Ana Sayfa Blog Sayfa 357

Marmaris’te imar değişikliği planına yürütmeyi durdurma kararı verildi

Muğla 2. İdare Mahkemesi, Marmaris Kent Konseyi ve Marmaris Ekolojik Mücadele Komitesi’nin açtığı davada Marmaris’te Erdoğan ailesinin dünürüne ait arazi için yaptığı imar plan değişikliği için ‘yürütmeyi durdurma’ kararı verdi

Muğla 2. İdare Mahkemesi, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, Marmaris’te Erdoğan ailesinin dünürüne ait arazi için yaptığı imar plan değişikliği için “yürütmeyi durdurma” kararı verdi.

Uzun süredir Marmaris’deki doğa talanlarına karşı mücadele eden Marmaris Kent Konseyi ve Marmaris Ekolojik Mücadele Komitesi’nin açtığı davada Hisarönü Köyü, 142 parselde yaşlı bakımevi inşası için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yaptığı imar planı değişikliğine mahkeme “yürütmeyi durdurma” kararı verdi.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, Erdoğan ailesinin dünürüne ait arazide yaşlı bakımevi yapılmasının önünü açmak üzere imar plan değişikliğine gitme kararının iptali için açılan davalarda bilirkişi, doğa lehine rapor düzenleyerek davacıların haklılığını gösterdi.

1 Haziran 2023 günü iki tarafı dere, önü deniz olan ve 17 metrede sert zemin bulunan sulak alanda yapılmak istenen projeye, bilirkişi raporu doğrultusunda Muğla İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı çıktı.

MUĞLA

#Marmariste #imar #değişikliği #planına #yürütmeyi #durdurma #kararı #verildi

Erdoğan yemin etti

Tayyip Erdoğan, Meclis’te yemin ederek mazbatasını aldı

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, mazbatasını almak ve yemin etmek üzere Meclis’e geldi. Geçici Meclis Başkanı Devlet Bahçeli tarafından karşılanan Erdoğan, Meclis’te yemin ederek, görevine başladı. Törenin ardından Anıtkabir’i ziyaret edecek Erdoğan, saat 17.00’de Beştepe’teki göreve başlama törenine katılacak.

Erdoğan’ın, Çankaya Köşkü’nde vereceği akşam yemeği sonrası yeni kabine üyelerini açıklaması bekleniyor.

ANKARA

#Erdoğan #yemin #etti

Fosil yakıt kullanımının 2030 yılına kadar son bulsun

Aliağa Çevre Platformu ile Aliağa Emek ve Demokrasi Güçleri, fosil yakıt kullanımının 2030 yılına kadar son bulması çağrısı yaptı

Aliağa Çevre Platformu ile Aliağa Emek ve Demokrasi Güçleri, fosil yakıt tüketiminin ekosisteme verdiği zararlara dikkat çekmek amacıyla Fosil Yakıt Karşıtı Platform tarafından başlatılan ‘2030’da Kömürsüz Türkiye’ kapmanyası kapsamında Demokrasi Meydanı’nda açıklama yaptı. “Havana, suyuna, toprağıma dokunma”, “Doğa varsa biz varız” ve “2030’da kömürsüz Türkiye istiyoruz” pankartlarının açıldığı açıklamaya, Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) yöneticileri ile çok sayıda çevre örgütü temsilcisi katıldı.

Emekliler Sendikası Ege Bölge Temsilcisi Sebahattin Yeşiltepe, kömürlü termik santralleri nedeniyle her gün hava kirliliğinin büyüdüğüne işaret etti. Köylülerin kömür madenciliği bölgelerinde her gün zeytinini, evini, geçim kaynağını kaybetme tedirginliğiyle yaşadığını belirten Yeşiltepe, “Bizler doğayla uyumlu yeni bir başlangıç için, kömürden adil bir çıkışı daha geç olmadan başlatmak için ‘Kömürden Adil Çıkış Hedef 2030 Bildirimizi’ kamuoyuyla paylaşıyoruz; Yaşamı savunan herkesi taleplerimiz çerçevesinde bir araya gelmeye davet ediyoruz” diye konuştu.

Kömürlü termik santrallerin 2030 yılına kadar kademeli olarak kapatılması çağrısında bulunan Yeşiltepe, taleplerini şöyle sıraladı:

“* Yeni kömür santralleri ve kömür madenleri için verilmiş izinler istisnasız iptal edilsin.

* Kömür madeni genişletmeleri durdurulsun.

* Kömür arama çalışmaları durdurulsun.

* Kömür madenlerinde ve termik santrallerde çalışan tüm emekçiler özlük haklarını ve geleceklerini güvence altına alacak programlarla desteklensin.

* Kömür bölgelerinde yaşanan ağır ekolojik yıkım ve buna bağlı insan sağlığındaki ve yerel ekonomideki çöküşün onarılması için etkilenen tüm ekosistemleri ve halkı kapsayan iyileştirme programları hayata geçirilsin.

* Krizlere karşı dirençli bir toplumu inşa etmek için şirketlerin çıkarlarını değil, kamu yararını, bilimi önceleyen politikalar geliştirilsin.”

Öte yandan aynı kampanya kapsamında Denizli, Muğla, Adana, Eskişehir ve Hatay illerinde de ortak açıklama yapıldı.

İZMİR

#Fosil #yakıt #kullanımının #yılına #kadar #son #bulsun

Kadının cinayetinde ihmali olan 12 polise dava

Hülya Şellavcı Yeğin’in boşanma aşamasında olduğu Kaffar Yeğin tarafından katledilmesinde koruma kararı olan kadının ölümünde ihmali olduğu gerekçesiyle 12 polis hakkında hazırlanan iddianamede ceza istendi

İzmir’de geçen katledilen Hülya Şellavcı Yeğin’in katledilmeden önce boşanma aşamasında olduğu Kaffar Yeğin hakkında tehdit ettiği gerekçesiyle, 4 kez suç duyurusunda bulunduğu ve uzaklaştırma kararı aldırdığı ortaya çıktı. Fail tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Birçok suç kaydı

Kaffar Yeğin, hakkında “eşi tasarlayarak kasten öldürme “suçlamasından ağırlaştırılmış müebbet, “silahla gece vakti yağma”dan 15 yıla kadar hapis, “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle, 14 Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Ayrıca olaydan önce hakkında çeşitli suçlamalar ile 13 yıla kadar hapis cezası istemiyle 50’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde de dava açıldı. Kaffar Yeğin’e, ‘hakaret’ten 8 ay 22 gün, ‘kadına karşı tehdit’ten 1 yıl 3 ay, ‘yaralamadan’ 1 yıl 6 ay ve ‘ısrarlı takipten’ 2 yıl olmak üzere toplam 5 yıl 5 ay 22 gün hapis cezası verildi. Failin, ‘eşi tasarlayarak kasten öldürme’ suçlamasından yargılanmasına devam ediliyor.

Avukat şikayetçi oldu

Öte yandan Avukat Ensar Aktürk, Hülya Şellavcı Yeğin ölümünde ihmali olduğu gerekçesiyle, Karabağlar Aile İçi Şiddetle Mücadele Büro Amirliği ve Bornova Aile İçi Şiddetle Mücadele Büro Amirliği’nde görevli memurlar için şikayetçi oldu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Kamu Görevlisi ve Toplum Suçları Soruşturma Bürosu, polisler hakkında soruşturma başlattı.

İhmali bulunduğu gerekçesiyle 12 polis memuru hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla iddianame hazırlandı. İddianamede, Kaffar Yeğin’in verilen tedbir kararında birden çok ihlali olmasına rağmen şüpheli olan polis memurlarının görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterdiklerine yer verildi.

İZMİR

#Kadının #cinayetinde #ihmali #olan #polise #dava

TUHAY-DER kongresinde hukukçulara ‘tecride tepki gösterin’ çağrısı

Wan’da yapılan TUHAY-DER’in kongresinde İmralı tecridine tepki gösterilerek, hukukçulara ve insan hakları savunucularına tecride tepki verme çağrısı yapıldı

Wan’da Tutuklu Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER), “Özgür toplum iradesiyle, tecridi kıracağız” şiarıyla 3’ncü Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi.

kongreye çok sayıda kişi katılırken, kongrede ÖHD Eş Genel Başkanı Ekin Yeter’in gönderdiği dayanışma mesajı ÖHD Wan Şube Eşbaşkanı Mehtap Işık tarafından okundu. Mesajda, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecride tepki gösterildi.

Hukukçulara çağrı

İmralı tecrit sisteminin sistematikleştiğini belirten Işık, “ÖHD ve 700 avukat olarak tecride ilişkin tüm resmi başvuruları yapmamıza rağmen, faşist bloklar karşısında herhangi bir cevap alamadık. Bu tecridin tüm barolar,  hak savunucuları ve hukukçuların dikkat çekmeye davet ediyoruz” çağrısı yaptı.

Direnen bir halk var

Ardından konuşan MED TUHAD-FED Eşbaşkanı Zeki Baran da tecridin cezaevlerinden başlayıp, tüm Kürt kazanımlarında sirayet ettiğini belirtti. Baran, “Bunlar, Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmak için yemin edenlerdir. Ama unutmasınlar ki bu kazanımları yok etmek için yemin edenlerin karşısında, 30 yılı aşkın boyunca zindanlarda bu sisteme karşı direnen ve savaşan gençler ve aileleri vardır. Kimse öyle kolay kolay bu kazanımları yok edeceklerini düşünmesinler. Bu halkın 30 yılda cezaevinde direnen ve savaşan evlatları kimseye geçit vermez” ifadelerini kullandı.

Okunan faaliyet ve maliyet raporunun ardından yapılan seçimlerde Edibe Babur ve Çetin Uyar yeni eş başkanlar olarak seçildi.

WAN

#TUHAYDER #kongresinde #hukukçulara #tecride #tepki #gösterin #çağrısı

Japonya’da Mawar tayfunu: 1 kişi öldü, 2 milyon kişinin tahliyesi istendi

Japonya’yı etkisine alan Mawar Tayfunu ülke genelinde sel ve heyelanlara yol açtı. Heyelan ve selden 1 kişi öldü, 3 kişi de kayboldu. Ayrıca yaklaşık 2 milyon kişiye ise geçici tahliye talimatı verildiği belirtildi

Doğu Asya’da ortaya çıkan tropikal Mawar tayfununun etkisi sürüyor. Tayfunun etkili olduğu Japonya’da bir kişi öldü, üç kişi kayboldu ayrıca 2 milyon kişiye geçici tahliye çağrısı yapıldı.

Tokyo’dan tahliye istendi

Japonya Meteroloji Ajansı (JMA), başkent Tokyo dahil ülkenin güneyi ve doğu bölgelerini etkisi altına alan tropikal Mawar tayfununa karşı uyarılarını güncelleyerek, Pasifik kıyısındaki eyaletlere yönelik nehir taşkınları ve heyelan uyarılarını yineledi, başkent Tokyo ve çevresindeki bazı bölgelerde yaşlıların acil tahliyesini istedi.

Japonya Meteoroloji Ajansı’na göre, tayfunun Honşu açıklarında doğuya doğru ilerledikten sonra günün ilerleyen saatlerinde tropikal olmayan bir siklona düşürülmesi bekleniyor.

Halk geceyi dışarda geçirdi

Başkenti, güneydeki metropollere bağlayan yüksek hızlı tren hatlarında geçici durdurmalar yaşanması sonrası 5 bini aşkın kişi geceyi dışarıda geçirdi. Doğu ve batı eyaletlerine de yaklaşık 7 bin hanenin elektriksiz kaldığı ancak onarım çalışmalarının başladığı açıklandı.

DIŞ HABERLER

#Japonyada #Mawar #tayfunu #kişi #öldü #milyon #kişinin #tahliyesi #istendi

Fransa’da 5 Türkiyeli uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı

Fransa’da gerçekleştirilen bir uyuşturucu operasyonunda 5 Türkiye vatandaşı gözaltına alındı. Uyuşturucu madde ‘helal’ ürün satan bir mağazada bulundu

Fransa’da uyuşturucuyla mücadele ofisi OFAST, eroin kaçakcılığı yaptıkları şüphesiyle 5 Türkiye vatandaşını gözaltına aldı. Operasyonda 20 kilo eroin ve çok sayıda ateşli silaha el konuldu.

Euronews’te yer alan habere göre, Lyon kenti yakınlarındaki operasyonda 5 şüpheli gözaltına alınırken şebekeyi Türkiye’den yönettiği belirtilen kişinin ise henüz yakalanmadığı bildirildi

‘Helal ürün’

OFAST yetkililerine göre uyuşturucu madde, ‘helal’ ürünleri satan bir mağazada kurulan gizli bölmeden dağıtılıyordu.

Şüphelilerin ilk sorgulamaları sırasında kendilerine yöneltilen suçlamaları reddettikleri bildirildi. Soruşturma Lyon’da bir tetkik hakimi tarafından yürütülüyor.

DIŞ HABERLER

#Fransada #Türkiyeli #uyuşturucu #operasyonunda #gözaltına #alındı

Ağız içi aramaya kabul etmeyince tedavi edilmedi

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, birçok tutuklu gibi hasta tutuklu Habil Emen’in de ağız içi arama nedeniyle hastaneye sevklerinin yapılmadığına işaret ederek, tedavisinin yapılmadığını belirtti

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla 456’ınce kez İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde bir araya geldi.

Açıklamayı yapan ve cezaevlerinde yaşanan sorunlara değinen İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Nuray Çevirmen, Afyon 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan hasta tutuklu Habil Emen’in durumuna dikkat çekti.

Sevkle iptal edildi

Çevirmen, “Uzun yıllardır cezaevinde olması nedeniyle birçok hastalıkla mücadele eden Emen, 3 yılı aşkın bir süredir Afyon 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Belinde platinler bulunmakta ve belinde ağrıların devam etmesi, rahatsızlığının tekrar nüks etmesi sebebiyle kontrollerinin yapılması gerekmektedir. Uzun bir süre pandemi nedeniyle hastaneye gidememiştir. Hastane sevkleri başladığında ise bazen hiçbir gerekçe gösterilmeden revirden yapılan hastane sevkleri iptal edilmiştir” diye konuştu.

Acil olarak tedavi edilmeli

Emen’in çabalar üzerine 17 Ekim 2022’de hastaneye gittiğini ve burada ameliyat kararı verildiğini aktaran Çevirmen, hastane kararı olmasına rağmen 19 Mayıs 2023 tarihindeki hastane sevkinde ağız içi arama nedeniyle sevkin gerçekleşmediğini belirterek, Emen’in acil olarak tedavi edilmesi gerektiğini belirtti.

ANKARA

#Ağız #içi #aramaya #kabul #etmeyince #tedavi #edilmedi

F Oturumu’nda hasta tutuklu Acar’ın durumuna dikkat çekildi

İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu ‘F Oturumu’nun 584’üncü haftasını hasta tutukluTenzile Acar’ın sağlık durumuna dikkat çekerek, tedavisinin yapılmadığını vurguladı

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri “F Oturumu” eyleminin 584’üncüsünü dernek binası önünde gerçekleştirdi.

Acar’ın sağlık durumuna dikkat çekildi

Bu haftaki eylemde Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan ağır hasta tutsak Tenzile Acar’ın durumuna dikkat çekildi. Açıklamayı yapan İHD cezaevi Komisyonu üyesi Meryem Bars, hasta tutsakların tedavi edilmemesi, tutsakların ölüme mahkum edilmesi gibi bir çok sorunun yaşandığını vurguladı.

Yaşamı tehdit altında

Bars, “Tenzile Acar, kronik Hepatit-B ve ağır Tüberküloz hastası olup hastalıklarına bağlı olarak nefes almakta zorlanma, aşırı yorgunluk, aşırı halsizlik ve boğazından kan gelmesi gibi sorunlar yaşamakta, düzenli tıbbi takip ve tedavi altında olması, hastalıklarına özel beslenmesi, temiz ve havadar bir ortamda yaşaması gerekmesine rağmen hapishane koşulları buna imkan vermemekte, bu durum Tenzile Acar’ın yaşamına tehdit oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.

Tedavisi yapılmıyor

Bars devamında Acar’ın annesinin aktardığı bilgileri şu şekilde paylaştı: “21 Mart 2017’den beri tutuklu olan kızımın hastalığı her geçen gün ilerliyor. Dört duvar arasında göreceği tedavi de sağlıklı olmuyor. Kızım yeterince hastaneye götürülmüyor. İlk olarak tutuklandıktan 4 yıl sonra hastaneye götürülmüştü. Götürdüklerinde de ters kelepçeyle götürmüşlerdi ve erkek askerlerin önünde tedaviye zorlanmıştı. Sonrasında da 2 ay hücrede tuttular. Hastaneye giderken gelirken ciddi sorunlar yaşıyor, yeterli tedavisi yapılmıyor” dedi.

Acar’ın sağlık durumunun her geçen gün daha çok kötüleştiğini ifade eden Bars, “Ağır hasta mahpus Tenzile Acar ve bütün ağır hasta mahpusların serbest bırakılarak, sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz” dedi.

Açıklama sloganlar ile son buldu.

İSTANBUL

#Oturumunda #hasta #tutuklu #Acarın #durumuna #dikkat #çekildi

Aksoy ce Cingöz’ün akıbetini sordular

İHD İzmir Şubesi, bu haftaki eylemlerinde1995’de kaçırıldıktan sonra kaybedilen İHD üyesi Edip Aksoy ve Orhan Cingöz’ün akıbetini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi üyeleri, 2 haftada bir “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle gerçekleştirdiği eylemlerinde bu hafta 7 Haziran 1995 yılında gözaltına alındıktan sonra kaybedilen İHD üyesi Edip Aksoy ve Orhan Cingöz’ün akıbetini sordu.

28 yıldır kayıplar

Konak Eski Sümerbank önünde bir araya gelen grup adına açıklama yapan İHD İzmir Şube Başkanı Zafer İncin, 1964 doğumlu 31 yaşındaki İHD üyesi Edip Aksoy’un baskılara karşı Licê’nin Zenge köyünde Amed’e göç ettiğini kaydetti. İncin, Aksoy’un hikayesine dair ise, “Edip Aksoy 7 Haziran 1995 tarihinde ektikleri tütünü satmak için Melikahmet’teki dükkanına gitti ve bir daha geri dönmedi. O gün Edip 23 yaşındaki Orhan Cingöz ile birlikte Diyarbakır’ın Dağkapı semtindeki Yeşil Çınar çay bahçesinde giysi satan Bilal Ulusoy ile konuşurlarken yanlarına gelen Renault marka bir otomobilden inen ve kendilerini polis olarak tanıtan üç silahlı ve telsizli kişi tarafından önce kimlikleri alındı, daha sonra araca bindirilerek götürüldüler. Araç hareket halindeyken, Aksoy ve Cingöz’ün köylüsü Cemal Bektaş ikisini aracın içinde gördü ama 28 yıldır kayıplar” dedi.

Cenazeleri bulundu ama verilmedi

JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan’ın itiraflarına dikkati çeken İncin, Cingöz ve Aksoy’un işkence edildikten sonra Cizîr-Silopiya karayolunda bulunan Cudi Dağı tarafındaki dere kenarına gömüldüğünü kaydetti. İncin, “İHD heyeti 06 Temmuz 2005 tarihinde Silopi ilçesi Kortik köyünde Edip Aksoy ve Ahmet Cingöz’ün gömüldüğü belirtilen yere ulaştı. Olay yerinde incelemelerde bulundu, çevrede yaşayanların bilgisine başvurdu, topladığı bilgiler ışığında Silopi Cumhuriyet savcısı ile görüşme yaptı. Silopi Cumhuriyet Savcılığının aynı tarihlerde belirtilen köyün Bozemir Dere’si kenarında kimliği tespit edilemeyen iki ceset için dosya tanzim edildiğini, görevsizlik kararı ile birlikte dosyanın 31 Haziran 1995’de Silopi Kaymakamlığına gönderildiğini söyledi. Silopi Belediye Başkanlığının mezarlıklardan sorumlu birimi ile yapılan görüşmede de 28 Haziran 1995 tarihinde Silopi Savcılığınca defnetmek üzere 2 kimliği belirsiz cesedin teslim edildiğini, bu cesetlerin aynı gün 38-39 nolu kabirlere defnedildiğini söyledi. Ama Edip Aksoy’un ve Orhan Cingöz’ün cenazeleri ailelerine teslim edilmedi. Buradan bir kere daha sesleniyoruz; Kaç yıl geçerse geçsin kayıplarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz. Her koşulda ‘kayıplar bulunsun failler yargılansın’ demeye devam edeceğiz” diye konuştu.

İZMİR

#Aksoy #Cingözün #akıbetini #sordular