabinede görev yapacak bakanları açıkladı.

Çankaya Köşkü’nde basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, yeni kabineyi açıkladı

Yeni kabineyi açıklamadan önce eski kabine üyelerine de teşekkür eden Erdoğan, milletvekili yaptığı eski bakanlara da Meclis çalışmaları için başarı diledi.

Erdoğan’ın açıkladığı yeni kabine şöyle:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Cevdet Yılmaz

Adalet Bakanı: Yılmaz Tunç

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı: Mahinur Özdemir Göktaş

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Vedat Işıkhan

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı: Mehmet Özhaseki

Dışişleri Bakanı: Hakan Fidan

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Alparslan Bayraktar

Gençlik ve Spor Bakanı: Osman Aşkın Bak

Hazine ve Maliye Bakanı: Mehmet Şimşek

İçişleri Bakanı: Ali Yerlikaya

Kültür ve Turizm Bakanı: Mehmet Nuri Ersoy

Milli Eğitim Bakanı: Yusuf Tekin

Milli Savunma Bakanı: Yaşar Güler

Sağlık Bakanı: Fahrettin Koca

Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Mehmet Fatih Kacır

Tarım ve Orman Bakanı: İbrahim Yumaklı

Ticaret Bakanı: Ömer Bolat

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı: Abdülkadir Uraloğlu

HABER MERKEZİ

#Erdoğan #yeni #kabineyi #açıkladı

Eşyalarına el konulan binlerce kişi sınırda bekletiliyor

Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yapmak isteyen binlerce kişi bir haftadır kuyrukta bekletiliyor

Federe Kürdistan Bölgesi’nden Habur Gümrük Kapısı’ndan, Türkiye’ye geçmek isteyen binlerce kişi, bir haftadır giriş yapamıyor. Türkiye Ticaret Bakanlığına bağlı, Gümrük Kapı Müdürlüklerinin talimatı üzerine, detaylı arama yapan memurlar, sınır ticareti yapan insanların eşyalarına el koydu. Kilometrelerce uzayan, araç kuyrukları nedeniyle ihtiyaçlarını karşılamayan insanlar, duruma tepki gösterdi.

Eşyalarına el konuldu

Gümrük kapısında bir haftadır kuyrukta bekleyenler, “Her giriş peronuna memurlar getirilmiş. Evine çay, çocuğuna süt götürmek isteyen insanların eşyalarına el konuluyor. Sürücülere giriş fişi verilmiyor. Burada perişan olduk. Bakanlıktan talimat gelmiş, hem pêşmergeler hem de askerler giriş fişi vermiyor” bilgilerini paylaştı.

HABER MERKEZİ

#Eşyalarına #konulan #binlerce #kişi #sınırda #bekletiliyor

Seçim sürecinde milyonları hedef alan Erdoğan: Hiçbir zaman ayrımcılık yapmadık

Erdoğan Saray’da göreve başlama töreninde konuştu. Seçim süreci boyunca milyonlarca yurttaşa yönellik nefret ve tehdit dili kullanan Erdoğan ‘Kimsenin inancına, oyunun rengine bakmadık. Particilik, ayrımcılık yapmadık’ dedi

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saray’daki göreve başlama töreninde konuştu.

Seçim sürecindeki hakaretleri ve ithamlarıyla kendi yönetimine karşı olan milyonlarca yurttaşı hedef alan Erdoğan, bugünkü konuşmasında “hoşgörü”, “kardeşlik” ve “kucaklaşma” kelimelerini kullandı.

Erdoğan, “Muhalefetin de mesuliyet bilinciyle hareket etmesini bekliyoruz. Tüm muhalefet cenahının milli iradeyle barışmasını istiyoruz. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Türkiye’nin kucaklaşmaya ihtiyacı olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yeni anayasa mesajı da veren Erdoğan, “Demokrasimizi darbe ürünü mevcut anayasadan kurtararak, özgürlükçü, kuşatıcı bir anayasa ile güçlendireceğiz” dedi.

Erdoğan’ın sözlerinden satır başları şöyle:

’85 milyonu bağrımıza basacağız’

Türkiye için eser ve hizmet üretmeye devam edeceğiz. Hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun 85 milyonun tamamını bağrımıza basacağız. 21 yıllık iktidarlarımız dönemlerinde bu hassasiyetimizi muhafaza ettik. Kimsenin inancına, oyunun rengine bakmadık. Particilik, ayrımcılık yapmadık.

‘Kabineyi bu akşam toplayacağız’

“Seçim dönemi 28 Mayıs gecesi itibariyle artık sona ermiştir. Milli irade sandıkta iki kez tecelli etmiş, millet kesin kararını vermiştir. Türkiye artık yeni bir yola girmiştir. Türkiye Yüzyılı başlamış, ülkemizin şahlanış döneminin kapıları aralanmıştır. Bu akşam yeni kabinemizi açıklayacağım. Yeni kabineyle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı nakış nakış işlemeye devam edeceğiz. Gecikmeden salı günü ilk kabine toplantımızı yapacağız.

Artık yeni şeyler söylemenin mücadelesini vermeliyiz. Geçmişteki hatalardan ders çıkararak istikbali inşa etmenin gayreti içinde olmalıyız.

Oy vermeyenlere muhabbetle konuşmuş

Bize oy vermeyenler ile muhabbetin diliyle konuştuk.

Sürekli eski defterlerini karıştırmanın ülkeye de millete de faydası yoktur. Rövanş peşinde koşmadık. Yalanlara iftiralara maruz kalsak da adaletten asla sapmadık. Ezici çoğunlukla kazandığımız 17 seçimde muhalefetten bu tavrı görmedik.”

HABER MERKEZİ

#Seçim #sürecinde #milyonları #hedef #alan #Erdoğan #Hiçbir #zaman #ayrımcılık #yapmadık

‘Pandemi ve Hapishaneler’ konferansı: Karantina cezalandırma yöntemine dönüştü

CİSST’in ‘Pandemi ve Hapishaneler’ başlıklı uluslararası konferansının ilk gününde, pandemi sürecinde cezaevlerindeki tutukluların daha fazla tecride maruz kaldığı vurgulanırken, tecrid olmamak için birçok kişinin test yaptırmadığı belirtildi

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), iki gün sürecek olan “Pandemi ve Hapishaneler” başlıklı uluslararası konferans Beyoğlu’nda bulunan bir otelde başladı. Üç oturumlu olan konferansın bugün ki programına birçok ülkeden insan hakları savunucuları, hukukçular, araştırmacılar ve cezaevi uzmanları katıldı. Konferans, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı ve Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın açılış konuşması ile başladı.

Sağlık ve Adalet bakanlığı gerçeği gizledi

Pandemi sürecine ilişkin, “Haklar alanında mücadele yürüten bizler için çok zorlu bir süreçti” diyen Fincancı, bu süreçte korunaksız olduklarını belirtti. Pandeminin cezaevlerini de ciddi anlamda etkilediğini ifade eden Fincancı şöyle devam etti: “Haftada 10 ölüm görüyoruz ama yokmuş gibi davranıyoruz. Ayrıca aşıyla ilişkimiz sürekli hakikati önemsizleşen bir yerde duruyor. Ölüm sayılarının 300 bini aştığını gördük. Ama Sağlık Bakanlığı böyle görmedi. Adalet Bakanlığı vaka ve ölüm sayılarını önemsemedi. Hapishanelerdeki hak ihlalleri için çok etkili bir mücadele yürütmeliyiz. Adalet Bakanı 2022’nin 8 Nisan’ında hapishanede ilk ölüm olduğunu bildirdi. Hapishanede çalışanlar da izolasyona alındı. Yakalama sürecinden başlayarak ihlaller dizgisiyle karşı karşıya kaldık.”

Tecrid derinleştirildi

İktidarın pandemi sürecinde cezaevlerinde bulunan tutuklular için ayrımcı bir politika yürüttüğünü aktaran Fincancı, “Tek koruyucu mekanizma özgürlüğünden alıkoyulanların daha da tecrit edilmesi oldu” dedi. İnsan hakları savunucuları olarak ihlaller karşısında mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Fincancı, “Hakikat iradesini ortaya koyan tüm dostlara teşekkür ediyorum” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Fransa cezaevleri

Ardından Bilgi Üniversitesi’nden Doçent Galma Akdeniz’in moderatörlüğünü yaptığı “Dünyada ne oldu?” başlıklı ilk oturuma geçildi. İnsan haklarını raporlamak üzerine araştırmacı Charline Becker, Fransa cezaevlerinde pandemideki duruma dair bir sunum yaptı. Pandemi sürecinde 70 binden fazla tutuklunun olduğu bilgisini paylaşan Becker, “Müdahaleler için çok geç kalındı. Adalet Bakanlığı o süreçte kimseyi serbest bırakmayacağını söyledi. Bir kısım insan serbest bırakıldı ama bölgesel olarak uygulamalarda eşitsizlikler vardı. ‘Kriterlere’ uysa da çok az insan serbest bırakıldı. Maalesef Adalet Bakanlığı başka bir çalışma yapmadı. Mart ayından itibaren hükümet ziyaretleri askıya aldı. Bu konuda tepki gösterenlerin de serbest bırakılmasının önüne geçildi. Yalnızca telefon edilmesine izin verildi. Telefon edilmesi için de kişi başına 40 Euro verildi. Ama bazı hücrelerde telefon vardı. Koridorda ortak telefon kullanıldı ve koridorlarda beklenildi, bu hijyenik değildi. Çok sayıda kişi hasta oldu. Sivil toplum örgütlerinin bu türden bir krize hazır olmadığını görmüş olduk” diye konuştu.

İtalya’da durum

İtalya’nın başkenti Roma’dan gelen Alessio Scandurra da, Antigone’deki cezaevine dair konuşma yaptı. Scandurra, “İtalya’da da koşullu serbest bırakılma arttı. Cezaevinde önemli protestolar oldu. 48 önemli ayaklanma oldu, bir cezaevinde 13 kişi aşırı ilaç kullanımından öldü. Birçok kişi cezaevinden kaçtı. Sistem herhangi bir acil duruma hazır değildi. Hapishanelerde olup bitenleri önemsemiyorlardı ama ciddi olaylar yaşanıyordu. 10 bin kişi hapishanelerde Kovid oldu” dedi.

‘Veriler gizlendi’

İşkenceye Karşı Dünya Örgütü (OMCT) üyesi ve insan hakları savunucusu Maryia Kvitsinskaya da cezaevlerindeki engelli tutuklular için pandemi sürecinin ciddi bir sorun olduğunu kaydetti. Kvitsinskaya, “Birçok veriyi, ihlalleri sakladılar. Bu nedenle güncel veriler de alınamadı. Duruşmalar online gerçekleştirildi ancak mahpuslar kendini iyi ifade edemedi, mahremiyet ilkesi çiğnendi. Tıbbi yardım alanların yaşamını yitirmesi de araştırılmadı” ifadelerini kullandı.

Kafkas ülkelerinde kadın tutukluların durumu

Özbekistan’da da hamile kadınlar için medikal hizmetlerin sunulmadığını aktaran Kvitsinskaya, gerekli tetkik ve izleme çalışmalarının yapılmadığını ifade etti. Ermenistan’da ise cep telefonlarına izin verildiğini ama arama kartlarının maliyetini devletin karşılamadığını sözlerine ekleyen Kvitsinskaya, Tacikistan’daki kadın tutuklulara psikolojik destek sağlandığını ve Ermenistan’da da kadınların online eğitim kurslarına katılabildiği gibi olumlu uygulamaların da olduğunu paylaştı.

‘Türkiye’de ne oldu?’

“Türkiye’de ne oldu?” başlıklı ikinci oturumu Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilcisi Ümit Efe’nin moderatörlüğünde yapıldı. Oturumda sunum yapan Öğretim Görevlisi ve Psikolog Galma Akdeniz, Türkiye’deki cezaevleri kapasitesinde 2005’ten sonra çok hızlı bir artış görüldüğünü söyledi. Akdeniz, “2002’den beri 200’e yakın cezaevi inşa edildi. Cezaevlerindeki tutukluların sayısını azaltmak için hiçbir şey yapılmadı. Kovid izni ise hala devam ediyor. Şu anda da daha uzun ve kalıcı bir hale getirilmesi konuşuluyor. Şu anda 256 binden fazla kişinin cezaevinde olduğu söyleniyor ama onların içinde Kovid izinli olanlar da var, onlarla bu sayı veriliyor. Pandemide bütün aile ve avukat ziyaretleri durduruldu. Haziran ayından sonra kapalı görüşler yapılmaya başladı. Kasım ayında da birazcık normale geçildi. Cezaevlerine girişlerde 2020’de PCR testleri başladı” ifadelerini kullandı.

Tutuklular arasında ayrım: Adli ve siyasi

Ardından Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Sekreteri Rengin Ergül sunum yaptı. Ergül, “Bir ‘terör’ isnadıyla karşı karşıya kalıyorlar. Biz o yüzden terör kavramını kullanmamaya özen gösteriyoruz. Bu nedenle biz adli ve siyasi mahpus diye ayırıyoruz” dedi. ÖHD’nin 12 kentte gönüllü avukatlardan oluşan bir hukuk örgütü olduğunu aktaran Ergül, “Biz mahpusları ayırmıyoruz, iktidar ya da hükümetler ayırıyor. Eski İçişleri Bakanı cezaevlerine giden avukatların ‘terör örgütlerine çalıştığını’ söyledi. Yakın zamanda da ÖHD eski Eş Genel Başkanı ve birçok alanın içinde olduğu yerle birlikte genel merkezimiz de arandı. Ve hapishaneden bize gelen mektuplara da potansiyel bir delil olarak el konuldu. Bununla birlikte yapısal bir sorun olduğu için pandemi izolasyonun arttığı bir hal aldı” şeklinde konuştu.

İmralı Cezaevi

Bir diğer yapısal sorunun da cezaevlerindeki kapasitenin yüzde 14 oranında aşılmış olması olduğuna dikkat çeken Ergül, “Yoğun bir izolasyon olsa da kapasitenin kaldırmadığını görüyoruz. Bir cezaevinde yerde sırayla yatan mahpuslar biliyoruz. Kapasitenin aşıldığı koşullarda izolasyon uygulandı. Tek bir örnek olarak İmralı Hapishanesi’nde mahpuslara telefon hakkı tanındı. Sayın Abdullah Öcalan, Veysi Aktaş, Ömer Hayri ve Hamili Yıldırım ile 4 kişilik özel bir hapishane olan İmralı’da hiçbir görüş yapılmadı. Sadece Sayın Abdullah Öcalan bir kere telefon görüşü yapabildi. Türkiye’de bu noktada Terörle Mücadele Kanunu’nun bütün kriz süreçlerinde çözüme dair büyük bir engel olduğunu, her krizde yeniden karşımıza çıktığını, şartlı tahliyelerinin engellendiğini söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

‘Karantina cezalandırma yöntemine dönüştü’

Daha sonra söz alan CİSST Savunuculuk Koordinatörü Berivan Korkut ise, “Korona sürecinde fark ettiğimiz Türkiye hapishanelerinin ve verilen şeffaf olmamasıydı” ifadeleriyle sunumuna başladı. Pandemi sürecinde özel önlemlerin alınmadığını ve yabancı tutukluların da en çok etkilenenler arasında olduğunu aktaran Korkut, “Görüş yapamadılar, bilmedikleri bir hastalıkla baş başa bırakıldılar. Pandemiden sonra çok sık mahpus yoksullaşmasını tartışmaya başladık. 14 gün karantinada tutulma bir tür cezalandırma gibi. İnsanlar ağır bir tecrit altında hastaneye gidememe durumunda kaldılar. Korona başladığında hapishaneler dış dünyaya tamamen kapatıldı. Bir nevi kendi kaderleriyle baş başa bırakıldığı bir süreç başladı” yorumunu yaptı.

‘Toplumsal Cinsiyet Ekseninde Hapishaneler’

Son oturum ise ÜniKuir üyesi Mahmut Şeren’in moderatörlüğünü yaptığı “Toplumsal Cinsiyet Ekseninde Hapishaneler ve Pandemi” başlığıyla gerçekleşti. Oturumda ilk olarak konuşma yapan CİSST gönüllüsü Meriç Doğan, pandeminin LGBTI+’ları daha kırılgan hale getirdiğini vurguladı. Cezaevlerinin ikili cinsiyetlenmiş halde kurgulandığını ve bu durumun da LGBTI+ bireylerin yaşamını oldukça zorladığını paylaşan Doğan, “LGBTI+ mahpuslar çok daha yapısal sorunlarla karşılaşıyor ve bunlar ek cezalar yaratıyor. Olağanüstü koşullarda daha da zorlaşıyor” diye belirtti.

‘Tecrid edilmemek için test yapmadılar’

Cezaevi Reform Güveni üyesi Paula Harriot ise “Birleşik Krallık’ta muhafazakar hükümet geldikten sonra ceza ile ilgili bir tartışma sağ anlayışı hemen ayağa kaldırıyordu. Ben geçmişte mahpustum. Hapis cezasıyla ilgili çalışma yapan çok az insan var. Pandemi döneminde de daha çok mahpusları dinleyip onların deneyimlerini aktarmaya çalıştım” ifadelerini kullandı. Pandemi sürecinde Birleşik Krallık’ta cezaevinde yalnızca 23 kadının tahliye edildiğini ve 7’sinin hamile olduğunu söyleyen Harriot, “Haftanın 7 günü, günün 24 saati sürekli hücrede kalıyorsunuz. 30 dakika hücreden çıkma izni veriliyor, ya tuvalete ya da duşa gireceksiniz. Stres düzeyini tahmin edebiliyor musunuz? Pandemi sonrasında hala ders çıkarabilmiş değiliz. Telefon hakkı hala yok. Temmuz 2021’de telefon konferansına izin verdiler” sözleriyle yaşananları anlattı. Harriot son olarak, “Mahpuslar kovid testi yaptırmak istemedi. Çünkü testleri pozitif çıkarsa tecrit edilirler diye test yaptırmak istemediler. Aileleriyle yüz yüze görüşemediler, aileleri de aynı tereddütlere sahipti” bilgisini verdi.

Kadın tutukluların yaşadıkları

Son olarak sunum yapan ÖHD üyesi avukat Çiğdem Kozan da “Adalet Bakanlığı’na göre 10 kadın hapishanesi mevcut. Pandemiyle birlikte tecrit koşulları nedeniyle sorunlar daha çok gün yüzüne çıktı. Görüşme yaptığımız kadın mahpuslardan da bunları dinledik. Hapishaneler erkeklere göre yapıldığı için kadınların özgün durumu görülmemiş. Her mahpusun güneşe erişimi çok önemli ama kadınlar güneşle temas etmediğinde kemik erimesiyle karşı karşıya kalıyorlar. Hapishanelerdeki kadınlar da buna çok fazla maruz kalıyor. Yine kadınların sağlığa erişim sorunu daha fazla. Gardiyan eşliğinde kelepçeli muayene mevcut. Bir kadının jinekoloğa gittiğinde erkek gardiyan eşliğinde kendisini ifade etmesi ve muayene edilmesi mümkün değil. Bu nedenle muayene olmaktan vazgeçen çok fazla kadın mahpus dinledim. Tabii bu pandemi döneminde daha da arttı” ifadelerini kullandı.

Yine pandemide ped ve bakım ürünlerine erişimde de çokça sıkıntı yaşandığını dile getiren Kozan, ücretsiz ped temininin karar olmasına rağmen gerçekleşmediğinin tutuklular tarafından iletildiğini paylaştı. Pandemi döneminde en çok yoksullaşanların kadınlar olduğunu söyleyen Kozan, 10 günlük bebeği ile karantinada bir koğuşta kalan kadının hiçbir malzemeye ulaşamadığı örneğini verdi.

Konferans soru-cevap bölümünün ardından son buldu.

HABER MERKEZİ

#Pandemi #Hapishaneler #konferansı #Karantina #cezalandırma #yöntemine #dönüştü

Şenyaşarlar Adalet Nöbeti: Herkes işlediği suçun hesabını verecek

Şenyaşar ailesi, katliamdan sonra hastane çıkışında çekilen görüntüleri, ‘Yargı önünde herkes işlediği insanlık suçunun hesabını verecek’ notuyla paylaştı

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 802’üncü gününde devam ediyor. Anne Emine Şenyaşar, rahatsızlıklarından dolayı nöbete katılamazken, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha Milletvekili Ferit Şenyaşar ise nöbetini Ankara’da sürdürdü.

Aile, sanal medya hesabından, katliamdan sonra hastane çıkışında çekilen görüntüleri, “Yer: Suruç Devlet Hastanesi. Katliam sonrası hastaneden çıkış görüntüsü… Yarın hastane içindeki görüntülerde ortaya çıkacak. Yargı önünde herkes işlediği insanlık suçunun hesabını verecek! Dokunulmazlık bitti artık” notuyla paylaştı.

HABER MERKEZİ

#Şenyaşarlar #Adalet #Nöbeti #Herkes #işlediği #suçun #hesabını #verecek

Sivas’ta 4,1 büyüklüğünde deprem

Sivas’ın Ulaş ilçesinde saat 18.07’de, 4,1 büyüklüğünde deprem yaşandı.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) açıkladığı bilgilere göre, deprem 7 kilometre derinlikte gerçekleşti.

HABER MERKEZİ

#Sivasta #büyüklüğünde #deprem

Cenevre’de Mexmûr ablukası protesto edildi

İsviçre’nin Cenevre kentinde Mexmûr Kampı’na yönelik ablukanın protesto edildi. Eylemde, her yerde Mexmûr halkının direnişinin sahiplenilmesi çağrısı yapıldı

Irak Ordusu’nun 20 Mayıs’ta Mexmûr Kampı’na yönelik başlatmış olduğu abluka İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen yürüyüşle protesto edildi. Cenevre Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nin (CDK) çağrısıyla Mont-Blanc meydanında bir araya gelen kitle, Mexmûr Kampı’nın etrafının demir tellerle çevrilerek kapatılmak istenmesine karşı devam eden direnişinin sahiplenildiği sloganlarla yürüyüşe geçti.

‘Direnişi sahipleneceğiz’

Kent merkezinde devam eden yürüyüşün ardından Beaulieu Parkına ulaşan kitle adına Ramazan Baytar tarafından Fransızca basın metni okundu. BM denetiminde olan Mexmûr Kampı’na yönelik ablukanın kabul olamaz olduğunu dile getiren Baytar “Kuşatma girişimine karşı Mexmûr halkının direnişi 15 gündür devam etmektedir. Kürt halkı olarak bulunduğumuz her alanda Mexmûr’da süren direnişi sahiplenmeyi sürdüreceğiz” mesajı verdi.

‘Temelinde tecrit var’

Baytarın ardından konuşan Ömer Rizvanoğlu, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik sürdürülen mutlak tecrit temelinde bu kuşatma girişiminin devreye sokulduğunu dile getirerek “Bugün özgürlük alanlarında gerillalara yönelen saldırılar ile Mexmûr’a yönelik kuşatma girişiminin temelinde Önderliğimizin üzerinde sürdürülen tecrit politikaları yatmaktadır. Biz Kürt gençleri olarak Mexmûr’a yönelen kuşatma girişimine karşı Mexmûr halkının direnişini sahiplenerek tecrit politikalarını boşa çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Cenevrede #Mexmûr #ablukası #protesto #edildi

Hülya Şellavcı cinayeti: 12 polis hakkında iddianame hazırlandı

Hülya Şellavcı’nın katledilmesiyle ilgili 12 polis hakkında ‘ihmalleri bulunduğu’ gerekçesiyle 3 aydan 1 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı

İzmir’in Bornova ilçesinde boşanma aşamasında olduğu Kaffar Yeğin tarafından ateşli silahla katledilen Hülya Şellavcı’nın ölümüyle ilgili 12 polis hakkında “ihmalleri bulunduğu” gerekçesiyle 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, Kaffar Yeğin hakkında verilen uzaklaştırma kararında birden çok ihlal olmasına rağmen polisin görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterdiğine yer verildi.

Dava hakkında

İzmir’in Bornova ilçesinde 22 Ekim 2022’de Işıkkent Ayakkabıcılar sitesinde ayakkabı nakış atölyesi olan Hülya Şellavcı Yeğin, boşanma aşamasında olduğu Kaffar Yeğin tarafından ateşli silahla vurularak katledildi. Şellavcı’nın katledilmesinin ardından fail hakkında tehdit ettiği gerekçesiyle 4 kez suç duyurusunda bulunduğu ve uzaklaştırma kararı aldırdığı ortaya çıktı. Katliamdan 3 gün sonra İzmir 16’ncı Aile Mahkemesi’nce fail hakkında 30 günlük zorlama hapis kararı verildi. Ayrıca failin, Şellavcı’nın katledildiği atölyeye yakın görüntüleri de ortaya çıktı. Fail tutuklanırken, evinde kaldığı arkadaşı M.G. ise ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Fail Yeğin hakkında “eşi tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “silahla gece vakti yağma”dan 15 yıla kadar hapis, “Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle, İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Ayrıca katliamdan önce hakkında çeşitli suçlamalar bulunan fail hakkında “kadına karşı tehdit”, “hakaret”, “ısrarlı takip” ve “yaralama” gibi suçlardan 13 yıla kadar hapis istemiyle 50’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde de dava açıldı. Geçen ay sonuçlanan davada, toplam 5 yıl 5 ay 22 gün hapis cezası verilen failin “eşi tasarlayarak kasten öldürme” suçundan yargılanmasına devam ediliyor.

HABER MERKEZİ

#Hülya #Şellavcı #cinayeti #polis #hakkında #iddianame #hazırlandı

CHP PM toplantısı bitti: Kurultay süreci başlayacak

CHP Parti Meclisi toplantısı ardından Meclis grup yönetimi belli oldu. Buna CHP’nin Meclis Grup Başkanı, Manisa Milletvekili Özgür Özel oldu. Yaklaşık 5 saat süren toplantıda, kurultay sürecinin başlatılması kararı alındı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) toplantısının ardından CHP’nin yeni Meclis grup yönetimi belli oldu.

Yeni yönetimde; CHP Grup Başkanı Özgür Özel olurken, CHP Grup Başkanvekilleri Gökhan Günaydın, Burcu Köksal, Ali Mahir Başarır oldu. Meclis Başkanvekili ise Gülizar Biçer Karaca oldu.

Burcu Köksal da Oya Araslı ve Emine Ülker Tarhan’dan sonra CHP’nin üçüncü kadın grup başkanvekili oldu.

PM’nin, kurultay takvimine ilişkin yeni Merkez Yönetim Kurulu’na (MYK) tam yetki verdiği öğrenildi.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK’yi açıklamasının ardından toplanacak kurul, kurultay takvimini belirleyecek.

HABER MERKEZİ

#CHP #toplantısı #bitti #Kurultay #süreci #başlayacak

Kayyum parkın Kürtçe ismini sildirdi

Kayyum yönetimindeki Nisêbîn Belediyesi, Kobanê sınırında katledilen Kader Ortakaya’nın anısına yapılan parka verilen ‘Parqa Kader Ortakaya’ Kürtçe ismi sildirdi

Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde “Kader Ortakaya Kardeşlik Parkı”da bulunan Kürtçe isim belediye kayyumu Ercan Kayabaşı’nın talimatıyla silindi. Belediye personelleri, parkın taştan yapılan giriş kapısı üzerinde yazılı “Parqa Kader Ortakaya” ismini makinelerle kazıdı. Parkın isminin de değiştirildiği öne sürülürken, ismin silinmesine dair herhangi bir açıklama yapılmadı.

Kader Ortakaya

DAİŞ’in Kobanê’ye dönük 2014’te başlattığı saldırılara karşı 6 Kasım 2014’te Riha’nın Pîrsus (Suruç) sınırında devam eden nöbet eylemi sırasında, Türkiye tarafından yüksek kinetikli silahla açılan ateş sonucu Kader Ortakaya öldürüldü. Marmara Üniversitesi Yüksek Lisans öğrencisi olan Kader Ortakaya, aynı zamanda Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) üyesiydi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yönetimindeki Nisêbîn Belediyesi, Ortakaya anısına Haziran 2015’te Tarihi Bağdat Köprüsü yanında bulunan 4 bin metrekarelik alanda “Kader Ortakaya Kardeşlik Parkı” kurmuştu.

HABER MERKEZİ

#Kayyum #parkın #Kürtçe #ismini #sildirdi